atforvendetta
dün öyle bir şaka yaptı ki hıık diye gidiyordum.
yaman şakacısın delikanlı.
yaman şakacısın delikanlı.
devamını gör...
sadri alışık
mutluluk kaynağı olan muazzam oyuncu. kendisine çok büyük haksızlık ettiğimizi düşünmekteyim, onu düşününce çoğu insanın aklına "turist ömer" geliyor çünkü. oysaki sadri alışık, hem "turist ömer"den hem de sıradan bir komedi oyuncusundan çok daha fazlasıdır. veya yeşilçam filmindeki yakışıklıları düşününce de insanın aklına ayhan ışık, cüneyt arkın falan filan geliyor ama bence sadri alışık'ın doğallığı, çok az kişide vardır o filmlerde, hatta yoktur.
5 nisan günü, 1925 yılında beykoz'da, paşabahçe mahallesinde dünya geliyor. çocukluğundan beri tiyatro ile ilgileniyor (okul piyesleri vs.) ilk defa 14 yaşındayken eminönü halkevi'nde sahneye çıkıyor. istanbul erkek lisesi'ne başlıyor. lise yıllarında cağaloğlu halkevinde tiyatro eğitimine başlamış. bir süre mimar sinan üniversitesi resim bölümünde eğitim görmüş.
profesyonel oyunculuk hayatına 1943 yılında raşit rıza tiyatrosu'nda başlamış. sinemaya ise ertesi yıl "günahsızlar" adlı film ile başlamış. askerlik nedeniyle ara verdikten sonra 1950'de yeşilçama geri dönüp minik rollerde oynuyor. 1951 yılında küçük sahne tiyatrosu'na girdi. burada da oyunlarda rol yapmış. bu dönemde aynı zamanda seslendirme de yapmış.
bu yıllardan sonra ise yeşilçam hayatı iyice renkleniyor ve bildiğimiz filmlerde oynuyor. bunlar arasında en bilindik filmleri, ilk olarak maalesef ki sadri alışık deyince akla gelen turist ömer serisi. umarım bu olay bir gün biter (bitmeyeceğini biliyorum ben de ama her fırsatta dediğim gibi ayaklarım yere basmaz hehe) sonra ayhan ışık ve belgin doruk ile birlikte yer aldığı küçük hanım serisi var, ah güzel istanbul gibi güzelliğini kelimelerle açıklayamayacağım bir filmde, muazzam bir rol yapmıştır. bütünleşmiştir rolü ile. bu filmde ayrıca bence komedi oyuncusundan fazla olduğunu herkese göstermiştir. sonra hindistan cevizi, efkarlı sosyetede, agora meyhanesi, ağlama değmez hayat, darıldın mı cicim bana, yankesici kızın aşkı izlenmesi gereken filmleri arasındadır bana göre.
güzeller güzeli çolpan ilhan'ın eşi aynı zamanda, doğal olarak attila ilhan'cığımızın da eniştesi oluyor. çolpan ile o karaciğer, böbrek ve solunum yetmezliği ile kemik iliği hastalığı nedenleri yüzünden 18 mart 1995 yılında hayata gözlerini yumana kadar birlikte kalıyorlar. bu evlilikten, kerem adında bir çocukları dünyaya geliyor.
ayrıca kendisinin "bir ömürlük istanbul" adında bir şiir kitabı bulunmaktadır.
5 nisan günü, 1925 yılında beykoz'da, paşabahçe mahallesinde dünya geliyor. çocukluğundan beri tiyatro ile ilgileniyor (okul piyesleri vs.) ilk defa 14 yaşındayken eminönü halkevi'nde sahneye çıkıyor. istanbul erkek lisesi'ne başlıyor. lise yıllarında cağaloğlu halkevinde tiyatro eğitimine başlamış. bir süre mimar sinan üniversitesi resim bölümünde eğitim görmüş.
profesyonel oyunculuk hayatına 1943 yılında raşit rıza tiyatrosu'nda başlamış. sinemaya ise ertesi yıl "günahsızlar" adlı film ile başlamış. askerlik nedeniyle ara verdikten sonra 1950'de yeşilçama geri dönüp minik rollerde oynuyor. 1951 yılında küçük sahne tiyatrosu'na girdi. burada da oyunlarda rol yapmış. bu dönemde aynı zamanda seslendirme de yapmış.
bu yıllardan sonra ise yeşilçam hayatı iyice renkleniyor ve bildiğimiz filmlerde oynuyor. bunlar arasında en bilindik filmleri, ilk olarak maalesef ki sadri alışık deyince akla gelen turist ömer serisi. umarım bu olay bir gün biter (bitmeyeceğini biliyorum ben de ama her fırsatta dediğim gibi ayaklarım yere basmaz hehe) sonra ayhan ışık ve belgin doruk ile birlikte yer aldığı küçük hanım serisi var, ah güzel istanbul gibi güzelliğini kelimelerle açıklayamayacağım bir filmde, muazzam bir rol yapmıştır. bütünleşmiştir rolü ile. bu filmde ayrıca bence komedi oyuncusundan fazla olduğunu herkese göstermiştir. sonra hindistan cevizi, efkarlı sosyetede, agora meyhanesi, ağlama değmez hayat, darıldın mı cicim bana, yankesici kızın aşkı izlenmesi gereken filmleri arasındadır bana göre.
güzeller güzeli çolpan ilhan'ın eşi aynı zamanda, doğal olarak attila ilhan'cığımızın da eniştesi oluyor. çolpan ile o karaciğer, böbrek ve solunum yetmezliği ile kemik iliği hastalığı nedenleri yüzünden 18 mart 1995 yılında hayata gözlerini yumana kadar birlikte kalıyorlar. bu evlilikten, kerem adında bir çocukları dünyaya geliyor.
ayrıca kendisinin "bir ömürlük istanbul" adında bir şiir kitabı bulunmaktadır.
devamını gör...
dünya tarihinde orta asya
t: ilkin 2011 yılında oxford university press tarafından yayımlanan, the new oxford world history adlı serinin bir parçası olan, 2014 yılında da ötüken neşriyat'tan çıkan, çevirmeninin yahya kemal taştan olduğu, özgün adı central asia in world history olan bir peter benjamin golden kitabı. 9 bölümden oluşmaktadır.
orta asya tarihine giriş niteliğindedir. tarihin standart okuyucu için önemsiz olan detaylarında boğmadan ilgili konuyu anlatan kaliteli bir eser. maalesef eserin ötüken'den çıkan çevirisinde, orijinalinde olan görsellerin hiçbiri yok -birkaç harita hariç-. bir de çeviride takbih, memzuc, mütehavvil, massetmek* gibi bence gereksiz yere başvurulan sözcükler mevcut.
belki de "boynuzlanmak" tabirinin kökeni olan* ilginç bir gelenek:
"tuhaf olan ak hun adetleri, yabancıları hayrete düşürüyordu. kardeşler nikahsız eşlerini paylaşıyorlardı. eşler, kocalarının sayısını bildirmek maksadıyla başlıklarının üzerine boynuzlar takıyorlardı. çocuklarının başlarının bağlanması, şekilsiz, ince uzun kafatasları ortaya çıkardı. kafatasını maksatlı olarak değiştirme, bazı bozkır halkları arasında yaygındı. bazı kişilerde tesadüf edilen bu teamül*, şamanların coşkun sanrı hallerine benzer hastalık nöbetlerinin neticesi olabilir."
orta asya tarihine giriş niteliğindedir. tarihin standart okuyucu için önemsiz olan detaylarında boğmadan ilgili konuyu anlatan kaliteli bir eser. maalesef eserin ötüken'den çıkan çevirisinde, orijinalinde olan görsellerin hiçbiri yok -birkaç harita hariç-. bir de çeviride takbih, memzuc, mütehavvil, massetmek* gibi bence gereksiz yere başvurulan sözcükler mevcut.
belki de "boynuzlanmak" tabirinin kökeni olan* ilginç bir gelenek:
"tuhaf olan ak hun adetleri, yabancıları hayrete düşürüyordu. kardeşler nikahsız eşlerini paylaşıyorlardı. eşler, kocalarının sayısını bildirmek maksadıyla başlıklarının üzerine boynuzlar takıyorlardı. çocuklarının başlarının bağlanması, şekilsiz, ince uzun kafatasları ortaya çıkardı. kafatasını maksatlı olarak değiştirme, bazı bozkır halkları arasında yaygındı. bazı kişilerde tesadüf edilen bu teamül*, şamanların coşkun sanrı hallerine benzer hastalık nöbetlerinin neticesi olabilir."
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
çok fazla olasılık var
hepsinde de birer boşluk
tıpkı rüyadan uyanmak gibiydi gidişin
bir vardı bir yok oluş.
hepsinde de birer boşluk
tıpkı rüyadan uyanmak gibiydi gidişin
bir vardı bir yok oluş.
devamını gör...
sözlük radyosu şarkı yarışması
devamını gör...
girift radyo yayını
hi guys dı dı dınn!!
malum ben bir süredir ortamlara aktığımdan, aykut'un da 'yetti gariiiii!' noktasına gelmesinden konuşulacak bi' şey şeyapamadık.
ama!!
girift sevenlerini asssssla unutmaz mottosuyla bayrama binaen hediyelerinizi hazırladık. hatta bazılarınızın ki tamamen tesadüfen kişisel!
kurban bayramı'nın 1. gününe denk gelen 20 temmuz 2021 saat 21:00'deki yayınımızda sizin için bazı stalklamalar ve 'en sevdiğin şarkı ne pampa?' mesajlarımıza yaptığınız dönüşlerle aşağıdaki playlisti oluşturduk: [belirtilen gün ve saatte de çalacağız, iyi bir çocuk olursanız aykut mesajlarınızı da okuyabilir.]
şarkı = muhatabı
mezdeke - ya el yelil = thedansözkiller
rammstein - mein land = ozgur1ey
yeliz yeşilmen - hişt fıstık = lilium
david guetta & kid cudi - memories = masterpiece
aynur doğan - yar meleke = nizanim
hande yener - yola devam = rimbaud
evdeki saat - uzunlar v2 = cözülemeyen sudoku
şebnem ferah - başka bir yol var = mrkf
teoman - onyedi = mortaks
contra - ıslak kum = etik dinleyici
alexander rybak - fairytale = clara
o nekrothaftis - texn-asmata = marikaki
mfö - gözyaşlarımızı bitti mi sandın = eaurogue_
amir kagda - kuş ölür sen uçuşu hatırla = yesilevham
tanju okan - her akşam votka, rakı ve şarap = domestic hıyar
sedat anar - insan = sirinprof
eleni karaindrou - by the sea = memento mori
the dø - on my shoulders = reginamills
thurisaz - endless = cenk'in arka bahçesi
mor karbasi - shecharhoret = lemniscate
gülay - kırmızı buğday = gomercan
müzeyyen senar - rüzgar kırdı dalımı = bythemali
şenay - hayat bayram olsa- kafa sözlük
not 1: aslında bu tanımı aykut yazdı ama discord çetesine gönderme olsun diye ben giriyorum.
not 2: bu ay karmalarımız gününde yatmadığı için sana şarkı yok yoldaş efendi*
zeynep eki: birtakım özlemler oldu. ama az kaldı.
iyi bayramlar anacığım.
"şüphesiz ki ipini koparıp kaçan dananın tarafını tutarız"
malum ben bir süredir ortamlara aktığımdan, aykut'un da 'yetti gariiiii!' noktasına gelmesinden konuşulacak bi' şey şeyapamadık.
ama!!
girift sevenlerini asssssla unutmaz mottosuyla bayrama binaen hediyelerinizi hazırladık. hatta bazılarınızın ki tamamen tesadüfen kişisel!
kurban bayramı'nın 1. gününe denk gelen 20 temmuz 2021 saat 21:00'deki yayınımızda sizin için bazı stalklamalar ve 'en sevdiğin şarkı ne pampa?' mesajlarımıza yaptığınız dönüşlerle aşağıdaki playlisti oluşturduk: [belirtilen gün ve saatte de çalacağız, iyi bir çocuk olursanız aykut mesajlarınızı da okuyabilir.]
şarkı = muhatabı
mezdeke - ya el yelil = thedansözkiller
rammstein - mein land = ozgur1ey
yeliz yeşilmen - hişt fıstık = lilium
david guetta & kid cudi - memories = masterpiece
aynur doğan - yar meleke = nizanim
hande yener - yola devam = rimbaud
evdeki saat - uzunlar v2 = cözülemeyen sudoku
şebnem ferah - başka bir yol var = mrkf
teoman - onyedi = mortaks
contra - ıslak kum = etik dinleyici
alexander rybak - fairytale = clara
o nekrothaftis - texn-asmata = marikaki
mfö - gözyaşlarımızı bitti mi sandın = eaurogue_
amir kagda - kuş ölür sen uçuşu hatırla = yesilevham
tanju okan - her akşam votka, rakı ve şarap = domestic hıyar
sedat anar - insan = sirinprof
eleni karaindrou - by the sea = memento mori
the dø - on my shoulders = reginamills
thurisaz - endless = cenk'in arka bahçesi
mor karbasi - shecharhoret = lemniscate
gülay - kırmızı buğday = gomercan
müzeyyen senar - rüzgar kırdı dalımı = bythemali
şenay - hayat bayram olsa- kafa sözlük
not 1: aslında bu tanımı aykut yazdı ama discord çetesine gönderme olsun diye ben giriyorum.
not 2: bu ay karmalarımız gününde yatmadığı için sana şarkı yok yoldaş efendi*
zeynep eki: birtakım özlemler oldu. ama az kaldı.
iyi bayramlar anacığım.
"şüphesiz ki ipini koparıp kaçan dananın tarafını tutarız"
devamını gör...
hişt hişt
ilkokul kitaplarından , girişiyle zihnime kazınmış sarsıcı bir sait faik hikayesi. bir ritim var adeta şiir gibi:
"yürüyordum. yürüdükçe de açılıyordum. evden kızgın çıkmıştım. belki de tıraş bıçağına sinirlenmiştim. olur, olur! mutlak tıraş bıçağına sinirlenmiş olacağım..."
(bkz: iz bırakan kitap cümleleri)
"yürüyordum. yürüdükçe de açılıyordum. evden kızgın çıkmıştım. belki de tıraş bıçağına sinirlenmiştim. olur, olur! mutlak tıraş bıçağına sinirlenmiş olacağım..."
(bkz: iz bırakan kitap cümleleri)
devamını gör...
gelmiş geçmiş en güzel duvar yazısı
umarım şizofrenimdir
ve hepiniz hayal ürünüsünüzdür.
ve hepiniz hayal ürünüsünüzdür.
devamını gör...
normal sözlük yönetimine açık çağrı
sayın sözlük yöneticileri,sevgili sözlük yazarları ve değerli yoldaşlar;
ben tartarus.1 şubat 2021 tarihinde sözlüğe giriş yaptım. bu sözlüğü ekşide gördüm ve içimde bir umut belirdi. ekşinin kalabalık,sıkışık,abaza ortamından buraya gelince resmen oksijen zehirlenmesi yaşadım. acayip heveslendim çünkü 2 yıldır çaylaklığımın bitmesini beklediğim ekşide sadece 20.000 sıra ilerleyebilmiştim. burda ise 10 entry girdiğim gibi değerlendirmeye alınıp yazar olabilirdim. hemen entryler girmeye başladım. içerde bir kültür oluşumu gördüm ve bu benim umutlarımı tavana çıkardı. ama farkettiğim bir şey vardı. yazarlar çok negatifti. ben de diğer yazarlar gibi uzun uzun yazamadığım için "komik yazar" kalıbına oturmaya çalıştım. kısa ve güldüren entryler girmeye çalıştım. ilk gün böyle geçti. sonra bazı yazarlara ve moderatörlere mesaj atıp ne kadar sürede yazar olabilirim sorusunu sordum. yazarlardan gelen mesajlar beni çok şaşırttı. çünkü ben kaydolmadan sadece bir kaç hafta önce çaylaklık sistemi gelmişti ve yazarlar hiç çaylak olmamıştı. ilk çaylaklardan olmak fena değildi düşününce. moderatörler ise değerlendirmeye alacaklarını söylediler. ben de yazmaya devam ettim ve herhalde bir kaç güne olurum dedim. ama şuan üzerinden 1 hafta geçince bir umutsuzluğa kapıldım. acaba değerlendirme olmadı mı?
yoksa değerlendirme oldu da red mi edildim? peki niye hiç bildirim gelmedi? biliyorum,belki çok iyi bir yazar olamayacağım. belki uzun uzun yorum yazamayacağım. ama fikirlerimi özgürce paylaşmak istediğim platformda kısıtlanmak çok kötü bir şey. çok beğendiğim bir entryi beğenemiyorum."çaylaklar oy kullanamaz!".başlık açmaya çalıştığımda ukde bırakmaya zorlanıyorum."çaylaklar başlık açamaz!".evet,belki bu kurallar trollerin türememesi için ama eğer yazar alımı hızlanmazsa kuralcı izlenimler doğurur. hem benden önceki kullanıcıların çaylak olmadan direk yazar olması hem de benden sadece 1 saat önce hesap açmış kişilerin çoğunu yazar oduğunu keşfetmem benim çok zoruma gitti. burda bir haksızlık yaşandığını düşünmüyorum. buraya ekşideki gibi ezilmiş olarak kalmaktansa,herkese fikirlerimin özgürce ulaşmasını sağlamak için geldim ama her geçen gün ümitlerim azalıyor. her gün kafa sözlüğe girip yazar olduğum bildiriminin gelmesini bekliyorum.
sözlük kullanıcılarına soruyorum.sizce yanlış yaptığım şey ne?
şimdiden yardım edenlere ve küfredenlere teşekkür ediyorum.
ben tartarus.1 şubat 2021 tarihinde sözlüğe giriş yaptım. bu sözlüğü ekşide gördüm ve içimde bir umut belirdi. ekşinin kalabalık,sıkışık,abaza ortamından buraya gelince resmen oksijen zehirlenmesi yaşadım. acayip heveslendim çünkü 2 yıldır çaylaklığımın bitmesini beklediğim ekşide sadece 20.000 sıra ilerleyebilmiştim. burda ise 10 entry girdiğim gibi değerlendirmeye alınıp yazar olabilirdim. hemen entryler girmeye başladım. içerde bir kültür oluşumu gördüm ve bu benim umutlarımı tavana çıkardı. ama farkettiğim bir şey vardı. yazarlar çok negatifti. ben de diğer yazarlar gibi uzun uzun yazamadığım için "komik yazar" kalıbına oturmaya çalıştım. kısa ve güldüren entryler girmeye çalıştım. ilk gün böyle geçti. sonra bazı yazarlara ve moderatörlere mesaj atıp ne kadar sürede yazar olabilirim sorusunu sordum. yazarlardan gelen mesajlar beni çok şaşırttı. çünkü ben kaydolmadan sadece bir kaç hafta önce çaylaklık sistemi gelmişti ve yazarlar hiç çaylak olmamıştı. ilk çaylaklardan olmak fena değildi düşününce. moderatörler ise değerlendirmeye alacaklarını söylediler. ben de yazmaya devam ettim ve herhalde bir kaç güne olurum dedim. ama şuan üzerinden 1 hafta geçince bir umutsuzluğa kapıldım. acaba değerlendirme olmadı mı?
yoksa değerlendirme oldu da red mi edildim? peki niye hiç bildirim gelmedi? biliyorum,belki çok iyi bir yazar olamayacağım. belki uzun uzun yorum yazamayacağım. ama fikirlerimi özgürce paylaşmak istediğim platformda kısıtlanmak çok kötü bir şey. çok beğendiğim bir entryi beğenemiyorum."çaylaklar oy kullanamaz!".başlık açmaya çalıştığımda ukde bırakmaya zorlanıyorum."çaylaklar başlık açamaz!".evet,belki bu kurallar trollerin türememesi için ama eğer yazar alımı hızlanmazsa kuralcı izlenimler doğurur. hem benden önceki kullanıcıların çaylak olmadan direk yazar olması hem de benden sadece 1 saat önce hesap açmış kişilerin çoğunu yazar oduğunu keşfetmem benim çok zoruma gitti. burda bir haksızlık yaşandığını düşünmüyorum. buraya ekşideki gibi ezilmiş olarak kalmaktansa,herkese fikirlerimin özgürce ulaşmasını sağlamak için geldim ama her geçen gün ümitlerim azalıyor. her gün kafa sözlüğe girip yazar olduğum bildiriminin gelmesini bekliyorum.
sözlük kullanıcılarına soruyorum.sizce yanlış yaptığım şey ne?
şimdiden yardım edenlere ve küfredenlere teşekkür ediyorum.
devamını gör...
evi ev gibi hissettiren detaylar
temizlik ve yemek kokusu.
devamını gör...
fakir gelip fakir gidileceğinin kabullenildiği an
falcıya gidilen an.
adamın biri falcıya gider. falcı başlar çıkarımlar yapmaya. bir süre "hmmm"ladıktan sonra "siz" der, "40 yaşınıza kadar çok fakir yaşayacaksınız".
adam bir umut sorar heyecanla: "ya 40'tan sonra?"
falcı cevap verir: "o hayata alışmış olacaksınız".
adamın biri falcıya gider. falcı başlar çıkarımlar yapmaya. bir süre "hmmm"ladıktan sonra "siz" der, "40 yaşınıza kadar çok fakir yaşayacaksınız".
adam bir umut sorar heyecanla: "ya 40'tan sonra?"
falcı cevap verir: "o hayata alışmış olacaksınız".
devamını gör...
vazgeçilemeyen alışkanlıklar
gün içinde etkisini göreceğimi bile bile sabahlamak. *
devamını gör...
devlet hastanesi doktoru vs özel hastane doktoru
ahh be para sen nelere kadirsin..
devamını gör...
sözlük yazarlarının hayatlarının fonunda çalan şarkılar
sanırım bu olurdu buradan
devamını gör...
yazarların ömür boyu başına bela olacak özelliği
mükemmelliyetçilik.
ya tam olacak ya da hiç olmayacak. hayat siyah beyaz değil biliyorum ama yapamıyorum işte.
ya tam olacak ya da hiç olmayacak. hayat siyah beyaz değil biliyorum ama yapamıyorum işte.
devamını gör...
tsigaro atelioto
sokratis malamas şarkısı. adına bitmeyen sigara desek olur, güzel olur.
netten bulunan türkçe hali şöyle;
"bu gece de tek başıma dolaşacağım.
unutkanlık içkisini bulmak için- seni unutayım diye...
şafağın getireceği panik haline kadar
bir bardak ve bir işaret bulacağım
karanlık ve izbe yerlerde
bitmeyen sigara... yalnızlığımın ağırlığınca...
yollardan yorgun bir kadın gibi geliyor
bir kahkaha atarak yanıma oturuyor
omzuma dokunuyor
bir bardağın içinde yanan bir fitil gibi
gözlerini ve sessiz ağlayışını görüyorum
ve sersemlemiş aklım
yine düşüyor söylediğin şarkıların tuzağına
sonsuz sigara... yalnızlığımın ağırlığınca...
yollardan yorgun bir kadın gibi geliyor
bir kahkaha atarak yanıma oturuyor
omzuma dokunuyor"
ya valla bu ege denizinin suyunda bişi var, iki tarafının da şarkıları, yakarıları, kırıklıkları aynı.
bi de bu halleri neşeli yüzlerin ardına saklamayı çok iyi biliyoruz.
neyse, buyurun şarkı;
spotify
netten bulunan türkçe hali şöyle;
"bu gece de tek başıma dolaşacağım.
unutkanlık içkisini bulmak için- seni unutayım diye...
şafağın getireceği panik haline kadar
bir bardak ve bir işaret bulacağım
karanlık ve izbe yerlerde
bitmeyen sigara... yalnızlığımın ağırlığınca...
yollardan yorgun bir kadın gibi geliyor
bir kahkaha atarak yanıma oturuyor
omzuma dokunuyor
bir bardağın içinde yanan bir fitil gibi
gözlerini ve sessiz ağlayışını görüyorum
ve sersemlemiş aklım
yine düşüyor söylediğin şarkıların tuzağına
sonsuz sigara... yalnızlığımın ağırlığınca...
yollardan yorgun bir kadın gibi geliyor
bir kahkaha atarak yanıma oturuyor
omzuma dokunuyor"
ya valla bu ege denizinin suyunda bişi var, iki tarafının da şarkıları, yakarıları, kırıklıkları aynı.
bi de bu halleri neşeli yüzlerin ardına saklamayı çok iyi biliyoruz.
neyse, buyurun şarkı;
spotify
devamını gör...
yürürken telefondan bir șeyler okumak
dikkat edilmezse düşmekle sonuçlanabilir. hele okunan kafa sözlük ise ve o esnada tökezlenirse, sözlük bu duruma bir hayli üzülebilir.
devamını gör...
hayatın anlamsız olması
hayatın boş olduğunu düşünen insanların, içi fazla doludur..
murathan mungan
murathan mungan
devamını gör...
okuyana kahkaha attıracak komik espriler
bir bilimadamı iki tane helyum izotopu bulduğunda ne demiş?
hehe.
hehe.
devamını gör...
