çıkın gidin evimden kira fatura vermiyor evimde yaşıyorsunuz.
devamını gör...

olmasa mektubun diye tanıyıp sevdiğimiz yeni türkü şarkısının orjinal hali.
"( bana) her şey seni hatırlatıyor " olarak türkçeleştirmek mümkün şarkının adını.


sözleri;*

"her sey seni hatirlatiyor,
basit ve sevilen
gunluk esyalarin...

sanki onlar da benimle birlikte bekliyorlar,
senin gelmeni, bende iz birakacak olsa da son bir kez.

tüm askimiz dolduruyor odayi
bir sarki gibi, ikimizin birlikte söyledigi
yüzler ve sözler, ve çatirdayan düsler.
gün agardiginda, gerceklesecek olan ne.

hersey seni hatirlatiyor,
basit ve sevilen,
gunluk esyalarin...

hersey seni hatirlatiyor
en iyi dostlarimiz bile.
kah tavernada, kah sinemada.

yalniz basima okuyorum, göndermis oldugun mektubu,
hani daha bir kez bile öpüsmeden önce.

tüm askimiz dolduruyor odayi
bir sarki gibi, ikimizin birlikte söyledigi
yüzler ve sözler, ve çatirdayan düsler.
gün agardiginda, gerceklesecek olan ne.

hersey seni hatirlatiyor,
basit ve sevilen,
gunluk esyalarin..."

spotify
devamını gör...

en kötüsü ne biliyormusunuz, bunları gören muhteşem, çok güzel buluyor, ama birde dogurduk ları çocukları gördüğün'de şaşırıp kalıyor çünkü gen aynı ona estetik yapılmıyor maalesef, çocuğun senin eski halin, aynan , bari bırak çocuğunun sana benzemesi ile gurur duy.
estetik ile anne adriana lima, çocuk bizim fatma ablanın kızı, durumu.
devamını gör...

bu kadar eğlenceli olabileceğini tahmin etmemiştim. ellerinize sağlık.

edit: evet o bendim. "jet" çizemedim diye lince uğradım. ama "jet" daha ne kadar güzel çizilebilirdi ki? bence gayet başarılı bir çizimdi.* yine yapalım.

peki ya ikinci oyundaki sincap çizimi neydi öyle sayın mellisho? filipinler'in haritası zannettim valla.
devamını gör...

lütfen hastalık demeyin bu bir hastalık değil sapıklıktır.
devamını gör...

de stijl, 20. yüzyıl’ın başlarında, hollanda’da bir grup sanatçı tarafından başlatılan hareket olup adını, bir dergiden almıştır. ı. dünya savaşı sırasında farklı alanlardan gelen sanatçılar ‘neo plastisizm’ adını verdikleri anti-natüralist ve soyut sanat anlayışlarını, theo van doesburg tarafından kurulan ve ilk kez 1917’de hollanda’da yayınlanmaya başlayan ‘de stijl’ adlı güzel sanatlar dergisinde açıklamaya başlamışlardır.
de stijl, 1917-1928 tarihleri arasında örgütlü bir akım olarak kendini göstermiş; geleneksel simetrinin yerine serbest asimetrik dengeyi geçirmiş ve temel renkleri kullanma biçimini ortaya atmıştır. 1930’a kadar de stijlcilerin eserleri soyut sanat olarak nitelendirilmiş; 1930’da doesburg, ilk kez ‘somut sanat’ kavramını kullanmıştır. doesburg’a göre, soyut olan doğa biçimleridir. doğa somut olsa da resme aktarıldığında soyutlaşmaktadır. çünkü canlının resmi cansızı vermektedir. oysa soyut düşünce (sanatçının düşünme ve oluşturma gücü) resimlerde biçim alarak somutlaşmaktadır.
de stijl’in, mimari olarak diğer akımlarla karşılaştırılmasında
tarihten kopma ve yeni bir başlangıç oluşturma konusunda, art nouveau ile;
soyut gerçeğe ulaşma ve görecelik konusunda, empresyonizm ile;
zamansal hareket ve soyut gerçeği ifade etmede saf geometrileri kullanma konusunda, kübizm ile;
hız ve devinim konularında da fütürizm ile kesiştiği söylenebilir.
de stilj akımı da fonksiyonel yaklaşımı önemsemiş; fakat formun estetiğini arka plana atmamıştır. hatta fonksiyonel düzeni savunmasına karşın, bu yaklaşımla oluşturulan mimari ürünlerin sanatsal ve estetik ağırlıklı olduğu; bu nedenle teorisyenler ile uygulamacılar arasında anlaşmazlığa yol açtığı da belirtilmiştir.
de stijl'e uygun en iyi örnek olarak 'rietveld schröder house ' verilebilir.
hollanda’da inşa edilmiştir. evin temel şekli bir küpe benzese de yatay çıkıntılar ve dikey duvar plakaları, parapet panelleri ve destekler ile bozulmuştur. dinamik olmamakla birlikte bir küpün parçalanması üstüne kurgulanmıştır ki bu parçalanma renk, malzeme ve geometrik formların hem yatayda hem de düşeydeki kombinasyonu ile sağlanmıştır. schröder evi, de stijl’in formal uzaysal ve ikonografik fikirlerini
tüm kapsamıyla içinde barındıran ilk gerçek bina olarak kabul edilmektedir. ileriki tarihlerde de stijl’in bazı yapılarda etkisini
görebiliyoruz, örnek olarak:
1936 da şelale evi frank lloyd wright
1967 de habitat 67 moshe safdie
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kaynayan kazanın baloncuklarından biri olduğumdan benim bu konudan yana bir şikayetim yok. hatta şahsen z kuşağı yerine kendi yaş grubumu okumayı tercih ederim.

75 kişilik biz z kuşağı sınıf whatsapp grubundayım. sözel puan türü ile alan ve sözel puan türünde en yüksek yüzdelik dilimle alan bir bölümün grubu olduğu halde derdimi anlatamıyorum.

türkçe bitmiş.

(bkz: eto bitmiş)
devamını gör...

ve güz geldi ömür hanım
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günaydınnnn*sözlüğün güzel insanları!!

umarım güzel bir gün geçireceğiniz, iyi haberler alacağınız bir gün geçirirsiniz! sağlıcakla kalın*.
devamını gör...

birden fazla kişilik taşıma durumunda meydana gelen bireyin kendini savunma mekanizması. bu yüzden kişilik parçalara ayrılır. bir diğeri için ; (bkz: dissosiyatif kimlik bozukluğu)
devamını gör...

bir çocukluk yapmışlar.

ama bilin bakalım ne çocukluğu yapmışlar?
devamını gör...

düşündüm de, herkesten ısrarla istediğim açıksözlülük ve dürüstlüğü,

tam da istediğim şekliyle ancak kendimden gördüğümde..

dayanabilirmiydim...
devamını gör...

mutlaka bir ajanda,defter vs düzenli not tutup plan yapacağınız bir şey edinin.
her akşam o günün değerlendirmesini,ertesi gün olan planınızı yazın.
aylık ve yıllık z raporu da çıkartırsanız tadından yenmez.
devamını gör...

güzel amasra
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çok doğru bir tespit.. bende komik bulmuyorum ve gülmüyorum.. bence
baskıdan dolayı kitle oluştu. ona gülmezsen sana salak derler algısı herkese yayıldı. 'cem yılmaz nasıl komik değil ya? cem yılmaz nasıl güldürmüyor ya?' böyle şeyler de bana hiç inandırıcı gelmiyor.. bence çoğu kişi komik bulmuyor ama işte linçlenmek korkusuyla söyleyemiyor..
devamını gör...

kendi hallerinde, kendi kendilerine yuvarlanıp giden insanlardır. böyle insanların diğer ortak özelliklerinden birisi de sanırım mütevazı olmaları. bu yüzden diğer insanlar da çoğunlukla bu kişilere saygı göstermek yerine kendi çıkarları uğruna kullanmayı yeğlerler. fazla tevazunun sonunun vasattan nasihat dinlemek olduğu gibi, fazla saygının sonu da benlik kaynaklarının tükenmesine yol açar. saygının da tevazunun da yakıtı vardır ve tükenebilir.
devamını gör...

/tenin sinmiş yastığıma
dün gece terk etmeden önce
içimde bıraktığın acıyla
kokunla uyudum bu gece…
/

devamını gör...

ille de roman olsun
devamını gör...

eski yazarlardan çoğunun gittiğini gördükçe içim bir burkulmuyor değil. ondandır uzun zamandır girmezdim sözlüğe. ama hayat ya bu; birleri gider birileri gelir.

(bkz: eskiden huralar hep dutluktu)
devamını gör...

sevdiğim bi' yazar. beraber eşli batak turnuvası organize ederiz belki.*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim