öğretmenlik.
devamını gör...

"hasırcılık" olarak da bilinen eski bir zanaat. hasır, sepet, sandık gibi ürünler sazlıklardan elde edilen sazların birleştirilmesiyle oluşturuldu. orta doğu'da nehir kenarlarında yetişen kamış ve bol bulunan hurma ağaçlarının saplarından örülen hasır ürünleri, plastik ve diğer sanayi ürünler ortaya çıkmadığı eski zamanlarda günlük hayatın vazgeçilmez ev gereçleri arasındaydı.

hasır ürünlerinin sıklıkla kullanıldığı ve zor şartlara rağmen örülmesine devam edilen ülkelerin arasında ırak bulunuyor. dicle ve fırat nehirlerine sahip, bereketli zengin toprakları olan ırak'ta hasırın çok eski bir geçmişi var.

şimdi günümüze uygun olarak daha çok sandalye, plaj şemsiyesi, çantalar da kullanılsa da git gide yok olan meslek dallarından biri oldu.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nedense türkiye’deki eğitim sisteminde ve okur yazarlar arasında kapsamı tuhaf bir şekilde daraltılmış olan, aslında tüm dünya dillerinde yazılmış edebi eserleri içine alan kavramdır.

rus, alman, ingiliz, fransız,ispanyol edebiyatları dışında bir dünya edebiyatı yokmuş gibi davranarak edebi ufkumuzu daralttıkça daralttık. sanki bu edebiyatlar dışında bir klasik yazılamazmış gibi külliyen yanlış bir anlayışla edebiyatı dar kalıplar içine hapsettik.

halbuki uzakdoğu’dan inanılmaz eserler çıkmakta, ortadoğu’da avrupalı yazarla boş ölçüşebilecek müthiş yazarlar mevcut, latin amerika hala harikalar yaratmaya devama etmekte, iskandinav edebiyatı bizi hiç bilmediğimiz ama öğrendikçe hayran olduğumuz hikayelerle tanıştırmakta, balkanlar’da bize çok yakın insanların, çok tanıdık yaşamlarını anlatan müthiş kitaplar ortaya çıkmaya devam ederken, kan damlayan afrika kıtasında iç yaralayan öyküler cirit atıyor. orta ve doğu avrupa’da adını hiç duymadığımız yazarlar muhteşem eserler ortaya koyarak edebiyatı bambaşka bir seviyeye taşıyor.

elbette ikinci paragrafta bahsettiğim edebiyatlar çok çok önemli ve okunmaya değer ama bazılarını göklere çıkarıp bazılarını görmediğimiz zaman sürekli eleştirdiğimiz ayrımcılığı hiç olmaması gereken yerde, yani edebiyatta da yaparak kendimizle çelişiyoruz.

insanlığın ortak mirasına büyük katkılarda bulunan dünya edebiyatının bütün paydaşlarına selam olsun.
devamını gör...

leonardo da vinci-mona lisa aslında kim
devamını gör...

kahire nasıl?saray nasıl?
valla kahire iyidir,saray da.
biz de ortalığı sil süpür işte şeklindeki tosun paşa filmi repliğini akla getirir.
devamını gör...

dünya ne verdi sana? hep dert, hep dert!
güzel canım da bir gün uçar elbet.
toprağında yeşillikler bitmeden
uzan yeşilliğe, gününü gün et.
devamını gör...

mutluluğunu, sevincini, hüznünü, acını, sıkıntılarını, dertlerini vb. anlık durumunu paylaşıp içini dökebileceğin bir kazan. dökülün bakalım ne varsa kazanın içine en son kaynatıp herkese ikram edeceğiz.

mesela ben şu anda aşırı derece de sinirliyim ve bu sinir tüm vücudumu kastı. ellerim ve ayaklarım titremeye, başım, göğüs kafesim, gözlerim ağrımaya başladı.
devamını gör...

güneşe kurşun sıkan kişi topluluğu.
pamuk.
çukurova üniversitesinin yeşilliği.
kebabı.
devamını gör...

daha o zamandan star olacağının işaretini verdiği şarkısı.

çaresizim mecbur bu veda
kokun üzerimde gidiyorum uzaklara
sığınıp anılara bu hasrete dayanırız elbet
ümidimiz muradına erecek sabret
devamını gör...

doğaldır yas günü kutlanmamalı ve yas tutulmalıdır.
devamını gör...

boyunun kaç olduğunu bilmeden yorum yapmanın yanlış olacağı kilodaki sevgili. bu kilo için de, ortalama 150-155 boyunda olmalı ki, anoreksiya bir görüntüsü olmasın.
her şey bir yana da 45 kilo erişkin kilosu nasıl olabiliyor? ayakkabı numarası gibi. *
devamını gör...

sürekli makam peşinde koşup sıradan bir okulda müdür, müdür yardımcılıklarını korumak için deli gibi yalakalık yapan ve bir yalaka takımı şeklinde dolaşarak birbirlerine her şey normalmiş havası veren tipler için de kullanılabilir ifadedir.
devamını gör...

empati genel anlamda ikiye ayrılır; bilişsel empati ve duygusal empati. detaylı ayrımda ise davranışsal empati, toplumsal empati gibi farklı türleri vardır.
bilişsel empati; kısaca bir kişinin nasıl düşündüğünü, yaşadığı duygusal durumun ne olduğunu anlayabilme olarak tanımlanabilir.

iş hayatında ve sosyal hayatta ilişkilerde başarılı olmanın ilk adımı bilişsel empati yeteneğinden geçiyor diye düşünüyorum. geliştirilebilir bu yetenek, özellikle duygusal empatinin yarattığı korkulardan ve kafa karışıklıklarından uzaklaşıldığında çözüm odaklı bakış açısı kazandırır.

iddialara göre katiller ve psikopatlarda bilişsel empati yüksek olmasına rağmen duygusal empati ya hiç yok ya da çok az. ancak asıl tehlikeli olanlar her iki empati türünün de yüksek olduğu katil ve psikopatlar.

bilişsel empatinin gelişmesinde orta-ön lobun (medial prefrontal korteks) etkin rolü vardır.
developmental psychology dergisinde yayımlanan bir araştırmada bilişsel empatinin kızlarda 13, erkeklerde ise 15 yaşından itibaren artış gösterdiği bulundu.

empati geliştirilebilir bir beceridir. örneğin; uludağ üniversitesi eğitim fakültesi dergisinde yayımlanan bir araştırmada ilkokul 4. sınıfta öğrenim gören on öğrenciye empati becerilerini geliştirmelerini sağlamak amacıyla çeşitli etkinlikler içeren bir program uygulandı. eğitim programında öğrencilerin farklı duyguları tanıyabilme, ifade edebilme, aynı durum karşısında farklı kişilerin farklı duygular hissedebileceğini kavrayabilme, dinleme becerisi kazanma, bir duruma empati yaparak tepki verebilme gibi becerilerini geliştirmeye yönelik yöntemler uygulandı. sonuçta eğitim alan öğrencilerin ölçülen empati becerilerinin eğitim almayan kontrol grubundaki öğrencilerinkine göre artış gösterdiği bulundu.(ama tabii 10 öğrenciden oluşan örneklem yeterli midir tartışılır.)
devamını gör...

yiyecek pazarını sevmem, ne atmosferini, ne kokusunu, gitmemde, anlamamda, olsa marketten soyulmuş doğranmış alırım bütün sebzeleri, hatta pişmiş, meyvede aramam,

ama antika pazarı, salı pazarı, bit pazarı, işte oralardan çıkamam, didik didik, turlarca..
devamını gör...

90lı yılların ortasında ibo show’da olgun şimşek’in canlandırdığı tiplemedir.

oldum olası sevmem ibrahim tatlıses’i. şarkıları güzel olsa da abuzer kadayıf tavırları beni sinirlendirir her zaman. cinsiyetçi tavırları, eğitimsizliği matah bir şeymiş gibi gösteren sözleri, sahte kabadayı havaları ve rüzgarın eski yönüne göre eğilmesi ne kadar rahatsız edici bir karakter olduğunun göstergesidir.

programı da en çok izlenen programlardan biridir ama yıllardır nedenini anlayamadım. doğru dürüst bir sohbet edildiğine rastlamadım henüz. türküsünü söyleyen söyler, sohbet edilirken de ibo saçma bir espiri yapar ve herkes yalandan güler. ciddi bir konuşma olmaya başladığında da ibrahim tatlıses felsefik bir şappi ile konuşanın sözünü keser.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
işte bu kadar olumsuz duygular beslediğim bu adamı ve bu programı izlemem nedenim olgun şimşek’in güçlü tiplemesi idi. programın belli bölümlerinde ibrahim tatlıses höykürerek güçlüüüüü der ve güçlü de cevaben “ ağbii” diyerek içeri girerdi. tamamen şive komiği üzerine kurulu diyalogları izlenebilir kılan tek şey olgun şimşek’in umut vaat eden performansı idi. ve büyük oyuncu bu umutları boşa çıkarmadı.

ağbi
devamını gör...

ben de sabıkalı oluyorum bu arada. beğeni kondurmayı sevdiğim bir çok entry var. elim de bol olunca ortaya böyle bir durum çıkıyor.
ama beğendiğim her entry'yi okuyorum en azından.
beğeni gönderdiklerime selam olsun.
devamını gör...

"yâre tenha sözlerim var,
ben diyemem ele karşı."

devamını gör...

lakarpuzye ukdesi

okula başlayınca çocukların,serpilmeye başlayınca ergenlerin ve kendisini çevreye kapatan insanların düştüğü bir kuyu.

her ne kadar dünya bizi kendi çevresinde döndürüyor olsa da yine de kendiniz bilirsiniz.*
devamını gör...

söylemesi herkesin harcı olmayan parça.
insanı vezir de eder rezil de.
devamını gör...

bu kasvetli küçük şehirde bir sonraki adımımı planlamak yerine, izleri henüz silinmiş duyguların, taze hatıraların, yakın zamanda beni içine çekip girdabında döndürdükten sonra bir yerlere fırlatıp atan hortumun etkisi altında oturuyorum. bazen yine o girdaba kapılacağımı, hortumun yaklaştığını, yanımdan geçerken beni içine çekeceğini, düzen ve ölçü duygularımı kaybedip yine dönmeye, dönmeye, dönmeye başlayacağımı sanıyorum...

-kumarbaz
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim