uzun ilişki sonrası ilişkilerin kısa süreli olması
kortizol; sizi ölümden kurtarmaya çalışan hormondur ve bunu başarmak için size bir şey yapmazsanız ölecekmiş gibi hissetirir. arabanın yavaşça yoldan çıktığını ya da ütüyü fişte unuttuğunuzu fark ettiğinizde aniden yükselen kortizoldür. genlerin devamı da beyin için hayatta kalmak gibidir; çünkü tüm atalarınız genlerini devam ettirmiştir. dolayısıyla sevgilinizden ayrılmanızı zorlaştıran his de kortizoldür. ayrılık acısının nedeni de, tekrar dönmek istemenize neden olacak kadar bir şeyler yapma isteği de aynıdır.ancak şu ki; bir şeyi yapmadığınız için ölmediğinizde kortizolün konuya tavrı değişir. tekrarlanan olayda artık eskisi kadar salgılanmaz. dolayısıyla büyük bir ilişkiden ayrılmak zorken; sonraki ayrılıklarda kortizolün bir şey yapma baskısını hissetmezsiniz. gelelim bu bilgi ile hayatınızı nasıl değiştirebileceğinize. atalarınızın asla maruz kalmadığı kadar bilgiye maruz kalmanız yüzünden milyonlarca detayla başa çıkamayan beyninizde kortizol daima yüksektir. buna "stres" denir.ve stres anlarınızda yaptığınız için kendinizi iyi hissettiren davranışlar çoktan alışkanlıklara, obsesyonlara dönüşmüştür. bu yüzden bunları bırakmaya çalıştığınızda kortizol yükselir. akşam cips yemeyi bırakmak, bahis oynamayı bırakmak vs. kortizol nedeniyle çok zordur.l.g.breuning; kortizol ile ilgili müthiş bir öneri getirir; hiçbir şey yapmamak. beyninize bir şeyi yapmadığınızda ölmeyeceğinizi gösterin. kortizolün düşmesini bekleyin, ki elbet düşecektir. bir kez düşürdüğünde artık kazanmaya doğru gider; alışkanlıklardan kurtulursunuz.
devamını gör...
yeni açılmada müzik yasağının 24'e çekilmesi
bu ülkede sadece iki ses insanları rahatsız ediyor müzik ve gülüşme. bunun dışında her şey hoş görülür. kavga et, kadın öldür, üst katına pazar sabahı viyadük dik kimsenin gıkı çıkmaz. ama biri müzik dinlesin, iki kız otobüste gülüşsün cinayet çıkar.
devamını gör...
dondurmada en iyi ikili
vişne-limon yazanlara bastım beğeniyi, elbette vişne-limon...
devamını gör...
klasik müziği sıkıcı bulan insan
kaliteli müzikten keyif almıyor olabilir. avm müzikleriyle devam etsindir.
devamını gör...
tuhaf yemek isimleri
kadınbudu köfte..
devamını gör...
ilk buluşmada hes kodu isteyen kız
kahkaha attığım başlıktır. bayılıyorum böyle saçma komik şeylere. ilk buluşmada hes kodu isteyen kız sorumluluk sahibi bilinçli bir kızdır evlenin onunla.
devamını gör...
iyi sahurlar
cümleten allah kabul etsin dostlar.
ramazan bereket ayıdır şeysi geliyor aklıma. ciddiyetimi koruyamıyorum.
ramazan bereket ayıdır şeysi geliyor aklıma. ciddiyetimi koruyamıyorum.
devamını gör...
bir idam mahkumunun son günü
üst edit: normal sözlük kitap edebiyat kulübü ile toplantımızı gerçekleştirdiğimiz ikinci kitap.
victor hugo'nun o meşhur 'sefil' kelimesini ilk kullandığı romanı olduğu söylenmektedir. romantizm akımı'nın çok önemli eserlerinden biridir. romantizm akımından da kısaca bahsedecek olursam, duygu ve düşüncelerin akımıdır. fransız ihtilaliyle gündem bulan hürriyet ve eşitlik kavramları edebiyata da yansımış, bir idam mahkumunun son günü'nde eşitlik, insan hakları, adalet gibi konulara değinilerek ses bulmuştur.
kitap, adına biraz zıt olarak bir idam mahkumunun son gününe giden son 6 haftayı anlatıyor. anlatım o kadar güçlü ki, insan sanki o kişi kendisiymiş gibi ya da o anlara tanıklık ediyormuş gibi hissediyor. sanki o kişinin gölgesi gibisiniz, her olaya, mahkumun her düşüncesine ve hareketine şahit oluyor gibi...
idamın zevkle karşılandığı bir dönemde müthiş bir eleştiri kitabı. halk bu kitabı okumaya hazır olmadığından en başta victor hugo kendi ismiyle yayınlamıyor. zaten kitapta idam cezalarını zevkle izleyen halka değinilmesi sebepsiz değil. çünkü eserin yazıldığı dönemin insanı da tam olarak öyle.
victor hugo'nun haddim olmayarak müthiş zeki biri olduğunu söyleyebilirim. mahkumun isminin, mesleğinin ve en önemlisi suçunun ne olduğunu bilmememiz bunun en büyük kanıtı. victor hugo şunun mesajını veriyor: suçluyu ortadan kaldırmak yerine suçu ortadan kaldırın. suçluyu ortadan kaldırmak suçu ortadan kaldırmıyor.
edebi açıdan tek kelimeyle muazzam. romantizm akımının müthiş bir temsili. fakat elbette victor hugo'yu kitleleri ikna etmeye çalıştığı için eleştirenler de var. öyleyse bugünkü toplantıda canım dostum ve başkanım aziz varvara alekseyevna tarafından yapılan tespiti hemen bırakayım ''victor hugo da olsan insanları memnun edemezsin!''
kitabın en sevdiğim yanını toplantıda da bahsetmiştim fakat burada da bahsedip tanımımı sonlandırayım:
bizler bir hata yaptığımızda kendimizi haklı çıkaracak sebepler bulmaya veya dış etmenleri suçlamaya çalışırız. fakat bir başkasının hatasında o kişiyi sorumlu tutarız. buna sosyal psikolojide self-serving bias yani kendine hizmet eden ön yargı diyoruz. kitabın sevdiğim yönü, hatası için kendisini sorumlu tuttuğumuz kişinin duygu ve düşüncelerine bu denli gerçekçi tanıklık edebilmemizdi. işte bu yüzden edebi açıdan fikrimce mükemmel bir eser diyebilirim.
ve son olarak* kafa sözlük kitap edebiyat kulübü'ne kitap hakkında farklı yönlerden de bakmamı sağladıkları, bilgi dolu yorumları ve aslında insanın ruh halini olumsuz etkileyebilecek bir kitabı bu kadar neşeyle tartışmamızı sağladıkları için teşekkürü borç bilirim.
victor hugo'nun o meşhur 'sefil' kelimesini ilk kullandığı romanı olduğu söylenmektedir. romantizm akımı'nın çok önemli eserlerinden biridir. romantizm akımından da kısaca bahsedecek olursam, duygu ve düşüncelerin akımıdır. fransız ihtilaliyle gündem bulan hürriyet ve eşitlik kavramları edebiyata da yansımış, bir idam mahkumunun son günü'nde eşitlik, insan hakları, adalet gibi konulara değinilerek ses bulmuştur.
kitap, adına biraz zıt olarak bir idam mahkumunun son gününe giden son 6 haftayı anlatıyor. anlatım o kadar güçlü ki, insan sanki o kişi kendisiymiş gibi ya da o anlara tanıklık ediyormuş gibi hissediyor. sanki o kişinin gölgesi gibisiniz, her olaya, mahkumun her düşüncesine ve hareketine şahit oluyor gibi...
idamın zevkle karşılandığı bir dönemde müthiş bir eleştiri kitabı. halk bu kitabı okumaya hazır olmadığından en başta victor hugo kendi ismiyle yayınlamıyor. zaten kitapta idam cezalarını zevkle izleyen halka değinilmesi sebepsiz değil. çünkü eserin yazıldığı dönemin insanı da tam olarak öyle.
victor hugo'nun haddim olmayarak müthiş zeki biri olduğunu söyleyebilirim. mahkumun isminin, mesleğinin ve en önemlisi suçunun ne olduğunu bilmememiz bunun en büyük kanıtı. victor hugo şunun mesajını veriyor: suçluyu ortadan kaldırmak yerine suçu ortadan kaldırın. suçluyu ortadan kaldırmak suçu ortadan kaldırmıyor.
edebi açıdan tek kelimeyle muazzam. romantizm akımının müthiş bir temsili. fakat elbette victor hugo'yu kitleleri ikna etmeye çalıştığı için eleştirenler de var. öyleyse bugünkü toplantıda canım dostum ve başkanım aziz varvara alekseyevna tarafından yapılan tespiti hemen bırakayım ''victor hugo da olsan insanları memnun edemezsin!''
kitabın en sevdiğim yanını toplantıda da bahsetmiştim fakat burada da bahsedip tanımımı sonlandırayım:
bizler bir hata yaptığımızda kendimizi haklı çıkaracak sebepler bulmaya veya dış etmenleri suçlamaya çalışırız. fakat bir başkasının hatasında o kişiyi sorumlu tutarız. buna sosyal psikolojide self-serving bias yani kendine hizmet eden ön yargı diyoruz. kitabın sevdiğim yönü, hatası için kendisini sorumlu tuttuğumuz kişinin duygu ve düşüncelerine bu denli gerçekçi tanıklık edebilmemizdi. işte bu yüzden edebi açıdan fikrimce mükemmel bir eser diyebilirim.
ve son olarak* kafa sözlük kitap edebiyat kulübü'ne kitap hakkında farklı yönlerden de bakmamı sağladıkları, bilgi dolu yorumları ve aslında insanın ruh halini olumsuz etkileyebilecek bir kitabı bu kadar neşeyle tartışmamızı sağladıkları için teşekkürü borç bilirim.
devamını gör...
safderun
kalbi temiz olduğu için herkesi kendisi gibi sanan, kolayca kanan ve çabuk aldanan kişilere verilen isimdir.
devamını gör...
beklemesi keyif veren kuyruklar
benim için olmayan kuyruktur. sabırsız bir insan olduğum için beklemek de bir hayli zor oluyor. sevmediğim bir şey için bekliyorsam ölüm zaten, sevdiğim bir şey için bekliyorsam da heyecandan yerimde duramam beklemek daha bile zor olur.
devamını gör...
aklımın derinlikleri
kalemi güçlü,karmasını eksik etmeyen sevdiğim yazarlardan.geç mi katıldı bilmiyorum ama iyi ki var.
devamını gör...
26 haziran 2021 kanal istanbul için ilk kazmanın vurulması
atacağınız her kazma sandıkta fena şekilde girecek. doğa katliamı.
devamını gör...
gebesh girl
pınar başı pıtırak,
gel sayın yazar oturak,
bir demlik başlığım var,
içine entry batırak.
hoş gelmiş yepisyeni yazarımız. daim olsun efenim.*
gel sayın yazar oturak,
bir demlik başlığım var,
içine entry batırak.
hoş gelmiş yepisyeni yazarımız. daim olsun efenim.*
devamını gör...
charles bukowski
bu adam kadar güzel şiir yazan çok az insan var.
şu şiirdeki kaygıya bakar mısınız?aşkı,ölümü anlatisina...vallahi efsane.
itiraf
bir kedinin yatağa sıçramasını
bekler gibi
beklerken
ölümü
karım için çok
üzülüyorum
sertleşmiş
solgun
bedenimi
görecek
bir kez, belki de
iki kez sarsacak:'hank! '
cevap vermeyecek hank.
ölüm değil beni
endişelendiren, bu hiçlik
yığını ile kalacak olan
karım.
ama birlikte uyuduğumuz
bütün o gecelerin
hatta yararsız tartışmaların
bile
harikulade şeyler
olduğunu bilmesini istiyorum
ve bu güne kadar
söyleyemediğim
o zor sözcükler
artık söylenebilir:seni
seviyorum.
şu şiirdeki kaygıya bakar mısınız?aşkı,ölümü anlatisina...vallahi efsane.
itiraf
bir kedinin yatağa sıçramasını
bekler gibi
beklerken
ölümü
karım için çok
üzülüyorum
sertleşmiş
solgun
bedenimi
görecek
bir kez, belki de
iki kez sarsacak:'hank! '
cevap vermeyecek hank.
ölüm değil beni
endişelendiren, bu hiçlik
yığını ile kalacak olan
karım.
ama birlikte uyuduğumuz
bütün o gecelerin
hatta yararsız tartışmaların
bile
harikulade şeyler
olduğunu bilmesini istiyorum
ve bu güne kadar
söyleyemediğim
o zor sözcükler
artık söylenebilir:seni
seviyorum.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
(...)heeeey!
ne duruyorsun be, at kendini denize.
geride bekleyenin varmış, aldırma;
görmüyor musun, her yanda hürriyet;
yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol;
git gidebildiğin yere.
orhan veli- hürriyet
ne duruyorsun be, at kendini denize.
geride bekleyenin varmış, aldırma;
görmüyor musun, her yanda hürriyet;
yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol;
git gidebildiğin yere.
orhan veli- hürriyet
devamını gör...
flörtün sevgililiğe dönmeme sebepleri
erkeğin yeterli parası şekli yoktur,iyi bir arkadaş olabilir kadın kişisinin gözünde..
devamını gör...
güne psikolojik bir tespit bırak
bizi korkutan şeyler yapmak, daha mutlu olmamızı sağlar.
devamını gör...
çağatay akman
eski sevgilisini darp etmiş.
kimdi ki bu yaa diyordum meşhur olduğu şarkıyı görünce haa dedim. z kuşağının yakından tanıdığı/takip ettiği biri muhtemelen. şarkısı bizim neslin bile kulağına gelecek kadar tıklandıysa...
böyle zorbaları beslemeyin çocuklar. kimler geldi kimler geçti. şiddet eğiliminin güzellendiği, son derece yanlış bir şekilde erkeklik gibi* lanse edildiği zamanlar geride kalsın artık! bu ülkede ikinci bir ibrahim tatlıses beslemeyelim!
kimdi ki bu yaa diyordum meşhur olduğu şarkıyı görünce haa dedim. z kuşağının yakından tanıdığı/takip ettiği biri muhtemelen. şarkısı bizim neslin bile kulağına gelecek kadar tıklandıysa...
böyle zorbaları beslemeyin çocuklar. kimler geldi kimler geçti. şiddet eğiliminin güzellendiği, son derece yanlış bir şekilde erkeklik gibi* lanse edildiği zamanlar geride kalsın artık! bu ülkede ikinci bir ibrahim tatlıses beslemeyelim!
devamını gör...
üniversiteyi bitirip evde boş oturmak
ne dolu boşluk ama! bir yandan bu durumu değiştirmek için çabalarken bir yandan psikolojini sağlam tutmaya çalıştığın bir boşluk.
devamını gör...
