1341.
avogadro sayısı gibi olmak istiyorum.
değerim bilinsin ama ne işe yaradığım bilinmesin.
devamını gör...
1342.
17 kişi tarafından takip edilmenin şaşkınlığı içerisindeyim. ayrıca bu 100. tanımım ama bir tanım değil.
devamını gör...
1343.
ne istediğimi bile bilmezken karşıma çıkan başlık. hmm. sanırım, huzur istiyorum ben ya. birazcık o da çok değil. şey bir de son zamanlarda iyilik meleği olan fatih ve mustafa'nın ne planladığını anlamak istiyorum. bir de hafta sonu gelsin istiyorum.*
devamını gör...
1344.
her başlıktır.
her başlığa istediğimi yazarım.
kimseye de sormam.
devamını gör...
1345.
açım.
devamını gör...
1346.
inanılmaz özledim kalbim sancıyor
devamını gör...
1347.
lan şu ayak ısıtma olayını bi anlayamadım ben ya.
devamını gör...
1348.
burdan tüm insanlığa seslenmeyi çok isterdim ama seslenebildiğim kadarına sesleneceğim maalesef. ey insanoğlu kendini sev kendini çok sev, ruhunu sev, saçını okşa, kendini şımart bunları başkasından bekleme. çünkü sen çok özelsin, çok güzelsin ve değerlisin. kimsenin seni değersiz hissettirmesine de müsaade etme. onlar kim köpek. biricik güzel insan ?bunu yaparken de bencil olma ölçülü ol.
devamını gör...
1349.
zamanınızın kıymetini bilin her şey bir şekilde telafi ediliyor ama giden bir saniyenizi tekrar geri alamıyorsunuz en çok ta boş şeylerle heveslerle zamanınızı geçirip ailenizi annenizi babanızı aile büyüklerinizi ihmal etmeyin bir gün arkaya baktığınızda yaşlanmış yüzleri değer bilmeden geçen seneleri görür birine sarılmak için bir saniye fazla istersiniz ama işi işten geçmiş boğazınıza yutamayacağınız bir yumru oturmuş olur artık.
devamını gör...
1350.
resmim.net/i/qut4j
devamını gör...
1351.
denemekten zarar gelmez, bazı hatalar vardır yaptığının doğru olmadığını bilsen de yapmaya devam edersin. nasreddin hoca gibi ya tutarsa diyorum hep.
devamını gör...
1352.
önümüzde belirsiz bir dönem var ve ben belirsizlikleri hiç sevmem. aslında hayatın her aşaması belirsiz yani bir beş dk sonra neler olacak az çok kestiririz ama kesin değildir. neyse bu kışı da küçük odamızda tek koltukta geçiririz diye düşünüyordum ama sanırım tekrar taşınmamız gerekecek . diğer yönden seviniyorum sanki taşınırsak kötü anılar burada kalır.. bilmiyorum be sözlük lütfen hayırlısı olsun ve hayırlısı güzel şeyler olsun.
devamını gör...
1353.
bu aralar çok istasyon muamelesi görüyor kalbim. peronun sonundan yaklaşan yüzleri görüyorum ama aradığım bunlar değil. illa ki bir uyuşmazlık, bir aksilik çıkarıyor içimdeki memnuniyetsiz binnaz abla. *
hiçbir beklentimi karşılamayan, karşılayamayacak olan o gar sevdaları uğruyor hayatıma. ben öyle ilk görüşte aşkı bırakalı çok oldu. hem yalnız olmak daha iyi. kendi kendime yaptığım sohbetler, içtiğim kahveler, okuduğum kitaplar ve şiirler, söylediğim şarkılar.. bunların tadını bana benden çok verecek bir insanı bulamadım şu garip ömrümde, yolun başındayız belki buluruz ama iyidir yine de böyle sâfi olmak. kırılmaktan bezmişlik var üzerimde.
sonra ard arda yaktığım sigaralar.. dakikalarca döktüğüm gözyaşları...
farklı bir dönem bu, herhalde yirmili yaşların sancılı dönemleri.. ama düşünüyorum da ben doğduğumda yaşadığımı anlamaları için atılan o ilk tokattan beri ağlıyorum...
bir zaman ütopyama dalıyorum, sonra tutan nikotin krizimle çıkıyorum hemen.
sonra palyaço gibi herkesi güldürüp, yatağıma girdiğimde hüzün hırkamı giyiyorum..
değişik bir süreç.. işte "anlatmaya yetmiyordu literatür.."
devamını gör...
1354.
kimsenin kimseyi iyileştirdiği falan yok,
herkes acıta acıta geçiyor birbirinin hayatından...
devamını gör...
1355.
basın ekspres yolunu kullanmayın trafik saati. otobüs trafiğe takılıyor.
devamını gör...
1356.
aynen
devamını gör...
1357.
nickim uyumazgezer ama benim de uykum geliyor.
not: bu başlık iyiymiş artık arada gelir yazarım.*
devamını gör...
1358.
umut çok kuvvetli, tehlikeli
devamını gör...
1359.
"mutluluğun türevini alamazsın katya..çünkü bilirsin sürekli değildir hiç bi mutluluk.."
devamını gör...
1360.
parlak gunesi hissettim. tipki o zamanlardaki gibi gunes beni yakacak diye rahatsizdim icten ice. vizir vizir arabalar geciyordu. neden yol ortasinda kimsesiz kalmistim bir fikrim yoktu. buradan kurtulmaliydim. cekinerek de olsa otostop cekmeye basladim.

birkac dakika sonra gri tanidik bir araba onumde durdu. icine attim hemen kendimi. birde baktim ki o, ayni cocuksu bakis, uzun kirpikler, o bembeyaz ten, keskin kaslar. simsiyah gozleri isildiyordu. beni bekler gibi bir hali vardi. 'ama nasil?' dedim. 'seni seviyorum' dedi sadece. kalbimde korkunc bir agri hissettim. beni sevmesini falan istemiyordum. o sevince cok acitiyordu. yanlis, yanlis! inmek istedim arabadan ancak kapilar kilitlendi ve korkunc bir hizla arabayi surdu. hizdan korktugumu hep bilirdi. kemer takamadigimi, hizdan cok korktugumu, zaten genel olarak bircok sacma sapan seyden korktugumu da bilirdi. kendisinden korkmam da dahildi buna.

sirtimi dondum ona, zamaninda bana yaptigi gibi. 'seni sevdigimi biliyorsun' dedi belirli araliklarla. konusmadim. ne zaman sussam sinirlenirdi ancak bu sefer sinirlenmedi. arabayi ormanlik bir alanda durdurdu. ardima bakmadan kactim oradan.

ormanda kosarken hislerim karmakarisikti. ben onun kirli sevgisini istemiyordum. agaclar fisildiyor gibiydi. seni seviyor!

ormanlik alani gecip sakinlestigim gibi lise formamla okulda buldum kendimi. acik saclarim da uzundu. zaten en son lisede uzundu saclarim. anlam veremiyordum. burada ne yaptigimi bilmiyordum. sigara ictigimiz koseye dogru ilerledim, o zamanlar sadece sigara icmek icin muhatap oldugum birkac arkadas oradaydi. bana sigara uzatti iclerinden en sevmedigim. sorgulamadim ve yaktim sigarayi. uzun boylarinin arkasina kendimi kamufule ediyordum. zil calinca hayiflandim, mecburen yarim attim sigarami.

sinifa gittigimde ilk gordugum o yemyesil gozlerdi. o zamanlar aslinda hic de dikkat etmedigim birseyi farkettim, ben bu yesil gozleri cok seviyordum. yine mutsuzdu, bebeksi suratinda yilmis bir ifade vardi. yanina oturdum, zaten lise boyunca hep yanyana oturmustuk onunla. 'kulakligin yaninda mi?' dedi. kafami salladim hayir anlaminda. telefonumu istedi bu sefer. oda yoktu. belliki konusmak istiyordu, yasadiklarini dusunmemek adina. ondaki yalnizlik, kimsesizlik 4 sene boyunca bana da yapismisti. ona baka baka kararmistim belli ki.

kafasini siraya koydu, duzgun burnu bu acidan daha guzel gorunuyordu. yillarca o kafasini siraya koydugunda kisa duz saclarina elimi daldirmak istemistim hep. bu kez cesaret ettim. 'yapma yarasa uyuyacagim.' dedi. dinlemedim.

bir anda okulun arka bahcesinde buldum kendimi. o yine bir kosede dalip gitmisti. siniftan bir cocuk geldi, cebime yuklu bir miktar para sikistirdi. 'ne oluyor?' dedim. 'hadi git seni bekliyor.' parayi alip yanina gittim. yine konusmadi. 'okuldan kacalim.' dedim kendisine. kabul etti. duvardan atlamaya hazirlandik. o beni tutacakti. etegim vardi ama. biraz acildi etegim. 'ne guluyorsun!' diye isyan ettim. 'etek giymemelisin, etek kizi degilsin.' dedi. utandim ama dogru soyluyordu.

duvari astigimizda bir anda sehir merkezindeydik. elimi tuttu. nereye gidecegimizi biliyor gibiydi. bu sefer icim rahatti. elini iyice kavradim ve yuruduk. nereye vardik hic hatirlamiyorum..
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim