normal sözlük yazarlarının karalama defteri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
başlık "makedonyalı" tarafından 08.11.2020 16:43 tarihinde açılmıştır.
5521.
kafamda kıyametler kopuyor, dışım durgun bir okyanus gibi..
devamını gör...
5522.
gizli kalmak büyük bir sanattır. anlatmadığında, sergilemediğinde, tüketmediğinde kudret sende kalır. insanların aklı senin kapalılığınla oyalanır. emin olamamaları senin huzurun. görünmezlik derinliktir, bilinmezlik özgürlüktür. saklı yanınla büyü, kendini koru.
devamını gör...
5523.
bir insanı sevdiğinde ona bir silah vermiş olursun. şerefliyse seni korur, şerefsizse seni vurur.
söyleyeceklerim bu kadar.
söyleyeceklerim bu kadar.
devamını gör...
5524.
hayatıma giren her insana bana nasıl davranması gerektiğini anlatmaktan yoruldum... insanların doğru iletişimi hala öğrenememiş olması beni mahvediyor gerçekten çok yoruldum ne yapmam lazım bilmiyorum. hep de benzer şekilde darbe alıyorum kendimde değiştirmem gereken şeyin ne olduğunu çözemiyorum da. düz normal bir insanım ama karşımdakinin hep iletişim özürlüsü olmasından bıktım. belli bir dersi almıyorum da mı herkes böyle çıkıyor anlamıyorum. yapılması, söylenmesi gereken en basit şeyi bile o insan yapmıyorsa benim suçum ne burada? her zaman bana nasıl davranılmasını istiyorsam karşımdakine öyle davrandım. ama bunu anlayan yok... çok yoruldum
devamını gör...
5525.
kendimden uzaklaşmış ve kendime yabancı hissediyorum son zamanlarda. sanki bu bedendeki bir başkasıymış da ben de onu dışarıdan seyrediyormuşum gibi.
uzun uzun düşündüm son olanları. neyi nerede nasıl yaptığımı ya da yapmadığımı. artılarıyla eksileriyle uzun uzadıya irdeledim. haklı haksız konusuna hiç girmedim irdelerken, sonucunda içim rahat artık.
sonra bir garip hissizlik başladı içimde. rahatlamayla karışık bir hissizlik bu, boşlukta süzülen bir kağıt gibi, rotasız ama umursamaz.
bu rahatlık "ne olacaksa olsun" kafasına getirdi beni. kariyerim dışındaki tüm konularda "aman sende" modu açık artık. bu iyi mi kötü mü bilmiyorum bilsem de ilgilenmiyorum. akışına bıraktım gidiyor, sonucu yaşayıp göreceğim.
gözümde büyüttüğüm pek çok konu söndü gitti haliyle. bu da hafif hisettirdi evet ama nedendir bilinmez bu arada olan uykuya oldu. madem rahatlık geldi madem umursamıyorum peki neden uyuyamıyorum? bilmiyorum. bunu da bilmiyorum, bu da ilgi alanımda değil.
hayatımdan birkaç insan çıkarttım. nefret eden de oldu, sorun etmeyen de. benim için "üç kuruş etmez" diyen de oldu, "eyvallah" diyen de. hepsi yerinde rahat etsin. hiçbirine söyleyecek bir sözüm yok. sorun bende zaten, bu hep böyleydi.
sorularım cevap bulamıyor, lakin buna dertlenmiyorum. hep cevapsızdı zaten, ben artık cevap aramayı bıraktım. askıda kalabilir sonsuza dek o sorular, onlar da bir noktada sönüp gidecek.
bunları neden yazdım onu da bilmiyorum, gecenin ikisi olmak üzere oturdum bunları yazıyorum. sonra neden uykum yok? nasıl olsun ki?
uzun uzun düşündüm son olanları. neyi nerede nasıl yaptığımı ya da yapmadığımı. artılarıyla eksileriyle uzun uzadıya irdeledim. haklı haksız konusuna hiç girmedim irdelerken, sonucunda içim rahat artık.
sonra bir garip hissizlik başladı içimde. rahatlamayla karışık bir hissizlik bu, boşlukta süzülen bir kağıt gibi, rotasız ama umursamaz.
bu rahatlık "ne olacaksa olsun" kafasına getirdi beni. kariyerim dışındaki tüm konularda "aman sende" modu açık artık. bu iyi mi kötü mü bilmiyorum bilsem de ilgilenmiyorum. akışına bıraktım gidiyor, sonucu yaşayıp göreceğim.
gözümde büyüttüğüm pek çok konu söndü gitti haliyle. bu da hafif hisettirdi evet ama nedendir bilinmez bu arada olan uykuya oldu. madem rahatlık geldi madem umursamıyorum peki neden uyuyamıyorum? bilmiyorum. bunu da bilmiyorum, bu da ilgi alanımda değil.
hayatımdan birkaç insan çıkarttım. nefret eden de oldu, sorun etmeyen de. benim için "üç kuruş etmez" diyen de oldu, "eyvallah" diyen de. hepsi yerinde rahat etsin. hiçbirine söyleyecek bir sözüm yok. sorun bende zaten, bu hep böyleydi.
sorularım cevap bulamıyor, lakin buna dertlenmiyorum. hep cevapsızdı zaten, ben artık cevap aramayı bıraktım. askıda kalabilir sonsuza dek o sorular, onlar da bir noktada sönüp gidecek.
bunları neden yazdım onu da bilmiyorum, gecenin ikisi olmak üzere oturdum bunları yazıyorum. sonra neden uykum yok? nasıl olsun ki?
devamını gör...
5526.
canım sıkıldı anayola çıkıp çevre yolunu cevrelemek suretiye müzik açıp gezdim. arka fonda deep house derken arkadaşım aradı. hadi gel bira içcez. teklif de yok direkt dayatma var! tabii ki de kabul ettim. çünkü benim iradem bu kadar. ve böylece kendime verdiğim içince araba sürmeyeceğim sözünü 83737373773. defa çiğnemiş oldum.
devamını gör...
5527.
üst not : sonunda bir miktar veda barındıracaktır.
bugün ne kadar kötü geçebilirse o kadar kötü geçti. geçen haftadan beri bekliyorum, bugün venüs-jüpiter kavuşumu var diye. güya dua edip manifest yapıcaz kızlarla... al sana manifestin kralı geliyor.
bir ay önce bir tam gece boyunca uğruna göz yaşı döktüğüm adamı kalbimden çıkarıp atma kararıyla uyandım bugün. 5 yıl sonra. bugün anılarımızla, konuştuğumuz tüm o keyifli zamanlarla son bir kez zihinsel jenerik yaşayıp vedalaşma kararı aldım. çünkü o gitmeden doğru adam gelmeyecek artık bunu çok iyi biliyorum. bu şekilde tek haksızlık doğru adama yapılıyor çünkü...
neyse kafada bu planla uyandık ama enerji sıfır. moral sıfır. sabahtan beri başladı normalde 3 haftada gelecek müvekkil kırmızı alarmının bir güne yığılması hali. %99'u hatır işi. yolda car car aramalar. cevap verecek enerji var mı, eh işte güç bela.
ofiste zor durdum, hallettim işlerimi. kendimi dua edebileceğim bir yere atmam lazım. bugün törensel geçmeli diye bir düşünce var içimde.
bu arada haftasonu en kıymetlimle * yaptığım telefon konuşmasından beri ellerimin içi paramparça.. onu da belirtmiş olayım. bugün artık çingenelerin fal için baktığı çizgilerden yırtılmaya başlamıştı cildim.
her neyse, ofisten dışarı attım kendimi. hadi kcf biraz pozitif ol story paylaş hadi kızım telkinleriyle akıyorum yolda. hep gittiğim kilisede tam anılarımla vedalaşırken başka bir hatır işi için car car telefonum çalmasın mı... salaklık yemin ederim bende. sinir sistemim 5 dk dua edip bir tane de mum yakma süresince bekleyemeyecek kadar alarm halinde. çarmıha gerili isa heykeli beni süzerken elaleme mesajlar gitti bugün st antuan'da...
anılarımla vedalaşmam da b.k oldu. hastalığım vs tam her şeyi sallayıp içmeye niyet edecektim ki son anda tuttum kendimi kahveye geçtim. aaa nasıl unuturum geçmeden önce bir hatır işi için daha arandım. çünkü kcf, gazetenizin ücretsiz pazar eki. bayiinizden ısrarla istemelisiniz...
kahveden sonra ayaklarım beni malum kişiyi ilk ve de son kez kez gördüğüm yere götürmeye başladı. rota yeniden hesaplanıyor... vapura bindim. bindim binmesine lakin bir de arkadan bana bir mesaj yağmuru gelmesin mi... kcf sana bunları anlatmayacaktım normalde çünkü ne zaman anlatsam çözüm buluyorsun ve mahçup oluyorum... ama içim çok dolu anlatmam lazım lakin lütfen hiçbir şey yapma... o mesajların hiçbirine cevap bile veremedim çünkü okuduklarım içime taş gibi çöktü. göz yaşım içimde dondu kaldı.
kcf vapurda sadece başını kaldırıp üstünde morning star yazan gemiyi görünce kıyıya yanaştığını anladı.
şimdi neredeyiz, kadıköy sahil. artık mide bulantısından düşüp kalma seviyesine gelmiş haldeyiz. son kez -ritüeli tamamlamak için- malum mekanın önünden geçtim. artık gönül rahatlığıyla kapanış yapabilirim dedim. hadi bi yemek zamanı o zaman (yere yapışmaya beş var çünkü).
oturduğum mekanda bir başka mesaj dalgası. bu sefer çok milyonluk hatır işlerinden birinin samanlıkta iğne aramalı taramaları. kendime şunu çok söyledim, kcf işin sahibi kendi meselesini düşünmüyorsa sana ne oluyor dedim, yok içerdeki deli kız dinlemiyor.
bakın en son garson beyle aramızda şöyle bir konuşma geçti,
-hanımefendi enginar dolması söylediniz ama... yenme usulünü biliyorsunuz değil mi? böyle yapraklarıyla... (o sırada çatalla içindeki pilavı yiyorumdur)
+biliyorum beyefendi sadece şu an ellerim tutmuyor, yapraklarını koparamıyorum...
aynı garson aradan 15-20 dk geçtikten sonra gelip şöyle dedi, uzaktan göz hapsimdesiniz, iyi görünmüyorsunuz yardımcı olalım isterseniz...
adama diyemedim ki iki saat sonra muhtemelen yediğim her şeyi istifra edeceğim diye...
kalkıp apar topar eve dönmeye çalıştım. ayaklar yeni yeni tutmaya başlıyor. çünkü kcf lokantada istifra etmemek için ağlamayı tercih etti. başka türlü vücudumdaki titreme hissi geçmiyor çünkü. ki cehennem sıcağı bile olsa yanımda trençkot vs olmadan asla dışarı çıkmam.
tam yola koyulacakken bir de kim arasın... bir zamanlar koyun koyuna uyuduğum kuzenim. alo kcf bana avukat lazım boşanıyorum. ablam kurban olayım teker teker gelin...
zaten abimi düşündükçe vücudum çöküyor, bir de kuzenim. bakın bu iki insan da ciddi adaletsizliklere uğradı.
en başta ne demiştim, bugünden çok umutluydum, venüs jüpiter kavuşumu vardı. gökyüzünde o iki gezegeni yan yana seyrederken geldi bu telefon.
şimdi soruyorum allah'ım, beni bu kadar haksızlığın orta yerine ne yapayım diye gönderdin....
yolda hala bugün daha ne kadar kötü geçebilir diye düşünürken, binama girdiğim zaman asansörde mahsur kalmış kedi üstüme fırlıyordu az daha.
kendimize hayrımızın olmadığı günde kediciğe nefes aldırdık en azından.
görüyor musun akrep kral, bi seni bırakmaya niyet ettik, evrende taş üstünde taş kalmıyordu az daha... ama kararımdan dönmedim. seni bıraktım bugün.
hem de yeni bir sayfa açarak değil defteri komple atarak.
bugün yolda bir yandan midemi üşütmeye devam ederken düşünecek bol bol vaktim oldu. bugün itibariyle tek önceliğim hayatımın çerçevesini yeniden çizmek. herkesin sorumluluğu üzerime öyle fütursuzca boca edilmiş ki, benim hayatımda bana yer kalmamış.
bugün mesleğimi bırakmaya karar verdim. bu işi sevmediğimi iliğimde hissettim. başarı, para veya övgüyle kandırmayacağım artık kendimi daha fazla.
ve bu mesleği bırakıp başka bir yol açana kadar bazı şeylerden biraz uzaklaşma kararı aldım. kafa izninden yeni döndüğüm için izin alamıyorum lakin uzun bir süre burada olmamayı düşünüyorum. önemli birkaç kişide telefon numaram var zaten. kendinize iyi bakın, sağlıcakla kalın a dostlar.
*
ve lütfen şu firarinin öğüdüne kulak verin: gerçekten ne istediğinizi bulmak için lütfen dönüp içinize bakın. yoksa kader, hayatınızı paramparça edip sizi binlerce parçalık bir kalp yapbozuyla başbaşa bırakıyor.
herkese sevgiler, keyifli sözlükler...
bugün ne kadar kötü geçebilirse o kadar kötü geçti. geçen haftadan beri bekliyorum, bugün venüs-jüpiter kavuşumu var diye. güya dua edip manifest yapıcaz kızlarla... al sana manifestin kralı geliyor.
bir ay önce bir tam gece boyunca uğruna göz yaşı döktüğüm adamı kalbimden çıkarıp atma kararıyla uyandım bugün. 5 yıl sonra. bugün anılarımızla, konuştuğumuz tüm o keyifli zamanlarla son bir kez zihinsel jenerik yaşayıp vedalaşma kararı aldım. çünkü o gitmeden doğru adam gelmeyecek artık bunu çok iyi biliyorum. bu şekilde tek haksızlık doğru adama yapılıyor çünkü...
neyse kafada bu planla uyandık ama enerji sıfır. moral sıfır. sabahtan beri başladı normalde 3 haftada gelecek müvekkil kırmızı alarmının bir güne yığılması hali. %99'u hatır işi. yolda car car aramalar. cevap verecek enerji var mı, eh işte güç bela.
ofiste zor durdum, hallettim işlerimi. kendimi dua edebileceğim bir yere atmam lazım. bugün törensel geçmeli diye bir düşünce var içimde.
bu arada haftasonu en kıymetlimle * yaptığım telefon konuşmasından beri ellerimin içi paramparça.. onu da belirtmiş olayım. bugün artık çingenelerin fal için baktığı çizgilerden yırtılmaya başlamıştı cildim.
her neyse, ofisten dışarı attım kendimi. hadi kcf biraz pozitif ol story paylaş hadi kızım telkinleriyle akıyorum yolda. hep gittiğim kilisede tam anılarımla vedalaşırken başka bir hatır işi için car car telefonum çalmasın mı... salaklık yemin ederim bende. sinir sistemim 5 dk dua edip bir tane de mum yakma süresince bekleyemeyecek kadar alarm halinde. çarmıha gerili isa heykeli beni süzerken elaleme mesajlar gitti bugün st antuan'da...
anılarımla vedalaşmam da b.k oldu. hastalığım vs tam her şeyi sallayıp içmeye niyet edecektim ki son anda tuttum kendimi kahveye geçtim. aaa nasıl unuturum geçmeden önce bir hatır işi için daha arandım. çünkü kcf, gazetenizin ücretsiz pazar eki. bayiinizden ısrarla istemelisiniz...
kahveden sonra ayaklarım beni malum kişiyi ilk ve de son kez kez gördüğüm yere götürmeye başladı. rota yeniden hesaplanıyor... vapura bindim. bindim binmesine lakin bir de arkadan bana bir mesaj yağmuru gelmesin mi... kcf sana bunları anlatmayacaktım normalde çünkü ne zaman anlatsam çözüm buluyorsun ve mahçup oluyorum... ama içim çok dolu anlatmam lazım lakin lütfen hiçbir şey yapma... o mesajların hiçbirine cevap bile veremedim çünkü okuduklarım içime taş gibi çöktü. göz yaşım içimde dondu kaldı.
kcf vapurda sadece başını kaldırıp üstünde morning star yazan gemiyi görünce kıyıya yanaştığını anladı.
şimdi neredeyiz, kadıköy sahil. artık mide bulantısından düşüp kalma seviyesine gelmiş haldeyiz. son kez -ritüeli tamamlamak için- malum mekanın önünden geçtim. artık gönül rahatlığıyla kapanış yapabilirim dedim. hadi bi yemek zamanı o zaman (yere yapışmaya beş var çünkü).
oturduğum mekanda bir başka mesaj dalgası. bu sefer çok milyonluk hatır işlerinden birinin samanlıkta iğne aramalı taramaları. kendime şunu çok söyledim, kcf işin sahibi kendi meselesini düşünmüyorsa sana ne oluyor dedim, yok içerdeki deli kız dinlemiyor.
bakın en son garson beyle aramızda şöyle bir konuşma geçti,
-hanımefendi enginar dolması söylediniz ama... yenme usulünü biliyorsunuz değil mi? böyle yapraklarıyla... (o sırada çatalla içindeki pilavı yiyorumdur)
+biliyorum beyefendi sadece şu an ellerim tutmuyor, yapraklarını koparamıyorum...
aynı garson aradan 15-20 dk geçtikten sonra gelip şöyle dedi, uzaktan göz hapsimdesiniz, iyi görünmüyorsunuz yardımcı olalım isterseniz...
adama diyemedim ki iki saat sonra muhtemelen yediğim her şeyi istifra edeceğim diye...
kalkıp apar topar eve dönmeye çalıştım. ayaklar yeni yeni tutmaya başlıyor. çünkü kcf lokantada istifra etmemek için ağlamayı tercih etti. başka türlü vücudumdaki titreme hissi geçmiyor çünkü. ki cehennem sıcağı bile olsa yanımda trençkot vs olmadan asla dışarı çıkmam.
tam yola koyulacakken bir de kim arasın... bir zamanlar koyun koyuna uyuduğum kuzenim. alo kcf bana avukat lazım boşanıyorum. ablam kurban olayım teker teker gelin...
zaten abimi düşündükçe vücudum çöküyor, bir de kuzenim. bakın bu iki insan da ciddi adaletsizliklere uğradı.
en başta ne demiştim, bugünden çok umutluydum, venüs jüpiter kavuşumu vardı. gökyüzünde o iki gezegeni yan yana seyrederken geldi bu telefon.
şimdi soruyorum allah'ım, beni bu kadar haksızlığın orta yerine ne yapayım diye gönderdin....
yolda hala bugün daha ne kadar kötü geçebilir diye düşünürken, binama girdiğim zaman asansörde mahsur kalmış kedi üstüme fırlıyordu az daha.
kendimize hayrımızın olmadığı günde kediciğe nefes aldırdık en azından.
görüyor musun akrep kral, bi seni bırakmaya niyet ettik, evrende taş üstünde taş kalmıyordu az daha... ama kararımdan dönmedim. seni bıraktım bugün.
hem de yeni bir sayfa açarak değil defteri komple atarak.
bugün yolda bir yandan midemi üşütmeye devam ederken düşünecek bol bol vaktim oldu. bugün itibariyle tek önceliğim hayatımın çerçevesini yeniden çizmek. herkesin sorumluluğu üzerime öyle fütursuzca boca edilmiş ki, benim hayatımda bana yer kalmamış.
bugün mesleğimi bırakmaya karar verdim. bu işi sevmediğimi iliğimde hissettim. başarı, para veya övgüyle kandırmayacağım artık kendimi daha fazla.
ve bu mesleği bırakıp başka bir yol açana kadar bazı şeylerden biraz uzaklaşma kararı aldım. kafa izninden yeni döndüğüm için izin alamıyorum lakin uzun bir süre burada olmamayı düşünüyorum. önemli birkaç kişide telefon numaram var zaten. kendinize iyi bakın, sağlıcakla kalın a dostlar.
*
ve lütfen şu firarinin öğüdüne kulak verin: gerçekten ne istediğinizi bulmak için lütfen dönüp içinize bakın. yoksa kader, hayatınızı paramparça edip sizi binlerce parçalık bir kalp yapbozuyla başbaşa bırakıyor.
herkese sevgiler, keyifli sözlükler...
devamını gör...
5528.
avel avel bakma ekrana, biraz cesaretli ol da tepki ver.
devamını gör...
5529.
cok sevdigim 2 arkadasim evlenme haberi verdiler bi aksam icerken. cok sevindim. evliligin cok guzel yanlari var dedim bi hevesle sonra bi sessizlik oldu aklima bi sey gelmedi ama diycem bi sey yani arkasi bos kalmayacak. dedim ki birinizden biri cok icerse arabayi diger kullaniyo. aq aqaq amk .s.s
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar
karalama
2