4021.
denizde bir dalga hayal et. görebiliyorsun, boyunu ölçebiliyorsun, içinden geçen güneş ışığının kırılma şekline bakıyorsun ve oradabir dalga olduğunu açıkça görebiliyorsun. sonra kıyıya vuruyor ve yok oluyor. oysa su hala mevcut. dalga, suyun farklı bir varoluş şekli, kısa bir süreliğini de olsa.

ve o dalga her zaman denize geri dönüyor. başka dalgalara şekil ve devinim vermek için.
devamını gör...
4022.
benim en büyük nefretim kendimden nefret etmemi sağlayan insanlara
devamını gör...
4023.
ramiz teyzeler toplanmış yine.
devamını gör...
4024.
oğlumla benim çalıştığımız spor salonları farklı ben hafta sonları gitmiyorum tutturdu bugün benimle geleceksin diye çocukların en büyük hevesidir babaları ile rekabet edebilmek.18 yaşına kadar babalarını kral olarak gören gençler 18 yaşından sonra babalarından üstün olmaya çalışırlar tek amacı bugün benden üstün olduğunu gösterebilmekti.
bu tatlı rekabete katılmaya karar verdim bugün beraber gittik fakat işler onun umduğu gibi olmadı baktı olmuyor.
sen benim iki kat büyüklüğümdesin o yüzden iki katı ağırlıkla çalışacaksın dedi.
onu da kabul ettim. ikimizin de haşatı çıktı.
çocuğu olanlar veya ileride çocuk sahibi olduğunuzda çocuğunuzla birlikte çeşitli etkinliklere katılın inanın bu her ikinize de mutlu edecektir....
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
4025.
çocuk sahibi olmak istemiyorum abi.

gerçi erkek çocuğum olsaydı hoşuma gidebilirdi ama çocuğum dahi olsa asla bir yarışmada kaybedemem. yenilgi tarzım değil.

yenilememmmmm (alkollü ibo efektiyle) sısısısıs.
devamını gör...
4026.
hangisini anlatsam bilmiyorum. onlara hangisini anlatsam hangisine inanırlar hangisi haksızlığa uğramamış hisseder? benim dışında herkesin bir yarası var açtığım onların değil sadece benim açtığım. çünkü her şey yapılır herkes yapar ama sonunda kim varsa o unutulmaz. o konuşulur. bazı hikayeler böyledir. başında inananlar sonrasında inanmaz. okumayı bırakır hiçbir şeye sayarlar. sayarlar yerinde sayarlar hep sayarlar ama orda kalırlar. tüm acılarını tüm kırıklıklarını üstüne ekleyerek sayarlar ama asla devam etmezler. bakmazlar yüzüne olduğu yerde dururlar. noktasında bırakıp virgül aramazlar. son noktaya hiç varmazlar, vardıklarını sanarlar. hikayenin kendi kendini sandığı gibi. bazı hikayeler böyledir. kimsenin suçu yok hikaye bu.
devamını gör...
4027.
değişim
devamını gör...
4028.
zaman öldürür, en çok da masumiyeti...
devamını gör...
4029.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

günümü güzelleştiren çocuk teşekkür ediyorum. bugünlerde biraz depresif bir moddayım nasıl iyi geldin bana keşke hiç gitmesen.
devamını gör...
4030.
işin özeti hiçbir şey istediğim gibi olmadı ve verdiğim kararları kendimi düşünerek verecek imkanlar olmadı. kendim hariç her şeydi mevzu hep. mecburiyetler tercih yapmama hep engel oldu. üzülüyorum ve yıpranıyorum. uzun zamandır böyle gelip giden bu süreç beni çok yoruyor. ne zaman düzelecek bir şeyler bilmiyorum ama ben artık ilerleyemiyorum.
devamını gör...
4031.
uzun bir zamandır ''akışına bırakma'' hayat tarzını benimsemek için çabalıyorum. özellikle insanın müdahale edemeyeceği konularda boşu boşuna çırpınıp zihnini yormasının ne kadar yıpratıcı olduğunu öğrendim. tıpkı göle oltayı atıp balık tutmaya benziyor aslında bu durum. tabii ki insan ''hadi balık gelsin'' diye düşünür. çünkü zaten onun için oradadır. ama eğer misinada hareket yoksa, neden balık gelmiyor diye dert etmek hatta saplantı haline getirmek çok yanlış bir tutum olmaz mı? sen üzerine düşen her şeyi yapmışken neden senin elinde olmayan şey için bu kadar kendini harap ediyorsun? işte tam olarak ''akışına bırakma'' dediğim konu bu.

ama işte...

zaten her zaman bir ''ama işte'' vardır. mesela balık tutmaya giden adamın karnı gerçekten çok acıkmışsa ve yanında yiyecek hiçbir şey yoksa? ya da o balığı tutmaya çok ama çok ihtiyacı varsa? o zaman ne olacak? o zaman nasıl olacak?

yine akışına bırakmak gerekiyor. durum ne olursa olsun prensip aynı. ama işte, tok balıkçının olta başında akışına bırakmasıyla, açlıktan ölen balıkçının akışına bırakması aynı şey olmuyor sevgili dostlar...
devamını gör...
4032.
hey, gördün mü çiçekleri?
çok güzel değiller mi... sakin, parlak lakin susuz.. su lazım. bizde sularız diye ekledi
suladı
suladı
suladı... çiçek daha da soldu. sonra onca çabanın sonrası olan güneş çıktı. tesadüf fakat tesadüfün en güzeli...
devamını gör...
4033.
uzun süredir ilk defa bu saate kadar uyanık kaldım. sadece dışarda havlayan köpeklerin sesini ve odamdaki duvar saatinin tıkırtısının duyuyorum. yaşamı, geçmişi, geleceği düşünüyorum. gece olunca gün içinde ne kadar mutlu da olsan yine de ömrün muhasebesini yapıyorsun. geçmişi, bugünü ve yarını düşünüyorsun. bugünlerde hep hayatı daha dolu yaşamak üzerine oluyor düşüncelerim. sevmeyi sevilmeyi biraz takıntı haline getirdiğimi hissediyorum. son günlerdeki kabuğuma çekilmişlik mi çevremin benim üzerimde olan etkisi mi hep bir geç kalmışlık hissediyorum. dolu dolu yaşamak kavramını uzun uzun getiriyorum gözlerimin önüne. iç huzurum olsa da bir yerlerde kaygılarım beliriyor yine. iç sesimle olan savaşımın galibi olmaya başlıyorum galiba. artık her an'ımın değerini kavradığımı hissettiğim bir gece. sakinlik, sessizlik, alınan kararlar, yeni güne ve kalan ömrüme dair mavi umutlar... bu gecenin getirdikleri bunlar oldu benim için.
devamını gör...
4034.
izlediğim oyunun iki sahnesi çok etkileyiciydi.
biri tabii ki sonu.
güzel bir mektuptu. hissettim yani bayağı.
hiçbir şey düşünmeden izledigim için bazı şeyler önceden belli olsa da ben yine de şaşırmayı tercih ettim.
sanırım böyle duygu yoğunluğunda çok beğendim.
ve anladım. anladıklarımın zaten hayatımızda etkileri varmış. tekrardan hiçbir şey değişmedi. değişemeyen bir noktadayız.
hep aynı. yine aynı yine aynı.
içimdeki burukluk da aynı. sadece biraz daha yatıştım. sonundaki gibi bir veda yüzünden heralde.
devamını gör...
4035.
sen gideli yarın tam 9 sene olacak...
bugün çok erken uyandım tıpkı gittiğin gün de olduğu gibi yastığımdan hiç kalkmadan uzun süre düşündüm; acaba yaşlanma şansın olsaydı nasıl görünürdün diye...
şimdi aynaya baktığımda kendi yansımanda seni görüyorum, büyük ihtimalle 30 yıl sonra yaşlandığımda da aynı şey olacak ama ben yine de 30 yıl sonra bile yaşlanma şansın olsaydı nasıl göründüğünü merak etmeden yapamayacağım
çok görmek isterdim o günleri olmadı... sana anlatmak istediğim o kadar yaşanmışlık, sensiz yarım kalmış o kadar anı var ki içimde...
seni çok özledim anne...
devamını gör...
4036.
hayatı ve varlığımı sürekli sorgulamaktan bıktım. içimde öyle bir korku ve sıkılmışlık var ki. öyle ki hem yaşamaktan sıkıldım hem de öldükten sonra gideceğim yerde sıkılmaktan korkuyorum, bu da canımı daha çok sıkıyor. yok olmaktan korkuyorum, ama yok olmayacaksam olacaklardan da. garip bir depresyon ve iç sıkıntısı halindeyim. işin garibi bunu kimseye hissettirmiyorum. günlük yaşantımda oldukça sakin hatta neşeli esprili eğlenceli çok gülen biri olabiliyorum. herşey normalmiş gibi yaşıyorum geziyorum eğleniyorum çalışıyorum. çok sevdiğim insanlarla vakit geçiriyorum. ama bazı anlar öyle bir içim sıkılıyor ki içimde yaşayıp içimi kanatıyorum. sonra içimde kabuk bağlayıp tekrar hayata devam ediyorum.

işte böyle bir dedlilik içindeyim. şuan bunu iş yerimde ufak bir kahve molası içinde aklıma geldiği gibi yazıyorum. okuyana, anlayana, empati kurana selam olsun.
devamını gör...
4037.
bir miktar moralsizim.
iyi bir okuldan mezunum ve yaklaşık 7.5 yıllık bir tecrübem var.
bu sene işimi değiştirmeye karar verdim.
tesadüf bu ya tam da istediğim 2 şirkette istediğim ilanlar açıldı.
birinin ilanını kaçırdım ama arkadaşım orada çalışıyordu, cv'mi elden verdi ve çağırdılar.
diğerine ise bugün başvuru yaptım.

moralimin bir miktar bozuk olmasının sebebi şu,
ben işimi seven biriyim, çalışkan biriyim.
tam istediğim ilanlar açıldı, tam işe layık bir elamanım ama gel gör ki çok umutlu değilim.
biri 1 hafta sonra belli olacak, diğeri cv'me bile bakmadı daha.
oysa ben sadece bana uygun ilanlara başvururum ve son 5 yılda kabul edilmediğim bir görüşme olmadı neredeyse, ya işe almak istediler ya da tekrar görüşmek istediler ama ben gitmedim. yaptığım işler belli, maaş beklentim de yüksek değil. böyle olunca çağrılıyorum.

ama bu sefer neden olmadı anlamadım. öyle ki görüşmeye gittiğim şirket 2.5 sene önce beni görüşmeye çağırmıştı ama işimi değiştirmek istemediğim için gitmemiştim. azcıcık deneyim sahibiyken bile daha çok aranan elemandım.
neyse bakalım hayırlısı.
eğer istediğim olursa şöyle bi lokma alıp dağıtıcam.
devamını gör...
4038.
bu aralar hep uykum varmış gibi sözlük.
bazı bıkkınlıklarım var, kendime bile anlatamadığım bıkkınlıklar.
bir tepeye çıkıp "yeter ulaaaan" diye bağırmak iyi gelse, emin ol hemen kontağı çevirir ve şehrin en yüksek noktasına doğru yol alırım.
ama o da çözmeyecek, biliyorum.
çünkü dertlerim insan odaklı.
insanı çözmek dert.
bıktım.
devamını gör...
4039.
susmuyor zihnimin iç sesi,
senden ayrı olunca düşünmek bile değişiyor.
oyalanıp duruyorum sürekli,
kim bilir saat kaçı kaç geçiyor.

dalgınım, sebebi sensizlik gibi,
ruhum çığlık atmaktan bitap düşüyor.
kızgınım, kimse sormasın beni,
günüm senle başlayıp senle sona eriyor.
devamını gör...
4040.
#2710539 el ele verelim ve bu tür yazarları bu sözlükten uzaklaştıralım? yetmedi mi artık hep aynı başlıklar da aynı tanımları görmekten?
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim