normal sözlük yazarlarının karalama defteri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
başlık "makedonyalı" tarafından 08.11.2020 16:43 tarihinde açılmıştır.
1641.
bugün de akşam oldu sevgili sözlük. haftanın başını bitirdik ve benim için başlamakla bitirmek eş değer, yani bugün benim için cuma gibi. hayırlı cumalar sevgili sözlük...
devamını gör...
1642.
buraya, bu başlığa hiç, güzel şeyler yazılmadığından bahsetmiş çok sevgili bir yazar arkadaşım. karalayalım. ya da, aklayalım. bugün. böyle söyleyince anlamını yitirir elbet. elbette sana kalmaz hangi anlamın yiteceği. bana da kalmaz, kalmamalı, kalmasın, kalmaması güzel.
güzel arkadaşlık. yeni tanıştık. ya da, henüz. o, beni okur. ben, onu. gıyaben. gayb değil fakat. o zaman tutanamayanlara tutanamayan kadın, uzun zaman sonra uzun bir tanım...
hüzünlü bir parça çalıyor yine arka planda, bak ki bu da şaşmıyor. ismet özel falan da yok odamda ama sesi kulaklarımda. o, beni okur. ben, onu. gıyaben. gayb değil ancak.
mutlu olmak zor, sözlük, sevgili yazarlar. her şeyi, düzeltmeye, kalkışmanın, yok ettiği de olmamak gerek fakat. cümleler devrilsin. siz devrilmeyin. çünkü cümlelere de... size de...
diyenler olacaktır elbet. elbette cüreti pek âlâdır densizlerin. senden bekler sonra; güvenlikçisi, kasabı, bakkalı... bekler de bekler. döngü bile düzgün çalışmaz. birazdan binip gideceğin eski kırmızı külüstür bile bekler.
olsun. sen, seni anlayana mucizesin. olsun. izin verme! sana çirkin demelerine. dalgalanan acılar, yürek burkan; gam, keder arasına serpiştirilmiş saadetin. bırak. mutlu ol. olsun. mutlu ol sözlük.
güzel arkadaşlık. yeni tanıştık. ya da, henüz. o, beni okur. ben, onu. gıyaben. gayb değil fakat. o zaman tutanamayanlara tutanamayan kadın, uzun zaman sonra uzun bir tanım...
hüzünlü bir parça çalıyor yine arka planda, bak ki bu da şaşmıyor. ismet özel falan da yok odamda ama sesi kulaklarımda. o, beni okur. ben, onu. gıyaben. gayb değil ancak.
mutlu olmak zor, sözlük, sevgili yazarlar. her şeyi, düzeltmeye, kalkışmanın, yok ettiği de olmamak gerek fakat. cümleler devrilsin. siz devrilmeyin. çünkü cümlelere de... size de...
diyenler olacaktır elbet. elbette cüreti pek âlâdır densizlerin. senden bekler sonra; güvenlikçisi, kasabı, bakkalı... bekler de bekler. döngü bile düzgün çalışmaz. birazdan binip gideceğin eski kırmızı külüstür bile bekler.
olsun. sen, seni anlayana mucizesin. olsun. izin verme! sana çirkin demelerine. dalgalanan acılar, yürek burkan; gam, keder arasına serpiştirilmiş saadetin. bırak. mutlu ol. olsun. mutlu ol sözlük.
devamını gör...
1643.
güçlü olduğun kadar mı yük biniyor omuzlarına, yoksa zayıf olduğun kadar mı ağır yaşam ??bugünün sorgulama konusuydu buydu sevgili sözlük.
ikisi de olabilirdi ama ben güçlü olmayı ve güçlü kalmayı seçiyorum çünkü biliyorum ki o güç bende var oldukça omuzlarim sanılanın aksine hep dik kalacak..
güçlü olmak demisken, bazen acına rağmen gülmek ve sırf içinden geldiği için ağlamaktir güç.
çünkü zayıflar ağlamayı acziyet, gülmeyi kendine fazla görür.
bir başka karalama da görüşürüz bye.
ikisi de olabilirdi ama ben güçlü olmayı ve güçlü kalmayı seçiyorum çünkü biliyorum ki o güç bende var oldukça omuzlarim sanılanın aksine hep dik kalacak..
güçlü olmak demisken, bazen acına rağmen gülmek ve sırf içinden geldiği için ağlamaktir güç.
çünkü zayıflar ağlamayı acziyet, gülmeyi kendine fazla görür.
bir başka karalama da görüşürüz bye.
devamını gör...
1644.
1645.
sevgi ve aşk dediğiniz yalanlar nedir?
menfaat için midir?
seks için midir?
der,derim ve rengi değişen suda yüzmeye devam ederim.
menfaat için midir?
seks için midir?
der,derim ve rengi değişen suda yüzmeye devam ederim.
devamını gör...
1646.
balkona çıktım az önce, hava pek yağmurlu. üstüme gecelerimin yoldaşı olan battaniyemi aldım üşemeyim diye. sonra yurt günlerim geldi aklıma. soğukta sigara içerken alırdım ya üstüme battaniyeyi sonra seninle konuşurduk. saçma sapan aklı başında ne varsa anlatırdık ya birbirimize. en çok bu yüzden özlüyorum seni. biz konuşabilirdik, anlayabilirdik, anlatabilirdik. birinin telefondaki sesinden yüzünde oluşan mimiği bilecek kadar tanıyıp bu kadar uzak olması akıl alır şey değil.
devamını gör...
1647.
bu hayattan ne olursa olsun tatmin olamıyorum. en son ne zaman 'gerçekten' mutlu olduğumu hatırlıyamıyorum. maddiyat önemli ama bana göre maneviyat kadar değil. eksikliği çok hissediliyor. bazı şeyleri kafama çok takıp gereksiz yere dert ediyorum ama kendimce haklı gibiyim. elimde olmayan bazı şeyler beni çok sıkıntıya sokuyor. istemezdim bende böyle olsun , oluyor işte. keşke bazı şeyleri değiştirebilseydim her şey mükemmel ötesi olacaktı. bekliyoruz çaresizce başka çare yok.
devamını gör...
1648.
al işte dinle, yorma beni
anlatamam süslü cümlelerle
kapat gözlerini sadece
hayır hayır şarkı şimdi değil
ama kulağımdakilerden biri elbette
sessiz sakin olacaktım
ama olamadım
olabilir miyim?
paragraftan dizeye geçiş sadece
sabırsız sükunetimi bozan
kanımı karıştıran
uykumu getiren
kaçırma gözlerini
şimdi gidiyorum
kaybolma sakın...
anlatamam süslü cümlelerle
kapat gözlerini sadece
hayır hayır şarkı şimdi değil
ama kulağımdakilerden biri elbette
sessiz sakin olacaktım
ama olamadım
olabilir miyim?
paragraftan dizeye geçiş sadece
sabırsız sükunetimi bozan
kanımı karıştıran
uykumu getiren
kaçırma gözlerini
şimdi gidiyorum
kaybolma sakın...
devamını gör...
1649.
gece olunca melankolik yanım çıkmaya başlıyor. kendimi içten içe bu dünyada tek başıma bazı şeyleri kanıtlamaya gelmiş gibiyim. tek başıma isem neden böyle bir his var içimde o zaman, onu bende pek anlamdıramadım. mutsuz muyum? hayır. ama mutlu olduğum da pek söylenemez, bazı şeyler beni rahatsız hissettiriyor. çok konuşmak herşeyi ama herşeyi anlatmak, karşımdaki beni, sonsuza kadar anlattıklarımı dinlenmezsini istiyorum. benim açımdan konuşmak bir ihtiyaçtır bazen gözlerimle, beden dilimle konuşurum veya buraya içimi dökerken okuyan kişi ile konuşurum. bazen hiç ağzımızı açmak içimizden gelmez anlatmak da boşunadır şuan kendimi orada sıkışmış hissediyorum. hevesim kırılmış da inatla bazı şeyleri anlatmaya çalışıyor, kimse tarafından dinlemiyor gibi.*
devamını gör...
1650.
gerçekten bilmiyor musun?
gerçekten bilmiyorum. ve bu hengameden bir an önce kurtulmak istiyorum. belki yazarak belki okuyarak belki sadece masallar da olabileceğini düşünerek.
sonra vay efendim. neden böyle oluyor.
neden sorusu anlamını yitiriyor cevaplardan kaçmaya çalışırken.
sonra vay efendim. sen yalancısın diyorlar. yalan söylediğini bilmeyen bir insan için pek bir anlam ifade etmiyor belki de.
insan kendini yalan söylerken yakalar mı hiç. hem de kendine.
sürekli bir farkındalık halinin yoruculuğu karşısında çaresiz kalmak. ve yardım istemek.
insan kimden yardım ister? yardım edebileceğini düşündüğü kim vardır kendisinden başka.
ve kendisi bir yalancıysa iddia ettikleri gibi. kendinden yardım isteyemeyeceği belli midir.
oysa tek istek biraz kaçmak biraz yazmak biraz çizmek biraz müzik biraz sakinlik. seslerden
insanlardan ve canı yakan her şeyden.
ne demişler. ben kimin uydusuyum. uymadı mı uykusuyum. prenseslere gelsin.
gerçekten bilmiyorum. ve bu hengameden bir an önce kurtulmak istiyorum. belki yazarak belki okuyarak belki sadece masallar da olabileceğini düşünerek.
sonra vay efendim. neden böyle oluyor.
neden sorusu anlamını yitiriyor cevaplardan kaçmaya çalışırken.
sonra vay efendim. sen yalancısın diyorlar. yalan söylediğini bilmeyen bir insan için pek bir anlam ifade etmiyor belki de.
insan kendini yalan söylerken yakalar mı hiç. hem de kendine.
sürekli bir farkındalık halinin yoruculuğu karşısında çaresiz kalmak. ve yardım istemek.
insan kimden yardım ister? yardım edebileceğini düşündüğü kim vardır kendisinden başka.
ve kendisi bir yalancıysa iddia ettikleri gibi. kendinden yardım isteyemeyeceği belli midir.
oysa tek istek biraz kaçmak biraz yazmak biraz çizmek biraz müzik biraz sakinlik. seslerden
insanlardan ve canı yakan her şeyden.
ne demişler. ben kimin uydusuyum. uymadı mı uykusuyum. prenseslere gelsin.
devamını gör...
1651.
hayvan gibi fıstık yemeye başladım.
devamını gör...
1652.
geyik başlıklarıdır. hunharca yardırırsın, maksat eğlence olsun işte.
devamını gör...
1653.
kendi ilişkim ve hayatım rayından çıkmışken, yarın en güzel kıyafetlerimi giyip makyajımı yapıp en sahici gülümsememle kuzenimin sözünde yüzük tepsisini tutucam...
devamını gör...
1654.
sözlüğün anasını ağlatan başlıktır.
devamını gör...
1655.
acaba bu sene san remo'yu kim alır
devamını gör...
1656.
hangi birine üzüleyim
geçen zamana
kendi seçtiklerime mi
düzenin çarkına mı
geçen zamana
kendi seçtiklerime mi
düzenin çarkına mı
devamını gör...
1657.
uzun süredir duran elmaları bir tür sirke yapmak için suyunu çıkarıp bir kavanoza koydum. sonra kabuğundaki bakteriler fermantasyonu başlatan maya görevi görür diye okuduğumdan birkaç kabuk doğrayıp attım.
neyse sanırım bir gün içinde fermantasyon başladı ve içinde küçük küçük baloncuklar çıktığının farkına vardım. nedense çok hoşuma gitti ve elma suyunun rengi ile birlikte çok güzel görüntü oluşturuyor diye düşündüm.
o günden beri arada gidip bir süre izlerim. fermantasyonu bitene kadar da izlemeye devam edeceğim gibi.
bu arada yeni şeyler denemeye pek bir meraklı olduğum söylenebilir. bu zamana kadar balta sapı, mayonez, masa vs yapmayı denedim. mayonez, balta sapı gibilerinde başarılı olurken masa gibileri başarısızlıkla sonuçlandı.
ança bilingler
neyse sanırım bir gün içinde fermantasyon başladı ve içinde küçük küçük baloncuklar çıktığının farkına vardım. nedense çok hoşuma gitti ve elma suyunun rengi ile birlikte çok güzel görüntü oluşturuyor diye düşündüm.
o günden beri arada gidip bir süre izlerim. fermantasyonu bitene kadar da izlemeye devam edeceğim gibi.
bu arada yeni şeyler denemeye pek bir meraklı olduğum söylenebilir. bu zamana kadar balta sapı, mayonez, masa vs yapmayı denedim. mayonez, balta sapı gibilerinde başarılı olurken masa gibileri başarısızlıkla sonuçlandı.
ança bilingler
devamını gör...
1658.
saat akşamüstü beş buçuk. yağmur tehdit ediyor. yağarım ulan diyor.
sen misin beni tehdit eden. yatağımı bile toplamadım lan daha.
annemin sigaralarını aşırıyorum. filtrelerini kırıp kırıp tadını arttırıyorum.
tatilimin son iki günü.
o yüzden bakmak lazım keyfe. kedere nö nö diyen yogacı gibiyim.
bilmediğim şeyler üzerinden prim yaparım. evet.
no man, no cry.
erkekler de ağlar. ne güzel demişler. kimse ağlamasın tabi de,
insanın üzerine bir laf yapışmaya görsün. sonra hep o oluyorsun.
yalancı seni hep yalancı görüyor.
mutsuz seni hep mutsuz belliyor.
sıfatlar diyarından kendine bir porsiyon hazırlıyorsun.
çatal bıçak plastik.
yemeğin tadı plastik.
pet şişelerin büküldüğü yerdesin.
no man no cry.
erkek yoksa ağlamak da mı yok?
tutturulan kulağa küpe gibi hani üç yaşında delmişlerdir kulağını, ağlamışsındır.
işte o yeri yanlış kulak deliğine takılan küpelerin hep eğreti durması gibi kadınların ağlaması.
yalan söylüyorum. ama bazen kadınlar da yalandan ağlıyor. kendimden biliyorum.
no woman no cry.
ağlama bebeğim. kim üzdü seni. başını okşayayım mı?
ne de hoş. bir kel bir kadına söylenecek.
no woman, no cry
o virgülde hayatın sarkacı gizli.
ağlamak rahatlatır ya. çıkarın tüm cinsiyetleri denklemden belki kesilir tüm bu şarkılardaki gözyaşları.
şarkı bitene kadar yazacağım dedim kendi kendime.
bitmek bilmiyor.
adam acı acı çalıyor enstrümanı.
yağmur yağmıyor.
tanrı'nın tehditleri boş mu.
no woman no man no cry.
sen misin beni tehdit eden. yatağımı bile toplamadım lan daha.
annemin sigaralarını aşırıyorum. filtrelerini kırıp kırıp tadını arttırıyorum.
tatilimin son iki günü.
o yüzden bakmak lazım keyfe. kedere nö nö diyen yogacı gibiyim.
bilmediğim şeyler üzerinden prim yaparım. evet.
no man, no cry.
erkekler de ağlar. ne güzel demişler. kimse ağlamasın tabi de,
insanın üzerine bir laf yapışmaya görsün. sonra hep o oluyorsun.
yalancı seni hep yalancı görüyor.
mutsuz seni hep mutsuz belliyor.
sıfatlar diyarından kendine bir porsiyon hazırlıyorsun.
çatal bıçak plastik.
yemeğin tadı plastik.
pet şişelerin büküldüğü yerdesin.
no man no cry.
erkek yoksa ağlamak da mı yok?
tutturulan kulağa küpe gibi hani üç yaşında delmişlerdir kulağını, ağlamışsındır.
işte o yeri yanlış kulak deliğine takılan küpelerin hep eğreti durması gibi kadınların ağlaması.
yalan söylüyorum. ama bazen kadınlar da yalandan ağlıyor. kendimden biliyorum.
no woman no cry.
ağlama bebeğim. kim üzdü seni. başını okşayayım mı?
ne de hoş. bir kel bir kadına söylenecek.
no woman, no cry
o virgülde hayatın sarkacı gizli.
ağlamak rahatlatır ya. çıkarın tüm cinsiyetleri denklemden belki kesilir tüm bu şarkılardaki gözyaşları.
şarkı bitene kadar yazacağım dedim kendi kendime.
bitmek bilmiyor.
adam acı acı çalıyor enstrümanı.
yağmur yağmıyor.
tanrı'nın tehditleri boş mu.
no woman no man no cry.
devamını gör...
1659.
off yazmak istiyorum, aynı zamanda da istemiyorum. *
devamını gör...
1660.
çok yoruldum. her şeyden. ama en çok kendimden yoruldum. yalnız hissediyorum, o kadar yalnız hissediyorum ki uzansam tutabileceğim kimse olmayacakmış gibi geliyor.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar
karalama
2