anın fotoğrafı
şurada kiminle oturmak isterdiniz?

benim aklıma kimse gelmedi.
son yılları düşündüm.
hayatımı düşündüm, hayatımda olan insanları düşündüm.
yok yok tek bir isim bile yok.
evet bir adet manit var shrek bey onla bu ara limoniyiz bu yüzden aklıma gelse de yoo nedenmiş bana ne dedim ve onu da seçmedim.
siz olsanız kimle oturur ve güneşin batışını izlerdiniz?
dometesleri kapıp gelebilse aklımda bir isim var ama oohhoo çok uzaklarda.
neysem aklınızdan ilk geçen kimse ona aitsiniz ve inandığınız o kutsal varlık her neyse sizi ona onu size bahşetsin... hadi yine iyisiniz hahah.
sevgiler..

benim aklıma kimse gelmedi.
son yılları düşündüm.
hayatımı düşündüm, hayatımda olan insanları düşündüm.
yok yok tek bir isim bile yok.
evet bir adet manit var shrek bey onla bu ara limoniyiz bu yüzden aklıma gelse de yoo nedenmiş bana ne dedim ve onu da seçmedim.
siz olsanız kimle oturur ve güneşin batışını izlerdiniz?
dometesleri kapıp gelebilse aklımda bir isim var ama oohhoo çok uzaklarda.
neysem aklınızdan ilk geçen kimse ona aitsiniz ve inandığınız o kutsal varlık her neyse sizi ona onu size bahşetsin... hadi yine iyisiniz hahah.
sevgiler..
devamını gör...
saçma şarkı sözleri
honki ponki toni nok
çalona bimbo bori rok
muşi muşi hobobo kozi zok
çiki çiki şayne tiki tak tok.
çalona bimbo bori rok
muşi muşi hobobo kozi zok
çiki çiki şayne tiki tak tok.
devamını gör...
geceye latince bir söz bırak
ecce homo. ayrıca (bkz: ecce homo (kitap)).
devamını gör...
unutulmayan aşk-ı memnu replikleri
unutulmayan final sahnesi olabilir. "beni beni..bihter'ini".
devamını gör...
sabo
avrupa ülkelerinde kullanılan bir çeşit tahta terlik. tahta olmayan versiyonunu bizde de genellikle sağlık alanında çalışanlarda görürüz.
şehir efsanesi olduğu söylenen bir de hikâye var bununla ilgili;
eski dönemlerde, delikli kart kullanan dokuma tezgahlarının kullanılmaya başlanmasıyla fransa'da çalışan işçiler işsiz kalmaya başlamış ve makineleri çalışmaz hale getirmek için bu tahta terlikleri (ki "sabots" olarak geçiyor isimleri) fırlatarak onları bozmaya başlamışlar. sabotaj (sabotage) kelimesi de bu nedenle türemiş ve kırmak, bozmak gibi anlamlara geliyormuş.
ancak yukarıda da değindiğim gibi, bunun doğru olduğuna dair net bir kanıt olmadığı gibi, sabotaj kelimesinin farklı bir kökten geldiği söyleniyor.
şehir efsanesi olduğu söylenen bir de hikâye var bununla ilgili;
eski dönemlerde, delikli kart kullanan dokuma tezgahlarının kullanılmaya başlanmasıyla fransa'da çalışan işçiler işsiz kalmaya başlamış ve makineleri çalışmaz hale getirmek için bu tahta terlikleri (ki "sabots" olarak geçiyor isimleri) fırlatarak onları bozmaya başlamışlar. sabotaj (sabotage) kelimesi de bu nedenle türemiş ve kırmak, bozmak gibi anlamlara geliyormuş.
ancak yukarıda da değindiğim gibi, bunun doğru olduğuna dair net bir kanıt olmadığı gibi, sabotaj kelimesinin farklı bir kökten geldiği söyleniyor.
devamını gör...
erikli suyu erik tadında zanneden minik
itiraf ediyorum bu minik bendim içine iki tutam tuz bile serpiştirdiydim. * mahlasımın tesadüf olmadığı gerçeğine her gün bir adım daha yaklaşıyorum bu arada. her neyse erikli suyu erik tadında değildir normal sudur.
nilfarah ukdesi.
nilfarah ukdesi.
devamını gör...
hale etkisi
hale etkisi bir kişiye baktığınızda tek bir şeye -örneğin dış görünüşüne- dayanarak onun tüm karakteri hakkında varsayımlarda bulunmaktır. bu etkinin olmasının nedeni zihnimizin bir kişinin veya bir nesnenin birden fazla özelliğini aynı anda analiz etmekte zorlanıp işleri kolaylaştırmak için tüm özellikleri bir araya getirmesi ve genel bir yargıya varma hatasına düşmesidir. fiziksel olarak çekici bulunan kişilere (farkında olmadan) zeki, başarılı, iyi kalpli, yardımsever, güvenilir gibi sıfatlar yüklemek, işverenlerin iş görüşmelerinde başvuran kişinin performans değerlendirmelerini tek bir özelliğe dayanarak yapması hale etkisine örnektir.
bir gorselle anlatacak olursak
bir gorselle anlatacak olursak
devamını gör...
kendime not
“ güzel konuşan birine değil, güzel davranan birine itimat et. can ol, yeri gelince yol, düşerse kanat ol. çünkü sevilmelerin ve değer vermelerin en güzeline layıktır böyleleri. nasıl ki 'söz gümüşse sukût altın' . davranışta huzura açılan kapıdır benim gözümde.”
devamını gör...
geceye güzel bir kadın görseli bırak
devamını gör...
huri
cennette erkeklere verileceği iddia edilen memeleri henüz tomurcuklanmış genç ve bakire kızlarmış.
1 - müslümanım ama böyle bir cinsi ayrışmaya inanmıyorum. onlar da varsa olsa olsa hizmetkâr olur da diyemem çünkü varsa neden erkeklere kadınlar hizmet ediyor bu haksızlık. erkek olarak kadınların cennette bile köleleştirilmesine karşıyım.
2 - tıbben bakirelik diye bir şey yokken, bu halk arasında uydurulmuş bir durumken dinsel açıdan bu terim nasıl kullanılabilir?
3 - her türlü ilizyon ve sihrin var olduğuna inanılan öte alemde ol deyip oldurmak varken ne amaçla bu gereksiz gösteri yapılıyor?
1 - müslümanım ama böyle bir cinsi ayrışmaya inanmıyorum. onlar da varsa olsa olsa hizmetkâr olur da diyemem çünkü varsa neden erkeklere kadınlar hizmet ediyor bu haksızlık. erkek olarak kadınların cennette bile köleleştirilmesine karşıyım.
2 - tıbben bakirelik diye bir şey yokken, bu halk arasında uydurulmuş bir durumken dinsel açıdan bu terim nasıl kullanılabilir?
3 - her türlü ilizyon ve sihrin var olduğuna inanılan öte alemde ol deyip oldurmak varken ne amaçla bu gereksiz gösteri yapılıyor?
devamını gör...
miras kavgası
aile bireylerini birbirine düşürebilen olay. bundan 10 yıl önce uzaktan bir akrabamızın vefatı sonrasında evinde toplandık ve mezarlığa gitmek için defin saatini bekliyoruz. o sırada ölen adamın torunları dedelerinin telefonunu alıp içinde 50 kontör olduğunu fark ettiler. bunun üzerine başkası adına utandığım bir kavgaya şahit oldum. adamın boşandığı eşi ve torunları arasında o 50 kontör için kavga çıktı. kadın diyor o kontörleri bana gönderin, torunları diyor hayır kendimize göndereceğiz. adam daha toprağa giremeden kemikleri sızlamıştır eminim.
devamını gör...
türklerin işgale fetih demesi
ne diyelim, mahmut’mu diyelim?
devamını gör...
dostlarım
bir tanju okan şarkısı. bildiğim kadarıyla (bkz: aşık hüdai) şiiri.*
bu şarkıyı aylar önce @thedansözkiller hediye etmişti bana. teşekkürler efenim. o gece de defalarca dinlemiştim ama son zamanlarda daha da bir dinler oldum. e tanımı girmemek de olmazdı şimdi.
bugün şey demişti biri "ne düşünüyorsun be bu kadar? boşver düşünme" az önce bu şarkıyı dinlerken bir daha aklıma geldi sözleri. insanın gözlerinin nereye daldığını en güzel anlatan şarkılardan. dinleyin dostlar dinleyinnn...
open.spotify.com/track/5cZk...
~dudaklarım kurudu aşk ateşiyle
bir damla su verecek o pınar nerede?
gözlerim bir noktada dalgın soruyor
yıllardır dost bildiğim sevgilim nerede?
nerde bana sevgiyle uzanan eller?
nerde bana söylenen o tatlı sözler
büsbütün inançlarım yıkıldı bir bir
bomboş kaldı dostluğa uzanan eller
benim en iyi dostum içkim, sigaram
onlarda terk ederdi olmasa param
canım kadar yakınım el oldu şimdi
dünyada dost denilen kelime yalan
benim en iyi dostum içkim, sigaram
onlarda terk ederdi olmasa param
canım kadar yakınım el oldu şimdi
dünyada dost denilen kelime yalan
her akşam efkâr basar garip gönlümü
içerken kadehleri kırasım gelir
suskun dudaklarımda sessiz bir şarkı
ah ettikçe içimden bir alev gelir
her akşam efkâr basar garip gönlümü
içerken kadehleri kırasım gelir
suskun dudaklarımda sessiz bir şarkı
ah ettikçe içimden bir alev gelir
benim en iyi dostum içkim, sigaram
onlarda terk ederdi olmasa param
canım kadar yakınım el oldu şimdi
dünyada dost denilen kelime yalan
benim en iyi dostum içkim, sigaram
onlarda terk ederdi olmasa param
canım kadar yakınım el oldu şimdi
dünyada dost denilen kelime yalan
benim en iyi dostum içkim, sigaram
onlarda terk ederdi olmasa param
canım kadar yakınım el oldu şimdi
dünyada dost denilen kelime yalan~
bu şarkıyı aylar önce @thedansözkiller hediye etmişti bana. teşekkürler efenim. o gece de defalarca dinlemiştim ama son zamanlarda daha da bir dinler oldum. e tanımı girmemek de olmazdı şimdi.
bugün şey demişti biri "ne düşünüyorsun be bu kadar? boşver düşünme" az önce bu şarkıyı dinlerken bir daha aklıma geldi sözleri. insanın gözlerinin nereye daldığını en güzel anlatan şarkılardan. dinleyin dostlar dinleyinnn...
open.spotify.com/track/5cZk...
~dudaklarım kurudu aşk ateşiyle
bir damla su verecek o pınar nerede?
gözlerim bir noktada dalgın soruyor
yıllardır dost bildiğim sevgilim nerede?
nerde bana sevgiyle uzanan eller?
nerde bana söylenen o tatlı sözler
büsbütün inançlarım yıkıldı bir bir
bomboş kaldı dostluğa uzanan eller
benim en iyi dostum içkim, sigaram
onlarda terk ederdi olmasa param
canım kadar yakınım el oldu şimdi
dünyada dost denilen kelime yalan
benim en iyi dostum içkim, sigaram
onlarda terk ederdi olmasa param
canım kadar yakınım el oldu şimdi
dünyada dost denilen kelime yalan
her akşam efkâr basar garip gönlümü
içerken kadehleri kırasım gelir
suskun dudaklarımda sessiz bir şarkı
ah ettikçe içimden bir alev gelir
her akşam efkâr basar garip gönlümü
içerken kadehleri kırasım gelir
suskun dudaklarımda sessiz bir şarkı
ah ettikçe içimden bir alev gelir
benim en iyi dostum içkim, sigaram
onlarda terk ederdi olmasa param
canım kadar yakınım el oldu şimdi
dünyada dost denilen kelime yalan
benim en iyi dostum içkim, sigaram
onlarda terk ederdi olmasa param
canım kadar yakınım el oldu şimdi
dünyada dost denilen kelime yalan
benim en iyi dostum içkim, sigaram
onlarda terk ederdi olmasa param
canım kadar yakınım el oldu şimdi
dünyada dost denilen kelime yalan~
devamını gör...
oxygen
geçtiğimiz hafta izleme fırsatı bulduğum film olur kendileri. oldum olası tek mekân filmlerine hastayım. birde bu durum bilim kurgu ile birleşince tabiri caizse tadından yenmez olmuş. tabi ki bunda yönetmen alexandra aja 'nın büyük katkısı olmuştur. ama bilim kurguyu tek mekâna sıkıştıracak senaryoyu yazan adamı da gözlerinden öpmek lazım. christie leblanc 'in senaryosunu yazdığı bir filmi ilk kez izledim. biraz bakınayım başka neler yapmış bu adam dedim ve biraz bakındım. meğer adamın ilk uzun metrajlı filmiymiş bunu öğrenmiş oldum. bundan sonra merakla diğer senaryolarını bekleyeceğim artık. film gerilim ögelerini bilim kurgu ile çok güzel harmanlamış eyvallah. şu oksijen sayacı cidden insan da gerginlik yaratıyor. o hissi gayet başarılı vermişler. yalnız tek mekân derken biraz ipin ucunu kaçırmışlar. bildiğin tabut abi orası. hem de geri sayım sayacı olan bir tabut ve o sayede heyecan tepe noktalarda geziniyor.
hanım ablamızın oyunculuğu da fena değil. izlettirdi o kadar dakika kendisini. ama benim için filmin kahramanı milo. bugüne kadar yığınla bilim kurgu filmi izlemiş biri olarak şunu söyleyebilirim ki; milo kadar dürüst bir sanal zekâ ile karşılaşmadım. resmen adamın dibi. malumunuz olduğu üzere, bu sanal zekâ karakterlerin çoğunda manipülasyon hastalığı var. bunun da müsebbibi arthur c. clarke ile stanley kubrick! işte milo, bu ikilinin yarattığı, güvenilmez, orası burası oynayan, sürekli zihin oyunlarıyla karakterlerin psikolojisini bozan, sanal zekâ alışkınlığına bir tepki olarak ortaya çıkmış gibi duruyor. resmen bir isyan ateşi yakmış. bu yüzden, filmin kilometre taşı beni için milo. milo bir yana diğerleri bir yana!
tek mekânda bilim kurgu ve gerilim ögelerini başarılıyla birleştirmiş olan bu filmi izlemezseniz çok şey kaçırırsınız kanımca. hele ki, milo ile tanışmazsanız, hayatınızın hatasını yaparsınız, benden söylemesi. *
hanım ablamızın oyunculuğu da fena değil. izlettirdi o kadar dakika kendisini. ama benim için filmin kahramanı milo. bugüne kadar yığınla bilim kurgu filmi izlemiş biri olarak şunu söyleyebilirim ki; milo kadar dürüst bir sanal zekâ ile karşılaşmadım. resmen adamın dibi. malumunuz olduğu üzere, bu sanal zekâ karakterlerin çoğunda manipülasyon hastalığı var. bunun da müsebbibi arthur c. clarke ile stanley kubrick! işte milo, bu ikilinin yarattığı, güvenilmez, orası burası oynayan, sürekli zihin oyunlarıyla karakterlerin psikolojisini bozan, sanal zekâ alışkınlığına bir tepki olarak ortaya çıkmış gibi duruyor. resmen bir isyan ateşi yakmış. bu yüzden, filmin kilometre taşı beni için milo. milo bir yana diğerleri bir yana!
tek mekânda bilim kurgu ve gerilim ögelerini başarılıyla birleştirmiş olan bu filmi izlemezseniz çok şey kaçırırsınız kanımca. hele ki, milo ile tanışmazsanız, hayatınızın hatasını yaparsınız, benden söylemesi. *
devamını gör...
unutulmayan magazin olayları
mehdi olduğunu sanıp stüdyoda yuvarlanarak bakın nasıl uçtum diyen bir herif vardı sanki.
devamını gör...
seni aldattım diyen sevgiliye söylenecek ilk söz
ilk duyduğum anda kafamın içinde (bkz: dolu kadehi ters tut) - aldattım şarkısı çalmaya başlamıştı. pişman olduğuyla ilgili konuştu. her cümlesini zaten ne duyuyor ne anlıyordum. çantamı toplayıp yavaşça kalktım. eve giderken arkadaşımla telefonda konuştuk çok soğukkanlı olduğum için merve aksak'a benzetti. ağlamadım daha doğrusu ağlayamadım. akşam yemeği yerken hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. yani kısacası tek bir kelime edemedim beni aldatan kişiye.
devamını gör...
şahsiyet
hakan günday’ın senaryosunu yazdığı haluk bilginerin harikalar yarattığı türk dizisi. en başarılı türk dizileri arasında rahat ilk 3 e girer öyle bir dizidir. tadında bitirilmesi müzik kullanımı falan harika ayrıntılardır.
devamını gör...
hiç bilinen türk ressam olmaması
badanacı hamdi
devamını gör...
yurt dışına çıkmak isteyen gençlik
"başka ülkelerde türk olarak nasıl karşılanacaklarını bilmiyorlar." gibi saçma sapan söylemlerle, belki de son kurtuluş umutları kırılmaya çalışılan gençlik.
bir kere şunu anlamak lazım; ırkçılık dünyanın en medeni, en gelişmiş ülkelerinde bile var ve sadece türklere karşı yapılan bir şey değil bu fakat genel olarak yeterli insani gelişmişlik düzeyine sahip bir ülkeye gittiğinizde ve o ülkenin sosyo-kültürel yapısına düzgün bir biçimde entegre olduğunuz taktirde, ırkçılık kaynaklı durumlarla karşılaşmanız istisnai bir düzeyde kalacaktır.
ayrıca, örneğin almanya gibi ülkelere gidip de ırkçılıktan söz edenlerin bir kısmını da, oraya uyum sağlamaya çalışmak yerine, kendi ilkel yaşam biçimini orada da devam ettirerek gittiği ülkedeki insanlara rahatsızlık veren çomarlar oluşturuyor. bu insanlar da verdikleri rahatsızlık dolayısıyla tepki gördüklerinde durumu hemen ırkçılığa vurarak mağdura yatıp haklı çıkmaya çalışıyor genelde.
ve işin en komik tarafı, göçmen sıfatıyla gittikleri ülkelerde sağcıların iktidara gelmesinden korktukları (bu normal olan kısım) için sol partilere oy verirken, bayramdan bayrama adım attıkları "vatanları" söz konusu olduğunda galaktik lider hüloooogggg moduna geçerek halkın anasını ağlatacak ideolojilere hizmet eden şahıs ve partilere destek vermeleri.
bunların atanamamış versiyonları da burada yurtdışına gitmek isteyen gençlerin umutlarını söndürmeye çalışan varlıklar. gençler de maldı ya zaten; gittikleri yeri cennet sanacaklar. bunu diyen eleman fırsat bulsa ilk kendisi gidecek o "ırkçı" avrupa ülkelerine, bilmiyoruz sanki.
bir kere şunu anlamak lazım; ırkçılık dünyanın en medeni, en gelişmiş ülkelerinde bile var ve sadece türklere karşı yapılan bir şey değil bu fakat genel olarak yeterli insani gelişmişlik düzeyine sahip bir ülkeye gittiğinizde ve o ülkenin sosyo-kültürel yapısına düzgün bir biçimde entegre olduğunuz taktirde, ırkçılık kaynaklı durumlarla karşılaşmanız istisnai bir düzeyde kalacaktır.
ayrıca, örneğin almanya gibi ülkelere gidip de ırkçılıktan söz edenlerin bir kısmını da, oraya uyum sağlamaya çalışmak yerine, kendi ilkel yaşam biçimini orada da devam ettirerek gittiği ülkedeki insanlara rahatsızlık veren çomarlar oluşturuyor. bu insanlar da verdikleri rahatsızlık dolayısıyla tepki gördüklerinde durumu hemen ırkçılığa vurarak mağdura yatıp haklı çıkmaya çalışıyor genelde.
ve işin en komik tarafı, göçmen sıfatıyla gittikleri ülkelerde sağcıların iktidara gelmesinden korktukları (bu normal olan kısım) için sol partilere oy verirken, bayramdan bayrama adım attıkları "vatanları" söz konusu olduğunda galaktik lider hüloooogggg moduna geçerek halkın anasını ağlatacak ideolojilere hizmet eden şahıs ve partilere destek vermeleri.
bunların atanamamış versiyonları da burada yurtdışına gitmek isteyen gençlerin umutlarını söndürmeye çalışan varlıklar. gençler de maldı ya zaten; gittikleri yeri cennet sanacaklar. bunu diyen eleman fırsat bulsa ilk kendisi gidecek o "ırkçı" avrupa ülkelerine, bilmiyoruz sanki.
devamını gör...

