dertsiz tasasız bir sabaha uyanmak.
devamını gör...

yol verdiğiniz diye teşekkür beklemeniz de ayrı olay, zaten mecburi olan bir şey için teşekkür beklemek kadar saçma bir şey olamaz. avrupa ülkelerinde yol vermezsen cezayı yersin. doğrusu türkiye'de yaşıyoruz ama olsundur. bu arada yayanın yaptığı ekstra bir terbiyesizlik varsa onu bilmem ama ben yol verdiğim hiç bir yayadan herhangi bir teşekkür beklentisi olmadan yapıyorum, yapmam gereken bir hareket için niye teşekkür bekleyeyim.
devamını gör...

her köşeden eşeksever, halay başı teröristlerin çıkmasından bıktık. 10-15 kardeş oldukları için devlet bursu da yurdu da bunlara çıkar. devletin etinden sütünden faydalanıp ilk fırsatta alışık oldukları leş hayata devam ederler.
not: teröristten kastın ne olduğunu herkes iyi biliyor. yoksa sağ, sol, şu, bu farketmiyor. buradaki ayrım vatanseverler ve teröristlerdir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

off bazen haberleri okuyamıyorum içime kasvet çöküyor gittikçe daha da umutsuzlaşıyorum,yaşam sevincimi alıyorlar bunlar.sen git bütün hayatın boyunca ders çalış boğazicini kazan uğraştığın şeylere bak,değer görmüyorsun üstüne hırpalanıyorsun..sonra gençlerimiz neden yurt dışına çıkmak istiyormuş. aşıyı türk bulunca nasıl gururlanıyoruz ama o kişinin almanyada yaşaması gerçeğininde farkındayız.imkanınız varsa gidin gençler burada sizi üzüyorlar.
devamını gör...

hadi canım hadi başka kapıya dedirten hak iddiasıdır. sınırlarımız içerisinde yaşayıp, tribe girmeden anadilimiz türkçemizi öğreniniz, devam ediniz, bekleme yapmayınız.
devamını gör...

alfred adler tarafından ortaya atılan ve kişinin bazı yönlerden kendini diğerlerinden aşağı hissetmesine neden olan karmaşasına denir.
bu komplekse sahip kişilerde genellikle kendini ispat etme çabası görülür. sıklıkla farkına varılmaz ve telafi etme düşüncesi kişileri eziyet içine sürükler ve şaşırtıcı bir kazanım veya aşırı bir antisosyal davranışla sonuçlanır.
özgüven eksikliği, saplantı bozuklukları, kültürel yozlaşma ve aşağılık kompleksinin nedenleri arasında gösterilebilir. psikiyatrik bir hastalıktan çok psikolojik bir durumdur.
devamını gör...

hakemin serbest vuruş kullanılmadan önce rakip takım tarafından kurulan baraj ile topa vuruluş yapılacak noktanın arasını 9 metre 15 cm olarak belirlemesi olayıdır.

hakem bunu metre ile değil adımlayarak yapar. adım boylarına göre barajın daha uzak ya da daha yakın olması çok muhtemeldir. çoğu zaman 9 metre 15 cm denk getirilemez.
esasen fifanın isteği 9 metredir, 15 cm hata payı olarak görülür. bu sebepten hakemler baraj oluşturmak için adımlarken ayağını korkak alıştırmaz.
rexbet
devamını gör...

bir kız arkadaşım vardı, olmadı yürütemedik ayrıldık. kötü ayrılmadık ama. ( her ne kadar olabiliyorsa kötü olmamak tabii ki) yani ayrılık sırasında, sonrasında da kırmadık üzmedik birbirimizi. aradan 3 sene filan geçti, bu birlikteliğimiz sırasında bana deriden çok güzel bir bileklik yapmıştı, ben de çok yıpranmasına rağmen neredeyse hiç çıkarmadım, çok güzeldi çünkü. arada ona bakar aklıma o gelirdi, gülümserdim. geçtiğimiz ocak ayında bir sabah uyandım, o bileklik yatağı toplarken gözüme ilişti, kopmuştu. üzüldüm ama çok düşünmedim üzerinde, dediğim gibi çok yıpranmıştı çünkü, olağan karşıladım, "belki tamir ederim" diye bi yere kaldırdım.

öğlene doğru telefon çaldı, eski kız arkadaşımın kız kardeşi, hayırdır diye açtım, ağlıyor ama nasıl? "urlalı abi, ablam trafik kazası geçirdi nolur gel", arabaya atladım gittim hastaneye ama maalesef kurtarılamadı, o akşama doğru vefat etti.

tesadüf müdür, başka birşey midir bilmiyorum ama aradan aylar geçti, hâlâ o bilekliği ve o günü hatırlayınca bir tuhaf olurum

( sonradan öğrendim, kaza anı ve benim uyanıp yatakta bilekliği görmem zamanları da hemen hemen aynı, arada 5 dakika yok.)
devamını gör...

bireyin belli hastalıklara karşı doğuştan sahip olduğu direnç biçimi doğuştan bağışıklık tır.
devamını gör...

üretkenliğin olduğu yerde karşılaşılamayacak davranış biçimi. zira mobbing varsa üretkenlik yoktur. yöneticilik, 5 karış mesafeden yüzüne dahi bakmadan muhatap almadan iş buyurmak, laf atıp sataşarak eksiğin gediğin içine insan gömmek demek değildir! çok iddialıyım evet ve hatta bu tespite kalıbımı basarım.
kurumsal olan işi de yaptım, sanatla da uğraştım, vasıfsız iş de üstlendim. çalıştığım her tür iş ortamında onlarca yönetici gördüm. beni yönetenler, yanımdaki departmanı yönetenler, yönetenleri yönetenler, onları da yönetenler... -bu böyle sabaha kadar sürebilir işte varın siz hesap edin-
yöneten kesimin bir türlü çözemediği bireysel iletişim problemleri, yönettiği koca koca ekiplere ve o ekiplerin de ürettiği ve yürüttüğü organizasyona sirayet edip, o iletişim sorunlusu yönetici en son halkada problemlerle yeniden karşılaştığında asla dönüp kendine bakmaz. parmağını en başta kime salladıysa dönüp yine ona söver, o da altındakine, o da altındakine... it ite it kuyruğuna derken hayat bu kısır döngüde sürer gider. üretim durur ya da ittire kaktıra zorla devam eder. zaten esas mesele iş aş organizasyon üretim değil, çalım satmak, hava basmak, unvan yarıştırmak, senin titleın benim titleımdan küçük diyebilmek, ego tatmin etmektir.

yönetici bireysel iletişim sorunlarını çözmüşse zaten her günün sonunda önce aynaya rapor verir, kendine dürüst olur, bir parmak sallanması gerekiyorsa önce kendine sallar derdini meramını anlatamadığı için. sonra herkesi toplar kulaktan kulağa oynamak yerine tüm ekibini açık iletişime teşvik eder. zira hepsi gününün yarısını birlikte geçirdiği, birlikte aynı havayı soluduğu insanlardır, kendi insanıdır. herkes birbirinden ve birbirinin görev tanımından, görev ve sorumluluklarından haberdar olur. zayıf halka kendini bilir, herkes zayıf halkayı bilir, açıkça ve olumlu üslupla bilinmesi sağlanır, zayıflıkların eksiklerin geri dönüşsüz şekilde giderilmesi için dayanışma yoluna gidilir. zira esas olan iştir, iş yürüsündür, gerisi teferruattır.
devamını gör...



"çünkü sen çölüme yağmur oldun
sen geceme gündüz oldun
sen canıma yoldaş oldun
sen kışıma yorgan oldun."
devamını gör...

diğer tüm türleri kendine bahşedilmiş sanması.

doğanın virüsüyüz lan biz ne bu egoistlik.
devamını gör...

saçma sapan başlıklar, yok cemaatmiş yok o yazarın ne kadar şöyle böyle olmasıymış bilmem ne. salın kardeşim insanları, ne kadar işsiz başlık varsa sol frame'de. bu kadar mı işsizsiniz, asosyalsiniz? kim nasıl istiyorsa öyle yaşasın, ayrışmanın hiçbir topluluğa fayda sağlamadığını göremiyor musunuz?
devamını gör...

hava ve bereket tanrısı amon ve güneş tanrısı ra'nın birleşmesiyle meydana gelmiştir. mısır mitolojisinde gelmiş geçmiş en güçlü tanrıdır.
devamını gör...

manga- bir kadın çizeceksin

devamını gör...

şarkılar falanlar filanlar....
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

geçmedi yare sözümüz
yollarda kaldı gözümüz
yere sürüldü yüzümüz
böyleymiş karayazımız.

çiçekler açılmaz oldu
pınarlar içilmez oldu
yar bize gülmez oldu
böyleymiş kara yazımız.

yalnız ona yar demiştik
onda bir şey var demiştik
o bizi anlar demiştik
böyleymiş kara yazımız.

hey gönül gene bu gece
kederim geceden yüce
gel susalım beraberce
böyleymiş kara yazımız.

kara yazı-sabahattin ali.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
vedat soğukpınar çekimi ile (bkz: suna kuşu)*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim