hiç evlilik teklifi almayan kadın
sağda solda görüyorum, kah ucuz prodüksiyonlar kah üstünde düşünülmüş ince ayrıntılarla bezenmiş çeşit çeşit evlilik teklifi yapılıyor.
benimle evlenir misin diye bile sorulmayan bir kadın olarak hüzünleniyorum bazen, anlatacak bir anım olaydı keşke.
evleneceğimizi biliyormuşcasına başladığımız ilişki bir süre sonra hakikaten evlilikle başka bir boyuta geçmiş oldu, hepsi bu.
25. yılımızda bir evlilik teklifi yapsa kocam, ben de sevinçle hayır desem*
benimle evlenir misin diye bile sorulmayan bir kadın olarak hüzünleniyorum bazen, anlatacak bir anım olaydı keşke.
evleneceğimizi biliyormuşcasına başladığımız ilişki bir süre sonra hakikaten evlilikle başka bir boyuta geçmiş oldu, hepsi bu.
25. yılımızda bir evlilik teklifi yapsa kocam, ben de sevinçle hayır desem*
devamını gör...
the past tense of sing is not singed
dilin türümüzün en güçlü ve en muhteşem icadı olduğunu söyleyen vietnamlı yazar hoa nguyen’in a thousand times you lose your treasure isimli şiir kitabındaki diep before completion isimli şiirinden bir dizedir.

bu dize şairin annesine yazdığı bir şiirin son dizesi ve daha önce tanım olarak yazdığım yeryüzünde bir an için muhteşemiz kitabında bu dizeyi ocaean vuong da kitabı bitirmek için kullanmış.
hem dizeyi şiirini bitirmek için kullanan şair hem de romanını bitirmek için kullanan yazar bir yarım kalmışlık hissi ile dopdolu. vietnam’dan yeni dünyaya göç eden ve kabul görmekte zorlanan bu insanlar dillerine sarılıp hayatta kalmaya çalışmışlar. çünkü insanın anavatanı dilidir.
şair şiiri annesine ithaf ettiğinde annesi şiiri çok beğenmiş. böyle bir şiir kim için yazılırsa yazılsın büyük bir mutluluk verirdi zaten.

bu dizede bir kelime oyunu var. ama türkçeye çevirmek mümkün değil. sing fiili düzensiz bir fiil olduğu için düzenli fiiller gibi -ed son eki alarak ikinci hale geçmez, ikinci hali sang’dir. ikinci nokta ise singed sözcüğünün hafifçe yanmış, uçlarından tutuşmuş anlamına gelmiş olmasıdır.
bu şiir bana attila ilhan’ın “ o mahur beste çalar müjganla ben ağlaşırız” dizesinde yaptığı kelime oyununu hatırlatır hep.

bu dize şairin annesine yazdığı bir şiirin son dizesi ve daha önce tanım olarak yazdığım yeryüzünde bir an için muhteşemiz kitabında bu dizeyi ocaean vuong da kitabı bitirmek için kullanmış.
hem dizeyi şiirini bitirmek için kullanan şair hem de romanını bitirmek için kullanan yazar bir yarım kalmışlık hissi ile dopdolu. vietnam’dan yeni dünyaya göç eden ve kabul görmekte zorlanan bu insanlar dillerine sarılıp hayatta kalmaya çalışmışlar. çünkü insanın anavatanı dilidir.
şair şiiri annesine ithaf ettiğinde annesi şiiri çok beğenmiş. böyle bir şiir kim için yazılırsa yazılsın büyük bir mutluluk verirdi zaten.

bu dizede bir kelime oyunu var. ama türkçeye çevirmek mümkün değil. sing fiili düzensiz bir fiil olduğu için düzenli fiiller gibi -ed son eki alarak ikinci hale geçmez, ikinci hali sang’dir. ikinci nokta ise singed sözcüğünün hafifçe yanmış, uçlarından tutuşmuş anlamına gelmiş olmasıdır.
bu şiir bana attila ilhan’ın “ o mahur beste çalar müjganla ben ağlaşırız” dizesinde yaptığı kelime oyununu hatırlatır hep.
devamını gör...
yaşı sorulunca kaç gösteriyorum diyen insan
her türlü düşük sallamanız gereken insandır. yaşından büyük bir sayı söylerseniz bozulacaktır.
devamını gör...
1 kelimelik hikayeler
sevdi.
devamını gör...
öğretmenlerin yarım gün çalışıp 3 ay tatil yapması
abi siz hangi ülkede yaşıyorsunuz allah aşkına. hangi öğretmenin 3 ay tatil yaptığını gördünüz. bunun seminer haftaları var, planı programı, milli eğitimde evrak işleri var. üstüne pandemi döneminde öğretmenler evde yatıyor diye çıkan söylentiler yüzünden filyasyon ekibinde görevlendirilip virüs kapma riski alan bir sürü öğretmen bir yandan da uzaktan eğitimde öğrenci peşinde koşup derslerini sürdürmeye uğraşıyor. her şeyden evvel ülkede okulunun eksiklerini kendi maaşıyla karşılamak durumunda kalan, eba videolarının yediği internet parasını cebinden ödeyen kaç öğretmen var bunları biliyor musunuz? konuşun anasını satayım 3 ay tatilmiş. öyleyse git eğitim fakültesi oku sen de öğretmen ol kardeşim!.
devamını gör...
fight club
kafa store'da armasını almak için varımı yoğumu verdiğim filmdir. neyse ki az evvel tüm puanımı kendisine gömdüm.
devamını gör...
mezar taşına yazılması istenen söz
" kısa yaşadım müsriflik oldu."
devamını gör...
albeni
alım, çekicilik, cazibe anlamındaki kelimedir.
devamını gör...
erkek olduğumuz için özür dileriz
ne kadar özür dilesek az bunun için değerli hanımlar.
öküzlük desen bizde, düşüncesizlik desen bizde.
nasıl olur da düşünemeyiz bazı şeyleri ya, kadına şiddet resmen bu.
erkek doğmak zaten kadın doğasına aykırı.
neymiş, eşimden çay istiyormuşum. oha artık terbiyesiz.
kendimize köle arıyoruz sanki.
lütfen bizleri affedin.
edit: ironiyi anlamayan arkadaşlar var. üzülüyorum.
öküzlük desen bizde, düşüncesizlik desen bizde.
nasıl olur da düşünemeyiz bazı şeyleri ya, kadına şiddet resmen bu.
erkek doğmak zaten kadın doğasına aykırı.
neymiş, eşimden çay istiyormuşum. oha artık terbiyesiz.
kendimize köle arıyoruz sanki.
lütfen bizleri affedin.
edit: ironiyi anlamayan arkadaşlar var. üzülüyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının sevdiği özdeyişler
akıp giden bataklıktayız hepimiz , ama yıldızlara bakıyor bazılarımız..
-oscar wilde
-oscar wilde
devamını gör...
garip psikolojik rahatsızlıklar
asimetri hastalığı
ortamda ters duran bir şey varsa, kişi o duruma tepki verir. girdiği ortamda mesela duvardaki resim ya da yerde duran terlik ters pozisyondaysa anında bunları düzeltmeye kalkar.
ortamda ters duran bir şey varsa, kişi o duruma tepki verir. girdiği ortamda mesela duvardaki resim ya da yerde duran terlik ters pozisyondaysa anında bunları düzeltmeye kalkar.
devamını gör...
her kadının bir eşte sahip olmasını istediği 3 özellik
üç çok az. 3 yaa üç 3 ü ç...
edit: üç buçuk attığımız başlık.
edit: üç buçuk attığımız başlık.
devamını gör...
seni seviyorum diyemeyen insanlar
yazan olmuştur diye düşündüm ama kimse yazmamış. ilgili alıntıyı paylaşmak yine bana düştü.
"gizlenen, gösterilmeyen, hissettirilmeyen sevginin zerre değeri, kıymeti yok gözümde.
bu duvar da beni çok seviyor olabilir, bilemem..."
turgut uyar
"gizlenen, gösterilmeyen, hissettirilmeyen sevginin zerre değeri, kıymeti yok gözümde.
bu duvar da beni çok seviyor olabilir, bilemem..."
turgut uyar
devamını gör...
iç döküşler
insan ilişkilerinden çok korkar bir hale geldim, eski pervasızlığımdan eser yok şimdi.* hata yapmaktan, bana uygun olmayan insanları hayatıma almaktan ödüm kopuyor. son 3 yıldır yaşadığım şeyleri atlatmam çok zor oldu, bir daha yaşanmasından korkuyorum. ne zaman birisi ile tanışsam, bin kere hesaplıyorum ne yapmam gerekiyor, ne söylemeliyim diye. bu böyle olmamalı, bu kadar ürkmemeliyim. hayatımın çok korkak ve ürkek bir evresindeyim sanırım...
devamını gör...
açılan başlığa kimsenin tanım girmemesi
hani çocukken doğum gününe bütün sınıfı çağırırsın da kimse gelmez ya işte bu his o his.
devamını gör...
z kuşağının siyasi tercihinin ak parti olması
anket cami çıkışında mı yapılmış?
devamını gör...
beş saniye kuralı
gerçekleştirmemiz gereken bir eylemi yapmaya başlamamız için beş saniyelik bir süremizin olduğunu iddia eden bir kural. beynimiz beş saniyeden sonra bu eylemi gerçekleştirmemizi engelliyor. bu yüzden erken harekete geçmekte fayda var.
bu kuralı ortaya atan mel robbins şöyle diyor" bir şeyi yapmak istediğinizde bunu beş saniye içerisinde yapmazsanız zihninizin fren mekanizması devreye girer. fikri öldürmüş olursunuz. sorun fikirler değil. sorun harekete geçmemek. ve bunu bir başkası değil kendiniz yapıyorsunuz. yapmayın!"
çok haklı bir açıklama olduğunu düşünüyorum. çoğu insandaki erteleme hastalığını bu kuralla halledebiliriz. biz yapmaya başlamadıkça, harekete geçmedikçe yapacağımız iş gözümüzde büyüyor ve bize ağır gelmeye başlıyor. ağırlaşmasına izin vermeden harekete geçersek hayatımızın kolaylaşacağına inanıyorum.
bu kuralı ortaya atan mel robbins şöyle diyor" bir şeyi yapmak istediğinizde bunu beş saniye içerisinde yapmazsanız zihninizin fren mekanizması devreye girer. fikri öldürmüş olursunuz. sorun fikirler değil. sorun harekete geçmemek. ve bunu bir başkası değil kendiniz yapıyorsunuz. yapmayın!"
çok haklı bir açıklama olduğunu düşünüyorum. çoğu insandaki erteleme hastalığını bu kuralla halledebiliriz. biz yapmaya başlamadıkça, harekete geçmedikçe yapacağımız iş gözümüzde büyüyor ve bize ağır gelmeye başlıyor. ağırlaşmasına izin vermeden harekete geçersek hayatımızın kolaylaşacağına inanıyorum.
devamını gör...

