2901.
yıllardır çaba harcadığım, ailemin gerçeği görmesi için mücadele ettiğim durumlar son birkaç gün içinde açıklığa kavuştu. sonunda bana hak verdiler, sonunda haklı çıktım keşke çıkmaz olsaydım ama ben biliyordum. "ben biliyordum" demenin de üstenci bie tavır gibi algılandığının farkındayım ama bu durumun öyle üstenci tavırlarla kibirli olmakla hiç ilgisi yok aslında. bu daha çok "görünen köy kılavuz istemez." gibisinden yorumlanabilecek bir durum. ezcümle, kendilerini sömüren en yakınlarındaki kişilerin gerçek yüzünü nihayet görebildiler ve onlara karşı gerekli sınırı çizebildiler. bir adaletsizlik de böylelikle sona erdi. evet ben bu anı yaşamak için yıllarca bekledim, normalde o kadar mutlu olmam lazım ki yani nasıl anlatayım, bu benim için çok müthiş bir gelişme aslında ama nedense, hiç mutlu değilim. onca sene boşa gitmiş iken ve zaten hakkım senelerce yenmiş iken şimdi neyin mutluluğunu yaşayayım diye düşünüyorum. "zararın neresinden dönülse kârdır. " bile diyemiyorum. şükretmem gereken böylesi bir durumda bile, karışık duygular içinde olduğuma göre "benim kalbimin böceği ölmüş." gerçekten... hani bir şeyi çok istersin, sonra tam ondan vazgeçtiğinde ona kavuştursun da zaten artık ona hiç ihtiyacın yokmuş gibi olur. olması da olmaması da hiç umrunda olmaz ya şuan tam da öyle hissediyorum işte...
devamını gör...
2902.
her şeye başarı odaklı, girişimci kafası odaklı bakmaya başladığımı farkettim. sosyal medyanın bu konuda çok etkili olduğu düşünüyorum. akışa düşen motivasyon, boss girl, milyoner, girişimci bilmem ne sayfaları yüzünden yaptığım hobisel uğraşları bile "lan acaba satsam mı" gözüyle incelemeye başladım. ya da bir şey öğreniyorsam "bu benim kariyerimde işe yarayacak bir şey mi" diye bakmaya başlamişim. bu ne ya sadece keyif verdiği için yaptığım şeylere bakış açımın değişmesi çok kötü. yalnız ben material girl olmak için fazla yaşlıyım kız. edebiyat,sanat insaniydim ben ay noluyo.
devamını gör...
2903.
her şeyi düzeltmeye kalkışmanın pek çok şeyi yok ettiğini göreceksin. içinden parçalar kopacak başka bir yolu mutlaka olmalı diyeceksin. ağlayacak sızlanacak isyan edeceksin düzeltmeye kalkıştığın şeyin seni nasıl yıktığını göreceksin insan hep beklemediği yerden gelen yumrukla yıkılır bilirsin.
devamını gör...
2904.
buz gibi, aramızda donmuş bir şekilde duran ve ikimizinde farkında olduğu ama çevresinden geçtiğimiz bu şey, bu şey.
devamını gör...
2905.
olur olmadık yerde sinirleniyor. önce savuruyor ellerini, kollarını parçalayacak sanki sonra eli ayağı kalkmıyor savunmasızlığa geçiyor. küçücük bir şey yetiyor gemilerini yakmaya. o andaki herkesten, her şeyden nefret ediyor. sonra pişman oluyor. kendine inanamıyor. öfkeye bürünmenin sebeplerini kabul etmiyor olabilir. ama bu kadar körüklenip dümdüz gidemez. kontrolünü kaybetmekten nefret ediyor. öfkesini dizginlemeyen, kendini yönetemeyen, had bildirmeye çalışan hadsizliğine tahammül edemiyor. insanlar hatalı bile olsa bu kadar yüzlerine vurmamalı. ona yakışmayanı yaptı yine. pişmanlığı had safada. böyle biri olmamalıydı.
devamını gör...
2906.
yaa gene mi edebiyat sısısıs
devamını gör...
2907.
bundan iki gün önce bir sosyal medya platformunda kendimi açıklayabileceğimi düşünürek bir şeyler karaladım. ama olmadı, ne kadar istesem de ne kendimle olan savaşımı ne de insanlara açtığım savaşı söndüremedim. yazdıklarım beni tatmin etti belki ama yeterli değildi. daha fazla yazmak isteyince kendimi buraya attım. fakat bu sefer, bu kendime bir not olacak.

merhaba kendim, bu sana yazdığım kaçıncı not, kaçıncı haykırış bilmiyorum. belki de şu an yaşadığın tüm sorunlar, benim sana bu kadar kızmamdan kaynaklıdır, bilmiyorum. uzun zamandır savaştığımız bir çok konu var ve bu seni çok yordu. bunu kimsenin fark etmemesi ise daha çok üzüyor seni biliyorum. biraz sarılmak, biraz dinlenmek istiyorsun, belki de nefes almak, aldığını hissetmek istiyorsun. ama bunu şu an yaşayamayacağını ikimiz de çok iyi biliyoruz. 6 aylık zor bir sürece girdin ve her ay tamamlaman gereken kontrollerin var. biraz daha dayanmayı deneyebilir misin? biraz daha sıkabilir misin dişini? hayallerin, korkularından daha büyük, bunu unutma. hayallerin için, savaş.
kimse yanında olmayacak, kimse bilmeyecek neler olduğunu. sen kendin için savaş.
geçecek demek istiyorum ama ne zaman geçecek bilmiyorum. sadece inanıyorum. kendime, içimde son kalan umuda ve güce.
devamını gör...
2908.
son anda denilebilecek şekilde planlanan bi seyahat sonrası özlediğim canımın içine kavuştum.sadece bir gecemiz vardı ve bu çok keyifli geçmeliydi. öylede oldu. yaşanan basit ilkler beraberinde mutluluğu getirdi. bütün gün belki binlerce insana hizmet edip mutlu etmeye çalışan insanlar akşam saatlerinde ekmek teknelerini kapatıp sokaklar boşaldığında o sessiz karanlığın içinde gülümseyerek gezmek şömine ışığında ve sıcağında sevdiklerinle bi bi kaç kadeh şarap ve kumda ağır ağır pişmiş enfes kahve .sabah daha gün ağarmadan çıkılan sessiz boş sokaklar.bi süre sonra yavaş yavaş gelen ve yine dünki gibi bir telaşla günü bitirmek için gelen şehir insanları herbiri ayrı hikaye ve o kadar sıcaklar ki sabahın ilk ışıklarıyla birlikte sıcacık gülümsemeleri sıcacık günaydınları harika. en güzel iki günü geçirdim. teskkurler hayat teşekkürler şirince. mutlu anlara ev sahipliği yaptığın için.
devamını gör...
2909.
her şeyin özündeki mucizeyi arayıp bulurken aynı anda ve aynı bedende her şeyin ne kadar da sıradan olduğunun farkında olmanın verdiği huzursuzluk... ve sıradanlığı bile bile yine de o mucizeye inanmaktan vazgeçememek.
şimdi, hayatı bir kez olsun bir tramboline benzetmeme kim mani olabilir ki. bir yerdeyim, bir gökte çünküm.
yer gök demişken:
"ne yerde, ne gökteyim bir garip seferdeyim" *

baktığın iki yönde de yolun sonu aynı * yere varacak, tecrübeyle sabit.
devamını gör...
2910.
beni bekleme kaptan.

demir alma zamanı geçti. çok zamandır uğramıyoruz istirahatgahımıza. yıllar eskitti bizi, kabuk bağladı yaralarımız. bir gülüşe hapsettik ömrümüzü. umut da kalmadı, zaman tüketti biçti. bir zamanlar heyecanlandıklarımıza artık yaprak kımıldamıyor. kâh ölüm, kâh sevda. bulanlar da sıratı geçti. ben bu limandan döktüm denize hayallerimi. kayboldu yıllarım, elimde kalan bir hiçti.
devamını gör...
2911.
gittin mi izmir'e?
napıyorsun şu an mesela?
valizinde benden parçalar var mı?
devamını gör...
2912.
belli bir yaştan sonra insan arkadaş dost edinemiyor. eski edindikleriyle arasına iş zaman mekan giriyor. en son durdugun mekanda birileriyle komşu ev arkadaşı dost olunca insan alışınca onlara. onlarda gidince kalıyor öyle. bir boslukta kalmışsın. hani bir kız olsa gitse böyle olmaz. çünkü o aşkla alakalı .
şimdi daha da yalnızlık daha da uyku daha da tek başınalık. yalnızlık sorun değil hiç olmadı.
sorun şimdi neden sevdiğim bir yemeği yapayım tek başıma. kimle mangal yapayım.
etin en yağlı kemikli kısmını niye alayım.
kimle yürüyüşe çıkayım. köpeklere bakayım.
en ilginç yemekleri tarifleri deneyim.
gece kimle kalkıp dertleşeyim.
gecenin bir yarısı hadi dışarı çıkalım kim der.

kime fıkra anlatayım kimle dedikodu yapayım kimle birilerine kizayim.
en azından bahanemiz olur gelip gitmeye ay da bir. buradan da uzaklaşmış oluruz.
bir şey düzeliyor hayatımızda duzelirken başka bir şey bozuluyor.
şey gibi. acı biber akciğerlere iyi geliyormuş . temizliyormus sigara zehrini. ama mideye zarar veriyor.
hep böyle böyle gidiyor hayatımız. bir yer iyilesirken başka bir yer bozuluyor .

buraya ilk geldiğimiz gün tanışıp 6 yıl aynı yerde kaldık sonuçta. belli bir yaştan sonra 6 yıl çok uzun süre. insan bir ayda en sevdiği insanlardan soğuyor. bir ay sürüyor sürmüyor bazı şeyler bile.
6 yıl uzun süre bir insanı tanımak için.

hiç, gitmek küsmek kırmak veda etmek istemem.
hayat hiç öyle değil. gerçekler hep yeni bir hikaye çıkarıyor önümüze. bir nehir gibi akiyoruz. durgun su olsak çal çamur yosun içinde kalacağız belkide. bataklık olacağız.
gidiyoruz bir yerlere istemeden kacamiyoruz bazen.
kader diye bir kelime var kendisine ben inanıyorum. mutezilecilerin çoğunu severim eskilerinin diyim. kadere girsem bu konuda çoğuna katılmam bazisina katılırım. dur edebiyat tarih parçalamak istemiyorum .

yola çıktığımız değil ama yolda karşılaştığımız birine veda ettik yine. yol aynı yol gidilecek yer aynı yer , adres aynı adres ama ayrılık oldu. onun için mutlu bir şey. bizim için hüzünlü.
devamını gör...
2913.
nasıl hissediyorsun?
bilmem...
bilmiyorum yani. anlamak bilmek de istemiyorum. hani insan der ya her şey üst üste geliyor. geliyor işte üstte değil üstüme üstüme geliyor. bayağı zamandır hiç konuşasın yok. istemiyorum konuşmaya da gücüm kalmadı. bazen düşünüyorum acaba her şeye gücümü yettirecek ne çıkabilir ki karşıma? gözlerimin önünde bitiyor. eriyor...
durduramıyorum. o çok sevdiğim kadın elimden gidiyor yavaş yavaş. . .
keşke elimden bir şey gelse. kayıtsız kalıyor artık. tartışmıyor bile benimle. çok mızmızlanırdık ya hani off bu ne temizlik hergün tartışma falan filan. inan ki insanın buna bile dönmek isteyeceğini düşünmezdim. olmuyor artık. ben de bitiyorum onunla beraber. gözlerimin önünde bitiyor, gidiyor...
bunu demek istemezdim ama bugün gözlerim kefen arıyor diyordu.
ya öbürü offf. komutan logar(!)
devamını gör...
2914.
dardayım sözlük.
devamını gör...
2915.
son sayfası yırtık kitap gibiyim. kim ne eklerse hayatım o oluyor ama kimse sayfamı bulmuyor.
devamını gör...
2916.
nazlı evleniyor. aşkımızın her anına tanık olan kız. aramız bozuk. kınasındayım yanımda olsaydın dans ederdik. ne olurdu yanımda olsaydın. harmandalı oynadılar sen çok seversin. seni yazdım kalbimle ilk danslarını ettiler. şimdi selvi boylum al yazmalım çalıyor jehan babür'den. her şeyim eksik her şeyim sensiz. gözlerim doldu şimdi çıkıp sigara içerim. yanan gençliğime sensiz yakarım.
devamını gör...
2917.
yarın yeni hayatımın ilk günü*. gerçekten ilk günü ama çünkü geçen sene benim için devamında gelen ayları da bok eden stajıma başlıyorum. mobbingi iliklerime kadar hissettiğim, sırf sabah olmasın diye uyumak istemediğim, özür dilediğim için bile azar yediğim ve daha bir sürü travmatik anısı olan staja. kötü olan sadece bana değil yapılanlar, yahu bir arkadaşım hasta başında yine azar mı yiyeceğim stresinden bayıldı, biz yardım istemeye korktuk. demem o ki ölmedim için kötü günler geçti şimdi daha kötü günler kapıda.

garip bir şekilde stresli değilim ama. hayatının son günlerini yaşıyormuş bilincindeki bir insan edası ile güzel 2 gün geçirdim. sanki bir daha gün yüzü görmeyecekmiş gibi doldurmaya çalıştım günü. sınavı da var, asla çalışmadım çünkü neden çalışayım jxlxofc.

buraya okuyan herkesten de bir dua dilek alsam belki işime yarar. teşekkürler, iyi geceler, ben artık öldüm ama hala sürünüyorum olabilirim.
devamını gör...
2918.
keşke kendisine sakladığı metinleri olan biri olabilseydim ben de. bazen deniyorum. evet elbette var sayısı çok olmasa da sakındığım, sakladığım şeyler, ama tam sinmiyor içime işte ne yapayım? tam dökülemiyorum kendi kendimeyken ben. böyleyken böyle.

galiba kendimle konuşmak birileriyle konuşmaktan hep daha zor geldi bana. galiba algılanacağımı, anlaşılacağımı ya da tam tersinin gerçekleşeceğini düşündüğümde cevaplarını aradığım sorular sormanın yüklü sorumluluğundan bir nebze kurtulabiliyorum. ama tabi ki tehlikelere de gebe bu tavır. örneğin dinozor bir sözlükçü olmanın alışkanlığıyla sözlüklere yazdığımda, olur olmaz insanlara kendime dair birçok bilgi vermiş oluyorum. ya da engel olamadığım -boş yapma senem- dümdüz istemli olan bir görülme, haberdar etme çabam varsa spesifik insanlara yönelen, bunlar boşa düştüğünde* bunun ağırlığı altında ezilmek zorunda kalıyorum. herkes herkesin satır aralarını, asterisklerini veya dümdüz her şeyini okumaz neticede :) yine de dönüp dolaşıp aynı yerde buluyorum kendimi yeterli hatta yeterinden fazla sayıda koşullu öğrenme deneyimine maruz kalmama rağmen. sevgili dışavurumculuğum; benimlesin ömrüm boyunca biliyorum. sadece elimi değil komple beni de yaksan, benimlesin.

çok zor bir hafta geçirdim. yine çaresiz hissettiğim. elimden hiçbir şeyin gelmediği, önümüzdeki zorlu süreçte de gelmeyeceğiyle yüzleştiğim. o kadar somut ve büyükler ki yine, yok saymayı bile beceremeyeceğimi çok iyi biliyorum. garip bir şekilde sakinim ama bu defa. saçma. galiba ilk 31 yılda nerdeyse hiç kendimden azade, büyük ve süreğen bir sorun yaşamamışlığımın tecrübesizliğini sonunda attım üzerimden. son üç yıldır yaşadığım, kendimi içinde bulduğum tüm problemlerin ortak noktası çarenin benle uzaktan yakından alakası olmamasıydı çünkü. hatta bir çare olmayışı. hiçbiri ile ilgili yapabileceğim gerçekten hiçbir şey yoktu. bir iş problemi sayılabilir belki sadece benim etkin bir şekilde müdahale edebilmem için uygun zemine sahip olan problem, o da yeterince büyük bile değildi zaten her neyse, hallettim, bitti gitti. gerisi? tek, bak çok net söylüyorum, tek biriyle ilgili bile yapabileceğim, elimden gelebilecek, değişkeni benim yaptığım, yapacağım herhangi bir şey olan sorunum olmadı bu son üç yılda. o kadar berbat bir denk geliş ki bu.

benim gibi sorunlarını çözmede, kendisine vurmayı, bununla güdülenmeyi, en nihayetinde de, kimsenin değil kendisinin kendisinde açtığı yaraları sarmanın mutlaka bir yolunu bulmayı yol edinmiş biri için yaratmadığı, başkaları tarafından yaratılmış olsa dahi çözüm için yapabileceği hiçbir şeyinin olmadığı problemlerle uğraşmak, daha doğrusu uğraşamamak, oturup sadece sonlanmasını beklemek o kadar zor ki. bu değil. böyle değil. artık sakinliğimi koruyabilecek kadar derim kalınlaşmış olsa bile her hücremle diliyorum bunu; bu şekilde değil. müdahale edemeyeceğim yangınlarda yanan insanlarımı görmek istemiyorum artık. o yangınların çıkmasını istemiyorum. dermanı olmayan hastalıklara küfretmek de işe yaramıyor. o hastalıkları istemiyorum. gözünde artık kendisini görmediğim ve her geçen gün artarak oradan yok olmaya devam edeceğini bildiğim anneme derman olamamayı yaşamak istemiyorum. ben kavga edebileceğim, gerekirse içinden kendimi sökerek çekip çıkartabileceğim sorunlar yaşamak istiyorum yine. bu değil. böyle değil; bu şekilde değil.
devamını gör...
2919.
bu sene üniversitede son senem. ben her seneki gibi normal geçeceğini sanarak başladım bu seneye. fakat müthiş bir farkındalıkla karşı karşıya kaldım daha ilk günden. maddi gelirimin ne olacağını, üniversiteden sonra nereye gidip ne yapacağımı bilemiyorum., koca bir bölümü bitirmiş neredeyse her günü ünide geçirmis olmama rağmen ne istediğim kadar kütüphanede ders çalışıp kitap okudum, ne arkadaşlarimla kampüste takıldım ne de bir hayat arkadaşı edindim. ne yaptım bu koca dört sene boyunca üzülmekten ve depresyonu yenmeye çalışıp karşımdakilere mutlu pozu vermeye çalışmaktan başka bilemiyorum.
ha bir de herkes beni çok seviyormus meğer.her grup etkinliğinde benle olmak istiyorlar sınıftakiler , üni bitince en çok beni ozlerlermis öyle diyorlar. 3 senedir neredesiniz? neredeydiniz ben yalnızlık içinde kıvranırken??
ah be sözlük, çok iyi biriyim valla ben bak. herkes herkesin arkasından bana konuşuyor bense hepsinin arasını yapmaya çalışıyorum. niye mi? uçan kuş bile mutlu olsun diye.
kısacası çok yorgunum bunca sıkıntınin hepsinin gözümün önünde olmasından her gün.
devamını gör...
2920.
7 gün içinde değişmezsen ruhunu özgür bırakacağım.
duygularını sakladıkça geldin bu hale.
sana çok ağır geliyor...
bir gecede geldiğin duruma bak.
saçımı başımı yolmak istiyorum öylesine leş bir his var içimde.

yazmak iyi geliyordu ne oldu?
artık okuyamıyorsun bile...
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim