2321.
#1167217
ben bu başlığı atalı tam 8 ay olmuş,
hayat böyle bir şey, her şey o kadar çabuk değişiyor ki;
mesela;15 yıldır çalıştığım kurum kapandı yeni bir kurumda çalışmaya başladım.
annemin ciddi rahatsızlığı vardı o 'nu kaybettim....
yalnızlığım kat ve kat daha da arttı
antidepresan kullanmaya başladım...
artık her şeyi eskisi kadar takmıyorum..
daha ne değişiklikler olacak hayatımızda bilemiyoruz ?
iyi ki varsın "normal sözlük"

devamını gör...
2322.
aylar sonra ilk defa erkenden uykum geldi.
bugün yeni hayatımın ilk günü sayılır.
herkese iyi geceler.
devamını gör...
2323.
olm sekiz saatte bitireceğimi düşündüğüm işi galiba 3 saatte bitireceğim. hızım batsın. çok mutluyum.
devamını gör...
2324.
şarkının altına uzunca bir yorum yazmışım yaklaşık iki yıl önce. şu sıralar yine sık dinlediğimden her açtığımda okuyorum. aylar sonra bu yorumu okursam o an ne hissedeceğimi merak ediyorum yazmışım. benzer şeyler. yine aynı noktaya geldim. şarkıda da dediği gibi döndüm baktım bir arpa boyu bile yol yok. öyle. bu zaman aralığında ilerlediğim o yolun tekrar başına döndüm. kader mi dersiniz, belki. neyse bu başlığı da iyice günlük gibi kullanmaya başladım. yeter.
devamını gör...
2325.
şarkınız batsın. koca bir nesli katlettiğiniz yetmiyormuş gibi şimdi de hafızlarımızda dans ediyorsunuz.
sonra özgürlük dedik hepimiz. kadın olduğumuzu bilmek gerekiyordu. bir kızılderili atasözünün peşinden koştuk. taksimin arka sokaklarında bedenlerimizi ruhlarımızdan ayırdık. sonra, çok da uzun bir süre sonra değil ha, ayırdına vardık ruh olmadığının. dengeyi tutturmak için sahte inançları yaratmayacak kadar akıllıydık. her türlü bilinmeyeni reddeden zihin yapısı acı vermekten öte, bir işe yaramıyordu. bilinmezliği de kucaklamayı öğrendik. sonrası mı? fazla görüp, fazla konuşmanın, fazla hissetmemenin cezası. yer yüzünün lanetlileri olarak sonraki yaşamın ateşlerinde kavrulmayı pek ala hak ediyorduk. doğa tersini söylese de… doğayla konuşmayı reddetmemek gerektiğini öğrendik mi? bu beton kitlelerin arasında belki bir kuşun kendini gerçekleştirme seansında evet. o da az aslında. fazlasında gözümüz yok. hiçbir zaman olmadı. olmadığı için bir sonraki neslin küfrettiği, bir önceki neslin hala ölesiye koruduğu ama inanmadığı olup çıktık. viski bardakları, bira şişeleri, cin tonikler bütün bu gerçekleri değiştirmiyor. sadece zaman mekan içinde salınımlarını biraz hafifletiyor. hafifleyen şeyleri severiz.
devamını gör...
2326.
ne güzel karalıyor herkes. keşke ben de böyle karalayabilsem diyorum okudukça. yazmak rahatlatıyor biliyorum. o yüzden bu güzel karalayan yazarları kıskanıyorum.
bir de karalama denince, ruhu sıkan şeyler olmalı gibi di mi? algım o yönde. algıma s...

mutluyken geyik yap geç kolay. mutsuz olunca da yapsana öyle. yok, çıkmıyor kelimeler. neden? kelimelerden mi korkuyorum. yüzleşmekten, zaaflarımı göstermekten, bayık mubabbetten korkuyorum sanırım.
halbuki aksa şöyle, su üstünde yüzen kağıttan gemi gibi. yavaş yavaş erise suda, sonra suya batıp yok olsa.
güzel olurdu.

anlatmak zaten yok meşrebimde, bir de yazmak olmayınca o zehir nereye akacak?
içime içime. katran oldu yahu yeter, bu da can.
böyle duyguları bastırmak da bir nevi intihar sanki. yavaş ölüm.
konu nereden gelmişti buraya yahu? hıh tamam, karalamak. bravo karalayabilenlere. kıymetini bilin bu lüksün.
devamını gör...
2327.
.
.

bir şeyler yazmayı bıraktığında beri her şey daha da kötü ilerliyor. yine de yazmak içimden gelmiyor bir türlü. buraya yazarsam belki aynı etkiyi verebilir.
kendimi düzelttiğimi sanarken mahvediyorum hep. bir süreliğine kendimi kandırıyorum sadece. geceleri yatağa yattığımda düşünüyorum tüm günümü, günüm koca bir yalandan ibaret. gün içinde moralimi bozmamak için kendimi kandırmışım. kendimi değiştirmeden ondan sonraki gün yine aynı şeyi yapıyorum. korkağım çünkü. kendimden korkuyorum. kendimi fark etmekten ve kendim olmaktan korkuyorum.
yalnızlığı sevdiğimi söylüyorum hep, o şekilde daha çok eğlendiğimi söylüyorum. yalan. moralimi iyi olduğunu,sadece soğuk birisi olduğumu söylüyorum. yalan. normalde de sessiz birisi olduğumu,bu duruma alıştığımı söylüyorum. yalan. kendime güvendiğimi söylüyorum. yalan. bunlar olduğum kişideki değil olmak istediğim kişideki özellikler. yıllardır sürdürüyorum bunu ve artık kim olduğumu ben bile bilemiyorum. hiçim işte. şu anlık öyle. birgün halledeceğim bu sorunumu ve şu anki halimle dalga geçeceğim." ne kadar salakmışım ","dünya benim etrafımda dönüyormuş gibi kendi acımı büyük sanmışım" diyeceğim . öyle umut ediyorum hiç değilse.

29.04.22
insanlara ve kendime olan güvensizliğim giderek artıyor ve ben giderek daha da kötü oluyorum. sakin kalamıyorum, artık sinirimi saklayamıyorum bile. kendimi saklayamıyorum artık çünkü gücümün azaldığını hissedebiliyorum. kendimi mahveden kişi yine ben oluyorum. bu yüzden kendime olan saygısızlıklarım giderek artıyor ve kendimi bu konuda durduramıyorum. mahvoluyorum ve mahvoluşumu izliyorum sahnenin içinden.

12.05.22
boğazım düğümlendiği zamanlarda benden başka hiç kimse o düğümü çözemiyor fakat bazen o düğümü hak ettiğimi düşünüyorum ve o düğümün beni nasıl yönettiğini izliyorum.

24.05.22
bir süredir kendimi iyi hissediyorum. alışık olmadığım için garip geliyor ama iyi bir gariplik bu.

05.06.22
yaptığım şeyin doğru mu yoksa yanlış mı olduğunu bilmiyorum ama yaptım işte. belki de bazı şeyler hakkındaki ön yargılarımı yıkabilmem için o şeyleri denemem gerekiyordur.

23.06.22
düzelemiyorum işte, olmuyor. her seferinde daha çok kaybetmeye devam ediyorum. herkesi ,her şeyi kaybediyorum. beni seven birkaç insandan uzaklaşıyorum hep. kendimle kaldığımdaysa doğru düzgün düşünemiyorum zaten . aynı terane.

02.07.22
kendimi iğrenç hissettiğim bir günden daha merhaba . dışarıya çıkıp bir iki insan yüzü görmem lazım , bu evin içerisinde bulunduğum süreçte hep huzursuz ve tedirgin oluyorum, özellikle de haftasonları. bir şeyler yapmam lazım ama hiçbir şeye halim de yok. sadece yatıp uyumak ve bir daha hiç uyanmamak istiyorum.
neden böyle oldum bilmiyorum ama umarım bu halimle kendimden başka kimseye zarar vermiyorumdur.

03.07.22
bir an önce şu evden gitmem gerekiyor. kendimi her geçen gün daha da değersiz, yetersiz ve iğrenç hissediyorum. sakinleşmekte her geçen gün daha da zorlanıyorum. odamdan dışarı çıktığım zaman ya da odama biri girdiği zaman bile tedirgin oluyorum çünkü biliyorum benim hakkımda ne düşündüklerini. haklı da olabilirler belki ama hiç değilse doğru düzgün bir şekilde bir şeyler anlatmama izin verselerdi, beni dinleselerdi belki de daha iyi olurdu. ama biliyorum öyle bir şey olmayacağını. alışmak zorundayım galiba.

13.07.22
bir gün de iyi hisset lan kendini. kaygısız,umutlu, pozitif hisset bir gün de kendini. kalk şu yataktan, kafanı yerden kaldır, tedirgin olma hiçbir şeyden,korkma. korkacak hiçbir şey yok. tanrıdan bile korkmana gerek yok, kendinden ve insanlardan korkmana gerek yok. sal biraz . o zaman düzelirsin belki.

14.07.22
kendimi kaybediyorum her konuda. hâlâ bir gelişme yok.

20.07.22
sana güvenmeli miyim yoksa güvenmemeli miyim bilmiyorum ama şunu biliyorum ki sana bağlanmaktan çok korkuyorum. hayatımın içine edip daha sonra beni bununla yalnız bırakmandan çok korkuyorum. beni kullanmandan çok korkuyorum. her şeyden çok korkuyorum.

26.07.22
kafamda kurmadan duramıyorum, özür dilerim. uyumam lazım yoksa kurmaya devam edeceğim ve benim için daha da kötü olacak.

21.08.22
korkuyorum. her şeyden çok korkuyorum. umursamaz gibi davranıp korkumu yeneceğimi zannediyorum ama aslında sadece kendimi kandırıyorum.

22.08.22
şu içine ettiğimin başlığına yine geldim. çünkü başka ne yapacağımı bilmiyorum. kendimi öldürüp yeni bir ben yaratmam lazım ama bu şeyi şu ana kadar yapamadıysam bundan sonra da hiç yapamazmış gibi hissediyorum. her gün salak salak insanların salakça fikirlerini salak gibi kafama takıp kafayı sıyırmaktan çok sıkıldım, anlıyor musun sözlük? kendimi sadece sana anlatıyorum, sen anlıyor musun beni? neyse si*tır et zaten anlasan da bir şey değişmeyecek.
gece uyuyamazsam eğer yine bütün geçmişimi gözden geçirip yine kendime küfredecegim bunu yaptığım için. evet, hak ediyorum. ben bütün zorlukları ve acıları hak ediyorum. çünkü korkak, yalancı, acınası ve kafasını kullanmayan biriyim. kullanamayan demiyorum,kullanmayan diyorum. sırf kimseyi kırmamak için o k

30.08.2022
özür dilerim ama yapamıyorum .

04.09.2022
yarın buluşacaksın onunla, hissedebiliyorum. içimdeki sıkıntının sebebinin o olduğunu biliyorum. bugün yaptığım şey için de özür dilerim, böyle gelişeceğini bilseydim hiç yapmazdım zaten. ama seni seviyorum ve sana gerçekten değer veriyorum. seni kaybetmekten de çok korkuyorum. şu an keşke yanımda olabilseydin. o zaman konuşup anlaşırdık belki. sana sımsıkı sarılırdım yine. o anlık için dünyalar benim olurdu. sen belki fark etmezdin ama yanında olduğum için tüm dertlerimi unuturdum. beni bazen kırsan da sanki bir şey olmamış gibi yine huzurlu oluyorum yanında. bu halim beni de korkutuyor. senin de dediğin gibi bağlanmamam lazım ama elimde değil. sana güvenemiyorum da. sen de söylüyorsun bana güvenme diye. öyle demesen güvenirdim oysa ki. keşke beni kırmasan aşk, ya da keşke ben beni kırdığın için seni bırakabilsem. ama ikisi de olmuyor. seni seviyorum. sana güvenemesem de seni seviyorum.bu nasıl oluyor ben de bilmiyorum.
sana her şeyimi anlatmak istiyorum ama korkuyorum da bir yandan . bu sabahki yaşadığım şeyi sana anlatmayı çok isterdim mesela. anlatabilirdim gerçi ama onu anlatabileceğim kadar uzun konuşmuyoruz bile hiç. bir de telefonla anlatabileceğim bir şey değil. zaten anlatsam da yine aynı şeyleri söylerdin yüksek ihtimalle. sen de haklısın aşk. ama keşke şu anksiyetenin nasıl bir bela olduğunu ve elimi ayağımı nasıl bağladığını kavrayabilsen. belki inandırıcı gelmiyordur sana , belki bahane olarak görüyorsundur. bilemiyorum gerçekten.
devamını gör...
2328.
ne gerek var
söylesene
bu gereklilik kipine
gerek yok abicim
hiç gerek yok
lüzumu hiç yok
olmamalı yani
yokluğu gerekli
ki
kaybolalım

tüküreyim dayanak noktasına
ooo neler söylüyon sen
dayanaksız olur mu
tezin çürür maazallah
o vakit dayanmayım ben bişeye
hem yoruldum
oturayım şurda
biraz dinlendim mi
bişeyciğim kalmaz
hem nere gittiğimi de bilmiyom
sen peki
sen biliyon mu
görüyoz atıp tutuyon
yok şöyle yok böyle
vir vir vir
başımızın etini yedin
biz bişey dedik mi
bak sinirlendim yine
tansiyonum çıkacak şimdi

konuşsana lan
dilini mi yuttun
şey
ne şey
biz kendi kendimize var olamıyoruz
olmalı bir dayanağımız
mecburuz yani
hem böylesi kolay

neyse dayanın madem
benim yolum uzun
arada uğrarım
bi dahakine
çay may bişey ver...
devamını gör...
2329.
dün 18 nisan ulusal nude gönderme günüymüş sözlük, şimdi denk geldim bir yazıda...
kimse de arayıp kutlamadı bak, çok ayıp ettiler
devamını gör...
2330.
kendimi kullanılmış, dışlanmış, umursanmamış gibi hissediyorum.

olum neyim lan ben? öyle iki günde bir değiştirdiğin çorap mıyım?

o kadar mı önemsizim?
hoşlanmıyorum bazı şeylerden.
devamını gör...
2331.
erken yatınca iyi uyuyorum lakin sabah uykusuz hissediyorum kendimi. geç yatınca iyi uyuyamıyorum ama sabah bir sıkıntı yaşamıyorum.

bilin istedim.
devamını gör...
2332.
ağır işsizim. hani fiilen, ruhen ve madden. önceden de işsizdim de fiilen değildim. şimdi o da olunca statüm bir başka oldu. insanoğlu adaptasyonu yüksek bir varlık. (bkz: evrim). dolayısıyla benim bu ağır işsiz statüme en hızlı ve en efektif biçimde adapte olacağıma şüphe yok. peki nasıl olacak bu. bir insan ağır işsiz olunca ne yapar? kendine iş yaratır pek ala. mesele işte ne iş yaratacağımda.
hani öyle bir iş yaratmalıyım ki. hem ağır işsiz statüm bozulmasın ama hem de işim olsun.
zor bir durum.
devamını gör...
2333.
şimdi nerden başlasam bilemedim ama seçtim konuyu.
böyle nasıl desem kalbimizde birilerini sevme bölümü vardır ya o bölümde de hücreler vardır diyelim, sevgi hücreleri. sevgi hücrelerimin her zerresi kırıldı keşke sadece kırılmakla kalsaydı en azından tamir edilirdi. çöpe atıldı sonra geldi çöpçüler çöp konteynerinden aldılar kocaman arabaya attılar, hiç düşünmeden öyle fütursuzca. sonra diğer çöplerin olduğu yere savurdular, artık sen de bunlar gibisin dermişçesine.
"bunlar gibi." nasıl tabir ama bu? kullanılmış, işi bitmiş, çürümeye daha hızlı başlamış, hiçbir değeri olmayan türden.!

dilin kemiği yoktur, o zaman herkes dediğine dikkat etmeli. diline mukayyet olamıyorsan o beynin ne işe yarıyor merak ediyorum.
herkes farklı, azcık dikkat etsek ne olur ki?sana birilerini üzme hakkını kim verdi ki bilemiyorum.

zoruma gidiyor en çok da şu sevgim lime lime edilip hiç ediyor beni işte bu fena.
sevdim, diye diye nasıl başardın çürütmeyi pes cidden pes! bu sevgi değil ki.
inanmadan, güvenmeden sevmek gerçek sevgi değil bunu senden önce öğrendim ama sen kadar da inanmadığım, güvenmediğim kişiye zarar vermedim ama ne oldu biliyor musun unuttum onu. hiç umrumda olmadı, şimdi ben senin için böyle olacağım öyle mi? biliyor musun benimki kadar acımasız olamaz, sen beni hayat boyu telafisi olmayan durumlara attın.
sen kendin dahil beni kandırdın, sevgimi bir saçmalık uğruna duvarlara çarptın, seni gerçekten sevdim. yazık...
keşke seni hiç tanımamış olsaydım...
sözümü tutacağım, sevgimin bu kadar canını yakan senin için gereken kararı verdim.
şu sözünü de hiç unutmadım :"bir çocuğun iğrenç düşüncelerine teslim olmuşum..."
bu hikayede çocukça olan bendim belki ama iğrenç olan sendin...
devamını gör...
2334.
şimdi asıl konuya gelecek olursak
bu saatte konu bile sana geliyor
sen gelmiyorsun…
devamını gör...
2335.
daha küçük yaşlarda henüz hayatımızda olmak istedigimiz yer ve olmak istediğimiz kişi konusunda daha rahat karar verebiliyorken yaş ilerledikce şartlarin değişmesi ve etkileyen birçok faktörün olması aynı zamanda sorumlu olduğumuzu düşündüğümüz kişilerin artması dahilinde gelecege dair planlamaların yapılmasının belirsizliklerle dolması ve bu kadar zorlaşması yormaya başladi.
kendimi buldum mu ondan da tam olarak emin değilim ."ben"i alıyorum önüme.sonra düşünüyorum.çok değişmiş buyumus çok şey başarmış şimdiye kadar ki mücadelesinde güzel yerlere gelmiş eklemiş çıkarmış olgunlasmis.lakin hala bir eksiklik var hala tam olarak "ben" değil gibi. ya yanlış bir açıdan değerlendiriyorum diye düşünüyorum ya da sormam gereken sorular yanlış bilmiyorum,bilemiyorum.
süreç devam ettikçe sorular artıyor şartlar zorlaşıyor gibi.ipin ucunu bir yerden tutmam gerekiyor da sonrası gelecekmiş gibi.ama nereden tutmalı nereden bakmalı ve nereden başlamalı insan.en iyi anladığım şey ilk yapmam gerekenin "ben"i iyi tanımam olmasi.sorun da burda başlıyor anladığım kadarıyla çünkü ben henüz "ben"i o kadar iyi tanımıyorum.

"nerede olmak istediğine çok fazla kafa yorarsan, bulunduğun yerin tadını çıkarmayı unutursun." diye bir replik var güzel bir filmde geçen.
sanırım ne olmak istediğimize çok kafa yormamaliyiz bu kadar sıfat eklememeliyiz belki de ben soyleyim ben böyleyim diye.aksine ne olduğumuza kim oldugumuza dair en saf haline ulasma amacıyla kafa yoralim ki gerçek biz içimizden dolup taşsın ve aynı zamanda yolunu bulabilsin nasılsa hayatta kontrolümüz dışında gerçekleşen bircok şey mevcut,elimizde değil bazı şeyler.
kendimizi keşfetmenin keyfini çıkaralım biz, bir bakmisiz olmuşuz bir bakmisiz gelmişiz olmamız gereken yere.
devamını gör...
2336.
" bu dünya soğuk.
rüzgâr genelde ters yöne eser.
limon ağaçları kurur.
bahaneler hep hazır.
güzel günler çabuk geçer.
içimiz hep bir hoşçakal ülkesi. "
devamını gör...
2337.
kalbim bomboş, donmuş buzdan bir maddeydi sanki, birgün birini sevecek olursam kalbimin erimesinden korkuyordum.
devamını gör...
2338.
buzdan yaprakların sevgilim, gençliğim bir çiçek misali soluyor.
devamını gör...
2339.
çiçek, herkes bir çiçeğe benzer ama hangi çiçeğe?
"lotus çiçeği"
namı değer bataklık çiçeği. bu güzel şeyi sırf bataklıkta diye çirkin diyiliyor. bazen batklığa da batsan güzelsindir. sadece görmelerini istiyosun bi kişi o bataklıkta seni görsün ve beğensin, değer versin...
devamını gör...
2340.
ne diyordum. takkesini önüne koyan ve çirkin çoraplı adam. işin aslı çoraplarının çirkin olup olmadığını bilmiyorum. belki de umuyorum, yani bu yeni karakterim o geçmişte kalan ve güzel çorapları olan adam gibi beni üzmesin diye. hüzünlü.
zira bu da üzerse bütün çoraplara karşı mesafeli durmam gerekecek. belki mesafeli duramam ve bu sefer de normal çorapları olan bir adama doğru yelken açmak isterim. kanatlanırım falan. normal çorap ne ki? siyah mı? hani ucuz süpermarketlerde yarısından az fiyata satılan çoraplar mı? karar verdim bundan sonra bir erkeğe çoraplarından bakmaya başlayacağım. bu durumda kesinlikle kışın tanışmam gerekiyor ve özellikle ayakkabılarını çıkaracakları bir ortamda olmam gerekiyor. o zaman takkesini önüne koyan çirkin çoraplı karakterimi henüz dışarı çıkarmak için erken. belki bahar geçip, yaz kavurup, güneş yorulduğunda onunla karşı karşıya gelmem gerekiyor.
belki işte rüzgar sararmış yaprakları kilit taşlarının üzerine dökerken, bu kar yağmasını beklediğimiz ama bir türlü kar yağmayan şehirde, masa başında oturup, bilgisayarımı açıp, klavyenin akışına bıraktığımda takkesini önüne koyan adama yazabilirim. bana lütfen çoraplarının fotoğrafını atabilir misin? düşününce çok heyecan verici. evet bunu yapacağım.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim