babamın dede tarafının lakabı var, hala daha sülale köyde "kantırlar" olarak tanınıyor. biraz deşince eskilerden birinin yoğurt sattığını, belinde kantar taşıdığını, kantarı belinde, kantarı belinde diye diye yıllar içinde kantırlara dönüştüğünü öğrendiğim lakap. pek komik değil ama garip.
devamını gör...

zaten misafir sevmem, bir de muhabbet yoksa varoluşumu sorgulayabilir zaman mefhumunu irdeleyebilir hatta mekanlar arası yolculuk bile yapabilirim.
ne gerek var böyle şeylere herkes evinde otursun.
tabii bunlar hep iç ses.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

çok ağladık ama değmedi...
devamını gör...

prenses veya prens gibi yetişmiş her istediğinin olacağını sanan varlıklar.
devamını gör...

"ikilik kinini içimden atıp
özde ben bir insan olmaya geldim"

arif sağ yorumu ile;

devamını gör...

spekülasyon, manipülasyon, süspansiyon, proporsiyon, dejenerasyon gibi gereksiz tansiyon yükselticilere ihtiyaç duymayan, kaliteden ve hakkaniyetten ödün vermeyen, ayrıca kavgadan gürültüden beslenen kabiliyetsizlere haddini bildiren güzel bir sözlük.
devamını gör...

bir gencin ahlaklı, çalışkan, bilgili, kültürlü, özetle iyi ve başarılı insan olmasının ilk temeli ailesidir. 7 yaşına kadar ilk terbiyeyi aileden alır veya alamaz.
sonra ilköğretim çağına gelir. burası çok önemlidir ki tüm iyi veya kötü gelişmeler bu 12 yaşına kadar ve de en fazla ortaöğretim sonu olan 15 yaşına kadar olan dönemde gelişir. ondan sonra artık aldığı bu temele göre de kaderi iyi ya da kötü ortaya çıkar.
devamını gör...

karma puan çılgınlığı ve sözlük yönetiminin ekonomi yaklaşımı üzerine bir inceleme

geçtiğimiz günlerde yapılan ''kafa store'' indirim günleri hepinizin dikkatini çekmiştir. sözlük yazarlarını acımasızca ve fütursuzca başlık altlarında çalıştıran, girdikleri tanımlardan nemalanan sözlük yönetimi, bu emeğin karşısında yazarlarına asgari ücretin bile altında bir karma puan ödemesi yapıyor. oysa pazar çok pahalı. bir çok sözlük yazarı, indirime rağmen temel ihtiyaç malzemelerini temin edemiyor. sözlükte bir çok yazar ''millet aç aç!'' nidaları atarken, yoldaş ve ekibi yaşanan ekonomik krizi görmezden geliyor.
bu konu ile ilgili yaptığı açıklamalar ise yazarların yaşadığı ekonomik dar boğazı umursamadığını gözler önüne seriyor. açıklamayı kaçıran değerli sözlük yazarları için aynen buraya aktarıyoruz.

''bana kimse bu sözlük içerisinde insanlar karma puana muhtaç dedirtemezsiniz. değiller. abartılı işler bunlar. muhaliflerin hakkımızdaki karalama kampanyalarından yalnızca birisi. bakın ben yine de yüce gönüllülüğümü gösterdim. iko'ya talimatı verdim. çöz şu sıkıntıları dedim. fiyatları indir. rozet lobisine, kişisel ileti lobisine geçit verme dedim. o da sağ olsun halletti. şu anda sözlükte karma puan sıkıntısı çeken, istediğini alamayan yazar yok. hatta bazıları üç rozet aldı. bunları biliyoruz. kulağımıza geliyor. ekonomik durum kötü olsa bunu yapabilirler mi ? yapamazlar. herkesin bir eli yağda bir eli balda, oturdukları yerden bize nasıl kara çalacaklarını düşünüyorlar. tek bir yazar dahi yatağa karma puansız girmedi/girmiyor.''

bu açıklamalardan sonra pek çok sözlük yazarı ile görüştük. kime dokunsak bin ah işittik. karma puan kredisi çekip ödeyemeyen, başlıklarına ve tanımlarına haciz gelen yazarlar olduğu gibi. 3-5 karma puan için mendil açıp dilenmeye başlayan yazarlar olduğunu da üzülerek gördük. hele bir yazarın başlık altında, ''indirim bitmeden bana borç verin borç'' diyerek kendini yakma girişiminde bulunması halen gözlerimizin önünde.

bazı yazarlar bu mevzuda acıyı bal eylerken, vur patlasın çal oynasın tarzında ''karma puan harcaması'' yapan yazarlarda var. peki bu yazarlar içinde bulunduğumuz ekonomik krizde nasıl oluyor da bu kadar rahat harcama yapabiliyorlar ? bu önemli sorunun cevabına da yine derin araştırmalarımız sonucunda ulaştık.

sözlük ekonomisinden sorumlu kaynağımızın söyledikleri şu şekilde;

''bazı başlıklarda ihaleye çıkıyoruz. tutacak başlıklar için yaptığımız bir uygulama bu. tabi ihaleyi elin adamına verecek değiliz. bize yakın olana veriyoruz. bunda yadırganacak bir şey olduğunu düşünmüyorum. bu başlıkları alanların karma puanının fazla olması gayet doğal. bunda kızacak kıskanacak bir şey yok. bize yakın olanların rahat etmesini sağlamamız lazım. bu bir gönül işi. bizim tarafımızda duracak gönüllere/gönüllülere ihtiyacımız var. bu en doğal hakkımızdır diye düşünüyoruz. hem onca şey yaptık. bilmem kaç şeritli kategori bölümü açtık. gece modu yapıldı. profillere onlarca özellik ekledik. hepsini bir kenara bırakın, radyo açtık radyo! bunlar hep bu arkadaşların sayesinde oluyor. bırakında karma puanları sizden çok olsun!''

evet değerli okurlar bu konuda bizim söyleyeceğimiz hiç bir şey kalmadı. ateş düştüğü yeri yakıyor. en doğru değerlendirmeyi sizin yapacağınızı biliyor ve bu konu ile ilgili tüm muhasebeyi vicdanlarınızda yapacağınıza sonuna kadar inanıyoruz.

sözlük yönetiminin yeni düşman algısı ve oglalalakota'nın bu algı oyunları içerisindeki yeri!

değerli sözlük müdavimleri, önceki bültenimizde sözlükte yaşanan kalkışma kıvılcımlarını ve yönetimin bu kıvılcımlara nasıl karşılık verdiğini yazmıştık. özellikle ''jön kafacılar'' teşkilatına yönelik yapılan baskınlar ve mellisho üzerinde yaratılan algı sonrasında yönetim bu işten kârlı çıkmış gözüküyor. sizlerde taktir edersiniz ki, mellisho'nun mesaj kutusunda bulunan şiirsel metinden sonra, kendisinin tutumunda bir nebze yumuşama görüldü. sanki kurda, kuzu postu giydirilmiş gibi bir durum söz konusu. içinde yanan devrim ateşi bir şekilde söndürülmüş ve hizaya çekilmiş gibi görünüyor. durumla ilgili kendisinden bilgi almak istediğimizde, evi temizleteceğim röportaj verecek vaktim yok diyerek, röportaj talebimizi geri çevirmesi de, kuşkularımızı arttıran önemli bir etken oldu.

tüm bu kuşkular ışığında kulağımıza gelen yeni bir olayı sizlerle paylaşmak istiyoruz. ''jön kafacılar'' kalkışması sonrasında, yönetim korku dağlarının zirvesinde dolaşmaya başladı. her şeyden nem kapar hale geldiler. ve tamda bu sebepten mütevellit oglalalakota adlı yazar hedef tahtasına oturtuldu. peki nedir bu olayın aslı astarı? yönetimdeki kaynaklarımızdan aldığımız bilgileri kelimesi kelimesine sizlerle paylaşıyoruz.

''yoldaş, oglalalakota'nın paylaşımlarından ciddi anlamda rahatsız. alttan alta sözlük yönetimini hedefe oturttuğunu düşünüyor. yazarın sürekli kızılderili katliamlarını gündeme getirmesi, baskıcı yönetimlerle ve insan hakları ihlalleri ile ilgili yaptığı paylaşımların, sözlük yönetimine yönelik alttan alta bir eleştiri olduğunu düşünüyor. bu sebeple de yazarın tüm hareketleri izlemeye alındı.

ayrıca yazarın sürekli hayalet dansından bahsediyor olması da bizim açımızdan bir kalkışma alâmeti olarak nitelenmekte. durup durup bu konuyu açmanın hikmeti harbiyesi nedir ? bilgisini vermişsin halen neyin peşindesin? diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz.

bunların dışında büyük bir sorun daha yaşıyoruz. bazı yazarlar kendisinin paylaşımları yüzünden bize duman yoluyla ulaşmaya çalışıyor. mesaj kutusu kullanmayı bıraktılar ve bu durum moderasyon açısından büyük bir sıkıntı oluşturmaya başladı. duman altında kaldık resmen. boğuluyoruz!

böyle giderse kendisi için sözlükte bir rezervasyon alanı oluşturacağız. bu iş başka türlü çözüme ulaşacak gibi gözükmüyor.''


evet değerli okurlar. sözlük yönetimi ayakta kalabilmek ve iktidarını devam ettirebilmek adına sürekli yeni düşmanlar yaratmak suretiyle, sözlüğü baskı ve korku ile yönetmeye devam ediyor. beyaz şeytana karşı şef oglalalakota'nın sonuna kadar yanında olduğumuzu bilmenizi isteriz. tek derdi insanlarla barış çubuğu tüttürmek olan bu güzel adama yapılan zulmü kabul etmiyoruz ve yüksek sesle haykırıyoruz; ''oglala lakota'yı rahat bırakın!''

kimsesizlerinkimiraikkonen pistlere veda mı ediyor ?

sözlüğün pek çok alanında hız düşürmeden sürüş yeteneklerini sergileyen değerli pilotu kimsesizlerinkimiraikkonen ile ilgili kulağımıza bazı söylentiler geldi. özellikle şiir başlıklarında harika bir iş çıkarmakta olan kimi'nin son günlerde gözlerinde bazı problemler oluştuğu ve bu yüzden sıkça pilotaj hatası yaptığından bahsediliyor. kendisine bu mevzu ile ilgili yönelttiğimiz sorulara pistlerdeki gururumuz kimi şöyle yanıt verdi;

kimi hakkında çıkarılan iddialarla ilgili yarışseverlere ne söylemek istersin ?

''aslında kafa sözlük sezonu benim için harika başlamıştı. sıralama turlarında çok iyi iş çıkardığımı düşünüyorum. damalı bayrağı her görüşümde içimde kelebekler uçuşuyor. fakat son zamanlarda formumda bir düşüş olduğunun bende farkındayım. bunun en büyük sebebi sözlükte açılan şiir başlıklarında, şiirlerin boşluk bırakılmadan paylaşılması. hepsini okuyacağım derken gözlerimi bozdum. her dizeyi okuyabilmek için tabiri caizse tampon tampona mücadele veriyorum. tam şiiri okudum, anladım derken de, gözlerimde bir bulanıklaşma oluşuyor ve şiir pistinden çıkıyorum.''

peki bu durum kalıcı mı ?

''kalıcı olduğunu zannetmiyorum. bu sıkıntıyı gece yarısı yaptığım test sürüşlerinde daha sık yaşıyorum. ama kendimi toparlayacağıma inanıyorum. beni sevenler ve beni takip edenlerden ricam şu; şiir paylaşırken lütfen arada boşluk bırakınız. gerçekten görüş alanımı kaybediyor ve sürüş hakimiyetimi yitiriyorum. ayrton senna'nın başına gelenlerin benim başıma gelmesinden de açıkçası çekiniyorum. hep birlikte şampanya patlatmak varken beni dört kolluya bindirmek niyetinde olan arkadaşları da sizin aracılığınız ile esefle kınıyorum.''

açık, mert, korkusuz kafa sözlük haber ajansını okudunuz. keyifli sözlükler dileriz.
devamını gör...

yok. güya türk özellikleri sayılan saçma sapan ve gülünç, varoşluk kokan hareketleri milliyetime mal ederek övünme gibi bir huyum da yok iyi ki. zerre komik değil.

ha eğer ille de osurmak, ekmek banmak gibi şeyler yazarak özürlü olduğumu belli etmeden bir türk özelliğimi belirtecek olursam bu şüphesiz mustafa kemal atatürk'ün çocuklarından biri olmaktır.
devamını gör...

hindistanın, ingiliz emperyalizminin işgalinde olduğu yıllarda, müslüman kökenli birileri tarafından kurulmakla birlikte, islamdan çıkan bir gruptur.
tabiki cihad, kıyam, şehadet gibi ingilizlerin hoşuna gitmeyecek konuları reddediyorlar, "hepimiz kardeşiz, hepimiz aynıyız" diyorlar, hatta "siz bu ingilizleri işgalci, kötü sanıyorsunuz ama hepimiz biriz" muhabbeti yapıyorlardı.
bu yüzden ingilizler tarafından her türlü imkan verilen bir gruptur. fetöcüler gibi ingiltere ve a.b.d tarafından sevilirler.
devamını gör...

hele ki islamik toplumlarda, bizim gibi sonradan müslüman olup kadını ayak altı edenler dahil, bu eril ikiyüzlülük tavan. aile kavramını sorgusuz infaz eden ihanet olgusu, sanırsın vajinayla işliyor. bu,erkeklerin her naneyi futursuzca yemesini meşrulaştırmaktan ötesi değil... babası aldatınca susup annesi aldatınca namus cinayeti!işleyen salak çocummm, al sapık babanı kur turşusunu...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yampiri yumpiri part 3
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

fotoşop desteği için sayın genyus’a teşekkürler *
devamını gör...

koronavirüs.

ayrıca bunu yapmasam olmaz,

(bkz: ben bu kadar pezevengi hiç bir arada görmemiştim)
devamını gör...

her yapılana gülüp gülüp, ​küçük bir lafla gemileri yakmama sebep olan huyum.
kızım fark etti huyumu 14 yaşında haliyle. tavsiye veriyor bana
arada da kız biriktirme diyor.
olsa dükkan senin diyorum ona.
devamını gör...

ilk kez 1795'te filolog frederic august wolf tarafından prolegomena ad homerum isimli kitabıyla ortaya atılan sorun.
wolf'a göre ilyada ve odysseia bir bütün olarak tek bir ozan tarafından yaratılmadı, bu destanlar birbirine eklenmiş şarkılardı ve homeros diye birisi hiç yaşamadı.

bu sorun hala çözülebilmiş değil. sebepleri is çok açık; m.ö 7. yy'dan beri filozof, ozan ve tarihçiler homeros hakkında doğduğu yerden başlayarak kör olup olmamasına kadar hep çelişkili şeyler söylediler. homeros hakkındaki ilk yazılı kaynaklar da bu çelişkili ifadeler olduğu için tarihte gerçekten böyle bir ozanın yaşayıp yaşamadığı hep muamma olarak kalacak.

aslında bu sorunun ortaya çıkmasının temelinde heirich schliemann'ın çanakkale'ye gelerek ilyada'da geçen troya'yı aramaya başlamasıdır. nitekim bulur da troya'yı. bu haber elbette çok ilgi görür ve herkes gözünü homeros ve eserlerine diker. herkes bu ozan ve eserleri ile isimlerinin beraber anılması için bir şeyler yapmaya çalışır.

o dönemin ozanları festival ve bayramlarda mitolojik hikayeleri şarkılar şeklinde söylerdi. nitekim büyük ihtimalle homeros da böyle bir ozandı. zaten ona atfedilen iki destan da kendisinden çok sonraları kaleme alındı. bu iki destan ilk kez peisistratos'un emriyle düzenlenip kaleme alındı. şu an okuduğumuz bu iki kitap onun düzenlediği şekildedir.

bir kişinin çıkıp ta sözlü gelenekten toparladığı toplamda 28.000 dizelik iki destanın sözlü geleneğe mensup tek bir ozan tarafından ezbere bilindiğini ve okuduğunu iddia etmek yeterince abartılı bir iddiadır. muhtemelen her ozan destanın belirli konularına hakimdi ve ve bayramlarda okurdu. bu ozanlar da itibar kazanabilmek için okudukları şarkılar için o dönemin en ünlü ozanı olan homeros'u referans gösterdiler. söylentiler birleşince de ihale homeros'a kaldı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

güzelim başlıklarımı hiç etmesiyle sonuçlanan olaydır.

al işte gitti ilham perilerim mutlusun mu.
devamını gör...

antoine de saint-exupéry'nin le petit prince'inde geçen buruk bir cümle. bölüm xxvii'de geçmektedir. zaman zaman çoğu insanın yaptığı bir şeydir aynı zamanda. belki işe yaramaz, kulağına ulaşmayacak ve içinde bir yere dokunmayacak o tesellileri dinlememek için belki karşıdaki insanı üzmemek için ve hatta tüm o yapay üzüntüye katlanmamak için... ve bazı zamanlar insanın açıklamaya mecali bile kalmadığı için. insanın sırtına bir kambur daha yükleyerek onu gölgelere doğru çeken o üzüntüleri anlatmak çoğu zaman rahatlatıcıdır kuşkusuz fakat bazen dili dönmez insanın; her gün insanın kafasının içini oyan o keskin ses bu defa delirtici bir sükûnet ile öylece durur. yine de belki de iyidir yorgunum demek çünkü insanlar yorgunluğunuzu pek nadir sorgularken, acınızın ve üzüntünüzün gerçekliğini sorgulamayı hak görürler kendilerine.



j’étais triste mais je leur disais: « c’est la fatigue… »

devamını gör...

30.11.1900 paris'te bir otel odasında "birimiz gitmeli " diye intihar eden kişi. ebediyata kattığı değerli eserler nedeniyle saygı ile anıyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim