normal sözlük yazarlarının karalama defteri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
başlık "makedonyalı" tarafından 08.11.2020 16:43 tarihinde açılmıştır.
5481.
erkekler, duvarlara çarpa çarpa o kaybettikleri şefkate, hislere, kucağa ihtiyaç duydukları için geri dönerler ama kadınlar bıraktıkları enkaza bakmak için dönerler ve sigaralarını enkazda söndürüp ayakkabıları ile ezerler.
devamını gör...
5482.
yaşamak nedir? bazen üzülmek, bazen gülmek, kimine sinirlenmek, topluma karışıp gitmek... ne zaman öldüm bilmiyorum. gerginlikten başım ağrıyor dedim beyefendiye, kaygı bozukluğu dedi, günde 50 mg sertralin... verdim samimi duygularımı, daha az ağrıyan bir başla takas ettim.
halen sevmiyorum toplumu, kaçıyorum kalabalıklardan. sahi dedim sorun bende mi? görmeye geldim aynı soyaddan aynı mahsül birini. haftalar önce taranmış saçları, asık suratı, ruhsuz bedeni. bunalım avcuna almış onu sinsi ve sessizce kendisi de farkında değildi. üçüncümüze hiç değinmiyorum o oldu bitti, telaşlı ve anksiyetik biriydi.
sorunlu muyduk? pekala suçlusu kimdi? sanmam ama biz mi? suçlu bensem tanışalım, marion ben, sorunlu birisi.
halen sevmiyorum toplumu, kaçıyorum kalabalıklardan. sahi dedim sorun bende mi? görmeye geldim aynı soyaddan aynı mahsül birini. haftalar önce taranmış saçları, asık suratı, ruhsuz bedeni. bunalım avcuna almış onu sinsi ve sessizce kendisi de farkında değildi. üçüncümüze hiç değinmiyorum o oldu bitti, telaşlı ve anksiyetik biriydi.
sorunlu muyduk? pekala suçlusu kimdi? sanmam ama biz mi? suçlu bensem tanışalım, marion ben, sorunlu birisi.
devamını gör...
5483.
dedikodu time.
ofiste bir kız var. sevgilisi var. ve japonya'ya tatile gidiyorlar. şimdi birisi dedi ki, bence erkek arkadaşın japonya'da sana evlenme teklifi edecek.
kız da dedi ki hiç zannetmiyorum. brezilya'ya tatile gidicez, ben ona brezilya'da evlenme teklifi etmesini söyledim. ayrıca ben özel tasarım yüzük (diamond) istiyorum, onu yaptırması zaman alır.
insanların kendini bu kadar önemsemesi bana çok komik geliyor. japonya'da teklif etse ne etmese ne.
insanların bazı şeylere aşırı anlam yüklemesi ve kendini mutlu etmek için bu kadar çok kasması, yapmacık davranması o kadar saçma ki.
sanki sürpriz olmuş gibi davranacaksın, oysa yüzüğün siparişini vermişsin, mekanın siparişini vermişsin. bunu benim kafam almıyor işte. bunun nesi sürpriz? bunun nesi özel?
"özel" anları özel yapan şey nerede olduğun değil, karşındaki kişinin özel olması. hayatımdaki önemli anlara bakıyorum hepsinin özel olmasının nedeni birlikte olduğum kişinin benim için özel olması.
belki saçma düşünüyorum, bilmiyorum.
ofiste bir kız var. sevgilisi var. ve japonya'ya tatile gidiyorlar. şimdi birisi dedi ki, bence erkek arkadaşın japonya'da sana evlenme teklifi edecek.
kız da dedi ki hiç zannetmiyorum. brezilya'ya tatile gidicez, ben ona brezilya'da evlenme teklifi etmesini söyledim. ayrıca ben özel tasarım yüzük (diamond) istiyorum, onu yaptırması zaman alır.
insanların kendini bu kadar önemsemesi bana çok komik geliyor. japonya'da teklif etse ne etmese ne.
insanların bazı şeylere aşırı anlam yüklemesi ve kendini mutlu etmek için bu kadar çok kasması, yapmacık davranması o kadar saçma ki.
sanki sürpriz olmuş gibi davranacaksın, oysa yüzüğün siparişini vermişsin, mekanın siparişini vermişsin. bunu benim kafam almıyor işte. bunun nesi sürpriz? bunun nesi özel?
"özel" anları özel yapan şey nerede olduğun değil, karşındaki kişinin özel olması. hayatımdaki önemli anlara bakıyorum hepsinin özel olmasının nedeni birlikte olduğum kişinin benim için özel olması.
belki saçma düşünüyorum, bilmiyorum.
devamını gör...
5484.
son bi şans istediği bir noktaya geldiyseniz o şansı vermeyin çok hızlı harcıyorlar. verdiğiniz şans ürküttüğünüz kurbağaya değmiyor.
devamını gör...
5485.
selamlar, iki yıl sonra yeniden burada buldum kendimi. üniversite lisans zamanlarımda başlamıştım. tam 6 yıl oldu. şu anda da yüksek lisans yapıyorum. yapacağıma inandığım hedefime adım adım yaklaşıyorum sanırım. sanırım diyorum, çünkü hiçbir zaman hiçbir olasılık yüzde yüz değildir. hayatımda çıkarttığım çok insan oldu, ama daha sonra en iyileri de dahil oldu. her şey güzel ilerliyor. sadece artık biraz para kazanıp gezmek istiyorum başka ülkeleri. hedefler büyük, çaba da büyük olsun diye elimden geleni yapıyorum. mutluyum, umarım herkes gönlünden geçen hedeflerine kavuşur. son olarak buraya bugün girdiğimde aklıma eskiden değer verdiğim biri vardı . o da hedeflerine kavuşmuş, sevindim sadece keşke arkadaşlığımızı durup saçma olan durumlar için bozmayıp çabalasaydık diye aklımdan geçti ama ne yazık ki iş işten geçti... her neyse herkes yerinde huzurlu bence:d şimdilik bu kadar, umarım yine uğrarım sözlüğe ama bu sefer farklı bir yerde yazarım. hoşcakal canım sayfam ve değerli sözlük yazarları.
devamını gör...
5486.
yüzyıllardır devam eden bir düğüme yeni bir açıdan baktım bugün. içinde, içimde ne çok duygu birikmiş. ne çok baskılanmış ne çok baskılamışım..
bazen yaşamamışta bir film izlemiş ve o filmin hatırda bıraktığı izleri anımsıyor gibi hissediyorum.
bir gün sanki bin yıllık bir hayat yaşamış kadar yorgunum demiştim bir eğitim grubunda. şimdi bakınca da yaşayan ben değilde izleyen benmişim gibi geliyor.
çok fazla hikaye var.. hepsine yeni bir bilinçle bakmak kendimle (o an onları yaşamış benle) arama mesafe koyuyor gibi.. belki de daha çok yazmalı, idrak için araya daha derin bir mesafe koymalı..
sevgi ve farkındalıkla..
bazen yaşamamışta bir film izlemiş ve o filmin hatırda bıraktığı izleri anımsıyor gibi hissediyorum.
bir gün sanki bin yıllık bir hayat yaşamış kadar yorgunum demiştim bir eğitim grubunda. şimdi bakınca da yaşayan ben değilde izleyen benmişim gibi geliyor.
çok fazla hikaye var.. hepsine yeni bir bilinçle bakmak kendimle (o an onları yaşamış benle) arama mesafe koyuyor gibi.. belki de daha çok yazmalı, idrak için araya daha derin bir mesafe koymalı..
sevgi ve farkındalıkla..
devamını gör...
5487.
5488.

bir süredir bir kalemle yazıyorum yazılarımı o anki şartlar öyleydi ve ulaşabildiğim ihtiyacımı giderecek o kalem vardı ve onu seçtim. dün kalem yazmayı bıraktı (bana vaktinden çok erken gibi geldi fakat uyum sağladım) ve ben de yeni bir tane aldım elime. onu seçtim evet evet (uzandım ve aldım) biraz yazdıktan sonra şaşkınlıkla kafamı kaldırıp ne kadar yumuşak, akışkan, rahat diyi verdim.
o an bir sürü cümle geçti aklımdan. yahu ben bilmem kaç haftadır niye diğerine katlandım. ikisini kıyasladım, karşılaştırdım. yani bir sürü cümle.. seçimlerimi sorguladım falan filan... yazsam roman olur. (olmadı)
sonra biraz düşündüm ikisini de seçerken (!) çokta benim bir dahlim yoktu gibi bir ihtiyaç vardı ve o ihtiyaca karşılık bir şekilde hayatıma girdiler. o neden oldu bu neden oldu ondan aldığım verim bana hissettirdiği yumuşaklık bilmem neler hiç birinde ne benim ne de onların iradeleri yoktu.. bir şekilde hayatıma dahil oldu devam edecekleri yere kadar devam ettiler ve ayrıldılar.. süreçte yaşadığım duygular, gelenler gidenler, uyum sağlama tarafı, hayal kırıklığı, evet şimdi doğrusunu buldum hissi, hakettiğim buydu algısı falan filan doldur işte.. hepsi benim bir şekilde sürece dahil ettiklerim. hah sana bir sır vereyim onları bile ben dahil etmedim onlarda kendiliğinden geldi. ımm, hmm ,tüh be, vayy, yok artık nidalarıyla sezinledim sadece.. onu da benim yaptığım tartışılır. (sezinlemek)
evet konu şuan kalem fakat bazen de başka bir şeyler..
sevgi ve farkındalıkla..
devamını gör...
5489.
kaç bahar daha görecegim ömrümde
meçhul
ama bana her günü baharmış gibi yaşatan bir kızım var
dünyanın en güzel hissi en tarifsiz sevgisi var içimde
meçhul
ama bana her günü baharmış gibi yaşatan bir kızım var
dünyanın en güzel hissi en tarifsiz sevgisi var içimde
devamını gör...
5490.
başarırım, yaparım, üstesinden gelirim.
gülerim, eğlenirim, mutlu olduğumu söylerim, iyiyim derim.
çünkü artık başka türlüsünü söylemeye ya da hissettiklerimi net olarak aktarmaya hakkım yok gibi hissediyorum. hiç kimseyi ama hiç kimseyi artık içimdeki fırtınaların ortasına atmak istemiyorum. sevdiklerimi yeterince kendimle meşgul ettim zira, üzgün olurum, ağlarım ama bunu bir tek ben bilirim, bilmeliyim.
zaten "iyiyim" dediğim 10 anın 9'unda iyi değilimdir. gerçek duygumu içimde yaşamak bana kendimi daha özgür hissettiriyor.
gülerim, eğlenirim, mutlu olduğumu söylerim, iyiyim derim.
çünkü artık başka türlüsünü söylemeye ya da hissettiklerimi net olarak aktarmaya hakkım yok gibi hissediyorum. hiç kimseyi ama hiç kimseyi artık içimdeki fırtınaların ortasına atmak istemiyorum. sevdiklerimi yeterince kendimle meşgul ettim zira, üzgün olurum, ağlarım ama bunu bir tek ben bilirim, bilmeliyim.
zaten "iyiyim" dediğim 10 anın 9'unda iyi değilimdir. gerçek duygumu içimde yaşamak bana kendimi daha özgür hissettiriyor.
devamını gör...
5491.
hayatım eskiye göre çok farklı ve çok güzel ama ben ısrarla eskiyi ve eski insanları özlüyorum… ait olmadığın o şehirde yapayalnız olmak buna itiyor duygularım karmakarışık uyursam geçer mi?
devamını gör...
5492.
(bkz: normal sözlük)
devamını gör...
5493.
artık kal desen de gram hevesim kalmadı.
devamını gör...
5494.
insan fani ölüm ani derler. beklerken ölümü ne insanlığım kaldı, ne de ölüm gelip beni aldı. bir düşün içine sıkışmışım. dönüp duruyorum enkaz etrafında. son günlerimi sayıyorum sessizce.
sayılı gün çabuk geçer mi?
sayılı gün çabuk geçer mi?
devamını gör...
5495.
hiçbir zaman iyi bir insan olmadım ama kenal kılıçdaroğlu kadar da annesinin ne iş yaptığı belli olmayan bir şerefsiz olmadım.
devamını gör...
5496.
5497.
her seye yetismeye calisirken en yetismem, aksatmamam gereken seyleri atlamisim. zamaninda ugruna neleri goze aldigim ozgurluge sahip olduktan sonra, bir yere baglanmanin ne kadar kiymetli oldugunu anladim. nilfurler olur, kok salamazlar, suyun ustunde yasar giderler. her sey disaridan muazzam gorunur ama basini almis gitmislerdir ya. ben nilufer olmaktan cok yoruldum. ben köklerimi kaybetmis olmaktan cok yoruldum. kucukken bu bagimsizliktan korkardim ve sanirim bu sebeple kendimi bu senaryoya cok hazirladim. sonrasinda bu kurdugum hayali senaryoyu yaşarken buldum kendimi. bundan korktugum ve yasanmasi halinde şoka girmemem icin icine girdigim savunma yonteminden cok yoruldum. baglanmak belki de o kadar korkunc degildi ve sonundaki kayiplari da goze alarak tadi cikarilmaliydi. kendimi tebrik ederim ben bunu basaramadim.
devamını gör...
5498.
ulan şu hayatta tek bir eksiğim kaldı. ama bende umut kalmadı. insanların korkaklığından bıktım.
ben de kimseyi tamir etmek zorunda değilim.
madem bu dünyaya yalnız geldim, yalnız büyüdüm, yalnız kaldım.
bundan sonra da artık farketmez. gittiği yere kadar.
ben de kimseyi tamir etmek zorunda değilim.
madem bu dünyaya yalnız geldim, yalnız büyüdüm, yalnız kaldım.
bundan sonra da artık farketmez. gittiği yere kadar.
devamını gör...
5499.
çoğu zaman kendimizi karşımızdakine göre konumlandırıyoruz. nasıl hissettiğimizin ya da nasıl davranmak istediğimizin bir önemi olmuyor. kendimizi korumak için mesafeyi ayarlıyor, sözcükleri seçiyoruz. bize "sen" diye hitap edene "siz" hitabından anında dönüyoruz. ne kadar saygı o kadar saygı gibi. benim kendimde en övündüğüm meziyetim uyum sağlama yeteneğimdir. kişiye ortama duruma hemen uyum sağlarım. içinde bulunduğu kabın şeklini almak değil bu. alışmam öğrenmem gereken her ne ise çözer kendimi ona göre konumlandırırım. belki yapmamak lazım. uyum sağlamamak lazım. maç gibi satranç gibi sonraki hamleleri hesaplayıp hazırlıklı olup ona göre davranınca karşıdakini gerçekleştirmiş oluyorum. tam tersi olsa. beni gerçekleştirse karşıdaki. ben duvarları indirsem sınırları kaldırsam da bana uyum sağlansa. yoklamada sohbette, alabildiğine mekanikmiş gibi davranmasa kimse biraz ışık verse. neyse ya çok saçmaladım. velhasıl kelam ne verirsen onu alırsın. herkesin isteği başka herkesin ihtiyacı başka. insan kendini bilecek ona göre davranacak.
devamını gör...
5500.
nasıl bir defterse kara karala bitmiyor beyaz sayfa kalmadı be kardeşim.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar
karalama
2

