5321.
"erkek aldatır" demek ile "erkek şiddet uygular" demek arasında fark göremiyorum.
her ikisinde de bu türü normal davranamıyor olması meşrulaştırılıyor gibi algılıyorum.
eğer erkek bu ise neden şiddet suç ?
erkektir yapar de geç o zaman ?
onu yapamaz ise aldatmak neden meşru ?
aldatamayınca kendini şiddete mi vuruyor. ikisini de yapamazsa kanser sebebi falan mı?
devamını gör...
5322.
yeni keşfettiğim, aslında daha önceden de gördüğüm ancak son zamanlarda daha çok dikkatimi çekmeye başlayan bir sözlük başlığı. içimi dökmeye, yazarak kendimi rahatlatmaya artık buraya gelebilirim. bundan sonra düzenli olarak uğramayı düşünüyorum.
devamını gör...
5323.
ben bugün yorgunluktan ağladım.
devamını gör...
5324.
uğruna çaba gösterdiğimiz her şey kendi ürettiğimiz şeyler ve hepsi anlamsız ama bu hayatın yaşamaya değer olmadığını göstermez, yalnızca farkındalık yaratır ve insan deneyimlemediği, maruz kalmadığı hiçbir şey hakkında fikir oluşturmaz, eğer bir aptal değilse. bu halde eleştirdiğimiz çoğu şey yaptığımız hatalar ve maruz kaldıklarımızdır.
devamını gör...
5325.
neşemi kaybetmiş hissediyorum. sebep ya da yaşanmışlıklara bakmaksızın.hani bir tabir var ya “sidik zoruyla” benim durumumun tam karşılığı. bir gün gelir düzelir, geçer gider bilmiyorum.şimdilik kalsın böyle bir gün silerim belki.
devamını gör...
5326.
eşimin birçok konuda yetenekli olmasına bayılıyorum. elinden her iş geliyor. seni çok seviyorum aşkım.
devamını gör...
5327.
2026 kpss resmen yaşamımı belirleyecek. aslında çalışırsam kazanacağımı biliyorum ama bir ihtimal daha var. kazanamamak. şahsen ilk atamada gitmek istiyorum ama diğer atamalar da var elbette. bazıları benim için iyi bile olabilir. seyahatim özellikle önemli bu noktada. yine de yaşamla ölümün belirleyicisi olacak benim için bu sınav.

ben kazanırım yaşarım nasılsa. o zamana kadar yapacağım şeyler de var. belki onlar yardımcı olur yaşamama. resmen bir sınavın sonucunda yaşamım. pamuk ipliğine bağlı durumda. bende tık yok ama.

dehblilerin büyük durumlarda sakin kalma durumu doğru sanırım. belki de umudum ya da inancım kalmadığındandır bilemedim.
devamını gör...
5328.
yeni evli sayılan şerruh, evlilik cüzdanını hala eldivenle tutuyordu; çünkü o belge bir tür ruhsatlı esaret belgesiydi ama gönüllü esaret.
kelimsi alnı ışıl ışıl parlıyordu, hem stresten hem de mutfakta yanlışlıkla patlattığı tost makinesinden.
hanımı ise evin enerjisini dengelemek adına her sabah buharlı ütüyle eşyaları değil, şerruh’un sakarlığını düzleştiriyordu.
devamını gör...
5329.
tam zamanlı bir ömür, bir saatlik vergiyle…
zaman satılır mı peki?
ya duygular… onların da bir etiketi var mı, mesela? zamanı sattık, duyguları sıraya aldık. demeyin… metro durağı mı? bu gönül…
devamını gör...
5330.
o zamandan bu zamana çok zaman geçti, geçiyor. inanıyorum bu kadar yolu boşuna yürümüş buraya kadar boşuna gelmiş olamam.

şükür şükür ve hep şükür.. bitene gidene bitmesine vesile olana, öncesine sonrasına.. görüyorum.

herkes kendi dünyasında var olmana savaşı veriyor, kendim dahil sen de o da… kızmıyorum kimseye..

bugün kendimi eskisinden daha güçlü hissettim. az önce…kendimi tebrik ediyorum gerçekten. daha da iyi olacağız. kendimize açtığımız yaraları iyileştirdikçe gücümüz de yerine geliyor belki…

yorulalım, dinlenelim ama devam edelim lütfen. bırakma kendini…
devamını gör...
5331.
hayata tahammül etmeye gelmişim. halden anlamaza, boşboğaza, patavatsıza. tahammül eşiğim aşıldığından beri kağıda dökülüyorum. ilk başlarda çekingen olsam da zaman içerisinde açıldım. kalemin her oynayışında zihnim daha da berraklaştı. artık daha net görüyorum etrafımdakilerin sahte yüzlerini ve sakladıkları kötü niyetlerini. yazmazsam delirecekmişim evet ve iyi ki yazıyorum.
devamını gör...
5332.
seven ve sevilen bir kadın…
duygusal piyasanın altın bileziği, gönül borsasının hiç düşmeyen hissesi, kalp ekonomisinin en güçlü yatırım aracı.
bir kadının hem sevmesi hem sevilmesi öyle basit bir şey değildir; bu durum evrenin ayarlarıyla oynar, kelebek etkisini tetikler, hatta bazen sırf bu yüzden hava iki derece ısınır.

sevmek güzeldir elbette…
ama sevilmek?
o bambaşka bir olay. hele ki ikisi aynı anda oluyorsa, o kişi resmen duygusal süper güç kazanır. sokaktan geçerken kediler bile ablacım huzurun bize de bulaştı diye yere yatar.

seven ve sevilen kadın, sabah uyanınca aynada kendini şöyle bir süzer:
vay be, bu suratla bile biri beni seviyor. demek ki hala umut var.
sonra saçını toplarken bir gülümseme gelir yüzüne… çünkü içten içe bilir ki, bir insanın kalbine dokunmak cilt bakımından daha etkilidir; bonus olarak kırışıklıkları da geciktirir.

ama işin komik tarafı şudur:
bu kadın bazen o kadar mutlu olur ki, mutluluğunu saklamak için ciddi ciddi somurtmak zorunda kalır. çünkü fazla mutluluk toplumda yanlış anlaşılır. sorsan ne oldu sana? derler.
mutluyum
hı hı… kesin bir şey saklıyorsun.

oysa seven ve sevilen kadın bilir ki sevgi, insana saçma sapan bir enerji verir.

örneğin:

yolda gördüğü çiçeği koklar (normalde alerjisi vardı ama olsun).

kafenin pahalılığına söylenmez.

trafikte korna çalanlara allah sabır versin der (normalde küfrederdi).

ve evet… bazen durduk yere gülümser. çünkü kalbi hafifledikçe yüzü de hafifler.

ama en güzeli ne biliyor musun?
bu kadın sevildiğini bildiği anda, dünyayı kurtarma dürtüsü gelir içine.
birden sorumluluk sahibi olur.
kendi duygularını önemser.
saçma yerlere gitmez.
saçma insanlarla konuşmaz.
ve ben iyiyim ya yalanlarını çöpe atıp gerçekten iyi olmaya başlar.

seven ve sevilen bir kadın, kendi içinde şöyle düşünür:
demek ki ben, biri için olmuşum. biri için değerim var. demek ki dünyaya boşuna gelmemişim.
bu duygu gerçekten güzeldir.
hatta bazen insanın içindeki en kırık tarafı bile onarır.

ama işte…
bu kadın bazen fazla mutluluktan saçmalayabilir.
kendi kendine şarkı mırıldanabilir.
gecenin üçünde anlam veremediği bir özgüvenle ben çok seviliyorum ya hissi ile şarkılar söyleyebilir.
sonra sabah utanır.
ama içten içe yine de hoşuna gider.

çünkü sevilmek güzeldir.
sevmek de güzeldir.
ikisi aynı anda oluyorsa…
valla o kadın var ya…
devamını gör...
5333.
karalamayın guzum, yazık defterin sayfalarına...
devamını gör...
5334.
ben fazlayım sana.
devamını gör...
5335.
bendeki daşdaş hiçbir beyde yok yemin ederim.
geçen kalkıp istanbul'a gitmiştim. şimdi de kalktım merkeze gittim.
adamın biri vardı. hani arkadaş tamam da her seferinde "ya geleceğim de aracım yok da zart da zurt." çekiyordu.
iyi ben gelirim dedim. gittim.
yedik içtik neyse o da absürttü de xd
döndüm. "varınca haber et." demişti. yazdım işte "bu akşam için çok teşekkür ederim." diye.
"rica ederim." yazmış. ahahahahshshshshs
salak mısınız oğlum siz?
lütfetmiş gibi o ne öyle? yedirdim içirdim köpek mi demek istedi? bu nedir ya?
"asıl geldiğin için ben teşekkür ederim. şimdi sıra bende. bşi dahakine planlayalım da ben geleyim." demek çok mu zor ya yalandan da olsa?
yemin ederim insan değilsiniz.
devamını gör...
5336.
(iş ortamındayız) yanımdaki arkadaş dizi izlemekten biraz sıkılsa da çalışmaya da başlasa keşke
devamını gör...
5337.
martin eden öldü. içime geçmek bilmeyen bir hüzün çöktü. daha da kötüsü tarif dahi edemeyeceğim binbir duygu ve acıyla başabaşa kaldım.
devamını gör...
5338.
biliyorum ki zaman zaman geçmişi açıp okuyacağım. bu yüzden bu hesabı bazen kişisel hesabım olarak görüyorum.

bugün bir kardesimle buluştuk.ne zamandır görüşelim diyorduk nasip olmuyordu. emek harcadığım kafası karışık bir kardeşimdi. sağolsun o da abiligimizin kıymetini biliyor, zamanla anlıyor ve olgunlaşiyor. bir genç kızı hatalardan kurtarmak iyi şeydir.

bugün bana içten bir soru sordu. dümdüz cevap verdim. sonra da cevabımin açıklığına şaşırdım.bunu not almak istiyorum.

"abi neden evlenmiyorsun?30 yaş olan tüm kadinlar evlilik diye ortalıkta" dedi.

" insanın hayattaki tecrübelerine göre tercihleri değişiyor. eskiden sevgisinden kaynaklı saygı duymayanla evlenmem derdim. şimdi bakıyorum herkes neyin var diye bakıyor." dedim.

arada girdi kardeş,"haklılar abi.benim date günde 12 saat çalışıyor, benim gibi gezemez.ikinci görüşmeden vazgeçtim.mesela benim kuzen de arabası olmayanla bir daha olmam diyor." dedi.

sanırım bu sözden sonra gaza geldim.

"kardeşim dedim, tam da bu yüzden emek harcamadan hazıra gelecekle sıkıntı yaşama ihtimalim olabilir. madem ki mal mülkle kapı açılıyor önünüzdeki sene malımı yerine koyar,suriyeli alırım. konu güç ise en mantıklısı" dedim.

"o da kötü be abi" dedi.

dedim düşün bir.

mantıklı dedi.

nerden nereye.kendime şaşırdım. gerçekten de insanın başına gelenler yapacaklarını ve rasyonelligini değiştiriyor.

bu da benim hayatımdan anekdot olsun.

ha bir de iş yormuş beni,öyle dedi.dogru tespit.bunun farkındaydim. az kaldı, değişim 2026 temmuzda.
devamını gör...
5339.
ruhum halim bozuk plakda dönüp duran bir şarkı .
devamını gör...
5340.
bugün tam 5 yıl oldu..

19 kasım 2020, asla unutamayacağım bir tarih.. o gün beni derinden etkileyen bir kayıp yaşadım, unutmak mümkün mü?
o zorlu günler daha dün gibi aklımda. hiç unutmuyorum, sürekli rahatsız edici ölçüde yaşadığım travmayı hatırlar, geceleri ağlar, uykularımdan uyanırdım. söylemek istediğimi anlatan şarkılar dinleyerek acımı hafifletmeye çalışsam da olmuyordu.. üstelik corona virüsü dönemiydi ve bu nedenle daha da zorlanmıştım.
onu hatırlatan hiçbir şeyi görmeye dayanamazdım. anısı olan yerden geçmemek için kaç defa yolumu uzattığımı hatırlıyorum. bir sokak vardı, bazen yolumun üzerinde olsa bile sırf oradan geçmemek için etrafından dolanır, yolumu değiştirir, o yerden hiçbir şekilde geçmek istemez, geçmek zorunda kaldığımda ise kendimi kötü hissederdim.. artık böyle hissetmesem de hala o sokaktan geçtiğimde o zamanları hatırlarım.. bir şarkı vardı kötü anılar hatırlatan, nefret edecek hale gelmiştim, eskiden severek ve büyük bir istekle dinlerken artık dinleyemez olmuştum, dinlesem bile keyif alamazdım, müzik dinlerken denk geldiğinde dinlemeden değiştirirdim, duymaya tahammül bile edemezdim. sevdiğim şeylerden, eskiden büyük bir ilgi ve istekle yaptığım şeylerden bile keyif alamazdım, anhedoni deniyormuş buna.
çevremdeki insanlardan yardım istesem de, onlar bu süreçte bana ne yazık ki destek değil, köstek oldu. sonuçta benim yaşadığım acıyı başkası benim kadar iyi anlayamazdı, ancak en azından yardımcı olup çözüm üretmeyi seçebilirlerdi. yine de onlar derdimi önemsemeyip işine geldiği gibi davranmayı seçti. ben de çareyi psikoloğa gitmekte buldum.
ilk olarak devlet hastanesinde psikiyatriste gitmeyi denemiştim. ama nafile.. hepsinde de doktor yerine asistanı baktı. biri kısa bir dinleyip gönderdi, ilaç bile yazmadı, biri "zaten tegretol * kullanıyorsunuz, o iyi gelir" diyip gönderdi, biri ise çok az bir dinlemeyle ilaç yazdı, fakat çok ilgili gelmediği için güvenemedim ve verdiği ilacı alamadım. ilaçtan çok konuşmaya, psikoloğa gitmeye ihtiyacım vardı, ancak beni psikoloğa yönlendirmelerini rica ettiğimde de kabul etmediler. hatta biri benimle dalga bile geçti: "hayatta bazen böyle şeyler olabiliyor. demek ki böyle bir şey olması gerekiyormuş." bu sözler benim çok kalbimi kırdı.. devlet hastanesinde iyi bir hizmet alamamıştım. ancak içimde hala bir ümit vardı. özele gitmeye karar verdim, bir psikolog da buldum, ancak durumum sıkışıktı. buna rağmen iyi geleceğine emindim ve parasını önemsemeyip ona gitmeye başladım. pişman da olmadım, çünkü gerçekten işe yaradı ve daha iyi hissetmeye başladım..
o dönemde yaşadıklarımı daha iyi anlatabilmek için yazmıştım. geçen sene bu zamanlar, yazdıklarım karşıma çıkmış ve hiç düşünmeden okumak gibi bir hata yapmıştım. okumaz olaydım! çünkü bana kötü geldi ve depreşmeye başladı. okurken kendimi çok kötü hissettim, sanki o anları yaşar gibiydim. daha sonra ise sürekli olarak o zamanlardaki sorunlarımı hatırlamaya ve daha çok düşünmeye başlamıştım. ama asıl patlak verdiği gün travma yıldönümüm olan 19 kasım, yani geçen sene bugündü. o gün hissettiğim duyguları çok iyi hatırlıyorum.. böyle olacağını bilsem okumazdım.

artık eskisi kadar acıtmıyor ama yaşadıklarımın hala az da olsa bir izi kaldı. belki artık anısı olan sokaklardan geçebiliyor, o şarkıyı dinleyebiliyor, o zamanları hatırladığımda bile eskisi kadar üzülmüyorum fakat yine de hiç bir şey tam anlamıyla geçmiyor..
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim