3981.
çok şeyler söyleyebilirim
doğru, dürüst, özel şeyler
ama biliyorum
sıkılırsın
ne anlamı var
bunların hepsini zaten biliyoruz
herkesi eleştirebilirim
hepinize çok sağlam saldırabilirim
kendimi öylesine geliştirebilirim
çok ama çok haklı çıkabilirim
ama biliyorum
ne o ne onlar ne de sen
umursamaz kimse
iyi bir şeyler tüttürmüş gibi
iyi olduğumu kabullenmek devrimimiz olur
sonra
herkes
istediğim şeyleri
benim dışımda herkes ile yapmak üzere
uzaklaşır

çok şeyler yapabilirim
ama biliyorum
yapmayacağım
az şey yapacağım
dibi düşecek mi birilerinin
işte onu bilemeyeceğim

sana bir şey söyleyeyim mi!?
bilmiyordum
hiç bilmedim
hala bilmiyorum
ama emin ol
her şeyi anlayabiliyorum
doğru olan bu
bilmek değil!
devamını gör...
3982.
öyle baktık sonra denize.. leyla'nın gözleri karanlıkta aradı hayatın anlamını. bunu söylemedi. ama zaten bir kadının ellerine dokunmaktan daha güzel olan söylemediklerini anlamaktı.

...

limanda bıraktıklarım gözleri dolu dolu bakarken ardımdan. denizin altında ön göremediğim, sulara gömülmüş bir ada gibisin leyla. gidemiyorum da gemimin vurduğum kara gibisin.
devamını gör...
3983.
hoff ulan hoff yarın iş var. kredi kartı ekstresini görünce bu kadar yeter dedim. gerçi çok kararsız bir insanım her an izni uzatabilirim de belli olmaz.
bu arada yıl içerisindeki üçüncü zammı aldım alırım bı h.o.
neyse bundan sadece 2-3 sene önce sevmediğim bir iş olunca ya da ortamını begenmeyince s****ler aga deyip s**** t****na denk bir şekilde arkada mehter marşıyla basardim istifayı. cebimdeki iki üç kuruş para da işsiz kaldığım birkaç ay boyunca yeterdi de. ama şu an ekonomi asrın lideri sayesinde öyle bir noktaya evrildi ki işini sevmesen de şu şartlarda mecbur olduğunu biliyorsun. o hesap.

ve çalıştığım yerde artık kimseyle konuşmuyorum. tek aktiviteleri dışarıda yemek yemek ve halı saha olan arkadaş grubu buluşmalarını her teklifte reddettigim için linç yemiş ve en sonunda dışlanmıştım.
ee napayim ki ? sevdiğim insanlar da olsa ne futbola merakım var ne de dışarıda yemek yemeye. dışarıda beraber eglenemeyeceksem zaman kaybetmenin ne anlamı var ?
işin aslında birkaç tuhaf detayı da var :)
bu grupta arabası olan iki kişiden biriydim diğeri arabayı satınca beraber takılmak için (bensiz bir şekilde) yuzsuzca araba lazım diye mesaj atmaları ahahaha. vermedim tabii ki de.
başka bir nokta ise düşüncelerime göre bunlarin iş dışında hiç arkadaşları yok. sürekli birlikteler. hayır dışarıda da iş konusuyorlar iş yerinde de. aslında birkaç kişi hariç ne kadar samimi olursam olayım iş yerinden kimseyle dışarıda görüşmem. bu insanları sevip sevmemle alakalı değil aksine eğlence anlayışındaki farkımız ve dışarıda da iş konuşmakla alakalı. bir yerde okumuştum almanlar iş arkadaşlarıyla dışarıda gorusmezmis diye. gerçeğini bilmem ama haklılar bence.

velhasıl kelam kendi kendilerine bana karşı kurulan bu insanlara kendimi sizlere melek gibi anlatma peşinde değilim. zoruma giden tek şey -aslında zoruma da gitmiyor ama- bunların beni dışlayarak cezalandırdıklarını sanması. sosyal bir insan olduğum kadar içe de dönük bir insanımdır.
durakta sigara içip beklerken pek çok insanla tanıştım bugüne kadar. yakın arkadaşlar edindim yani içe kapanık asosyal bir insan değilimdir. hatta lise döneminde ders çalışması zor gelen ama sayısalı kuvvetli biri olarak sözel bölüm seçmiştim. sınıfta kafa dengi bir insan olmayınca koca bir yılım çok yalnız geçti sonra hazırlığa kaldığım o bir yılda tüm arkadaşlarımın uniye ve askere gitmesiyle bir yıl daha ve üniversitedeki ilk bir ay..
koyar mi lan ikarus a yalnız kalmak ? allah şahidimdir koymuyor da. çünkü hayat sadece iş yerindeki insanlardan ibaret değil.

kafanızı sisirdiysem ve buraya kadar okuduysaniz hadi biraz daha okuyun.
mavi yakayken beraber üretimde çalıştığım iki abi var. benden 15 yaş büyük olmalarına rağmen harbi kafa adamlardır. (iş yerinden olup dışarıda buluştuğum as kadro bunlar :)) her sabah beraber kahve ve sigara yaparız is saati gelmeden.
bu üretim hattına yeni calisanlar gelmiş. bir kız.. fiziği, yüzü, konuşma şekli, sempatikligi...
ilk görüşte libodom yükseldi kendisine karşı. dedim ki bu kızla ya sevisicem ya sevgili olucam...
üretim hattından bir arkadasimin sevgilisi olduğunu öğrenince dünyam başıma yıkıldı tabi.
bir de yol verdiğim eski flörtüm orda çalışan yakın bir arkadaşımla sevgili olmuş. çocukla iki gava.. ay pardon medeni insan gibi konuşuyoruz hala. bazen bu durum çok tuhaf hissettiriyor.

baya yazmışım lan. neyse illaki bir gün çalıştığım yeri manhunt misali pala, balta ve roket atarla basıp arınma yaşayacağım gün de gelecek. hayırlısı.
devamını gör...
3984.
birinin beni işletmesine izin vermek mallık mı yoksa akıllılık mı hala daha çözemiyorum. biliyorum karşımdaki yalan söylüyor, her hareketi sahte ama bozmak gelmiyor içimden. bakalım nerede patlayacak diye sürdürüyorum sohbeti sonuna kadar. hatta bazen patlamasın renk vermesin diye sıkıştırma fırsatım varsa da es geçiyorum. bilmiyorum neden öyle yapıyorum ama sanırım çok yalnızım ve yalandan da olsa bir iki sohbet, etkileşim hoşuma gidiyor. bir çeşit eğlence gibi görüyorum bu durumu. umarım bu işletmeye çalışan kişi sıkılmaz benimle uğraşmaktan da her daim yoklar ara ara.
devamını gör...
3985.
bu başlığa hep depresif şeyler yazıp durmuşum bu milat olsun. benim günüm güzel sizinde gününüz güzelleşsin

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
3986.
dünden beri çocuk gibiyim. kendi kendime gülüyorum, yüreğimden bir sevinç çığlığı kopuyor arkadaşlar.
devamını gör...
3987.
sözlük zaten komple karalama defteri değil mi? fazlalık bir başlık.
devamını gör...
3988.
çok düşündüm,

bırakıyorum, doğduğum günden beri yaşadığım şehrimi bırakıyorum. mezun olduğum seneden beri birlikte olduğum şirketi bırakıyorum. arkadaşlarımı, ailemi, sevdiklerimi bırakıyorum.

bu şehir bana çok küçük gelmeye başladı. 5,5 milyon kişinin yaşadığı şehre sığamadım. her yerinde iyi ve kötü anılarımı bırakıyorum. güvenli alanımdan çıkıyorum, vakti gelmişte geçmişti zaten. sıfırdan sadece adımı ve soyadımı bilen insanların olduğu bir ortama gidiyorum. olmak istediğim kişi olmaya gidiyorum. buraya yazmaya değer mi onu da hiç bilmiyorum, sadece yazasım geldi.

*

devamını gör...
3989.
iyi bir sosyal çevrem, hobilerim ve maddi durumum olmasına rağmen içimde bir şey var.
beni huzursuz ve mutsuz hissettiren. ne olduğunu çözemiyorum.
ruh halim uzun zamandır matejko'nun stanczyk tablosu gibi.
devamını gör...
3990.
adem ve havva kıssasından yola çıkarak adem’in tanrısı’nı kurtarmaya çalışmıştır leibniz. buna göre, adem’in içine yerleşebileceği sonsuzlaştırılmış mümkün dünyalar vardır. adem, bir mümkün dünyada elmayı yemiş ve cennetten kovulmuştur fakat bir başka mümkün dünyada bunu yapmamıştır ve cennetten kovulmamıştır. bir çoğulluklar paradigmasında, edimsel olanın tetiklediği veya tetiklemediği sonuçlarla yüzleşir ya da yüzleşmez. leibniz’in kısmen rölativiteyi andıran yaklaşımı gitgide derinleşir ve her katmandaki belirlenim süreçleri mufassal olarak açımlanır. bu dünya, adem’e göre dünyadır, adem’in bakış açısından dünya…

leibniz’e göre tanrı, bu ihtimaller arasında öyle bir kombinasyon belirlemiştir ki, adem “elma”yı yediği mümkün dünyaya yerleşmiştir. bu noktada bir “ilahi dokunuşa” göndermede bulunarak spinoza’dan tamamıyla ayrılır. adem’in mümkün dünyası aynı zamanda diğerlerinin zorunlu olarak ortaklaştığı mümkün dünyadır fakat her bireyin de içine yerleşebileceği mümkün dünyalar vardır. sezar, bir mümkün dünyada rubicon’u geçer, bir başka mümkün dünyada geçemez. eylemler ve bunların silsile halinde devam eden sonuçları ihtimaller içerisinde biri diğerine yeğlenmeden var olabilirler ya da var olamazlar. tanrı ve kötülük sorununa hem doğrudan hem de dolaylı yoldan kapsayıcı bir açılım getirmiştir. elbette bunlar leibniz’in sisteminin çok küçük bir bölümünü oluşturuyor. kurtarıcılığa soyunması ve teolojik kıvırmaya meyletmesinden ziyade düşünme tarzının estetik yanı dikkate değerdir.
devamını gör...
3991.
içimden geçen o kadar büyük cümleler ve o kadar büyük kelimeler var ki burada bunları yazıp da kimsenin gözlerini yormak istemiyorum... büyük kelimeler ve büyük cümleler dedim ama bana göre büyük kelimeler ve büyük cümleler demek istedim. neyse lafı boşuna çok uzattım. herkese iyi geceler dilerim.
devamını gör...
3992.
rahatlamış herşeyi çözmüş hissediyorum. galiba eski güçlü günlerime geri dönüyorum. en son böyle dediğimde ebemin horekesini görmüştüm. umarım bu kez farklı olur.
devamını gör...
3993.
herşeye silbaştan dedik, sürekli küsur aradılar.
akabinde yalnız,akabinde buruk geceler.
durulmasın varsın bu deniz.
kimsesiz gecelerde yeşil renk umut.
kavramlar soyut, asaplar bozuk.
devamını gör...
3994.
seni özlüyorum. bu kadar. içim dışım sadece sen.
devamını gör...
3995.
hayaller eğer ulaşılabilir bir seviyedeyse kişi kesinlikle tereddüt etmeden gerçekleştirmeli.

hayatın biriktirdiği bütün olumsuzlukları yerinde bırakıp, orayı terk etmek ve yeni bir yerde 0'dan yeni bir hayata " merhaba " demek.

işte mutluluk bu.
devamını gör...
3996.
yoruldum
devamını gör...
3997.
bugün hangi eski sevgilim ile yaşadığım anıyı anlatsam acaba?? emmmmm hımmm boşverin.
devamını gör...
3998.
bir ay önce aldığım günlük gibi bir şey var. yazdığım şeyler çok karışık aslında. plan, okumak istediğim kitaplar, hayallerim, moralim bozukken yazdığım şeyler... hepsi bir arada anlayacağınız. hepsini de farklı renkteki kalemlerle yazıyorum. hayallerimi mor, moralim bozukken yazdığım şeyleri ise siyah mürekkepli bir kalemle yazıyorum.
asıl probleme gelecek olursam defterdeki sayfaların neredeyse onda dokuzu siyah renkle yazılmış. ve o yazıları o kadar garip bir şekilde yazmışım ki o sayfadakileri okumakta zorlanıyorum. hangi kafayla ne yazdığımı bile hatırlamıyorum, sadece o günlerde sakin kalamadığımı ve sakinleşebilmek umuduyla deftere bir şeyler karaladığımı hatırlıyorum.
defteri gözden geçirdiğimde içim kararıyor resmen. hayır, oturup sakince sağlıklı bir fikir üretebilsem o kadar üzmeyeceğim aslında kendimi. ama sağlıklı düşünmekte çok zorlanıyorum çoğu zaman. düşüncelerimi durduramıyorum, kaygıdan da kurtulamıyorum bu sebepten ötürü.
uzun zaman sonra kullanacak olduğum bir günlüğe bu şekilde karamsar başlamak istemezdim ama şartlar bu şekil şu anlık. hatta yüksek ihtimalle birkaç saat sonra bir şeyi kafaya takarak bunun hıncını da defterden çıkaracağım . belki yine ağlama krizleri, birazcık daha kaygı, kahve molası, tuvalet molası, uyumaya çalışma seansı, uyuyamama, biraz daha ağlama molası, kedi sevme molası, tuvalet molası ve günün sonunda uyuyakalma durumu.
bu da benim gece rutinim.
devamını gör...
3999.
bu defter doldu.yeni defter rica edicim.
devamını gör...
4000.

50 katlık bir binadan düşen adamın hikayesini biliyor musun? her katta kendini rahatlatmak için şunu demiş:
" buraya kadar her şey yolunda. buraya kadar her şey yolunda"
sanki bizi anlatıyor gibi.
önemli olan düşüş değil, yere çarpıştır.

(bkz: la haine)

herkese kendini gerçekleştirmenin ne kadar önemli olduğuyla ilgili vaazlar verdikten sonra yaşadığın hayata bak. bi dön bak ya kendine. bakamazsın değil mi? baktıkça gerçekler seni yerden yere vuruyor çünkü.

insanların takdirini kazanmak ne kadar önemliymiş. kazandın mı bütün takdirleri? iş güç sahibi koca adamlar abi sana benzerim diye bıyık bırakmayı denedim dediğinde gururlandın mı? idolüsün oğlum işte insanların. al bu da plaketin. noldu? gururun okşanmıyor mu artık?

mekana girince herkes ayağa kalkıyordu, selam veriyordu. oturup 1 saat seni övüyorlardı. neden çıkmıyorsun dışarı? neden gitmiyorsun o çok sevildiğin yerlere? tatmin etmiyor mu artık? ne oldu birden yalnızlığı mı sevmeye başladın? kaçma gel. madalyanı takayım. en saygın sensin al bu da madalyan.

kanka sen yaşadığın tatsız konular açılınca ben dramatik konularda konuşmayı sevmiyorum diyorsun ya, cidden dramatik konularda konuşmayı sevmiyor musun yoksa acıdan böğüreceğin için mi bu kaçış yolunu kullanıyorsun? sen o cenazeyi yıkadığın gün çatlamıştın depremde de kırıldın. paramparça oldun kabul et artık. bu iki olaydan sonra saçların niye beyazladı lan? kesin ırsidir kanka, zamanlaması öyle denk gelmiştir. bir kez olsun düştüğünü kabul et artık. sen var ya güçlü rolünü en iyi oynayanlardan birisin ha. akıcı konuşabiliyor olsan 10 numara tiyatrocu olurdu senden, kısmet.

sen bunca sene yeteneklerine, isteklerine, hayallerine, karakterine, ruhuna her şeyine ihanet ettin. zavallısın lan sen, rezil herif.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim