normal sözlük yazarlarının karalama defteri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
başlık "makedonyalı" tarafından 08.11.2020 16:43 tarihinde açılmıştır.
5321.
saldım artık.
devamını gör...
5322.
bugün yeniden yeni bir başlangıç yapıyorum. yeni insanlarla tanışmak farklı bir yerin düzenine alışmak öyle gözümde büyüyor ki üff yani. hemen bitip gitsin şu 15 gün çöplüğüme geri döneyim.
devamını gör...
5323.
bu sıralar güzel giden bir ilişkim var. gelecek düşündüğümüz bir ilişki... o çok pozitif ve sürekli hayatın tadını çıkaran biri olmasına karşın ben sürekli geleceği düşünmekten ve yaşamadan olumsuz ihtimalleri kendi içimde yaşamaktan en güzel anımıza bile odaklanamıyorum. bunun en önemli sebebi aynı kültürlerden gelmemize rağmen aile hayatlarımızın ve dolayısıyla kendi hayatlarımızın da birbirinden farklı olması... açık konuşmak gerekirse ailemin vereceği tepkiden ve bizi onaylamamalarından korkuyorum. keza onun ailesi de aynı şekilde düşünebilir... ne yazık ki benim ailem oldukça klasik bir aile öyle her kafamıza eseni yapamıyoruz ve herkes değil ama bazı insanların görünüşlerine ön yargılı davranabiliyorlar... ama onun ailesi çok rahat ve serbest bir aile. tahmin edersiniz ki az çok bizim gibi ailelere ters gelen bir takım davranışları, görünüşleri ve alışkanlıkları olabiliyor. hayatımdaki insan olgun ve düzgün biri bana kendimi özel hissettiriyor ama bu ailem için yeterli gelmeyecek diye çok korkuyorum. belki o değil ama ailesinden hoşlanmayacaklar diye ödüm kopuyor. ha diyeceksiniz ki neden o zaman ailesine de bakmadın? kendi çapınızda belki haklısınız ama şöyle düşünün kim sevdiği kişiyi bulurken ailesini umursuyor? nereden emin olabiliriz ki, hem seveceğimiz hem de ailesi birebir ailemize uyan biri olup olmadığını... ayrıca asla dört dörtlük ve mükemmel olamaz böyle şeyler... çünkü biz insanız ve herkes kendine özgü. önemli olan insan olmak ve birbirine saygı, sevgi göstermek. ama bunu aileme hele ki babama anlatmak çok zor... tamam benim için en iyisini ve mutluluğumu istiyor ama kolay kolay kimseyi de beğenmiyor. çok sert biri ve bazen olay çıkarabiliyor. yani ne yapacağımı şaşırmış durumdayım. işin içinden çıkamıyorum bir türlü. bu tarz şeylerin erken olduğunun farkındayım ama hayatımı birleştirmek istediğim insanı ve ailesini benim ailemin de sevmesini istiyorum. çok şey değil en azından bir kez olsun ileride bir tanışsınlar istiyorum. kafamdaki senaryo hiç iç açıcı görünmüyor. ama şurada büyük bir gerçek var ki ben bu adamı seviyorum. vazgeçmek te istemiyorum. siz olsanız ne yapardınız? nasıl bir yol izlerdiniz?
devamını gör...
5324.
her defasında çok iyi bildiğim halde aynı hataları yapıyorum.. sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yermiş *, ancak ben nedense hep o sütü içmeye devam ediyorum. ah benim akılsız başım..
devamını gör...
5325.
**merhaba, ben nur
baya oldu uğramıyordum buralara; sanki zamanın kıyısında bir yerde kendimi bırakmışım da geri dönmeye cesaret edememişim. şimdi hafızamın kapısını aralamak, kendimi yoklamak ve hatırlamak için yazıyorum bu birkaç satırı. ‘nasılsın?’ dersen… iyiyim; herkes kadar ve herkes gibi. ne uçlarda bir şey oldu hayatımda ne de bana büyük, sarsıcı bir hikâye getirdi hayat.
günler ardı ardına su gibi akıp gidiyor; ben de o akışın ritmine tutunmuş bir yolcu gibiyim. bak mesela, dün az önce bugündü; yarınsa daha yaşanmadan dünün rafına kaldırılacak. hayat, tempolu ama sakin bir yürüyüş… ne koşacak kadar aceleci, ne duracak kadar müsait. asıl mühim olan, bu yürüyüşün içinde gerçekten yaşadığını hissedebilmek. bunu fark ettiğim gün, yine oturur, uzun uzun bir hasbihal ederiz.
ve bir gün unuttuğum kendim olursa… bil ki, kendimi yeniden bulmak için yine bu satırlara döneceğim.”**
baya oldu uğramıyordum buralara; sanki zamanın kıyısında bir yerde kendimi bırakmışım da geri dönmeye cesaret edememişim. şimdi hafızamın kapısını aralamak, kendimi yoklamak ve hatırlamak için yazıyorum bu birkaç satırı. ‘nasılsın?’ dersen… iyiyim; herkes kadar ve herkes gibi. ne uçlarda bir şey oldu hayatımda ne de bana büyük, sarsıcı bir hikâye getirdi hayat.
günler ardı ardına su gibi akıp gidiyor; ben de o akışın ritmine tutunmuş bir yolcu gibiyim. bak mesela, dün az önce bugündü; yarınsa daha yaşanmadan dünün rafına kaldırılacak. hayat, tempolu ama sakin bir yürüyüş… ne koşacak kadar aceleci, ne duracak kadar müsait. asıl mühim olan, bu yürüyüşün içinde gerçekten yaşadığını hissedebilmek. bunu fark ettiğim gün, yine oturur, uzun uzun bir hasbihal ederiz.
ve bir gün unuttuğum kendim olursa… bil ki, kendimi yeniden bulmak için yine bu satırlara döneceğim.”**
devamını gör...
5326.
gözle görülmeyen bağcıklar var etrafımda bağlanmış şekilde yaşıyorum bu hayatı
bazı halkalar demirden, onlar etime yerleşmiş.
söküp atamıyorum.
esaretinden kurtulamıyorum.
birazda, ucunu tanıştığım her insanın yakalamak istediği iplerden atılı üstümde
beni tanımayan insanlar istiyorum artık
kendimi onlar la daha iyi tanıdım.
iyi insanmışım ben..
bazı halkalar demirden, onlar etime yerleşmiş.
söküp atamıyorum.
esaretinden kurtulamıyorum.
birazda, ucunu tanıştığım her insanın yakalamak istediği iplerden atılı üstümde
beni tanımayan insanlar istiyorum artık
kendimi onlar la daha iyi tanıdım.
iyi insanmışım ben..
devamını gör...
5327.
merhaba, sevgili günlüğüm... günlükten çok best kankam...
çok oldu değil mi yazmayalı? içten içe ne kadar çok yazmak istediğini biliyorum, sadece buna cesaretin yok. bazen bazı şeyleri yazmak güç olsa gerek.
şu sıralar hissettiklerini kaleme almaya gücün yok...
çok şey yazmak isterdim ama kötü bir şey yazmayacağım bugün.
buraya üye olurken sözlük hakkında pek bir bilgim yoktu. pek değil, hiç bilgim yoktu.
rastgele bir reklama denk gelip öylesine üye olmuştum.
yazmayı seviyordum, iyi geliyordu ama bu ortamı hayal etmemiştim, yalan yok.
hatta ilk üye olduğumda "nasıl saçma bir uygulama" deyip kapatmıştım da.
aradan bir süre geçtikten sonra tekrar reklam çıktı karşıma. (sözlük iyi çalışmış.)
neyse dedim, bir daha açayım. açma sebebim tamamen kitap kazanmak bu arada.
her neyse, anlamaya çalışırken birazcık ne olduğunu da öğrenmiş oldum.
eminim ki bilmediğim bir sürü saçma sapan şeyi vardır.
öylesine kullandığım, ciddiye alabilecek bir ortam değildi.
sonra bir dönemin içine girdim... o dönemde burada çok vardım zaten.
kendim için kullanmaya başladım, yazıyordum, paylaşıyordum falan iyi geliyordu yazmak.
ilk üye olduğumda çok yazan vardı, galiba yeniyim diyeydi.
şimdi yaşlandık, bir esprimiz kalmadı, yazan yok.
sonra bir gece ansızın tatlı bir yazarla yolum kesişti (bkz: bezbebeknana). o gün öylesine attığım mesaj bugün hangi noktaya taşımış?
tahminimin çok ötesinde...
o kadar güzel şeyler yazmış ki...#3806130 uzun zamandır bu kadar iyi hissetmemiştim... teşekkürler güzel kız.
gerçekten güzel insanlar var... sadece ben bir tık huysuz biriyim o yüzden anlaşamıyorum.
yoksa gerçekten iyileri var...
hiç tanımadığı birine her şeyini açabilecek insanlar var... güzel insanlarla güzelleşiyor...
bazen prenses gibi hissettim burda , bazen elinden çikolatası alınmış küçük bir kız çocuğu gibi... bazen elimi tuttular, bazen tebessüm ettirdiler, bazen destek oldular... hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim...
çok kıymetli neden biliyor musunuz? bazılarınız hakkımda hiçbir şey bilmiyor, bilmemesine rağmen elinden geleni esirgemiyor...
her neyse...
teşekkürler sözlük her şey için...
yoluma güzel insanlar çıkardığın için
..
hep öyle olması ümidi ile...
çok oldu değil mi yazmayalı? içten içe ne kadar çok yazmak istediğini biliyorum, sadece buna cesaretin yok. bazen bazı şeyleri yazmak güç olsa gerek.
şu sıralar hissettiklerini kaleme almaya gücün yok...
çok şey yazmak isterdim ama kötü bir şey yazmayacağım bugün.
buraya üye olurken sözlük hakkında pek bir bilgim yoktu. pek değil, hiç bilgim yoktu.
rastgele bir reklama denk gelip öylesine üye olmuştum.
yazmayı seviyordum, iyi geliyordu ama bu ortamı hayal etmemiştim, yalan yok.
hatta ilk üye olduğumda "nasıl saçma bir uygulama" deyip kapatmıştım da.
aradan bir süre geçtikten sonra tekrar reklam çıktı karşıma. (sözlük iyi çalışmış.)
neyse dedim, bir daha açayım. açma sebebim tamamen kitap kazanmak bu arada.
her neyse, anlamaya çalışırken birazcık ne olduğunu da öğrenmiş oldum.
eminim ki bilmediğim bir sürü saçma sapan şeyi vardır.
öylesine kullandığım, ciddiye alabilecek bir ortam değildi.
sonra bir dönemin içine girdim... o dönemde burada çok vardım zaten.
kendim için kullanmaya başladım, yazıyordum, paylaşıyordum falan iyi geliyordu yazmak.
ilk üye olduğumda çok yazan vardı, galiba yeniyim diyeydi.
şimdi yaşlandık, bir esprimiz kalmadı, yazan yok.
sonra bir gece ansızın tatlı bir yazarla yolum kesişti (bkz: bezbebeknana). o gün öylesine attığım mesaj bugün hangi noktaya taşımış?
tahminimin çok ötesinde...
o kadar güzel şeyler yazmış ki...#3806130 uzun zamandır bu kadar iyi hissetmemiştim... teşekkürler güzel kız.
gerçekten güzel insanlar var... sadece ben bir tık huysuz biriyim o yüzden anlaşamıyorum.
yoksa gerçekten iyileri var...
hiç tanımadığı birine her şeyini açabilecek insanlar var... güzel insanlarla güzelleşiyor...
bazen prenses gibi hissettim burda , bazen elinden çikolatası alınmış küçük bir kız çocuğu gibi... bazen elimi tuttular, bazen tebessüm ettirdiler, bazen destek oldular... hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim...
çok kıymetli neden biliyor musunuz? bazılarınız hakkımda hiçbir şey bilmiyor, bilmemesine rağmen elinden geleni esirgemiyor...
her neyse...
teşekkürler sözlük her şey için...
yoluma güzel insanlar çıkardığın için
..
hep öyle olması ümidi ile...
devamını gör...
5328.
insanın hayatında ne çok şey oluyor
bazen de hiçbir şey olmuyor ama etrafta o kadar çok şey oluyor ki kalakalıyor insan
durup düşünmeye çok zaman var ama her şey hızlıca akıp da gidiyor
hayatın ellerinden mi kayıyor yoksa yalnızca hızlı bir dünya mi emin olamıyorsun hiç
bir şeylerden emin olmak da zor zaten, artık çok seçenek var
iyiliklerden iyilik kötülüklerden kötülük beğenebiliyorsun
her şey parlıyor ama renk yok-ki ne tuhaf
ve yine ne tuhaftır çok insan var ruh ise sayılı
her şeyden önce nefes sayılı ama belki bilim ilerler
ne farkeder zaten her şey aynı şeye benziyor
bazen de hiçbir şey olmuyor ama etrafta o kadar çok şey oluyor ki kalakalıyor insan
durup düşünmeye çok zaman var ama her şey hızlıca akıp da gidiyor
hayatın ellerinden mi kayıyor yoksa yalnızca hızlı bir dünya mi emin olamıyorsun hiç
bir şeylerden emin olmak da zor zaten, artık çok seçenek var
iyiliklerden iyilik kötülüklerden kötülük beğenebiliyorsun
her şey parlıyor ama renk yok-ki ne tuhaf
ve yine ne tuhaftır çok insan var ruh ise sayılı
her şeyden önce nefes sayılı ama belki bilim ilerler
ne farkeder zaten her şey aynı şeye benziyor
devamını gör...
5329.
güneş hattinden fazla sıcak bugün , insanlar kesmeyi unuttuğu ağaçların gölgelerini hırsla arıyor
caddelere düşen kurumuş yapraklar sonbaharın son habercisi
elinde süpürge adım adım dolaşan mavi giysili bir adam süpürüyor bu yolları
caddelere düşen kurumuş yapraklar sonbaharın son habercisi
elinde süpürge adım adım dolaşan mavi giysili bir adam süpürüyor bu yolları
devamını gör...
5330.
her şeyin değil bazı saatlerin, günlerin güzel olacağı, güzel kelimesini ilk defa alelade söylettirmeyecek bir yıl diliyorum. sadece güzel anlara ihtiyacım var bunu biliyorum ama öyle sıradan huzurlu anlara değil dönüp baktığımda eski benin güzel parçalarını içimde yeniden yeşertip yaratmak isteyeceğim anlar... yaratımı istiyorum ben yaratmanın bedenim ve benliğimdeki tezahürünü tüm gücüyle yaşamak istiyorum. yaratmak istiyorum. birilerinin o yüksek mertebeye ulaşmak olarak gördüğü kusurlu ama gerçek eseri ortaya koymak istiyorum. o eser olmak istiyorum. sevilmenin tasvirini hangi dilde kaç farklı şekilde öğrenirsem sevebilirim bilmiyorum. bu yüzden öğrenmek değil arzuladığım nesnenin olmak ve ulaşmak istediği versiyonlarını dönerboşluğumda deneyimlemek istiyorum. kelimelerin çok anlamlılıktan anlamını yitirdiği noktada suskunluğun rahatlığını hatırlatan bir adam tanımak istiyorum. sevince değil sevmeden değil seviyorken; bir şeyler devam ediyorken ben olmak, aynı zamanda ben olmaya doğru adımlar atabildiğimden seviyor olabilmek istiyorum. zihnimi ağrıtan ve yavaş yağmur damlaları şeklinde kendini hissettiren usul düşüncelerimi benimsemek, benimsemenin rahatsızlığına duyduğum öfkeyi dönüştürmek istiyorum. hiçbir şeyi yok etmek istemiyorum. kokuşmuşlukların üstünü kapatan hiçbir örtüyü de istemiyor ve hepsini bedenimin kapalı kutularına atmak istiyorum. sever gibi denemek istiyorum.olmak istiyorum. olur gibi olmak korkutucu,zihnime sancı kaynağı.
iktidarımın silik baskısı altında kimlik yoksunluğu yaşamakla olur gibi olmaktansa hakkını vermiş bir olmayış, ol(a)mayış,(yok)oluş çok daha takdirimi hak ediyor aklımın nezdinde. ben bazen de azalıyorum. o öz sıvı dökülüyor içimden ama öyle yavaş bir hareketlilik içinde dökülüyor ki ıslanan zemin görünmez oluyor ta ki azaldığımı içimin aynalarında görene kadar. o gördüğüm an ise düşemiyorum. kayıyorum defalarca ama varlığım öyle güçlü bir bariyer kuruyor ki düşmüyorum,düşemiyorum. düştüğümdeki kazançlarımı merak ediyor, kaybettirdiklerini anlatan sözleri benimsemeye çalışıyorum. sonra ise benimseme işine dair beceriksizliğimi sözleri geçiştirişimden anlıyorum. yine de, her şeye rağmen neden hala el sallıyorum ihtimallerin büyüsüne? çırılçıplak bir gerçeklik ve ben yine giyiniyorum
yazıp silmiştim, tekrar vazgeçtim kalsın burada
iktidarımın silik baskısı altında kimlik yoksunluğu yaşamakla olur gibi olmaktansa hakkını vermiş bir olmayış, ol(a)mayış,(yok)oluş çok daha takdirimi hak ediyor aklımın nezdinde. ben bazen de azalıyorum. o öz sıvı dökülüyor içimden ama öyle yavaş bir hareketlilik içinde dökülüyor ki ıslanan zemin görünmez oluyor ta ki azaldığımı içimin aynalarında görene kadar. o gördüğüm an ise düşemiyorum. kayıyorum defalarca ama varlığım öyle güçlü bir bariyer kuruyor ki düşmüyorum,düşemiyorum. düştüğümdeki kazançlarımı merak ediyor, kaybettirdiklerini anlatan sözleri benimsemeye çalışıyorum. sonra ise benimseme işine dair beceriksizliğimi sözleri geçiştirişimden anlıyorum. yine de, her şeye rağmen neden hala el sallıyorum ihtimallerin büyüsüne? çırılçıplak bir gerçeklik ve ben yine giyiniyorum
yazıp silmiştim, tekrar vazgeçtim kalsın burada
devamını gör...
5331.
hayat, her an her şey olabilir ile bu ülkeden bi bok olmaz arasındaki ince çizgide gidip geliyor.
devamını gör...
5332.
benim sonraki sene için en büyük isteğim evlenmekti. allah o kadar büyük ki. bir kez daha isteklerimi gözden geçirmemi sağladı...
evlen marion, işe git marion, yemek yap marion, evini temizle marion, çocuk doğur, çocuğuna bak marion, tüken marion...
tükenmek için erken. tüketmeyecek olanı bulmak için geç. bu saatten sonra ben de kendimle evlendim...
evlen marion, işe git marion, yemek yap marion, evini temizle marion, çocuk doğur, çocuğuna bak marion, tüken marion...
tükenmek için erken. tüketmeyecek olanı bulmak için geç. bu saatten sonra ben de kendimle evlendim...
devamını gör...
5333.
bazen çok kırılıyorum. kırıldığım için sessizleşiyorum ve genelikle ne kadar kırıldığım fark edilmiyor. çok kırılıyorum.
devamını gör...
5334.
önceden sevilmek istiyordum, çünkü insan bir noktadan sonra istiyor ki ;
flört edeyim, seveyim, sevişelim, sarılıp uyuyayım, hatunla gezip tozalım, otellere tatillere gidelim, yurtdışında 4-5 gün gezip tozalım falan.
şimdi ise yapayalnızlığımla çok mutluyum. sanırım yalnızlığımla çok barıştım. bana göre kadın olmadığını idrak ettim. çünkü ülkede "normal kadın" yok arkadaşlar.
normal insan bile çok zor ve ben normal insanım.
çünkü artık olan normal olanlar ; yavşaklık, itlik, hanzoluk, keko saç traşları, dar paça pantolon, babet çoraplar, iğrenç ayakkabılar, göbeğe kadar açık gömlekler, gavatlıklar, içilen kahvelerin bile alman hesabı ödenmesi, en az 10 sabıka kaydı ve en az 5 trafik cezası, dolandırıcılık ve kadına şiddet.
anormal olanlar ; centilmenlik, dozunda duygusallık, cömert olmak, güzel sevmek, iyi sevişmek, sevgiyi hissettirmek vesaire
şimdi bana bazı kadınlar tepki gösterecek ama %99 bu modelsiniz bacım. kusura da bak, ağlayarak günlüğüne de yaz. büyüyüp benim kaliteme gelirsen mesaj at, uslu bir kadın olursan belki mesajına cevap veririm.
her neyse ; 2 sevişmek için bunca çileye değmez çocuklar. biz çok güzel sevdik de, seviştik de. sevişmek en basiti. mühim olan sizin kalitenize çıkabilen, çıkmak için çaba gösterecek ve zorlukta sizi bırakmayıp size sımsıkı sarılacak eğlenceli bir yol arkadaşı bulmak mühim olan ve o kadınlar da emin olun çoktan başka adamları mutlu ediyorlar.
size de maalesef kalitesiz, vizyonsuz kadınlar kaldı. o yüzden inşallah bir gün çok sevmeyi isteyen ve evlenmeyi isteyen bu adam gibi, yalnızlığınızla çok mutlu, mazbut, sakin ve huzurlu sürmeyi başarır ve bunu uzunca idame ettirirsiniz inşallah.
yalnızlık önce allah'a, sonra da bu adama mahsustur. umarım sizlere de mahsus olmaz, güzel güzel sevip sevilirsiniz. kaliteli ve sevgi dolu ilişkilerde olmanızı dilerim.
ben mi? ben buradayım. çekip çıkarak kaliteli kadın varsa, beklerim. yalnız biraz uğraşacak. o "maça" hangi kadında var?
bilemiyorum altan. bilemiyorum.
flört edeyim, seveyim, sevişelim, sarılıp uyuyayım, hatunla gezip tozalım, otellere tatillere gidelim, yurtdışında 4-5 gün gezip tozalım falan.
şimdi ise yapayalnızlığımla çok mutluyum. sanırım yalnızlığımla çok barıştım. bana göre kadın olmadığını idrak ettim. çünkü ülkede "normal kadın" yok arkadaşlar.
normal insan bile çok zor ve ben normal insanım.
çünkü artık olan normal olanlar ; yavşaklık, itlik, hanzoluk, keko saç traşları, dar paça pantolon, babet çoraplar, iğrenç ayakkabılar, göbeğe kadar açık gömlekler, gavatlıklar, içilen kahvelerin bile alman hesabı ödenmesi, en az 10 sabıka kaydı ve en az 5 trafik cezası, dolandırıcılık ve kadına şiddet.
anormal olanlar ; centilmenlik, dozunda duygusallık, cömert olmak, güzel sevmek, iyi sevişmek, sevgiyi hissettirmek vesaire
şimdi bana bazı kadınlar tepki gösterecek ama %99 bu modelsiniz bacım. kusura da bak, ağlayarak günlüğüne de yaz. büyüyüp benim kaliteme gelirsen mesaj at, uslu bir kadın olursan belki mesajına cevap veririm.
her neyse ; 2 sevişmek için bunca çileye değmez çocuklar. biz çok güzel sevdik de, seviştik de. sevişmek en basiti. mühim olan sizin kalitenize çıkabilen, çıkmak için çaba gösterecek ve zorlukta sizi bırakmayıp size sımsıkı sarılacak eğlenceli bir yol arkadaşı bulmak mühim olan ve o kadınlar da emin olun çoktan başka adamları mutlu ediyorlar.
size de maalesef kalitesiz, vizyonsuz kadınlar kaldı. o yüzden inşallah bir gün çok sevmeyi isteyen ve evlenmeyi isteyen bu adam gibi, yalnızlığınızla çok mutlu, mazbut, sakin ve huzurlu sürmeyi başarır ve bunu uzunca idame ettirirsiniz inşallah.
yalnızlık önce allah'a, sonra da bu adama mahsustur. umarım sizlere de mahsus olmaz, güzel güzel sevip sevilirsiniz. kaliteli ve sevgi dolu ilişkilerde olmanızı dilerim.
ben mi? ben buradayım. çekip çıkarak kaliteli kadın varsa, beklerim. yalnız biraz uğraşacak. o "maça" hangi kadında var?
bilemiyorum altan. bilemiyorum.
devamını gör...
5335.
üzgünüm ama geçmeyecek sayın üstteki kurbağalarla konuşmayı kötü bir şey gibi lanse eden yazar tanesi nar tanesi annesinin bir tanesi.
kurbağaların ne suçu vardı be?
vrak demekten başka neleri vardı zaten?
hiç dün gece tanımadığınız bir kurbağaya gidip sırf bana benziyor diye vrak dememiş gibi bir sabah sanırım.
neyse bir kahve için, geçer umarım.
geçmezse 2 kahve ama ikinciler senden.
kurbağaların ne suçu vardı be?
vrak demekten başka neleri vardı zaten?
hiç dün gece tanımadığınız bir kurbağaya gidip sırf bana benziyor diye vrak dememiş gibi bir sabah sanırım.
neyse bir kahve için, geçer umarım.
geçmezse 2 kahve ama ikinciler senden.
devamını gör...
5336.
bence
kanıtlı şeklde %100 haklı olduğunuzda dahi size hak veremeyen "sözde dost" sizi aldatıyordur.
ya da o kişinin dostluğundan bir .. olmaz.
size bir nevi:
"yalancı olmayan şahitlik" dahi yapamıyordur mesela...
onun işine gelen, haklı olmanız değildir.
*
ve bu kişiler bazen "orta dostudur" da. diğer herkesin de sizin olduğu kadar "dost"udur.
size özel bir durum yok yani.
sadece işin içinde ayrıca "kör parmağım gözüne" ortada olan gerçekleri inkar etmek de var...
*
....
devamını iki kere yazıp sildim.
kanıtlı şeklde %100 haklı olduğunuzda dahi size hak veremeyen "sözde dost" sizi aldatıyordur.
ya da o kişinin dostluğundan bir .. olmaz.
size bir nevi:
"yalancı olmayan şahitlik" dahi yapamıyordur mesela...
onun işine gelen, haklı olmanız değildir.
*
ve bu kişiler bazen "orta dostudur" da. diğer herkesin de sizin olduğu kadar "dost"udur.
size özel bir durum yok yani.
sadece işin içinde ayrıca "kör parmağım gözüne" ortada olan gerçekleri inkar etmek de var...
*
....
devamını iki kere yazıp sildim.
devamını gör...
5337.
birkaç ay önce nadirkitap'tan bi sipariş vermiştim. genelde de kargo ücreti beni delirttiği için en azından 3-5 kitap isterim ki kargoya verdiğim paraya değsin diye düşünürüm. öyle olunca beş altı kitap istedim sanırım tek bir sahaftan.
adam kargoyu hazırlarken paketin gideceği şehri görünce dikkatini çekmiş ve beni aradı. bi muhabbet ettik. buralıymış sanırım. bi daha bir şey gerekirse lütfen arayın dedi. gelecek olursam kendim getiririm falan dedi. numaranızı kaydediyorum dedi.
sonra bi daha denk düşmedi.
geçen yine bi sipariş vereceğim. baktım aynı sahaf. aradım. muhabbet ettik. bi kitaptı. dedi ben bunu düşeyim sistemden ama kargoya değmez. bakın lütfen biraz daha. birkaç kitap çıkalım. iyi dedim. baktım ettim. işe yararları not ettim. az önce yazdım. hani adamı zırt pırt rahatsız etmeyeyim diye.
mesajı görünce aradı. bi muhabbet ettik. "bak samimi görüyorum diye anlatıyorum." diyor bir şeyler söylüyor. iban istiyorum. "ya ne acelesi var hallederiz." diyor. "kalsın hem ne olacak üç kuruşluk şey." diyor.
en son "geldiğimde bi çayını içerim. bi çay alacağım var." dedi.
sanırım hiç tanımadığım bi adamla arkadaş oldum. xd
adam kargoyu hazırlarken paketin gideceği şehri görünce dikkatini çekmiş ve beni aradı. bi muhabbet ettik. buralıymış sanırım. bi daha bir şey gerekirse lütfen arayın dedi. gelecek olursam kendim getiririm falan dedi. numaranızı kaydediyorum dedi.
sonra bi daha denk düşmedi.
geçen yine bi sipariş vereceğim. baktım aynı sahaf. aradım. muhabbet ettik. bi kitaptı. dedi ben bunu düşeyim sistemden ama kargoya değmez. bakın lütfen biraz daha. birkaç kitap çıkalım. iyi dedim. baktım ettim. işe yararları not ettim. az önce yazdım. hani adamı zırt pırt rahatsız etmeyeyim diye.
mesajı görünce aradı. bi muhabbet ettik. "bak samimi görüyorum diye anlatıyorum." diyor bir şeyler söylüyor. iban istiyorum. "ya ne acelesi var hallederiz." diyor. "kalsın hem ne olacak üç kuruşluk şey." diyor.
en son "geldiğimde bi çayını içerim. bi çay alacağım var." dedi.
sanırım hiç tanımadığım bi adamla arkadaş oldum. xd
devamını gör...
5338.
dertlendik bir şey paylaştık.
mal gelmiş espri yapıyor.
her şey sizin için espri konusu.
her şey.
mal gelmiş espri yapıyor.
her şey sizin için espri konusu.
her şey.
devamını gör...
5339.
ben nerede yanlış yapıyorum?
sorgulamalar ve iç bunaltıcı hislerin, zaten karanlık olan geceyi kuzguni siyaha boyamasıyla seyreden hüzün saatimdeyim. hayat bana hiç beklemediğim ve henüz o konuyu işlemediğim yerlerden soru soruyor. afallıyorum ve ne yapacağımı bilemiyorum çoğu zaman.
yaşamsal öğretileri alma yolum hep böyle acılı ve zorlu mu olacak? belki de yalnızca böyle öğreniyorum ve evren bunun farkında…
“iyi bir insan olmak” keşke bir seçim olsaydı. ben kötü biri olmayı yeğlerdim.
sorgulamalar ve iç bunaltıcı hislerin, zaten karanlık olan geceyi kuzguni siyaha boyamasıyla seyreden hüzün saatimdeyim. hayat bana hiç beklemediğim ve henüz o konuyu işlemediğim yerlerden soru soruyor. afallıyorum ve ne yapacağımı bilemiyorum çoğu zaman.
yaşamsal öğretileri alma yolum hep böyle acılı ve zorlu mu olacak? belki de yalnızca böyle öğreniyorum ve evren bunun farkında…
“iyi bir insan olmak” keşke bir seçim olsaydı. ben kötü biri olmayı yeğlerdim.
devamını gör...
5340.
eskiden "beni neden sevmediniz?" derdim.
artık yaşım oldu kırk beni sevmemeleri çok normal.
artık yaşım oldu kırk beni sevmemeleri çok normal.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar
karalama
2