kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insan bazen aynada kendini görünce tanıyamaz ya, bi bocalar?
öyle bir hava var son zamanlarda üstümde, tamam bu o diyorum, tamam bu ben diyorum, sonra bakıyorum göz kenarlarındaki çizgiler hiç benimkilere benzemiyor, gözleri de benimkiler gibi bakmıyor?
ama o benim?
o yansıma dediğim şey nicedir beklediğim ve görmeyi deli gibi istediğim gerçeğim benim.

yol evet, bir yol.
aynadaki ben ile aramızda bir yol var, o yolda incelip kırılıyor bazen bizlik olgusu, zarar görmüş gibi olsa da tam olmanın sancısı diyelim, tanıma diyelim, kabullenme diyelim, "o da sensin ama sabret, onun bildikleri seninkinden farklı, az daha sabret" diyelim.

yol evet, o konağa, o aşina ve o tamamen yabancı olduğum konağa giden yol bu, yoldaki kedilere onu anlatıyorum, o güzel, ben baktığım için değil, o arkamdan vazo fırlattığı günden beri çok güzel, ben sadece tanrılar ile arasında aracıyım o kadar.

yol evet, güzel bir yol..

urla çeşme arası eski yolu bilir misin, bilmiyorsan da öğreneceksin, çünkü orası bizim yolumuz.

o ne güzel burundur yarabbi?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
inşaat ve kola, muhteşem ikili.
devamını gör...

"bunalıyoruz çocuk, bunalıyoruz.
biçim veremediğimiz şeylerin
biçimini alıyoruz."


şükrü erbaş, bütün şiirleri -1

kitabı yeni okumuş olmasam da dizeler kapağın üzerine yazıldığı için her gün yeniden görmek zihnimin diplerine kazınmasına sebep oldu artık. bunalıyoruz çocuk, çok ama çok bunalıyoruz.
devamını gör...

olgun: bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı kimse. olgunun sözlük manası budur.
cemil meriçe göre “ olgunlaşmak kalbin daha hassas, kanın daha sıcak, zekânın daha işlek, ruhun daha huzurlu olması demek.”
cemil meriç çok kapsamlı bir tanım yapmış.

bana göre de olgunlaşan insan kin gütmeyip affeden, farklılıklara saygı duyan, farklı fikirlere ve yaşantılara açık olan, ön yargılarından büyük oranda kurtulmuş, mutluluğu içinde bulabilen, ailenin kıymetini anlayıp gereken önemi gösterebilendir.
devamını gör...

doğum günün kutlu olsun baba. benimkini kaçırdın onun için vişne fırlatacağım kafana. *
baba gibidir gerçekten bir tık büyük olabilirim
nüfus üzerinde kendisinden ama bu durum fahri babam olmasına engel değildir.* *
pasta yeme ayrıca yaş kemale erince göbek yapıyor.
devamını gör...

cihangir solcusu olarak 1984, siyahilere yaranmak için y.k kürek filmlere oscar veren bir oscar jürisi olarak beloved'a, sarkazmın yılmaz savunucusu olarak the catcher in the rye'a, sırt çantalı gözlüklü şişman bir geek olarak the lord of the rings'e, there will be blood hayranı olarak çağrışım yaptığı için the grapes of wrath'a, bir eminem hayranı olarak to kill a mockingbird'e, black sabbath hayranı olarak one hundred years of solitude'a oy verdiğim bomboş, saçma sapan, gereksiz bir anket.

bu anket gösteriyor ki,dünyada işi var görünen milyonlarca işsiz var.

ben vereceğim örnekteki kişi değilim ama harry potter okuyup büyüyen, lotr seyrederek büyüyen, sonra da bu şekilde kitaba, sanata aşık olan insanlar var. bu kitapları birbirinden ayırmak neyin nesi? bunlardan hangisini diğerinin önüne koyacaksın?

devrinin çok önünde olan bir lotr ile, zamanının ağırlığını, dramını anlatan steinbeck'i neden aynı kefeye koymak ve çarpıştırmak zorundayız?

daha yeni bir entryde yazdım bunu. rock tarihinin en iyi 10 şarkısını nasıl seçeceksin? sadece metallica, iron maiden, black sabbath'tan ayrı ayrı en iyi olacak 10 tane(o da en az) şarkı çıkar. birbirleri ile nasıl kıyaslayacaksın? birini bir numara seçme imkanının olmadığını, çünkü her birinin apayrı kategorilerde olduğunu insanlar neden anlamak, algılamak istemiyorlar?
devamını gör...

yaşamak yani ağır bastığından demiş sayın nazım hikmet...
devamını gör...

omnipotent düşünme.

normalde ergenlikte pik yaptıktan sonra azalarak yok olması beklenir ama bazı süper star arkadaşlar 24 saat izlendikleri sanrısından kurtulamazlar maalesef.

evet, sizi en iyi freud ve piaget biliyor devam edin.
devamını gör...

istemsiz göz hareketleridir. baş dönmesi şikayetlerinde vertigo ile beraber görülen bir semptomdur. nistagmus yönü, yani göz hareketlerinin hangi yöne doğru olduğuna bakılarak hastalığın patolojisi hakkında bilgi sahibi olunur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

o kadar da yakın olmadığınızı gösterir.
devamını gör...

uykulu halde yada dalgın olanları saymazsak, işyeri servisinde, özellikle sabahları, mendebur suratlı selamsızlar takımına sıkça rastlanır .
devamını gör...

kendi içmez,içeni kınamaya bayılır.
yüzünden aldatmayla sahtekarlık yayılır
şarap içmiyor diye kasılıp gezer ama
yedikleri yanında şarap meze sayılır.
ömer hayyam
devamını gör...

devamını gör...

varsa şayet öyle bir hakkım tüm güzel dileklerimi kendisi için kullanacağım bir gün bugün.
o'nun öyle güzel bir kalbi vardır ki bahçenizde çiçekler açtırır, solmasına hiç izin vermeyeceği çiçekler... ve hayata deniz'in gözleriyle bakar mavi mavi. o bakışlar gibi sonsuz olsun ömründeki güzellikler sevgili kamplumbağa'm.
sevdiklerinle birlikte nice sağlıklı ve huzurlu yılların olsun.

devamını gör...

muhtemelen demir eksikliği yaşamayacak olan kişidir.
devamını gör...

kaçak maç izlemek için "selçuksports" kullanıyosanız defalarca kez maruz kalacağınız reklam. ünlü futbolcu hakan ünal, jet sosyete ajda hanım, iş insanı ali bey! hepsi burda merit royal'de vip üyeler vik vik vik vik şeklinde devam eden über salak bir reklam yapmışlar. montaj kısmınada fazla uğrşmamış olacaklar ki yansımadan 2 saniye de olsa ortamın set ortamı olduğu belli oluyor.

olayın merit otelleri ile bir alakasının olduğunu da pek düşünmüyorum açıkçası, euro milyoneri insanlar oraya her sene gelip kumar oynuyorlar koskoa merit otelleri böyle dandik bir internet sitesi kurdu diyelim böyle mal aptalca bir reklam yaptırmazlar yani.

şahsen tesadüfen bu reklamı ben görsem orda oynayan zengin bir müşteri olsam, üyeliğim falan varsada iptal ederim bi daha kıbrıs'a bile gitmem.
devamını gör...

günaydın sözlük. gidiyorum ben.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben hiçbir zaman salt kendimiz olabildiğimizi düşünmüyorum. doğumdan itibaren, yaşadığımız ortama ister istemez uyum sağlıyoruz. bu da belki başka yerde, başka ailede doğsak, başka kişilikte olabileceğimizi düşündürüyor. bu kadar big bang'a gitmeye gerek var mı? zamanı biraz daha yakına çekelim madem, mesela ilk gençlik zamanları. hangimiz tam anlamıyla ben buyum diyebildi. daha kendisinin nasıl olduğunu bile bilmiyordu ki. gel zaman git zaman, geçtiği ortamlardan etkilendi, hoşuna gidenleri rol model aldı ve bir kalıba girdi. bunun bazen farkında oldu, bazen olmadı ama bunu illa yaşadı.
sonuçta hep kabul görme çabası içindeydi. herkeste boyutu değişse de illa yaşadı bunu.
zamanı geldi kişilik tam oturdu. hah işte ondan sonra akıllı olan insan, kendisi olur. girdiği ortamda olmadığı gibi davranmak yerine, ortamın kendisine uymasını bekler. uymazsa da orada bulunmama tercihini kullanabilir.
bunu yapmayan gelişimini tam tamamlayamamış olur.
sizi siz oldugunuz için kabul edecek olgunluğa erişmiş bir çevre, arkadaşlar, aile tadından yenmez. fakat kendin olmayıp, belli kalıplara girmediğin sürece seni kabul etmeyen bir kısım insan varsa da, bu onların gelişimini tamamlamadığını gösterir. hayatında tutmaya gerek yok.
olayı, bir iki arkadaş değil, toplumda kabul görme şeklinde düşünüyorsan da, toplum dediğin nedir, ben, sen, o. yani takma, kendin ol.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim