4561.
sadık bir gün bayılmış bir şekilde hastaneye kaldırılır. sadık’ın hayatına gelirsek, çoğu insanda gördüklerinizde sadık’ta göremezseniz. kendisi 50 yaşlarının sonunda çalıştığı büronun muhasebecisidir. sadık’ın çalıştığı büro köhneleşmiştir adeta sadık’ın aynasıdır . bir başına çıktığı yemek saatlerinde sadece aynı yemekleri yer ve derinlere dalar sanki hiç ama hiç yaşanmamış bir şey varmışçasına…..
bir gün çalışma arkadaşlarının ona taktığı isim meftundur. bu isme gelecek olursak sadık yıllardan beri çalıştığı büronun adeta demirbaşı gibi aynı ama aynı yerdedir. bir gün geniş koridorlardan geçerek iş hanından çıkarak banklara oturur ve her zaman yemek saatinde taşıdığı sefer tasını çıkarır.
en sevdiği yemek olan kuru fasulye ve pilavı yemeye başlar o an bir his olur sadıkta. başı kararır ve yavaş yavaş dünya etrafında döner ve olduğu yere yığılır.
sadık gözlerini açtığında geniş bir hastanenin odasında karşısında asistanlığını yeni aldığı her halinden belli olan heyecanlı bir genç vardır. genç doktor sadık’ın gözlerini aralamasına pür dikkat kesilerek ilk kelimeyi ondan duymak istercesine susar. sadık ne oldu dediği vakit.
genç doktor konuşmaya başlar.
doktor: bir şeyiniz yok sadece bayıldınız.
sadık: her zaman yaptığım gibi banklarda oturuyordum ve aniden her şey karardı şeklinde bir cevap verir. sadık oldukça bu durumdan şüphelenmiştir. bir şeylerin kötü gittiğinin farkında olmasına rağmen doktorun ve hemen arkasında duran 20’li yaşlarında bir hemşirenin olduğunu fark eder. hemşire telaşla genç doktora bakar ve sadık o an sanki bir şeylerin saklandığını sezer ve
aniden ayağa kalkmak ister ancak kalkamaz ve sinirli bir sesle neyim var benim der?
doktor: bu söylediklerim sizin yarım asırlık ömrünüze ağır gelecek şeyler. lütfen taburcu olduktan sonra evinizde son günlerinizi geçirmek için sevdiklerinize ayırın.
sadık olan biten karşısında şaşkın bir şekilde afallayarak şu cevabı verir
sadık: peki taburcu olmam için ne yapmam lazım gerekli evrakları getirin ve çıkıyım buradan.
merdivenlerden çıkarken sallana sallana düşünmeye başlar. düşündükçe derinlere dalar. hastanede geçen konuşma aklına gelmiştir. sadık’ın genç doktorun sevdiklerinizle vakit geçirin derken anlam veremediği duygular vardı. sadık köhneleşmiş büronun aynası gibidir ve bunu kabullenmiştir. şimdiyse öleceğinin farkındadır. ama bu anlamsız dünyada anlamını yitirmiş ruh gibi kimsesiz bir şekildedir. aslında hepimiz bu hayatta biraz yalnız değil miyiz?
sadık evinin kapısını açmak için paltosunun cebine elini atar cebinde bir sürü gereksiz bir şeylerin olduğunun farkındadır ancak hayatındaki anlamsızlık gibi devam eder. sonun paslanmış anahtarını bulur. anahtarı cebinden yakaladığı gibi kapıyı ani bir çeviklikle açar. kapıyı açtığında loş bir ışık kapıdan apartman koridoru boyunca girer. buna bir anlam veremez. bu ışık süzgecinin dün gece açık bıraktığı perdelerden geldiğini fark eder ve iç geçirir. sadık ölecektir ve fazla vakti yoktur. hayattaki 50 yıllık anlam arayışının sonucu bir hiçlik mi olacaktır. o sırada 80’li yıllardan kaldığı her halinden belli olan tek kişilik koltuğa yönelmiş ve koltuğa oturup karşı duvardaki ailesinden yadigâr kalmış fotolara bakmaya başlamıştır. sadık babasıyla büyümüş ve annesini hiçbir zaman tanımamış bir çocukluk geçirmiştir. bu yüzden sadık sevmenin ne olduğunu tam kavrayamamış ve hayatı boyunca bu karabasan sadık’ı takip etmiştir. dolayısıyla hayatı boyunca bazı şeylere anlam verememiştir veya vermek işine gelmemiştir. sadık uzandığı koltukta hastanede kaldığı süredeki yorgunluk onun birden uykuya dalmasına neden olmuştur. uykuda çok anlamsız şeyler görmeye başlayan sadık birden karşısında kırmızı bluzlu 40’lı yaşlarında olduğu her halinden belli olan küt siyah saçlı bir kadın ona yaklaşmaya başlar. kadın büyük bir sakinlikle sadık’ın omzundan yakalar ve aniden dans etmeye başlarlar. sadık olan bitene anlam veremez ve dansa o da ayak uydurmaya başlar. müzik şiddetlendikçe şiddetlenir. birden dans kesilir ve aniden gelen karanlık………
sadık büyük bir hiddetle ve sırılsıklam ter içinde uyanmıştır. kendi kendine düşünmeye başlayan sadık bu rüyaya bir anlam veremez.
-sadık: bu rüya ne anlama geliyor hastalığımın bir tesiri mi diye sesli konuşur.
birden işini düşünür ama bugün tatildir. iş arkadaşları arasında onun işe tatillerde bile geldiği dedikodusu yayılmıştır. sadık, bu dedikoduları elbette görmezden gelmektedir elinde tek kalan işi olmasına rağmen içindeki duyguları ve düşünceleri her zaman birbirine zıt olmuştur. oysa ne umutlar vardı içinde şimdi bu umutların yerini yıllar geçtikçe soğuk bir karanlık almıştır aynı ölümünü bekleyen bir idam mahkûmu gibi…….. sadık yorgunluğun verdiği bitkinlikle tekrar olduğu koltuğa yığılmıştır. bütün gün bu koltukta vakit geçirebilirim diye sayıklamaya başlar. derken kapının zili çalmıştır. zilin çalmasıyla ayağa kalkan sadık kim acaba içinden düşünüp kapıya doğru gider. sadık kapıyı açar ve: kim o diye seslenir. benim diye sesini alan sadık, bunun eski arkadaşı hidayet olduğunu anlar ve derin bir oh çeker. hidayet merdivenleri tırmandıkça hüzünlü mırıldanışı sadık’ın kulağına kadar gelir. hidayet, sadık’ı gördüğü vakit buruk bir gülümsemeyle nerelerdeydin diye seslenir. sadık her zamanki kayıtsızlığıyla buradayım ya uykuya dalmışım. dün hastane beni oldukça yordu cevabını verir. sadık içindekileri çıkaramaz sadece bir anlık donuklaşır. hidayet, sadık’ın bu durumuna anlam veremez ve konuyu açar: neyin var sadık?
sadık: bir şeyim yok sadece yorgunum cevabını verir. hidayet fazla üstelemez ama sadık’ın davranışları onu ister istemez dikkatini çekmiştir. hidayet: son kez soruyorum sadık, neyin var?
sadık: aslında bir şey yok sadece dün gece gördüğüm rüya beni biraz etkiledi açıkçası.
hidayet: ne gördün be adam neyin var?
devamını gör...
4562.
canım hiçbir şeyi çekmiyor artık.
sigarayı bırakmama rağmen onu bile canım çekmiyor.

böyle daha mı iyi bilmem.
eskiden aşk ister, şehvet ister, muhabbet ister, güven ister, sevmek sevilmek ister... ister de ister.
şimdi oh mis.

param da cebimde kalıyor hep bak.
cimriliğimden değil harcayacağım pek yer yok.
neyse kriptoya yatırayım da ileride ne yapacağımı düşünürüm.
devamını gör...
4563.
insanın içinde histeri krizleri koparken, hiçbir şey yapmadan, hiçbir şey yokmuş gibi davranması da çok zormuş be.
devamını gör...
4564.
çalkalanmış ama hala yerinde duran bir denizim.
devamını gör...
4565.
zamanı tutmayı, durdurmayı o kadar çok isterdim ki... ne yaparsam yapayım hep keşkelerim olacakmış gibi hissediyorum. seçim yapmaktan nefret ediyorum, birini seçince aklım hep diğerinde kalıyor. sürekli kendimi 'ötekini seçseydim nasıl oldurdu' diye düşünürken buluyorum. alternatif bir sürü olasılığı düşünüyorum, zaman akıp gidiyor ve ben tam manasıyla doğrusunun bu olduğuna emin olamıyorum. kafamın içinde hep kavga ettiğim bir yanım var, haklı da zaman zaman ama işte mükemmelliyetçilik ya da daha farklı bir şey içime sindiremiyor hiçbir şeyi. böyle labirenti yukarıdan seyreden ve tüm ihtimalleri net gören biri gibi hakim olmak isterdim hayatımın her alanına. velhasıl kelam yoruldum işte, fazla düşünüyorum ve fazla kurguluyorum. beyin iflas edecek diye korkuyorum.
devamını gör...
4566.
bir insanın diğerini hayatında istememe hakkı vardır. ortada hiçbir sebep yokken bile insan dürüstçe ben seni istemiyorum diyorsa artık o insanın bulunduğu sokaktan bile geçilmez, ısrar edilmez. herkesin kendi hayatını yanlış ya da doğru bildiği şekilde yaşamaya hakkı vardır. sevmek saplantı değildir. birine fiziksel olarak zarar veremiyorum o zaman sözlerimle rahatsız edeyim demek kötülüktür. aynı ülkede olmadığınız için takip edemeseniz de herhangi bir kitle iletişim aracılığıyla bunu denemek ısrarlı takip suçudur. sana bunu ispat edeceğimi söylemiştim ve artık benden uzak dur.
devamını gör...
4567.
bilgisayarın arka planında lol açık. durumum dışarıda olarak görünüyor ben de başka işlerle uğraşıyorum. o arada bakıyorum alican da online. diyorum ki , aman pencereyi aşağıya çekeyim, hiç oyun havamda değilim; o sırada profil simgeme kayıyor imleç ve online görünüyorum. gelsin 3 el aram, 3 el tft artık. beceriksizligimin bedeli bu.
devamını gör...
4568.
bu ara yeni bir laughbuddy arayışındayım.
yeni anılar, yeni hikayeler dinleyip hönkürerek gülesim var.
kibarca güldüğüm şeylerden bıkıyorum ya...
devamını gör...
4569.
eve gidip uyumak istiyorum. kafamı biraz da dinlemek istiyorum. çünkü bu aralar stresli geçiyor.
hastalıklar, iş, sosyal ilişkiler, her daim yalnız başına çabalamak...
devamını gör...
4570.
bir şeyleri düşünmemek için kendimi sürekli yapay bir gürültünün içine dahil ettiğimi fark ettim.
devamını gör...
4571.
dünden beridir ki üzerimde kontrol altına alamadığım bir enerji var hava sıcaklığına ve regl sancısına inat. sabah uyanınca başlıyorum eve saldırmaya, yazık garibim küçücük ev, bir saatte bitiyor en detaylı temizliği. tabii ben ikna olmuyorum, yatak yıkamaya başlıyorum, nevresim, yastık kılıfı, çarşaf derken orada gözüme ilişen kedi tüyü beni yatak koruyucu da söküp yikamam gerektiğine kolayca ikna ediyor. yine bitmiyor. kılıfı yıkadım, alezi yıkadım eee, yastık yıkanmaz mı ki? ben yaparsam olur diyerek yine kendimi hızlıca ikna ediyorum ve yastığımı da yıkamaya atıyorum. durduramiyorum kendimi, engel olamıyorum. mikelari gözümle görsem silkecegim tek tek o düzeyde bir enerji.

bu sabah da kalktım, bütün çatal, kaşık ve bıçakları yıkadım, sildim. ev tertemiz şimdi.
napsam ben, kütüphane ile elbise dolabimin yerini mi değiştirsem?...
devamını gör...
4572.
bir gün kafamdaki karalamaları silebilecek cesarete erişebilirsem bu yazarlara hediyem yazarların silme defteri olacaktır. silip tekrar bu kez karalamadığın doğru düzgün yazabildiğin yerler açabilmek için..
devamını gör...
4573.
yılları sayamıyorum artık. hele ki günler kesişince. yine öyle kesişmeli birgün bugün. günün anlam ve önemi iki zıt kutuba doğru gidiyor. ve ortasında yalnız başına düşünceler. zıt kutuplu iki günden birindeyim. içmek için bahaneye ihtiyacım yok bugün. çünkü içmeden geçiremem böyle günleri.
devamını gör...
4574.
zaman kavramını yavaş yavaş yitiriyorum . hiçbir şeye şaşırmıyorum . plan yapmıyorum . önemli olan tek şey masumluk hayatımda . masum düşünce , masum duygu ve saflık . geri kalan hiçbir şeyin önemi yok.
devamını gör...
4575.
korkuyorum ödüm patlıyor aynı şeyleri bir daha yaşamaktan.

umarım her şey düşündüğün gibi olur ve bende sonunda derin bir nefes alıp önüme bakabilirim.
devamını gör...
4576.
"hata yapmak
fırsatını adem'e veren sendin" diyor ya ismet, yaratıcıya karşı.
"bilmedim onun talihinden ne kadar düştü bana"

o fırsattan bize de düşmüş elbet.
"yanında huzur ve mutluluk bulduğu herkesten kaçmak
fırsatını bana veren sendin" demek isterdim ben de.
devamını gör...
4577.
morale motivasyona en ihtiyacım olan zaman diliminde zaten keyfim iyice kaçmışken, üstüne her gün ciddi anlamda yorulduğum yetmiyormuş gibi, iyiliğimin suistimal edilmesini geçtim, üstüne saçma sapan bir sürü diyaloğun ortasında buldum kendimi.

ortalıkta kaçak elektrik kablosu gibi dolaşacağım bir süre. sabrımı sınamasınlar benim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
4578.
bugün, birkaç senede bir olan akraba reunionun tam ortasında uyandım. hepimiz sıklıkla uykudayızdır, yaşayıp dururuz; zamanın nasıl geçtiğini fark etmeyiz: şeyler otomatikleşir. işte ben öyle bir anda uyanıverdim: rüzgarın kavaklardaki ıslığını işittim, kargaların sesini, ayağımda dolaşan karıncayı, yediğim karpuzu. hayat sahibi olduğumu, yaşıyor olduğumu ve bizzat anda olduğumu fark ettim.

yetişilmesi gereken, yapılması gereken, "zorundalık" taşıyan hiçbir eylem yoktu: benim tabiatım için nadir anlar. közlenmiş mısırımı kemirdim, ayağımdaki karıncayı elimle alıp attım, havadan sudan sohbete iştirak ettim. akrabalık ilginç bir müessese: sosyal hayatta karşıma çıksa bir merhabadan ileri samimiyet ilerletemeyeceğime inandığım insanlarla kan bağım var. kan bağı değişik biri.
devamını gör...
4579.
yarın semizotlu yoğurdu yesem
bi de yanına soda içsem
tamamdır.
devamını gör...
4580.
ter kokuyom ya, daha bugun yikandim. bu ne olm bu kadar kokar mi 1 insan. parfum de alamiyom, param yok. olsa da parfume vermem zaten. parfumu kim icat etti acaba, hangi kadin icat etti. erkek icat etmis olamaz. kesin bi erkegin karisi icat etmistir, doguda icat edilmistir. kokusundan kadin napsin, tek yolu mucit olmakti. o da gitti buldu parfumu. valla koltukaltlarimda ayri 1 mikrop gezegeni olustu da bagimsizliklarini ilan edecekler diye korkuyorum. suan birak gezegeni, orda galaksi olusmustur suan.

arada 1 mesela yikaninca, hani sacimizda kepekvar ya. kafami sampuanlarken, kafamdaki kepekleri hayal ediyom. onlarin da dogal afeti bu ya, hepsini yakip sulara gark ediyom.

bazen onlarin bole can cekistiklerini hayal ediyom dusta yikanirken, sonra ahahaaha geberin koleler diyom kendi kendime. kafamda ayri 1 apokaliptik senaryo canlandirip tarantino edasiyla 1 film cekiyorum. adi da kepekler cehennemi. ama eglenceli, dusunmesi de oyle zaten.

skype devri de bitti, gerci hic kullanmadim. ama gene de varligi iyi hissettiriyodu. vardir ya oyle seyler, kullanmazsin ama iyi gelir, skype da oyleydi la. vardi anladin mi,orda o da vardi. windows'u yuklerdin, ekranda mavis logosuyla belirirdi. windows 7 falan.

bu arada scarlett johannson da guzel hatun da bana bakmaz. yani benim umudum yok. belki bakar, 70'ine gelince bakar illa eger ajda pekkan gibi durmazsa. son care, ben kalirim yani.

ama size de oluyomu bazen, la scarlett bana bakmaz da, tanisa sever be iyi insanim falan dediginiz.

ben kuruyom oyle hayaller,scarlett, ben, annem, ayse teyze, fatma abla oturmusuz, scarlett'e yayik ayrani denetiyom, its, yayik ayran diyom. yayik milk, ayran, its, turkish tradition drink. tradision, gelenek gorenek, turkish drink.

oyle seyler, kendi yoremin, talis yemekleri falan, pilavlar falan, its pillow diyom. tavuklu pillow. yiyoruz. o da, wooow, its awsomee diyo.

sonra im not like gavur girl, please say after me diyom, siri'yi iman ettiren sozler kosku fatih yagci dasiyla, eshadu en laa diyom boyle. o diyemiyo tabi, ashad...what? diyo. en sonda iman ediyo.

adini da buket koyuyoz, buket johannson. ben de muhammed johannson. ogluma da carl ismini veririm, carl johannson olur, cj deriz falan.

ıyi olurdu be, scarlettle sevgili olsak. baya anlasirdik bence.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim