normal sözlük yazarlarının karalama defteri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
başlık "makedonyalı" tarafından 08.11.2020 16:43 tarihinde açılmıştır.
5381.
çöküyorum.bu alelade bir çöküş değil. olduğum yerde değil, olduğum yer ile çöküyorum. bir mezar kazılmış altımda belki daga küçükçe bir kuyu. içine giriyorum metrelerce, sonra etrafımdaki her şey beni takip ediyor. eziliyorum, sıkışıyorum. artık çıkamıyorum. hayatım kötü olduğundan mı?
hayır. zaten her şey orada başlıyor. çocukken hayalini kurduğum her şeye sahibim. ve hatta bir yetişkinin sahip olmak istediği her şeye. maddi bir sıkıntun yok, ailem sağ ve sağlıklı. özlediğim birisi yok. yeteneklerim var. iyi bir vücudum var. insanlar bana ilgi gösteriyor, saygı duyuyorlar. henüz 27 yaşındayım. çok bilinidk, güçlü bir şirkette sorumluluk sahibi bir yöneticiyim. 12 ülke gezdim. yabancı diller konuşuyor, müzik yapabiliyor, insanlarla iyi derecede iletişim kurabiliyorum.
fakat ben çöküyorum. nefes alamıyorum.
sonra güzel bir gün batımına denk geliyorum. adını bilmediğim renklerle bezenmiş bir gökyüzü. içim umut doluyor. mutlu hissediyorum. sonra istemsizce soruyorum. bu mutluluk mu? yoksa sadece kendimi avutmaya mı çalışıyorum? kendime plastik çiçekler edinip solmadıkları için seviniyor muyum? hatta bunu hayat zannedip onlarla yaşamak mı istiyorum? yine de merak ediyorum. neden bu kadar güzeldi? güzellik hep böyle mi düşündürür? güzel olanı gören herkes böyle mi düşünür?
hiç sanmıyorum. sonra yine soruyorum. bu soruları soranlar ve hiç görmeden geçip gidenler. biz aynı şey için mi yaratıldık? bu gökyüzü herkes için mi böyle boyandı? öyleyse benim amacım ne bu dünyada? amacı olmayanlar mı paylaşmak burayı?
boş. boşlar boşu. güneş altında didinip emek verdiği onca işten insanın ne kazancı var?
bir nesil gidiyori bir nesil geliyor. yer yüzü sonsuza dek duruyor.
sonra orada tanrıyı görüyorum. günb atımında gizli. söz'ü işitmek istiyorum, mucizeler sıralanıyor. körler yeniden baharlar görüyor, sağırlar kuş cıvıltılarına uyanıyorlar. ölmüş olanlar ciğerlerini yeniden dolduruyor, tertemiz hava ile, nefes yaşam veriyor neredeyse çürüyecek bedenlerine.
bir daha olsun istiyorum. tanıklık edeyim söz'ün mucizesine. tek bir açılmış mezar göremiyorum. tekrar kan ile dolmuş bir beden yok etrafa. peki ya sonra ne oluyor? kendime bakıyorum. ölmüş ruhum bir gün batımı ile yeniden canlanıyor. umut ediyorum. mutlu oluyorum.
ben çöküyorum.
ama kurtuluyorum. ben her güzel şeyde kurtuluş ile müjdeleniyorum. aklıma geliyor o defalarca sorduğum soru. ne ki benim amacım burada? neden yaratıldım bunca şeyin arasında. sonra belirli belirsiz bir şimşek çakıyor. 'çökmeye rağmen mutlu olmak.' sıkıştığım yerde nefes alabilmek. önce öğrenmek, sonra yapmak, sonra yapmayı öğretmek. tüm sıkışanlara umut olabilmek için.
peki nereden geliyor bana vermek, paylaşmak istediğim bu umut?
söyledim ya. ben tanrı'yı görüyorum. bir gün batımında, bir bulutta, sonsuz yıldızlarda ve de yemyeşil ormanlarda. konuşuyorum onunla. sonra o'nu duyuyorum. üstelik kendi sesimde. fark ediyorum, ben değilim konuşan. bir sohbete dönüyor sonra.
ben çöküyorum. tanrı beni kurtarıyor her seferinde.
tanrı ışığımdır, kurtarıcımdır. beni kim korkutabilir?
tanrı yaşamımın hisarıdır. beni kim dehşete düşürebilir?
yüreğime korku düşmez.
bana karşı savaş açılsa, güvenim asla eksilmez.
benden yüz çevirme, beni kovma.
beni bırakma, beni terk etme.
bana ümit bağla.
hayır. zaten her şey orada başlıyor. çocukken hayalini kurduğum her şeye sahibim. ve hatta bir yetişkinin sahip olmak istediği her şeye. maddi bir sıkıntun yok, ailem sağ ve sağlıklı. özlediğim birisi yok. yeteneklerim var. iyi bir vücudum var. insanlar bana ilgi gösteriyor, saygı duyuyorlar. henüz 27 yaşındayım. çok bilinidk, güçlü bir şirkette sorumluluk sahibi bir yöneticiyim. 12 ülke gezdim. yabancı diller konuşuyor, müzik yapabiliyor, insanlarla iyi derecede iletişim kurabiliyorum.
fakat ben çöküyorum. nefes alamıyorum.
sonra güzel bir gün batımına denk geliyorum. adını bilmediğim renklerle bezenmiş bir gökyüzü. içim umut doluyor. mutlu hissediyorum. sonra istemsizce soruyorum. bu mutluluk mu? yoksa sadece kendimi avutmaya mı çalışıyorum? kendime plastik çiçekler edinip solmadıkları için seviniyor muyum? hatta bunu hayat zannedip onlarla yaşamak mı istiyorum? yine de merak ediyorum. neden bu kadar güzeldi? güzellik hep böyle mi düşündürür? güzel olanı gören herkes böyle mi düşünür?
hiç sanmıyorum. sonra yine soruyorum. bu soruları soranlar ve hiç görmeden geçip gidenler. biz aynı şey için mi yaratıldık? bu gökyüzü herkes için mi böyle boyandı? öyleyse benim amacım ne bu dünyada? amacı olmayanlar mı paylaşmak burayı?
boş. boşlar boşu. güneş altında didinip emek verdiği onca işten insanın ne kazancı var?
bir nesil gidiyori bir nesil geliyor. yer yüzü sonsuza dek duruyor.
sonra orada tanrıyı görüyorum. günb atımında gizli. söz'ü işitmek istiyorum, mucizeler sıralanıyor. körler yeniden baharlar görüyor, sağırlar kuş cıvıltılarına uyanıyorlar. ölmüş olanlar ciğerlerini yeniden dolduruyor, tertemiz hava ile, nefes yaşam veriyor neredeyse çürüyecek bedenlerine.
bir daha olsun istiyorum. tanıklık edeyim söz'ün mucizesine. tek bir açılmış mezar göremiyorum. tekrar kan ile dolmuş bir beden yok etrafa. peki ya sonra ne oluyor? kendime bakıyorum. ölmüş ruhum bir gün batımı ile yeniden canlanıyor. umut ediyorum. mutlu oluyorum.
ben çöküyorum.
ama kurtuluyorum. ben her güzel şeyde kurtuluş ile müjdeleniyorum. aklıma geliyor o defalarca sorduğum soru. ne ki benim amacım burada? neden yaratıldım bunca şeyin arasında. sonra belirli belirsiz bir şimşek çakıyor. 'çökmeye rağmen mutlu olmak.' sıkıştığım yerde nefes alabilmek. önce öğrenmek, sonra yapmak, sonra yapmayı öğretmek. tüm sıkışanlara umut olabilmek için.
peki nereden geliyor bana vermek, paylaşmak istediğim bu umut?
söyledim ya. ben tanrı'yı görüyorum. bir gün batımında, bir bulutta, sonsuz yıldızlarda ve de yemyeşil ormanlarda. konuşuyorum onunla. sonra o'nu duyuyorum. üstelik kendi sesimde. fark ediyorum, ben değilim konuşan. bir sohbete dönüyor sonra.
ben çöküyorum. tanrı beni kurtarıyor her seferinde.
tanrı ışığımdır, kurtarıcımdır. beni kim korkutabilir?
tanrı yaşamımın hisarıdır. beni kim dehşete düşürebilir?
yüreğime korku düşmez.
bana karşı savaş açılsa, güvenim asla eksilmez.
benden yüz çevirme, beni kovma.
beni bırakma, beni terk etme.
bana ümit bağla.
devamını gör...
5382.
kendi kendime konuşmaktan kafam şişti yemin ederim.
aklımı kaçıracağım burada.
aklımı kaçıracağım burada.
devamını gör...
5383.
5384.
aynen katılıyorum. normal sözlük, yazarların karalama defteridir.
devamını gör...
5385.
defter mi kaldı. a101 de bazen gözüme hoş gelen çizgili defterlerden alıyorum ama sadece alıp onu koltuğun altındaki eşyalarımın yanına koymakla kalıyorum. defter yerine her an elimde olan telefonda wp bir grup açıyorum oraya yazıyorum. grup tek kişilik olmaz biliyorum, kardeşlerimden birini alıp açıp geri atıyorum onu sonra aynen devam. glck.
ekleme: tamam sözlüğün defteri farklı biliyorum, o deftere de yazmak istemiyorum. yazdıklarımı bulup yüzüme vurmayın yazdıysam bile unuturum ben. glck.
ekleme: tamam sözlüğün defteri farklı biliyorum, o deftere de yazmak istemiyorum. yazdıklarımı bulup yüzüme vurmayın yazdıysam bile unuturum ben. glck.
devamını gör...
5386.
ben seni
karanlık odalarda hasretten tutuşurken uyuyamadığım gecelerde, eylül gelmeden yaprak döken, baharda gazel veren ağaçların kederleriyle başımı duvalara çarpa çarpa istediğim azrailin gelişi gibi.
ben seni
bir çocuğun oyuncak getirecek babasını bekleyişi, bir babanın doğacak bebeğini kucaklayacağı an, bir bebeğin ana sütünü tadacağı vakit gibi.....
toprak gibi
susuzluktan kuruyan toprağın beklediği kara bulutlar gibi, yalnızlıktan sıkılan toprağın adem'i vermesi, aşka hasret toprağın muhammed'i kucaklaması gibi.
yol gibi
bekledim ben seni. asırlardır üzerinden kuş bile geçmeyen yolun yolcu beklemesi gibi, yolculuktan yorulmuş bir yolcunun yolun sonunu bekleyişi gibi, yolun sonunda yolcusunu bekleyen adam gibi...
ölüm gibi
bekledim ben seni. acı çekmekten bıkmış, bıktıkça günahlara sarılmış bir yüreğin ölümü özlemesi gibi,tuzağa düşmüş bir kurdun onuru için istediği ölüm gibi,cennet müjdesi almış bir kulun özlediği ölüm gibi.
karanlık odalarda hasretten tutuşurken uyuyamadığım gecelerde, eylül gelmeden yaprak döken, baharda gazel veren ağaçların kederleriyle başımı duvalara çarpa çarpa istediğim azrailin gelişi gibi.
ben seni
bir çocuğun oyuncak getirecek babasını bekleyişi, bir babanın doğacak bebeğini kucaklayacağı an, bir bebeğin ana sütünü tadacağı vakit gibi.....
toprak gibi
susuzluktan kuruyan toprağın beklediği kara bulutlar gibi, yalnızlıktan sıkılan toprağın adem'i vermesi, aşka hasret toprağın muhammed'i kucaklaması gibi.
yol gibi
bekledim ben seni. asırlardır üzerinden kuş bile geçmeyen yolun yolcu beklemesi gibi, yolculuktan yorulmuş bir yolcunun yolun sonunu bekleyişi gibi, yolun sonunda yolcusunu bekleyen adam gibi...
ölüm gibi
bekledim ben seni. acı çekmekten bıkmış, bıktıkça günahlara sarılmış bir yüreğin ölümü özlemesi gibi,tuzağa düşmüş bir kurdun onuru için istediği ölüm gibi,cennet müjdesi almış bir kulun özlediği ölüm gibi.
devamını gör...
5387.
bazı insanlar hayatta kalmak için canavara dönüşüyor...
tamam sakin ol, alanını korudun, kimse sana yanaşamaz da, sen niye insanlığından çıkıyorsun.. bunun yolları varken sen direkt en tepeden kötüyü oynuyorsun. çoğu da bilinçsiz tercih.. düşünmeden, sorgulamadan yaşanan bir yaşamın ürünü. dışardan dönüp baksan kendine inanılmaz antipatik duruyorsun.. bu insanların ellerinde bir ayna olmalı. bu görüntüde biri aslında onunda hoşuna gitmeyecek ve kendinden nefret edecek.
aynalara bakmaktan korkmamalı..
buna cesaret eden herkes tüm şeffaflığı ile güzelliğini ve çirkinliğini görebilecek; belki de, mümkünlerin içerisinde değişmeyi başarabilecek. kendimizle yüzleşmeyi ne kadar başarıyoruz? değişimi arzularken değişimden korkan insanların kararsızlığı mı yoksa durumu yeterince anlamaması mı işleri içinden çıkılmaz bir hale sokuyor?
alanını koru...
bunu yaparken sapıtma, insanlığından çıkma, erdemlerinden vazgeçme.. aynamın üzerinde bir not var: gülümse, somurtma! bende buradan kırılıyorum.. benim asık yüzüm bir başkasını etkilemesin diye uğraşıyorum. belki başaramıyorum ama niyetim temiz. ben aynamı koydum önüme görüyorum her şeyi belki henüz fark edemediklerim var ama bakmaya cesaretim de var.. ben yüzleşiyorum..
sıra sende...
tamam sakin ol, alanını korudun, kimse sana yanaşamaz da, sen niye insanlığından çıkıyorsun.. bunun yolları varken sen direkt en tepeden kötüyü oynuyorsun. çoğu da bilinçsiz tercih.. düşünmeden, sorgulamadan yaşanan bir yaşamın ürünü. dışardan dönüp baksan kendine inanılmaz antipatik duruyorsun.. bu insanların ellerinde bir ayna olmalı. bu görüntüde biri aslında onunda hoşuna gitmeyecek ve kendinden nefret edecek.
aynalara bakmaktan korkmamalı..
buna cesaret eden herkes tüm şeffaflığı ile güzelliğini ve çirkinliğini görebilecek; belki de, mümkünlerin içerisinde değişmeyi başarabilecek. kendimizle yüzleşmeyi ne kadar başarıyoruz? değişimi arzularken değişimden korkan insanların kararsızlığı mı yoksa durumu yeterince anlamaması mı işleri içinden çıkılmaz bir hale sokuyor?
alanını koru...
bunu yaparken sapıtma, insanlığından çıkma, erdemlerinden vazgeçme.. aynamın üzerinde bir not var: gülümse, somurtma! bende buradan kırılıyorum.. benim asık yüzüm bir başkasını etkilemesin diye uğraşıyorum. belki başaramıyorum ama niyetim temiz. ben aynamı koydum önüme görüyorum her şeyi belki henüz fark edemediklerim var ama bakmaya cesaretim de var.. ben yüzleşiyorum..
sıra sende...
devamını gör...
5388.
gülüşler; maskelerin ardında saklı birer hançer
her el sıkışta bir parça daha eksiliyor insanlığım
toprak beni çağırıyor, sessizliğin en koyu tonuyla
çünkü hayat; vaat edilmiş bir yalandan ibaretmiş meğer.
her el sıkışta bir parça daha eksiliyor insanlığım
toprak beni çağırıyor, sessizliğin en koyu tonuyla
çünkü hayat; vaat edilmiş bir yalandan ibaretmiş meğer.
devamını gör...
5389.
onlar güler, eğlenir. sen aralarına dahil oldum sanırsın. beklentilerin yükselir, ağırdan almazsın. belki uzun zaman sonra ilk kahkahanı atarsın.
ağır geçen zaman seni öğütürken dün, bugün arkana bile bakmadan hayata atılırsın. fakat bir an gelir, bütün bunların bir illüzyondan ibaret olduğunun farkına varırsın. koca bir hiçliğin içine elsiz ayaksız dalarsın. düşüşün keskin ve gürültülü olur. öldüm sanırsın ve bir bakarsın, bir bakarsın ki aslında hiç var olmamışsın.
ağır geçen zaman seni öğütürken dün, bugün arkana bile bakmadan hayata atılırsın. fakat bir an gelir, bütün bunların bir illüzyondan ibaret olduğunun farkına varırsın. koca bir hiçliğin içine elsiz ayaksız dalarsın. düşüşün keskin ve gürültülü olur. öldüm sanırsın ve bir bakarsın, bir bakarsın ki aslında hiç var olmamışsın.
devamını gör...
5390.
kendi aralarında, yani gıyabımda; benim ne kadar yanıldığımı, haksız olduğumu karara bağlamışlar. ben gelince de hep bir ağızdan bana beyan ettiler.
on dakika aralıksız konuşarak kendimi akladım. haklılığımı kanıtladım. hepsi bana hak verdiler.
kendimi iyi hissetmem gerekirken neden kötü hissediyorum? bir yerde bir terslik var.
bunlar beni dinlemeden her seferinde haksız yargılara ulaşacaklar. bunu gördüğüm için kaygılıyım. korkmayayım mı? gıyabımda beni asar bunlar, bilirsin ''ölüler konuşamaz''...
on dakika aralıksız konuşarak kendimi akladım. haklılığımı kanıtladım. hepsi bana hak verdiler.
kendimi iyi hissetmem gerekirken neden kötü hissediyorum? bir yerde bir terslik var.
bunlar beni dinlemeden her seferinde haksız yargılara ulaşacaklar. bunu gördüğüm için kaygılıyım. korkmayayım mı? gıyabımda beni asar bunlar, bilirsin ''ölüler konuşamaz''...
devamını gör...
5391.
melankolik yazmayı seviyorum ama okuma tercihi olarak komedi unsurlarını seviyorum. bu bir tür ikiyüzlülük mü..? sanmıyorum, bence şaşkın bir ruh hali.. komedi yazdığım da vaki ama hayat genel olarak hüzünlü, bol acılı... kolayıma geliyor yani melankoli.. ama siz iki komiklik yazın da gülelim sözlük, reel hayatta gülecek mimiklerimiz kasıldı kaldı.
devamını gör...
5392.
yetebildiğim yere kadar kendime yetmeye çalışıyorum. alışveriş, gezi, yük taşımak, ne bileyim doktora gitmek, yemek.
yetemediğim yerde konu her neyse vazgeçiyorum. araba alamadım. almayı beceremedim yani. vazgeçtim. çok meşakkatli gezi planları yapmıyorum mesela. imkansız değil ama yorucu ve ben yoruldum artık. konser, tek başına içmek, yalnız tatil. vazgeçtim bunlardan. geçen doktora gitmekten de vazgeçtim. yoruldum. yo rul dum.
yetemediğim yerde konu her neyse vazgeçiyorum. araba alamadım. almayı beceremedim yani. vazgeçtim. çok meşakkatli gezi planları yapmıyorum mesela. imkansız değil ama yorucu ve ben yoruldum artık. konser, tek başına içmek, yalnız tatil. vazgeçtim bunlardan. geçen doktora gitmekten de vazgeçtim. yoruldum. yo rul dum.
devamını gör...
5393.
ben ömrüm boyunca senin özleminle yaşadım. yokluğunda kaç gün kaç gece ağlamaktan gözümün ağına kan oturdu biliyor musun?
herkeste seni aradım, sevildiğimi hissetmek için, sımsıkı sarıldıklarında gözlerimi kapatıp seni hayal ettim hep!
bana geldiğinde beni bile bilmiyordun artık, sadece düşkünlüğünün mecburiyetiyle teslim oldun. benden bile korkuyordun aslında, bakışlarından anlayabiliyordum bunu.
o kadar az zamanımız kalmıştı ki, uyurken sarılabiliyordum sana, artık duyamıyordun, göremiyordun bile.
dizlerine başımı koydum, avuçlarından öptüm, öptükçe buğulandı avuçların. en güzel senin avuçların kokuyordu, eminim artık.
sonra bana doğru eğildin, sanki ilk kez görmüşçesine hayretle bakıyordun, puslu gözlerinde kendimi gördüm, saçlarımı okşadın titrek ellerinle, kısık sesinle adımı söyledin. beni hatırladın.
seviyordun beni, artık eminim, ben sende ömrümü temize çektim, ne yaşanmış olursa olsun seni seviyorum, ömrünün sonunda bana bu şansı verdiğin için çok teşekkür ederim.
oğlun.
herkeste seni aradım, sevildiğimi hissetmek için, sımsıkı sarıldıklarında gözlerimi kapatıp seni hayal ettim hep!
bana geldiğinde beni bile bilmiyordun artık, sadece düşkünlüğünün mecburiyetiyle teslim oldun. benden bile korkuyordun aslında, bakışlarından anlayabiliyordum bunu.
o kadar az zamanımız kalmıştı ki, uyurken sarılabiliyordum sana, artık duyamıyordun, göremiyordun bile.
dizlerine başımı koydum, avuçlarından öptüm, öptükçe buğulandı avuçların. en güzel senin avuçların kokuyordu, eminim artık.
sonra bana doğru eğildin, sanki ilk kez görmüşçesine hayretle bakıyordun, puslu gözlerinde kendimi gördüm, saçlarımı okşadın titrek ellerinle, kısık sesinle adımı söyledin. beni hatırladın.
seviyordun beni, artık eminim, ben sende ömrümü temize çektim, ne yaşanmış olursa olsun seni seviyorum, ömrünün sonunda bana bu şansı verdiğin için çok teşekkür ederim.
oğlun.
devamını gör...
5394.
artık güzel ve olumlu süreçlere girmek istiyorum. hayal kırıklığına uğramaktan cidden yoruldum.
bir şeyleri yapmak için çabalarken sanki diğer taraftan sürekli engeller çıkıyor karşıma. bu da bir süre sonra çabalamaktan da bıktırıyor. hayatta her şey olacağına varır tabiki, her zaman planladığımız gibi gitmiyor yaşadıklarımız ama bu ruh halinden kurtulmayı çok istiyorum. neden böyle bir duruma girdim onu da bilmiyorum.
bir şeyleri yapmak için çabalarken sanki diğer taraftan sürekli engeller çıkıyor karşıma. bu da bir süre sonra çabalamaktan da bıktırıyor. hayatta her şey olacağına varır tabiki, her zaman planladığımız gibi gitmiyor yaşadıklarımız ama bu ruh halinden kurtulmayı çok istiyorum. neden böyle bir duruma girdim onu da bilmiyorum.
devamını gör...
5395.
bu gece çok güzel lan valla. *
devamını gör...
5396.
yine her şey en olmaması gerektiği şekilde oldu ve ilerliyor. artık hiçbir şeye dair planım yok.
devamını gör...
5397.
ellerin ellerimde olmalı, gözlerin gözlerimde. işte benim için bu esaslı bir dinlenme olur.
devamını gör...
5398.
saçma sapan bir açmazdan saçma sapan başka bir açmaza daldım. daldıkça kendi içime kapandım. kapandıkça yine aynı yerde buldum kendimi. iki gündür dalgalarla boğuştum ve dün pes ettim bıraktım kendimi dalgalara. dalgaların kucağında kapattım gözlerimi. kimse yoktu. kimse gelmedi kurtarmaya. bıraktım kendimi boğulmak için ama dalgalar izin vermedi. tuttu ellerimi. dalgalara sarıldım. sarıldıkça dalgalara yine kendi içime kapandım. kapandıkça yine aynı yerde buldum kendimi.
devamını gör...
5399.
abi çık bir hava al, bir su çal suratına. *
devamını gör...
5400.
17 şubat 2026
bazı kararlar alındı.
üzgünüm. özleyeceğim ama bazen kesip atmak gerekir. gereği yapıldı.
bazı kararlar alındı.
üzgünüm. özleyeceğim ama bazen kesip atmak gerekir. gereği yapıldı.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar
karalama
2
