4961.
çok sıkılıyorum sözlük. rutinden, işten, şehrimden, evden, yoğunluktan, gündemden.
devamını gör...
4962.
bazı insanlar vardır sizi kontrol edemediklerinde sizi kötüleyerek başka insanların size bakış açısını kontrol etmeye çalışırlar. bunlar kaşardır, yüzünüze dostluk sırtınıza hançerlik yaparlar.
devamını gör...
4963.
karalama defteri denilince aklımdaki düşünceler hop diye kaçıyor. günlük yazayım dediğimde de böyle oluyor. işte bunun adı yokmuş da çift yarık deneyindeki gözlemcinin etkisi demişler. keşke fikibok çükübik tarzı muzip bir isim verselerdi. kaçırik isitop falan da olabilir mi diyeceğim fakat çok zorlama oluyor. ankara'da da buraya bakarlar deniliyor mesela. nispeten daha kısa ve dikkat çekici bir anlatım. zaten deney neymiş yani 21. yüzyıldayız, bilmeden konuş geç. bak ben nasıl yapabiliyorum. zaten bildiğimde konuşmaya çekiniyorum çünkü o bilgiye saygı duyuyorum. bu şekilde bakacak olursak hiç kimya ve tarih hakkında konuşmuyorum o zaman onları biliyorum gibi bir sonuca varırız. fakat tam tersine bu iki ders eğitim hayatım boyunca uzaktan izlediğim ve yanaşmaya korktuğum dersler olmuştur. inanamayıp saygı duyuyorum. hadi kimya neyse de tarih diye kurmaca anlatımlar, her ülkede farklı ama her sınavda da varlar. insan gerçekten hayret ediyor. imtihan dünyası denen meretin matruşka imtihancıklari gibi. bakın yazamam dedim ve yazdım. çünkü tüm gözlemciler sigara içmeye gitti.
devamını gör...
4964.
#3524273
evet.

ek olarak, işte tam da bu yüzden başlıklara dadanıyorum, dananıyorsun, dadanıyoruz karala deyince karalanamıyor hop, kızım karalama defteri.
devamını gör...
4965.
yalan ayan beyan sırıtıyor, ne gerek vardı demek istiyorsun. ama gözden düşmeye can atanı, neden tutmaya çabalayasın ki.
devamını gör...
4966.
alarm çaldı sabahın köründe . beşinci ertelemeden sonra nihayet uyanabildim. yani bedenim uyanmış olabilir ama ruhum hala dünün yorgunluğunu bacaklarına dolamış, yerde sürünüyor. üç gün önce yıkanması gereken bulaşıklar, bana bakıp gözyaşı döküyor. empati kurdum, birlikte ağladık.

gün başlamadan bitti aslında. zaman? o da zaten bizimle konuşmuyor artık. sanki küsmüş. vaktim yok, dedim geçen gün bir arkadaşa. o da hiç mi? dedi. hiç dedim. hatta öyle ki, bazı günler nefes almaya bile vakit bulamıyorum, oksijenle ilişkim mesafelere dayalı.

kahve içiyorum çünkü uyanık kalmam gerekiyor. uyanığım çünkü yapılacaklar listesi beni rüyamdan bile kovdu. ama o listeye hiçbir şey çizemiyorum, çünkü çizecek enerjim yok. o da yorgun, ben de yorgunum, kimse kimseye dokunmasın modundayız.

mizah anlayışım da bıkkın: eskiden espri yapardım, şimdi kahkaha atacak halim olmadığı için sadece “heh” diyorum. hani şu enerjisi bitmiş, komik olduğunu anladım ama gülmeye vaktim yok kahkahası. insan bazen kendine bile ayıracak zaman bulamıyor. aynaya bakıyorum, göz göze gelmemek için kendimi tanımazdan geliyorum.

yorgunum. ama öyle tatlı bir yorgunluk değil bu. böyle battaniyenin altına girip film izlemeden önceki, bugün çok şey başardım yorgunluğu değil. bu, otururken bile yoruluyorum yorgunluğu. otururken bile çalışıyor gibi hissediyorum. kafamda bir işyeri var, mesai asla bitmiyor.

bazen her şeyden kaçıp sessiz bir dağa yerleşmek istiyorum. sonra orada da çamaşır yıkamam gerektiğini hatırlıyorum, vazgeçiyorum. çünkü kaçsan da bulaşık geliyor, kaçsan da zaman gelmiyor.

ama neyse. bir gün her şey düzelecek. ya da alışacağız. belki de sadece başka şeylere geç kalacağız. ama merak etmeyin, geç kalmakta ustalaştım. zaten bu hayatta en iyi yaptığım şey: yetişememek.
devamını gör...
4967.
haftaya harika başladım harika. kan bankası sevgili arkadaşım, kendinden habersizce üzerine kurduğum planların temeline dinamit koyup paramparça etti hepsini.

yeni başlatacağım bir deney için ayarlama yapmam lazım, bu nedenle de birilerinden kan almam lazım. tek isteğim immün sistemi etkileyecek bir ilaç kullanmamış olmaktı. mesela nsaid. arveles içmiş canım arkadaşım. arveles. nsaid.

harika ya.
devamını gör...
4968.
saflık da zor iş
kendi başına alışıp yaşayabildiğin
şeylerden değil
saflığının
zor gelmediği zamanaların
üzerine tesis kurabilecek
insanlar var
devamını gör...
4969.
ulan öyle şeyler dinliyorum ki kafayı yiyeceğim
yok mickey mouse ırkçıymış
yok titanik aslında titanik değilmiş batan başka gemiymiş insanlar kurtulmuş ama paralarını geri alabilsinler diye böyle yapmışlar
yok shakespeare aslında dolandırıcıymış hep hikayeleri çalmış kendi yazmış gibi
allah kahretsin her şey yalan gerçek diye bir şey yok neyin içinde yaşıyoruz lan biz

herkes kandırıyor bizi *
ağlıyorum dayanamiciğim a dostlar
yeto artık yeto yetoo
zaten koca ayak da yokmuş dyatlov da sahteymiş
ahh ah nerelere gidem nereye ağıt yakam
kime neye inanayım çk ktüym arkdşlr
devamını gör...
4970.
insanların zihinlerindeki dünyalarını izliyorum. orada yiyip orada içiyorlar. orada yaşıyor orada ölüyorlar. kendilerine kurallar koyup bunlardan yine kendileri muzdarip oluyorlar. herkes çok yalnız. öyle değilmiş gibi davransalar da öyleler. kalabalık olunca, birbirleriyle konuşunca ya da birlikte zaman geçirince bir şeyler paylaştıklarını sanıyorlar. yanılıyorlar. ilişkilerini muhataplarının kişilikleri üzerine değil kendileri üzerlerine kuruyorlar. kendileriyle alıp veremiyor, yine başa sarıyorlar. böylece sürüp gidiyor.
devamını gör...
4971.
günü gelir yüzümüzde güller açar,kesişir yollarımız
ölüm ne zaman gelir bilinmez, dargın bakmasın bakışlarımız
içimizde yaşarız susmalarımızı, elbet bir gün duyulur yakarışlarımız
yüksek bir tepede,huzurlu bir ölüm bekler mi bizi de ?

derdi az,her mevsimi yaz olan anlar mı hallerimizi?
kimseler bilmez,sessiz türküler çağırır bizleri
heveslerimiz gaye-i hayaldir,insanı küstüren sivri dildir
alçak bir tepede,huzursuz bir ölüm bekler mi bizi de ?
devamını gör...
4972.
o'nunla iletişimimde aksaklıklar olunca defter dolardı küçükken. benden gittiği de yok yengeç tıkırdamaya devam ediyor. ama karalayamaz oldum.
neden olduğu üzerine de düşünücem.
devamını gör...
4973.
insan ömründe sayılamayacak kadar çok şey oldu bittiye geliyor. bakıyorsun kapıda, bakıyorsun kuyudasın, bakıyorsun ellerinde kanlar, bakıyorsun yüreğinde don var. sineye çektiklerin kaybolmuş gitmiş, bir söylediğin dağ on üç vermiş ellerine. hangi kül senin, hangi çöl evin? bilmiyorsun. bilme zaten, bildin mi bittin sayarlar. inat et! kapılara buğday başakları as, kuyulara asmalar dik.. ellerini toprağa sür ve yüreğini bir battaniye altında ısıt, sineye çektiklerini özgür bırak, dağların önünden çekil. külleri beyaza eviniyse ala bula bir renge boya.

aynalara iyi bak, kendini bilene söylenen dokunmaz.
devamını gör...
4974.
bir kaç saatlik teyzeyim sözlük, heyecandan ve mutluluktan uyuyamadım.
devamını gör...
4975.
bugün 29 yaşıma girdim.

20. yaş günümü çok anımsıyorum üniversitede arkadaşlarım kutlarken "20'li yaşların ilk doğumgünü. ilk kez mumun başına 2 konuldu." demiştim. bu da 20'lerin sonuncusuydu. vay be...
devamını gör...
4976.
az önce instada orayı burayı kurcalıyordum. önüme bi hesap düştü. baktım. fotoğraflar güzel. manzaralar güzel. yazılardan çok bir şey anlamadım çünkü sanırım hatun yurtdışında yaşıyor o sebeple hepsi ingizlice ama emejiler güzel. biraz aşağılara indim. arkadaş aşık. seviyor. seviliyor. elemana türkçe beş sözcük öğretmiş. aşkım, bebeğim, bitanem falan fistan. güzel. allah artırsın.
bu öylesine baktığım sayfa beni derde soktu. son zamanlarda çok sık geliyordu bu. kitaba, filme veriyordum kendimi. ama bugün o kadar yalnız ve sessiz geçti ki (koltuktan, battaniyenin altından çıkmadım ve kimseyle konuşmadım.) hepten darlandım.
ulan dedim. beni neden sevmediniz ulan? ben çok güzel seviyorum. severim yani. ben neden sevilmedim peki? şöyle öylesine, sıradan, içten, gerçek bir sevgiyi yaşamayacak kadar kötü müyüm ben?
ben sevilmeyi hak etmedim mi diye ağladım az önce.
sonra açtım kitap okudum yine napim. ben en iyi kitap okurum.
devamını gör...
4977.


bu şarkıyı biliyordum ama bugün hiç alakasız ilk defa listede çıktı. dinlerken, duyarken biraz daha kulak kesildim. tam o anda anladım işte…

bazen oluyor. olmayacak olan oluyor, olmaması gereken oluyor. oluyor ki olmaması gereken olmasın diye oluyor belki kim bilir.

beş sn içinde her şey değişiyor. bunu milyon kez deneyimledim. bugün milyon bir oldu.

olsun. daha ölmedik yaaa.
devamını gör...
4978.
mevsim sonbahar çalıyor arkada, bense pencerenin tam yanına oturdum. bakıyorum öylece gökyüzüne. elimde mis gibi bir bardak kahve, odada buram buram onun kokusu. bir virajda olduğumu bilmenin duygusallığı var üstümde.
neden bu kadar romantik bakarım her şeye? sıradan vedalar ve daha sıradan yeni başlangıçlar hep büyük etkiler yaratır duygu dünyamda. yine aynısı oldu bu sabah. hastane dönüşünde yürürken gördüm bir ilkokulu. rüzgar kısacık saçlarımı birbirine katıyordu, elimle tutması kısa olduğu için daha zordu. o anda okul bahçesindeki küçük çocukları gördüm. özellikle bir tanesi dikkatimi çekti, kalede duran bir çocuk. kilosu diğerlerine göre daha fazlaydı, tatlı şişman bacaklarıyla zıplarken arkadaşıyla konuşuyordu. orada gördüğüm şey bana çocukluğumu hatırlattı. aynada büyük bir kusur olarak gördüğüm şişman bedenim meğer ne tatlı duruyormuş! bir çocuk nasıl tatlı durmaz ki zaten?
çok mu kızdım acaba bazı şeylere bugüne kadar? bu kızgınlığım yanlış insanlara bel bağlamama mı sebep oldu? insanlar hep birer hayal kırıklığıydı benim için, doğru. ama en azından aile affedilmeye değmez miydi?
biliyor musun sevgili karalama defteri, sanırım bugün sonunda affettim. çok ani bir gündü ve aslında her şey olması gerektiği gibiydi.
devamını gör...
4979.
baktıkça gülerim diye bugünden bal gibi bir anı;
5 yaşındaki öğrencimle sohbet ediyorduk ve evde çay ve kahve içtiğini söyledi.
ben: hangisini daha çok seviyorsun peki?
görkem: seni…
çocuklara aşığım daha nasıl güldürüp mutlu edebilirdi ki bayılıcamm
devamını gör...
4980.
bazen kendimizi kandırdıklarımız nasıl da bir tokat olup parçalıyor suratımızı değil mi. öyle. bazen geçer sandıklarımızı aslında sandıklarımızda saklıyor oluşumuz özenle hazırlanmış gibi belirir zihnimizde.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim