x mahlaslı yazar sizi gözledi bildirimi
creepy bir bildirim değil mi ya bu. böyle bişey yazınca x yazar kafasını camına dayayıp beni izlemiş gibi hissederim.
devamını gör...
harry kane
1993 doğumlu ingiliz forvet. tottenham'ın yıldızı, çok iyi bitiriciliğe sahip, zaman zaman enteresan gollere imza atabilen kişi. bu sezon ligde 10 golü 11 de asisti mevcuttur.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
ben ve maruz kaldığınız sesim siz dinleyicilere teşekkürlerini sunar sözlük ailesi *
devamını gör...
yazarların an itibarıyla düşündüğü şey
sanırım artık yorgan kullanmalıyım*
devamını gör...
dopamin
şizofren ve bağımlılardaki ifade bozukluğu, dopamin düzensizliğinin sonucudur.
devamını gör...
türk mü türkiyeli mi sorunsalı
türksoylu diğer devletlere gidildiğinde nerelisin sorusuna türkiye türk'üyüm şeklinde cevap vermek gibi bir durum haricinde anadolu'da "türk" ifadesi türkiye vatandaşı anlamını karşılamaktadır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
babaannem 70li yaşlarında çocukluğumun en büyük travmalarımı o yaşatsa da onu sineye çekmiş o konuyu 1 kere konuşmuş bir daha da açmamıştım. her gün en olduğunu arar konuşuruz lise öğrencisi olduğum için de derslerden öğretmenlerden iyi geçen sınavlardan konuşuruz. ortalama bir haftadır ince memed kitabını almak istediğimi okumam gerektiğinden bahsettim bu gün dr'ye gitmiş kitap almış hediye olarak istediğim kitabı aldığını düşünerek çalıkuşunu almış halamdan da göndermiş, aradı nasılısın kızım diye konuştuk olan bitenden beğendin mi kitabını dedi bende beğendim dedim çok mutlu olduğumu söyledim hatta aynısından kardeşimde de olduğunu söyledim işte ağzımı tutamadım o da şaşırdı sende olmaması lazım hani istiyordun diye orda dank etti işte bunu dememeliyim diye toparlamaya çalıştım toparlayamadım da sonra telefonu kapatmak zorunda kaldı bir kaç dakika sonra geri aradı bende direk konuya girdim:
- aaa babaanne ne oldu biliyormusunn
- ne oldu kızım
- ya ben çalıkuşunu acımakla karıştırdım aynı yazarın farklı kitapları sen doğru olanı almışsın ben karıştırdım
- evet biliyordum kuzum yüzde doksan dokuz emindim sen çalıkuşundan bahsediyordun şimdi çok mutlu olum işine yaradığına doğru olanı almışım
diye bir konuşma geçti aramızda telefonu kapattıktan sonra ağlamaya başladım benim babaannem beni elimden tutar mevlitlere götürür hastalanınca hastaneye götürür veli toplantısına katılır okuma bayarımında o olur hep karşımda hiç yorulmaz yemek yapar hep bir anne figürü oldu bana annem çalıştığı için. duygulandım be sözlük çok üzüldüm yaşlandığını hissettim zihninin artık yaşlandığını gördüm gözlerimle şahit oldum artık onun aldığı çalıkuşu benim aldığım en büyük hediye ve en sevdiğim kitap ben onun için döner döner tekrardan okurum hiç sorun değil.
- aaa babaanne ne oldu biliyormusunn
- ne oldu kızım
- ya ben çalıkuşunu acımakla karıştırdım aynı yazarın farklı kitapları sen doğru olanı almışsın ben karıştırdım
- evet biliyordum kuzum yüzde doksan dokuz emindim sen çalıkuşundan bahsediyordun şimdi çok mutlu olum işine yaradığına doğru olanı almışım
diye bir konuşma geçti aramızda telefonu kapattıktan sonra ağlamaya başladım benim babaannem beni elimden tutar mevlitlere götürür hastalanınca hastaneye götürür veli toplantısına katılır okuma bayarımında o olur hep karşımda hiç yorulmaz yemek yapar hep bir anne figürü oldu bana annem çalıştığı için. duygulandım be sözlük çok üzüldüm yaşlandığını hissettim zihninin artık yaşlandığını gördüm gözlerimle şahit oldum artık onun aldığı çalıkuşu benim aldığım en büyük hediye ve en sevdiğim kitap ben onun için döner döner tekrardan okurum hiç sorun değil.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
öğrenciyim, hobi olarak sınıfta kalıyorum.
devamını gör...
küçük ayasofya cami
ıı.bayezid döneminin kapıağası hüseyin ağa tarafından camiye çevrilmiş bir bizans kilisesidir.
kadırga limanı ile cankurtaran semtleri arasında bulunup, bulunduğu semte kendi adını vermiştir. cami, türbe, zaviye-medrese, sıbyan mektebi ve hamamdan oluşan komple bir yapıdır.
ayasofya'yı da yaptıran doğu roma imparatoru ı. jüstinyen ve karısı theodora tarafından yaptırılmıştır.yapımına 527 senesinde başlanmış da olsa nika ayaklanması yüzünden ancak 536 yılında tamamlanıp, ibadete açılabilmiştir . kiliseye sergios ve bakhos adlı azizlerin ismi verilmiştir.efsaneye göre bu isimlerin veriliş sebebi; idamlarını bekleyen jüstinyen ve amcasının, -imparatorun bu iki azizi rüyasında görüp suçsuz olduklarını azizlerden duyması neticesinde- azizlerin bağışlanmalarındaki rollerine karşılık duydukları minnettir.bir diğer efsane ise; theodora’nın, romalı güçlü aristokratlardan biri olan anikiana juliana’nın manidarca yaptırdığı kiliseye cevap niteliği taşıdığına dairdir .*
yapı asimetrik dikdörtgen bir şekilden oluşur.iç kısımda 8 adet sütun, bu sütunlardan destek alan ana kubbe, 4 yarım kubbe ve dört kemer bulunur.yarım kubbe modelinin ilk defa kullanılması ağırlığın paylaştırılmasını sağladığı için daha büyük kubbelerin yapımına olanak sağlamış ve mimaride çığır açmıştır.bir bakıma bu kilisenin yapımı ayasofya’nın provası niteliğindedir.fetih’den sonra bu yarım kubbeli sistem türk mimarisini de etkilemiş ve süleymaniye cami gibi eserlerin çıkmasını sağlamıştır.
yine jüstinyen tarafından yaptırılan ravenna kentindeki san vitale adındaki kilisede de aynı planlar kullanılmıştır.german imparatoru şarlman’nın yaptırdığı katedralde de san vitale’nin planlarının kullanılması dolaylı yoldan küçük ayasofya’nın planlarının kullanılmasını sağlamıştır.
yukarda kısaca tanıtmaya çalıştığım bizans döneminden kalan bu gözbebeği camimizi mutlaka ziyaret edip güzelliklerini görmek gerektiğini düşünüyorum.
kaynaklar:
www.kalinti-istanbul.com/it...
islamansiklopedisi.org.tr/k...
tr.m.wikipedia.org/wiki/K%C...
kadırga limanı ile cankurtaran semtleri arasında bulunup, bulunduğu semte kendi adını vermiştir. cami, türbe, zaviye-medrese, sıbyan mektebi ve hamamdan oluşan komple bir yapıdır.
ayasofya'yı da yaptıran doğu roma imparatoru ı. jüstinyen ve karısı theodora tarafından yaptırılmıştır.yapımına 527 senesinde başlanmış da olsa nika ayaklanması yüzünden ancak 536 yılında tamamlanıp, ibadete açılabilmiştir . kiliseye sergios ve bakhos adlı azizlerin ismi verilmiştir.efsaneye göre bu isimlerin veriliş sebebi; idamlarını bekleyen jüstinyen ve amcasının, -imparatorun bu iki azizi rüyasında görüp suçsuz olduklarını azizlerden duyması neticesinde- azizlerin bağışlanmalarındaki rollerine karşılık duydukları minnettir.bir diğer efsane ise; theodora’nın, romalı güçlü aristokratlardan biri olan anikiana juliana’nın manidarca yaptırdığı kiliseye cevap niteliği taşıdığına dairdir .*
yapı asimetrik dikdörtgen bir şekilden oluşur.iç kısımda 8 adet sütun, bu sütunlardan destek alan ana kubbe, 4 yarım kubbe ve dört kemer bulunur.yarım kubbe modelinin ilk defa kullanılması ağırlığın paylaştırılmasını sağladığı için daha büyük kubbelerin yapımına olanak sağlamış ve mimaride çığır açmıştır.bir bakıma bu kilisenin yapımı ayasofya’nın provası niteliğindedir.fetih’den sonra bu yarım kubbeli sistem türk mimarisini de etkilemiş ve süleymaniye cami gibi eserlerin çıkmasını sağlamıştır.
yine jüstinyen tarafından yaptırılan ravenna kentindeki san vitale adındaki kilisede de aynı planlar kullanılmıştır.german imparatoru şarlman’nın yaptırdığı katedralde de san vitale’nin planlarının kullanılması dolaylı yoldan küçük ayasofya’nın planlarının kullanılmasını sağlamıştır.
yukarda kısaca tanıtmaya çalıştığım bizans döneminden kalan bu gözbebeği camimizi mutlaka ziyaret edip güzelliklerini görmek gerektiğini düşünüyorum.
kaynaklar:
www.kalinti-istanbul.com/it...
islamansiklopedisi.org.tr/k...
tr.m.wikipedia.org/wiki/K%C...
devamını gör...
sıra bekleme kültürü
ne yazık ki avrupada da olmayan kültürdür. geçen çocuklarımla dondurma sırasında bekliyorum, ikisi iki yandan çekiştiriyorlar hadi artık alıyorsan al almıyorsan gidelim şeklinde. eh corona var diye 2 metre uzak önümdeki insanların dondurmasını alıp çekilmesini bekliyorum. sonra ne mi oluyor? tahmin et n’oldu? iki modern yaşlı nenem ve dedem geldi, benim koyduğum mesafenin arasına girdi. benim çocuklar agresifleşti, önümdeki yaşlı çift ise pişkinliklerinden utanmayıp, gülüyorlar. halime gülüyorlar diye düşünmedim. yaptıklarının farkında bile olmadıklarından emindim. ses etmedim. dondurmaları alırken de etrafımıza gırla insan üşüştü. yani bırak 1-2 metre sosyal mesafeyi, kişisel alan bile kalmadı. kol kola gireceğiz nerdeyse. üstelik bu insanlar yabancı uyruklu da değil. buranın vatandaşları. az çok tiplerinden anlıyorsun. insanı dışarı çıktığına pişman ettiriyorlar.
devamını gör...
4 yaşındaki kızını damdan aşağıya atmaya çalışan baba
büyüymüş, peh!
(bkz: yobazlık)
(bkz: yobazlık)
devamını gör...
bugün kendin için ne yaptın sorusu
—en sevdiğim şey olan sahilde yürüyüş
—yeni bir kitaba başlamak
—uzun bi aradan sonra tekrardan evde egzersiz yapmak*.
—yeni bir kitaba başlamak
—uzun bi aradan sonra tekrardan evde egzersiz yapmak*.
devamını gör...
sakın yatağın altına bakma
“bir kundura dünyanın en tuhaf formudur.”
j.jose millas’ın yazdığı bu olağan dışı roman seni ummadığın yerlere götürecek.
evet,dünyada yalnız değiliz ama millas’a göre bu dünyada bizimle birlikte yaşayanlar ne uzaylılar ne de hayaletler. bizim cansız varlıklar olarak nitelediğimiz ayakkabılar, askılıklar, terlikler, çoraplar… bunlar kendi aralarında bir topluluk oluşturan yarı canlı varlıklar. bitki mi hayvan mı olduğu tam olarak belirlenemeyen deniz yıldızı gibi canlı ile cansız arasındaki yaşam formları.
“sakın yatağın altına bakma”da iki roman okuyacaksınız. biri romanın adı olan, diğeri ise bu romanı okuyanların yaşamlarını anlatan.romandaki herkes takıntılı insanlar. savcı elena rincon ölmüş olan babasıyla telefon konuşmaları yapmakta, yasak aşk yaşadığı adli tabip dünyanın sonuna takıntılı, vicente holgado ayaklarla kafayı bozmuş, holgado’nun masör sevgilisi teressa dolabında yaşayan bir canavarın varlığına inanmakta, teressa’nın annesi hastalık belirtileriyle babası ise alet edrevatla meşgul…
romandaki insanların yolları kıyısından köşesinden kesişmekte. ama asıl dünya yatağın altında dönmektedir. holgado’nun ayakkabıları ayakları kandırarak fare formunda yaratıklara dönüşebilme umudu taşıyan bireysellik peşinde koştukları için birbirlerinden ayrı hareket etme hevesinde olan varlıklardır. amaçları üzerlerinde taşıdıkları bedenden kurtulup özgürlüklerini ilan etmektir.
yukarıda da benzer bir mücadele sürmektedir. vicente ve teressa bir arada oldukları halde birbirlerinden bağımsızdırlar. tıpkı savcı ve adli tabip gibi. vicente teressa’nın ailesiyle yediği bir yemekten sonra ordan koşarak uzaklaşır ve yatağının altına girer. orda bulunduğunda artık ölüdür ve adli tabibe göre korkudan ölmüştür. zira orası hem ayakkabıların vatanıdır, hem de holgado kendini bir yatak altı canavarı olarak görür. bu da demektir ki holgado ölmek için başlangıç noktasına dönmüştür.
holgado’nun ölümüyle ilgili asıl ilginç olan şey ise ayaklarının olamamasıdır. ayaklar holgado’nun ölümünü fırsat bilip ayakkabılarla birlikte özgürlüklerini yaşamaya başlamışlardır. adli tabipse kendini siyah beyaz gören, televizyonunu şöminenin içine koyup asla kapatmayan savcı’nın evinde, yatakta iken savcı’nın korkması üzerine yatağın altına bakmak için eğildiğinde kalp krizi geçirip ölür. savcı’ya göre yatağın altında yatak altı canavarı holgado bulunmaktadır. adli tabibin ölümünde ilginç olan şeyse adli tabibin bir ayağı ile savcı’nın bir ayağının yer değiştirmiş olmasıdır. bunu kimse fark etmez ama savcı bu olaydan sonra topal kalır ve bu onu daha güçlü ve farklı bir insan yapar. artık holgado’dan korkmamaktadır. ayakkabılar ve ayaklar ne yapmıştır bu olaylardan sonra bilinmez ama adli tabibin ayakkabılarından biri savcı’nın balkonunda sokaktan topladığı dul ayakkabılarla sohbet ederek ve en sevdiği yiyecek olan çorapları yiyerek hayatını sürdürür.
“sakın yatağın altına bakma” romanını okuyan herkes 147. sayfada bırakmaktadır okumayı. bir kez de sen dene bakalım.
bu gece yatmadan hemen önce ayakkabılarına iyi geceler dile ya da sakın yatağın altına bakma…
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
ön yargılı olmaaa, tamam hadi oldun diyelim ama dozunu kaçırma!
devamını gör...
kafede yalnız başına oturan insan
güzeldir, kendi halinde takılır. denk geldiğimde vay bee kimseye ihtiyacı yok mekanda oturmak için dediğim.
arada kendimde yaparım. iyi geliyor kendi kendine takılıp kendini dinlemek. bir kitap birde kahve oldu mu tadından yenmez.
arada kendimde yaparım. iyi geliyor kendi kendine takılıp kendini dinlemek. bir kitap birde kahve oldu mu tadından yenmez.
devamını gör...
dublajı orijinalinden iyi olan yapımlar
muhteşem ikili, o kadar iyi ki orijinalinin adını unutmuşum.
buz devri.
buz devri.
devamını gör...
bbc’nin paylaştığı türkiye’de dışarı çıkabilenler fotoğrafı
devlet kendi vatandaşını ötekilerden ayırırken tarafları karıştırmış
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
''ne ben sana kızarım
ne de zatın zahmet edip bana küssün..
artık seninle biz,
düşman bile değiliz..''
(bkz: nazım hikmet ran)
(bkz: sen)
ne de zatın zahmet edip bana küssün..
artık seninle biz,
düşman bile değiliz..''
(bkz: nazım hikmet ran)
(bkz: sen)
devamını gör...
cinsiyet öğrenme partisi
yapanlarının istisnasız düşük zekalı olduğu parti. katılanların ise kek ve kola için orada bulundukları düşüncesindeyim, onlara ağır bi söz söylemem ayıp olabilir.
devamını gör...
