normal sözlük yazarlarının karalama defteri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
başlık "makedonyalı" tarafından 08.11.2020 16:43 tarihinde açılmıştır.
5241.
bilen bilir başlığın müptelaları vardır. biri de benim arkadaşlar.
inanın ne doğru ne yanlış. neler oluyor ben hiç anlamıyorum. kendimi yönlendirilmeye muhtaç yersiz yurtsuz biri gibi hissediyorum. benim uzun ciddi bir ilişkim vardı. sonra bitti. uzun uzadıya anlatırdım ama yazma kabiliyetimi kaybetmişim… epeydir duygusal zekası çok yüksek biriyle beraberdim ne hissettiğimi anlatmaya pek ihtiyacım yoktu. bu yüzden köreldim biraz. şu an iç sesim titredi bir daha mesela. canım çok sıkkın çok hemde. biri sorsa patır patır döküleceğim de. kimse de sormuyor. kimse kimseyi önemsemiyor. devir zor.
çok şey geçti bugün aklımdan. her resimde bir yerlerde acaba o da olsaydı nasıl olurdu diye düşündüm. hayat böyle işte. yitirmeden anlamıyor insan.
inanın ne doğru ne yanlış. neler oluyor ben hiç anlamıyorum. kendimi yönlendirilmeye muhtaç yersiz yurtsuz biri gibi hissediyorum. benim uzun ciddi bir ilişkim vardı. sonra bitti. uzun uzadıya anlatırdım ama yazma kabiliyetimi kaybetmişim… epeydir duygusal zekası çok yüksek biriyle beraberdim ne hissettiğimi anlatmaya pek ihtiyacım yoktu. bu yüzden köreldim biraz. şu an iç sesim titredi bir daha mesela. canım çok sıkkın çok hemde. biri sorsa patır patır döküleceğim de. kimse de sormuyor. kimse kimseyi önemsemiyor. devir zor.
çok şey geçti bugün aklımdan. her resimde bir yerlerde acaba o da olsaydı nasıl olurdu diye düşündüm. hayat böyle işte. yitirmeden anlamıyor insan.
devamını gör...
5242.
lucifer'e kaç gün ceza, hangi suçtan verildi acaba? bunu bilecek bir kaynağımız var mı karamela defteri, hız?
devamını gör...
5243.
#3174215
hatırladığım için mutluyum.
hatırladığım için mutluyum.
devamını gör...
5244.
selam, uzun süre oldu görüşmeyeli. iyi miyiz?
saçma her şey.
bugün yine durup düşündüm. çevremdeki o bitmek bilmeyen koşuşturmacayı insanların hiç doymayan hırslarını küçük şeylerden çıkardıkları büyük fırtınaları izledim. dışarıda dünya o kadar gürültülü ve bir o kadar da mekanik ki
bazen her şeyin üzeri kalın bir toz bulutuyla kaplanmış gibi hissediyorum. neyin peşinden koşuyoruz, günün sonunda elimizde ne kalıyor?
elimizde ne kalıyor?
sonra durup kendime bakıyorum. içimde taşıdığım, sığınabileceğim tek bir gerçek var gibi hissediyorum bu beni mutlu eder gibi hissediyorum sığarım gibi hissediyorum bu dünyaya
sevmek. insanları, hayatı, bir tebessümü, doğayı, bir ruhu samimiyetle sarabilmeyi...
biliyorum ki geriye kalan her şey, şan da şöhret de başarı da bir gün yok olup gidecek. işte tam da bu yüzden
"her şeyin bu kadar boş anlamsız olduğu bir dünyada sevgiden değerli ne olabilirdi?"
beni ben yapan şey belki de bu his. varsın dünya dışarıda kendi anlamsız döngüsünde dönüp dursun
ben kalbimi katılaştırmadn
sevgiyi ve şefkati tek sığınağım sayarak yürümeye devam edeceğim. çünkü biliyorum ki beni bu gürültünün içinde hayatta ve anlamlı kılan tek şey bu.
sevmek, sevebilmek.
bazende kocaman sarılmak. kendine
yeter sustum, tamam. haaaaaa neyseler.
saçma her şey.
bugün yine durup düşündüm. çevremdeki o bitmek bilmeyen koşuşturmacayı insanların hiç doymayan hırslarını küçük şeylerden çıkardıkları büyük fırtınaları izledim. dışarıda dünya o kadar gürültülü ve bir o kadar da mekanik ki
bazen her şeyin üzeri kalın bir toz bulutuyla kaplanmış gibi hissediyorum. neyin peşinden koşuyoruz, günün sonunda elimizde ne kalıyor?
elimizde ne kalıyor?
sonra durup kendime bakıyorum. içimde taşıdığım, sığınabileceğim tek bir gerçek var gibi hissediyorum bu beni mutlu eder gibi hissediyorum sığarım gibi hissediyorum bu dünyaya
sevmek. insanları, hayatı, bir tebessümü, doğayı, bir ruhu samimiyetle sarabilmeyi...
biliyorum ki geriye kalan her şey, şan da şöhret de başarı da bir gün yok olup gidecek. işte tam da bu yüzden
"her şeyin bu kadar boş anlamsız olduğu bir dünyada sevgiden değerli ne olabilirdi?"
beni ben yapan şey belki de bu his. varsın dünya dışarıda kendi anlamsız döngüsünde dönüp dursun
ben kalbimi katılaştırmadn
sevgiyi ve şefkati tek sığınağım sayarak yürümeye devam edeceğim. çünkü biliyorum ki beni bu gürültünün içinde hayatta ve anlamlı kılan tek şey bu.
sevmek, sevebilmek.
bazende kocaman sarılmak. kendine
yeter sustum, tamam. haaaaaa neyseler.
devamını gör...
5245.
1 kere evlenene 2. kez evlenmek daha kolay oluyor. aynı ilk dövme yaptırmanın zor devamının kolay olması gibi.
devamını gör...
5246.
her şeyi erteliyor ve her şeyden çok çabuk vazgeçiyorum. başta kendim olmak üzere çoğu şeyi ihmal ediyorum. en kötüsü bunların farkında olmama rağmen olumlu hiçbir şey yapmıyorum. bi nevi hastalıklı bir insan gibiyim ve iyileşmek için hiçbir çaba sarf etmiyorum. anlamsız bir kabulleniş var üstümde.
devamını gör...
5247.
bir süreden beri hac farizamı yerine getirmek üzere kutsal topraklardayım
hacı olmak bana yaradı. hele oradan uzaklaşmak çok yaradı. kafamın dinlendiğini
hissediyorum. şu anda nevsky prospekti tavafa gidiyorum...... dosvidanya.........
hacı olmak bana yaradı. hele oradan uzaklaşmak çok yaradı. kafamın dinlendiğini
hissediyorum. şu anda nevsky prospekti tavafa gidiyorum...... dosvidanya.........
devamını gör...
5248.
bazı kırılmaların yaşanması gerekiyormuş. yoksa cesaret edemezdim. düşünsene, ne kadar eğretiymiş bulunduğum nokta, ne kadar alelade serpiştirilmişim aralara.. ait olamadığın yerin sahibi de olamıyorsun, sakini de. ne ev eve benziyor o zaman ne de uyku uykuya; hele bir de "yaşam alanım" dediğin yere kendi darağacın kurulunca.. şimdi uzak bir ihtimal de olsa, hatta beni sadece arkamdan ittiğiniz için bile olsa; asıl olmam gereken yere yaklaştırdığınız için sonsuz teşekkürler.
ve tabii, bir miktar da kına.
ve tabii, bir miktar da kına.
devamını gör...
5249.
spino'ya attığın kriptolarla 5 yıllık kripto zararını kurtarabilirsin, buna inan. başarabilirsin laaaan!
devamını gör...
5250.
başkalarının karanlığını aydınlatmaya çalışırken kendi mumunu tüketen ruhları anlatmak zordur. içlerinde büyüttükleri o sessiz deniz dışarıdan bakıldığında hep sakindir ama dipte fırtınalar kopar. ışık saçmak bir seçim gibi başlar önce. etrafındakilerin incinmesine, yalnız kalmasına ya da yüklerinin altında ezilmesine gönlü elvermeyen bir insanın merhametidir bu. sorun değil der her defasında. oysa o iki kelimenin arkasına gizlenmiş devasa bir kabulleniş, bir o kadar da göz ardı edilmiş kırgınlık vardır. dünya üzerine geldikçe herkesin sığınacağı o güvenli liman olmaktan asla vazgeçmez. kendisi fırtınanın tam ortasındayken bile başkalarının üzerini örten bir şefkat taşır. ama işte hikayenin can yakan kısmı da burada başlar. herkes o ışığın etrafında toplanıp ısınırken kimse o ışığı yakanın neyle beslendiğini sormaz. herkesin gideni, kaçanı, sığınacak bir kucağı varken onun yorulduğunda dizlerine başını koyabileceği, ben de buradayım diyen bir insanı yoktur. çünkü o herkesin zaten güçlü sandığı yıkılmaz bir kaledir dışarıdan. zamanla bu güç insanın üstüne giydiği ağır bir zırha dönüşür. etrafı alabildiğine ışıklı, alabildiğine kalabalıktır fakat o ışıltının tam ortasında duran ruh kendi yalnızlığının karanlığında boğulur. siyah olmak bir tercih değil, tüketilmişliğn son durağıdır. kendine tek bir damla bile ışık saklayamamış olmanın sessiz çığlığıdır. yine de bu karanlık incelikten ve zarafetten doğar. insanların bencilliğine sorun değil diyebilmek kötülüğe karşılık verememekten değil, kalbin yük taşıma kapasitesinin derinliğindendir. kendine gidecek bir yeri olmayan insan aslında her yeri kendine ev yapmaya çalışan ama hiçbir yere ait olamayan insan demektir. bu uzun ve yorucu yolda o ruhun öğrenmesi gereken belki de tek bir şey vardır. kendi karanlığına çekiömek bir yenilgi değil, başkalarına harcanmış bir ömrün yorgunluk molasıdır. ışıklar söndüğünde ve herkes kendi evine çekildiğinde o siyahlığın içinde bile hâlâ ayakta durabilen o kalp dünyanın tüm sahte parıltılarından çok daha değerlidir ve çok daha yalnızdır
aman ya ahahha bu insan kim böyle?
aaa benmişim.
ben bildiğin insan görünümlü kriz masasıyım. milletin ufak bir rüzgarda devrilen hayatına tonluk kalkan olurum, kendi fırtınamda üzerime serpecek incecik bir battaniye bile bulamam. soran olursa "hallederiz ya, sorun değil" derim ama o "sorun değil"lerin altında koca bir enkaz yatar. dışarıdan bakınca millet her derdini bana boşaltır
çünkü ben onlar için asla yıkılmaz, yorulmaz, acıkmaz bir kalesiyimdir. oysa o kalenin içi bomboş, tek başınadır. yine de her gece kendi soğuk odamda bataryam %1'deyken bile bir başkasının karanlığına ışık yakmaya çalışırım. şaka bir yana, harbi iyi dayanıyorum ama artık harcanan ben oluyorum işte.
enayi mi diyorduk buna? bilmiyorum ama bildiğim tek şey iyi olmadığım.
neyse yeter bu kadar
aman ya ahahha bu insan kim böyle?
aaa benmişim.
ben bildiğin insan görünümlü kriz masasıyım. milletin ufak bir rüzgarda devrilen hayatına tonluk kalkan olurum, kendi fırtınamda üzerime serpecek incecik bir battaniye bile bulamam. soran olursa "hallederiz ya, sorun değil" derim ama o "sorun değil"lerin altında koca bir enkaz yatar. dışarıdan bakınca millet her derdini bana boşaltır
çünkü ben onlar için asla yıkılmaz, yorulmaz, acıkmaz bir kalesiyimdir. oysa o kalenin içi bomboş, tek başınadır. yine de her gece kendi soğuk odamda bataryam %1'deyken bile bir başkasının karanlığına ışık yakmaya çalışırım. şaka bir yana, harbi iyi dayanıyorum ama artık harcanan ben oluyorum işte.
enayi mi diyorduk buna? bilmiyorum ama bildiğim tek şey iyi olmadığım.
neyse yeter bu kadar
devamını gör...
5251.
korkuyorum
bir karalamaya başlasam
sonsuza kadar yazacakmışım gibi
ama üşeniyorum işte
bir karalamaya başlasam
sonsuza kadar yazacakmışım gibi
ama üşeniyorum işte
devamını gör...
5252.
fikir değiştirince eski düşüncemi sanki hiçbir zaman bana gerçek gelmemiş gibi reddetmem neden bekleniyor anlamıyorum.
fikrimin değişmesi benimle ilgili bir olgu ama bu değişim önceki fikrimi neden hükümsüz kılsın ki? bugün başka türlü düşünüyor olmam dün başka türlü düşünmediğim anlamına gelmiyor.
üstelik son vardığım noktanın mutlak gerçeklik olduğunu nereden bilebilirim? geçmişte de ulaştığım her düşünce bana en az bugünkü kadar gerçek görünüyordu. her düşünce kendi içinde bir dünya kuruyor. o dünyanın dili, mantığı, öncelikleri ve gerçekliği var. birinden çıkıp diğerine geçmiş olmam ilk dünyanın hiç var olmadığı anlamına gelmiyor. son vardığım yeri neden tek gerçek sayayım ki?
fikrimin değişmesi benimle ilgili bir olgu ama bu değişim önceki fikrimi neden hükümsüz kılsın ki? bugün başka türlü düşünüyor olmam dün başka türlü düşünmediğim anlamına gelmiyor.
üstelik son vardığım noktanın mutlak gerçeklik olduğunu nereden bilebilirim? geçmişte de ulaştığım her düşünce bana en az bugünkü kadar gerçek görünüyordu. her düşünce kendi içinde bir dünya kuruyor. o dünyanın dili, mantığı, öncelikleri ve gerçekliği var. birinden çıkıp diğerine geçmiş olmam ilk dünyanın hiç var olmadığı anlamına gelmiyor. son vardığım yeri neden tek gerçek sayayım ki?
devamını gör...
5253.
homeofis diye mi yazılır yoksa home ofis mi!? belki de homofis olmalı.
devamını gör...
5254.
adım çıkmış gene. mecbur esicez çeneleri pişman olana kadar.
devamını gör...
5255.
"var olmak için, yok ediyorum kendimi."
devamını gör...
5256.
yok olmaktan korktuğum için, varmış gibi yapıyorum…
belki de en büyük çelişkim bu… kaybolmaktan korktukça, gerçekten yaşamayı unutmak.bazen var olmakla, varmış gibi yapmak arasındaki çizgi o kadar silikleşir ki, insan hangisinin gerçek olduğunu ayırt edemez.
belki de en büyük çelişkim bu… kaybolmaktan korktukça, gerçekten yaşamayı unutmak.bazen var olmakla, varmış gibi yapmak arasındaki çizgi o kadar silikleşir ki, insan hangisinin gerçek olduğunu ayırt edemez.
devamını gör...
5257.
insan istediği kadar geçti desin.
öyle kolayca geçmiyor maalesef. bir sene önce yaşadığım tüm iğrenç anılar, bu hafta itibariyle yeniden tetiklenmeye başladı. bir sene önce 14 ağustos günü keşfettiğimiz ihanet, bir yıl sonra tekrar rüyamda canlandı resmen.
siz siz olun kötü de olsa açık defter bırakmayın a dostlar. sonra böyle hortlayıp duruyorlar.
öyle kolayca geçmiyor maalesef. bir sene önce yaşadığım tüm iğrenç anılar, bu hafta itibariyle yeniden tetiklenmeye başladı. bir sene önce 14 ağustos günü keşfettiğimiz ihanet, bir yıl sonra tekrar rüyamda canlandı resmen.
siz siz olun kötü de olsa açık defter bırakmayın a dostlar. sonra böyle hortlayıp duruyorlar.
devamını gör...
5258.
galiba bir süredir benden çok genç birisinden aşırı hoşlanıyorum. gün içerisinde onu sıkça düşünüyorum. kendisinin bundan haberi yok ve olmayacak. bobby fischer'in dediği gibi insan dokunuşundan daha iyileştirici bir şey yok. sevgi bile böyle ruhu güzelleştiriyorsa bir de karşılıklı yaşansa ne mucizeler olurdu !
devamını gör...
5259.
yakında cenaze var gibi. bir sürü misafir, sevmediğin insanlarla etkileşime girme zorunluluğu şimdiden içime oturdu.
canım hırsız dayicigim ölme diren .
canım hırsız dayicigim ölme diren .
devamını gör...
5260.
sihirbaz demişki; "önce kendimi kaybetmekle başladım"
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar
karalama
4