normal sözlük yazarlarının karalama defteri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
başlık "makedonyalı" tarafından 08.11.2020 16:43 tarihinde açılmıştır.
4161.
benim hiç karalama defterim olmadı sözlük..
buraya da birşeyler yazmak gelmiyor içimden. neden diye soracak olursan, buraya yazanlar çok mutsuz lan. şuan da bulunduğum enerji ve mutluluk ile nispet yapar gibi şey şaaapmim.
buraya da birşeyler yazmak gelmiyor içimden. neden diye soracak olursan, buraya yazanlar çok mutsuz lan. şuan da bulunduğum enerji ve mutluluk ile nispet yapar gibi şey şaaapmim.
devamını gör...
4162.
yazarak hatırlamalı. insan her şeyi unutmak için çabalıyor istemese dahi unutuyor. ya da unuttuğuna inanıyor. bir yanı isterken unutmayı bir yanı hayır izi kalmalı diye bakıyor. hangi taraf kazanıyor ya da kazandığını sanıyor hiç öğrenemedim çünkü bitmedi. devam ediyor.
devamını gör...
4163.
çok duygusalım şu an.
galerimdeki eski fotoğraflara baktım, biriktirdiğim anılara. ne güzelmişiz öyle, ne güzel şeyler yapmışım. büyümüşüm, güzel yerler görmüşüm. bu harika bir şey. aynı anda bir çok duyguyu yaşıyorum. sonra geldim eski tanımlarımı okudum. böylece galerimdeki fiziksel görünüşümden gelerek buradaki ruhsal görünüşüm arasında köprü kurdum. hislerim ne kadar farklı farklıymış. ne çok şey dinlemiş, izlemişim.
arada yapmak gerek, tatlı oluyormuş.
galerimdeki eski fotoğraflara baktım, biriktirdiğim anılara. ne güzelmişiz öyle, ne güzel şeyler yapmışım. büyümüşüm, güzel yerler görmüşüm. bu harika bir şey. aynı anda bir çok duyguyu yaşıyorum. sonra geldim eski tanımlarımı okudum. böylece galerimdeki fiziksel görünüşümden gelerek buradaki ruhsal görünüşüm arasında köprü kurdum. hislerim ne kadar farklı farklıymış. ne çok şey dinlemiş, izlemişim.
arada yapmak gerek, tatlı oluyormuş.
devamını gör...
4164.
bu gün de bitti cancağızım, yarın yeni şeyler söylemek lazım
devamını gör...
4165.
bugün de bitmesi gerekenleri bitirdin çünkü bu vazgeçiş artık kendin için değil rabbinin rızası için.
devamını gör...
4166.
koştum koştum koştum bakkal amca bakkal amca bir çikolata bir pergel bir silgi dedim godoş bakkal vermedi.. ama zaten afyon'da koşmuştum bakkalın öyle olması normaldi.
devamını gör...
4167.
skandal
gerginlik artıyor, bildiğin gibi değil.
skandallar patlıyor ardı ardına.
geceler, tuhaf tesadüflere gebe.
gündüzlerden kalma histerik bir öfke.
nasıl bir teslimiyet bu yalnızlığa,
yalınayak koşarken ecele?
güzel yarınların doğum sancıları ile,
bugünler çekilmiyor.
kimseden emin değilim, kendimden bile.
biraz bekle dedim kendime.
bekle ki yorulma, inzivana çekil.
derken, aradan seneler geçti.
küllerimden doğamadım.
gerginlik artıyor, bildiğin gibi değil.
skandallar patlıyor ardı ardına.
geceler, tuhaf tesadüflere gebe.
gündüzlerden kalma histerik bir öfke.
nasıl bir teslimiyet bu yalnızlığa,
yalınayak koşarken ecele?
güzel yarınların doğum sancıları ile,
bugünler çekilmiyor.
kimseden emin değilim, kendimden bile.
biraz bekle dedim kendime.
bekle ki yorulma, inzivana çekil.
derken, aradan seneler geçti.
küllerimden doğamadım.
devamını gör...
4168.
çocukken bir gün babam bana "oğlum kalk bana yarım bardak su getir" dedi. ben de "bardağın üst yarısını mı doldurayım alt yarısını mı" diye sormuş bulundum.
oturduğu ceviz koltuğu kafama atıp, "diklemesine yarım koy eşşoğlubeşgulak" dedi.
kafam kanayarak mutfağa gittim. diklemesine yarım bardak su koymayı bilmediğim için bardağın üst tarafını doldurdum. suyun alt taraftan üst tarafa geçmesi için geçen zamanın daha uzun olduğunu düşünecek olursanız babasının susuzluğunun bir an önce geçmesini dileyen fedakar bir çocuk olduğumu takdir edersiniz.
fakat diklemesine yarım bardak su olayı da kafamı meşgul ediyordu. o zaman internet nerede. kötü bir şehir kütüphanesinden başka bir şey yok.
ama yılmadım, aradım, taradım ve musa peygamberle tanıştım. kendisi koca bir denizi yarmıştı. vardı bir ilmi elbette. tevratı, talmutu falan karıştırdım. şehirdeki tek sinagogun yaşlı hahamıyla konuştum ve bir gün gururla babamın yanına vardım.
"o koltukla kafasını yardığın masum ve gururlu çocuk var ya, onun azminin elinden hiçbir şey kurtulmaz" deyip elimdeki bardağı uzattım. bardağın sol ve sağ dörtte birleri suyla dolu olup ortası bomboştu. bardağa baktı baktı. sonra öbür koltuğu da kafama vurup "sana böyle mi dedim" dedi. "şimdi hangi tarafı içeceğim ben. bardağın mesela sadece sağ yarısı dolu olacaktı"
"bu musa bey stili. ondan anca bu kadar öğrenebildim" diyemedim.
başım kanaya kanaya gittim. ömrümün geri kalan kısmı denizin sadece bir tarafını kurutan peygamber aramakla geçti
oturduğu ceviz koltuğu kafama atıp, "diklemesine yarım koy eşşoğlubeşgulak" dedi.
kafam kanayarak mutfağa gittim. diklemesine yarım bardak su koymayı bilmediğim için bardağın üst tarafını doldurdum. suyun alt taraftan üst tarafa geçmesi için geçen zamanın daha uzun olduğunu düşünecek olursanız babasının susuzluğunun bir an önce geçmesini dileyen fedakar bir çocuk olduğumu takdir edersiniz.
fakat diklemesine yarım bardak su olayı da kafamı meşgul ediyordu. o zaman internet nerede. kötü bir şehir kütüphanesinden başka bir şey yok.
ama yılmadım, aradım, taradım ve musa peygamberle tanıştım. kendisi koca bir denizi yarmıştı. vardı bir ilmi elbette. tevratı, talmutu falan karıştırdım. şehirdeki tek sinagogun yaşlı hahamıyla konuştum ve bir gün gururla babamın yanına vardım.
"o koltukla kafasını yardığın masum ve gururlu çocuk var ya, onun azminin elinden hiçbir şey kurtulmaz" deyip elimdeki bardağı uzattım. bardağın sol ve sağ dörtte birleri suyla dolu olup ortası bomboştu. bardağa baktı baktı. sonra öbür koltuğu da kafama vurup "sana böyle mi dedim" dedi. "şimdi hangi tarafı içeceğim ben. bardağın mesela sadece sağ yarısı dolu olacaktı"
"bu musa bey stili. ondan anca bu kadar öğrenebildim" diyemedim.
başım kanaya kanaya gittim. ömrümün geri kalan kısmı denizin sadece bir tarafını kurutan peygamber aramakla geçti
devamını gör...
4169.
manevi olarak zirvede olduğum dönemde maddi açıdan acınacak haldeydim.
sonra manevi dünyamın huzur kaynağı olan şeyi maddi durumumu düşünüp terk ettim. onun üzüntüsü bitmeden sağlığımı kaybettim. her şey daha ne kadar kötü olabilir derken daha da sıçtım.
sonra kendimi işe verdim. hayatımın merkezine parayı koydum. maddi açıdan baya bir toparlandım. ev, araba vs. allah'a şükür tabi.
fakat ne yaparsam yapayım onun yerini tutmuyor. boşa kürek çekmişim gibi geliyor. onun üzüntüsü olmasa bugünlere gelemezdim belki de.
imtihan dünyası dünyası olmasına da güzel rabbim niye bir şey verene kadar adamın hayatını s... ? bu konuda kendisine büyük kırgınlığım var.
sonra manevi dünyamın huzur kaynağı olan şeyi maddi durumumu düşünüp terk ettim. onun üzüntüsü bitmeden sağlığımı kaybettim. her şey daha ne kadar kötü olabilir derken daha da sıçtım.
sonra kendimi işe verdim. hayatımın merkezine parayı koydum. maddi açıdan baya bir toparlandım. ev, araba vs. allah'a şükür tabi.
fakat ne yaparsam yapayım onun yerini tutmuyor. boşa kürek çekmişim gibi geliyor. onun üzüntüsü olmasa bugünlere gelemezdim belki de.
imtihan dünyası dünyası olmasına da güzel rabbim niye bir şey verene kadar adamın hayatını s... ? bu konuda kendisine büyük kırgınlığım var.
devamını gör...
4170.
bakın ben normalde küfüre karşıyım.
hayatımda belki 10 kere küfür etmemiş insanım.35 yaşındayım düşünün yani.
işten ayrılalı 2 gün oldu. evdeyim rahatım yerinde, yüzde yüz pamuk pijamalarım üstümde, şipidik terliğim ayağımda.
eski patronum aklıma gelince, kahvedeki kazım amca misali,otomatik küfür ediyorum. hani böyle koymalı moymalı.
sen ne yaptın lan bana? sabrımı nasıl bu kadar bitirdin, sabrım bitmiş haberim yok. nasıl beni bu hale getirdiniz? kazım amcaya gel sana yeni küfürler öğreteyim diyesim geliyor.
şimdi bu adamı horospu çocuğu demeden, orul orul demeden adını söyleyemiyorum geçmişini...
o değil de hakikaten orul orul mezevenk, olamayan boyuna koduğumun mibnesi.
beni şu hale getirmenin ödülünü, sana monte etmek lazım.
küfür etmenin rahatlatıcı etkisine şahit oldunuz. teşekkürler.
hayatımda belki 10 kere küfür etmemiş insanım.35 yaşındayım düşünün yani.
işten ayrılalı 2 gün oldu. evdeyim rahatım yerinde, yüzde yüz pamuk pijamalarım üstümde, şipidik terliğim ayağımda.
eski patronum aklıma gelince, kahvedeki kazım amca misali,otomatik küfür ediyorum. hani böyle koymalı moymalı.
sen ne yaptın lan bana? sabrımı nasıl bu kadar bitirdin, sabrım bitmiş haberim yok. nasıl beni bu hale getirdiniz? kazım amcaya gel sana yeni küfürler öğreteyim diyesim geliyor.
şimdi bu adamı horospu çocuğu demeden, orul orul demeden adını söyleyemiyorum geçmişini...
o değil de hakikaten orul orul mezevenk, olamayan boyuna koduğumun mibnesi.
beni şu hale getirmenin ödülünü, sana monte etmek lazım.
küfür etmenin rahatlatıcı etkisine şahit oldunuz. teşekkürler.
devamını gör...
4171.
gamsız, mutlu, keyfekeder bi tip gibi durup kendi kendime kurdeşen döküyorum, bravo bana.
devamını gör...
4172.
defteri karalamak için gerçek bir sözcüğü olmayanların muazzam başlığı.
devamını gör...
4173.
yaşlı ve yorgun hissediyorum. hayatımın genelinde davrandığım gibi bu dönem de yine kuyruğu dik tutmaya çalışarak geçiyor. umarım az kalmıştır hayırlısını dilemekle birlikte artık rahatlamayı da diliyorum.
devamını gör...
4174.
sataş biraz... kendini bulmak için kendin sandığın o kişiden çık...
devamını gör...
4175.
geçip git öylece yanımdan görmesin gözlerim silüetini. hissetmeyeyim varlığını sana dair hiç bir his uğramasın bana. uzak olalım birbirimizden canımı yakıyorsun sadece orda olduğunu bilmek bile canımı yakıyor sana dair bir umut yaşasın istemiyorum. sevmeden bunları hissetmiş olmak ağır geliyor. bu sefer başardım ama bu sefer az kişiyle hislerimi ve hüznümü paylaşmamayı başardım öğreniyorum hayatı alışıyorum yaşamak için şart olan kurallara alışıyorum sessizliğe bilinmezliğe , içimde yaşamaya alışıyorum . kendime saklamayı öğrendim eskiden birbirleri okusun yorum yapsın isterdim yazdıklarıma şimdiyse sadece kendim için yazıyorum kimsenin düşüncesi yorumu ile ilgilenmiyorum . okumasınlar duymasınlar içimdeki sesi bana kalsın bu ses bana kadar çıksın sesim kâfi. benim kızım benim dünyamda geçmişinde geleceğinde kendisiyle savaşı kendini çözmek tek derdi tek bilmecesi kendisi bir başka bilmeceye ayıracak vakti ve enerjisi yok .
devamını gör...
4176.
etrafımdaki hemen hemen herkes iphone kullanıyor. hatta galiba hepimizin etrafındaki hemen hemen herkes iphone kullanıcısı. bu telefonun popüler birkaç zil sesi var. ya öyle çalıyor senin ya da arkadaşının, sevgilinin telefonu ya öbür türlü. 4-5 seçenekten fazlası değil. kalabalık bir ortamda bir iphone çaldı mı herkes önce bi kendi telefonunu boşuna yoklamıyor.
ee senem? di mi, evet, eee. şimdi anlatamayacağım, ben anlatmadığımda da tahminle ulaşamayacağınız bir yaşanmışlıktan, o yaşanmışlığın sebebiyet verdiği bir travmadan ötürü iphone olmayan bir telefonun yine sıklıkla kullanılan, popüler bir melodisinden aşırı bir şekilde tetikleniyorum. tamam biliyorum her şeye travma dememek gerek. travma öyle basit bir şey mi? değil. ama benim tetiklenişim de hiç öyle basit bir şekilde vuku bulmuyor. aradan bunca zaman geçti hala travmanın sebebiyle kurduğum tek somut bağ olan bu sesten nabzım yükseliyor, modum o an ne yapmakta olursam olayım major bir şekilde değişiyor.
neyse, az önce yine pek az işittiğim bu melodinin etki/çekim alanına girmiş bulundum. her denk gelişimde hissettiğim şeyi de (şeyi tarif etmiş olmasam da bu anlatıda, hissediyor olduğumu ifade ettim en azından) not düşmek istedim buraya. neden? çünkü alıcısı buralarda bir yerlerde hala sanırım. ne yapacak bu bilgiyle? hiçbir şey. ama iyi ki telefonunu değiştirmişsin diye mesaj atamayacağıma göre yapabileceğim en iyi şey buydu. umarım melodin iphone'un sık kullanılan melodilerinden biridir diyerek de bitireyim madem.
ben iyi biriyim. başkaları için iyi şeyler dileyecek biri.
ee senem? di mi, evet, eee. şimdi anlatamayacağım, ben anlatmadığımda da tahminle ulaşamayacağınız bir yaşanmışlıktan, o yaşanmışlığın sebebiyet verdiği bir travmadan ötürü iphone olmayan bir telefonun yine sıklıkla kullanılan, popüler bir melodisinden aşırı bir şekilde tetikleniyorum. tamam biliyorum her şeye travma dememek gerek. travma öyle basit bir şey mi? değil. ama benim tetiklenişim de hiç öyle basit bir şekilde vuku bulmuyor. aradan bunca zaman geçti hala travmanın sebebiyle kurduğum tek somut bağ olan bu sesten nabzım yükseliyor, modum o an ne yapmakta olursam olayım major bir şekilde değişiyor.
neyse, az önce yine pek az işittiğim bu melodinin etki/çekim alanına girmiş bulundum. her denk gelişimde hissettiğim şeyi de (şeyi tarif etmiş olmasam da bu anlatıda, hissediyor olduğumu ifade ettim en azından) not düşmek istedim buraya. neden? çünkü alıcısı buralarda bir yerlerde hala sanırım. ne yapacak bu bilgiyle? hiçbir şey. ama iyi ki telefonunu değiştirmişsin diye mesaj atamayacağıma göre yapabileceğim en iyi şey buydu. umarım melodin iphone'un sık kullanılan melodilerinden biridir diyerek de bitireyim madem.
ben iyi biriyim. başkaları için iyi şeyler dileyecek biri.
devamını gör...
4177.
iyi ve huzurlu hissettiren mutlu olduğum anlardan tedirgin oluyorum. devamı gelecekse ona göre kendimi rahat bırakacak ona göre heveslenecek ona göre hayal kurup hareket edeceğim. ama bu bilinmezle "tamam, sakin ol ve tadını çıkar " ya da "kendini salma, kötü hissedeceksin" arasında dolanıp duruyor hissediyorum. süresiz mutsuzluğun sonunda daha mutsuz olmak zor gelmiyor veya ya mutlu olursam kaygısı olmuyor ancak mutlu olunca neden daha çok heveslenmekten mutlu olmaktan çekiniyor veya mutsuzluğa geri dönme kaygısı yaşıyoruz. mutluluk neden bir kelebek ömrü gibiyken, mutsuzluk sürekli kozasını inşa eden bir tırtıl?
devamını gör...
4178.
bir dönem çoğu kişinin ağzında “ bizim sınıf hababam sınıfı gibiydi yeaa. çok güzel ortamımız vardı” geyiği yağıyordu.
şimdilerde de “bizim arkadaş grubumuzun sohbeti çok iyi. sohbetin videolarını çekip youtube falan atacağız” geyiği başladı. ulan şu hayatta kimse ayranım ekşi demiyor. işte bunlar hep yalan söyleyeni öpmedikleri için.
şimdilerde de “bizim arkadaş grubumuzun sohbeti çok iyi. sohbetin videolarını çekip youtube falan atacağız” geyiği başladı. ulan şu hayatta kimse ayranım ekşi demiyor. işte bunlar hep yalan söyleyeni öpmedikleri için.
devamını gör...
4179.
kayboluyor yıllar, kâr kalıyor yaşadıklarımız. birkaç zamandır umut belirdi, umudun rengi gök mavisi. gördüklerimden eminim, yaftaladığım sadece kendimdi. birkaç bira eşliğinde yapılan dost sohbetleri, şimdi nerede? kim kaldı geride, gün sonunda yapayalnız. gün sonunda en gamlı ben.
bir bilsen ki hayat çok ihtimale gebe. bir bilsen ki gönül, takık kırıldığı yerde.
aslan payını kaptılar, iki yüzlü münafıklar.
helâk garantili yol sapakları, çapak dolu göz kapakları. nitekim yıprandık, ne demeli bilmem...
bir bilsen ki hayat çok ihtimale gebe. bir bilsen ki gönül, takık kırıldığı yerde.
aslan payını kaptılar, iki yüzlü münafıklar.
helâk garantili yol sapakları, çapak dolu göz kapakları. nitekim yıprandık, ne demeli bilmem...
devamını gör...
4180.
bu gece yeni evimin tavanını izleyerek uyumaya çalıştığım ilk gecem. veda ettim evime, en çok da anılarıma. canımı yakan, göz yaşlarımı akıtan, her köşesinde onun izi olan evimden de ayrıldım artık. ona dair bütün izler siliniyor hayatımdan. kalbimden zihnimden bütün yaşananları, acıları silmek de bu kadar kolay olsa keşke. yepyeni bi başlangıç işte. 2023 e o evde girmiştim, onunla girmiştim. hep öyle geçecek yıllarımız sanmıştım. o kadar b*ktan bi yıl geçirdim ki on yaş aldım. nasıl girersen öyle geçer safsatasına içten içe tutunurdum hep ama polyonacılık da bi yere kadarmış işte. hayatımdan bi yılı silmek istesem bu yıl olurdu. beni her şeyle tek başıma savaşmak zorunda bırakan seni hiçbir zaman affetmeyeceğim..
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar
karalama
2