26 aralık 2020 olası istanbul depremiyle ilgili prof. dr. ercan açıklaması

jeofizik yüksek mühendisi prof. dr. övgün ahmet ercan, marmara'da her 30 yılda bir yaklaşık 6.2 büyüklüğünde deprem olduğunu belirterek, "yine marmara'da her 104 yılda bir 6.3 ile 6.7 arasında bir deprem olur. marmara'da yaklaşık 7.2'den daha büyük olan depremler ise yaklaşık 570 yılda bir olur. genel olarak 4 bin yıllık deprem geçmişine baktığımız zaman istanbul'un olağan büyük deprem büyüklüğü aşağı yukarı 6.4'tür" dedi.
buradan
devamını gör...
atatürk'ün dinsiz olduğu iddiası
atatürk sırf bu açıdan bakınca bile mucize gibidir. böyle yobaz, bağnaz, kul olmaya alışmış bir toplumun içinden güneş gibi doğmuş, tüm hurafeleri yerle bir etmiştir. ona karşı kin kusanların tek derdi budur. düşünebildikleri tek şey kendisi ve devrimlerinden intikam almaktır.
devamını gör...
wonderwall (yazar)
sanatsal yönü oldukça kuvvetli bir yazardır. tanımlarını sırayla okumama rağmen her biri beni farklı bir dünyaya götürüyor, zihnimi açıyor, o an ne hissediyorsam* unutturuyor.
masadan bir bir eski dostlar ve ustalar eksilirken kendisine uzun bir sözlük hayatı dilemekteyim. sol frame'den korkup da yanlarına sığınıp şöyle ferah bir soluk alacağım yazarları mumla arıyorken kendisinin profili iyi bir sığınak oldu bir süredir benim için*.
masadan bir bir eski dostlar ve ustalar eksilirken kendisine uzun bir sözlük hayatı dilemekteyim. sol frame'den korkup da yanlarına sığınıp şöyle ferah bir soluk alacağım yazarları mumla arıyorken kendisinin profili iyi bir sığınak oldu bir süredir benim için*.
devamını gör...
normal sözlük'ün kadın yazarları
“kadın yazarları” diye neden kendi kendinizi kategorileştiriyorsunuz ? yazar yazardır işte. erkek yazarları gibi bir başlığın açılması kadar saçma.
devamını gör...
bilet
tdk'ya göre; "para ile alınan ve konser, sinema, tiyatro vb. eğlence yerlerine girme, ulaşım araçlarına binme veya bir talih oyununa katılma imkânını veren belge."
"tópos mou, nasıl olur?
cehennemin biletlerini çoktan almamış mıydık biz? o ilk duvarı yıkıp yanına geldiğimde, hani rüzgar denizden ediyordu o gece? zakkum konularının ne kadar baygın ve ağır olduğunu, üstümüze yapışıp kaldığını hatırlamıyor musun? yerlerde hasırlar vardı, evin yanında hayıtlar?
hiçbir şey hatırlamıyor musun? ilk sen öpmüştün beni be kadın? ben sana bakıyordum, içerisi karanlıktı, ay ışığının vücudumuza dokunmasına saatler vardı ve üstümüz iyot ve zakkum kokuyordu?
o bilet hâlâ cebimde benim, üstelik iki kişilik..
hiç mi hatırlamıyorsun?
"tópos mou, nasıl olur?
cehennemin biletlerini çoktan almamış mıydık biz? o ilk duvarı yıkıp yanına geldiğimde, hani rüzgar denizden ediyordu o gece? zakkum konularının ne kadar baygın ve ağır olduğunu, üstümüze yapışıp kaldığını hatırlamıyor musun? yerlerde hasırlar vardı, evin yanında hayıtlar?
hiçbir şey hatırlamıyor musun? ilk sen öpmüştün beni be kadın? ben sana bakıyordum, içerisi karanlıktı, ay ışığının vücudumuza dokunmasına saatler vardı ve üstümüz iyot ve zakkum kokuyordu?
o bilet hâlâ cebimde benim, üstelik iki kişilik..
hiç mi hatırlamıyorsun?
devamını gör...
amon amarth
melodik death metal denildiği zaman akla gelen bence ilk grup amon amarth’dır şüphesiz ki. ulan adamlar aşırı coşkulu aşırı gaz şarkılar yapmışlar ya. melodik death yapmaları yanı sıra viking metal de yapmaktadır kendileri. grup adını j. r. r. tolkien′in orta dünya'sında bulunan hüküm dağı'nın sindarin dilindeki almıştır.
şarkılarında ahenk, akıcılık, gitar soloları, brutaller ve enstrüman yoğunluğu oldukça fazladır. ilginç ve de şahaneler ya. isveç’in çıkarmış olduğu harikulade metal gruplarından da birisidir. ulan o kadar güzel albümleri şarkıları var hangi birisini yazayım ben buraya? ama madem başlığa geldik birkaç favorim olan amon amarth albümlerini yazayım yapacak bir şey yok.
twilight of the thunder god, berserker, versus the world, the crusher, the pursuit of vikings gibi şahane albümlerinin ben de yeri hep başkadır. yahu hangi kafayla yaptılar bu güzel albümleri halen aklım almıyor. konserlerinde hayranları tipten tipe girip şarkılara acayip şekilde eşlik ediyorlar bi konser videosunda buna şahit olmuştum. kılıç kalkan kuşanıp savaşa gidilmelik şarkılar yapmışlar. grubun vokali olan johan hegg brutal atarken gırtlağı parçalanmıyor mu anlam veremiyorum. yalnız üstad çok şahane performans sergiliyor hiçbir zaman hakkını yiyemeyiz.
hatta mizah amaçlı, at avrat amon amarth bile diyebiliyorum bazen. ah ulan ah canlı canlı dinlemek vardı bunları be. hayallerimin arasında her zaman vallahi. saygılar sevgiler sunuyorum kendilerine. *
şarkılarında ahenk, akıcılık, gitar soloları, brutaller ve enstrüman yoğunluğu oldukça fazladır. ilginç ve de şahaneler ya. isveç’in çıkarmış olduğu harikulade metal gruplarından da birisidir. ulan o kadar güzel albümleri şarkıları var hangi birisini yazayım ben buraya? ama madem başlığa geldik birkaç favorim olan amon amarth albümlerini yazayım yapacak bir şey yok.
twilight of the thunder god, berserker, versus the world, the crusher, the pursuit of vikings gibi şahane albümlerinin ben de yeri hep başkadır. yahu hangi kafayla yaptılar bu güzel albümleri halen aklım almıyor. konserlerinde hayranları tipten tipe girip şarkılara acayip şekilde eşlik ediyorlar bi konser videosunda buna şahit olmuştum. kılıç kalkan kuşanıp savaşa gidilmelik şarkılar yapmışlar. grubun vokali olan johan hegg brutal atarken gırtlağı parçalanmıyor mu anlam veremiyorum. yalnız üstad çok şahane performans sergiliyor hiçbir zaman hakkını yiyemeyiz.
hatta mizah amaçlı, at avrat amon amarth bile diyebiliyorum bazen. ah ulan ah canlı canlı dinlemek vardı bunları be. hayallerimin arasında her zaman vallahi. saygılar sevgiler sunuyorum kendilerine. *
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
merhabalar sevgili portakallar,
kişisel yoğunluğum sebebi ile bu hafta son gün hatırlatma tanımını giremedim, bu nedenle hala kayıt atmak isteyen varsa bu akşama kadar atabileceklerini söylemek istiyorum, akşam gecenin yıldızlarının listesini buradan paylaşırım yeniden.
ps: aynı şarkıları anons etmemek için öncesinde şarkının istenip istenmediğini bana sorarsanız harika olur, sevgiler!
kişisel yoğunluğum sebebi ile bu hafta son gün hatırlatma tanımını giremedim, bu nedenle hala kayıt atmak isteyen varsa bu akşama kadar atabileceklerini söylemek istiyorum, akşam gecenin yıldızlarının listesini buradan paylaşırım yeniden.
ps: aynı şarkıları anons etmemek için öncesinde şarkının istenip istenmediğini bana sorarsanız harika olur, sevgiler!
devamını gör...
evlilik teklifi fikirleri
balonda falan yapın. adrenalin yaşasın, o korkuyla hayır demesi pek mümkün olmaz, güzel sözlerle de taçlandırın.
devamını gör...
kova burcu
ikizler insanı olarak arkadaşlarımın yarısı kova yarısı koç burcudur. koç burcu konu başlığında aynısını yazdım ama yapacak bişey yok.
koç arkadaşlarımla nasıl geyiğin dibine vurup kendimizce günü ve dünyayı kurtarırsak, bu burctan arkadaşlarımla daha derin, daha uhrevi, daha entellektüel efendime söyleyim sanki karşımdaki yoda ve ben de dizlerine kıvrılmış jedi'yım etkili bir ilişkimiz vardır. olmazsa olmazlarım, iyi ki varsınız deliler.
ayrıca bana göre zodyakın en sorunsuz ve ideal burcudur.
koç arkadaşlarımla nasıl geyiğin dibine vurup kendimizce günü ve dünyayı kurtarırsak, bu burctan arkadaşlarımla daha derin, daha uhrevi, daha entellektüel efendime söyleyim sanki karşımdaki yoda ve ben de dizlerine kıvrılmış jedi'yım etkili bir ilişkimiz vardır. olmazsa olmazlarım, iyi ki varsınız deliler.
ayrıca bana göre zodyakın en sorunsuz ve ideal burcudur.
devamını gör...
reis genç joseph
şef joseph ile ilgili iki kitap önermek isterim. bunlardan birincisi ''chief joseph & the flight of the nez perce: the untold story of an american tragedy'', kent nerburn'un yazdığı bu kitapta hin-mah-too-yah-lat-kekt'in ve nez perce kabilesinin yaşadıkları güzel bir dille anlatılmış.
ikincisi ise ''chester anders fee, chief joseph: the biography of a great indian'' adlı 1936 yılında yayınlanan bir kitap.
kanımca kendisi ile ilgili yazılmış en önemli kaynaktır. bu kitabı okuduğunuzda hin-mah-too-yah-lat-kekt'in ne kadar önemli bir ruhani lider olduğunu anlıyorsunuz. kitapta kendisinin yaşanan her olayla ilgili görüşlerini direkt kendi ağızından okuma şansına erişiyorsunuz ki bu da kendisini daha iyi tanımanıza katkı sağlıyor.
başlığı açan değerli yazar arkadaşıma ek olarak da bir iki şey yazayım.
hin-mah-too-yah-lat-kekt adı nez perce dilinden ''gümbürdeyen gök gürültüsü'' olarak da çevrilmektedir. açıkçası bu isim benim daha çok hoşuma gidiyor.
nez perce kabilesi, diğer kabilelere nazaran beyaz adamın isteklerine daha çabuk boyun eğmiştir. toplu halde hristiyanlığı kabul etmiş ve vaftiz olmuşlardır. ancak buna rağmen, beyaz adamın gazabından kurtulamamışlardır. topraklarının tamamı ellerinden alınmak istenmiş ve idaho'da bir rezervasyon alanına kapatılmalarına karar verilmiştir. hal böyle olunca nez perce kabilesinden bir grup savaşçı -ki bunların arasında beyaz kuş ve aynaya bakan da vardır- isyan etmişlerdir. bu isyan sonrası şef joseph'in amerikan hükümetinin baskılarının iyice artması nedeni ile kendilerine verilen incili yaktığı söylenir.
bu olaylar sırasında da şu sözleri söyler; ''durumumuzu düşündükçe kalbim ağırlaşıyor. kendi halkımdan bazılarını kanun kaçağı olarak gösteriyorlar, onları ülkenin bir ucundan bir ucuna sürüyorlar yada hayvanlar gibi vurup avlıyorlar.
amerikan hükümeti isyanı gerekçe göstererek, nez percelerin üzerine iki süvari birliği gönderince, hin-mah-too-yah-lat-kekt, oturan boğa gibi kanada'ya göç etmek zorunda kalmıştır. bu göç esnasında arkalarında iki süvari birliği vardır. zaman zaman sıcak çatışmalar yaşanmış. her defasında nez perce'ler amerikan birliklerini püskürterek, isyancı grupla birleşmeyi başarmışlardır.
bu seferde, general nelson a. miles tarafından yönetilen ve cheyenne izcilerini kullanan yeni bir birlik, göç eden grubun peşine düşmüş ve ayı pençesi dağlarında nez perceleri sıkıştırmıştır. bu sırada nez percelerin savaş şefi olan hin-mah-too-yah-lat-kekt'in kardeşi ollikut öldürülmüştür. dondurucu soğukta aç ve susuz 5 gün direnmişlerdir. teslim olduklarında sayıları sadece 87'dir. teslim olduğunda şu meşhur konuşmayı yapar;
general howard’a söyleyin onun kalbini biliyorum. daha önce bana, bende bir kalbe sahibim demişti. savaşmaktan yoruldum. şeflerimiz öldürüldü. looking glass öldü. yaşlı adamların hepsi öldü. tu-hul-hil-sote öldü. gençlerin lideri ollikut öldü. hava soğuk ve battaniyemiz yok. çocuklar donuyor. halkımın bazıları tepelere kaçtı. yiyecek ve battaniyeleri yoktu. kimse nerede olduklarını bilmiyor. belki de donarak öldüler. çocuklarımı aramak, ve onlardan kaçını kurtarabileceğimi görmek için zamanım olsun istiyorum. belki onları ölüm yakaladığı sırada bulacağım...
dinleyin beni ! şeflerim ! yoruldum. kalbim hasta ve üzgün. yine de güneş nereden şimdi doğuyorsa orada beyaz adama karşı durup savaşacağım.
bu olaydan sonra hin-mah-too-yah-lat-kekt 27 yıl boyunca rezervasyon alanında tutsak olarak yaşadı ve orada hayata gözlerini yumdu.
rezervasyon alanları ile ilgili sözleri ise can yakıcıdır;
eğer beyaz adam huzur içinde yaşayan kızılderililerle barış içinde yaşamak istiyorsa, bu kadar zor kullanmaya ihtiyaçları yok. bize kendi insanlarına davrandıkları şekilde davranmalı, hepimize eşit şekilde yaşama ve büyüme şansı vermeli.
tüm insanlar büyük ruh tarafından yaratılmıştır. hepsi kardeştir. doğa ana tüm insanların annesidir ve tüm insanlar onun üzerinde eşit haklara sahiptir.
atları kazıklara bağlarsanız onların iyi büyüyeceğini umabilir misiniz? eğer kızılderilileri dünyadaki küçük bir leke gibi görür ve rezervasyın alanlarında kalmaya zorlarsanız, o zaman ne memnun olacaktır ne de gelişip başarılı olacaktır.
bazı beyaz adam şeflerine sordum, kızılderililere sadece bir tek yerde yaşamalarını söyleyebilecek otoriteyi kimden aldılar, bana bunun cevabını veremediler.
özgür bir adam olmama izin verin, özgür seyahat etmeme, özgür alışveriş yapmama, özgür çalışmama, seçtiğim yerde özgürce ticaret yapmama, özgürce kendi öğretmenlerimi seçebilmeme, özgürce büyüklerimin inançlarını takip edebilmeme, özgürce konuşmama, düşünmeme ve kendimce hareket etmeme...
ancak böylelikle sizin kanunlarınıza uyabilirim.
ikincisi ise ''chester anders fee, chief joseph: the biography of a great indian'' adlı 1936 yılında yayınlanan bir kitap.
kanımca kendisi ile ilgili yazılmış en önemli kaynaktır. bu kitabı okuduğunuzda hin-mah-too-yah-lat-kekt'in ne kadar önemli bir ruhani lider olduğunu anlıyorsunuz. kitapta kendisinin yaşanan her olayla ilgili görüşlerini direkt kendi ağızından okuma şansına erişiyorsunuz ki bu da kendisini daha iyi tanımanıza katkı sağlıyor.
başlığı açan değerli yazar arkadaşıma ek olarak da bir iki şey yazayım.
hin-mah-too-yah-lat-kekt adı nez perce dilinden ''gümbürdeyen gök gürültüsü'' olarak da çevrilmektedir. açıkçası bu isim benim daha çok hoşuma gidiyor.
nez perce kabilesi, diğer kabilelere nazaran beyaz adamın isteklerine daha çabuk boyun eğmiştir. toplu halde hristiyanlığı kabul etmiş ve vaftiz olmuşlardır. ancak buna rağmen, beyaz adamın gazabından kurtulamamışlardır. topraklarının tamamı ellerinden alınmak istenmiş ve idaho'da bir rezervasyon alanına kapatılmalarına karar verilmiştir. hal böyle olunca nez perce kabilesinden bir grup savaşçı -ki bunların arasında beyaz kuş ve aynaya bakan da vardır- isyan etmişlerdir. bu isyan sonrası şef joseph'in amerikan hükümetinin baskılarının iyice artması nedeni ile kendilerine verilen incili yaktığı söylenir.
bu olaylar sırasında da şu sözleri söyler; ''durumumuzu düşündükçe kalbim ağırlaşıyor. kendi halkımdan bazılarını kanun kaçağı olarak gösteriyorlar, onları ülkenin bir ucundan bir ucuna sürüyorlar yada hayvanlar gibi vurup avlıyorlar.
amerikan hükümeti isyanı gerekçe göstererek, nez percelerin üzerine iki süvari birliği gönderince, hin-mah-too-yah-lat-kekt, oturan boğa gibi kanada'ya göç etmek zorunda kalmıştır. bu göç esnasında arkalarında iki süvari birliği vardır. zaman zaman sıcak çatışmalar yaşanmış. her defasında nez perce'ler amerikan birliklerini püskürterek, isyancı grupla birleşmeyi başarmışlardır.
bu seferde, general nelson a. miles tarafından yönetilen ve cheyenne izcilerini kullanan yeni bir birlik, göç eden grubun peşine düşmüş ve ayı pençesi dağlarında nez perceleri sıkıştırmıştır. bu sırada nez percelerin savaş şefi olan hin-mah-too-yah-lat-kekt'in kardeşi ollikut öldürülmüştür. dondurucu soğukta aç ve susuz 5 gün direnmişlerdir. teslim olduklarında sayıları sadece 87'dir. teslim olduğunda şu meşhur konuşmayı yapar;
general howard’a söyleyin onun kalbini biliyorum. daha önce bana, bende bir kalbe sahibim demişti. savaşmaktan yoruldum. şeflerimiz öldürüldü. looking glass öldü. yaşlı adamların hepsi öldü. tu-hul-hil-sote öldü. gençlerin lideri ollikut öldü. hava soğuk ve battaniyemiz yok. çocuklar donuyor. halkımın bazıları tepelere kaçtı. yiyecek ve battaniyeleri yoktu. kimse nerede olduklarını bilmiyor. belki de donarak öldüler. çocuklarımı aramak, ve onlardan kaçını kurtarabileceğimi görmek için zamanım olsun istiyorum. belki onları ölüm yakaladığı sırada bulacağım...
dinleyin beni ! şeflerim ! yoruldum. kalbim hasta ve üzgün. yine de güneş nereden şimdi doğuyorsa orada beyaz adama karşı durup savaşacağım.
bu olaydan sonra hin-mah-too-yah-lat-kekt 27 yıl boyunca rezervasyon alanında tutsak olarak yaşadı ve orada hayata gözlerini yumdu.
rezervasyon alanları ile ilgili sözleri ise can yakıcıdır;
eğer beyaz adam huzur içinde yaşayan kızılderililerle barış içinde yaşamak istiyorsa, bu kadar zor kullanmaya ihtiyaçları yok. bize kendi insanlarına davrandıkları şekilde davranmalı, hepimize eşit şekilde yaşama ve büyüme şansı vermeli.
tüm insanlar büyük ruh tarafından yaratılmıştır. hepsi kardeştir. doğa ana tüm insanların annesidir ve tüm insanlar onun üzerinde eşit haklara sahiptir.
atları kazıklara bağlarsanız onların iyi büyüyeceğini umabilir misiniz? eğer kızılderilileri dünyadaki küçük bir leke gibi görür ve rezervasyın alanlarında kalmaya zorlarsanız, o zaman ne memnun olacaktır ne de gelişip başarılı olacaktır.
bazı beyaz adam şeflerine sordum, kızılderililere sadece bir tek yerde yaşamalarını söyleyebilecek otoriteyi kimden aldılar, bana bunun cevabını veremediler.
özgür bir adam olmama izin verin, özgür seyahat etmeme, özgür alışveriş yapmama, özgür çalışmama, seçtiğim yerde özgürce ticaret yapmama, özgürce kendi öğretmenlerimi seçebilmeme, özgürce büyüklerimin inançlarını takip edebilmeme, özgürce konuşmama, düşünmeme ve kendimce hareket etmeme...
ancak böylelikle sizin kanunlarınıza uyabilirim.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
(bkz: kafa sözlük çocuk korosu), özellikle @bengaripsengüzeldünyaumutlu sağolsun. teşekkür ederim güzel dostlarım. mete bey de teşekkür ediyor. kulağıma fısıldadı.**
devamını gör...
thedansözkiller
#1194488 tanımı ile içtiğim suyu püskürtmeme sebep olan yazariçe.* o nasıl kafa hocam? beynine sağlık. hem de moderatör olmuş iki gözümün çiçeği. hayırlı olmasını dilerim. bir de hayat enerjisi hiç solmasın, hep bıcır bıcır olsun. seviyorum merkez.*
devamını gör...
famous blue raincoat
leonard cohen'in yazdığı en muhteşem ve en hüzünlü şarkılardandır.cohen bu şarkısında yaşadığı birtakım gerçek olayları anlatır.'aşk,ihanet ve affedişin şarkısı' olarak da bilinir.her ne kadar ihanet yaşamış da olsa hem arkadaşını hem de eşi jane'i çok özleyen cohen,durum hakkındaki duygularını bir şiir ile dışa vurur.önce bu şiiri mektuba yazar,sonra da sözleri notalara aktarır ve sonuç olarak bu muhteşem eser ortaya çıkar.
marissa nadler'in yorumu ise şarkının hüznünü daha da artırmaktadır.
marissa nadler'in yorumu ise şarkının hüznünü daha da artırmaktadır.
devamını gör...
evrensel tercüman
yakın gelecekte hayatlarımıza girmesine kesin gözüyle bakılan teknolojik gelişme.
dünyada birçok ülke ve bunlarda konuşulan çok sayıda dil var. herhangi bir ülkeye turistik amaçla yahut iş için gittiğinizde veya yurt dışına yerleşmek istediğinizde yabancı dil sorunuyla karşılaşabiliyorsunuz. işte evrensel tercümanların bu noktada devreye girmesi bekleniyor.
evrensel tercüman, konuşulan dili eşzamanlı olarak karşınızdaki kişinin konuştuğu dile çeviren bir teknoloji. düşünün ki bir japonla konuşuyorsunuz ve japonca bilmiyorsunuz. böyle bir aracı yanınızda olduğunda, japonca kelimelerin türkçeye çevrilmiş hallerini, tıpkı bir filmi alt yazılı izler gibi anında görebileceksiniz.
tabii şu anda geliştirme aşamasında olan bu teknolojide sorunlar yok diyemeyiz. google translate hepinizin iyi kötü işinin düşmüş olabileceği bir site. burada (her ne kadar eskiye göre büyük bir iyileşme sağlanmış olsa da) çeviriler hâlâ çok iyi değil. özellikle argo kelimelerin, deyimlerin, bir topluma özgü olan deyişlerin çevirisi doğru şekilde yapılamıyor. evrensel tercüman olayında da işler hemen hemen bu noktada sekteye uğruyor. yine de konuşmanın geneline ilişkin bir fikriniz olabileceği için tamamen kullanışsız olduğunu söyleyemeyiz.
şu anda bu konuda yapılan çalışmalardan bazıları, bir konuşmacının boyun ve yüzüne takılan elektrotlar aracılığıyla bu kişinin söylediği kelimeleri çözümlemek üzerinde yoğunlaşıyor. bu işlemin ardından bir bilgisayar bu kelimeleri sese çeviriyor ve sesli olarak tekrar ediyor. basit konular hakkında yapılan konuşmalarda başarı oranı %80'lerde.
birkaç yıl içerisinde göremeyiz belki ama bu alandaki gelişmeler gelecekte insanların hayatında mutlaka yer edinecek.
dünyada birçok ülke ve bunlarda konuşulan çok sayıda dil var. herhangi bir ülkeye turistik amaçla yahut iş için gittiğinizde veya yurt dışına yerleşmek istediğinizde yabancı dil sorunuyla karşılaşabiliyorsunuz. işte evrensel tercümanların bu noktada devreye girmesi bekleniyor.
evrensel tercüman, konuşulan dili eşzamanlı olarak karşınızdaki kişinin konuştuğu dile çeviren bir teknoloji. düşünün ki bir japonla konuşuyorsunuz ve japonca bilmiyorsunuz. böyle bir aracı yanınızda olduğunda, japonca kelimelerin türkçeye çevrilmiş hallerini, tıpkı bir filmi alt yazılı izler gibi anında görebileceksiniz.
tabii şu anda geliştirme aşamasında olan bu teknolojide sorunlar yok diyemeyiz. google translate hepinizin iyi kötü işinin düşmüş olabileceği bir site. burada (her ne kadar eskiye göre büyük bir iyileşme sağlanmış olsa da) çeviriler hâlâ çok iyi değil. özellikle argo kelimelerin, deyimlerin, bir topluma özgü olan deyişlerin çevirisi doğru şekilde yapılamıyor. evrensel tercüman olayında da işler hemen hemen bu noktada sekteye uğruyor. yine de konuşmanın geneline ilişkin bir fikriniz olabileceği için tamamen kullanışsız olduğunu söyleyemeyiz.
şu anda bu konuda yapılan çalışmalardan bazıları, bir konuşmacının boyun ve yüzüne takılan elektrotlar aracılığıyla bu kişinin söylediği kelimeleri çözümlemek üzerinde yoğunlaşıyor. bu işlemin ardından bir bilgisayar bu kelimeleri sese çeviriyor ve sesli olarak tekrar ediyor. basit konular hakkında yapılan konuşmalarda başarı oranı %80'lerde.
birkaç yıl içerisinde göremeyiz belki ama bu alandaki gelişmeler gelecekte insanların hayatında mutlaka yer edinecek.
devamını gör...
sahip olduğumuz eşyaların bize sahip olmaya başlaması
birrahatsız ukdesi.
bunu birçok şey için söyleyebiliriz ancak ben teknolojiye değinmek istiyorum.görünüşte tv'ye sahip olan biziz.ancak sonrasına bir bakıyoruz o izin vermeden uyumuyor,o izin vermeden bir yere-yazarken aklıma komşu gelmişti-hatta tuvalete bile gidemez olduk.bunlar kimi için yıllar önceki şeyler olabilir.
ya da cıvıtmak istersek,sözde yatağa sahip olan benim.sabahları kalkar iken bir bakıyorum o benim sahibim gibi*.
bunu birçok şey için söyleyebiliriz ancak ben teknolojiye değinmek istiyorum.görünüşte tv'ye sahip olan biziz.ancak sonrasına bir bakıyoruz o izin vermeden uyumuyor,o izin vermeden bir yere-yazarken aklıma komşu gelmişti-hatta tuvalete bile gidemez olduk.bunlar kimi için yıllar önceki şeyler olabilir.
ya da cıvıtmak istersek,sözde yatağa sahip olan benim.sabahları kalkar iken bir bakıyorum o benim sahibim gibi*.
devamını gör...
american horror story
en başarılı introya sahip dizilerden bir tanesi. bildiğiniz geriyor. zaten bu introyu hazırlayan kyle cooper, se7en'ın se7en olmasında büyük etkisi olan o introyu da hazırlayan adam. bunların dışında the walking dead'inkini de yapmış. aslında daha çok yapmış ama gözüme bunlar çarptı. adam yapıyor.
her sezonun kendine has bir hikayesi, bir tarzı oluyor. sezon isimlerini sırasıyla yazayım da tam olsun.
her sezonun kendine has bir hikayesi, bir tarzı oluyor. sezon isimlerini sırasıyla yazayım da tam olsun.
devamını gör...
govek
kürtçe gamze. aynı zamanda az bilinen güzel bir ilkay akkaya - agit ışık düeti.
open.spotify.com/track/4OrC...
kürtçe sözleri ile türkçe sözleri aynıdır.
gamze
kimsenin adını bilmediği kentte unuttun beni
oysa ben yanağında ağlayıp duran gamzeydim
gözlerindeki keder, sesindeki hıçkırık
boğazındaki düğüm, içtiğin su
peşinde koştuğun gölgeydim
ruhundaki tutsak, karşında kekeleyen sevgili
söyle sen ne zaman, ne zaman unuttun beni
govek
li bajarekî ku tu kes nas nake
te min ji bîr kir
belê ez govek im ku her û her digirî
li ser dêmên te
kedera di nav çavên te
qêrîna di nav dengê te
girêka di nav gewezê
ava ku vedixwî
siya ku li dû te dibeze me
dilê giyanê te me
xoşewîstê lal im li hember te
ka bêje te kengê, kengê min ji bîr kir
open.spotify.com/track/4OrC...
kürtçe sözleri ile türkçe sözleri aynıdır.
gamze
kimsenin adını bilmediği kentte unuttun beni
oysa ben yanağında ağlayıp duran gamzeydim
gözlerindeki keder, sesindeki hıçkırık
boğazındaki düğüm, içtiğin su
peşinde koştuğun gölgeydim
ruhundaki tutsak, karşında kekeleyen sevgili
söyle sen ne zaman, ne zaman unuttun beni
govek
li bajarekî ku tu kes nas nake
te min ji bîr kir
belê ez govek im ku her û her digirî
li ser dêmên te
kedera di nav çavên te
qêrîna di nav dengê te
girêka di nav gewezê
ava ku vedixwî
siya ku li dû te dibeze me
dilê giyanê te me
xoşewîstê lal im li hember te
ka bêje te kengê, kengê min ji bîr kir
devamını gör...
dinsiz ahlak
gayet de var olan bir olgudur. ahlaklı bir insan olmak için demokles’in kılıcı gibi tepenizde bir tanrının ödül ve cezalarına gereksinim duyuyorsanız kendinizi bir sorgulayın derim.
tabii burada ahlaktan ne anladığımız da önemlidir. geniş bir kesim için ahlak flört etmemek, mini etek giymemek gibi dar kalıplar içine hapsolunmuşken dar bir kesim için de ahlak daha geniş kalıplar içerisindedir.
tabii burada ahlaktan ne anladığımız da önemlidir. geniş bir kesim için ahlak flört etmemek, mini etek giymemek gibi dar kalıplar içine hapsolunmuşken dar bir kesim için de ahlak daha geniş kalıplar içerisindedir.
devamını gör...
hidrojen bombası
füzyon ya da termonükleer bomba da denilen bir nükleer bomba türü. atomların füzyonunu hafif çekirdeklerin birleşerek, daha ağır bir çekirdek oluşturması sırasında ortaya çıkan bir miktar enerjinin denetim altına alınması anlamına gelmektedir. bu bombalarda açığa çıkan enerji, atom bombalarına oranla daha fazladır. hidrojen bombasının ilk denemesini, amerika birleşik devletleri 31 ekim 1952'de sovyetler birliği ise 12 ağustos 1959'da gerçekleştirmişlerdir. sonradan ingiltere, fransa ve çin halk cumhuriyeti de füzyon bombaları yapmışlardır.
bununla beraber gerek diplomatik teşebbüsler, gerekse taraflar arasında varılan anlaşmalar bakımından söz konusu olan nispi "açıklığı" fazla da abartmamak gerekir. gerçekten günümüzde açıklıktan uzak bir diplomatik faaliyetten söz etmek mümkündür. kaldı ki, teorik düzeyde de diplomatik faaliyetlerin açık veya kapalı olmasının fayda ve sakıncaları tartışma konusudur. bazılarına göre kapalı diplomasi, zarar alıcıların kapalı kapılar ardından geniş kitlelerin aleyhine bazı kurallar alabilmelerini mümkün kılan ve demokrasinin özüne aykırı bir nitelik taşımaktadır. bazılarına göre, ise gerektiğinde uygulandığı takdirde kritik sorunların ele alınışında, genellikle hisleri ile hareket eden ve kolayca yönlendirilebilen geniş halk kitlelerinin etkisini azaltarak, sorunun çözümü için gerekli teknik bilgi ve deneyime sahip uzmanlara daha fazla inisiyatif tanıması dolayısı ile gerekli bir diplomasi biçimidir.
bununla beraber gerek diplomatik teşebbüsler, gerekse taraflar arasında varılan anlaşmalar bakımından söz konusu olan nispi "açıklığı" fazla da abartmamak gerekir. gerçekten günümüzde açıklıktan uzak bir diplomatik faaliyetten söz etmek mümkündür. kaldı ki, teorik düzeyde de diplomatik faaliyetlerin açık veya kapalı olmasının fayda ve sakıncaları tartışma konusudur. bazılarına göre kapalı diplomasi, zarar alıcıların kapalı kapılar ardından geniş kitlelerin aleyhine bazı kurallar alabilmelerini mümkün kılan ve demokrasinin özüne aykırı bir nitelik taşımaktadır. bazılarına göre, ise gerektiğinde uygulandığı takdirde kritik sorunların ele alınışında, genellikle hisleri ile hareket eden ve kolayca yönlendirilebilen geniş halk kitlelerinin etkisini azaltarak, sorunun çözümü için gerekli teknik bilgi ve deneyime sahip uzmanlara daha fazla inisiyatif tanıması dolayısı ile gerekli bir diplomasi biçimidir.
devamını gör...
s-400
rusya hava savunma sistemleri dahil balistik füze sistemleri konusunda dünyanın en iyi ülkesidir. satan ve topol-m kıtalararası füzelerini incelemenizi tavsiye ederim. rusya başta amerika'nın ve dünyanın korkulu rüyasıdır.
devamını gör...