normal sözlük yazarlarının karalama defteri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
başlık "makedonyalı" tarafından 08.11.2020 16:43 tarihinde açılmıştır.
3801.
* milyonluk arabasının arka camına "alın teri değil miras" yazdırmış adama,"helal olsun senin gibi doğrucu davut'a" dedim.
"grafikçinin hatası, arka cam sipariş ettim, gelsin, sonra bu camı grafikerin uygun yerine takacağım" dedi
* sinemada herkes "bu koltuk kolu benim mi, yanımdakinin mi" diye gerilirken ben "bu kol benim mi yanımdakinin mi" gerilimi yaşamaktayım; o
kadar hassasım
* şarkı sözü
(şarkı zühal olcay'dan)
ben çok mükemmel biriyim,
hatta olağanüstüyüm bile diyebilirim
işin aslı sevgilim
ben sana fazla iyiyim.
* sayıyorum, sayıyorum; her defasında 870 nur çıkıyor. neden binnur demisler ki kadına?
"grafikçinin hatası, arka cam sipariş ettim, gelsin, sonra bu camı grafikerin uygun yerine takacağım" dedi
* sinemada herkes "bu koltuk kolu benim mi, yanımdakinin mi" diye gerilirken ben "bu kol benim mi yanımdakinin mi" gerilimi yaşamaktayım; o
kadar hassasım
* şarkı sözü
(şarkı zühal olcay'dan)
ben çok mükemmel biriyim,
hatta olağanüstüyüm bile diyebilirim
işin aslı sevgilim
ben sana fazla iyiyim.
* sayıyorum, sayıyorum; her defasında 870 nur çıkıyor. neden binnur demisler ki kadına?
devamını gör...
3802.
firma reklamları için dizi, film çekilebilmeli, reklamlar için her çeşidinden sanat eseri yapılabilmeli.
ben en azından, içimden geldiğinde, kimin eserine tükürebileceğimi bilmek istiyorum.
seni seviyorum
yeşil gözlü
güzel kadın.
" her nerede
yaşıyor
ya da
yaşatılıyorsan."
artık..
ben en azından, içimden geldiğinde, kimin eserine tükürebileceğimi bilmek istiyorum.
seni seviyorum
yeşil gözlü
güzel kadın.
" her nerede
yaşıyor
ya da
yaşatılıyorsan."
artık..
devamını gör...
3803.
kaldı 12 gün...
yani nasıl olacak, ne olacak, nasıl bitecek gerçekten merak ediyorum. bir korku, bie çekincem asla yok. ilk defa bu kadar meraka düştüm. hayırlısı olsun.
en çok kafama taktığım bir şey var o da varsa hayatıma dokunanlarla olacak hesaplaşmalarım.
başka ne var diye düşünüyorum.
bakarım çıkar bir şeyler herhalde.
yani gerçekten ilginç hissediyorum, bir tuhaflık var ruhumda. hiç böyle olmamıştı.
neyse diyecek, çok da fazla meşgul edecek değilim.
ölümden öte köy yok...
yani nasıl olacak, ne olacak, nasıl bitecek gerçekten merak ediyorum. bir korku, bie çekincem asla yok. ilk defa bu kadar meraka düştüm. hayırlısı olsun.
en çok kafama taktığım bir şey var o da varsa hayatıma dokunanlarla olacak hesaplaşmalarım.
başka ne var diye düşünüyorum.
bakarım çıkar bir şeyler herhalde.
yani gerçekten ilginç hissediyorum, bir tuhaflık var ruhumda. hiç böyle olmamıştı.
neyse diyecek, çok da fazla meşgul edecek değilim.
ölümden öte köy yok...
devamını gör...
3804.
yorgun olmak istemiyorum. ancak hep yorgunum hep yorgunum. tembellik yapmak istemiyorum. o kadar çok iş o kadar kısa zamanım var ki anlatamam.
şöyle bir benzetme yapsam uygun olur diye düşünüyorum: okullu bir çocuğu annesi okuldan almaya gelir. çocuk akşama kadar ders ve koşturmacadan yorulmuştur. annesi elinden tutar ve eve hızlıca yürümeye başlarlar. ancak çocuk hep geri kalır ve bir süre sonra annesine yetişmeye çalışmaktan hem kolu hem bacağı ağrımaya başlar.
ben kendime yetişmeye çalışıyorum. bir yanım (çocuk olan) sakin ve yavaş bir hayat istiyor. bir yanım (anne olan) hızlıca ilerlemek ve eve varmak istiyor. buradaki ev benim için huzuru bulduğum yer. çünkü tüm bu kovalamacam huzursuzluğumdan geliyor.
şöyle bir benzetme yapsam uygun olur diye düşünüyorum: okullu bir çocuğu annesi okuldan almaya gelir. çocuk akşama kadar ders ve koşturmacadan yorulmuştur. annesi elinden tutar ve eve hızlıca yürümeye başlarlar. ancak çocuk hep geri kalır ve bir süre sonra annesine yetişmeye çalışmaktan hem kolu hem bacağı ağrımaya başlar.
ben kendime yetişmeye çalışıyorum. bir yanım (çocuk olan) sakin ve yavaş bir hayat istiyor. bir yanım (anne olan) hızlıca ilerlemek ve eve varmak istiyor. buradaki ev benim için huzuru bulduğum yer. çünkü tüm bu kovalamacam huzursuzluğumdan geliyor.
devamını gör...
3805.
çok yorgunum canımın içi çok
devamını gör...
3806.
o kadar huzurluyum ki... kafam o kadar rahat ki... herkesi olması gereken yere koymuş olmanın rahatlığı... ahhh muhteşem bir duygu. arada devreleri yaksam da sağduyum uzun süreli terketmiyor beni allahtan. rabbim beni seviyor ya cidden seviyor. bırakmıyor kendi halime, bırakmıyor beni bana. şefkat tokadıyla döndürüyor doğru yöne. canım rabbim canım canım.
devamını gör...
3807.
rüyalarıma girmenden nefret ediyorum
devamını gör...
3808.
sonbaharlardan hoşlanmıyorum. öyle sanıyorum ki sonbahar da benden hoşlanmıyordur. hoşlansaydı midemi altüst etmekten kaçmaz mıydı her sonbahar? sonbahar aylarında ruhum boşluğa salınıyor, sürükleniyor. ruhum bedenimden ayrılıyor, gülümsemem çalınıyor. sonbaharda sokaklara düşüyor ayaklarım, ellerim üşüyor. ara ara gözümü açıp kapatıyorum, farklı yerlerdeyim bana ait olmayan yerlerde. ara ara yeni doğmuş bir bebek kadar temizim bazen nasıl olduğunu anlamamış bir halde kötü bir insanın ölümü kadar kirleniyorum. kirlendiğimde kendimi ilk bulduğum kutuya sokuyorum. bitmemiş bir bina, döküntü bir ev, ışığı uzun süredir yanmayan bir ev, fark etmeksizin. temizleniyorum orada, tüm günahlarımdan arınıp bağışlanma diliyorum, temizleniyorum, temizlenmeye çalışıyorum tüm bu saçmalıklardan. sonbahardan hoşlanmıyorum sanıyorum ki sonbahar da benden hoşlanmıyordur.
devamını gör...
3809.
sevildigimi zannettigim gunleri ozluyorum.
devamını gör...
3810.
sen kifayetsiz kelimelerin alfabesisin
hangi cüretle romana karışmaya çalıştın
hangi cüretle romana karışmaya çalıştın
devamını gör...
3811.
uyandım seni düşündüm birden bire duvar birden bire gece yarısı
ay göğsümün sol yarısı
nefesim kesildi rüya olduğunu fark edince
çığlıklar atmak istiyorum sadece ağlayabiliyorum
yanımdaydın, hissettim elimi tuttuğunu
hayatımda her şey yolundayken sevmeye dair çabam inanılmazken birinden minicik hoşlanır gibi olduğumda yapma bunu bana lütfen
kat kat yorganlara sarıldım, hala titriyorum
bırak beni
yerin yok hayatımda artık
ay göğsümün sol yarısı
nefesim kesildi rüya olduğunu fark edince
çığlıklar atmak istiyorum sadece ağlayabiliyorum
yanımdaydın, hissettim elimi tuttuğunu
hayatımda her şey yolundayken sevmeye dair çabam inanılmazken birinden minicik hoşlanır gibi olduğumda yapma bunu bana lütfen
kat kat yorganlara sarıldım, hala titriyorum
bırak beni
yerin yok hayatımda artık
devamını gör...
3812.
kafamda kurduğum bağlantılar doğru değilse yavaştan kafayı sıyırıyorum sanırım. *
devamını gör...
3813.
hastane ve doktor görmekten bıktım, yeter artık.
ya bir ara verelim arkadaşlar ya, bıkmadınız mı beni görmekten?
ya bir ara verelim arkadaşlar ya, bıkmadınız mı beni görmekten?
devamını gör...
3814.
sana dair seninle ilgili son kalem sanırım bu şiir
bütün gün dinledim bu şiiri mesajlara bakarken tekrar gördüm
bakmazdım mesajlara sana dair hiçbir şeye bu geceye kadar
şeffaf denirmiş bu rüyalara
ve insanın arkadaşının olması ne kadar güzelmiş tekrar fark ettim
senin boşluğun dolmaz fakat kalbimde bir sürü daha yer varmış insanları sevecek
çok ağlattın beni aylardır belki yıllardır uyanıp uyanıp ağladığım hiç olmamıştı
anlatırken gözümün dolduğu
otururken birden gözümden akan damlalar olmamıştı
başka birilerine laf arası haricinde senden söz ettiğim yahut
bugün yaşadığım en zor günlerdendi
çünkü kendimi eski günlerin neşesi içinde gördüm
o ilk gençliğin verdiği
sonra adının sonuna iyelik eki ekleyip seslendiğim bir arkadaşım sen aşık olabildin dedi
sevinmelisin
sonra seni sevmiş olmanın lütuf olduğu aklıma geldi
ağlamayı bıraktım, hafifledim
sen ne benim sevdiğim adamsın ne de ben senin sevdiğin kadın
biz farklı pencerelerden aynı yöne bakmıyoruz
savrulduk kaybolduk belki göremiyoruz bile
beni üzen şey kaybolan gençliğim
sevmeyi beceremediğim o kızı görmekti
seninle olan kavgam kendimle ilgili
sen sevdin diye sadece kendimi sevmiyorum artık
nedensiz seviyorum
insan zaten birini bir özellik için severse kişinin biricikliği anlamsızlaşır
ben bugün kimseyi senin kadar seçemeyeceğim bir daha belki diye ağladım.
gitmek mi yitmektir kalmak mı artık bilmiyorum
yerini yadırgayan eşyalar gibiydim ya ben hep
ve inançlı, gitmenin bir şeyi değiştirmediğine.
bilemem, belki bu yüzden
ben sana yanlış bir yerden edilmiş
bir büyük yemin gibiydim.
beni hep aynı yerimden yaralayan o eve
yine de döneyim döneyim istedim.
birhan keskin/taş parçaları
bütün gün dinledim bu şiiri mesajlara bakarken tekrar gördüm
bakmazdım mesajlara sana dair hiçbir şeye bu geceye kadar
şeffaf denirmiş bu rüyalara
ve insanın arkadaşının olması ne kadar güzelmiş tekrar fark ettim
senin boşluğun dolmaz fakat kalbimde bir sürü daha yer varmış insanları sevecek
çok ağlattın beni aylardır belki yıllardır uyanıp uyanıp ağladığım hiç olmamıştı
anlatırken gözümün dolduğu
otururken birden gözümden akan damlalar olmamıştı
başka birilerine laf arası haricinde senden söz ettiğim yahut
bugün yaşadığım en zor günlerdendi
çünkü kendimi eski günlerin neşesi içinde gördüm
o ilk gençliğin verdiği
sonra adının sonuna iyelik eki ekleyip seslendiğim bir arkadaşım sen aşık olabildin dedi
sevinmelisin
sonra seni sevmiş olmanın lütuf olduğu aklıma geldi
ağlamayı bıraktım, hafifledim
sen ne benim sevdiğim adamsın ne de ben senin sevdiğin kadın
biz farklı pencerelerden aynı yöne bakmıyoruz
savrulduk kaybolduk belki göremiyoruz bile
beni üzen şey kaybolan gençliğim
sevmeyi beceremediğim o kızı görmekti
seninle olan kavgam kendimle ilgili
sen sevdin diye sadece kendimi sevmiyorum artık
nedensiz seviyorum
insan zaten birini bir özellik için severse kişinin biricikliği anlamsızlaşır
ben bugün kimseyi senin kadar seçemeyeceğim bir daha belki diye ağladım.
gitmek mi yitmektir kalmak mı artık bilmiyorum
yerini yadırgayan eşyalar gibiydim ya ben hep
ve inançlı, gitmenin bir şeyi değiştirmediğine.
bilemem, belki bu yüzden
ben sana yanlış bir yerden edilmiş
bir büyük yemin gibiydim.
beni hep aynı yerimden yaralayan o eve
yine de döneyim döneyim istedim.
birhan keskin/taş parçaları
devamını gör...
3815.
ağlamak...
bitmeyen çilem, peşimi bırakmayan gözyaşlarım.
bu saatte neden geldiği belli olmayan bu hüzün.
demek ki kaderim buymuş, olması gereken belki de bu yaşadıklarım, belki de hakediyorum.
hayata bağlayan bir sebebim kalmadı. insanım işte, alelade bir insan. ruhu aç, gönlü aç zavallı bir insan. mücadele edecek bir gücüm de kalmadı galiba.
belki malım mülküm çok oldu ama gönlüm hep hakir görüldü, hep dışlandı. olmadı yani. olmayacak bundan sonra da. maalesef talihim dönmüyor, bu yaştan sonra da dönecek değil.
bu dünyanın benden çok alacağı varmış, aldı da.
almaya da devam ediyor. benim alacak bir şeyim kalmadı galiba. bak dünya! alacağını al artık, ne varsa al da ben de kurtulayım. senden bir şey istemiyorum.
artık tek bir isteğim kaldı, o da cennete gidersem " seni " isteyeceğim, yalnız seni. orada üzülmek yokmuş, kırılmak yokmuş, orada istekler oluyormuş. istediğimsin, umarım o tarafta talihim döner...
bitmeyen çilem, peşimi bırakmayan gözyaşlarım.
bu saatte neden geldiği belli olmayan bu hüzün.
demek ki kaderim buymuş, olması gereken belki de bu yaşadıklarım, belki de hakediyorum.
hayata bağlayan bir sebebim kalmadı. insanım işte, alelade bir insan. ruhu aç, gönlü aç zavallı bir insan. mücadele edecek bir gücüm de kalmadı galiba.
belki malım mülküm çok oldu ama gönlüm hep hakir görüldü, hep dışlandı. olmadı yani. olmayacak bundan sonra da. maalesef talihim dönmüyor, bu yaştan sonra da dönecek değil.
bu dünyanın benden çok alacağı varmış, aldı da.
almaya da devam ediyor. benim alacak bir şeyim kalmadı galiba. bak dünya! alacağını al artık, ne varsa al da ben de kurtulayım. senden bir şey istemiyorum.
artık tek bir isteğim kaldı, o da cennete gidersem " seni " isteyeceğim, yalnız seni. orada üzülmek yokmuş, kırılmak yokmuş, orada istekler oluyormuş. istediğimsin, umarım o tarafta talihim döner...
devamını gör...
3816.
onca zaman siz bizi hep piyonlar sandınız oysa biz hep şahlardık
hunters (2020) s1e1
hunters (2020) s1e1
devamını gör...
3817.
suçlamıyorum artık kendimi
saklanmıyorum karanlık sokaklarda
gözlerinin mavi ışığını rehber edinen yüreğim
sapmıyor şimdi pusuladan yokluğunda
sadece neden diyorum
sahi neden sevmedin beni
neden dinlemedin seni sayıklayan kalbimi
sonra boşver diyorum
boşver bilsen ne olur ki
nasılsa hiç gelmeyecek o beklenen gemi
açık denizin karanlığında yitip gittiği gibi
yine de hala gözbebeğimde şaklıyorum seni
hem hiç gitmemiş hem de hiç var olmamış gibi
dönme artık geri
ne liman kaldı
ne de beklenen bir gemi
bil ki en nihayetinde unuttum seni
ömür defterinden koparılan bir sayfa gibi
saklanmıyorum karanlık sokaklarda
gözlerinin mavi ışığını rehber edinen yüreğim
sapmıyor şimdi pusuladan yokluğunda
sadece neden diyorum
sahi neden sevmedin beni
neden dinlemedin seni sayıklayan kalbimi
sonra boşver diyorum
boşver bilsen ne olur ki
nasılsa hiç gelmeyecek o beklenen gemi
açık denizin karanlığında yitip gittiği gibi
yine de hala gözbebeğimde şaklıyorum seni
hem hiç gitmemiş hem de hiç var olmamış gibi
dönme artık geri
ne liman kaldı
ne de beklenen bir gemi
bil ki en nihayetinde unuttum seni
ömür defterinden koparılan bir sayfa gibi
devamını gör...
3818.
az önce arkadaşımla telefonda konuşurken lafın geldiği yerde aklıma düşen bir muhabbet oldu.
bu türküyü ilk kez 4 yıl önce bodrum gündoğan 'da gece 01.00 civarında bir iskelenin dibindeki tekneye sırtımı dayayıp kuma oturmuşken ve biramı içerken duymuştum. iskeleye gelen 5 kişilik bir grup, ellerinde şarapla kendi aralarında eğlenirken içlerindeki bir kıza ''haydi yol yemez'i söylesene'' demişlerdi ve kız da bu türküyü söylemişti çıplak sesiyle. ben de oturduğum yerden kalkıp şerefe hareketi yapınca aralarına çağırmışlardı, sabaha kadar takılmıştık. bu türküyü sabah gün ağardığında bir kez daha söyletmiştik o kıza.
bu türküyü ilk kez 4 yıl önce bodrum gündoğan 'da gece 01.00 civarında bir iskelenin dibindeki tekneye sırtımı dayayıp kuma oturmuşken ve biramı içerken duymuştum. iskeleye gelen 5 kişilik bir grup, ellerinde şarapla kendi aralarında eğlenirken içlerindeki bir kıza ''haydi yol yemez'i söylesene'' demişlerdi ve kız da bu türküyü söylemişti çıplak sesiyle. ben de oturduğum yerden kalkıp şerefe hareketi yapınca aralarına çağırmışlardı, sabaha kadar takılmıştık. bu türküyü sabah gün ağardığında bir kez daha söyletmiştik o kıza.
devamını gör...
3819.
pek çok insan var çevremde. bazıları arkadaşım, bazıları dostum, bazıları da akrabalarım. hepsinin karşısına geçip bir soru sormak istiyorum: benim hayatımda ne işiniz var? bu hayatta sadece bir kez doğuyor ve ölüyoruz. bu hayatı bir film gibi tekrar çekme şansımız yok. o zaman bana müdahale yetkisi vereceğim çok insana da gerek yok. benim filmimde az insan oynayacak yolun yarısından sonra.
devamını gör...
3820.
2007 yılında bu saatlerde duşumu aldım, kahvaltıyı hazırladım, yedik içtik, çay faslı falan sonra ortalığı topladım daha sonra oy*vermeye gittik. en sonra da doğum hastanesine gittik, öğleyin kızım doğdu.
doğacak olan çocuk üçüncü çocuk olunca anne tüm işlerini yapabiliyor. çünkü yapmak zorunda. tabiri caizse kedi gibi oluyor.
kızım bugün 16 yaşını doldurdu.
geçen gün bana diyor ki "bizim büyümemiz seni üzmüyor mu, yaşlanıyorsun diye?" yani aslında biraz üzüyor, biraz mutlu ediyor.
üzüyor çünkü gerçekten yaşlanıyorum, yüzüme çizgiler geliyor*, saçlarıma beyazlar* geliyor. biraz da mutlu ediyor çünkü onlar büyüdü, ben sağlıklıyım ve yapmak istediğim şeyleri rahatlıkla yapabilirim elhamdülillah. görmediğim yerleri gezebilirim, bilmediğim şeyleri öğrenebilirim, yeni insanlar tanıyabilirim.
ne diyordum
bugün 21 ekim, bugün kızım doğdu. sevdicekleriniz için ve sizin için ve benim için çooook güzel bir gün olsun. amin ecmain.
doğacak olan çocuk üçüncü çocuk olunca anne tüm işlerini yapabiliyor. çünkü yapmak zorunda. tabiri caizse kedi gibi oluyor.
kızım bugün 16 yaşını doldurdu.
geçen gün bana diyor ki "bizim büyümemiz seni üzmüyor mu, yaşlanıyorsun diye?" yani aslında biraz üzüyor, biraz mutlu ediyor.
üzüyor çünkü gerçekten yaşlanıyorum, yüzüme çizgiler geliyor*, saçlarıma beyazlar* geliyor. biraz da mutlu ediyor çünkü onlar büyüdü, ben sağlıklıyım ve yapmak istediğim şeyleri rahatlıkla yapabilirim elhamdülillah. görmediğim yerleri gezebilirim, bilmediğim şeyleri öğrenebilirim, yeni insanlar tanıyabilirim.
ne diyordum
bugün 21 ekim, bugün kızım doğdu. sevdicekleriniz için ve sizin için ve benim için çooook güzel bir gün olsun. amin ecmain.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar
karalama
4