normal sözlük yazarlarının karalama defteri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
başlık "makedonyalı" tarafından 08.11.2020 16:43 tarihinde açılmıştır.
5261.
kendini geliştirmiş, daha az geliştirmiş, ama sonuç itibariyle kim ve ne olurlarsa olsunlar, "kendi düşünceme göre" allah'ın aciz ve garip kulları karşısında kendimi keyifsiz, güçsüz, zayıf, huzursuz hissediyorum.
utangaçlık, sıkılganlık, kendine güvensizlik.. var işte öyle bir şeyler. ister yakın ister uzak, tanıdık veya yabancı... kaçmak için fırsat kollarım. yolda birine denk gelsem nereden çıktı bu şimdi deyip huzursuz olurum.
iletişim gerektiren her şey bir sıkıntı ve huzursuzluk sebebi ruhumda. asla rahat değilim insanların arasında.
hınca hınç dolu ve uğultulu bir alışveriş merkezinde bazı insanların hissedebilecekleri huzursuzluğa benziyor. çıkış kapısına gidiyor ayaklarım. hep kaçmak arzusu. bir zamanlar normal görünen şeyler artık normal gibi gelmiyor.
utangaçlık, sıkılganlık, kendine güvensizlik.. var işte öyle bir şeyler. ister yakın ister uzak, tanıdık veya yabancı... kaçmak için fırsat kollarım. yolda birine denk gelsem nereden çıktı bu şimdi deyip huzursuz olurum.
iletişim gerektiren her şey bir sıkıntı ve huzursuzluk sebebi ruhumda. asla rahat değilim insanların arasında.
hınca hınç dolu ve uğultulu bir alışveriş merkezinde bazı insanların hissedebilecekleri huzursuzluğa benziyor. çıkış kapısına gidiyor ayaklarım. hep kaçmak arzusu. bir zamanlar normal görünen şeyler artık normal gibi gelmiyor.
devamını gör...
5262.
öylesine açıklamaya muhtaç olmayan bir hayat ki ve bizler öylesine sebepsiz yere doğup ölüyoruz ki, kapıldığımız bu acele etme hevesi muhakkak ki ölüme yakın bir geçmişte pişmanlıkla hatırlayacağımız yaşanmışlıklar rafında bizi bekliyor olacak.
oh be. uzun zamandır şu seviyede saçmalamıyordum.
oh be. uzun zamandır şu seviyede saçmalamıyordum.
devamını gör...
5263.
teşekkürler hayat deyip gidesim var ama içimdeki 21 gramlık mücadeleci ruh nereye ya falan dediği için takılıyorum.
bir odundan farksızım herhangi duygu durumu değişikliği yok sadece sevişirken sonunda zevk alıyorum.
bir odundan farksızım herhangi duygu durumu değişikliği yok sadece sevişirken sonunda zevk alıyorum.
devamını gör...
5264.
"erkek aldatır" demek ile "erkek şiddet uygular" demek arasında fark göremiyorum.
her ikisinde de bu türü normal davranamıyor olması meşrulaştırılıyor gibi algılıyorum.
eğer erkek bu ise neden şiddet suç ?
erkektir yapar de geç o zaman ?
onu yapamaz ise aldatmak neden meşru ?
aldatamayınca kendini şiddete mi vuruyor. ikisini de yapamazsa kanser sebebi falan mı?
her ikisinde de bu türü normal davranamıyor olması meşrulaştırılıyor gibi algılıyorum.
eğer erkek bu ise neden şiddet suç ?
erkektir yapar de geç o zaman ?
onu yapamaz ise aldatmak neden meşru ?
aldatamayınca kendini şiddete mi vuruyor. ikisini de yapamazsa kanser sebebi falan mı?
devamını gör...
5265.
yeni keşfettiğim, aslında daha önceden de gördüğüm ancak son zamanlarda daha çok dikkatimi çekmeye başlayan bir sözlük başlığı. içimi dökmeye, yazarak kendimi rahatlatmaya artık buraya gelebilirim. bundan sonra düzenli olarak uğramayı düşünüyorum.
devamını gör...
5266.
ben bugün yorgunluktan ağladım.
devamını gör...
5267.
uğruna çaba gösterdiğimiz her şey kendi ürettiğimiz şeyler ve hepsi anlamsız ama bu hayatın yaşamaya değer olmadığını göstermez, yalnızca farkındalık yaratır ve insan deneyimlemediği, maruz kalmadığı hiçbir şey hakkında fikir oluşturmaz, eğer bir aptal değilse. bu halde eleştirdiğimiz çoğu şey yaptığımız hatalar ve maruz kaldıklarımızdır.
devamını gör...
5268.
neşemi kaybetmiş hissediyorum. sebep ya da yaşanmışlıklara bakmaksızın.hani bir tabir var ya “sidik zoruyla” benim durumumun tam karşılığı. bir gün gelir düzelir, geçer gider bilmiyorum.şimdilik kalsın böyle bir gün silerim belki.
devamını gör...
5269.
eşimin birçok konuda yetenekli olmasına bayılıyorum. elinden her iş geliyor. seni çok seviyorum aşkım.
devamını gör...
5270.
2026 kpss resmen yaşamımı belirleyecek. aslında çalışırsam kazanacağımı biliyorum ama bir ihtimal daha var. kazanamamak. şahsen ilk atamada gitmek istiyorum ama diğer atamalar da var elbette. bazıları benim için iyi bile olabilir. seyahatim özellikle önemli bu noktada. yine de yaşamla ölümün belirleyicisi olacak benim için bu sınav.
ben kazanırım yaşarım nasılsa. o zamana kadar yapacağım şeyler de var. belki onlar yardımcı olur yaşamama. resmen bir sınavın sonucunda yaşamım. pamuk ipliğine bağlı durumda. bende tık yok ama.
dehblilerin büyük durumlarda sakin kalma durumu doğru sanırım. belki de umudum ya da inancım kalmadığındandır bilemedim.
ben kazanırım yaşarım nasılsa. o zamana kadar yapacağım şeyler de var. belki onlar yardımcı olur yaşamama. resmen bir sınavın sonucunda yaşamım. pamuk ipliğine bağlı durumda. bende tık yok ama.
dehblilerin büyük durumlarda sakin kalma durumu doğru sanırım. belki de umudum ya da inancım kalmadığındandır bilemedim.
devamını gör...
5271.
yeni evli sayılan şerruh, evlilik cüzdanını hala eldivenle tutuyordu; çünkü o belge bir tür ruhsatlı esaret belgesiydi ama gönüllü esaret.
kelimsi alnı ışıl ışıl parlıyordu, hem stresten hem de mutfakta yanlışlıkla patlattığı tost makinesinden.
hanımı ise evin enerjisini dengelemek adına her sabah buharlı ütüyle eşyaları değil, şerruh’un sakarlığını düzleştiriyordu.
kelimsi alnı ışıl ışıl parlıyordu, hem stresten hem de mutfakta yanlışlıkla patlattığı tost makinesinden.
hanımı ise evin enerjisini dengelemek adına her sabah buharlı ütüyle eşyaları değil, şerruh’un sakarlığını düzleştiriyordu.
devamını gör...
5272.
tam zamanlı bir ömür, bir saatlik vergiyle…
zaman satılır mı peki?
ya duygular… onların da bir etiketi var mı, mesela? zamanı sattık, duyguları sıraya aldık. demeyin… metro durağı mı? bu gönül…
zaman satılır mı peki?
ya duygular… onların da bir etiketi var mı, mesela? zamanı sattık, duyguları sıraya aldık. demeyin… metro durağı mı? bu gönül…
devamını gör...
5273.
.
devamını gör...
5274.
hayata tahammül etmeye gelmişim. halden anlamaza, boşboğaza, patavatsıza. tahammül eşiğim aşıldığından beri kağıda dökülüyorum. ilk başlarda çekingen olsam da zaman içerisinde açıldım. kalemin her oynayışında zihnim daha da berraklaştı. artık daha net görüyorum etrafımdakilerin sahte yüzlerini ve sakladıkları kötü niyetlerini. yazmazsam delirecekmişim evet ve iyi ki yazıyorum.
devamını gör...
5275.
seven ve sevilen bir kadın…
duygusal piyasanın altın bileziği, gönül borsasının hiç düşmeyen hissesi, kalp ekonomisinin en güçlü yatırım aracı.
bir kadının hem sevmesi hem sevilmesi öyle basit bir şey değildir; bu durum evrenin ayarlarıyla oynar, kelebek etkisini tetikler, hatta bazen sırf bu yüzden hava iki derece ısınır.
sevmek güzeldir elbette…
ama sevilmek?
o bambaşka bir olay. hele ki ikisi aynı anda oluyorsa, o kişi resmen duygusal süper güç kazanır. sokaktan geçerken kediler bile ablacım huzurun bize de bulaştı diye yere yatar.
seven ve sevilen kadın, sabah uyanınca aynada kendini şöyle bir süzer:
vay be, bu suratla bile biri beni seviyor. demek ki hala umut var.
sonra saçını toplarken bir gülümseme gelir yüzüne… çünkü içten içe bilir ki, bir insanın kalbine dokunmak cilt bakımından daha etkilidir; bonus olarak kırışıklıkları da geciktirir.
ama işin komik tarafı şudur:
bu kadın bazen o kadar mutlu olur ki, mutluluğunu saklamak için ciddi ciddi somurtmak zorunda kalır. çünkü fazla mutluluk toplumda yanlış anlaşılır. sorsan ne oldu sana? derler.
mutluyum
hı hı… kesin bir şey saklıyorsun.
oysa seven ve sevilen kadın bilir ki sevgi, insana saçma sapan bir enerji verir.
örneğin:
yolda gördüğü çiçeği koklar (normalde alerjisi vardı ama olsun).
kafenin pahalılığına söylenmez.
trafikte korna çalanlara allah sabır versin der (normalde küfrederdi).
ve evet… bazen durduk yere gülümser. çünkü kalbi hafifledikçe yüzü de hafifler.
ama en güzeli ne biliyor musun?
bu kadın sevildiğini bildiği anda, dünyayı kurtarma dürtüsü gelir içine.
birden sorumluluk sahibi olur.
kendi duygularını önemser.
saçma yerlere gitmez.
saçma insanlarla konuşmaz.
ve ben iyiyim ya yalanlarını çöpe atıp gerçekten iyi olmaya başlar.
seven ve sevilen bir kadın, kendi içinde şöyle düşünür:
demek ki ben, biri için olmuşum. biri için değerim var. demek ki dünyaya boşuna gelmemişim.
bu duygu gerçekten güzeldir.
hatta bazen insanın içindeki en kırık tarafı bile onarır.
ama işte…
bu kadın bazen fazla mutluluktan saçmalayabilir.
kendi kendine şarkı mırıldanabilir.
gecenin üçünde anlam veremediği bir özgüvenle ben çok seviliyorum ya hissi ile şarkılar söyleyebilir.
sonra sabah utanır.
ama içten içe yine de hoşuna gider.
çünkü sevilmek güzeldir.
sevmek de güzeldir.
ikisi aynı anda oluyorsa…
valla o kadın var ya…
duygusal piyasanın altın bileziği, gönül borsasının hiç düşmeyen hissesi, kalp ekonomisinin en güçlü yatırım aracı.
bir kadının hem sevmesi hem sevilmesi öyle basit bir şey değildir; bu durum evrenin ayarlarıyla oynar, kelebek etkisini tetikler, hatta bazen sırf bu yüzden hava iki derece ısınır.
sevmek güzeldir elbette…
ama sevilmek?
o bambaşka bir olay. hele ki ikisi aynı anda oluyorsa, o kişi resmen duygusal süper güç kazanır. sokaktan geçerken kediler bile ablacım huzurun bize de bulaştı diye yere yatar.
seven ve sevilen kadın, sabah uyanınca aynada kendini şöyle bir süzer:
vay be, bu suratla bile biri beni seviyor. demek ki hala umut var.
sonra saçını toplarken bir gülümseme gelir yüzüne… çünkü içten içe bilir ki, bir insanın kalbine dokunmak cilt bakımından daha etkilidir; bonus olarak kırışıklıkları da geciktirir.
ama işin komik tarafı şudur:
bu kadın bazen o kadar mutlu olur ki, mutluluğunu saklamak için ciddi ciddi somurtmak zorunda kalır. çünkü fazla mutluluk toplumda yanlış anlaşılır. sorsan ne oldu sana? derler.
mutluyum
hı hı… kesin bir şey saklıyorsun.
oysa seven ve sevilen kadın bilir ki sevgi, insana saçma sapan bir enerji verir.
örneğin:
yolda gördüğü çiçeği koklar (normalde alerjisi vardı ama olsun).
kafenin pahalılığına söylenmez.
trafikte korna çalanlara allah sabır versin der (normalde küfrederdi).
ve evet… bazen durduk yere gülümser. çünkü kalbi hafifledikçe yüzü de hafifler.
ama en güzeli ne biliyor musun?
bu kadın sevildiğini bildiği anda, dünyayı kurtarma dürtüsü gelir içine.
birden sorumluluk sahibi olur.
kendi duygularını önemser.
saçma yerlere gitmez.
saçma insanlarla konuşmaz.
ve ben iyiyim ya yalanlarını çöpe atıp gerçekten iyi olmaya başlar.
seven ve sevilen bir kadın, kendi içinde şöyle düşünür:
demek ki ben, biri için olmuşum. biri için değerim var. demek ki dünyaya boşuna gelmemişim.
bu duygu gerçekten güzeldir.
hatta bazen insanın içindeki en kırık tarafı bile onarır.
ama işte…
bu kadın bazen fazla mutluluktan saçmalayabilir.
kendi kendine şarkı mırıldanabilir.
gecenin üçünde anlam veremediği bir özgüvenle ben çok seviliyorum ya hissi ile şarkılar söyleyebilir.
sonra sabah utanır.
ama içten içe yine de hoşuna gider.
çünkü sevilmek güzeldir.
sevmek de güzeldir.
ikisi aynı anda oluyorsa…
valla o kadın var ya…
devamını gör...
5276.
karalamayın guzum, yazık defterin sayfalarına...
devamını gör...
5277.
bendeki daşdaş hiçbir beyde yok yemin ederim.
geçen kalkıp istanbul'a gitmiştim. şimdi de kalktım merkeze gittim.
adamın biri vardı. hani arkadaş tamam da her seferinde "ya geleceğim de aracım yok da zart da zurt." çekiyordu.
iyi ben gelirim dedim. gittim.
yedik içtik neyse o da absürttü de xd
döndüm. "varınca haber et." demişti. yazdım işte "bu akşam için çok teşekkür ederim." diye.
"rica ederim." yazmış. ahahahahshshshshs
salak mısınız oğlum siz?
lütfetmiş gibi o ne öyle? yedirdim içirdim köpek mi demek istedi? bu nedir ya?
"asıl geldiğin için ben teşekkür ederim. şimdi sıra bende. bşi dahakine planlayalım da ben geleyim." demek çok mu zor ya yalandan da olsa?
yemin ederim insan değilsiniz.
geçen kalkıp istanbul'a gitmiştim. şimdi de kalktım merkeze gittim.
adamın biri vardı. hani arkadaş tamam da her seferinde "ya geleceğim de aracım yok da zart da zurt." çekiyordu.
iyi ben gelirim dedim. gittim.
yedik içtik neyse o da absürttü de xd
döndüm. "varınca haber et." demişti. yazdım işte "bu akşam için çok teşekkür ederim." diye.
"rica ederim." yazmış. ahahahahshshshshs
salak mısınız oğlum siz?
lütfetmiş gibi o ne öyle? yedirdim içirdim köpek mi demek istedi? bu nedir ya?
"asıl geldiğin için ben teşekkür ederim. şimdi sıra bende. bşi dahakine planlayalım da ben geleyim." demek çok mu zor ya yalandan da olsa?
yemin ederim insan değilsiniz.
devamını gör...
5278.
(iş ortamındayız) yanımdaki arkadaş dizi izlemekten biraz sıkılsa da çalışmaya da başlasa keşke
devamını gör...
5279.
martin eden öldü. içime geçmek bilmeyen bir hüzün çöktü. daha da kötüsü tarif dahi edemeyeceğim binbir duygu ve acıyla başabaşa kaldım.
devamını gör...
5280.
biliyorum ki zaman zaman geçmişi açıp okuyacağım. bu yüzden bu hesabı bazen kişisel hesabım olarak görüyorum.
bugün bir kardesimle buluştuk.ne zamandır görüşelim diyorduk nasip olmuyordu. emek harcadığım kafası karışık bir kardeşimdi. sağolsun o da abiligimizin kıymetini biliyor, zamanla anlıyor ve olgunlaşiyor. bir genç kızı hatalardan kurtarmak iyi şeydir.
bugün bana içten bir soru sordu. dümdüz cevap verdim. sonra da cevabımin açıklığına şaşırdım.bunu not almak istiyorum.
"abi neden evlenmiyorsun?30 yaş olan tüm kadinlar evlilik diye ortalıkta" dedi.
" insanın hayattaki tecrübelerine göre tercihleri değişiyor. eskiden sevgisinden kaynaklı saygı duymayanla evlenmem derdim. şimdi bakıyorum herkes neyin var diye bakıyor." dedim.
arada girdi kardeş,"haklılar abi.benim date günde 12 saat çalışıyor, benim gibi gezemez.ikinci görüşmeden vazgeçtim.mesela benim kuzen de arabası olmayanla bir daha olmam diyor." dedi.
sanırım bu sözden sonra gaza geldim.
"kardeşim dedim, tam da bu yüzden emek harcamadan hazıra gelecekle sıkıntı yaşama ihtimalim olabilir. madem ki mal mülkle kapı açılıyor önünüzdeki sene malımı yerine koyar,suriyeli alırım. konu güç ise en mantıklısı" dedim.
"o da kötü be abi" dedi.
dedim düşün bir.
mantıklı dedi.
nerden nereye.kendime şaşırdım. gerçekten de insanın başına gelenler yapacaklarını ve rasyonelligini değiştiriyor.
bu da benim hayatımdan anekdot olsun.
ha bir de iş yormuş beni,öyle dedi.dogru tespit.bunun farkındaydim. az kaldı, değişim 2026 temmuzda.
bugün bir kardesimle buluştuk.ne zamandır görüşelim diyorduk nasip olmuyordu. emek harcadığım kafası karışık bir kardeşimdi. sağolsun o da abiligimizin kıymetini biliyor, zamanla anlıyor ve olgunlaşiyor. bir genç kızı hatalardan kurtarmak iyi şeydir.
bugün bana içten bir soru sordu. dümdüz cevap verdim. sonra da cevabımin açıklığına şaşırdım.bunu not almak istiyorum.
"abi neden evlenmiyorsun?30 yaş olan tüm kadinlar evlilik diye ortalıkta" dedi.
" insanın hayattaki tecrübelerine göre tercihleri değişiyor. eskiden sevgisinden kaynaklı saygı duymayanla evlenmem derdim. şimdi bakıyorum herkes neyin var diye bakıyor." dedim.
arada girdi kardeş,"haklılar abi.benim date günde 12 saat çalışıyor, benim gibi gezemez.ikinci görüşmeden vazgeçtim.mesela benim kuzen de arabası olmayanla bir daha olmam diyor." dedi.
sanırım bu sözden sonra gaza geldim.
"kardeşim dedim, tam da bu yüzden emek harcamadan hazıra gelecekle sıkıntı yaşama ihtimalim olabilir. madem ki mal mülkle kapı açılıyor önünüzdeki sene malımı yerine koyar,suriyeli alırım. konu güç ise en mantıklısı" dedim.
"o da kötü be abi" dedi.
dedim düşün bir.
mantıklı dedi.
nerden nereye.kendime şaşırdım. gerçekten de insanın başına gelenler yapacaklarını ve rasyonelligini değiştiriyor.
bu da benim hayatımdan anekdot olsun.
ha bir de iş yormuş beni,öyle dedi.dogru tespit.bunun farkındaydim. az kaldı, değişim 2026 temmuzda.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar
karalama
4