1841.
uzaklaştım, yakın sandıklarımdan. mis gibi bir yalnızlık hissi çöktü üstüme. tercihe tercih sunup kendimi seçmeyi yeğledim. yakın sandıkların, yakınlaşıyor başkalarıyla ve uzaklaşıyorsun.
devamını gör...
1842.
reizi fevkalade kıskanan

şer mihrakları ve dıjj güşşlerin ib*neliği yüzünden

elektrik, doğal gaz ve sı faturaları kol gibi gelmeye devam ediyor

bunu gören vatandaş ne yabacağını bilemiyor

neyse ki,

camilerimiz açıh

ezanlarımız ohunuyoo.
devamını gör...
1843.
hayatım, ciddiye alınmasını istediğim bir oyundu. fakat hiçbir zaman tam anlamıyla ciddiye alamadım. en başta kendim sorumluyum bu durumdan.
devamını gör...
1844.
örtünmüş aydınlıklar sancısının geçmediği bir günde bir kıvılcım yanar.
ders almadığıma emin olduğum notlar tekrar tekrar önüme gelir. dip nedir son nedir. bu sadece yeni bir başlangıçtır. yine bir başlangıç.
istediğim bir son bu yeni bir başlangıç.
devamını gör...
1845.
millet reizi anlayamadı
adam benzine bir zam yaptı
yollar boşaldı
bomboş
reiz trafik sorununu çözdüm.
devamını gör...
1846.
bugün pazara gittim. pazar alev alev yanıyor herşey ateş pahası.
devamını gör...
1847.
sevgili sözlük;

fen bilimleri çıkışlı biri olarak sosyal bilimlerin içinde var olabilmek, alisabilmek, bir şekilde adapte olabilmek için çok uğraştım. ama bu gün anladım ki bu mümkün değil. moralim çok bozuk olmakla birlikte radikal kararlar da aldım.

ailemin arkamda durmayacagini biliyorum. hatta kimsenin beni anlamayıp üzerime geleceğini de... ama ben her şeye rağmen bu bölümü bırakıp tekrar bir fen bilimleri bölümü okumaya karar verdim.

bı 4 sene daha üniversite okuyacak gücü kendimde bulabilir miyim bilmiyorum. ama bildiğimden emin olduğum tek şey, bu bölümde mezun olabileceğime, mezun olsam bile içime sindirebilecegime inanmıyorum. ne kadar mücadele etsem de, sosyal bilimlerde var olamadım. ( çünkü ben her daim, işin en başından beri fenciydim.)

istemiyorum ve kaniksayamiyorum. insanın hayatında 2 önemli şey vardır: biri iş biri de eş. ikincisine bel bağlayamam, birincisini de sevemezsem yaşayamam. nefes alacak bir çıkış noktam kalmaz. bu yüzden herkese rağmen bu bölümü birakmaliyim. biliyorum.

bu gün öyle çok üzüldüm ki, üzüntüm mideme vurdu. bu şekilde ömür boyu yaşayamam.
devamını gör...
1848.
2 bira alsaydım da hızlı hızlı gömseydim, şu an uykuya dalmıştım.
devamını gör...
1849.
tanım yazıyoruz. oylayan yok anasını satayım.

millet a yazınca favlar artılar havada uçuşuyor. bize de ya eli yanlışlıkla çarpınca oy geliyor, ya da seri artıcılardan birine denk gelirsek anca öyle.

bilgi içerikli tanım giriyoruz okuyan yok. girdiğin kaliteli tanım akışta kayboluyor. şevkimiz kırılıyor. saldım artık. öyle okucuya böyle tanım.

ayrica beş kardeş dizisinin rozetini düzeltmeyen zat-ı muhterem yönetiminde gözlerinden öpüyorum.

derdim bu kadar, ilgilenenlere teşekkürler.
devamını gör...
1850.
ne kadar çok şeyi bilmediğimi fark ettikçe kafayı yiyecek gibi oluyorum. diyorum ki, ben bu zamana kadar ne öğrenmişim, ne yapmışım ? bilmediğimi fark ettiklerimin hepsini öğrenmek istiyorum ama nereden, nasıl başlayacağımı bilmiyorum. kocaman bir okyanusun ortasında küçücük bir kayıkla kalmış gibiyim. kafam çok karışık.
devamını gör...
1851.
bazen ben ben miyim acaba diyorum. çoğu şey durağanlaştı özellikle ruhum. sakin, yavaş.
eski tanımlarımı okuyorum bazen diyorum bunu ben mi yazmışım. resmen bağırıyorum veya daha içten mi daha ilkel mi yazmışım karar veremiyorum.
geçen sene kendimi içten içe olgun zannederdim şimdi ise geçmişteki kendime bakıp ne kadar çocuk olduğumu fark ediyorum. çok değil sadece bir yıl geçmiş üstünden ama zaman bu neyi ne şekilde değiştireceği bilinmez.

sözlük, yazdan beri sanki beni demir döver gibi dövüyorlar. her yerime vuruyorlar, her gün, her saat, her dakika..
darbeleri aldıkça yassılaşıyorum, kıvrılıyorum, gereksiz pütürlü yerlerimi atıyorum.
canım acıyor sözlük. canım çok acıyor.
benimle birlikte bir çok kişinin de canı yanıyor, biliyorum.
hissizleşiyorum, duruluyorum. cesetten farkım yok. düşüncem yok, fikrim yok.

ben akıllı insana hasretim hem de öyle bir hasretim ki..
dilimden anlayan yok, soran yok, gözlerde ışık yok.
neyi düşünüp nasıl hareket etmem gerektiğini bilmiyorum, kafam karışık. birçok insanın birçok derdi, planı ve istekleri var. hepsi aynı ülke sınırları içinde yaşıyor ama hepsinin birbirinden farklı düşleri var.
peki benim neyim var? neyim ben bu kalabalığın içinde?
devamını gör...
1852.
kafam güzel ve bir o kadar da karışık. yalıtılmış ve bir o kadar da dışa dönük. sıkıntılı bir durum yani anlayacağınız.

şuraya yazmamaya çalışıyorum ama elim gidiyor nedense.
çünkü yazmaktan başka çarem kalmıyor nefesimin kesilmemesi için.

durduk yere şimdi nereden çıktı bu anlamsız konuşma demeyin.
bir şekilde hayata tutunmaya çalışan bireyleriz. ama beş metrekare ama otuz metrekare odalarımızda oturduğumuz koltuklara yattığımız yataklara hapis.

ve evet ben de öyleyim işte.
suskun şimdi. sadece anlamadığım müzikler çalsın ve uzaklaşayım kendi dilimden.
ama ne mümkün?
insan kendi anadilinden uzaklaşabilir mi?
3. sınıf vatandaş seni!
devamını gör...
1853.
kendini bilen ve bir çizgisi olan, insanlarla mesafesini ayarlayabilen, asla vıcık bir ilişkinin ve arkadaşlığın içinde olmayan insanlara bayılıyorum. mesela kendime. harikayım gerçekten. bir kere de ben afedersiniz g*tü başı dağıtayım bir kere de ben sarhoş olayım. assslaaa! bilinçsizce hareket etmekten asla hazzetmiyorum ve hemen durmam gereken yerde duruyorum. söyleyin bu harika bir özellik değil de nedir?
devamını gör...
1854.
sanki uzun zamandır ölmüşümde cennetin kapısını dövüyordum ve bir gün açılacağının hayalini kurduğum kapı açıldı, cennetin kapısı. çamur ve kir pas içinde, ufacık bir ışık kıvılcımı bile görülmeyen, gizli, ufak bir kapıydı açılan. bir kapanış esnasında açılıverdi. bir el gayriihtiyari ufak bir teklifle uzandı benimkine. düşünmeden, hiç bırakmak istetmiyorcasına tuttum, teatral bir sevgiyle kenetlendim ona. o el beni kendine doğru çekti, ardımdan kapıyı kapattı. ucu bucağı olmayan bir karanlığa hapsetti beni.

yere göğe sığdıramadığım sevgim senin sevgini görmeme engel olma ihtimali var mıydı acaba?

yoksa o narin eller aptalca bir teklif için mi uzanmıştı?
devamını gör...
1855.
çocuklar her şeyi fark eder. bazen bize söylenmese de ya hissederiz yada duyarız.
aileler de bence bunu göz ardı ediyor. evde aşırı sessiz kimse kimseye bir şey demiyor herkes herşeyin farkında ama kimse bir şey bilmiyor gibi davranıyor. ailede yaşanan en küçük tatsız olay herkesi etkiliyor hele ki beni, gerektiğinden fazla etkiliyor. umarım herşey düzelir en yakın zamanda.
devamını gör...
1856.
probis gömücem, umarım vardır o paketin içinde.

edit: yokmuş :(
devamını gör...
1857.
kendim olmak için geç kaldım.

bu kadar...
devamını gör...
1858.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

fazla söze gerek yok, görüyorsunuz.
devamını gör...
1859.
itirafımdır.*

son bir iki aydır düşünüyorum..sevgi, aşk, hoşlanma, bağımlılık, beğenilme arzusu.. nedir tam olarak bunlar? ayırt edemiyorum gerçekten. bu da şıpsevdi olmanın laneti sanırım.* sevgide hiç orta yolu olmayan birisi olarak aslında her türlü ilişkiyi berbat eden bir durum. duygu dürüm bozukluğu. normal sohbet ettiğin birinin ilgisi ve bitirilen arkadaşlıklar ya da ona rağmen devam etmek ama duygu olmayınca bırakmak ya da duygu olsa da bırakmak.
kahretsin, neden hep bırakmak? nerede 'işte tamam bu?' deniyor tam olarak? kararsızlık,karar verememe, kendinden bıkmak hatta bazen nefret etme. içimdeki buhrada kayboluyorum çoğu zaman.

hassas
...
hassas baksana
..
neredesin kızım sen?

insanların duygularını ve görüşlerini bozup değiştirmemek için onları hep uzaktan seyretmek daha güzel geliyor çoğu zaman. kendi suyu durulmayan birisi başkasının da içini bulandırmaz mı?
he tabi bir de şu var; ufak bir boşlukta kendi kendime kuruntu yapıp 'yok lan olmaz işte'* ya da 'bak sensin mutlu' düşüncesi. aslında öyle bir şey yok ama bu su çok dalgalı.

bir sürü şey var da aralarda kırp,bir iki şeyi yazma boş ver.. öyle.
insan garip..
ya da normal de ben garibim.*

ütü yaparken hüzünlü şarkılar dinledim, çok belli oluyordur umarım.

kafamın içinde fadime'nin düğünü var şu an!
devamını gör...
1860.
uzanmışım, simge sağın dinliyorum.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim