normal sözlük yazarlarının karalama defteri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
başlık "makedonyalı" tarafından 08.11.2020 16:43 tarihinde açılmıştır.
1761.
+ peki bu kadar zalim olmayı nasıl başarıyorsun?
- neden? vaktiyle sen de öyle değil miydin?
kadınlar sevene, erkekler sevildiğine emin olancaya kadar zalimdir demişler. bak şimdi yerinde test edebiliyorsun bunu, ne hoş değil mi?
+ zalim bile hiç kalır senin yanında artık...
- ee bizde böyle ve ne biliyor musun vaz geçemezsin. gidemezsin ve bundan öyle eminim ki... tahmin bile edemezsin.
+ zakkum çiçeğinin öyküsünü mü anlatayım istiyorsun yine? buna mı bunca zulmün?
- anlat. ölene kadar anlat... sen konuş ben susarım. yemin olsun susarım ama konuşsan. sen susuyorsun. sen hep susuyorsun. bildiğin başka bir şey yok mu senin?..
+ konuşsam kalbini kırarım belki hoş yok ki olsa...
- ne dedin? kimin yok? peki bu atan? peki kaç kere kırdığın? susarak parçalamayı o kadar güzel başarıyorsun ki...
+ peki burası kaçıncı kat?
- ne? yapamazsın.
+ haklısın.
başlıyorum öyleyse, çek ellerini bileklerimden.
- hayır, ölene dek reddediyorum bunu. ve belki ölsem yine yine yine dirilir başka bedende gelir yine yine senin olurum.
.... anlat kızıl. konuş susma... anlat bal... anlat ki zehre çalmasın dillerim, çalmasın gözlerim ateşe ki en karanlık halidir. hoş korkmazsın. konuş..
+ sonra zakkum çiçeği kokuyor her yer...kalelerden deniz kokusu ve bir yaz havası alııyor her yeri kış ortasında. ...
sonra yaz, yine zakkum diyorum, çokça zakkum. kalelerden aşağı bakıyorum. bir ejderha sesleniyor ısklıkla. ses değil bu. bu bir şarkı.. bu bir eylem.. çiçekli bir eylem bu.. kaleden alıyor kokuyu. zakkum çiçeği her yer... her yer yaz.. bir havuz var ötede boğuluyor deniz. deniz yüzüme bilmez mi, diyor biri, bilmiyor... deniz... ötede havuzdan koşuyor denize. öyle ki dalga bu kez. korkuyor, boğuluyor deniz denizinde... bal kokan bir kale kalıyor geride, zakkum çiçeği her yer.... peki burası kaçıncı kat? kale mi derin, derin mi deniz? yaşıyor mu deniz? deniz değil bal...bal, zakkum sever mi? ya denizi? kaçıncı kat bu kale? uykum var. çok uykum var.... uyuyalım artık. uyuyalım....
- neden? vaktiyle sen de öyle değil miydin?
kadınlar sevene, erkekler sevildiğine emin olancaya kadar zalimdir demişler. bak şimdi yerinde test edebiliyorsun bunu, ne hoş değil mi?
+ zalim bile hiç kalır senin yanında artık...
- ee bizde böyle ve ne biliyor musun vaz geçemezsin. gidemezsin ve bundan öyle eminim ki... tahmin bile edemezsin.
+ zakkum çiçeğinin öyküsünü mü anlatayım istiyorsun yine? buna mı bunca zulmün?
- anlat. ölene kadar anlat... sen konuş ben susarım. yemin olsun susarım ama konuşsan. sen susuyorsun. sen hep susuyorsun. bildiğin başka bir şey yok mu senin?..
+ konuşsam kalbini kırarım belki hoş yok ki olsa...
- ne dedin? kimin yok? peki bu atan? peki kaç kere kırdığın? susarak parçalamayı o kadar güzel başarıyorsun ki...
+ peki burası kaçıncı kat?
- ne? yapamazsın.
+ haklısın.
başlıyorum öyleyse, çek ellerini bileklerimden.
- hayır, ölene dek reddediyorum bunu. ve belki ölsem yine yine yine dirilir başka bedende gelir yine yine senin olurum.
.... anlat kızıl. konuş susma... anlat bal... anlat ki zehre çalmasın dillerim, çalmasın gözlerim ateşe ki en karanlık halidir. hoş korkmazsın. konuş..
+ sonra zakkum çiçeği kokuyor her yer...kalelerden deniz kokusu ve bir yaz havası alııyor her yeri kış ortasında. ...
sonra yaz, yine zakkum diyorum, çokça zakkum. kalelerden aşağı bakıyorum. bir ejderha sesleniyor ısklıkla. ses değil bu. bu bir şarkı.. bu bir eylem.. çiçekli bir eylem bu.. kaleden alıyor kokuyu. zakkum çiçeği her yer... her yer yaz.. bir havuz var ötede boğuluyor deniz. deniz yüzüme bilmez mi, diyor biri, bilmiyor... deniz... ötede havuzdan koşuyor denize. öyle ki dalga bu kez. korkuyor, boğuluyor deniz denizinde... bal kokan bir kale kalıyor geride, zakkum çiçeği her yer.... peki burası kaçıncı kat? kale mi derin, derin mi deniz? yaşıyor mu deniz? deniz değil bal...bal, zakkum sever mi? ya denizi? kaçıncı kat bu kale? uykum var. çok uykum var.... uyuyalım artık. uyuyalım....
devamını gör...
1762.
kendini bitmeye yakın bir silgi gibi hissediyordu. gökyüzüne baktı. bitmeye yakın bir silgi nasıl hisseder ki? ya da hissederse böyle mi hissederdi? silgi adına davranmak istemediği için vazgeçti bu histen. gökyüzüne tekrar baktı. üşüdüğünü yeni fark etti ve içeri girdi. halbuki içerisi daha soğuktu.
devamını gör...
1763.
birine söylemek istediğin ne varsa söyle lütfen. kimsenin seni anlamasına gerek yok.
devamını gör...
1764.
gece gece açmayın şöyle başlıklar.
devamını gör...
1765.
sırlarınızı ağzınızdan almak isteyen zındık cümlesidir.
kanmayın arkadaşlar. bana gelin, dert dinlemeyi sevmem, dedikoduyu severim, pembe oje tonajları hakkında konuşabiliriz. irtibat için 0543.."
kanmayın arkadaşlar. bana gelin, dert dinlemeyi sevmem, dedikoduyu severim, pembe oje tonajları hakkında konuşabiliriz. irtibat için 0543.."
devamını gör...
1766.
yalnız ölmek istemiyorum..
devamını gör...
1767.
nasıl oluyor anlamıyorum bir an geliyor sayfalar dolusu yazacakmışım gibi hissediyorum sonra bir his geliyor ve değer verdiğim o hislerimi eziyor ve hislerimin cümlelere dökülmesine izin vermiyor. içimizi ısıtan şeyleri bulmak kolay degildir ve bulduğmuzda sıkıca sarılmak gerekir. ben o kadar dalgınımki beni ısıttığını çok sonradan farkediyorum. dünyaya ait hissedememekten hep bunlar ve insanlara. ayak uyduramamak ya da . evet ben buraya ait hissetmiyorum yabancılaşıyorum ve insanlar tarafında farklı farklı kelimelerin eylemlerini oluşturuyorum kırıcı kelimelerin öznesi oluyorum. günümüz dunyasının seçtiģi insan deģilim ama ben benim ve olduğum şey secilmeme engelse hiç umrumda degil.
devamını gör...
1768.
mümkün olmayandır.
çünkü;
(bkz: normal sözlük'ün küfürsüz olması)
(bkz: normal sözlük'te küfrün yasak olması)
çünkü;
(bkz: normal sözlük'ün küfürsüz olması)
(bkz: normal sözlük'te küfrün yasak olması)
devamını gör...
1769.
yine her şey aynı şekilde işledi. ben değersiz hissettim ve gerçekten değersiz olduğumj anladım birileri için. değiştirmek istedim ama bu karşımdakinde hiçbir şey ifade etmedi. gitmeyi tercih ettim aynı şekilde yine hiçhir şey ifade etmedi. işte bu tepkisizlik beni daha da değersiz hissettirdi ve hâlâ da hissettiriyor. sorun bunun her zaman tekrar etmesi. farklı insanlarda bile. sanırım sorun benim.
devamını gör...
1770.
sözlük, neden bu saatlerde biraz soluklan deyip durun? soluksuzca layklamak isterken ben...
devamını gör...
1771.
âşık olunmanın o kadar da önemli olmadığını söylerdim bir zamanlar. bizim dışımızda olan şeyleri, bir başkasının iç dünyasında olan biten şeyleri içselleştirmenin örümcek ağına yakalanmak gibi olduğundan bahsederdim. fakat düşünüyorum, bazen âşık olmanın inkâr edemeyeceğimiz etkileri oluyor üzerimizde. bana âşık olması, yıldızlar ya da gezegenler tarafından çekilen başka seylere benziyor. şu büyük kütleli cisimlerin başka cisimleri kütle çekimi ile etkisi altında alması gibi. durdurulamaz bir çekim. direndikçe, uzaklaştıkça kendini belli eden. oysa, kapılınan kişinin bizim için bir ağırlığı yoksa, kütlesizliği bizi hiç etkilemiyor. ama anladım ki bazıları, birbirinin yörüngesini etkileyen yıldızlar gibi, ya da dünyaya gelen astreoidleri kendine çeken jüpiter gibi, bizi bariz olarak kendine çekmese de bizde garip bir denge unsuruna dönüşüyorlar. ne ona gidiyoruz ne de ondan kopuyoruz. oysa ben böyle bir aşkı sevmiyorum. gezegene çarpan kuyruklu yıldız gibi olmalı aşkın, tutkunun, arzunun buluşması. bu dengeyi yok etmek istiyorum bu yüzden. ve çevremdeki denge unsurlarından aynı sebeple nefret ediyorum. bana hiçbir özgür çarpışma imkânı vermiyorlar.
devamını gör...
1772.
“olur da bir gün dönersin diye beraber küstüğümüz kimseyle barışmadım.”
belki de en güzel anlatacak sözlerden biri; “ne senle yaşanıyor ne de sensiz oluyor” olabilir. bazı hikayeler vardır, hep yarım kalan, tamamlanamamışlardır.
bilirsin, şu an arasan, yolda karşılaşsan ya da bile isteye karşısına çıksan hatta bir sarılsan üçüncü cemre toprağa düşecek, karnına -hani o tanıdık olan, evet o- tatlı ekşi kramplar girecek, sevdiğinin rüzgarla ince ince cilveleşip boynuna dökülen saçlarının içine çektiğin o kokusuyla sarhoş olup anın içinde kaybolup zaman kavramını kaybedeceksin.
“meğer ol zülf-i perişân ile cem oldı sabâ
yoksa bâd-ı seherin böyle nedendir kokusu”
“kavuşursan meşk, kavuşamazsan aşk olur.”
ve evet; biliyorsun ki gün gelecek yeniden seveceksin, sevildiğini hissedeceksin hatta aşık olacaksın hiç şüphesiz. ya da bir başka deyişle; en azından teselli…
devamını gör...
1773.
benim asıl servetim
senin tarafından sevilişim
yitirsem de sevgini bir gün
ben zaten bir kez sevilmişim her gün
o devlet bana yeter.
senin tarafından sevilişim
yitirsem de sevgini bir gün
ben zaten bir kez sevilmişim her gün
o devlet bana yeter.
devamını gör...
1774.
şu akape bu beyoğlu esnafına ne yapsa azdır
avmler açıldı beri zaten millet pek gitmez oldu
bunların asıl iş yapacakları zaman yılbaşı ve bayramlar
neredeyse sırf bu 3 dönem için dükkanı açık tutan var
üstelik burada ki büyük binaların vs sahipleri de
aynı zaman da hükümete çok yakın rizeli vatandaşlar
o esnaf orada iş yapamazsa
bunlarda kira yerine anca hava gazını alacaklar
gene de uuuyyyyy reyuzla aramiz bozilur daaaaaa
deyip yalakalıkta sınır tanımazlar
çıkıp da, tamda yılbaşı günü
millet buralara gelemesin hesabı
bizimle ne alakası vardır bilen yok
afgani, hindi ve pakiyi buralara doldurmak ne ayak ?
buraya yerli gelecek
eşine dostuna ufak tefek hediyelikler bakacak
çoluğuna çocuğuna yiyecek birşeyler alacak
kimi de akşam orada ki mekanlarda takılacak
sonuç ?
esnaf ufak tefek iş çıkaracak ?
siz böyle
uuuuuyyy reyuuzzz, uuuuyyy reyuuuuzzzz
demeye devam edin
yakında o kiracılarınız, o dükkanların anahtarlarını
bir kutu vazelin eşliğinde, size teslim edecek............
uuuuuyyy reyuuzzz, uuuuyyy reyuuuuzzzz
uuuuuyyy reyuuzzz, uuuuyyy reyuuuuzzzz
uuuuuyyy reyuuzzz, uuuuyyy reyuuuuzzzz.
avmler açıldı beri zaten millet pek gitmez oldu
bunların asıl iş yapacakları zaman yılbaşı ve bayramlar
neredeyse sırf bu 3 dönem için dükkanı açık tutan var
üstelik burada ki büyük binaların vs sahipleri de
aynı zaman da hükümete çok yakın rizeli vatandaşlar
o esnaf orada iş yapamazsa
bunlarda kira yerine anca hava gazını alacaklar
gene de uuuyyyyy reyuzla aramiz bozilur daaaaaa
deyip yalakalıkta sınır tanımazlar
çıkıp da, tamda yılbaşı günü
millet buralara gelemesin hesabı
bizimle ne alakası vardır bilen yok
afgani, hindi ve pakiyi buralara doldurmak ne ayak ?
buraya yerli gelecek
eşine dostuna ufak tefek hediyelikler bakacak
çoluğuna çocuğuna yiyecek birşeyler alacak
kimi de akşam orada ki mekanlarda takılacak
sonuç ?
esnaf ufak tefek iş çıkaracak ?
siz böyle
uuuuuyyy reyuuzzz, uuuuyyy reyuuuuzzzz
demeye devam edin
yakında o kiracılarınız, o dükkanların anahtarlarını
bir kutu vazelin eşliğinde, size teslim edecek............
uuuuuyyy reyuuzzz, uuuuyyy reyuuuuzzzz
uuuuuyyy reyuuzzz, uuuuyyy reyuuuuzzzz
uuuuuyyy reyuuzzz, uuuuyyy reyuuuuzzzz.
devamını gör...
1775.
rengi var mıdır acaba mutluluğun? ya da hüznün?
sesi var mıdır acaba içimizde biriken duyulmamış çığlıkların?
duyan var mıdır acaba sustuklarımızı?
ya da var mıdır hüznümüze şahit kimseler..?
yoksa büsbütün yalnız mıyız içimizde?
ne hüznü, ne mutluluğu ya da sessiz çığlıklarımızı kusarak döksek de farkına varmaz mı kimse? o denli yalnız mıyız hayatta? yoksa o denli umarsız mı olmuş herkes?
varlar ama yoklar gibi. ya da hiç var olmamışlar gibi.
yoksa..
sadece kırgınlık mı bu içimizdeki..?
sesi var mıdır acaba içimizde biriken duyulmamış çığlıkların?
duyan var mıdır acaba sustuklarımızı?
ya da var mıdır hüznümüze şahit kimseler..?
yoksa büsbütün yalnız mıyız içimizde?
ne hüznü, ne mutluluğu ya da sessiz çığlıklarımızı kusarak döksek de farkına varmaz mı kimse? o denli yalnız mıyız hayatta? yoksa o denli umarsız mı olmuş herkes?
varlar ama yoklar gibi. ya da hiç var olmamışlar gibi.
yoksa..
sadece kırgınlık mı bu içimizdeki..?
devamını gör...
1776.
yapmam gerekenleri yapacak gücü kendimde bulamıyorum, yine koca gün çöp oldu. yok mu önerisi olan?
devamını gör...
1777.
yorulmam deme gönül, mutlaka yorulursun.
ortada seyrederken, kenara savrulursun.
zamanın tenceresi, penceresi çok farklı,.
temmuz’da buz tutar, ocak’ta kavrulursun…
ortada seyrederken, kenara savrulursun.
zamanın tenceresi, penceresi çok farklı,.
temmuz’da buz tutar, ocak’ta kavrulursun…
devamını gör...
1778.
nefret bedeni sarmaya başladığında mum yanmaya başlar. düşüncelerin ardı arkası kesilmez, geçen zamanın tek zararlısı kendin çıkarsın. ve bunu bildiğin halde başkasına kızmak istersin. belki de kendine yeterince kızmışsındır. belki de ne varsa yıkmak istemişsindir. güçsüzlüğünü, kaçarak saklamışsındır. pişmansın. ama geçti bunu da biliyorsun. üzüntü mü, nefret mi? veya anlamlandıramadığın bir şeyler. bir çok soru ve neredeyse tamamı cevapsız. çünkü korkuyorsun cevap vermeye, yüzleşecek kişinin kendin olması korkutuyor. eriyorsun.. eriyorsun. tam mumun bitip sönmesine yakın kendine geliyorsun. kendine gelemezsen yok olup gidiyorsun.
inanmadığın şeyler mevcut ve inandıramadığın şeyler. uğraşma, düşünceleri değiştirmek zor. hiç duymak istemediğin bir cümleyi duymamak için çabalarken hep o cümleyi duyuyorsun... çok fazla hem de.
inanmadığın şeyler mevcut ve inandıramadığın şeyler. uğraşma, düşünceleri değiştirmek zor. hiç duymak istemediğin bir cümleyi duymamak için çabalarken hep o cümleyi duyuyorsun... çok fazla hem de.
devamını gör...
1779.
çocukken dallarında sallandığım ağacı kesmişler
yaşlı, büyük erik ağacının bir eriği bile kalmamış
yerine zehirli bir bitki ekmişler
hiçbir çocuk üstünden kaçan topunu almamış
artık ne çocuğum, ne de sallanacak bir ağacım var
şimdi kocaman bir şeytanım, oyuncağım insanlar
yaşlı, büyük erik ağacının bir eriği bile kalmamış
yerine zehirli bir bitki ekmişler
hiçbir çocuk üstünden kaçan topunu almamış
artık ne çocuğum, ne de sallanacak bir ağacım var
şimdi kocaman bir şeytanım, oyuncağım insanlar
devamını gör...
1780.
rüzgar penceredeki boşluğundan çıkarırken seslerini
yalnızlığını üzerine yorgan misali çeker ellerim
yürek paremde can yoldaşım evde gezen tekirlerim
üzerine afiyet biraz içkiliyim özür dilerim
rüzgar penceredeki boşluğundan çıkarırken seslerini
yalnızlığını üzerine yorgan misali çeker ellerim tütün kokuyorum sevdiğim
hayalinle zihnimde ruhumda yaşıyorum zaten
bugün üzerine afiyet içkiliyim özür dilerim
rahatsızlık vermeyeyim.
yalnızlığını üzerine yorgan misali çeker ellerim
yürek paremde can yoldaşım evde gezen tekirlerim
üzerine afiyet biraz içkiliyim özür dilerim
rüzgar penceredeki boşluğundan çıkarırken seslerini
yalnızlığını üzerine yorgan misali çeker ellerim tütün kokuyorum sevdiğim
hayalinle zihnimde ruhumda yaşıyorum zaten
bugün üzerine afiyet içkiliyim özür dilerim
rahatsızlık vermeyeyim.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar
karalama
2