normal sözlük yazarlarının karalama defteri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
başlık "makedonyalı" tarafından 08.11.2020 16:43 tarihinde açılmıştır.
5301.
anlatılacak çok şeyin birikmesiyle oluşan anlatamamazlık var üzerimde. ayıp olmasa sessizce uzaklaşmak istiyorum. zoraki cevaplardan nefret ediyorum. uzun uzun yazamıyorum. yazasım yoksa da yazmıyorum.
devamını gör...
5302.
bazen hayat, sanki bitmeyecekmiş gibi uzayıp giden bir yol gibi seriliyor önüme. her adımımda ilerliyorum belki ama menzil hiç görünmüyor. yürüyorum yürüyorum ve sanki o yol, ben ilerledikçe daha da uzuyor. omuzlarımdaki yük ağır, ayaklarım yorgun. bu sonsuzluğa doğru atılan her adımda, içimde bir yerlerde derin bir çaresizlik hissi kök salıyor. kendimi bu karmaşanın ortasında bilmiş hissediyorum. sanki her şeyi, olacakları, neden bu durumda olduğumu biliyorum ama bu bilgi, elimi kolumu bağlıyor. ne yapacağımı bilmemek değil bu, daha çok yapacak gücü bulamamak. içimdeki enerji çekilmiş, ruhum boşalmış gibi. tamamen tükenmiş durumdayım.
nasıl desem... kendimi solmuş bir çiçek gibi hissediyorum. bir zamanlar canlı, renkli ve hayat dolu olan o çiçek, şimdi boynunu bükmüş, yaprakları kurumuş. sulansam da canlanmayacakmış, güneşi görsem de yeşermeyecekmiş gibi. sanki doğmayacak güneş gibi, sanki yeşermeyecek toprak gibi... o insanlar... etrafımdaki insanlar... onlarla ilgili düşündüğümde, onlara yük olduğumu, onları sıktığımı hissediyorum. gözlerindeki o yorgun ifadeyi ya da uzaklaşan adımları gördükçe, en iyisinin yalnız kalmak olduğuna inanıyorum. zaten çoğu zaman insansız bir hayatı yaşadığımı düşünüyorum. bir kalabalığın içinde bile yalnızlık, en yakın arkadaşım olmuş durumda. sanki görünmez bir fanusun içindeyim ve kimse oraya ulaşamıyor. çok kırılıyorum bu duruma. kırıldıkça, içime kapanıyorum. ve en kötüsü, her seferinde dönüp dolaşıp aynı yere geliyorum "bu benim hatamdı" diyorum. belki ben yanlış bir şey yaptım, belki benim enerjim fazla geldi, belki de ben doğru yerde değildim. bütün suçu, bütün ağırlığı omuzlarıma alıyorum. oysa taşıyamayacak kadar yoruldum artık.
gerçekten yoruldum çok. her şeyi taşımaktan, her şeyi anlamlandırmaya çalışmaktan, her seferinde yeniden ayağa kalkma çabasından... bu sonsuz koşuşturma, bu duygusal iniş çıkışlar beni bitirdi. bütün gücüm, bütün neşem elimden alınmış gibi. sadece dinlenmek, sadece bu ağır hislerin altından kalkmak istiyorum ama o bitmeyen yol buna izin vermiyor sanki.
kalbim acıyor. çok yoruldum işte...
çok...
nasıl desem... kendimi solmuş bir çiçek gibi hissediyorum. bir zamanlar canlı, renkli ve hayat dolu olan o çiçek, şimdi boynunu bükmüş, yaprakları kurumuş. sulansam da canlanmayacakmış, güneşi görsem de yeşermeyecekmiş gibi. sanki doğmayacak güneş gibi, sanki yeşermeyecek toprak gibi... o insanlar... etrafımdaki insanlar... onlarla ilgili düşündüğümde, onlara yük olduğumu, onları sıktığımı hissediyorum. gözlerindeki o yorgun ifadeyi ya da uzaklaşan adımları gördükçe, en iyisinin yalnız kalmak olduğuna inanıyorum. zaten çoğu zaman insansız bir hayatı yaşadığımı düşünüyorum. bir kalabalığın içinde bile yalnızlık, en yakın arkadaşım olmuş durumda. sanki görünmez bir fanusun içindeyim ve kimse oraya ulaşamıyor. çok kırılıyorum bu duruma. kırıldıkça, içime kapanıyorum. ve en kötüsü, her seferinde dönüp dolaşıp aynı yere geliyorum "bu benim hatamdı" diyorum. belki ben yanlış bir şey yaptım, belki benim enerjim fazla geldi, belki de ben doğru yerde değildim. bütün suçu, bütün ağırlığı omuzlarıma alıyorum. oysa taşıyamayacak kadar yoruldum artık.
gerçekten yoruldum çok. her şeyi taşımaktan, her şeyi anlamlandırmaya çalışmaktan, her seferinde yeniden ayağa kalkma çabasından... bu sonsuz koşuşturma, bu duygusal iniş çıkışlar beni bitirdi. bütün gücüm, bütün neşem elimden alınmış gibi. sadece dinlenmek, sadece bu ağır hislerin altından kalkmak istiyorum ama o bitmeyen yol buna izin vermiyor sanki.
kalbim acıyor. çok yoruldum işte...
çok...
devamını gör...
5303.
annemle girdiğim bazı diyaloglar fevkalade can sıkıcı. anne, ben çocuk değilim ben de biliyorum neyin ne olduğunu... sen bana aydınlanma yaşatmıyorsun ki daha çok üzüyorsun.
devamını gör...
5304.
"sen gittin ve herkes ölm..."
devamını gör...
5305.
birkaç hafta izin alsam, derdim tasam olmasa, hiçbir şey düşünmesem, telefonum çalmasa, kimse bir şey istemese, fm 26’da gençlerbirliği’ni alıp gittiği yere kadar götürsem…
devamını gör...
5306.
ne ara bu hale geldik? ne ara insan olmayı unuttuk? ne ara bu denli kendi dünyamıza döndük de kimseyi gözümüz görmedi.
az önce twitter'da gezerken şöyle bir tweet'e denk geldim :

bu bana şunu hatırlattı:
yeni yeni tanıdığım birinin ama aynı zamanda sevdiğim bir arkadaşımın "bana şimdiye kadar nasılsın diye sorulmadı ki. nasılsın diye sorunca bende sevdim..."
bunu kimseye yaşatmaya hakkımız var mı?
bir ebeveyn olarak, bir arkadaş olarak, kardeş olarak gerçekten bu kadar görmezden gelebilir miyiz?
bu kadar mı köreldi duygularımız?
ya bir insanı " nasılsın ?" sorusuna muhtaç etmek ne kadar doğru?
bakıyorum da hepimizin cevabı "iyiyim".
iyi miyiz gerçekten ?
yoksa o kelimenin derinliğine mi inmeliyiz.
üzmeyin be.
hayat hiçbirimiz içln kolay değil. daha fazla zorlaştırmayın.
nasılsın? demek zor olmamalı...
bu denli kapamayalım gözümüzü..
neyse, gece gece yine üzülecek bir şey buldum kendime. kendi derdim kendime yetmiyor çünkü.
ihtiyacı olan olmayan herkes için soruyorum bütün samimiyetimle nasılsınız?
hepiniz iyisinizdir inşallah ve her şey yolundadır.
güzellikler güzel insanlarla olsun...
ve sen kardeşim, çok kısa bir süredir hayatımdasın hep olduğun yerde çok mutlu ol olur mu?
her şey çok zor biliyorum ama güzellikler seninle olsun ... kalbine ferahlık ve çokça sevgi eklensin ...
bütün iyi dileklerimi bırakıyorum seni bulsun her daim.
az önce twitter'da gezerken şöyle bir tweet'e denk geldim :

bu bana şunu hatırlattı:
yeni yeni tanıdığım birinin ama aynı zamanda sevdiğim bir arkadaşımın "bana şimdiye kadar nasılsın diye sorulmadı ki. nasılsın diye sorunca bende sevdim..."
bunu kimseye yaşatmaya hakkımız var mı?
bir ebeveyn olarak, bir arkadaş olarak, kardeş olarak gerçekten bu kadar görmezden gelebilir miyiz?
bu kadar mı köreldi duygularımız?
ya bir insanı " nasılsın ?" sorusuna muhtaç etmek ne kadar doğru?
bakıyorum da hepimizin cevabı "iyiyim".
iyi miyiz gerçekten ?
yoksa o kelimenin derinliğine mi inmeliyiz.
üzmeyin be.
hayat hiçbirimiz içln kolay değil. daha fazla zorlaştırmayın.
nasılsın? demek zor olmamalı...
bu denli kapamayalım gözümüzü..
neyse, gece gece yine üzülecek bir şey buldum kendime. kendi derdim kendime yetmiyor çünkü.
ihtiyacı olan olmayan herkes için soruyorum bütün samimiyetimle nasılsınız?
hepiniz iyisinizdir inşallah ve her şey yolundadır.
güzellikler güzel insanlarla olsun...
ve sen kardeşim, çok kısa bir süredir hayatımdasın hep olduğun yerde çok mutlu ol olur mu?
her şey çok zor biliyorum ama güzellikler seninle olsun ... kalbine ferahlık ve çokça sevgi eklensin ...
bütün iyi dileklerimi bırakıyorum seni bulsun her daim.
devamını gör...
5307.
bir haftadır çok öfkeliyim sözlük
neye ve kime öfkeli olduğumu bilmiyorum
sadece tek bildiğim ben bu hale gelmeden önce çok sakin ve herşeyin bir oluru vardır diyip yoluma devam ediyordum
ama şimdi öfkem beni ele geçirdi olumlama yapamıyorum çevremdeki herkese zarar veriyorum
haklı olduğum zaman her zaman dimdik ayakta duran biriyken şimdi en ufak bir haksızlıkta yerle bir oluyorum...
umarım bir an önce geçer...
neye ve kime öfkeli olduğumu bilmiyorum
sadece tek bildiğim ben bu hale gelmeden önce çok sakin ve herşeyin bir oluru vardır diyip yoluma devam ediyordum
ama şimdi öfkem beni ele geçirdi olumlama yapamıyorum çevremdeki herkese zarar veriyorum
haklı olduğum zaman her zaman dimdik ayakta duran biriyken şimdi en ufak bir haksızlıkta yerle bir oluyorum...
umarım bir an önce geçer...
devamını gör...
5308.
bugün ona buna küfreden bir tane solcu nun küfürlü entryleri silin diye bir ağlamadığı kaldı.
yok kapınıza polis dayanacaklar yok bilmemneler ama nasıl biliyor musunuz? kazık kadar adam ergen gibi zırlıyor resmen.
yok kapınıza polis dayanacaklar yok bilmemneler ama nasıl biliyor musunuz? kazık kadar adam ergen gibi zırlıyor resmen.
devamını gör...
5309.
hep yokmuşum bugün de olmasam olur gibi hissediyorum bazen o kadar bitmiş hissediyorum ki
tam yeşerecekken fırtınada kopan bir çiçek gibiyim. toprağın sıcaklığını hatırlıyorum ama köklerim artık orada değil. güneşin doğmasını beklerken bulutların ağırlığı altında nefesim daralıyor. her şey neredeyse olacakmış gibi. sanki bir adım sonra başlayacakmış gibi. ama olmuyor. hep bir şey eksik kalıyor. hep bir şey yarıda kesiliyor
yönümü bulacak gibi oluyorum bazen
uzakta bir ışık beliriyor, kalbim oraya doğru yürümek istiyor sonra gece bastırıyor. bir anda her şey kararıyor. adımlarım yavaşlıyor, sanki dünya uyuyor ve ben uyanık kalmaya mecburum.
yorgunum
sanki bitmekte olan bir şarkının son notasına tutunuyorum. içimde yankılanan her ses susmak istiyor sonra diyorum ki bir yanıma otursa sevdiğim adam sadece sessizce, konuşmadan... omzunda uyusam. rüyamda bile aramadığım bir huzuru orada bulsam,farkedilmek istiyorum. bir gözün bana bakarken duraksamasını, bir kalbin adımı hatırlamasını hatta belki sessizliğimin bile bir anlam taşımasını. ama her şey sessiz ve her şey uzak. sanki ben olmamışım gibi sanki hiç olmamışım gibi ve yine de bekliyorum belki bir rüzgar eksik yerime döner. belki bir sabah bulutlar dağılır. belki bir bakış beni hatırlar. belki bir kez daha yeşeririm.
ve belkide nefes almak için can atıp geceler bitmesin isteyeceğim
hatta şey belki yine sevebilirim
hühhhh biee
tam yeşerecekken fırtınada kopan bir çiçek gibiyim. toprağın sıcaklığını hatırlıyorum ama köklerim artık orada değil. güneşin doğmasını beklerken bulutların ağırlığı altında nefesim daralıyor. her şey neredeyse olacakmış gibi. sanki bir adım sonra başlayacakmış gibi. ama olmuyor. hep bir şey eksik kalıyor. hep bir şey yarıda kesiliyor
yönümü bulacak gibi oluyorum bazen
uzakta bir ışık beliriyor, kalbim oraya doğru yürümek istiyor sonra gece bastırıyor. bir anda her şey kararıyor. adımlarım yavaşlıyor, sanki dünya uyuyor ve ben uyanık kalmaya mecburum.
yorgunum
sanki bitmekte olan bir şarkının son notasına tutunuyorum. içimde yankılanan her ses susmak istiyor sonra diyorum ki bir yanıma otursa sevdiğim adam sadece sessizce, konuşmadan... omzunda uyusam. rüyamda bile aramadığım bir huzuru orada bulsam,farkedilmek istiyorum. bir gözün bana bakarken duraksamasını, bir kalbin adımı hatırlamasını hatta belki sessizliğimin bile bir anlam taşımasını. ama her şey sessiz ve her şey uzak. sanki ben olmamışım gibi sanki hiç olmamışım gibi ve yine de bekliyorum belki bir rüzgar eksik yerime döner. belki bir sabah bulutlar dağılır. belki bir bakış beni hatırlar. belki bir kez daha yeşeririm.
ve belkide nefes almak için can atıp geceler bitmesin isteyeceğim
hatta şey belki yine sevebilirim
hühhhh biee
devamını gör...
5310.
din konusunda öyle bir noktaya sıkışıp kaldım ki, ileri de gidemiyorum. geriye de.
devamını gör...
5311.
kendini geliştirmiş, daha az geliştirmiş, ama sonuç itibariyle kim ve ne olurlarsa olsunlar, "kendi düşünceme göre" allah'ın aciz ve garip kulları karşısında kendimi keyifsiz, güçsüz, zayıf, huzursuz hissediyorum.
utangaçlık, sıkılganlık, kendine güvensizlik.. var işte öyle bir şeyler. ister yakın ister uzak, tanıdık veya yabancı... kaçmak için fırsat kollarım. yolda birine denk gelsem nereden çıktı bu şimdi deyip huzursuz olurum.
iletişim gerektiren her şey bir sıkıntı ve huzursuzluk sebebi ruhumda. asla rahat değilim insanların arasında.
hınca hınç dolu ve uğultulu bir alışveriş merkezinde bazı insanların hissedebilecekleri huzursuzluğa benziyor. çıkış kapısına gidiyor ayaklarım. hep kaçmak arzusu. bir zamanlar normal görünen şeyler artık normal gibi gelmiyor.
utangaçlık, sıkılganlık, kendine güvensizlik.. var işte öyle bir şeyler. ister yakın ister uzak, tanıdık veya yabancı... kaçmak için fırsat kollarım. yolda birine denk gelsem nereden çıktı bu şimdi deyip huzursuz olurum.
iletişim gerektiren her şey bir sıkıntı ve huzursuzluk sebebi ruhumda. asla rahat değilim insanların arasında.
hınca hınç dolu ve uğultulu bir alışveriş merkezinde bazı insanların hissedebilecekleri huzursuzluğa benziyor. çıkış kapısına gidiyor ayaklarım. hep kaçmak arzusu. bir zamanlar normal görünen şeyler artık normal gibi gelmiyor.
devamını gör...
5312.
öylesine açıklamaya muhtaç olmayan bir hayat ki ve bizler öylesine sebepsiz yere doğup ölüyoruz ki, kapıldığımız bu acele etme hevesi muhakkak ki ölüme yakın bir geçmişte pişmanlıkla hatırlayacağımız yaşanmışlıklar rafında bizi bekliyor olacak.
oh be. uzun zamandır şu seviyede saçmalamıyordum.
oh be. uzun zamandır şu seviyede saçmalamıyordum.
devamını gör...
5313.
teşekkürler hayat deyip gidesim var ama içimdeki 21 gramlık mücadeleci ruh nereye ya falan dediği için takılıyorum.
bir odundan farksızım herhangi duygu durumu değişikliği yok sadece sevişirken sonunda zevk alıyorum.
bir odundan farksızım herhangi duygu durumu değişikliği yok sadece sevişirken sonunda zevk alıyorum.
devamını gör...
5314.
"erkek aldatır" demek ile "erkek şiddet uygular" demek arasında fark göremiyorum.
her ikisinde de bu türü normal davranamıyor olması meşrulaştırılıyor gibi algılıyorum.
eğer erkek bu ise neden şiddet suç ?
erkektir yapar de geç o zaman ?
onu yapamaz ise aldatmak neden meşru ?
aldatamayınca kendini şiddete mi vuruyor. ikisini de yapamazsa kanser sebebi falan mı?
her ikisinde de bu türü normal davranamıyor olması meşrulaştırılıyor gibi algılıyorum.
eğer erkek bu ise neden şiddet suç ?
erkektir yapar de geç o zaman ?
onu yapamaz ise aldatmak neden meşru ?
aldatamayınca kendini şiddete mi vuruyor. ikisini de yapamazsa kanser sebebi falan mı?
devamını gör...
5315.
yeni keşfettiğim, aslında daha önceden de gördüğüm ancak son zamanlarda daha çok dikkatimi çekmeye başlayan bir sözlük başlığı. içimi dökmeye, yazarak kendimi rahatlatmaya artık buraya gelebilirim. bundan sonra düzenli olarak uğramayı düşünüyorum.
devamını gör...
5316.
ben bugün yorgunluktan ağladım.
devamını gör...
5317.
uğruna çaba gösterdiğimiz her şey kendi ürettiğimiz şeyler ve hepsi anlamsız ama bu hayatın yaşamaya değer olmadığını göstermez, yalnızca farkındalık yaratır ve insan deneyimlemediği, maruz kalmadığı hiçbir şey hakkında fikir oluşturmaz, eğer bir aptal değilse. bu halde eleştirdiğimiz çoğu şey yaptığımız hatalar ve maruz kaldıklarımızdır.
devamını gör...
5318.
neşemi kaybetmiş hissediyorum. sebep ya da yaşanmışlıklara bakmaksızın.hani bir tabir var ya “sidik zoruyla” benim durumumun tam karşılığı. bir gün gelir düzelir, geçer gider bilmiyorum.şimdilik kalsın böyle bir gün silerim belki.
devamını gör...
5319.
eşimin birçok konuda yetenekli olmasına bayılıyorum. elinden her iş geliyor. seni çok seviyorum aşkım.
devamını gör...
5320.
2026 kpss resmen yaşamımı belirleyecek. aslında çalışırsam kazanacağımı biliyorum ama bir ihtimal daha var. kazanamamak. şahsen ilk atamada gitmek istiyorum ama diğer atamalar da var elbette. bazıları benim için iyi bile olabilir. seyahatim özellikle önemli bu noktada. yine de yaşamla ölümün belirleyicisi olacak benim için bu sınav.
ben kazanırım yaşarım nasılsa. o zamana kadar yapacağım şeyler de var. belki onlar yardımcı olur yaşamama. resmen bir sınavın sonucunda yaşamım. pamuk ipliğine bağlı durumda. bende tık yok ama.
dehblilerin büyük durumlarda sakin kalma durumu doğru sanırım. belki de umudum ya da inancım kalmadığındandır bilemedim.
ben kazanırım yaşarım nasılsa. o zamana kadar yapacağım şeyler de var. belki onlar yardımcı olur yaşamama. resmen bir sınavın sonucunda yaşamım. pamuk ipliğine bağlı durumda. bende tık yok ama.
dehblilerin büyük durumlarda sakin kalma durumu doğru sanırım. belki de umudum ya da inancım kalmadığındandır bilemedim.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar
karalama
2