3261.
şimdi yarın işin yoksa arabayla uğraş. ofisin elektriklerinin içinden geçtin bir de arabanın geç bakalım. üstüne yok ya gereksiz işleri üstüne almakta. gerçi yapıyorsun bu sporu ama sürme işte elini. olmuyor değil mi dandik. duramıyorsun. gerçi elini sürmesen en az bir hafta yapılmazlar sende mal gibi kalırsın öyle.

bunları da neden buraya yazıyorum hiç bilmiyorum. geçen yıl sana anlatıyordum. bu yıl anlatacak bir senim olmadığı için öyle boşluğa gelişine yazıyorum işte. ve sanırım benim artık hiç senim olmayacak. üzüntü ve muz kabuğu.
devamını gör...
3262.
konforu, rahatlığı sisin içinde bulan insanlara netlik kazandıramazsın diye bir cümle karşıma çıktı bugün. sorunları konuşalım, çözelim diye beklediğim, değer verdiğim insanların bir başkalaşımın arkasına koşa koşa sığınmasını izlemek beni yerden göğe vurarak kendime getirdi; sonunda ben de başkalaştım. bir içime döneyim dedim, içimden çıkamadım; ben farklı biri oldum, belki de büyüdüm ve büyüyorum. geriye şöyle bir dönüp baktığımda sise hep yakın yaşayan o çocuk, şimdi güneşlerin aydınlığında dinlendiriyor ruhunu; ışığı da en çok kendisine. tuhaf veya uyumsuz adlandırılmak umrunda değil artık, tatsızlık çıkmasın diye nabza göre şerbet vermek yerine kalkıp kendine çay koyuyor mesela. sorunu kendiyle olan insanlara sadece birer ayna olabiliyor, aynada görünenler veya söylenenler değil. peki hiç mi bulut geçmiyor bu güneşin önünden? elbette geçiyor. bulutlar da kırgınlıklar da kızgınlıklar da geçiyor. hayat da bu ya, geçmektir, kalmak değil; beklemekse belki. neye sonsuza kadar dersem, rüzgâr beraberinde alıp götürüyor hepsini. dostluğunda samimiyetini sorgulamadığım nadir canım, bir yaşımı daha alıp götürüyor şimdi benden; gelecekteki bana benden önce ulaşacak. ben bu hayatı sevdiğimi hep biliyordum ama bunu ilk defa bugün canlı canlı söyleyebiliyorum. ben bu hayatı ve sınavlarını, anlamlarımı seviyorum, en çok da olduğum gibi kendimi. ve kendinin de bir parçasını bende bulanlara duam olsun, sevgim hepinize elbet yetecek ama siz de cimri olmayın, sevin... 3 gün sonra iyi ki doğmuş olacağım.
çoktan doğmuş olan benden doğacak olana...
devamını gör...
3263.
sevmesini istediğim, sevemedi beni
ben de kendimi sevilmez bildim
devamını gör...
3264.
bazıları, travmatik bir yaşantı sonrası travma yaşayan kişinin hemen harekete geçmesini, kendini savunmasını, korumasını, sınır çizmesini ya da ne gerekiyorsa onu yapmasını bekliyorlar. "aradan onca sene geçmiş, şimdi mi aklına gelmiş?" diyerek bir de kurbanı suçluyorlar ama insan beyninin bazen olayları yorumlayabilmesi, neler yaşamış olduğunu anlamlandırabilmesi ve ne yapması gerektiğini bildiği halde onu güçsüzleştiren o süreçlerden çıkabilmesi için belli bir zaman geçmesi gerekiyor. o yüzden de bir insan, ne zaman kendini seçmeye karar verecek gücü kendinde bulduysa, tam da o zaman ona gerekli destek sunulmalıdır diye düşünüyorum...
devamını gör...
3265.
sanıyorum bu başlığa ayda bir rutininde yazıyorum, demek ki her ay en az bir gelişim ve değişim katıyorum kendime, nays.. cidden nays..
''seviyorum'' diyebildiğim birini kattım hayatıma son birkaç ayda. tabii ki onun çabalarıyla ve emekleriyle oldu bu, o nedenle de sevdim ya zaten.
haddini hududunu bilen, saygılı, iyi şeyleri hak eden biri. sevimsiz bir gün geçirdim dediğim hiçbir zaman dilimi yaşamadık. bunun için extra teşekkür ettim kendisine.
farklı bir şeyler yaşadık, ömrümde ilk kez tecrübe ettiğim ve dolu dolu öğrendiğim durumların içerisinde oldum sayesinde, e sanırım ben de fena değildim bu bahsettiklerimle ilgili *
bunların sonucu olarak ''güven'' üzerine inşa ettik birçok şeyi. beni en yükselten de buydu zaten, pardon birbirimizi yükselttik. ''seni seviyorum'' be adam.. ne mecburi ne de zoraki bir ara bu. olabildiğine doğal ve akışında öyle olması gerektiği için. değişen hiçbir şey yok, öyle hissettiğim duygularım da yok. olgunlaşmayı yaşayan kendine ve yaşattığın ve hissettirdiğin bana, ruhuna sağlık.
en yakın zamanda yine gibi cümleler kurmamıza da gerek yok, çünkü biliyoruz ki zaten öyle olması gerekiyorsa olacaktır.
öpüyorum ve sarılıyorum ruhuna, seni seviyorum..
devamını gör...
3266.
üzerime giydiğim hiçbir kıyafet veya edindiğim hiçbir kimlik beni mutlu etmedi. tren istasyonlarından karayollarına, hava yollarından iskelelere gittiğim her güzergahta kendimi eskittim. mahvettim.
devamını gör...
3267.
kahve zehir gibi olmuş. uykum var ve işe gitmem lazım. gerçi birazdan soğuğu yiyince açılırım.

birde herşey üstüste gelmezmiş gibi sen geliyorsun aklıma. hepsini taşıyabiliyorum ama sensizlik zor. herşeyi boşverde en iyi arkadaşını kaybetmek en zor olanı. hatırlarsın. en iyi arkadaşını hiç kaybettin mi diye sormuştum. sayende evet demiştin. inanayım mı. üzüntü ve muz kabuğu.
devamını gör...
3268.
-neden yaşlı hissediyorsun ki kendini bu yaşında?
+yoruldum çünkü. takatim kalmadı artık ilerlemeye.
-abartma istersen. herkes bir şeyler yaşıyor bu hayatta ama sadece ergenler tribe giriyor. hişşş bana bak, hala ergenlikte olabilir misin acaba? shahahahah
+en geç kaçta bitiyor ki ergenlik?
-offf... ya sen neden her şeyi bu kadar ciddiye alıyorsun?
+aile geleneği sanırım. biz ailecek ciddiyizdir ve şaka yaptığımızda da insanlar anlamaz ciddi miyiz şaka mı yapıyoruz.
-valla içimi baydın, enerjimi düşürdün. hadi git sen artık çekemeyecem seni bu halde.
+olur. görüşürüz sonra, iyi bak kendine.
-merak etme. hadi selametle.
+ha aklıma gelmişken. ben veda etmek için gelmiştim aslında. daha görüşeceğimizi sanmıyorum.
-bunu kaçıncıya söylediğini saymayı bıraktım bi 15. de falan.
+sen de haklısın.

yalancı çoban gibiyim bu günlerde. neden bu kadar tutarsızım neden bi dediğim diğerini tutmuyor diye düşündüm biraz ve sanırım çok konuşuyorum. insan çok ve boş konuşunca bi yerden sonra kendiyle de çelişmeye başlıyor. başkasında gözlemlediğim buydu, pekala bende de durum bu olabilir. o yüzden susmayı deniyorum bu günlerde. hatta kendimle iddiaya girdim en az kaç kelimeyle günü tamamlayacağım diye.
devamını gör...
3269.
balıklar denize esirdir, kuşlar gökyüzüne, insanlar kendine,

sarar misinayı, dikkatlice kaldırır oltasını havaya,

belki de balık asmıştır kendini oltaya, ama adam tuttuğunu sanır…
devamını gör...
3270.
sanırım sözlüğü ya bırakacağım ya da daha az aktif bir yazar olacağım.
devamını gör...
3271.
ekmeğe sürülecek aklınız yok.
devamını gör...
3272.
bir süredir hayatıma kimseyi alamıyorum. almaya çalışıyorum gerçekten ama mutlaka bir pürüz çıkıyor. flört aşamasında mesela daha bugün biriyle daha yürütemeyeceğime karar verip arkadaş oldum. flört olarak konuşurken rahat etmiyorum, mesajlarına cevap veresim gelmiyordu. çünkü onun bende beklentileri var be bu korkunç. ama arkadaş olmaya karar verdiğimiz anda içimdeki bütün rahatsızlık hissi gitti. gayet normal konuşmaya başladım. bağlanma sorunu mudur bu nedir bilmiyorum ama canımı çok sıkıyor.
devamını gör...
3273.
otuz dokuz sayfa, yedi yüz atmış beş tanım sildim. yaklaşık iki yıl demek. nasıl bir inziva arzusu ise artık. bunu başarmak iki ay aldı. inziva da herhalde bir hafta sürdü. başaramadık ama temizlendim adeta. sanki böyle buhardan gözün gözü görmediği bir hamama gitmiş de, her yerime kese attırmışım havası. merhabalar, ben bu yerlerden biriyim.
devamını gör...
3274.
işte bu gelgitli sarkaç
bu salınım
kökle kanat arasında
kanıtlıyor apaçık
dünya dönüyor daha.
ak bir lâv iniyor şakaklarımdan
ve kimbilir nerdeki mağaralarında
alışılmadık özbenliğimin
duyuyorum yankılanan
güm güm patlamalarını yüreğin.
merhaba, engel tanımayan dertlere!
bölün beni ikiye
ey kök ve kanat
merhaba!
devamını gör...
3275.
valla hiç kasamayacağım. ruh halimi sıçratasım yok.
devamını gör...
3276.
ben bu hayata çok kırgınım. nasıl toplayacağını bilemediğim olayların içinde aklı selim tek insan olarak kaldığım için çok kırgınım. yüklerin hep omzumda olmasından dolayı çok kırgınım. her şey yoluna girdi derken her şeyi bu kadar karıştırdığı için çok kırgınım. hayallerim için elde ettiğim son şansımda her şeyi bu kadar karıştırdığı için çok kırgınım. olmayacak gözüyle baktığım hayalimi oldurtup sonrasında ondan beni vazgeçmeye mecbur bıraktığı için çok kırgınım. sırf bir şeylerin iyi olması için hayallerimden beni vazgeçirttiği için çok kırgınım. madem bu kadar karışacaktı her şey, bu dönemde mi karışmalıydı? bir sene sonra karışsaydı ne olurdu? ya da bir sene önce? belki önüme bakmam daha kolay olurdu. belki de elde etmiş olduğum hayalimin peşinden koşmak için imkanları oluşturmuş olacaktım. çok yoruldum ve çok kırgınım. bir şeylere böyle nasıl devam edebileceğim hiçbir fikrim yok. bu saatten sonra nereye gidersem gideyim hiçbir yerde olmayacakmış gibi hissediyorum. bu yük bu sefer ağır geldi. inanıyorum ki yaradan kaldıramayacağı yükü yüklemez kuluna ama ben kaldıramıyorum. senelerdir peşinde koştuğum hayalimi en olmayacak ihtimalden ve son şansımken elde etmiştim ve şimdi ondan vazgeçmek zorunda kalmayı kaldıramıyorum. olmuyor bu sefer. her şeyi kendim halletim ya da her şeyin altından bir şekilde kalkıp devam ettim ama bu sefer devam edemiyorum. toplayamıyorum. çok kırgın ve yorgunum ama benim payıma yine bir şeyleri halletmek düştü. yine kendim hariç her şeyin iyiliği için bir şeylerden vazgeçmek düştü. yine bir şeylere mecburum. toplanamıyorum ve bu sefer halledeceğime dair hiçbir umudum kalmadı.
devamını gör...
3277.
dün çok sevdiğim bir büyüğüm ile konuştum.
benim için çok değerli bir büyüktür.
benimle ilgili çoğu şeyi bilir sanırdım.
defalarca anlattığım bir iki şeyi anlatınca
benimle ilgili çoğu şeyi bilmediğini anladım.

hayat öyle sandığımız gibi değil. biri anlatıyor öteki full anlıyor. anlaşılmak ütopya sadece. kimse kimseyi anlattığı kadar anlamıyor.

hani olur ya, yeni bir iş gelir, bir şeyler anlatılır ama eksik anlarsın. anlayamazsın bazı şeyleri. iş dünyası olunca insan bi demotive olabiliyor. niye anlayamadım diyor. anlayamadın çünkü her anlatılanı anlamam mümkün değil.

öyle olsa matematik öğretmenlerinin işi çok kolay olurdu.

türev der, integral der geçerlerdi.

herkes bir başkasını en fazla kendi istediği kadar anlıyor. o da en fazla, muhatabın ilgisine ya da derdine bağlı. haliyle doğru anlamaktansa yanlış anlayabiliyor.

ezcümle anlaşılmamak kader değil bir nebze olsun anlaşılanlar şanslı insanlar. şanslı olmamak hayatın gerçeği.

anlaşılamadığından sen suçlu değilsin,
sarı saçlarından suçlu olan güzel.
kayahan bu şarkıyı hayatının bir dönemecinde iken yapmıştı.
bu kalleşlik belki bana yakışmıyor ama demişti ve en kolayını yapıp suçlamıştı.
devamını gör...
3278.
"mutlu olmak" için ne kadar çok çabalarsam çabalayım "mutlu kalmak" için daha da çok çabalamam gerekiyor.
oysa böyle olmamalı.
devamını gör...
3279.
ulan alaz nickaltını bütün terör örgütü bayraklarıyla doldurasım var. ve eminim buna en çok sen gülerdin dostum. ama o kadar manyakla uğraşamam. gerçi sen uğraşırdın ama ben uğraşamam.
bu yıl çok kaybım oldu. hepsine çok üzüldüm ama ilk kez hiç yüzyüze tanımadığım birine üzülüyorum. bok var demi lan. gerçi ben de kendime iyi bakmıyorum ama biliyorum ben kendimi. kafa iyiyken birileri kafamı kırmazsa 60a doğru kanser oluyorum. sigarayı bırakırsam 61. sür emekliliğin tadını 60ından sonra.
devamını gör...
3280.
gecenin karanlığında beyhude bir yön bulma çabasındayım, farkındayım aynı dertlerin yanından bu kaçıncı geçişim,yol ortasında kararsız kalmışım, bak seçenekler iki şıka düşmüş işte; bu kaçıncı yanlışı seçişim..
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim