her yıl 1071 zaferini, 1453 fethini kutlayan bir halkın israil'e zalim demesini ikiyüzlülük olarak değerlendiriyorum.

fetihlerle israil'in masumlara yaptıkları bir değil diyenlere arap-israil savaşlarını hatırlatmak isterim. hani mısır, suriye, ürdün, suudlar, ırak ve diğer araplar defalarca bir araya gelip sayıca israil'den defalarca kat büyük ordularıyla israile savaş açmışlardı ya.

islamcı arkadaşların diyanet işleri başkanı kılıçla ayasofya'da poz veriyordu. o zaman kılıç hakkı dilinizden düşmüyordu. herhalde bu kılıç hakkı bir tek osmanlı padişahları için geçerli.

bu arada gazze'den israil halkının üzerine rastgele atılan füzeler çok mu hümanist füzeler onu da sormak gerekiyor.

küçük bir hatırlatmayla bitireyim. israil'i tarihte ilk tanıyan müslüman ülke türkiye. ikiyüzlülüğümüze buradan bir puan daha.

not: ben taraf tutmuyorum. meseleye duygusalca ve ikiyüzlüce yaklaşılmasına karşı çıkıyorum. savaşlarda haklı haksız yoktur, kazanan kaybeden vardır. devletlerin dostu düşmanı yoktur, çıkarları vardır.
devamını gör...

sen kalk savaştan türkiye'ye gel sığın yardım al sonra burada düzenekler çeteler oluştur hackerlik yap şaka gibi olaydir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hepi bört dey normal sözlük.
devamını gör...

okurken sizi tarihi olayların göbeğine bırakan ve oralarda dolaşmanızı sağlayan amin maalouf kitabıdır.

amin maalouf abinin ilk kitabı olan afrikalı leo hasan karakterinin hayatında gelişen olayları anlatır.
kitap 4 bölümden oluşur ve karakterimizin hayatı bu şehirlerde geçer.
1.granada kitabı
2.fas kitabı
3.kahire kitabı
4.roma kitabı


bence bu romanın başarılı kısmı okurken sizi o mekanlarda hissettirmesidir. yazar amin maalouf şehirleri mekanları öyle güzel tasvir etmiş ki hayretle ve keyifle okudum.

kendi tabiriyle yaratılıştan göçmen olan hasan karakteri hayat onu nereye sürüklerse gidiyor veya gitmek zorunda kalıyor ve hiç şikayet etmiyor.

ayrıca bahsettiğim şehirlerde yaşayan insanların hal ve hareketleri , yaşantıları , inançları , davranışları çok güzel ve sizi hayran bırakıyor. bir masal aleminde gibi hissettim kendimi okurken.

kitapta bol bol osmanlı kısımları var okurken garip hissettim. herkese tavsiye ederim. ilk 50 sayfa kitabın içine girmekte zorlananlar olacaklardır korkmasınlar ve devam etsinler çok güzel bir yolculuk sizi bekliyor olacak.

ve sevdiğim alıntıları ekleyeyim.



bedevi bir kadına bir gün en çok hangi çocuğunu sevdiğini sormuşlar. " hasta olanı iyileşene kadar, en küçüğünü büyüyene kadar, yolda olanı da eve dönene kadar

binlerce aç insanın karnını doyurabilecek, binlerce yetimin yüzünü güldürecek denli çok parayı nasıl, ne zaman, hiç utanmadan, hesapsızca, yalnızca kendi hoşnutluğunuz için harcadınız? evler, tarlalar sanki yalnızca sizinmiş gibi davranıyorsunuz.

nereye gidersen git, birileri sana derinin rengini ve dualarını soracak. onların itkilerini hoşnut etmekten uzak dur! oğlum, çoğunluk önünde boyun eğmekten kaçın! ister müslüman, ister hıristiyan, ister yahudi olsunlar, seni olduğun gibi kabul etmeliler ya da seni yitirmeyi göze almalılar. insanların görüşünü dar bulduğun zaman kendi kendine tanrı'nın ülkesinin çok geniş olduğunu söyle; o'nun elleri çok geniştir, o'nun yüreği de çok geniştir. uzaklara gitmek, denizler, sınırlar, ülkeler, inançlar aşmak fırsatı çıktığı zaman hiç duraksama.
devamını gör...


“insan olmak kolay değildir, hele ki ‘insanca’ yaşanabilecek bir toplum düzeni yoksa!”
devamını gör...

dominos pizza çok pahalı olduğundan mütevellit iç malzemeleri kendim aldım. sucuk salam zeytin mısır sos gibi malzemelerin hepsini bir kaba koyup en yakın şubeye gittim. orada pizza açan güzel bir hanımefendi gördüm ve pardon usta bakar mısın diye seslendim. hanımefendi geldi ve buyurun dedi. ben de elimdeki malzemeleri göstererek bundan kaç tane bol malzemos çıkar dedim. o da böyle bi hizmetlerinin olmadığını sadece satın alma opsiyonun olduğunu belirtti. keşke böyle bir uygulama gelse. duy beni dominos!!!
devamını gör...

fringe' in çatlak profesörü aşmış karakter. çılgınlıkları, zekası, biraz da hüzünlü hikayesi ve kişiliğiyle kendine hayran bıraktıran bilim adamı.
bir diğer fantastik bilim adamı olan william bell ile harvard zamanlarında paylaştıkları laboratuvarda yaptıkları çalışmalardan koca diziyi alıp götüren çokça malzeme çıkmıştır. john noble tarafından canlandırılmaktadır, onu da belirtelim.
devamını gör...

hayatımın geri kalanını yaşamak istediğim, çoluğa çocuğa karışmayı arzuladığım güzel insanların yaşadığı uzak çok uzak, seküler, çoğulcu ve gerçekten de demokratik bir ülke. camiiye yapılan terör saldırısı sonrasında meclislerinde kur'an tilaveti yapılmıştı, ülkede çapında mevlüt okutmuşlardı; varın siz düşünün çoğulculuğunu. bizim ülkemizde de sinagoga saldırı düzenleniyor, onlarca türk vatandaşı musevi hayatını kaybediyor; milletçe ''oh olsun!'' demediğimiz kalıyor.

coğrafi olarak dünyanın izole bir köşesinde bulunan bir ada ülkesi oldukları için de ülkeyi dış dünyaya tümden kapatarak covid-19 ile mücadeleye beş sıfır önde başlamışlardı.
devamını gör...

bugün çok sevdiğim bir arkadaşımın böyle bir girişimde bulunmaya çalıştığını öğrendim ve oldukça endişelendim.
ölmek istemek aslında gerçekten hayatı güzel yaşamak isteyen,bir yerden sonra maruz kaldığı kötü olaylardan, düşüncelerden sıyrılmak için tek çarenin hayattan bağını koparmak olduğu inancına sahip olan kimselerin tek çıkar yol olarak gördüğü bir istektir.
belki de sesimi duyun,beni fark edin çırpınışıdır ama emin olduğum tek şey var ki bu kişiler asla gerçekten ölmek istemez,son bir umut ışığı arayışı hep devam eder.ta ki tek bir ışık pırıltısı kalmayana dek..
devamını gör...

sözlüğe veda eden yazarların bkz olarak kullanabileceği cümle.
devamını gör...

utanmazlıkta arşa çıkmak. artık bu soruyu duyduğumda 'istemiyoruz çocuk' cevabı asla kesmediği için 'olmuyor, yapamıyoruz, kısırız' diyorum.
devamını gör...

isabella ve fesleğen saksısı, decameron'da anlatılan hikayelerden biri.*
john keats'in bu hikayeden esinlenerek yazdığı şiir.*

isabella kim ve fesleğenin konumuzla ilgisi ne? hemen anlatıyorum.
lisabetta*, floransalı zengin tüccar bir ailenin kızıdır. zengin ve saygın biriyle evlenmesi beklenirken iki tüccar kardeşinin yanında çalışan çırağı lorenzo'ya gönlünü kaptırır. kardeşleri, lorenzo ve lisabetta'nın arasındaki aşkı öğrenince lorenzo'yu ormana götürüp öldürür ve gömerler.
sevgilisinden uzun zaman haber alamayan lisabetta, bir gece rüyasında lorenzo'yu görür. lorenzo ona öldürüldüğünü ve gömüldüğü yeri söyler. lisabetta ormana gittiğinde gerçekten sevgilisini gömülmüş bir şekilde bulur. ondan bir parça götürmek için başını keser, bir fesleğen saksısının içine koyar, saksıyı gözyaşlarıyla sulamaktadır. kardeşleri bu saksıda ne olduğunu öğrenir ve saksıyı yok ederler. sonunda lisabetta kederinden ölür. kaynak

bir çok ressam bu hikayeyi resmetmiş. john william waterhouse'un eserine bakalım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel isabella and the pot of the basil (1907)
isabella'nın dizleri üzerine çöktüğünü ve saksıya sıkıca sarıldığını görüyoruz. yanakları kırmızı, boşluğa bakıyor gibi. fesleğenlerin ne kadar büyüdüğüne bakarak uzun zamandır ağladığını anlayabiliriz. yaşadığı yoğun kederi güzel resmetmiş sevgili waterhouse. renklerin ve arkaplanın ne kadar göz alıcı olduğuna hiç girmiyorum.

bu hikayeyi resmeden bir diğer sanatçı william holman hunt.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel isabella and the pot of the basil (1867)
yine isabella'yı fesleğen saksısına sarılmış ve uzaklara dalmış halde görüyoruz. saksının üzerindeki iskelet, isabella'nın ayak ucundaki pembe gül detayı ilginç. güzel dekore edilmiş bir odada bulunuyor isabella, tablo daha renkli ama merkezde o var. kederi yine çok gerçekçi resmedilmiş.

bu hikayeyi anlatan bir kaç tablo daha ekleyeyim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel george henry grenville manton (1855–1932) - isabella and the pot of the basil
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel mary lizzie macomber - isabella (1908)
devamını gör...

yıllar önce savaş bölgesinde çekilen bir belgesel ya da haberde, 60 yaşındaki bir adam şu cümleyi kurmuştu: "son üç yılda hiç görmek istemediğim şeyler gördüm acılar yaşadım, bunlar olmadan önce 57 yaşında ölmek isterdim". unutamıyorum bu cümleyi. dilerim hiçbirimizin kaderinde yoktur böyle dönemler ama eğer varsa, o an gelmeden, o acıları görmeden ölmek isterim artık hangi yaşsa. uzun yaşamak değil iyi yaşamaktır mühim olan, o yüzden biri hapşurunca çok yaşa yerine iyi yaşa derim ben.
devamını gör...

kendine öz saygısı olan biri buna yapamaz diye düşünüyorum. yazık yani neyi zorlayacaksın ki değil mi?
devamını gör...

kelimeler kifayetsiz....
13 can.... 13 şehit....
başımız sağ olsun.. şehitlerimize allah tan rahmet, ailelerine sabırlar dilerim....
devamını gör...

(bkz: nasıl bi kralsın)
(bkz: düştüm)
(bkz: x keyfi)
(bkz: candır)
(bkz: ... olduğumuz doğrudur)
devamını gör...

bilinç ile bir şeyin ona has olan özelliklerinin ayırdına varmak. diğerlerinden ayrı tutmak.

hayat, her an farklı farklı fark edişlerle bizi şaşırtmaya devam ediyor.
devamını gör...

avrupada istifa cok yaygin ve onurlu bir davranis oldugundan sasirilmamasi gerekir. hafta basinda da estonya basbakani istifa etti partinin adi bir yolsuzluga karistigi icin.
devamını gör...

dünyayı, gönüllülük işleri ile gezebilmenizi sağlayan müthiş site. bir profil açıyorsunuz, yıllık 39 euro, ne kadar özelliğiniz varsa giriyorsunuz, çalışmak istediğiniz işleri giriyorsunuz, sonra başlıyorsunuz iş aramaya. istediğiniz ülkede, istediğiniz işi arayabilirsiniz. haftada 5 gün, günde 5 saat karşılığında (genelde) size kalacak yer ve 3 öğün yemek taahhüt ediyorlar. bazen ufak bir ücret aldığınız bile oluyor. bence çok yararlı bir site. ben şahsen türkiye içinde denedim ve gayet memnun kaldım. bir sonraki hedefim yurt dışı. bunun bir de "kardeş" sitesi helpx.net var. yurtdışına gideceğim ama nasıl diyenlere! fırsat ayağınıza geldi!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim