benim burada ne işim var denilen anlar
bir zamanlar müslümanım. ramazan ayı oruçluyuz. arkadaş aradı iftar yapalım akşam mekan ayarladım. mekan deyince bir kıllandım neyse dedim gidelim. akşam leman'a (alkollü mekan) gittik sağım solum alkol masaları milletin kafası olmuş bimilyon dedim allahım affet. ne utandım ne utandım şimdi olsa takmam hoş şimdi olsa utanan taraf değil utandıran taraf olurdum.
taşlamayın lenn kafam acıdı. herkesin görüşüne kimse karışamaz. ehü ehü.
taşlamayın lenn kafam acıdı. herkesin görüşüne kimse karışamaz. ehü ehü.
devamını gör...
ağlatan kafe
ruhunun derinliklerinde hissedebilenler için “ ağlamıyorum, sadece gözüme bir şey kaçtı. “ dedirten bir çerkes ezgisidir.
ezgideki hüzün, insanın yüreğine damla damla işler belki de bu yüzden bu ezgiye ait birçok aşk hikayesi vardır.ezgiye uygun olarak bu hikayeler çoğunlukla trajedi ile biter.kiminde aşık olduğu kızı, düğünde gelin olarak gören müzisyenin acı acı bu ezgiyi çalması, bir diğerinde ise -karşılıksız aşkının aslında nişanlı olduğunu öğrendiği için- son nefesini vermeden önce yüreğinin çığlığını bu ezgiyle dile getiren bir çerkes kızı.
ağlatan kafe
ağlatan kafe ile düğünde dans eden bir çift
ağlatan kafe sesli hikaye anlatımı : şamil ve janset.
ezgideki hüzün, insanın yüreğine damla damla işler belki de bu yüzden bu ezgiye ait birçok aşk hikayesi vardır.ezgiye uygun olarak bu hikayeler çoğunlukla trajedi ile biter.kiminde aşık olduğu kızı, düğünde gelin olarak gören müzisyenin acı acı bu ezgiyi çalması, bir diğerinde ise -karşılıksız aşkının aslında nişanlı olduğunu öğrendiği için- son nefesini vermeden önce yüreğinin çığlığını bu ezgiyle dile getiren bir çerkes kızı.
ağlatan kafe
ağlatan kafe ile düğünde dans eden bir çift
ağlatan kafe sesli hikaye anlatımı : şamil ve janset.
devamını gör...
insan
nisyan kökünden gelen kelime. unutmak demek. unutmak insana verilmiş bir lütuftur.
insanın kökü bile unutmaya dayanırken müktesebatım seni unutmaya yetmiyor.
insanın kökü bile unutmaya dayanırken müktesebatım seni unutmaya yetmiyor.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
vakti zamanında şöyle bir şey yazmışım kitabın kapağına;
ne içindeyim zamanın
ne de büsbütün dışında
varla yok arasında
bir yerlerdeyim.
ne içindeyim zamanın
ne de büsbütün dışında
varla yok arasında
bir yerlerdeyim.
devamını gör...
dilden düşmeyen reklam sloganları
nat nat nat çokonat
garanti bbva
garanti bbva
devamını gör...
ezekiel 25:17
quentin tarantino' nun pulp fiction filminde samuel l. jackson'un repliği .
jackson' un müthiş aksanı ile dinlemesi bana büyük keyif veren şey.
"the path of the righteous man is beset on all sides by the inequities of the selfish and the tyranny of evil men. blessed is he who, in the name of charity and good will, shepherds the weak through the valley of the darkness. for he is truly his brother's keeper and the finder of lost children. and ı will strike down upon thee with great vengeance and furious anger those who attempt to poison and destroy my brothers. and you will know ı am the lord when ı lay my vengeance upon you."
furious anger kısmında furious kısmını uzatarak ağdalı bir şekilde fiuuuuuriyusss şeklinde söyleşini çok severim. ezekiel 25:17, eski ahitin bir pasajıdır, ancak quentin tarantino onu pulp fiction için yeniden yazmıştır. filmde üç ayrı yerde geçer. jules winnfield öldürmek üzere olduğu her insana bu dizeyi anlatır, çünkü kurbanlarına söylemenin soğukkanlı bir şey olacağını düşünmüştür.bunu da filmde bir yerde şöyle söyleyerek açıklar:
"...i been sayin' that shit for years. and if you ever heard it, it meant your ass. i never really questioned what it meant. i thought it was just a cold-blooded thing to say to a motherfucker 'fore you popped a cap in his ass..."
jackson' un müthiş aksanı ile dinlemesi bana büyük keyif veren şey.
"the path of the righteous man is beset on all sides by the inequities of the selfish and the tyranny of evil men. blessed is he who, in the name of charity and good will, shepherds the weak through the valley of the darkness. for he is truly his brother's keeper and the finder of lost children. and ı will strike down upon thee with great vengeance and furious anger those who attempt to poison and destroy my brothers. and you will know ı am the lord when ı lay my vengeance upon you."
furious anger kısmında furious kısmını uzatarak ağdalı bir şekilde fiuuuuuriyusss şeklinde söyleşini çok severim. ezekiel 25:17, eski ahitin bir pasajıdır, ancak quentin tarantino onu pulp fiction için yeniden yazmıştır. filmde üç ayrı yerde geçer. jules winnfield öldürmek üzere olduğu her insana bu dizeyi anlatır, çünkü kurbanlarına söylemenin soğukkanlı bir şey olacağını düşünmüştür.bunu da filmde bir yerde şöyle söyleyerek açıklar:
"...i been sayin' that shit for years. and if you ever heard it, it meant your ass. i never really questioned what it meant. i thought it was just a cold-blooded thing to say to a motherfucker 'fore you popped a cap in his ass..."
devamını gör...
pitys
dağlarda, kırlarda, ormanlarda yaşadığına, sürülerin ve çobanların tanrısı olduğuna ve flüt çaldığına inanılan, şeytan'la özdeşleştirilen ve keçi ayaklı, keçi kuyruklu, boynuzlu ve sakallı olarak betimlenen pan'ın sevgilisi peri kızı.
güzel peri kızı pitys, pan'a aşık olur. bununla birlikte kuzeyin soğuk rüzgarlarının tanrısı boreas da pitys'e aşık olur. pitys'in pan'ı seçmesi, boreas'ı öfkelendirir. kıskançlıktan kuduran boreas pitys'e saldırır ve onu döverek öldürür, sonra da yüksek bir uçurumdan kayalıkların üzerine atar. gaia, pitys'e acır ve onun cansız vücudunu bir çam ağacına dönüştürür.
edward calvert, pan ve pitys, 1950.
güzel peri kızı pitys, pan'a aşık olur. bununla birlikte kuzeyin soğuk rüzgarlarının tanrısı boreas da pitys'e aşık olur. pitys'in pan'ı seçmesi, boreas'ı öfkelendirir. kıskançlıktan kuduran boreas pitys'e saldırır ve onu döverek öldürür, sonra da yüksek bir uçurumdan kayalıkların üzerine atar. gaia, pitys'e acır ve onun cansız vücudunu bir çam ağacına dönüştürür.
edward calvert, pan ve pitys, 1950.
devamını gör...
neşe palamudu kadın tipi
beni mi anlatıyor bilemedim?
şuan çok detay vermek istemiyorum malum kafa bidünya yarın pişman olmayalım. neysem olduğu kadar artık.
şuan çok detay vermek istemiyorum malum kafa bidünya yarın pişman olmayalım. neysem olduğu kadar artık.
devamını gör...
orgazmdan daha zevkli anlar
devamını gör...
tahmis
kahve dövülen yer anlamına gelen isim. özellikle bu isimde kahvecilerin olduğu işyeri ve sokak isimleri mevcut.
devamını gör...
hayat
"anlamaya çalışma. hayat böyledir işte... hep o kıyamadıklarınız kıyar size."
çehov.
çehov.
devamını gör...
30 yaşını geçmiş ama hala sözlükte yazan insan
oysa ben * ne hevesle gelmiştim buraya, gençler yer verirler, sen tecrübelerini yaz biz okuruz, kitap yaz, okuyalım apla derler falan sanmıştım, meğer ezik diyorlarmış bizim gibilere...
devamını gör...
sözlük yazarlarının başucu kitapları
devamını gör...
yanlış zamanda tanıştık sözü
bunlar hep bahane aslında küçük sorunlar sebebiyle bitirilmek istenilen ilişkinin,
kıyıda bekleyen ve herşeye son veren sözlerindendir .
kıyıda bekleyen ve herşeye son veren sözlerindendir .
devamını gör...
the imaginarium of doctor parnassus
2009 yapımı, terry gilliam’ın yönettiği, başrollerinde ise bir çok ünlü ismin yer aldığı fantastik film. başlıca oyuncular: heath ledger, johnny depp, jude law, colin farrell,lily cole ve christopher plummer.

başrol oyuncularından heath ledger, film çekimleri sürerken, ilaç zehirlenmesinden ölmüştür. bu nedenle senaryoda bazı değişiklikler yapılmış, karaktere kılık değiştirme özelliği getirilmiş ve bu şekilde başka oyuncular onun yerini alabilmiştir. genelde , bu tür durumlarda görsel efekte yönelinse de , filmde bunu kullanmamaları iyi bir seçim olmuş. izleyenler ne demek istediğimi anlayacaktır.
artık filme geleyim. fantastik film sevenler burada mı?* bu tür filmlere gerçekten aşığım ama böyle abartıya da kaçılmadan, farklı ve masalsı bir dünya yaratan filmlere. bu film de tam bahsettiğim gibi. bana okuduğum uğursuz bir şey geliyor bu yana kitabını anımsattı. filmde de bu bahsettiğim kitapta da o özgün havayı aldım. sirkli filmler çoktur ama ilgi çekenleri azdır. bu film gibi carnivale adlı dizi de bu konuda gerçekten başarılıydı.
konusuna gelirsem, filme ismini veren dr.parnassus , yaşını göstermese de * 1000 yaşındadır. zamanında şeytanla yaptığı iddiayı kazanmış ve ölümsüzlüğü kazanmıştır. gezici sirkinde bir de içinden geçilebilen bir ayna vardır. bu aynanın içinden geçen kişi ,iç dünyasının iyi veya kötü olmasına göre farklı maceralarla karşılaşmaktadır. parnassus’ın şeytanla bir de anlaşması vardır: kızı 16 yaşına basınca , şeytana teslim etmek zorundadır.
film masalsı havayı , renk cümbüşüyle çok iyi başarmış. özellikle aynanın içine girildiğinde yaratılan dünya, yani dekor filmin genel havasıyla çok uyumlu olmuş. sanki alice harikalar diyarı gibi. bu tür filmleri sevenler , bu filmi de sevecektir. izlerken keyif aldığım bir filmdir.
imdb: 6,8/10
benden: 8/10.
afiş kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Dr._P...

başrol oyuncularından heath ledger, film çekimleri sürerken, ilaç zehirlenmesinden ölmüştür. bu nedenle senaryoda bazı değişiklikler yapılmış, karaktere kılık değiştirme özelliği getirilmiş ve bu şekilde başka oyuncular onun yerini alabilmiştir. genelde , bu tür durumlarda görsel efekte yönelinse de , filmde bunu kullanmamaları iyi bir seçim olmuş. izleyenler ne demek istediğimi anlayacaktır.
artık filme geleyim. fantastik film sevenler burada mı?* bu tür filmlere gerçekten aşığım ama böyle abartıya da kaçılmadan, farklı ve masalsı bir dünya yaratan filmlere. bu film de tam bahsettiğim gibi. bana okuduğum uğursuz bir şey geliyor bu yana kitabını anımsattı. filmde de bu bahsettiğim kitapta da o özgün havayı aldım. sirkli filmler çoktur ama ilgi çekenleri azdır. bu film gibi carnivale adlı dizi de bu konuda gerçekten başarılıydı.
konusuna gelirsem, filme ismini veren dr.parnassus , yaşını göstermese de * 1000 yaşındadır. zamanında şeytanla yaptığı iddiayı kazanmış ve ölümsüzlüğü kazanmıştır. gezici sirkinde bir de içinden geçilebilen bir ayna vardır. bu aynanın içinden geçen kişi ,iç dünyasının iyi veya kötü olmasına göre farklı maceralarla karşılaşmaktadır. parnassus’ın şeytanla bir de anlaşması vardır: kızı 16 yaşına basınca , şeytana teslim etmek zorundadır.
film masalsı havayı , renk cümbüşüyle çok iyi başarmış. özellikle aynanın içine girildiğinde yaratılan dünya, yani dekor filmin genel havasıyla çok uyumlu olmuş. sanki alice harikalar diyarı gibi. bu tür filmleri sevenler , bu filmi de sevecektir. izlerken keyif aldığım bir filmdir.
imdb: 6,8/10
benden: 8/10.
afiş kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Dr._P...
devamını gör...
orhan kemal
bugün ölüm yıldönümü olan yazardır.
hiç bitmeyecek mi senin bu okuman?
-bitmeyecek, dedi.
hiç mi?
-hiç.
niyetin kâtip olmak mı yani?
-hayır.
ya?
-insan olmak.*
hiç bitmeyecek mi senin bu okuman?
-bitmeyecek, dedi.
hiç mi?
-hiç.
niyetin kâtip olmak mı yani?
-hayır.
ya?
-insan olmak.*
devamını gör...
titius bode yasası
18. yüzyılda, gezegenlerin güneş'e olan uzaklıklarını büyük bir yaklaşıklıkla hesaplamayı sağlayan yöntem.
ilk 2 tanesi hariç, diğerleri bir önceki sayının 2 katı olan bir sayı dizimiz var:
0, 3, 6, 12, 24, 48, 96, 192
bu sayıların hepsine 4 ekleniyor:
4, 7, 10, 16, 28, 52, 100, 196
sonra da hepsini 10'a bölüyoruz:
0,4 - 0,7 - 1 - 1,6 - 2,8 - 5,2 - 10 - 19,6
işte bu son sayılar, güneş sistemi'ndeki gezegenlerin, astronomi birimi (ab) cinsinden güneş'e olan uzaklıkları. yani:
merkür --> 0,4 ab
venüs --> 0,7 ab
dünya --> 1 ab
mars --> 1,6 ab
2,8'i aşağıda anlatacağım.
jüpiter --> 5,2 ab
satürn --> 10 ab
uranüs --> 19,6 ab
***
normalde güneş'e 2,8 ab uzaklıkta herhangi bir gezegen yok. ancak hemen hemen aynı uzaklıkta asteroit kuşağı var. bu kuşak belki de o bölgede bulunan bir gezegenin, uzun zaman önce parçalanıp parçalar halinde yörüngeye oturmuş olmasıyla oluşmuş olabilir.
bu hesaplamalar yapıldığında neptün henüz keşfedilmemişti. o nedenle liste uranüs ile bitiyor. zaten neptün'ün keşfi gösterdi ki, bu yasa neptün'den itibaren geçersiz hale geliyor. yani aslında genel geçer bir kesinlik kazanmış gerçek bir yasa değil aslında bu. ancak uzun zaman boyunca hesaplamalar için kolaylık sağladığı da biliniyor.
ilk 2 tanesi hariç, diğerleri bir önceki sayının 2 katı olan bir sayı dizimiz var:
0, 3, 6, 12, 24, 48, 96, 192
bu sayıların hepsine 4 ekleniyor:
4, 7, 10, 16, 28, 52, 100, 196
sonra da hepsini 10'a bölüyoruz:
0,4 - 0,7 - 1 - 1,6 - 2,8 - 5,2 - 10 - 19,6
işte bu son sayılar, güneş sistemi'ndeki gezegenlerin, astronomi birimi (ab) cinsinden güneş'e olan uzaklıkları. yani:
merkür --> 0,4 ab
venüs --> 0,7 ab
dünya --> 1 ab
mars --> 1,6 ab
2,8'i aşağıda anlatacağım.
jüpiter --> 5,2 ab
satürn --> 10 ab
uranüs --> 19,6 ab
***
normalde güneş'e 2,8 ab uzaklıkta herhangi bir gezegen yok. ancak hemen hemen aynı uzaklıkta asteroit kuşağı var. bu kuşak belki de o bölgede bulunan bir gezegenin, uzun zaman önce parçalanıp parçalar halinde yörüngeye oturmuş olmasıyla oluşmuş olabilir.
bu hesaplamalar yapıldığında neptün henüz keşfedilmemişti. o nedenle liste uranüs ile bitiyor. zaten neptün'ün keşfi gösterdi ki, bu yasa neptün'den itibaren geçersiz hale geliyor. yani aslında genel geçer bir kesinlik kazanmış gerçek bir yasa değil aslında bu. ancak uzun zaman boyunca hesaplamalar için kolaylık sağladığı da biliniyor.
devamını gör...
kgm’nin il ve ilçe girişlerindeki tabelalardan nüfus ve rakım bilgilerini silmesi
yükledigi masraf sebebiyle kaldirilmis olmasina sevindim acikcasi. guncel olarak zaten internetten nufus bilgilerini tabelalarda yazandan daha ayrintili bir bicimde edinebiliriz. umarim bu tarz -hatta kat be kat daha fazla- masraf olusturan kalemlerin artik yavas yavas tasarrufa dönüstürülmesine bir ornek adim olur.
devamını gör...

