avogadro sayısı
1 mol=6.02214199×1023 atom demektir. bu da avogadro sayısıdır.
t: lisede bir türlü ezberleyemediğim,gerçek hayatta da bi boka yarayacağını zannetmediğim kimya terimi
t: lisede bir türlü ezberleyemediğim,gerçek hayatta da bi boka yarayacağını zannetmediğim kimya terimi
devamını gör...
çocuklarla girilen komik diyaloglar
bugün 10 yaşındaki oğlumla girdiğim duygulandıran diyalogtur...
beni ilaç içerken gördü ve aramızda şöyle bir diyalog gelişti:
-bir gün gelecek hiç ilaç içmen gerekmeyecek, sağlıklı olacaksın. *
-ben şuan zaten sağlıklıyım, bunlar vitamin, daha sağlıklı olmak için bunları içiyorum.
-demek ki sadece sağlıklı olmak için değil, sağlıklı kalmak için de ilaç içiliyormuş.
beni ilaç içerken gördü ve aramızda şöyle bir diyalog gelişti:
-bir gün gelecek hiç ilaç içmen gerekmeyecek, sağlıklı olacaksın. *
-ben şuan zaten sağlıklıyım, bunlar vitamin, daha sağlıklı olmak için bunları içiyorum.
-demek ki sadece sağlıklı olmak için değil, sağlıklı kalmak için de ilaç içiliyormuş.
devamını gör...
kemal sunal
türkiye'nin yetişdirdiği komedi değerlerinden şüphesiz ilk akla gelen, hiç konuşmadan bile güldüren, filmlerini ilk günkü tazeliğinde izleten adam, kemal sunal 1944 tarihinde türkiye'nin malatya ilinde doğdu. aslında 10 kasım günü doğan kemal sunal'ın doğum günü 11 kasım'da kutlanıyor. kemal sunal bunun nedenini ise "aslında 10 kasım doğumluyum. ama atam'ın vefat ettiği günde doğum günü kutlayamam, sevinemem, gülemem. 11 kasım doğum günümdür" sözleriyle açıklamıştır.
yaşamı boyunca 82 filmde rol alan kemal sunal, ilkokulu mimar sinan ilkokulu'nda okudu. vefa lisesi'nden mezun olan sanatçı yüksek öğrenimine marmara üniversitesi gazetecilik bölümünde devam etti. vefa lisesindeki felsefe öğretmeni belkıs balkır'ın sanatçıyı müşfik kenter ile tanıştırmasının, kemal sunal'ın hayatının dönüm noktası oldu.
özellikle komedi türünde birçok filmde rol alan kemal sunal'ın ülke genelinde tanınmasını sağlayan projesi ise 'hababam sınıfı' serisinde oynadığı 'inek şaban' karakteri oldu.
kemal ve gül aşık olmuşlardı. 1974'te aşklarını evlilikle taçlandırdılar. tüm türkiye'yi güldüren adamla evlenmek muhtemelen sürekli bir filmin içinde yaşamak gibi büyülü bir şeydi. bu evlilikten ali sunal ve ezo sunal dünyaya geldi.
kemal suna nasıl öldü?
toplamda 82 filmde rol alan kemal sunal 83. filmi olması gereken balalayka'nın çekimi için bindiği trabzon uçağında kalp krizi geçirerek hayata veda etti. takvimler 3 temmuz 2000'i gösteriyordu ve kemal sunal 56 yaşındaydı.
milliyet ve hürriyet gazetelerinin haberine göre, uçaktaki personel ilk yardım konusunda bilgisizdi ve çağrılan ambulansta doktor yoktu. "ınternational hospital" hastanesine kaldırılan sanatçının doktoru, sunal'ın kalp rahatsızlığı olduğunu dile getirmiş ve kalp ilaçları kullandığını açıklamıştı.
kemal sunal aslında kimdir?
- elektrik ustasına çıraklık yapan bir çocuk…
- mahalle arkadaşlarının "koçero" adını taktıkları bir delikanlı…
- ilk filminde hiç konuşmadan ünlü olan bir film yıldızı…
- bizleri en çok güldüren kişilerden biri…
- inek şaban, kapıcılar kralı, tosun paşa, sahte kabadayı, meraklı köfteci...
- kendisine hiç gülmeyen kişi...
- 51 yaşında üniversiteyi bitirecek kadar okumayı, öğrenmeyi seven bir sanatçı…
- bunların hepsi...
kemal sunal'ın oynadığı filmler
1972 tatlı dillim
1973 oh olsun
1973 güllü geliyor güllü
1973 canım kardeşim
1973 yalancı yarim
1974 salak milyoner
1974 köyden indim şehire
1974 mavi boncuk
1974 hasret
1974 salako
1975 şaşkın damat
1975 hanzo
1975 hababam sınıfı
1975 hababam sınıfı sınıfta kaldı
1976 tosun paşa
1976 süt kardeşler
1976 sahte kabadayı
1976 meraklı köfteci
1976 kapıcılar kralı
1976 hababam sınıfı uyanıyor
1977 sakar şakir
1977 şabanoğlu şaban
1977 ibo ile güllüşah
1977 hababam sınıfı tatilde
1977 çöpçüler kralı
1978 yüz numaralı adam
1978 köşeyi dönen adam
1978 kibar feyzo
1978 iyi aile çocuğu
1978 inek şaban
1978 avanak apti
1979 umudumuz şaban
1979 şark bülbülü
1979 korkusuz korkak
1979 dokunmayın şabanıma
1979 bekçiler kralı
1980 zübük
1980 gol kralı
1980 gerzek şaban
1980 devlet kuşu
1981 üç kağıtçı
1981 kanlı nigar
1981 davaro
1982 yedi bela hüsnü
1982 doktor civanım
1983 tokatçı
1983 kılıbık
1983 en büyük şaban
1983 çarıklı milyoner
1984 şabaniye
1984 postacı
1984 ortadirek şaban
1984 atla gel şaban
1985 sosyete şaban
1985 şendul şaban
1985 şaban pabucu yarım
1985 keriz
1985 katma değer şaban
1985 gurbetçi şaban
1986 yoksul
1986 tarzan rıfkı
1986 garip
1986 deli deli küpeli
1986 davacı
1987 yakışıklı
1987 kiracı
1987 japon işi
1988 uyanık gazeteci
1988 sevimli hırsız
1988 polizei
1988 öğretmen
1988 inatçı
1988 düttürü dünya
1988 bıçkın
1989 zehir hafiye
1989 talih kuşu
1989 gülen adam
1990 koltuk belası
1990 boynu bükük küheylan
1990 abuk sabuk bir film
1991 varyemez
1999 propaganda
kaynak
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hobileri
80lerde veya 90ların başında çekilmiş bir filmi izledikten sonra internette castin fotoğraflarına bakıp: "oha ne kadar yaşlanmışlar." demek.
(bkz: every single goddamn time)
(bkz: every single goddamn time)
devamını gör...
erdoğan’ın katıldığı programda imamın atatürk’e lanet okuması
atatürk gerek yaptıklarıyla gerek düşünceleriyle, gerek ileri görüşlülüğü ve liderliğiyle saygı duyulması gereken bir mucizedir. mucize diyorum çünkü benim için öyle. hiçbir zaman bir şeye körü körüne bağlanmadım ama sevgi ve saygı duyduğum şeyleri hadsizce ağızlarına alan insanlara hep öfke duydum.yeryüzünde birçok liderden önde gelen birine zalim diyemez. yine de söyleyeyim sizin lanetinizin amacı yok o yüzden önemi de yok ama şu da unutulmamalıdır ki bu saygısızlığı yapamazsınız.
devamını gör...
trabzon ekmeği
taş fırın ekmeği deyince akla gelen, trabzon'un patentini aldığı, sert kabuklu
ekşi mayalı, buğday yetişmeyen kentin lezzeti.
ekşi mayalı, buğday yetişmeyen kentin lezzeti.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının benzetildiği ünlüler
japon balığı.
devamını gör...
inek kuşu
bazı uzmanlara göre 6-7 kuş türünün ortak adıdır. çoğu kez yumurtalarını başka kuşların yuvalarına bırakarak o kuşların yumurtaları kendilerinin zannetmesini sağlayan ve bu sayede yavru bakımını diğer kuşlara iteleyen, aynı zamanda gün boyu sığırların sırtlarında gezerek onların korkutup kaçırdığı böceklerle beslenen zeki ve biraz da asalak kuş türüdür.
devamını gör...
tutmayan başlığın verdiği başarısızlık hissi
insanın içine “ ben acaba adam yerine konmuyor muyum bu sözlükte?” hissiyatı gark eder.
devamını gör...
dışarıda koca bir dünya varken odasında takılan genç
hani nerede o koca dünya? ben niye göremiyorum?
devamını gör...
kendi işini kendi halleden insan
ayakkabısını kendi bağlayabilen çocuğun ileride olması muhtemel insandır.
hayata karşı 1-0 önde, ya da en az bir "b", hatta "c" planı cepte olandır.
hayata karşı 1-0 önde, ya da en az bir "b", hatta "c" planı cepte olandır.
devamını gör...
normal sözlük'ün 35 yaş istilasına uğramış olması
kahvehane köşesinde takılan boş beleş insanlardan iyidir. tecrübelerini de anlatırlarsa tadından yenmez. ıyi forumlar abilemize
devamını gör...
yazarlar ilkokulda olsa açılacak başlıklar
alinin ata bakma sorunsalı.
devamını gör...
ülkenin halini bir roman ismiyle anlatmak
devamını gör...
çaylakların ne hadle yazarlara mesaj atması
kendisini kaf dağı’nın zirvesinde gören talihsiz yazar beyanıdır.
devamını gör...
diksiyon
nefesini güçlendirme yani diyafram çalışmalarıyla başlayan anlaşılır ses çıkarabilme, heceleri doğru vurgulayabilme, düzgün cümle kurabilme, konuşmaları vücut diliyle destekleyebilme ve de en sonunda etkili konuşabilme sanatıdır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
selam karalama defteri, görüşmeyeli baya oldu sanırım. uzun bir çalışma gününün ardından uyku öncesi beden yorgunluğumu bir adet amsterdam strong beer ile uzaklaştırmaya çalışırken, zihin yorgunluğum için tabii ki caanım sözlüğü tercih ettim ve sen çıkıverdin karşıma. iki kelam kusayım dedim. sonrası mı? sonrası uyku yani kısa bir mola. inan bu ara ne yapıyorum, niye yapıyorum, hayatımın neresi eğri neresi büğrü, bu hayat benim istediğim hayattan kaç ışık yılı uzakta bilmiyorum. burası iki kelam ettiğim mecralardan teki olabilir, insanların hayat gailelerinin tanıklığından usandım sanırım. temcit pilavı gibi aynı konulardan;
yasaklar bitti mi?
tatil zamanı geldi mi?
bitcoin delirdi mi?
sedat peker sülüledi mi?
vs.bıktım...
ne konuşacaz başka alüminyum diyenleri duyar gibiyim! da ben bıktım aga cidden bıktım! deniz kıyısı bir kulübe, uzun süre yetecek erzak ve gün batımlarından gecenin yıldızlarına geçişte içeceğim birkaç kadeh şaraptan başka bir hayalim yok. böylece dünyanın sonunu bekleyebilirim. ney? yanına bir de manzara izlemeye yar mı? insanlar tüketme salgınına tutulmuş a dostlar, eşya, zaman, can, sevgi.. bla bla bla. ondan bu hayalin böyle yalnız hali iyidir. görüşürüz karalama defteri sağlıklı yapraklar...
yasaklar bitti mi?
tatil zamanı geldi mi?
bitcoin delirdi mi?
sedat peker sülüledi mi?
vs.bıktım...
ne konuşacaz başka alüminyum diyenleri duyar gibiyim! da ben bıktım aga cidden bıktım! deniz kıyısı bir kulübe, uzun süre yetecek erzak ve gün batımlarından gecenin yıldızlarına geçişte içeceğim birkaç kadeh şaraptan başka bir hayalim yok. böylece dünyanın sonunu bekleyebilirim. ney? yanına bir de manzara izlemeye yar mı? insanlar tüketme salgınına tutulmuş a dostlar, eşya, zaman, can, sevgi.. bla bla bla. ondan bu hayalin böyle yalnız hali iyidir. görüşürüz karalama defteri sağlıklı yapraklar...
devamını gör...
değersiz hissetmek
en kıymet verdikleriniz tarafından böyle hissetmenize sebep olunduysa birkaç gün kendinizi sorgularsınız, üzülürsünüz.
ancak tüm sorgulamalarınız bittiğinde yapmanız gereken tek şey oradan uzaklaşmaktır. evet en kıymet verdiğiniz insandan bile uzaklaşmalısınız böyle bir durumda.
kapıdan çıktıktan sonra bir daha arkanıza bakmamanız da gerekir. bir kere bunu yaşatan hep yaşatacaktır size.
insanlar kolay kolay kendilerinden ve huylarından vazgeçmez çünkü. diyeceğim o ki siz de kendinizden vazgeçmeyin.
onun için değilse bile kendiniz için kıymetli olun, kırmalarına izin vermeyin.
ancak tüm sorgulamalarınız bittiğinde yapmanız gereken tek şey oradan uzaklaşmaktır. evet en kıymet verdiğiniz insandan bile uzaklaşmalısınız böyle bir durumda.
kapıdan çıktıktan sonra bir daha arkanıza bakmamanız da gerekir. bir kere bunu yaşatan hep yaşatacaktır size.
insanlar kolay kolay kendilerinden ve huylarından vazgeçmez çünkü. diyeceğim o ki siz de kendinizden vazgeçmeyin.
onun için değilse bile kendiniz için kıymetli olun, kırmalarına izin vermeyin.
devamını gör...
hukuk fakültelerinde eğitimin 5 yıla çıkarılması
hukuk fakültesi müfredatının uygun sürede öğretilmesi durumuna sonunda ulaşılmasıdır. avukatın bir doktordan hiçbir farkı yoktur arkadaşlar. doktor masada avukat mapusta öldürebilir insanı. o nedenle iyi bir eğitim almalıdır hayırlı uğurlu olsun.
devamını gör...
oblomov
gançarov'un rus edebiyatına damga vurmuş eseri.. kitapla aynı ismi taşıyan karakter oblomov’un en karakterize özelliği tembellik olarak tanımlanır fakat oblomov’u salt tembellik üzerine değerlendirmek ve bu şekliyle yorumlamak eksik ve yanıltıcı olabilir. oblomov kendi iç dünyasına kapanmış, vurdumduymaz ve kendini tanıyan ve buna uygun hareket eden bir karakterdir. ayrıca oblomov’u kendini hapsettiği odasından çıkaracak, ona aşık olup bu üşengeçliğine bir başkaldırıda bulunmasına sebebiyet verecek bir karakter de girer hayatına. büyük aşkı olga…
oblomov, olga’nın hayatına girmesiyle birlikte kısa süreli bir uyanışa girer. olga da onu değiştirmek adına elinden geleni yapar. onu disipline etmeye, onu sorumluluk sahibi yapmaya, evliliğin getirdiği sorumluluk ve uğraşlar ile donatmaya çalışsa da oblomov bunu başaramaz ve bir mektup ile olga’dan ayrılır ve tekrar o eski dünyasına geri döner. dönemin rusya’sında bu karakter öyle bir ses getirir ki ; zekası parlak, duyarlılığı ince fakat karamsar ve üşengeç yapıdaki insanları ifade etmek için kullanılan ‘’ oblomovluk’’ tanımını sokar literatürlere. bu tanımdan hareketle oblomov’un bu uyuşuk ve vurdumduymaz yapısı romanda tarif edildiği gibi "uzanmak, oblomov için uykusu gelmiş insanlarda olduğu gibi bir zaruret, yorgun bir kimsedeki gibi geçici bir ihtiyaç, ne de uyuşuk bir insandaki gibi bir zevktir; bu onun tabii halidir. ‘’ şeklinde özetlenebilir.
oblomov, olga’nın hayatına girmesiyle birlikte kısa süreli bir uyanışa girer. olga da onu değiştirmek adına elinden geleni yapar. onu disipline etmeye, onu sorumluluk sahibi yapmaya, evliliğin getirdiği sorumluluk ve uğraşlar ile donatmaya çalışsa da oblomov bunu başaramaz ve bir mektup ile olga’dan ayrılır ve tekrar o eski dünyasına geri döner. dönemin rusya’sında bu karakter öyle bir ses getirir ki ; zekası parlak, duyarlılığı ince fakat karamsar ve üşengeç yapıdaki insanları ifade etmek için kullanılan ‘’ oblomovluk’’ tanımını sokar literatürlere. bu tanımdan hareketle oblomov’un bu uyuşuk ve vurdumduymaz yapısı romanda tarif edildiği gibi "uzanmak, oblomov için uykusu gelmiş insanlarda olduğu gibi bir zaruret, yorgun bir kimsedeki gibi geçici bir ihtiyaç, ne de uyuşuk bir insandaki gibi bir zevktir; bu onun tabii halidir. ‘’ şeklinde özetlenebilir.
devamını gör...