5381.
karanlığım genişledikçe her şeyden uzaklaşıyorum.
devamını gör...
5382.
ne karalasam, ne yazsam bilmiyorum
kırklı yaşların 2.yarısını yaşayan saçları henüz ağırmamış *bir adam olarak ne yaptım bu zamana kadar dönüp baksam, sadece sessizlik derim bir sesçinin sessizlik demesi ne kadar ironik değil mi?

20'li yaşlarda başladım bu işlere ama hiç bir çalıştığım dizi tutmadı rekorum 17 bölüm ama gündüz kuşağı işler ve reklamlarda ise hep şanslı olmuşumdur.

aslında beni çok gördünüz gündüz kuşağı izleyenler programlarda ama kulağımda kulaklık ile genelde, ha arkadaşların hasta olduğu cenazesi olduğu benim boş olduğum zamanlarda diye gittiğim bazı çekimlerde ise figüran olarak mesela arka sokaklarda 2 kere vuruldum.

bir kere nişanlandım olmadı. bizim rahmetliler çok isterdi evleneyim çoluk çocuğa karışayım olmadı kısmet değilmiş ha bilmediğim bir yerden çocuğum çıkar karışmam ben o işe.....
devamını gör...
5383.
günler, bozuk muskultan damlayan sular gibi akıp geçiyor..
devamını gör...
5384.
yaradan bana bu dünyada sevip sevilmeyi nasip etmedi.
bi sevda alacaklıyım.
devamını gör...
5385.
‎kalemi keskin şairin, bezgin ruh hali.
‎yazarken üzerinden geçiyorum bitap halimin.
‎silgiler silemez içimdeki serseri şairi.
‎suçluluk duygusuna bürünür aklıselim zalim.
‎yıldızlara konuşuyorum, sanırım ben bir kâhinim.
‎her gün ödüyorum bulutların bahşişini.
‎insan bozuk plak misali,
‎bir olamadık, arar olduk tahin pekmezi.
‎şair, ustaca diziyor kelimelerini.
‎varsa, tanrı'ya gönderiyor iyi dileklerini.
‎dilimin kemiğini yontuyorum artık, daha keskin.
‎yaşam, ölümle aynı çizgide giden bir çizgiydi.
‎cümleler aratmıyor, içimde gezen gezgini.
‎beğen beğenebiliyorsan seçtiğin gezegeni.
‎dalga geçiyorum harflerin zarifliğiyle.
‎kalbimin derinlerinde geziniyor tebessümlerim de.
‎mıntıka bitti, kapatıyoruz kepenkleri de.
devamını gör...
5386.
merhaba konuşacak kimse kalmayınca sarıldığımız yere geldik maalesef… aylardır yüzüne bakmadığımız sözlük kimsemiz kalmayınca bize kucak açıyor. aslında bilir misiniz ? ayrılık sonrası , kişi çaresiz kalınca ne yapacağını bilemez , artık beyin sürekli aynı günlük rutinlere bağlı kaldığı için ne yapacağını bilemez hep bir boşluk vardır. bu durumu en son sigarayı bırakma evresinde yaşamıştım evet sigara krizim yoktu ama parmağımın ve dudağımın arasında bir şeyler eksikti.. kişinin hissettikleri çok insani ve inanın bana içinden geçtiği o yazma krizi veya iletişimde olma isteği aslında beyinin kişiye oynadığı biyolojik bir oyun. ayrılık sonrası beyin, tıpkı bir bağımlılıkta olduğu gibi ödül yani onun mesajı veya sesi (dopamin) bekler. o ödül gelmeyince de huzursuzluk ve yoğun bir yazma isteği baş gösterir.
bu süreci kazasız atlatman için uygulayabileceğin en mantıklı şey spora başlamak ben spora başladım. ancak bazı şeylerden taviz vermen gerekiyor. (ders,sosyal hayat vs )
devamını gör...
5387.
az önce biri "kuramda işini rica ile yaptıran tek insan." dedi benim için.
beni kurumda kimse sevmiyor.
bu kibarlığım, inceliğim, insancıllığım beni öldürecek.
rica etmeyeceğiz de ne yapacağız onu bile bilmiyorum ben.
bu dünya bana göre değil. burada benim ağzıma ederler. küçük çocuk da değilim artık.
ne yapacağım hiç bilmiyorum.
devamını gör...
5388.
yaşamaya dair uzun uzadıya düşünmeliyiz seninle. neydi bizi içerisinde hapseden bu dünyanın varoluş amacı? nerden gelmiştik, nereye gidiyorduk ? yollarımızı kesiştiren ilahi irade bize ne anlatmaya çalışıyordu ? birlikte yaşayabilseydik, çözerdik belki tüm bu bilmeceleri. kelimelerini kelimelerime ekler ulaşırdık cevaba. yaşamayı bir bilseydik, tüm bu olanları da çözebilirdik.
devamını gör...
5389.
‎güneş, pasifik’in ufkunda ilk sancağını dikerken,
‎ben uyandım, and dağları’nın dumanlı nefesinde.
‎ruhum, bir göçmen kuş gibi kanat çırptı erkenden,
‎dünya bir han, ben ise ebedi bir misafirim geçen zamanda.
‎​ipek yolu’nun tozuna karıştım kervanlarla,
‎semerkant’ın çinilerinde mavi bir rüya gibiydin inançsız dualarda.
‎mezopotamya’da su içtim kadim fermanlarla,
‎insanlığın ilk hecesini fırat’ın akışına ördüm,sen kördün.
‎​sibirya’nın ayazında dondu en içten sözlerim,
‎baykal gölü’nün derinliğinde sakladım sırları.
‎sonra akdeniz’in turkuazında dindi sızılarım,
‎zeytin ağaçlarına anlattım o bitmez kışları.
‎​new york’un beton ormanında kayboldum bir ara,
‎ganj nehri’nde yıkadım ruhumun paslı kirini.
‎victoria şelaleleri fısıldadı sonsuz bir nara,
‎öğrendim doğanın o en vahşi, en berrak şiirini.
‎​izlanda’nın ateşli toprağı buzla kucaklaşırken,
‎büyük set resifi’nde renkler birbirine karıştı.
‎paris’in loş ışıkları yağmurla vedalaşırken,
‎yüreğim, patagonya’nın rüzgârıyla yarıştı.
‎​atina’nın mermer sütunlarında sorguladım hayatı,
‎kahire’nin piramitlerinde zamanın kibrini sezdim.
‎tokyo’nun neonlarında aradım o eski hattı,
‎maçu piçu’nun sislerinde bulutlarla el ele gezdim.
sonra kaçırdım aklımı.
devamını gör...
5390.
bu gece; içip duyguları taşırıp biraz ağlayıp yalnızlığı kutsama gecesi. vakit 80'lerin ağır poplarıyla başlayıp sezen'e gelip tam da bu şarkıyla müslüm arabeskine geçme vaktidir.

acıyasım var kendime çok
anlatasım var elin adamına
hadi be koy bacım bir müslüm baba
ağlayasım var yana yana

haydi beybiler bize!
devamını gör...
5391.
yıllar oldu. dünya değişti, teknoloji değişti, kısmen ben değiştim, şehirlerim değişti, ülkeler değişti, hatta kıtalar değişti.

yıllar oldu. neyse.
devamını gör...
5392.
hayatımda hiç dümdüz minnoş ilişkim olmadı ya hep uçlarda, hep uçurum kenarında öpüşmek gibi. 6 aylık birliktelik içinde sabah uyanıp, akşama ben mi terk ederim acaba o mu diye düşündüğüm çok oldu. akşam güzel geçince oha iyi gidiyo galiba diye düşündüğüm de oldu.
devamını gör...
5393.
çöküyorum.bu alelade bir çöküş değil. olduğum yerde değil, olduğum yer ile çöküyorum. bir mezar kazılmış altımda belki daga küçükçe bir kuyu. içine giriyorum metrelerce, sonra etrafımdaki her şey beni takip ediyor. eziliyorum, sıkışıyorum. artık çıkamıyorum. hayatım kötü olduğundan mı?
hayır. zaten her şey orada başlıyor. çocukken hayalini kurduğum her şeye sahibim. ve hatta bir yetişkinin sahip olmak istediği her şeye. maddi bir sıkıntun yok, ailem sağ ve sağlıklı. özlediğim birisi yok. yeteneklerim var. iyi bir vücudum var. insanlar bana ilgi gösteriyor, saygı duyuyorlar. henüz 27 yaşındayım. çok bilinidk, güçlü bir şirkette sorumluluk sahibi bir yöneticiyim. 12 ülke gezdim. yabancı diller konuşuyor, müzik yapabiliyor, insanlarla iyi derecede iletişim kurabiliyorum.

fakat ben çöküyorum. nefes alamıyorum.

sonra güzel bir gün batımına denk geliyorum. adını bilmediğim renklerle bezenmiş bir gökyüzü. içim umut doluyor. mutlu hissediyorum. sonra istemsizce soruyorum. bu mutluluk mu? yoksa sadece kendimi avutmaya mı çalışıyorum? kendime plastik çiçekler edinip solmadıkları için seviniyor muyum? hatta bunu hayat zannedip onlarla yaşamak mı istiyorum? yine de merak ediyorum. neden bu kadar güzeldi? güzellik hep böyle mi düşündürür? güzel olanı gören herkes böyle mi düşünür?
hiç sanmıyorum. sonra yine soruyorum. bu soruları soranlar ve hiç görmeden geçip gidenler. biz aynı şey için mi yaratıldık? bu gökyüzü herkes için mi böyle boyandı? öyleyse benim amacım ne bu dünyada? amacı olmayanlar mı paylaşmak burayı?

boş. boşlar boşu. güneş altında didinip emek verdiği onca işten insanın ne kazancı var?
bir nesil gidiyori bir nesil geliyor. yer yüzü sonsuza dek duruyor.

sonra orada tanrıyı görüyorum. günb atımında gizli. söz'ü işitmek istiyorum, mucizeler sıralanıyor. körler yeniden baharlar görüyor, sağırlar kuş cıvıltılarına uyanıyorlar. ölmüş olanlar ciğerlerini yeniden dolduruyor, tertemiz hava ile, nefes yaşam veriyor neredeyse çürüyecek bedenlerine.
bir daha olsun istiyorum. tanıklık edeyim söz'ün mucizesine. tek bir açılmış mezar göremiyorum. tekrar kan ile dolmuş bir beden yok etrafa. peki ya sonra ne oluyor? kendime bakıyorum. ölmüş ruhum bir gün batımı ile yeniden canlanıyor. umut ediyorum. mutlu oluyorum.

ben çöküyorum.

ama kurtuluyorum. ben her güzel şeyde kurtuluş ile müjdeleniyorum. aklıma geliyor o defalarca sorduğum soru. ne ki benim amacım burada? neden yaratıldım bunca şeyin arasında. sonra belirli belirsiz bir şimşek çakıyor. 'çökmeye rağmen mutlu olmak.' sıkıştığım yerde nefes alabilmek. önce öğrenmek, sonra yapmak, sonra yapmayı öğretmek. tüm sıkışanlara umut olabilmek için.
peki nereden geliyor bana vermek, paylaşmak istediğim bu umut?
söyledim ya. ben tanrı'yı görüyorum. bir gün batımında, bir bulutta, sonsuz yıldızlarda ve de yemyeşil ormanlarda. konuşuyorum onunla. sonra o'nu duyuyorum. üstelik kendi sesimde. fark ediyorum, ben değilim konuşan. bir sohbete dönüyor sonra.

ben çöküyorum. tanrı beni kurtarıyor her seferinde.

tanrı ışığımdır, kurtarıcımdır. beni kim korkutabilir?
tanrı yaşamımın hisarıdır. beni kim dehşete düşürebilir?
yüreğime korku düşmez.
bana karşı savaş açılsa, güvenim asla eksilmez.
benden yüz çevirme, beni kovma.
beni bırakma, beni terk etme.
bana ümit bağla.
devamını gör...
5394.
kendi kendime konuşmaktan kafam şişti yemin ederim.
aklımı kaçıracağım burada.
devamını gör...
5395.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
5396.
aynen katılıyorum. normal sözlük, yazarların karalama defteridir.
devamını gör...
5397.
defter mi kaldı. a101 de bazen gözüme hoş gelen çizgili defterlerden alıyorum ama sadece alıp onu koltuğun altındaki eşyalarımın yanına koymakla kalıyorum. defter yerine her an elimde olan telefonda wp bir grup açıyorum oraya yazıyorum. grup tek kişilik olmaz biliyorum, kardeşlerimden birini alıp açıp geri atıyorum onu sonra aynen devam. glck.

ekleme: tamam sözlüğün defteri farklı biliyorum, o deftere de yazmak istemiyorum. yazdıklarımı bulup yüzüme vurmayın yazdıysam bile unuturum ben. glck.
devamını gör...
5398.
ben seni
karanlık odalarda hasretten tutuşurken uyuyamadığım gecelerde, eylül gelmeden yaprak döken, baharda gazel veren ağaçların kederleriyle başımı duvalara çarpa çarpa istediğim azrailin gelişi gibi.
ben seni
bir çocuğun oyuncak getirecek babasını bekleyişi, bir babanın doğacak bebeğini kucaklayacağı an, bir bebeğin ana sütünü tadacağı vakit gibi.....
toprak gibi
susuzluktan kuruyan toprağın beklediği kara bulutlar gibi, yalnızlıktan sıkılan toprağın adem'i vermesi, aşka hasret toprağın muhammed'i kucaklaması gibi.
yol gibi
bekledim ben seni. asırlardır üzerinden kuş bile geçmeyen yolun yolcu beklemesi gibi, yolculuktan yorulmuş bir yolcunun yolun sonunu bekleyişi gibi, yolun sonunda yolcusunu bekleyen adam gibi...
ölüm gibi
bekledim ben seni. acı çekmekten bıkmış, bıktıkça günahlara sarılmış bir yüreğin ölümü özlemesi gibi,tuzağa düşmüş bir kurdun onuru için istediği ölüm gibi,cennet müjdesi almış bir kulun özlediği ölüm gibi.
devamını gör...
5399.
bazı insanlar hayatta kalmak için canavara dönüşüyor...
tamam sakin ol, alanını korudun, kimse sana yanaşamaz da, sen niye insanlığından çıkıyorsun.. bunun yolları varken sen direkt en tepeden kötüyü oynuyorsun. çoğu da bilinçsiz tercih.. düşünmeden, sorgulamadan yaşanan bir yaşamın ürünü. dışardan dönüp baksan kendine inanılmaz antipatik duruyorsun.. bu insanların ellerinde bir ayna olmalı. bu görüntüde biri aslında onunda hoşuna gitmeyecek ve kendinden nefret edecek.

aynalara bakmaktan korkmamalı..
buna cesaret eden herkes tüm şeffaflığı ile güzelliğini ve çirkinliğini görebilecek; belki de, mümkünlerin içerisinde değişmeyi başarabilecek. kendimizle yüzleşmeyi ne kadar başarıyoruz? değişimi arzularken değişimden korkan insanların kararsızlığı mı yoksa durumu yeterince anlamaması mı işleri içinden çıkılmaz bir hale sokuyor?

alanını koru...
bunu yaparken sapıtma, insanlığından çıkma, erdemlerinden vazgeçme.. aynamın üzerinde bir not var: gülümse, somurtma! bende buradan kırılıyorum.. benim asık yüzüm bir başkasını etkilemesin diye uğraşıyorum. belki başaramıyorum ama niyetim temiz. ben aynamı koydum önüme görüyorum her şeyi belki henüz fark edemediklerim var ama bakmaya cesaretim de var.. ben yüzleşiyorum..

sıra sende...
devamını gör...
5400.
gülüşler; maskelerin ardında saklı birer hançer
‎her el sıkışta bir parça daha eksiliyor insanlığım
‎toprak beni çağırıyor, sessizliğin en koyu tonuyla
‎çünkü hayat; vaat edilmiş bir yalandan ibaretmiş meğer.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim