5061.
kusana kadar içip sızmak istiyorum tam da şu anda. ama yapabileceğim eylem en fazla izopropil alkol koklamak olur. kendime koyduğum sınıra yaklaşmıyorum bile artık. biliyorum sonucun ne olacağını. teşekkür ederim. arz ederim. saygılarımla. best regards. vaya con dios. ın vino veritas. veni vıdı vici. vıdı vıdı vıdı.
devamını gör...
5062.
ağlamaklı bir huzur içerisindeyim.
ağladım diye mi huzurluyum diye mi hala çözebilmiş değilim…
kelimelerle aram kendimi bildim bileli hep iyiydi. senin sayende…
ama yine de; duygularımı ifade etmekte şu an oldukça güçlük çekiyorum…

maneviyatımı çok uzun zaman önce kaybettim, biliyorsun. ama şu an ne yaptığımı gördüğünü ve buna gülümsediğini biliyorum.
her duyarak uyandığımda beni ürküten sabah ezanını, oturup terasta huzurla dinliyorum. ezan okunduktan sonra da bir sigara içip yatağıma geri dönmeyi düşünüyorum. yarın iş var, ama tekrar uyuyabileceğimden emin değilim…

yattığın yerde çok huzurlu olduğunu umuyorum.
en azından yaşadığından daha huzurlu olduğunu…
öldükten 136 gün sonra, öldüğünden beri ilk defa rüyamda seni gördüm anne… hoş geldin ve bu ziyaret için sana çok teşekkür ederim…
devamını gör...
5063.
antik bir devrin kayıp ruhu gibi hisseder mi insan? bedenini zindan sayar mı? dudakları bir gülümsemeye tabiiyken, içinde on binlerin titreten yürüyüşüyle canı yanar mı? gözyaşları, nuh'un tufanından kalma damlacıklar gibi, binlerce yılın çaresizliğiyle akar mı? ölüm denen karanlık, kasvet dolu şey sonraki yaşama geçiş midir; yoksa yaşam, doğduğumuz an bize ölümü mü vadeder? bir yıldız tozunun zerreciğinde bu kadar haykırış olur mu?

ne çok cevaplanacak sual var ve ne az cevaplayabilecek insan… dilime dolanan, yazmak için parmak uçlarıma akan kelimeleri tanımıyorum. sokaklardaki kalabalıkları, sesleri, renkleri tanımıyorum. karanlık bir miraçtaymışım gibi yukarıdan, kara bulutlardan izliyorum sanki olup biteni.

içimde bilmediğim toprakların acısı, bir zamanlar tapılan tanrıların son nefesleriymişçesine kayan yıldızlar ve zaman ırmağında akıntıya kapılıp boğulan insan… boğulurken bile çaresizce aşkı arayan insan; iki yarım kırıklığın, birbirinde sığınak diye aradığı o aşkı.
devamını gör...
5064.
zaman gece..

insan kendinden yorulur mu?
ben yoruldum..

belki de en çok kendinden yorulurdu.. susturulamayan sorgular.. bitmek bilmeyen sorular.. anlam veremediğin dünya..
hatta en çok kendinden yorulurmuş insan.. öğrendim..

zaman gece.. hep gece..
devamını gör...
5065.
sonunda o gün geldi. epeyce bir süredir beklediğim öfke patlamasını yaşadım. inanılmaz yoğun bir tempoya inanılmaz kötü bir ruh haline girmemle başladı aslında. zaten bu süre zarfında çok da olması gerektiği gibi çalışmayan beynimi kullanmam gereken bir dönemin içine girip tasarımlar ve fiziği birleştirince patatese dönmüştüm zaten. üzerine bir de müthiş depresif ruh halleri girince nanayız. o da yetmedi bir iki iş yapalım diye girdiğim işte zaten hiçbir şey olması gerektiği gibi değilken, geri zekalı teknik elemanlardan iki tane pdf alıcam diye kıçım başım hepsi yırtıldı. profesyonelliği bozmayayım, kimsenin kalbi kırılmadan iş yaptırayım dedikçe anladım ki bu memlekette iş yaptırmak için birilerini bir yerlere sokup çıkarmak gerekiyor. kötü insan olmak zor değil zaten, oluruz da problem yok da yapmak istemiyorum ki olum ya. sen beni geçiştirince egoların -artık kaç tane varsa- tatmin oldu da, ben sana o konserde istediğimi zaten yaptırıcam? neyi kanıtlamış oldun ki şimdi yani? neyse, geç oldu. uyuyun artık. meseleleri de öyle çok da şey yapmayın.
devamını gör...
5066.
kırmızı balık gölde kıvrıla kıvrıla yüzüyor.. balıkçı amca geliyor... dur dur gelme! yeri değil..

aklıma kazınan bazı cümleler var..
bazen yaşanan bir olay, durum sonrası tesadüfen biri gelir ve sanki o yaşadığın durumu biliyormuş gibi bir cümle kullanır. 'beni bir yerden mi izledi, nereden biliyor' düşüncesi ile birlikte zıplama anı yaşanır. o kişi o cümleyi sana sanki kurmak için gelmiş oraya. evliya mısın nesin sen? işte böyle zamanlarda o kişiyi, evrenin sana gerçekten bir işaret olarak gönderdiğini düşünebilirsin. bu kadarı da fazla tesadüf. ve ben böyle tesadüflere bayılırım. resmen kurulan cümleler içime işlenir. bizlerde belki öyleyiz kim bilir kimlere ulak gibi bir haber bir farkındalık yetiştirdik... tam üzerine söylenen kelimelerin sihri diye bir şey var.. onu oraya haberi olmadan getiren tüm tesadüflere teşekkürler..
devamını gör...
5067.
#3610861
kuzguncuktaki vişne de dahil birçok yazar entrysi bana dönem dönem ulak oldu.

nesiniz siz? evliya mısınız nesiniz siz?
devamını gör...
5068.
içimde kendimi hayal kırıklığı olarak taşıyorum.
devamını gör...
5069.
ağlamak yok dedikçe ağlatıyor geceler
intihar çukurundan ansızın çıkmıştı bir gecede.
dillere pelesenk olmuş,yaşamdan geçen dizeler.
aman dilemiyorum artık göktekinden
devamını gör...
5070.
çok erken geç kalınmışlıklarımız vardı. bir med cezir gibi devinip duran. oysaki kızıl gelincikleri seyre dalıp, güzel şeyler umut etmeye yeltencektik.
devamını gör...
5071.
fikir neyse zikirde odur.
devamını gör...
5072.
babalar, anneler, sevgililer, onlar, bunlar, şunlar günleri... bu "özel" günleri hiç sevmedim, sevemedim. birine olan sevgimizi göstermek için illa bir günün olması çok saçma ama bu "özel" günler olmasa çoğu kimse sevgisini göstermeyecek, gösteremeyecek.

velhasıl; sevdiklerinize sevginizi her gün söyleyin, gösterin ama bu özel günlerde insanların gözüne sokmamaya da özen gösterin. kaybı taze olanlar, kaybını hala sindirememiş olanlar var. ve bu kutlama gösterileri o insanların canını çok fazla yakıyor. benim de eski bir halimin canını çok yakıyordu, oradan biliyorum.
devamını gör...
5073.
terapistim; “şimdi yanında kim olsa bu durumla daha kolay baş edebilirdin?”
ben; “yoda. master yoda”

bilgeliğe zaafım olduğu kesin. her zaman güçtür, güçlü kılar. yaşam benim için öğretilerle dolu bir okul.
neyse kafa açmadan uzuyorum.
devamını gör...
5074.
17 yaşımdan bu yana içimi titreten, göğüs kafesimden mideme doğru ince bir sızı halinde yayılıp kollarımı ve bacaklarımı uyuşturan o duygunun adını buldum bugün. mutsuzluk. o yıllarda bu duygunun üzeri tıpkı tütünün sigara kâğıdına sarılması gibi narin ama güçlü olan bir başka hisle kaplıydı: umut. öyle olacak ki rüzgar esse hışır, hışır, hışır o kuvvetli sesi çıkartan kâğıdın tükürükle ıslandığında nasıl şeffaflaştığını ve biraz zorladığınız takdirde hemen parçalandığını tarif edebilirim. umut oburdu o yıllarda; onu beslemek adına pek çok yalanı büyütürdü zihnim; zaman zaman da bir kurtarıcı arardı. bu kurtarıcı bazen bir dost maskesiyle beliriverirdi yanı başımda bazense bir sevgili. hepsi birer birer terk etti beni. ilk giden maskeler oldu, pek de acıklı bir son değildi bu benim için. sonra bir baktım umudumu da kaybetmişim ama bu gazeteye “hükümsüzdür” ilanı verebileceğim gibi bir şey değil.
devamını gör...
5075.
bir daha cesaret edemem.
devamını gör...
5076.
bir varmış bir yokmuş, tanrının kulu çokmuş, çok yemesi yok demesi pek günahmış. evvel zaman içinde kalbur zaman içinde yaşamanın zor olduğu günler gelmiş çatmış. bunu gören neylesin, ah edip ağlasın vah edip karalar bağlasın, sonunda kalemi alıp yazmaya başlasın...başladım bir masal yazmaya masalın adı :
1 cüce ve 7 pamuk prenses
7 pamuk prenses varmış
biri huysuz
biri utangaç
biri şapşal
biri orospu
biri neşeli
biri sanatçı (g.ben ergen)
biri de eczaneciymiş..( çorlu b.evler ecznesi)
vee 1tane de cüce varmış.
cüce fırlama piçin tekiymiş.
cüceymiş ama çükününn boyu cüce değil deveymiş.
uzun boylu bir insanın çük boyundan daha uzunmuş cücenin çükü.
allahın işi işte cücenin çükünü normal insana,normal insanın çükünü cüceye takmış. normal insan dediğim şahsiyet zamanında çükü küçük diye bir türlü evlenemiyormuş, en sonunda gitmiş köyünden annesinin ona bulduğu bir kız ile evlenmiş. ilk zamanlar mutlu olsalarda daha sonra kız adamın cüce çükünü beğenmemeye,adamın küçük çükünden haz almamaya başlamış ve gitmiş başka biri ile birlikte olmuş,tabi adam bunları sevişirken yakalamış falan olaylar olmuş bitmis ve kısaca ilk celsede boşanmışlar.. köylü kız boşandıktan sonra orospu olmuş diye söylentiler var..
neyse masalı fazla uzatmayayım.
masalın sonunda cüce bizim 7 pamuk prenses ile 7 gün yaşamış.
7 pamuk prenses ile 7 gün boyunca tek tek ilişkiye girmiş ve 7.günün sonunda grup sex yapmış,
grup sex yaparken cüce yüzünden prensesler birbirine girmiş ve bazı tartışmalar,olaylar falan olmuş sonuç olarak 7 pamuk prenses dağılmış.
7 pamuk prenses 7 bölgeye dagılmış
karadeniz,ege,akdeniz,ic anadolu falan..
sonra cüce gidip hepsini kendi bölgelerinde bi daha düzmüş.
cüce 7 günde 7 bölgede 7 prensese yedirmiş devesini ve hikaye burada bitmiş
devamını gör...
5077.
çok yoruldum ya.
öyle böyle yorulmadım.

zihnen yetmedi fizikseli de çökerttim.

helal bana be.
devamını gör...
5078.
pimi çekilmiş el bombası gibiyim birine çok kötü patlıcam ama hadi hayırlısı
devamını gör...
5079.
evladım karalama defteri.
devamını gör...
5080.
eskiden içimden bir şey geçince onu kesin birinin duyduğuna inanırdım. dilek dilerken eğer kendim için dilemediysem muhakkak gerçekleşeceğine inanırdım. mutlu olunca yansıtmazsam o mutluluğun benden sevdiklerime dağılacağına inanırdım. istediğim bir şeyi almazsam sevdiklerimin istediklerini alacağına inanırdım. ben hep vermeyi severdim, istemezdim bana gelsin güzellikler, iyi şeyler.

ben çok severdim sevdiklerim için yaşamayı. hep onlar için dilek dilerdim. önce onlar var diye yaşardım, bundan da çok mutlu olurdum. ben mutlu olanları görünce mutlu olurdum.

onlar unuttu gitti beni, sevdiklerim artık yanımda yok. kimse aramıyor sormuyor, kötü günlerimden hiçbirinin haberi olmadı.

onun için buraya yazıyorum ya. canları sağ olsun, onlar hep iyi olsun...
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim