konu neydi radyo yayını
alyan alyan diye şu an cevapladığım.(bkz: lol)
devamını gör...
kur'an'daki saçma ayetler
ego kokan başlık .bir şeyi anlamıyorum o halde saçmadır çünkü ben dünyanın en akıllı insanıyım. demez ki hiçbir şey göründüğü gibi değildir belki ben anlamamış olabilirim ama yok. ister ateist ol ister deist ister müslüman ister budist ama şu kafa var ya aslında yok.
devamını gör...
entryleri ingilizce giriyoruz protestosu
belirli bir karma puana edit ve çeviri yapılır. 1000 karakter üzerinden ücretlendirme yapılacaktır. *
devamını gör...
phalaenopsis
evet sevgili kafa sözlüğün kadim üyeleri. phalaenopsis migrosta, ıkeada karşılaştığınız; işe girdiğinizde masasınıza hediye olarak gelen orkide olarak bildiğiniz arkadaşın ismidir. onu havadar bir ortamda, neme doyurarak, şeffaf bir plastik saksıda tutun ve on günde bir sulayın. olduğu yer aydınlık olacak ama güneş direkt vurmayacak. bunları gerçekleştirirseniz öldüremezsiniz. çünkü orkideler ölmez. ortalarından çıkan yapraklar zamanla zamanla bitkinin alt tabakası olur. yani bir nevi kendini klonlar phalaenopsis. ayrıca phalaenopsis bir bağımlılıktır. türkiye’de olan orkidelerin (ziya soner ve belki birkaç isim dışında) tamamı no identification anlamına gelen noid orkide sınıfındadırlar. e diğerleri ne diyecek olursanız tek anlamlı farkı çiçeklerin türlerini bilmenizden gelir.dolayısıyla o çiçeğe ait daha fazla bilgiye hakim olur ve phalaenopsis e (ana türler ve doğada bulunanları dışında) emek veren insanların bitki sanatını incelemiş olursunuz. almanyadaki insanları bu konu için schwerter orchideenzucht olacak oraya transfer ediyorum. biz türkiyede olan arkadaşlar için zor ve uzun bir yol biliyorum. biz şimdilik migroslardaki phalaenopsisleri kurtaralım o da yeter. ben noidları da seviyorum çünkü o ayrı konu. ama bu konu ilginizi çektiyse ve pastirmalicorek bende para çok harcamak istiyorum diyorsanız bigleaforchids ve lousiana orchids connection unu inceleyebilirsiniz. louisiana’daki yeri bizzat gördüm ve emeklerine şait oldum. bigleaforchids ve schwerter den de alışveriş yaptım. bigleafs in forumu var çok güzeldir (rv orchidworkste güzeldir ama ben bigleaf inkini daha çok severim) ondan kafa sözlüğün duygu özaraslanı (kendisine bir garezimde yok) influencer ı olma gibi bir amacım yoktur.
devamını gör...
inci çayırlı
değerli sanatçılarımızı tek tek kaybediyoruz.ışıklar içinde uyusun.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
yazmayı öğrettim ellerime
ve kokusundan uzak durmayı aşkın
yürüdüm
karınca boyu
bir avuç gölge
bırakmadı peşimi
yanan bir şehir gibi
büyüdüm
ateşler içinde
ardımda etçil adamlar
sırıtkan
çirkin
yanıltmadılar beni
gül gibi kırmızı güneşlerden geçtim sonra
yeşil bir masalın aynasında
küçüldü tanrılarım
toz yutan ağzı korkunun yansırken sulara
açıldı kapıları zamanın
...
ve kokusundan uzak durmayı aşkın
yürüdüm
karınca boyu
bir avuç gölge
bırakmadı peşimi
yanan bir şehir gibi
büyüdüm
ateşler içinde
ardımda etçil adamlar
sırıtkan
çirkin
yanıltmadılar beni
gül gibi kırmızı güneşlerden geçtim sonra
yeşil bir masalın aynasında
küçüldü tanrılarım
toz yutan ağzı korkunun yansırken sulara
açıldı kapıları zamanın
...
devamını gör...
kimono
geleneksel japon giysisidir. modern hayatta japon toplumu da kot pantolon, t-shirt, ceket gibi batılı kıyafetler giyseler de geleneksel kıyafetleri olan kimonoyu japonlar halen düğün ve seromonilerde, geleneksel japon tiyatrosu olan kabuki gösterilerinde, tapınaklarda giymeye devam ediyorlar.
ki - giymek ve mono - şey şeklinde açılabilir. tam türkçe karşılığı "giyecek, giysi, kıyafet, giyilecek şey" anlamındadır. hem kadın hem erkek hem de çocuklar için olan geleneksel japon giysilerin hepsine kimono denir. yüzlerce çeşiti vardır. düğün için olanı başka, yazlık olanı başka, iç giyim olanı başka, dış giyim ceket olanı başka...
asya tarihi dizilerinde görmüşsünüzdür kat kat ipek kumaşlar giyerler ve obi denilen bir dokuma kemerle belden sıkıca bağlarlar. kimono'nun yazlık olanına yukata denir. obi her zaman arkadan bağlanır. sadece fuhuş yapan geyşalar obilerini önden bağlarlar. bir geyşanın anıları filminde göze çarpan gösterişli kemerlere tsuke obi denir. bunlar giyime her daim hazır olan pratik aksesuarlardır. buradaki videoda obi dokuma tezgahını ve obi üzerindeki desenlerin anlamlarını anlatan japonca içeriği izleyebilirsiniz.
kimono kumaşındaki desenler, renkler, işçilik ve obi bağlama stili bir japonun toplum içerisindeki statüsünü gösterir. kimono giymek bir sanattı ve bu sanat aileden öğrenilirdi. aynı zamanda çocuğa ailesinden kalan pahalı bir mirastı. saf ipekten dokuma kumaşı astar rengi için kök boyasına daldırırlardı. puantiyeli bir kimono için kumaşa yüzlerce düğüm atılır ve sonra boya dolu fıçıya daldırılırdı. daha sonra da kaynar su buharında boya fikslenirdi. edo döneminden beri en popüler renk japon mavisi (ai) olarak bilinen koyu çivit mavi renkti. yüzlerce düğüm atılan saf ipek kumaş japon mavisi boyaya daldırıldıktan sonra kurutulup düğümler açıldığında kumaş yıldızlı bir geceyi betimleyen sanat eserine dönüşüyordu. bu tekniğe shibori denmektedir. şurada güzel bir uygulama videosu var.
bugün kot pantolonlarda kanıksadığımız çivit mavi renk aslında japon mavisidir. bir japon giyim markası kot pantolonları bu mavi renkte boyayıp satmaya başlayınca bütün dünya'da ideal kot pantolon rengi oluverdi. ayrıca japon mavisi seramiklerde de çok yaygın kullanılan bir renktir.
buradan japon kültüründe hangi renkler popülerdi bakabilirsiniz.
daha gösterişli bir kimono istiyorsanız kimono ressamlarına sipariş vermeliydiniz. gerçek altın folyoyla ve altın ipliklerle nakşedilen desenler japon toplumundaki statünüz yansıtacaktır şu ve bi de şu.
edit: daleksaldırısı 'nın verdiği bilgilere göre ekleme ve yorum yapıyorum;
kimono ipek kumaştan üretilir iken yukata pamuktan üretilir. erkek yukatasını giymek kadınlara kıyasla daha az zahmetli olur.
geyşalar kesinlikle fuhuş yapmazlar. obi kemerlerini arkadan bağlayabilmek için bir yardımcıya ihtiyaç vardır. geyşa evlerinin maddi durumu yetersiz olduğunda maiko ve geyşalar obi kemerini önden bağlarlar.
maiko, çırak geyşa veya yarım-mücevher demektir. maikoların kimonolarının yakaları kırmızı, geyşalarınki beyazdır. yaka değişimi için maiko'nun genç kızlıktan kadınlığa adım atmış olması gerekmekteydi. bu uygulamaya mizuage deniliyordu ve teorik olarak maiko'nun bekaretinin açık arttırma yoluyla en yüksek fiyat veren kişiye satılması ile gerçekleşiyordu. (yani biz batılılara göre fuhuş)
geyşaların müşteriler ile yatmaya izinleri yoktu. ancak danna-sama bu ayrıcalığa sahipti. bir geyşa meslek hayatı boyunca en fazla 1-2 danna alır, daha fazlası ile şöhretine leke düşürmezdi. danna, geyşasının bütün masraflarını, pahalı hediyelerini ödemekle üstlenirdi. kontrat 5 yıllığına yapılırdı. danna için bu gurur verici bir şeydir. danna'nın karısı bile geyşayla yalnızca cinsel ilişkisi olan kocasıyla gurur duyardı. geyşalar ise asla evlenmezlerdi. evlenirse geyşalık yapamazdı. bu sistemde aşk ve tutku gibi japon toplumu için küçük düşürücü, utandırıcı, zayıflık olarak görülen duygulara yer yoktur.
yani medeni hukuka'a göre geyşalar sözleşmeli fahişelerdir. ama fuhuş yapmak modern ceza yasalarında suç olarak yer almaz.
fuhuş: para karşılığı cinsel ilişkiye girmek
evet, japon toplumunda cinselliğe ve fahişeliğe farklı bakılıyor. o toplum için geyşalar zengin burjuva danna'larına sanatıyla, kültürüyle, güzelliğiyle en iyi hizmeti vermekle görevli fahişelerdir. bizim kültürümüzde geyşalık yok ama tam türkçesi 'kapatma' fahişeler vardır, yani metres.
şimdi social justice warrior'lar gelmeden, politik doğrucular burayı basmadan bu sistemi yorumlamaya devam edelim;
görüldüğü gibi erkeklerin cinsel isteklerinin sürekli diri tutulması, ateşlenmesi için ataerkil toplumlarda metres, geyşa gibi ataerkil baskı altındaki kadınlar kullanılıyor. bir erkeğin cinsel gücünü kanıtlaması en ilkel davranış şeklidir. ne yazık ki ülkemizde hala böyle ilkel dırzolar var. cinsel gücünü kaybedene ne deriz? iktidarsız diyoruz değil mi?
toplumda kadın ikiye ayrılır; kitonyen eğlenilecek kadın ve piru-pak, masum, cennetten düşen çiğ damlası gibi, bakire meryem misali evlenilecek kadın. cinsellik ayıp, tü kaka, püüü rezil kadın seni. peki erkekler kimi s*kecek? ideal kadın meryem ana gibiyse, cinsel ilişkiye girmeden hamile kalıyorsa (oha yani oha, isa tüp bebek herhalde) bu motif nedir?
ister kıta avrupası'na, ister asya toplumlarına isterseniz ortadoğu toplumlarına bakın. bu kurumun adı tapınak fahişeliğidir.
"geyşalar fuhuş yapmaz" ne yapar canım kardeşim? senin de bütün maddi isteklerin 5 yıl karşılansa sen bile geyşa olursun. zaten günümüzde bazı siyasetçilerin yaptığı da bu değil mi: devlete geyşa olmak.
geyşalar, fuhuş yapmaz demek iki yüzlülüktür. geyşa'lık kurumu öyle hadi halka bir hizmet götürelim diyerek ortaya çıkan bir meslek değil. zaten bütün meslekler bir ihtiyaçtan ortaya çıkar.
ki - giymek ve mono - şey şeklinde açılabilir. tam türkçe karşılığı "giyecek, giysi, kıyafet, giyilecek şey" anlamındadır. hem kadın hem erkek hem de çocuklar için olan geleneksel japon giysilerin hepsine kimono denir. yüzlerce çeşiti vardır. düğün için olanı başka, yazlık olanı başka, iç giyim olanı başka, dış giyim ceket olanı başka...
asya tarihi dizilerinde görmüşsünüzdür kat kat ipek kumaşlar giyerler ve obi denilen bir dokuma kemerle belden sıkıca bağlarlar. kimono'nun yazlık olanına yukata denir. obi her zaman arkadan bağlanır. sadece fuhuş yapan geyşalar obilerini önden bağlarlar. bir geyşanın anıları filminde göze çarpan gösterişli kemerlere tsuke obi denir. bunlar giyime her daim hazır olan pratik aksesuarlardır. buradaki videoda obi dokuma tezgahını ve obi üzerindeki desenlerin anlamlarını anlatan japonca içeriği izleyebilirsiniz.
kimono kumaşındaki desenler, renkler, işçilik ve obi bağlama stili bir japonun toplum içerisindeki statüsünü gösterir. kimono giymek bir sanattı ve bu sanat aileden öğrenilirdi. aynı zamanda çocuğa ailesinden kalan pahalı bir mirastı. saf ipekten dokuma kumaşı astar rengi için kök boyasına daldırırlardı. puantiyeli bir kimono için kumaşa yüzlerce düğüm atılır ve sonra boya dolu fıçıya daldırılırdı. daha sonra da kaynar su buharında boya fikslenirdi. edo döneminden beri en popüler renk japon mavisi (ai) olarak bilinen koyu çivit mavi renkti. yüzlerce düğüm atılan saf ipek kumaş japon mavisi boyaya daldırıldıktan sonra kurutulup düğümler açıldığında kumaş yıldızlı bir geceyi betimleyen sanat eserine dönüşüyordu. bu tekniğe shibori denmektedir. şurada güzel bir uygulama videosu var.
bugün kot pantolonlarda kanıksadığımız çivit mavi renk aslında japon mavisidir. bir japon giyim markası kot pantolonları bu mavi renkte boyayıp satmaya başlayınca bütün dünya'da ideal kot pantolon rengi oluverdi. ayrıca japon mavisi seramiklerde de çok yaygın kullanılan bir renktir.
buradan japon kültüründe hangi renkler popülerdi bakabilirsiniz.
daha gösterişli bir kimono istiyorsanız kimono ressamlarına sipariş vermeliydiniz. gerçek altın folyoyla ve altın ipliklerle nakşedilen desenler japon toplumundaki statünüz yansıtacaktır şu ve bi de şu.
edit: daleksaldırısı 'nın verdiği bilgilere göre ekleme ve yorum yapıyorum;
kimono ipek kumaştan üretilir iken yukata pamuktan üretilir. erkek yukatasını giymek kadınlara kıyasla daha az zahmetli olur.
geyşalar kesinlikle fuhuş yapmazlar. obi kemerlerini arkadan bağlayabilmek için bir yardımcıya ihtiyaç vardır. geyşa evlerinin maddi durumu yetersiz olduğunda maiko ve geyşalar obi kemerini önden bağlarlar.
maiko, çırak geyşa veya yarım-mücevher demektir. maikoların kimonolarının yakaları kırmızı, geyşalarınki beyazdır. yaka değişimi için maiko'nun genç kızlıktan kadınlığa adım atmış olması gerekmekteydi. bu uygulamaya mizuage deniliyordu ve teorik olarak maiko'nun bekaretinin açık arttırma yoluyla en yüksek fiyat veren kişiye satılması ile gerçekleşiyordu. (yani biz batılılara göre fuhuş)
geyşaların müşteriler ile yatmaya izinleri yoktu. ancak danna-sama bu ayrıcalığa sahipti. bir geyşa meslek hayatı boyunca en fazla 1-2 danna alır, daha fazlası ile şöhretine leke düşürmezdi. danna, geyşasının bütün masraflarını, pahalı hediyelerini ödemekle üstlenirdi. kontrat 5 yıllığına yapılırdı. danna için bu gurur verici bir şeydir. danna'nın karısı bile geyşayla yalnızca cinsel ilişkisi olan kocasıyla gurur duyardı. geyşalar ise asla evlenmezlerdi. evlenirse geyşalık yapamazdı. bu sistemde aşk ve tutku gibi japon toplumu için küçük düşürücü, utandırıcı, zayıflık olarak görülen duygulara yer yoktur.
yani medeni hukuka'a göre geyşalar sözleşmeli fahişelerdir. ama fuhuş yapmak modern ceza yasalarında suç olarak yer almaz.
fuhuş: para karşılığı cinsel ilişkiye girmek
evet, japon toplumunda cinselliğe ve fahişeliğe farklı bakılıyor. o toplum için geyşalar zengin burjuva danna'larına sanatıyla, kültürüyle, güzelliğiyle en iyi hizmeti vermekle görevli fahişelerdir. bizim kültürümüzde geyşalık yok ama tam türkçesi 'kapatma' fahişeler vardır, yani metres.
şimdi social justice warrior'lar gelmeden, politik doğrucular burayı basmadan bu sistemi yorumlamaya devam edelim;
görüldüğü gibi erkeklerin cinsel isteklerinin sürekli diri tutulması, ateşlenmesi için ataerkil toplumlarda metres, geyşa gibi ataerkil baskı altındaki kadınlar kullanılıyor. bir erkeğin cinsel gücünü kanıtlaması en ilkel davranış şeklidir. ne yazık ki ülkemizde hala böyle ilkel dırzolar var. cinsel gücünü kaybedene ne deriz? iktidarsız diyoruz değil mi?
toplumda kadın ikiye ayrılır; kitonyen eğlenilecek kadın ve piru-pak, masum, cennetten düşen çiğ damlası gibi, bakire meryem misali evlenilecek kadın. cinsellik ayıp, tü kaka, püüü rezil kadın seni. peki erkekler kimi s*kecek? ideal kadın meryem ana gibiyse, cinsel ilişkiye girmeden hamile kalıyorsa (oha yani oha, isa tüp bebek herhalde) bu motif nedir?
ister kıta avrupası'na, ister asya toplumlarına isterseniz ortadoğu toplumlarına bakın. bu kurumun adı tapınak fahişeliğidir.
"geyşalar fuhuş yapmaz" ne yapar canım kardeşim? senin de bütün maddi isteklerin 5 yıl karşılansa sen bile geyşa olursun. zaten günümüzde bazı siyasetçilerin yaptığı da bu değil mi: devlete geyşa olmak.
geyşalar, fuhuş yapmaz demek iki yüzlülüktür. geyşa'lık kurumu öyle hadi halka bir hizmet götürelim diyerek ortaya çıkan bir meslek değil. zaten bütün meslekler bir ihtiyaçtan ortaya çıkar.
devamını gör...
moral bozukluğuna iyi gelen şeyler
daha sağlam bir dertle üstünü kapatabilirsiniz.
devamını gör...
rte’nin daha neler olacak neler bunlar iyi günler demesi
halkı kutuplaştırmanın, nefretin bir siyaset politikası olarak kullanılmadığı normal bir ülkede cumhurbaşkanı bir muhalefet lideri hakkında böyle tehditvari bir cümle kursa insanlar şaşırır değil mi?
işte ne yazık ki biz şaşırmıyoruz.
işte ne yazık ki biz şaşırmıyoruz.
devamını gör...
okuyamadık kardeş durumumuz yoktu
uzunca yazılan tanımları altına mükemmel bir bkz olabilecek cümle. buralar değerlenecek.
devamını gör...
çocuk ruhlu kadın
kadın için iyi bir tespit yapmış sevgili başlık sahibi.. onu da paylaşalım.. iyiyse _canlı_ kötüyse sadece kadın.. bildiğin kıskançlık..
tanım: bir ümittir hep çocuk kalmak..
tanım: bir ümittir hep çocuk kalmak..
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissedemedikleri
mesela..
büyük coşku. hani kalbi pır pır pır çarptıran.
kocaman aşk.
sakinlik.
büyük coşku. hani kalbi pır pır pır çarptıran.
kocaman aşk.
sakinlik.
devamını gör...
ırkçılık bir çocukluk hastalığıdır
çocukluk hastalığı mıdır, yoksa ergenlik bunalımı mı paragraf paragraf döşerdim şimdi ama hiç keyfim yok..
ama bildiğim birşey varsa ırkçılık bir insanlık suçudur, bir nefret suçudur. koca koca gelişmiş ülkeler bu sorunla mücadele etmek için ne kanunlar çıkarıyor, biz napıyoruz peki? ırk güzellemesi!
aynen devam edin efenim, siz bu kafayla nah gelişirsiniz.
ama bildiğim birşey varsa ırkçılık bir insanlık suçudur, bir nefret suçudur. koca koca gelişmiş ülkeler bu sorunla mücadele etmek için ne kanunlar çıkarıyor, biz napıyoruz peki? ırk güzellemesi!
aynen devam edin efenim, siz bu kafayla nah gelişirsiniz.
devamını gör...
her tür müziği dinleyen kişi
ne metalcidir ne popçu, ne cazcıdır ne rapçi, ne blues bağımlısıdır ne klasik, ne enstrümantal takılır ne de türkücü.
hangi tür müzik seversin sorusu en büyük kabusudur.
evet! kulağına hoş geleni dinler...
hangi tür müzik seversin sorusu en büyük kabusudur.
evet! kulağına hoş geleni dinler...
devamını gör...
muşmula

bir sonbahar meyvesi.
yeterince olmayanı ağzı buruşturur.
bizim oralarda değmiş derler, olmadan çürümeye dönme arasında, meyvenin yaşlıların ağzına göre olan halidir.
o halini çok severim.
bazı yerlerde adı döngeldir.
döngel ismi, görüpte anlamayanın pişmanlığı gibidir.
endemik bir meyvedir.
bulunca tadın derim.
devamını gör...
iyi memenin sırrı
menemen diye okumam dışında hiç bir sorun yok. açken ben, ben değilim
devamını gör...
ünlülerin isimleri ile hemhal olmuş objeler
kenan doğulu - güneş kolyesi.
devamını gör...
ceviz reçeli
geleneksel reçellerden daha fazla damak zevkime hitap eden reçel türlerinden biri.
devamını gör...
3000. tanım
an itibariyle bana nasip olmuştur. ocak ayından beri buradayım. sözlük bozmadığı sürece ayrılmayı düşünmüyorum. daha nice 3000 tanımlar. herkese iyi kafalar.
devamını gör...
