1401.
üzersen üzülür , kırarsan kırdığın yerden çıt diye ya da duruma göre ''çat'' diye kırılırsın.
böyleyken böyle , kimse için değişmez bu. konuşurken 2 kez düşünüyorsan , davranışlarında 1000 kez düşüneceksin ki sonradan yanıp tutuşma ihtimalini hesaplayasın , ha şuursuzlukta inat ediyorsan e onun da cezasını farklı şekillerde ödersin zaten , son tahlilde iyi ya da kötü ,sonucunu yaşarsın.
devamını gör...
1402.
zaman geriye aksın!*

yazmam için kabataslak kendimden bahsetmem lazım.*annem çok baskın bir karakter ve bu zamana kadar hep onun istediği düzeyde ilerlemiş biriyim.diğer kardeşlere gelince bir laf yok*,en azından bir zorlama yok diyeyim.bana gelince tahammül edilemiyor.lise sonrasında gitmek istemediğim yer için ne kadar ağladığımı ben biliyorum.neyse efendim,bu kardeşler arası kıyas yapmaya devam ederken bir aydınlanma yaşayıp ayaklanma yaptım.bir isyan bir isyan*.en son şunu dediğimi hatırlıyorum."bu zamana kadar senin istediklerin oldu,bir kere de kendi istediğimi yapacağım."*annem bundan sonra bir duruldu.bugün çocuk gelişimi kursundan gelince,ben yine bir atak bekledim laf etsin falan ama o gayet kabullenmiş bir şekilde yumuşaktı.belki de artık vazgeçti ya da uygun zamanı kolluyor bilmiyorum*.

bugünkü dersten öğrendiğim de; çocukluğumun içinden geçmişler be!yoksa bende ne cevherler var.ismek'e adıyorum kendimi cumartesi günü yeni bir kursa daha başlıyorum.sonraaa radyoculuk(kesin doğru değildir) da mı denesem? buradaki radyoya renk kararım*.neyse sertifikamı alır ya başvuru yaparım ya da teklif beklerim.
devamını gör...
1403.
dibe mi batıyoruz, yukarı mı çıkıyoruz belli değil.
devamını gör...
1404.
bitti bugün de... biliyordum bazı şeyleri, özeldi bugün aslında. ama korktum her zamanki gibi, cesaret etmekten korktum, duymak istemeyeceğim gerçeklerden korktum. gerçekler neydi? gerçekler teröristti.
devamını gör...
1405.
istediğim her şeyi yine yazamadığım başlıktır.
devamını gör...
1406.
istemediğim bir şeyi yazmıyorum zaten, benim için işlevsiz bir başlık.
devamını gör...
1407.
tengri teg tengride bolmış türük bilge kagan.
devamını gör...
1408.
yansın yeter deyip bir buçukluk çakmağı verdiğinde gazetelerde yazana göre dört kişi ölmüştü. sebebi çakmak taşının sıkışmasıymış. devlet erkanı gelip baş sağlığı dilemiş.

her gün kültür merkezinin önünde buluştuğumuz insanlar, her gün vakitlerinin boşa geçtiğini düşünerek vicdan azabı çekiyormuş. bir tanesi veda mektubunda belirtmiş, bir tanesi intihar mektubunda, bir tanesi belirtmemiş ama öyle davranıyormuş. bu çirkin eylemleri tetikleyen kişi karakola alınmış. onların sadece ölesi varmış şeklinde bir savunma yapmış. sonrasında serbest bırakılmış.

salıncağı bir tur çevirip yükseltip sallanan çocuk, birdenbire salıncak en tepe noktadayken atlamaya karar vermiş. tanıklar hiçbir etken olmadığını, tamamen birdenbire gerçekleşen bir eylem olduğunu, çocuğun babası çocuktan iki yüz metre ilerideyken hiçbir suçunun olamayacağını belirtmiş mahkemede. tüm park yerli yerindeymiş üstelik. hiperaktivite yazılmış çocuğun ölüm sebebine.

yerde yarı çıplak uzanan adama yaklaştığımızda öldüğünü düşünmüştük. çok yaklaşamamıştık, köpeğimiz bizimleydi çünkü. polisi çağırdığımızda adam canı sıkıldığı için kaldırımda yatmayı tercih ettiğini söyledi. bizi de azarlamış neden polisi çağırdığınız diye. biz bu azarını okuduğumuzda gazetenin üçüncü sayfasında, gece yarısı sokakta yarı çıplak vaziyette yatan şahsın yüz metre ileride kafasına sıktığını okumuştuk. cebinden çıkan mektupta bize olan sitemini görmek şaşırtıcıydı. bizim için hayli yorucu bir geceydi.
devamını gör...
1409.
karalama defterinde karalar bağladım.

karalama defteri benim için karanlık. çok yazmak isteyip hiç birşey yazamadığım bir başlık bu.

resmen ateş etmeye gelip yazılanları okuyarak sessizce çıkıyorum.
devamını gör...
1410.
kafam karmakarışık, hayatımı yönetmeye çalışıyorum yönetemiyorum. bu benim beceriksizliğim mi? yoksa hayatın beceriksizliği mi?
devamını gör...
1411.
yalnızların sesi duyulmaz

insanı umutlar boğar, açık havada
insanı ailesi terk eder, ulu orta, kalabalıkta
insanı tüketen imkansızlıklar değil
insanı tüketen kolayca kurulan hayallerdir
ve yalnızlık, ailende başlar en çokta
ve ailen, ihanet içinde bulunur bir çocuğa
ve çocuk, o zaman başlar haykırmaya
ve haykırışlar, o zaman sessizleşir
ve sessizlik, seni ele geçirip boğar
onca umut hayatına bir ışık değil
sadece bir anlık inanç getirir
inanç seni en derin mahzenlere çeker
işte o zaman, yalnızların sesi duyulmaz
işte o zaman, ihanet kaldırır seni ayağa
bazen intikam hayat verir ölümün kucağında
bazen ise acıların dostluğunu kavrarsın
işte o zaman hayat birini daha kötü yapar
ama suçlu hiç bir zaman kötüler değildir
suçlu her zaman terk edip gidendir…

bir şeyler karala
devamını gör...
1412.
bence herkes edinmeli. içinizde tutmayın yazıverin gitsin.
devamını gör...
1413.
sabah sabah canım sıkılmışdır ve herkese sırtımı dömmüşümdür.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
1414.
ıyi geliyor insana tanımadığı biriyle konuşmak demişim sana, nerden bilirdim günün birinde senin benim her şeyim benim ise senin hiçbir şeyin olmayacağını.
devamını gör...
1415.
bakıyorum ama görmüyorum.
sormuyorum çünkü biliyorum. hiçbir şey bilmediğimi biliyorum.
duymuyorum zaten dinledim. ve anlamak istemediğim gerçeklerle yüzleştim.
fark etmiyor çünkü önemli olan o değil. bilincim kabul etmiyor.
zannettiğim şeylerle gerçekte olanlar arasındaki fark açıldıkça gerçek dünyaya s/açılma ve saçılanı toplamak daha zahmetli bir hal alıyor. doğaüstü ve gerçek bir şeylerin varlığı ilgi çekici. her şeyin mümkün olabildiği. güçlü bir inanç çok tesirli. zaman daralıyor. tik tak tik tak. labirentin de bir amacı var. kaybolmak.
devamını gör...
1416.
genç bir çocuk karşı kaldırımdaki arkadaşının yanına gitmek için karşıdan karşıya geçerken birden yaya kırmızı ışığında yola atlamış. cebinde evinin anahtarı bulunmuş, elindeki poşetin içinde de staj dosyası varmış. çarpan tırcı suçlu bulunmamış. ölen şahıs ise, karşı kaldırımda bekleyen arkadaşının belirttiğine göre renk körüymüş.

köşeli sokağın sonundaki samimiyetten yoksun barda, ısrarla akli melekelerinin yerinde olmadığını iddia eden bir adamla tanışmıştık. gece boyunca eski eşlerini kaç kere aldattığını anlatan adam sabaha karşı yanımızdan ayrıldı. eve gittiğimizde televizyonda eski eşi tarafından köşeli sokak civarında göğsüne beş el ateş edilmiş bir adamın haberi vardı. bir anlığına acaba diye düşündük, sonra umursamadık.

bakırköy'de düşünen adam heykelinin önünde hararetli bir şekilde tartışan çifti gören orta yaşlardaki bir adam koşarak erkek olanın üstüne atlamış. kafasını heykelin zeminine çarpan erkek olan, adamın sert darbelerinin de etkisiyle birkaç dakika içinde ölmüş. saldıran adam gözleri dönmüş bir halde erkek olanın üstüne doğru koşarken heykelin çaprazındaki bodur ağaçların arkasında olan film setini görmemiş.

ankara'da bir devlet dairesinde canı çok sıkılan bir memur, yan masadaki arkadaşına kalem fırlatmış. fırlattığı kalem arkadaşının sol gözüne saplanınca kendini gülmekten de alıkoyamamış. sol gözünü kaybeden arkadaşı devlet dairesindeki engelli kontenjanı da dolu olduğu için memuriyetten atılmış. canı çok sıkıldığı için kalem fırlatan adamın, bu, ikinci vukuatıymış.
devamını gör...
1417.
dün eve gelir gelmez uyudum.. hesapladım 12 saat uyumuşum ama zihnim rahatlasın bazı şeyler geçsin vücudum dinlensin istemiştim tam tersi oldu vücudum sanki hiç uyumamış gibi yorgundu adeta yatakta dövmüşler gibi. zihnim bulanık yorgun olduğumda hep uyumak istedim geçsin istedim sorumluluklarımdan kurtulmak insanlara tahammül etmek zorunda kalmamak istedim ama 12 saatlik zaman dilimi 12 saat kaçabiliyorum maksimum hayatımdan düzenimden. yoruyor bazen hayat aman be hypnoscum ne taktın kafaya sal biraz desem de kendime bazen çok bunalıyorum o kadar bunalıyorum ki en küçük şeyler bile dağ olup da kalbime oturuyor. insanlar değişmiyor maalesef o salak insanlar hep etrafımızda oluyor, insanlara tıklamamak önüme bakmam içinde sanki biraz daha zaman biraz daha yaş almam gerekiyor.
devamını gör...
1418.
ben insanlara aptal olmadığımı anlatamıyorum. gazeteye ilan mı vermeliyim? her yerde edebiyatı patlattılan "nezaket eziklik değildir" fikrinin gerçek hayatta neden ırzına geçiyorsunuz?
ben sürekli tetikte olmaktan kendimi korumaktan yoruldum, siz insanları kullanmayı kâr saymaktan yorulmadınız.
devamını gör...
1419.
bunalıyorum tayfun.
devamını gör...
1420.
otobüsten indi, garaja yürüdü...
bugün hep, o garajla market arası yolda yürür buldu kendini. hatta bir ara o yolda, öylece, kaldırımda otururken hayal etti kendini..

anlaşılan yalnız değildi bu hayali yaşamada... otobüsten indiği an karşısında buldu onu. kaldırıma oturmuş, öylece duruyordu. üzgün.. .
yeniden otobüse yönelecek oldu. fakat kımıldamadı. kararlılıkla karşıdan karşıya geçti. ilk kez cadde boştu, beklemesine gerek kalmadı.
kaldırımdaki şaşkın, titreyen gözlerle baktı.
anlaşılan o da kıpırdamıyordu. geçip yanına oturdu.

hiç konuşmadılar bir süre.
uzunca bir süre...
zaten gün dönmekteydi,
şimdiyse akşam olmuştu çoktan. hiç konuşmadılar. beriki tezcanlıydı, duramazdı öyle namütenahi... fakat susuyordu. tabakasını çıkardı. kaç saattir yanındayım yine içmedim görüyor musun?.. sigara içtiğimi unutmuşum. yine ve yine senin yanında...görüyor musun?.....
ne gözlerine baktı, ne bir cevap verdi diğeri... anlaşılan konuşmak için yuttuğu dilinin boğazından dönmesini bekliyordu. ses etmedi beriki, tabakayı yerine koydu, oturdu yeniden.
bir heyecan vardı her yanında. yeniden ve yeniden.
hisler aynı hislerdi işte. nasıl hissedip gelmişti onca yolu yalnız başına?.. hissetmişti basbayağı... hisler aynı hisler işte dedi ve tuttu elinden... . sesini bile çıkarmadı diğeri. elleri buz gibiydi.
hasta olacaksın, dedi. yine seslenmedi diğeri. ayağa kalktı, onu da tuttu kolundan kaldırdı ayağa. sarıldı mı? otobüse mi bindiler? sonrasını gören olmadı. o saatten sonra onları o kaldırımda gören olmadı.
o saatten sonra onları bir daha gören olmadı..
.
ve perdeyi kapattı beriki ışığı söndürüp içeri düştü.
bir sigara daha yaktı...
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim