hays yönetmeliği
hollywood sinema endüstrisinde 1922 ile 1966 yılları arasında uygulanan uygulanan sansür yönetmeliğidir.
yönetmelik aslında sansürden çok bir otosansür uygulaması sayılır çünkü yapımcılar tarafından kurulan amerika film yapımcıları ve dağıtıcıları derneği tarafından üretilen ve uygulanan bir yönetmeliktir.
yönetmelik ismini william harrison hays’den alır. aslında bir bakıma türkan şoray kanunlarına benzer bu yasalar. hays, siyasi bağlantıları güçlü olan, fazlasıyla milliyetçi ve de bağnazlık derecesinde dindar bir adamdır. ve hollywood’u yola getirmekte kararlıdır.
hays yönetmenliğine göre hollywood’un bir bebek kadar masum filmler yapması gerekmektedir. yönetmelikteki maddelerin büyük çoğunluğu cinsellik üzerinedir. buna göre bir kadının ya da erkeğin çıplak görünmesi, sevişme sahnelerinin olması, eşsinsellikle ilgili herhangi bir anıştırmanın dahi olması, erotik çağırışım yapacak dans ya da kıyafetlerin bulunması yasaktır.
bunun dışında hristiyanlığın yasakladığı kürtaj gibi sahnelerin ve dini ya da rahipleri küçümseyecek bölümlerin olması da yasaklanmıştı.
ayrıca yasaca suç sayılan herhangi bir eylemin gösterilmesi, amerika’ya karşı isyan uyandıracak ya da saygısızlık sayılacak sahneler bulunması, korku ya da nefret uyandıracak her türlü sahne ve elbette çocuğa yönelik şiddet sahneleri da sansür kapsamasına girmekte idi.
saf ve temiz bir sinema isteyen hays filmlerin isimlerinin de yönetmeliğe uygun olmasını istiyordu. bu yönetmeliğe uymamak yasal bir yaptırım ile sonuçlanmıyordu ancak dernek tarafından bir tür mobbingle karşılık buluyordu.
eminim hays birkaç saat netflix izleseydi kahrından ölürdü.
yönetmelik aslında sansürden çok bir otosansür uygulaması sayılır çünkü yapımcılar tarafından kurulan amerika film yapımcıları ve dağıtıcıları derneği tarafından üretilen ve uygulanan bir yönetmeliktir.
yönetmelik ismini william harrison hays’den alır. aslında bir bakıma türkan şoray kanunlarına benzer bu yasalar. hays, siyasi bağlantıları güçlü olan, fazlasıyla milliyetçi ve de bağnazlık derecesinde dindar bir adamdır. ve hollywood’u yola getirmekte kararlıdır.
hays yönetmenliğine göre hollywood’un bir bebek kadar masum filmler yapması gerekmektedir. yönetmelikteki maddelerin büyük çoğunluğu cinsellik üzerinedir. buna göre bir kadının ya da erkeğin çıplak görünmesi, sevişme sahnelerinin olması, eşsinsellikle ilgili herhangi bir anıştırmanın dahi olması, erotik çağırışım yapacak dans ya da kıyafetlerin bulunması yasaktır.
bunun dışında hristiyanlığın yasakladığı kürtaj gibi sahnelerin ve dini ya da rahipleri küçümseyecek bölümlerin olması da yasaklanmıştı.
ayrıca yasaca suç sayılan herhangi bir eylemin gösterilmesi, amerika’ya karşı isyan uyandıracak ya da saygısızlık sayılacak sahneler bulunması, korku ya da nefret uyandıracak her türlü sahne ve elbette çocuğa yönelik şiddet sahneleri da sansür kapsamasına girmekte idi.
saf ve temiz bir sinema isteyen hays filmlerin isimlerinin de yönetmeliğe uygun olmasını istiyordu. bu yönetmeliğe uymamak yasal bir yaptırım ile sonuçlanmıyordu ancak dernek tarafından bir tür mobbingle karşılık buluyordu.
eminim hays birkaç saat netflix izleseydi kahrından ölürdü.
devamını gör...
normal sözlük'ün reklam alması
çok iyi bir harekettir. daha doğrusu olması gerekendir.
reklam almamak iyi bir hareketti. iyi niyetliydi ama yemez. günümüz dünyasında olmuyor. haaa reklam almak kötü mü değil. ben tadında hareket edeceklerine inanıyorum.
reklam almamak iyi bir hareketti. iyi niyetliydi ama yemez. günümüz dünyasında olmuyor. haaa reklam almak kötü mü değil. ben tadında hareket edeceklerine inanıyorum.
devamını gör...
haziran 2021 köy okulları yardım projesi
varım kardeşlerim. maaş günüme kadar süre rica edeceğim. iyi ki varsınız.
devamını gör...
çinli bilim insanlarının ses dalgalarıyla yağmur yağdırması
şuan dünya pandemi ile boğuşsa da yakın gelecekte dünyayı bekleyen kuraklık tehlikesine karşı olumlu bir haber.
çin'in başkenti pekin'deki tsinghua üniversitesi'nden araştırmacılar, düşük frekanslı ses dalgalarıyla "bulutları hareketlendirerek" daha fazla yağış elde edilebileceğini gözlemledi.
kaynak:buradan okuyabilirsiniz
çin'in başkenti pekin'deki tsinghua üniversitesi'nden araştırmacılar, düşük frekanslı ses dalgalarıyla "bulutları hareketlendirerek" daha fazla yağış elde edilebileceğini gözlemledi.
kaynak:buradan okuyabilirsiniz
devamını gör...
üç kral savaşı
şimdi çayınızı ve kahvenizi alın gelin, (bkz: game of thrones) tadında bir savaş geliyor.
uzak bir diyarda, fas sultanlığı'da sultan mevlay abdullah vefat eder. bunun üzerine oğlu ebu abdullah, fas sultan'ı olarak tahta çıkar. sultanlıkta hak iddia eden ebu abdullah'ın amcası olan abdülmelik ve küçük kardeşi ahmet el mansur, o dönemdeki osmanlı padişahı (bkz: ııı. murad)'dan destek isterler. bunun üzerine emri alan cezayir beylerbeyi (bkz: ramazan paşa) işe koyularak fas sultanlığını işgal ederek ebu abdullah'ı tahttan indirir ve amcası abdülmelik'i tahta çıkarır.
ebu abdullah, portekiz'e gider ve portekiz'in 26 yaşındaki genç kralı 1. sebastiao'dan (siz deyin sebastian) tahta yeniden çıkmak için yardım ister. bunun karşılığında fas, portekiz'e ultra kapütilasyonlar verecektir. sebastio kendisini hristiyanlığın kutsal şovalyesi olarak görmektedir. endülüs düştüğü gibi, fas sultanlığı'nı da düşürür müyüm diye gizli bir niyet besler. ayrıca osmanlı'nın kuzey afrika'da etki sahasını artırmasından rahatsızdır.
sonunda kral sebastian fas sultanlığı'na 60 bin kişilik ordu ile ayak basar. bu orduya ebu abdullah da küçük bir birlikle eşlik eder. abdülmelik de bunun üzerine cezayir'deki (bkz: ramazan paşa)'dan yardım ister. ramazan paşa 20 bin kişilik ordu ile abdülmelik'e yardıma gelir. fas-osmanlı devleti ittifakındaki askeri sayısı yaklaşık 50 bindir.
ksar'el-kebir (alcazar-quivir) denilen bir yerde iki ordu savaşa tutuşur. portekiz ordusu, ağır zırhlarla hızlı hareket edemez. ancak ramazan paşa ise toplarla oynamayı çok iyi biliyordur. portekiz askerleri birbir (bkz: hz isa)'nın göksel krallığına kavuşturuyordur. fas kuvvetlerinin de hücumuyla portekiz ordusu nehir kenarına sıkıştırılır. çember içine alınacakken portekiz ordusu, nehre kaçmayı başarır. lakin nehir'de gelgit olayı olur. ordunun çoğu boğulur. nehirden kaçmayı başaranlar gemilere sığınır. bu sırada cezayirdeki osmanlı filosu boş durmuyordur. gemileri pusuya düşürerek buradaki askerleri de denize dökerler.
bugün yani 4 ağustos 1578'de yapılan bu savaş portekiz için tam bir hezimettir. tüm ordu toptan yok edilmiştir. osmanlı devleti, denizlerde yenemediği portekiz'i karada yenmeyi başarmıştır. genç kral sebastiaan nehirde boğulur ama cesedi bulunamaz. ebu abdullah da savaş sırasında ölür. abdülmelik de savaşın heyecanı ile kalp krizi geçirir. yani savaşta olan üç kral ölür. bu yüzden vadisseyl savaşına (bkz: üç kral savaşı) da denilmektedir. ramazan paşa'nın forsu 1500'dür. "bir savaş yaptık üçü de öldü bea" diyerek cezayir'de nargilesini tüttürmektedir. ne de olsa bir osmanlı paşası üç krala denk gibi bir şeydir.
yeni fas sultanı (bkz: ahmed el mansur) olur. osmanlı'ya kilo kilo altın gönderir.
portekiz kralsız kaldığı için ispanya'nın işgaline uğrar ve 80 sene ispanya'nın zulmüne maruz kalır. halk bu zulümden bunaldığı için genç kralın (bkz: hz. isa) gibi bir gün geri döneceğine inanmaya başlar. ne de olsa cesedi bulunamaz. işte bu çarpık inanca (bkz: sebastianizm) adı verilir.
(bkz: hande yener)'in (bkz: söyle ona sebastian) şarkısıyla bu inancı benimsediği rivayet edilir. :)
uzak bir diyarda, fas sultanlığı'da sultan mevlay abdullah vefat eder. bunun üzerine oğlu ebu abdullah, fas sultan'ı olarak tahta çıkar. sultanlıkta hak iddia eden ebu abdullah'ın amcası olan abdülmelik ve küçük kardeşi ahmet el mansur, o dönemdeki osmanlı padişahı (bkz: ııı. murad)'dan destek isterler. bunun üzerine emri alan cezayir beylerbeyi (bkz: ramazan paşa) işe koyularak fas sultanlığını işgal ederek ebu abdullah'ı tahttan indirir ve amcası abdülmelik'i tahta çıkarır.
ebu abdullah, portekiz'e gider ve portekiz'in 26 yaşındaki genç kralı 1. sebastiao'dan (siz deyin sebastian) tahta yeniden çıkmak için yardım ister. bunun karşılığında fas, portekiz'e ultra kapütilasyonlar verecektir. sebastio kendisini hristiyanlığın kutsal şovalyesi olarak görmektedir. endülüs düştüğü gibi, fas sultanlığı'nı da düşürür müyüm diye gizli bir niyet besler. ayrıca osmanlı'nın kuzey afrika'da etki sahasını artırmasından rahatsızdır.
sonunda kral sebastian fas sultanlığı'na 60 bin kişilik ordu ile ayak basar. bu orduya ebu abdullah da küçük bir birlikle eşlik eder. abdülmelik de bunun üzerine cezayir'deki (bkz: ramazan paşa)'dan yardım ister. ramazan paşa 20 bin kişilik ordu ile abdülmelik'e yardıma gelir. fas-osmanlı devleti ittifakındaki askeri sayısı yaklaşık 50 bindir.
ksar'el-kebir (alcazar-quivir) denilen bir yerde iki ordu savaşa tutuşur. portekiz ordusu, ağır zırhlarla hızlı hareket edemez. ancak ramazan paşa ise toplarla oynamayı çok iyi biliyordur. portekiz askerleri birbir (bkz: hz isa)'nın göksel krallığına kavuşturuyordur. fas kuvvetlerinin de hücumuyla portekiz ordusu nehir kenarına sıkıştırılır. çember içine alınacakken portekiz ordusu, nehre kaçmayı başarır. lakin nehir'de gelgit olayı olur. ordunun çoğu boğulur. nehirden kaçmayı başaranlar gemilere sığınır. bu sırada cezayirdeki osmanlı filosu boş durmuyordur. gemileri pusuya düşürerek buradaki askerleri de denize dökerler.
bugün yani 4 ağustos 1578'de yapılan bu savaş portekiz için tam bir hezimettir. tüm ordu toptan yok edilmiştir. osmanlı devleti, denizlerde yenemediği portekiz'i karada yenmeyi başarmıştır. genç kral sebastiaan nehirde boğulur ama cesedi bulunamaz. ebu abdullah da savaş sırasında ölür. abdülmelik de savaşın heyecanı ile kalp krizi geçirir. yani savaşta olan üç kral ölür. bu yüzden vadisseyl savaşına (bkz: üç kral savaşı) da denilmektedir. ramazan paşa'nın forsu 1500'dür. "bir savaş yaptık üçü de öldü bea" diyerek cezayir'de nargilesini tüttürmektedir. ne de olsa bir osmanlı paşası üç krala denk gibi bir şeydir.
yeni fas sultanı (bkz: ahmed el mansur) olur. osmanlı'ya kilo kilo altın gönderir.
portekiz kralsız kaldığı için ispanya'nın işgaline uğrar ve 80 sene ispanya'nın zulmüne maruz kalır. halk bu zulümden bunaldığı için genç kralın (bkz: hz. isa) gibi bir gün geri döneceğine inanmaya başlar. ne de olsa cesedi bulunamaz. işte bu çarpık inanca (bkz: sebastianizm) adı verilir.
(bkz: hande yener)'in (bkz: söyle ona sebastian) şarkısıyla bu inancı benimsediği rivayet edilir. :)
devamını gör...
koç noktası
gök ekvatoru ile ekliptik düzleminin kesiştiği noktalardan biri. ilkbahar noktası olarak da bilinir.
görselde vernal equinox ile gösterilen kırmızı nokta koç noktasıdır:

(görsel, aero.iitb.ac. in'den alıntıdır.)
görselde vernal equinox ile gösterilen kırmızı nokta koç noktasıdır:

(görsel, aero.iitb.ac. in'den alıntıdır.)
devamını gör...
öğretmen mi öğretemez yoksa öğrenci mi öğrenemez sorunsalı
elimizdeki tüm öğretim yöntem ve tekniklerini en aktif şekilde kullansak bile grup içinde mutlaka başarılı ve başarısız öğrenciler olacaktır çünkü gelişim bireye özgüdür ve çoklu zeka kuramina göre herkes herşeyi aynı derecede öğrenmek zorunda değildir. hepsinin başarılı olma ihtimali amaç ve kazanımları yaşa ve gelişim düzeyine uygun secmediginizi gösterir. öğrencinin ogrenememesi ise öğrencinin ihtiyacı dahilinde olmayan bilginin zorla verilmeye calisilmasindadir. ve günümüz için geçerli olan tek gerçek; sistem öğretmemizi de ogrenmemizi de istemiyor.
devamını gör...
sorgu meleğine öyle bir şey söyle ki seni cennete alsın
hayatımı türkiye'de geçirdim.
devamını gör...
kutup ışıkları
dünya'nın manyetik alanı ile bir güneş fırtınası aracılığıyla güneş'ten gelen yüklü parçacıkların etkileşimi sonucu ortaya çıkan doğa olayı.

genel olarak aurora şeklinde adlandırılır ve kuzey yarım küreden gözlenen versiyonu aurora borealis, güney yarım küreden gözlenen ise aurora australis olarak anılır.
genellikle 60-70 derece enlemleri civarında gözlense de, güneş'in manyetik hareketliliğinin arttığı dönemlerde bu aralık genişleyebilir. genellikle iyonosferde meydana gelen bu hareketler, oksijen ya da nitrojen yani azot atomlarıyla ve girdikleri etkileşimlerle ilgili olarak farklı renklerde ortaya çıkarlar.
bu olay, sadece dünya'ya özgü değil. manyetik alanı olan tüm gezegenlerde gözleniyor.


genel olarak aurora şeklinde adlandırılır ve kuzey yarım küreden gözlenen versiyonu aurora borealis, güney yarım küreden gözlenen ise aurora australis olarak anılır.
genellikle 60-70 derece enlemleri civarında gözlense de, güneş'in manyetik hareketliliğinin arttığı dönemlerde bu aralık genişleyebilir. genellikle iyonosferde meydana gelen bu hareketler, oksijen ya da nitrojen yani azot atomlarıyla ve girdikleri etkileşimlerle ilgili olarak farklı renklerde ortaya çıkarlar.
bu olay, sadece dünya'ya özgü değil. manyetik alanı olan tüm gezegenlerde gözleniyor.
devamını gör...
stefan zweig
hacimce az ancak manaca derin kitapları olan bir yazar.
devamını gör...
kaderin cinsiyet olması
biyolojik cinsiyetliler vardır önemli olan kader’in kim olduğudur. kader kim hakketen ya?
devamını gör...
bazı kadınların yemek yapmayı hizmetçilik olarak görmesi
bazı erkeklerin "yemek yapma"yı kadın işi olarak görmesinden ötürüdür.
devamını gör...
ahmed arif'in leylası
bir ben uyumadım,
kaç leylim bahar,
hasretinden prangalar eskittim.
saçlarına kan gülleri takayım,
bir o yana
bir bu yana…
seni bağırabilsem seni,
dipsiz kuyulara.
akan yıldıza.
bir kibrit çöpüne varana.
kaç leylim bahar,
hasretinden prangalar eskittim.
saçlarına kan gülleri takayım,
bir o yana
bir bu yana…
seni bağırabilsem seni,
dipsiz kuyulara.
akan yıldıza.
bir kibrit çöpüne varana.
devamını gör...
evli birinin eşinden başka birine aşık olması
saçmalamayın ya. bi de bunu normalleştirmeye çalışmayın. düpedüz aldatmaktır bu. ve aldatmak , karaktersizlerin işidir.
devamını gör...
anonim kalmanın önemi
burda içimizi döküyoruz. yeri geliyor kendimize bile söyleyemediğimiz şeyleri yazıyoruz. bu açıdan önemlidir.
devamını gör...
insanların zamanla değişmesi
zaman senden çok şey alıp götürebilir.
ama sen de ona çok şey verebilirsin...
ama sen de ona çok şey verebilirsin...
devamını gör...
çaylamak
kafe ve restoranlarda sıklıkla duyulan türetilmiş bir fiildir.
görevli kişilerden çay istemek için kullanılır.
'şefim bizi çaylar mısın?' gibi kullanım tarzları vardır.
görevli kişilerden çay istemek için kullanılır.
'şefim bizi çaylar mısın?' gibi kullanım tarzları vardır.
devamını gör...



