normal sözlük yazarlarının karalama defteri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
başlık "makedonyalı" tarafından 08.11.2020 16:43 tarihinde açılmıştır.
2441.
otobüs şu an resmen kadınlar günü gibi gruplar halindeler biryer grup kendi içinde iletişim kurabilmek adına gittikçe ses arttırıyo boğulmak üzereyim çığlık atsam duyan olmaz ters ters bakıyorum gerizekalılar kesiyorum zannediyo.
devamını gör...
2442.
merhaba sözlük. bugün nasılsın acaba? beni sorarsan ben çok iyiyim. öyle takılmaca falan. inanır mısın epeyden beri kimseye edepsiz sorular sormuyorum sözlük. yoo o kadar da edepsiz değil sözlük, abartma. neyse sözlük sonra yine görüşürüz.
devamını gör...
2443.
birini sevmekten vazgeçmek için bin tane yoldan gidebilirsin. yola çıktığın yer sabittir ama; "benim sevdiğim kişi aslında o değildi, kafamda yarattığım o'ydu benim sevdiğim."
yola çıkamıyorum ben. kendime yalan söylemekte hiç becerikli olmadığım bilgisi de yeni değil zaten.
hıhm, 'naydın.
yola çıkamıyorum ben. kendime yalan söylemekte hiç becerikli olmadığım bilgisi de yeni değil zaten.
hıhm, 'naydın.
devamını gör...
2444.
kendime saygısızlık yaptım. kendimi pek sevmediğimden dolayı olsa gerek. bu belki de en çok koyan.
devamını gör...
2445.
çok unutkanım bu aralar be sözlük. b.ku çıkmaya başladı, o derece. nedenini düşünürken "her tez kendi antitezini yaratır" sözü geldi aklıma. unutamadıklarım yüzünden mi unutkan oldum?
behzat ç'nin final bölümünün final sahnesindeki tiradını yazacak değilim ama unutmak istiyorum ben. seçemiyor muyuz saklamak istediğimiz anıları? kim kontrol ediyor bunu ya? bilgisayarda yer açmak için istediğim şeyi silebiliyorum, beynim için neden aynı şeyi yapamıyorum?
bunu düşünürken de yapma imkanım olsa ne yapardım diye düşündüm. kulaktan bi kablo sokarak kendimi bilgisayara bağladım ve anıları silmeye başlayacağım. hangi anılarımı nasıl silebilirim ki? acılar? silersem aynı acıları tekrar yaşadığında ilk defa yaşamış gibi üzülürüm. sevinçler? kıyamam. hayal kırıklıkları? sayesinde hayal kurarken gerçekçi olmayı öğrendim.
olmuyor sözlük. unutkanlığa devam edeyim ben. beynim seçsin neyi unutup neyi hatırlamak isteyeceğine.
behzat ç'nin final bölümünün final sahnesindeki tiradını yazacak değilim ama unutmak istiyorum ben. seçemiyor muyuz saklamak istediğimiz anıları? kim kontrol ediyor bunu ya? bilgisayarda yer açmak için istediğim şeyi silebiliyorum, beynim için neden aynı şeyi yapamıyorum?
bunu düşünürken de yapma imkanım olsa ne yapardım diye düşündüm. kulaktan bi kablo sokarak kendimi bilgisayara bağladım ve anıları silmeye başlayacağım. hangi anılarımı nasıl silebilirim ki? acılar? silersem aynı acıları tekrar yaşadığında ilk defa yaşamış gibi üzülürüm. sevinçler? kıyamam. hayal kırıklıkları? sayesinde hayal kurarken gerçekçi olmayı öğrendim.
olmuyor sözlük. unutkanlığa devam edeyim ben. beynim seçsin neyi unutup neyi hatırlamak isteyeceğine.
devamını gör...
2446.
bu bilekliği dün aldım, adı marteniçka. bir dilek tutuyorsunuz ve sonra bir leylek ya da kırlangıç gördüğünüzde, bir ağaca bağlıyorsunuz. dileğiniz gerçekleşiyormuş sonra galiba.
dileğimi diledim ve akşamına 'o' aradı. ama ben o'nu dilememiştim ki.. neden onca zaman sonra af dilemeye gelmişti? ben onca sene haykırarak anlatmıştım ona sevdiğimi, o ise benim sevgi dilimi bilmiyormuş. anlayamamış ya da anlaşamamışız..
içim o kadar kötü bir hâlde ki.. bunu kelimelere dökmekte zorlanıyorum ama anlatmak da istiyorum..
ne yapacağımı bilemiyorum. o'nu affedemiyorum.. büyük bir söz verdim kendime çünkü..
benim aşkım dillere destandı. herkes takdir ederdi bunca şeye rağmen ona anne merhametiyle yaklaşmamı. herkesi de karşıma aldım yaptıkları yüzünden. çok savaştım, her şeyle ama en çok o'nun için savaştım. kendimden bile vazgeçtim o'nun için savaşırken. ama benim artık buna da gücüm kalmadı.
çaresizim.. onu affedemiyorum.. o'ndan sonra da bir daha kimseyi öyle sevemedim zaten. sevemem de artık. insan bir kere yanlış aşkın ayağına düşünce, bir daha aşka yanaşamıyormuş..
bunları yazmama gözyaşlarım izin vermiyor. biraz iç çekip, yazmaya devam ediyorum.
affedememek ne kadar büyük bir yük. kendime olan saygım, mantığım şimdi o'na bir zamanlar koşulsuz duyduğum aşkın önüne geçiyor.
ben ne yapacağım bilmiyorum. o'na söylediğim tek şey : "ben seni affedemiyorum."
o sessizliği.. aşkın bedeli hep ağır mı olur?
ben onca farklı harbe rağmen bir de onunla savaştım, o'na rağmen..
allah kimseyi bu duruma düşürmesin. bir çıkış yolu arıyorum, bulamıyorum. sanırım bu çaresizliği kabullenip, hayatıma devam etmem gerekiyor.
ben zaten iyileşmeye başlamıştım, bak birkaç cümlesi ile yine musalla taşına yatırdı beni. kendime odaklanmıştım, neşeliydim, gülüyordum.. onca zaman sonra, iyileşmeye başlamışken hem de, af dilemenin kime ne faydası var ki? ben o defteri yeminimle kapattım çünkü.. bilmiyorum. bu sefer toparlanmam çok uzun zaman alacak sanırım.. daha fazla anlatacak gücüm yok ama içim henüz soğumuş değil.
"belki de biz sevmemeliyiz."
dileğimi diledim ve akşamına 'o' aradı. ama ben o'nu dilememiştim ki.. neden onca zaman sonra af dilemeye gelmişti? ben onca sene haykırarak anlatmıştım ona sevdiğimi, o ise benim sevgi dilimi bilmiyormuş. anlayamamış ya da anlaşamamışız..
içim o kadar kötü bir hâlde ki.. bunu kelimelere dökmekte zorlanıyorum ama anlatmak da istiyorum..
ne yapacağımı bilemiyorum. o'nu affedemiyorum.. büyük bir söz verdim kendime çünkü..
benim aşkım dillere destandı. herkes takdir ederdi bunca şeye rağmen ona anne merhametiyle yaklaşmamı. herkesi de karşıma aldım yaptıkları yüzünden. çok savaştım, her şeyle ama en çok o'nun için savaştım. kendimden bile vazgeçtim o'nun için savaşırken. ama benim artık buna da gücüm kalmadı.
çaresizim.. onu affedemiyorum.. o'ndan sonra da bir daha kimseyi öyle sevemedim zaten. sevemem de artık. insan bir kere yanlış aşkın ayağına düşünce, bir daha aşka yanaşamıyormuş..
bunları yazmama gözyaşlarım izin vermiyor. biraz iç çekip, yazmaya devam ediyorum.
affedememek ne kadar büyük bir yük. kendime olan saygım, mantığım şimdi o'na bir zamanlar koşulsuz duyduğum aşkın önüne geçiyor.
ben ne yapacağım bilmiyorum. o'na söylediğim tek şey : "ben seni affedemiyorum."
o sessizliği.. aşkın bedeli hep ağır mı olur?
ben onca farklı harbe rağmen bir de onunla savaştım, o'na rağmen..
allah kimseyi bu duruma düşürmesin. bir çıkış yolu arıyorum, bulamıyorum. sanırım bu çaresizliği kabullenip, hayatıma devam etmem gerekiyor.
ben zaten iyileşmeye başlamıştım, bak birkaç cümlesi ile yine musalla taşına yatırdı beni. kendime odaklanmıştım, neşeliydim, gülüyordum.. onca zaman sonra, iyileşmeye başlamışken hem de, af dilemenin kime ne faydası var ki? ben o defteri yeminimle kapattım çünkü.. bilmiyorum. bu sefer toparlanmam çok uzun zaman alacak sanırım.. daha fazla anlatacak gücüm yok ama içim henüz soğumuş değil.
"belki de biz sevmemeliyiz."

devamını gör...
2447.
3 gün önce eskişehir'e, şehrime, özgürlüğüme gittim. mutluydum. huzurluydum. trenden indikten 3 saat sonra arkadaşım trenden inecekti. onu karşılamaya gidiyordum.
eski espark şimdiki ulus heykeli meydanı tramvay durağının oradaki yaya geçidine geldim.* bu yaya geçidinin bir özelliği vardır. çift şerit iki yoldan geçersin karşıya. yaya geçidine gelmeden 5 m önce eğer etrafına bakarsan (çoğunlukla bakmana bile gerek kalmaz) tüm araçlar durur ve yol verir. ışık, kamera, polis vs olmamasına rağmen. özellikle ilk kez geçenler çok şaşırır. eskişehirde yapılması gereken güzel etkinliklerden biri de bu yaya geçidinden geçmek diyebilirim. özellikle ankara-istanbul gibi büyük şehirden gelenler için terapi gibi olur.
neyse ilk taraftan geçtim yol verdiler ikinci tarafa geldim sağıma baktım kendine göre sağdaki şeritte bir araba vardı yavaştı, uzaktı. bu hızla gelse ben karşıya geçtikten sonra ancak geçerdi. rahatça attım kendimi yola. ben yola adımımı atar atmaz hızlandı. takip ediyordum ve gittikçe hızlanıyordu. gözümü şoföre diktim bakıyorum adımlarımı hızlandırmadım. en sonunda frene basmak zorunda kaldı çarpmamak için. hala gözüne bakıyordum. şehrimde ne arıyordu böyle saygısızlar? ankara'dan boşuna mı geldim ben?
karşıya geçtim. arkamdan gelenlerden dolayı durmak ve herkese yol vermek zorunda kaldı. kaldırıma çıkıp yürümeye devam ettim ama hala gözüm ondaydı. o da bana bir süredir bakıyordu. en sonunda eşkiya ruhu baskın çıktı ve camı açıp "bir şey mi diyecektin bilader?" diye bağırdı. herkes bir anda ona baktı. etrafta 10 15 kişi vardı.
güldüm, tebessüm ettim. yaya geçidini gösterdim ve yoluma devam ettim. bir şeyler dediyse de duymadım. son bir kez arkama dönüp baktım.
keşke bakmasaydım. her şey şimdi anlamlanmıştı. araba'nın arkasında bir ayrıntı her şeyi açıklıyordu. en büyük nefretim burada da karşıma çıkmıştı. plaka 06'ydı. belki de şoförün suçu yoktu. geldiği yer onu öyle yapmıştı.
sabır, saygı, sanat, huzur. bu kavramlardan uzaksın ankara. sen bozuksun, insanlarını da bozuyorsun.
eski espark şimdiki ulus heykeli meydanı tramvay durağının oradaki yaya geçidine geldim.* bu yaya geçidinin bir özelliği vardır. çift şerit iki yoldan geçersin karşıya. yaya geçidine gelmeden 5 m önce eğer etrafına bakarsan (çoğunlukla bakmana bile gerek kalmaz) tüm araçlar durur ve yol verir. ışık, kamera, polis vs olmamasına rağmen. özellikle ilk kez geçenler çok şaşırır. eskişehirde yapılması gereken güzel etkinliklerden biri de bu yaya geçidinden geçmek diyebilirim. özellikle ankara-istanbul gibi büyük şehirden gelenler için terapi gibi olur.
neyse ilk taraftan geçtim yol verdiler ikinci tarafa geldim sağıma baktım kendine göre sağdaki şeritte bir araba vardı yavaştı, uzaktı. bu hızla gelse ben karşıya geçtikten sonra ancak geçerdi. rahatça attım kendimi yola. ben yola adımımı atar atmaz hızlandı. takip ediyordum ve gittikçe hızlanıyordu. gözümü şoföre diktim bakıyorum adımlarımı hızlandırmadım. en sonunda frene basmak zorunda kaldı çarpmamak için. hala gözüne bakıyordum. şehrimde ne arıyordu böyle saygısızlar? ankara'dan boşuna mı geldim ben?
karşıya geçtim. arkamdan gelenlerden dolayı durmak ve herkese yol vermek zorunda kaldı. kaldırıma çıkıp yürümeye devam ettim ama hala gözüm ondaydı. o da bana bir süredir bakıyordu. en sonunda eşkiya ruhu baskın çıktı ve camı açıp "bir şey mi diyecektin bilader?" diye bağırdı. herkes bir anda ona baktı. etrafta 10 15 kişi vardı.
güldüm, tebessüm ettim. yaya geçidini gösterdim ve yoluma devam ettim. bir şeyler dediyse de duymadım. son bir kez arkama dönüp baktım.
keşke bakmasaydım. her şey şimdi anlamlanmıştı. araba'nın arkasında bir ayrıntı her şeyi açıklıyordu. en büyük nefretim burada da karşıma çıkmıştı. plaka 06'ydı. belki de şoförün suçu yoktu. geldiği yer onu öyle yapmıştı.
sabır, saygı, sanat, huzur. bu kavramlardan uzaksın ankara. sen bozuksun, insanlarını da bozuyorsun.
devamını gör...
2448.
ne yapacağımızı bilmediğimiz hisler var. nereye kaldıracağımızı, nasıl sakınacağımızı bilmediğimiz hisler. ordan oraya savuran, bakışları tekdüzeleştiren. evreleri var hayatın, yön veren. işte bu da bir evre. herkesi görüp, içinden taşıdığın bir evre. sonunda dönüşen bir evre. içinde bir yerlerde, için için seninle.
devamını gör...
2449.
çalışmam gereken konular varken bilmem kaç saat ürün fotoğrafı çekmeye uğraştım sonunda istediğim olmayınca aşırı sinirlendim. şimdi de sabah yapmam gereken ders işini halletmeye çalışıyorum. gözlerim ağrıdı , dinlensin diye sözlük okumak hiç akıllıca değil. bugün akıl kârı olmayan işler yapıyorum. ayrıca yarın iş görüşmem var ve hiç bir beklentim yok. gitmesem mı diye düşünüyorum. boşuna vakit kaybi onun yerine ders çalışırım
devamını gör...
2450.
son 12 adet sigaram kaldi ve sigarayi birakma karari aldim.
tanri size merhamet etsin cunku bir hafta cirkin cirkef bir sey olacagim.
umarim sabah kararimda bu kadar kararli olmam yoksa kiyamam size ulan.
tanri size merhamet etsin cunku bir hafta cirkin cirkef bir sey olacagim.
umarim sabah kararimda bu kadar kararli olmam yoksa kiyamam size ulan.
devamını gör...
2451.
bir zamandır çocukluğum ve çocukluğumun beni nasıl etkilediği hakkında düşünüyordum. ve bunları düşünürken bazı soruların cevapları da yanıtlamış oldu.
ben şuan sigara kullanmıyorsam çocukluğumdan kaynaklı, neden mi?
çocukken sigara içenlere aşırı kızardım * dedem, babam vs.. o zaman en yakın arkadaşım olan kişi de kullanmaya başladı tamamen hayal kırıklığıydı benim için.
sigara içsem sanki o küçük hypnosa ihanet edecek gibi hissediyorum.
küçük hypnos o zamanlar bu yaşlarımı çok merak ederdi. güzel bir kız olabilecek miyim? derslerim de başarılı olur muyum? çok arkadaşım olur mu acaba? gibi bir sürü düşünce vardı aklımda.
o zamanlar kendimi güzel bulmuyor, okulda zorbalık görüp eve gelince de illaki bir sıkıntı çıkıyor ve ağlayarak kırmızı koltukta yatıyor olurdum. ve tam da o zamanlar hayalini kurardım bu zamanların. özgür olabilecek miyim? sevilecek miyim? diye.
şuan gidebiliseydim geçmişe derdim ki;
sınıfında başarılısın.
arkadaşların var ve az çok seviliyorsun.
hayalini kurduğun prenses yatağın yok ama bir odan var.
kendini ezdirmiyorsun.
ve en güzeli de kendini seviyorsun ve güzel olman veya olmaman çok da umrunda değil.
çok ağladım ve kendi içimde çok savaş verdim. geceler boyunca ağladım, okula giderken ayaklarım geri geri gitti, ayrıştırıldım. benim için en kötüsü de aslında sevilmemişim yeteri kadar ve olay buymuş. onun acısını çok çektim en çok bunun acısını çektim.
ben şuan sigara kullanmıyorsam çocukluğumdan kaynaklı, neden mi?
çocukken sigara içenlere aşırı kızardım * dedem, babam vs.. o zaman en yakın arkadaşım olan kişi de kullanmaya başladı tamamen hayal kırıklığıydı benim için.
sigara içsem sanki o küçük hypnosa ihanet edecek gibi hissediyorum.
küçük hypnos o zamanlar bu yaşlarımı çok merak ederdi. güzel bir kız olabilecek miyim? derslerim de başarılı olur muyum? çok arkadaşım olur mu acaba? gibi bir sürü düşünce vardı aklımda.
o zamanlar kendimi güzel bulmuyor, okulda zorbalık görüp eve gelince de illaki bir sıkıntı çıkıyor ve ağlayarak kırmızı koltukta yatıyor olurdum. ve tam da o zamanlar hayalini kurardım bu zamanların. özgür olabilecek miyim? sevilecek miyim? diye.
şuan gidebiliseydim geçmişe derdim ki;
sınıfında başarılısın.
arkadaşların var ve az çok seviliyorsun.
hayalini kurduğun prenses yatağın yok ama bir odan var.
kendini ezdirmiyorsun.
ve en güzeli de kendini seviyorsun ve güzel olman veya olmaman çok da umrunda değil.
çok ağladım ve kendi içimde çok savaş verdim. geceler boyunca ağladım, okula giderken ayaklarım geri geri gitti, ayrıştırıldım. benim için en kötüsü de aslında sevilmemişim yeteri kadar ve olay buymuş. onun acısını çok çektim en çok bunun acısını çektim.
devamını gör...
2452.
uyuyorum ben sözlük. bir kaç senedir uukudayım. nasıl mı?
rüyada olduğunu düşün. bir rüyada bir olayı yaşıyorsun. bir şeyler yapıyorsun, bir yemek yiyorsun mesela ya da yürüyorsun sevişiyorsun artık her ne ise ama hiçbiri senin kararın değil di mi. rüyada yaptıklarımıza karar veremiyoruz. o haldeyim bir kaç senedir.
uyanığım, bir hayat yaşıyorum. bilincim var, benliğim var, karar alma mekanizmam var ama kullanıp kullanmadığım konusunda emin değilim. yaptıktan sonra "lan ben niye böyle bir şey yaptım" diyorum. şey gibi. kim milyoner olmak ister yarışmasına bir adam katılmıştı. bir soruda "cevap b şıkkı biliyorum ama c demek istiyorum" demişti. ona benzer sanki. doğruyu bile bile hata yapmak, ya da spontane yaşamanın bokunu çıkarmak. bilmiyorum, bir fikrim yok. senelerdir yaşadığım şeyin ne olduğu konusunda bir fikrim yok.
uyuyorum sözlük ben. bu yazdıklarımdan bağımsız, gerçekten gidip uyuyayım biraz.
rüyada olduğunu düşün. bir rüyada bir olayı yaşıyorsun. bir şeyler yapıyorsun, bir yemek yiyorsun mesela ya da yürüyorsun sevişiyorsun artık her ne ise ama hiçbiri senin kararın değil di mi. rüyada yaptıklarımıza karar veremiyoruz. o haldeyim bir kaç senedir.
uyanığım, bir hayat yaşıyorum. bilincim var, benliğim var, karar alma mekanizmam var ama kullanıp kullanmadığım konusunda emin değilim. yaptıktan sonra "lan ben niye böyle bir şey yaptım" diyorum. şey gibi. kim milyoner olmak ister yarışmasına bir adam katılmıştı. bir soruda "cevap b şıkkı biliyorum ama c demek istiyorum" demişti. ona benzer sanki. doğruyu bile bile hata yapmak, ya da spontane yaşamanın bokunu çıkarmak. bilmiyorum, bir fikrim yok. senelerdir yaşadığım şeyin ne olduğu konusunda bir fikrim yok.
uyuyorum sözlük ben. bu yazdıklarımdan bağımsız, gerçekten gidip uyuyayım biraz.
devamını gör...
2453.
tam "bir" yıldır . tam bir yıldır hep aynı şeyler.
biz üç kişi , üç dost aramıza birileri,birisi girdi. girmek zorunda mısınız?
dostlarım yanımdayken başkasını düşünüyorlar , kafalarını karıştıran bir şeyler var.bunun farkındalar ama ne zaman son verecekler buna bilmiyorum. biliyorum onlar düşündükçe içleri acıyor ancak onlar düşündükçe ben daha çok parçalanıyorum.
her ikisi de o'nun için benden uzaklaştılar . şu an yanımdalar ancak yanımdayken o'nu dert etmeleri ben üzüyor. ve inanıyorum ki bu üzüntüm onların kafalarını karıştıran şeyden daha yıkıcı, üzücü. . .
o'nu ne zaman içinizde bitireceksiniz?belki de hiç bilemiyorum . hep o'nun yüzünden kırılmadım mi birbirimize,üzmedim mi?..
peki o zaman neden hala bu çaba,onun için düşünceleriniz, dert edinmeleriniz?
o'nun size verip de benim veremediğim bir şey mi var? hep düşünüyorum. beynimmm * yoruluyor ama bulamıyorum.
ıkisi birleşip o'nu mu düşünüyorlar , hep ondan bahsediyorlar ve her bahsettiklerinde ben de sinirleniyorum ama inan ki elimde değil -buna kırılmışlardı-
ama bn onların o'nu düşünmesini istemiyorum artık, hele ki benin yanımda. . .*
o'nun için yazdıkları sayfalarca yazıları okudukça her kelimesi bir bırakmış gibi yüreğime geliyor.
yeter diye haykırmak istiyorum. hissettiklerim nedeniyle bihal oldum.
şu sıralar çok yorgunum, bedenim ağır ve gözlerim ağrıyor hep. yüreğim, yüreğim de ağrıyor. . .
mamafih söyleyeceklerimi unutuyorum, unuttukça kendime kızıyor ve bundan dolayı dalıyorum sürekli. üzerimde ne olduğu belirsiz bir yük var.
en çok da belirsiz olan şeylerden kırmak gerekiyormuş. görünmeyen bilinmeyen savaşlar daha uzun daha yorucu ve kötü olur . . .
üzgünüm kendim seni bu kadar yıpratmamalıyım!..*
biz üç kişi , üç dost aramıza birileri,birisi girdi. girmek zorunda mısınız?
dostlarım yanımdayken başkasını düşünüyorlar , kafalarını karıştıran bir şeyler var.bunun farkındalar ama ne zaman son verecekler buna bilmiyorum. biliyorum onlar düşündükçe içleri acıyor ancak onlar düşündükçe ben daha çok parçalanıyorum.
her ikisi de o'nun için benden uzaklaştılar . şu an yanımdalar ancak yanımdayken o'nu dert etmeleri ben üzüyor. ve inanıyorum ki bu üzüntüm onların kafalarını karıştıran şeyden daha yıkıcı, üzücü. . .
o'nu ne zaman içinizde bitireceksiniz?belki de hiç bilemiyorum . hep o'nun yüzünden kırılmadım mi birbirimize,üzmedim mi?..
peki o zaman neden hala bu çaba,onun için düşünceleriniz, dert edinmeleriniz?
o'nun size verip de benim veremediğim bir şey mi var? hep düşünüyorum. beynimmm * yoruluyor ama bulamıyorum.
ıkisi birleşip o'nu mu düşünüyorlar , hep ondan bahsediyorlar ve her bahsettiklerinde ben de sinirleniyorum ama inan ki elimde değil -buna kırılmışlardı-
ama bn onların o'nu düşünmesini istemiyorum artık, hele ki benin yanımda. . .*
o'nun için yazdıkları sayfalarca yazıları okudukça her kelimesi bir bırakmış gibi yüreğime geliyor.
yeter diye haykırmak istiyorum. hissettiklerim nedeniyle bihal oldum.
şu sıralar çok yorgunum, bedenim ağır ve gözlerim ağrıyor hep. yüreğim, yüreğim de ağrıyor. . .
mamafih söyleyeceklerimi unutuyorum, unuttukça kendime kızıyor ve bundan dolayı dalıyorum sürekli. üzerimde ne olduğu belirsiz bir yük var.
en çok da belirsiz olan şeylerden kırmak gerekiyormuş. görünmeyen bilinmeyen savaşlar daha uzun daha yorucu ve kötü olur . . .
üzgünüm kendim seni bu kadar yıpratmamalıyım!..*
devamını gör...
2454.
doğdumuz zamanda, öleceğimiz tescillendi. ailemiz buna sevindiler. öldüğümüz anda ise bize bir sonsuz yaşam vadedildi. ailemiz buna ağladılar. her doğum gününde, ölüme daha da yaklaşıldı. ve bunu gülerek kutladılar.
devamını gör...
2455.
potansiyel. ben kendimi hep büyük biri olarak görmüşüm. ben kendimi büyük gördükçe dünya küçülmüş. dünyam küçülmüş. ben kendimi büyük gördükçe hem büyümüş hem küçülmüşüm. aslında görmemişim olağanüstü yeteneklerim, zeki bir kafam yokmuş. sıradan, herkes gibiymişim. o kadar çok korkmuşum ki herkes gibi olmaktan, tüm insanları anlamaya çalışırken sarf ettiğim çaba yüzünden kendimi unutmuşum. kendime katlanamaz olmuşum. ya çok küçücük ya da koskocaman olmuşum. aristo'nun orta yolunu bulamamışım. ya da en basitindan bir insanmışım. sorumsuzmuşum, tembelmişim. ya da en meşaakatlisinden bir kader yaşamaktaymışım. bana bahşedilen ruhu, ya da belki lanet edilen bu ruhu, kirtletmişim, cahillik etmişim. her iki türlüsü de durumun vahimliğini kapatamamış. bir tane mi varmış benden, yoksa milyonlarca mı?
bu dünya'ya bir işe yaramaz yeter mi? yoksa iki mi yapalım onu? yoksa benim potansiyelim varmış da ben mi kullanmamışım? peki ne yapmışım ben, neyle harcamışım neredeyse tamamlanacak 19 yılımı? koca bir hiç. meğerse ben büyük bir hiçmişim, anlayamamışım.
bu dünya'ya bir işe yaramaz yeter mi? yoksa iki mi yapalım onu? yoksa benim potansiyelim varmış da ben mi kullanmamışım? peki ne yapmışım ben, neyle harcamışım neredeyse tamamlanacak 19 yılımı? koca bir hiç. meğerse ben büyük bir hiçmişim, anlayamamışım.
devamını gör...
2456.
karalayalım bakalım. akşam yediğim et dürüm canıma okudu. az kalsın ne şehit ne gazi oluyorduk. midem duruma el koyup her şeyi geri iade etse de tam anlamıyla rahatlamış değilim. zor bir gece olacak gibi. sevgili midem. bir daha dışarıdan et yiyen na şöyle olsun. bundan sonra sana çok iyi bakacağım. söz bir daha pis boğazıma uymayacağım. o dürümü yapanların da ...... canım midem, özür dilerim.
devamını gör...
2457.
kız sözlük,
biliyorsun geçen aydan beri diyetteyim. ama bu gece bozdum. sen biliyorsun sebebini.
cips yiyorum deli gibi. ama böyle ağzıma sığmayan yanlardan kopup yerlere dökülüyor.
bir de gece vakti çıktım bira aldım geldim. evden kaçtım diye dolanıyorum ama ne kadar kısıtlıymış özgürlüğüm biraz üzüldüm.
kendine iyi bak. öptüm.
biliyorsun geçen aydan beri diyetteyim. ama bu gece bozdum. sen biliyorsun sebebini.
cips yiyorum deli gibi. ama böyle ağzıma sığmayan yanlardan kopup yerlere dökülüyor.
bir de gece vakti çıktım bira aldım geldim. evden kaçtım diye dolanıyorum ama ne kadar kısıtlıymış özgürlüğüm biraz üzüldüm.
kendine iyi bak. öptüm.
devamını gör...
2458.
o olmaz demişler, çek elini eteğini
o da olmaz, bir daha düşün demişler
yalnızlık düşünülür, seçilir şey midir?
hayır, demişim hayatımda bir defa
herkes susmuş, tüm dünya
vakit farketmeksizin, kuşlar kulak kesilmiş
mutlak vakitte ötebilmek için
acı yalnız yürekte hissedilir şey midir?
bir ben geçermiş buralardan, gören olmuş mudur?
arıyorum, yalnız bir ben mi bu soruyu sormuşum?
insan kendi mi seçer yaşantısını?
sezgiler mi konuşur, akıl mı konuşur veyahut duygular mı?
hepsi bir arada insan mı olur? yoksa bir karmaşa mı?
insan olmak ne demektir?
insan olmak vicdan mı gerektirir?
insan sahiden, kendi mi seçer yaşantısını?
yoksa yalnızca bir mahkum mudur, kaderini yaşayan?
o da olmaz, bir daha düşün demişler
yalnızlık düşünülür, seçilir şey midir?
hayır, demişim hayatımda bir defa
herkes susmuş, tüm dünya
vakit farketmeksizin, kuşlar kulak kesilmiş
mutlak vakitte ötebilmek için
acı yalnız yürekte hissedilir şey midir?
bir ben geçermiş buralardan, gören olmuş mudur?
arıyorum, yalnız bir ben mi bu soruyu sormuşum?
insan kendi mi seçer yaşantısını?
sezgiler mi konuşur, akıl mı konuşur veyahut duygular mı?
hepsi bir arada insan mı olur? yoksa bir karmaşa mı?
insan olmak ne demektir?
insan olmak vicdan mı gerektirir?
insan sahiden, kendi mi seçer yaşantısını?
yoksa yalnızca bir mahkum mudur, kaderini yaşayan?
devamını gör...
2459.
iyi geceler sözlük. son günlerde üzerine düşündüğüm birkaç şey var. artık kaldıramıyorum. bir şeyi düşünürken araya bambaşka şeyler giriyor. düşünmeyi toptan kesmek istiyorum, bu zaten hiç mümkün olmuyor. düşündükçe karamsarlığa düşüyorum, omuzlarım çöküyor. ciddi ciddi çöküyor. beni gören insanlar ne oldu nedir bu halin diyorlar, sonra alıp kafamı dağıtmaya çalışıyorlar, gezelim tozalım diyorlar. yapıyoruz da ama bakıyorum muhabbetin ortasında dalıp gitmişim. eve geliyorum, tek başınalık beni bambaşka yerlere sürüklüyor. uyuyamıyorum, kaçamıyorum hiçbir şekilde. içimi rahatlatacak bir şeyler arıyorum düşüncelerimde, yok. bir süre sonra derdimin kaynağından uzaklaşıyorum, farklı yerlere sürükleniyorum. bakıyorum tüm dünya benim derdim. tüm hisler, tüm düşünceler, tüm yaşantılar beni gittikçe dibe çekiyor. ben dibe girdikçe omuzlarımda ayaklarını hissediyorum insanların, daha çabuk batırmaya uğraşıyorlar sanki beni. yapmayın diyorum kimse duymuyor, duymazdan geliniyorum. madem bu kadarım diyorum kendim son vereyim her şeye. neden sürdürmeye çalışıyorum bu hayatta kalma telaşını. bazen bir cevap buluyorum, bazen kendimi ölüm planları yaparken yakalıyorum. bazen kendimi balkondan aşağı bakıp her şeyin sonunu düşünürken buluyorum. hadi diyorum, bir adım var. beni bu eylemden vazgeçiren şeyler tek tek uzaklaşıyor. cesaret mi korkaklık mı bilmiyorım, bunun üzerine düşünmüyorum da. sadece olduğum yer burası, böyleyim, bu durumda. farkındayım tüm bunların. ve bana önceden güç veren şeyler, sıkı sıkıya tutunduğum ve elde etmek için çabaladığım tüm o şeyler gözüme boş geliyor. her şey basite indirgeniyor gözümde. sanki her şey bu kadar kesin, net ve olanaklı. sanki hayatımdaki hiçbir şeyin aslında benimle bir ilgisi yok. düşünüyorum, hâlâ bir adım var. peki ben neredeyim, bunu düşünüyorum.
devamını gör...
2460.
evet sevgili sözlük. naber? konumuz ne olsun diye düşünelim mi? boşver, konumuz yalnızlık. peşin 2 adet editim olacak ama;
edit1: aranızda çok sevdiğim 3 yazar var, söyleyeceklerimin onlarla bir alakası yok. "biz varız ya lan" demeyin, iyi ki varsınız.
edit2: yalnızlığı sevgilisizlik/bekarlık olarak görenler gidip ötede oynasın.
yalnızlık nedir sevgili sözlük? tercih? başa gelen bir durum? bunun ayrımını yapmak zor. "yalnızlığı ben tercih ettim" havalarına girip hatun düşürmeye çalışan denyolara da inanmayın bu arada zira yalan. yalnızlığın kişisel tercih olmadığını öğrendim. yalnızlık bir seçim değilmiş sevgili sözlük. hayatında az insan bulundurmak bir tercihtir ama hiç insan? bunun dengesini nasıl sağlayabilirsin?
hayatında tek 1 kişi bırakıp diğerlerine yol verdikten sonra o 1 kişi de giderse ne yaparsın mesela? bir fikrim yok, sana soruyorum. ne yapılır? çok soru sordum di mi? ve çok soru sorduğumu belirtirken de soru sordum. deniz tekin de "beni bırak, takıntılarım var. insanlara yönelttiğim anlamsız sorular" diyor zaten. benim de takıntılarım ve insanlara yönelttiğim anlamsız sorularım var. bu yüzden yalnız kalıyorum belki de. çok soru sormak mı iyidir yoksa çok cevap vermek mi, bunun ayrımını ve tercihini yapmak lazım galiba yalnız kalmadan önce. yalnız kalmak istemiyorsanız çok soru sormayın zira onun sonu yalnızlık. yalnız kaçmak istiyorsanız da çok cevap vermeyin zira etrafınıza, çevrenize, içinize çekersiniz insanları.
yalnızlığın sessizliği güzel ama bak. tabi kafanda konuşan birileri yoksa zira onlar da sessizliği bekliyor fısıldamak için. yalnızlığa dahil olmasını isterdim içimdeki seslerin de.
sözlerime ünlü halk ozanı james hetfield'ın dizesi ile son vereyim;
leave me the fuck alone
edit1: aranızda çok sevdiğim 3 yazar var, söyleyeceklerimin onlarla bir alakası yok. "biz varız ya lan" demeyin, iyi ki varsınız.
edit2: yalnızlığı sevgilisizlik/bekarlık olarak görenler gidip ötede oynasın.
yalnızlık nedir sevgili sözlük? tercih? başa gelen bir durum? bunun ayrımını yapmak zor. "yalnızlığı ben tercih ettim" havalarına girip hatun düşürmeye çalışan denyolara da inanmayın bu arada zira yalan. yalnızlığın kişisel tercih olmadığını öğrendim. yalnızlık bir seçim değilmiş sevgili sözlük. hayatında az insan bulundurmak bir tercihtir ama hiç insan? bunun dengesini nasıl sağlayabilirsin?
hayatında tek 1 kişi bırakıp diğerlerine yol verdikten sonra o 1 kişi de giderse ne yaparsın mesela? bir fikrim yok, sana soruyorum. ne yapılır? çok soru sordum di mi? ve çok soru sorduğumu belirtirken de soru sordum. deniz tekin de "beni bırak, takıntılarım var. insanlara yönelttiğim anlamsız sorular" diyor zaten. benim de takıntılarım ve insanlara yönelttiğim anlamsız sorularım var. bu yüzden yalnız kalıyorum belki de. çok soru sormak mı iyidir yoksa çok cevap vermek mi, bunun ayrımını ve tercihini yapmak lazım galiba yalnız kalmadan önce. yalnız kalmak istemiyorsanız çok soru sormayın zira onun sonu yalnızlık. yalnız kaçmak istiyorsanız da çok cevap vermeyin zira etrafınıza, çevrenize, içinize çekersiniz insanları.
yalnızlığın sessizliği güzel ama bak. tabi kafanda konuşan birileri yoksa zira onlar da sessizliği bekliyor fısıldamak için. yalnızlığa dahil olmasını isterdim içimdeki seslerin de.
sözlerime ünlü halk ozanı james hetfield'ın dizesi ile son vereyim;
leave me the fuck alone
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar
karalama
2