burçlara inanmıyorum fakat akrep burcu için mutluluk var deniyor.
hadi bakalım güldür beni mayıs ayı, göster marifetlerini, öyle bir güldür ki alnından öpeyim, sarıp sarmalayayım seni. *
(evrene mesaj işleri falan)
devamını gör...

aklımda direkt nazım hikmet'le özdeşleşen park.
devamını gör...

kuyucaklı yusuf, kürk mantolu madonna, içimizdeki şeytan; yeni dünya, sırça köşk, kağnı, ses, değirmen okunması lazım gelen sabahattin ali'nin roman ve hikâyeleridir.
devamını gör...

aramakla bulunmaz. vakti gelince o seni bulur.
devamını gör...

sıkı bir freud hayranı olan psikiyatrist serol teber'e göre anna o. vakası psikanalizin histeri hastaları öncüllüğünde gelişiminde rosetta taşı görevini yapmıştır.

bu benzetmenin uzağında mısır'da bulunan ve m.ö.196 yılına ait olduğu tahmin edilen gerçek rosetta taşı, üzerindeki hiyerogliflerin yunanca karşılığının bulunması nedeniyle pek çok tabletin çevirisinin yapılmasına olanak sağlamıştır.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sınıfın en güzel kızına bile aşık olabiliyorsun. beğenir mi , statü farkı vs .düşünmeden .
devamını gör...

delilik ve dahilik arasında bir yönetmen.

(bkz: the shining) filmi için 60 kapı kırdıran, çocuk oyuncuya bir sahnesi için 148 defa tekrar yaptıran, eyes wide shut filminde tom cruise'u 90 defa aynı kapıdan geçirttiren, mükemmelliyetçi ve takıntılı diyebileceğimiz bir yönetmen. fakat simgesel anlatımın beyaz perde de en iyi temsilcilerindendir. başka bir yerde görsek bu adamı ondan kesin korkardık ama sinema için tutumu oldukça uygun.

bir duyguyu en doğru şekilde anlatmak için bir kare ile cebelleşen kubrick ve onunla birlikte fazlasıyla yorulan oyuncular.. cruise ve kidman çifti, eyes wide shut filmi için anlaştıklarında filmin bitiş tarihi hakkında hiçbir bilgiye sahip değillerdi. nitekim çekimler 2 sene de tamamlanabilmiş.
eşine sahnelerine uygun olduğunu düşündüğü ısmarlama resimler de yaptırmış.


kublick deyince aklıma, the shining filminde ki, duvardan kan akıtılan sahne gelir. bir kabusu, tehlikeyi en iyi ifade edecek görüntü bu olmalıydı. kapı kırma sahnesiyle yarışır bu görüntü.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

tek bir kare ile bir sürü duygu karmaşasını yaşatabilmek ustalık ister. aslında diğer filmleri de öyle çok fazla kare hafızanızda kalır. onun tarzı bu bence etkileyici görseller ile çekim gücünü başka boyuta taşımak.

kublick, 99 yılında yayınlanan masonik simgelerin dibini boyladığı, mason ifşası olarak değerlendirilen son filmi eyes wide shut'u bitirdikten 4 gün sonra vefat etmiş. ölümüyle ilgili öldürüldüğüne dair söylentiler var.
bu kadar bahsettiğimiz bu film'in dünyanın en uzun sürede çekilen filmi olarak guinness rekorlar kitabına girdiğini de belirtmek gerekir. bazıları film süresinin bilerek adından söz edilsin diye uzatıldığını söyler.

işte karşınızda içinde çokça gizem barındıran, etkileyici görüntülerin yönetmeni kublick...
devamını gör...

gittim gezdim birkaç alternatifi denedim sende karar kıldım demektir. memnuniyetsizce bir mağazada biz biraz daha bakalım deyip diğer mağazaları dolaşıp en uygun fiyatların ve kalitenin o beğenmediğin mağazada olduğunu idrak etmeye benzer, sırıtan bir suratla dönersin o mağazaya. yerlerde yuvarlanın, gidin bir iki ay mazhar osman'da falan yatın gerekirse ama yine de dönen sevgiliyi affetmeyin. önce kendinize sonra sizi büyüten aileye saygısızlık olur bu inanın.
devamını gör...

"kusura bakma ilişkiye hazır degil(miş)im."
parantez içindeki ile söylenince karaktersiz bir tutum, lakin parantez içindeki olmadan denirse doğal bir olay. kimisi kafa dinlemek ister, kendini bulmak illa her konuştuğu insanla sevgili olacak diye bir durum yok. arkadaşlık diye bir kavram var bilenler bilmeyenlere anlatırsa çok iyi olur.

bazen arkadaşca sohbet edersiniz, karşı taraf aynı niyetle gelmez ve duygusal bir seyler söyler. nihayetinde bu konuşma parantez içindekiler kullanılmadan karşındaki kırmadan incitmeden denir. ılla yedekte biri var anlamı çıkarmak ahmakça bir tutum.
devamını gör...

kafamdaki karakter tipi bozulmasın diye filmin afişine bile bakmıyorum ben hey gidi.*
devamını gör...

belki gerçekten ilgiye ve şefkate veya “nasılsın?” diye sorulmasına ihtiyacı vardır belki gerçekten yalnızdır, bilemezsiniz.
şahsen ben hiç yapmadım, yapmam da. hem zaten benim kullandığım sosyal medyada yok. en kötü, bir gün paylaşmak istersem whatsapp durumdan paylaşırım ne yapıyım ya da fotoğraf çeker, kolumda serumla burada başlık açarım.(swh)
devamını gör...

çook güzel çay demledim...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

jelibon yemenin stres azaltıcı etkisini bilen yazar davranışı. arada krakere de dadandığımız oluyor elbet.
devamını gör...

yine bir kalıp, yine gerici kafalar, yine araştırmadan konuşan insanlar...

belki de fazla önyargılıyım bu tip düşüncelere sahip olan insanlara ancak erkek egemen toplumlarda kadınların bastırılması ve kısıtlanması sebebiyle uzak geçmişten pek kadın yazar örneği veremeyiz, * ki o sisteme rağmen kendince bir şeyler yazmaya çalışan kadınlar da var.

bu konuyu anlamıyorsanız virginia woolf’un “kendine ait bir oda” kitabını okumanızı şiddetle tavsiye ederim. kitabı okuduğum zaman geçmişte kadınların konumu yüzüme çok sert bir şekilde çarptı, ben günümüz sisteminin hukuksal, haksal ve sosyal açıdan eşit olmadığını eleştirir dururum. o dönemlerde kadınların mutfak robotu ve cinsel bir objeden başka bir şey olarak görülmemesinin yanı sıra * en basit ve insancıl haklardan da mahrum bırakılmışlar. bırakın oturup bir şey okuyabilmeyi, kendi başlarına bile kalamamışlar, kendilerine ait bir odaları bile yokmuş.

günümüzde halen kadınların merdivenleri tırmanarak çıktığı yolları erkekler asansörlerle çıkıyor, buna rağmen çok başarılı kadın yazarlar var. ki 1800/1900’lü yıllarda yazan kadınların çoğu kitaplarını erkek adlarıyla bastırırmış. yani erkek sandığınız yazarların kadın olması da muhtemel.

bu tanıma virginia hanımın bu durumu nasıl örneklediğini kısaca özetleyerek devam edeceğim , kitabı okumayacaklar bu kısmı okumasın zira kitabın belli bir kısmını öğrenmiş olurlar.


edebi alanda yetenekli iki modelleme üzerinden kadınların ataerkil düzende nasıl bastırıldığını anlatmayı hedefleyen virginia woolf, örnek olarak hepimizin bildiği shakespeare‘i seçmiş, bir de kadın olarak doğmuş bir shakespeare modellemesi kullanmış. kitabı okumam üzerinden belli bir zaman geçtiğinden dolayı okuduğum şeyi eksik ya da hatalı anlatabilirim, direkt kitabı okumanızın daha doğru olacağına inanıyorum.

erkek olan shakespeare, onu desteklemeyen babasına karşı çıkıp hayalindeki meslek olan yazarlığı yapabilmek için evini terk eder, tiyatro metni yazar ve elinde metniyle bir tiyatroya gider. edebi açıdan bir deha olması sebebiyle yazdığı tiyatro beğenilir ve oynanmaya başlar, o da yazmaya devam eder. her şey normal ilerler.

ancak shakespeare kadın olsaydı, yine onu desteklemeyen babasına karşı çıkıp yazarlık yapabilmek için evini terk ederdi, yazdığı metni bir tiyatroya götürüp incelemekte görevli insana uzatsa karşısındaki insan bırakın onu muhattap almayı, ağzına geleni söyleyip onu kapı dışarı ederdi. evsiz kalan kadın da sokak köşelerinde sürünür giderdi.


günümüzde hala okutulmayan, kısıtlanan, çalışmasına izin verilmeyen, hayatları kontrol edilen yüz binlerce kadın var. kitap alabilmesi için beş kuruş para verilmeyen, yol gösterilmeyen kadınlar var. çalışabilen kadın sayısı erkeklerden azken kadın yazarların erkek yazarlardan daha fazla olması ya da eşite yakın sayıda olmaları nasıl mümkün olabilir? ki yukarıda başarılı kadın yazarların adları anılmış, bu nedenle aynı isimleri tekrar tekrar söylemekle uğraşmayacağım.

başarılı başarısız bir sürü kadın yazar da var. kabul etmek isteseniz de istemeseniz de kadınlar artık her alanda kendilerini gösterebilmek için daha çok çabalıyor ve çabaları sonuç da veriyor. önyargılarımızı bir kenara bırakmalıyız bence artık. kadınlar şöyleydi, erkekler böyleydi, şu jenerasyon böyle konuşuyor, o jenerasyon böyle gerici diye konuşmayı bırakıp belki de kendimize bakmamız gerekiyor artık.

başarılı kadın yazarların adlarından ve kim olduklarından uzun uzun bahsetmeyeceğim demiştim ama kimse halide edip adıvar’ın adını yakın geçmişte anmamış, hadi bir örnek de benden olsun.
devamını gör...

bülent ortaçgil'e davulu sevdirmiş ve grubunun değişmez elemanı olmuş müthiş müzisyen, davulcu.

caz festivallerinden küçük emrah'a uzanan geniş bir "tarz yelpazesinde" takılmışlığı vardır.
devamını gör...

bir süre kendi köşene çekildikten sonra güneşi görmenin daha faydalı bir düşünce olduğunu anlamaktır.
devamını gör...

pet şişeleri delip su savaşı yapmak,okulun komşu bahçelerine dalıp erik toplamak,yıkanmış masa örtülerinin içinden ön masanınkini bulmak,kitapları almak için kabalcıya gitmek,defterleri ciltlemek,haftanın en temiz sınıfı ödülünü almak için öğle aralarında sınıfı temizlemek.baya baya bu işi bize kitlemişler şimdi farkediyorum,bugün bir okulda böyle birşey yapsalar veliler okulu basar kanımca siz benim çocuğuma nasıl temizlik yaptırırsınız diye.
devamını gör...

televizyonda yayınlanan yılbaşı programlarının aslında yılbaşından önce çekilen bir kayıt olması.
devamını gör...

işte burda.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: mission impossible)
(bkz: görevimiz tehlike)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim