don't breathe
bir görme engelli veteran askerin yapabileceklerini gördüğümde aşırı şaşırdığım bir senaryoya sahip film.
aslında başlangıçta öldürülmek istenilse kolay bir şekilde başarılabilecekken, elini kana bulamak istemeyen 3 genç hırsızın pişman olduğu aşikar derece ortada denilebilir.
kızını öldüren kadını evinin alt katında saklayıp,bir çocuk daha elde edebilmek için spermini kadına enjekte ederek 9 ay orada tutup serbest bırakacağı fikride çok şaşırttığını söylemeliyim.tabi ki çatışma sırasında yanlışlıkla öldürdükten sonra kadına sarılmasını başta anlayamasamda kadına enjekte ettiği spermden dolayı çocuğunu taşıdığını anlamamla çözülmüş oldu.
kısa bir film olmasına rağmen heyecanı yüksek seviyede tutan seviyede gerilime sahip.
ımdb skoru 7.1 olan filmi heyecan isteyen birisi için tavsiye ederim.
aslında başlangıçta öldürülmek istenilse kolay bir şekilde başarılabilecekken, elini kana bulamak istemeyen 3 genç hırsızın pişman olduğu aşikar derece ortada denilebilir.
kızını öldüren kadını evinin alt katında saklayıp,bir çocuk daha elde edebilmek için spermini kadına enjekte ederek 9 ay orada tutup serbest bırakacağı fikride çok şaşırttığını söylemeliyim.tabi ki çatışma sırasında yanlışlıkla öldürdükten sonra kadına sarılmasını başta anlayamasamda kadına enjekte ettiği spermden dolayı çocuğunu taşıdığını anlamamla çözülmüş oldu.
kısa bir film olmasına rağmen heyecanı yüksek seviyede tutan seviyede gerilime sahip.
ımdb skoru 7.1 olan filmi heyecan isteyen birisi için tavsiye ederim.
devamını gör...
bir yıldır hiç makyaj yapmamış olmak
garipsemediğim durum.
ben nur yüzlü biri olduğum için günlük hayatta sürekli makyajlı gezemem. **
madem 1 yıldır makyaj yapmamışsınız bundan sonrada yapmayıverin n'olacak. etmen guzum. sürmeyin o kimyasalları oranıza buranıza.
ben nur yüzlü biri olduğum için günlük hayatta sürekli makyajlı gezemem. **
madem 1 yıldır makyaj yapmamışsınız bundan sonrada yapmayıverin n'olacak. etmen guzum. sürmeyin o kimyasalları oranıza buranıza.
devamını gör...
modoc
bugünkü california'nın kuzeyi ve oregon'un güneyinde yaşayan, penutian dili konuşan bir kızılderili kabilesidir.
1840'lardan itibaren topraklarına beyazlar gelmeye başladı. 1847'den itibaren topraklarında çiftlikler kuran beyaz yerleşimcilerle çatışmaya başladılar. 1864'de, a.b.d hükümeti, onları rezervasyonda yaşamaya zorladı. verilen sözlerin tutulmaması ve zorluklar yaşamaları yüzünden 1870'de rezervasyondan kaçıp ata topraklarına gittiler. a.b.d ordusunun onları geri götürmek istemesi üzerine, tarihe modoc savaşı olarak geçen olaylar yaşandı.
tüm direnişe rağmen yenildiler ve oklahoma'ya sürgün edildiler. uzun yıllar sonra oregon'a gitmelerine izin verildi ama yüzbaşı jack'in akrabaları oklahoma'da kaldı. bugün oregon'da ve oklahoma'da yaşıyorlar.
1840'lardan itibaren topraklarına beyazlar gelmeye başladı. 1847'den itibaren topraklarında çiftlikler kuran beyaz yerleşimcilerle çatışmaya başladılar. 1864'de, a.b.d hükümeti, onları rezervasyonda yaşamaya zorladı. verilen sözlerin tutulmaması ve zorluklar yaşamaları yüzünden 1870'de rezervasyondan kaçıp ata topraklarına gittiler. a.b.d ordusunun onları geri götürmek istemesi üzerine, tarihe modoc savaşı olarak geçen olaylar yaşandı.
tüm direnişe rağmen yenildiler ve oklahoma'ya sürgün edildiler. uzun yıllar sonra oregon'a gitmelerine izin verildi ama yüzbaşı jack'in akrabaları oklahoma'da kaldı. bugün oregon'da ve oklahoma'da yaşıyorlar.
devamını gör...
üremek
insan düşünsel üremeli, zaten biyolojik olarak ürüyoruz.
devamını gör...
sultan ibrahim'in idamı
döneminde bozulan devlet yönetimi, mantıksız kararları neticesinde 7 ağustos 1648 yılında tahttan ulema'nın fetvası ile indirilen sultan ibrahim, topkapı sarayında bir odaya hapsedilmişti ve kapı kilidine bizzat annesi kösem sultan elleriyle kurşun dökmüştü. sultan ibrahim, hislerini ve fikirlerini kesinlikle saklamıyor, sürekli bağırıp isyan ediyor, yeni rejimin ileri gelenlerine sövüp sayıyor ve dehşetli tehditlerde bulunuyordu. söyledikleri odasının önünden geçenler tarafından duyuluyor ve tüm istanbul'a yayılıyordu. istanbul halkı, yeniden kurulan zorba idaresine diş biliyor ve sultan ibrahim'i haklı buluyordu.
yeniçeri ocağı dışında kalan askeri sınıflar da padişahın tahttan indirilmesinden ve yerin henüz 6 yaşında bir çocuğun çıkmasından son derece rahatsızlardı. bilhassa sipahiler memnuniyetsizliklerini açıktan açığa söylüyor, sultan ibrahimin tahttan indirilmesi için bir sebep olmadığını, 7 yaşına dahi gelmemiş bir çocuğun padişah ve halife olamayacağını savunuyorlardı. sultan ibrahim'in tekrar tahta geçtiği haberleri bilinmeyen bir kaynaktan şehre yayılıyor ve halk tarafından sevinçle karşılanıyordu.
istanbul'un zenginlerini, armatörleri, tacirleri hatta esnafı haraca kesmeye başlayan yeniçeriler'in zorbalığından kurtulmak için halk, bütün ümitlerini hapisteki padişahın tekrar tahta geçmesine bağlamışlardı. öyle bir an geldi ki, kösem sultan, sultan ibrahim öldürülmediği takdirde halkın onu zorla hapisten çıkarıp tahta oturtacağını şeyhülislam ve sadrazam'a bildirdi. kösem sultan da, ihtilalciler de böyle bir durumda hayatta kalamayacaklarını biliyorlardı. şimdiye kadar osmanlı tarihinde hiçbir anne oğluna kösem'in yaptığı gibi ihanet etmemiştir.
ihtilalciler, kösem'den memnun değillerdi, onun ihtirasından ve entrikalarından çekiniyorlardı. ancak onu ortadan kaldırmanın bir çaresi de yoktu. o zaman saray partisini kaybeder, halkın nefretiyle başbaşa kalırlardı. sultan ibrahim'i tahtından eden ihtilal, ulemanın yeniçerilere katılması ile gerçekleşmişti. sultan ibrahim, saraydan ve bizzat annesi tarafından ihanete uğramış olsa da, ulemayı tutmayı bilseydi, diğer kapıkulu ocakları tarafından desteklenmeyen yeniçerilerin böyle bir ihtilali yapmaya güçleri yetmezdi. şimdi bile sultan ibrahim'in hayatta olduğu her dakika tehlikede oldukları anlaşılmıştı. işte bunun üzerine, sultan 2.osman'ın öldürülmesinin üzerinden tam olarak 26 yıl sonra, osmanlı tahtı, yeniden bir hükümdarın öldürülmesi ile kana boyanıyordu.
saray askeri ile sipahilerin, sultan ibrahim'in yeniden tahta çıkarılması konusunda anlaştıkları kösem sultan tarafından ihtilalcilere bildirildi. kösem sultan gönderdiği pusulada acele edilmesini söylüyordu. bunun üzerine yeniçeri ağaları, sadrazam mehmet paşa ile şeyhülislam abdürrahim efendi'yi harekete geçirdiler. devletin en kıdemli iki memuru yanlarına 4.murad'ın meşhur cellatbaşısı kara ali'yi alarak sultan ibrahim'in kaldığı odanın önüne geldiler. sultan ibrahim o sırada 32 yaşındaydı ve bu heyeti karşısında görünce küfürler savurmaya ve sadrazam'la şeyhülislam'ın aşağılık adamlar olduğunu haykırmaya başladı.
padişahın bu bağırmalarından ve heybetinden korkan cellat kara ali, gözyaşı dökerek yapmak istemediğini söyledi ve kaçmaya kalktı. fakat sadrazam elindeki asa ile kara ali'ye vurarak işini yapmasını söyledi. bu hengame içinde sultan ibrahim boğularak idam edildi ve akabinde ayasofya'da amcası sultan mustafa'nın yanına defnedildi.
o zaman 6 yaşlarında bir çocuk olan padişah 4.mehmet, babasının öldürülmesinde parmağı olan 70 kişinin isimleri bir deftere kaydettirdi ve yıllar içinde eceliyle ölmeyen kim varsa tek tek ortadan kaldırdı.
yeniçeri ocağı dışında kalan askeri sınıflar da padişahın tahttan indirilmesinden ve yerin henüz 6 yaşında bir çocuğun çıkmasından son derece rahatsızlardı. bilhassa sipahiler memnuniyetsizliklerini açıktan açığa söylüyor, sultan ibrahimin tahttan indirilmesi için bir sebep olmadığını, 7 yaşına dahi gelmemiş bir çocuğun padişah ve halife olamayacağını savunuyorlardı. sultan ibrahim'in tekrar tahta geçtiği haberleri bilinmeyen bir kaynaktan şehre yayılıyor ve halk tarafından sevinçle karşılanıyordu.
istanbul'un zenginlerini, armatörleri, tacirleri hatta esnafı haraca kesmeye başlayan yeniçeriler'in zorbalığından kurtulmak için halk, bütün ümitlerini hapisteki padişahın tekrar tahta geçmesine bağlamışlardı. öyle bir an geldi ki, kösem sultan, sultan ibrahim öldürülmediği takdirde halkın onu zorla hapisten çıkarıp tahta oturtacağını şeyhülislam ve sadrazam'a bildirdi. kösem sultan da, ihtilalciler de böyle bir durumda hayatta kalamayacaklarını biliyorlardı. şimdiye kadar osmanlı tarihinde hiçbir anne oğluna kösem'in yaptığı gibi ihanet etmemiştir.
ihtilalciler, kösem'den memnun değillerdi, onun ihtirasından ve entrikalarından çekiniyorlardı. ancak onu ortadan kaldırmanın bir çaresi de yoktu. o zaman saray partisini kaybeder, halkın nefretiyle başbaşa kalırlardı. sultan ibrahim'i tahtından eden ihtilal, ulemanın yeniçerilere katılması ile gerçekleşmişti. sultan ibrahim, saraydan ve bizzat annesi tarafından ihanete uğramış olsa da, ulemayı tutmayı bilseydi, diğer kapıkulu ocakları tarafından desteklenmeyen yeniçerilerin böyle bir ihtilali yapmaya güçleri yetmezdi. şimdi bile sultan ibrahim'in hayatta olduğu her dakika tehlikede oldukları anlaşılmıştı. işte bunun üzerine, sultan 2.osman'ın öldürülmesinin üzerinden tam olarak 26 yıl sonra, osmanlı tahtı, yeniden bir hükümdarın öldürülmesi ile kana boyanıyordu.
saray askeri ile sipahilerin, sultan ibrahim'in yeniden tahta çıkarılması konusunda anlaştıkları kösem sultan tarafından ihtilalcilere bildirildi. kösem sultan gönderdiği pusulada acele edilmesini söylüyordu. bunun üzerine yeniçeri ağaları, sadrazam mehmet paşa ile şeyhülislam abdürrahim efendi'yi harekete geçirdiler. devletin en kıdemli iki memuru yanlarına 4.murad'ın meşhur cellatbaşısı kara ali'yi alarak sultan ibrahim'in kaldığı odanın önüne geldiler. sultan ibrahim o sırada 32 yaşındaydı ve bu heyeti karşısında görünce küfürler savurmaya ve sadrazam'la şeyhülislam'ın aşağılık adamlar olduğunu haykırmaya başladı.
padişahın bu bağırmalarından ve heybetinden korkan cellat kara ali, gözyaşı dökerek yapmak istemediğini söyledi ve kaçmaya kalktı. fakat sadrazam elindeki asa ile kara ali'ye vurarak işini yapmasını söyledi. bu hengame içinde sultan ibrahim boğularak idam edildi ve akabinde ayasofya'da amcası sultan mustafa'nın yanına defnedildi.
o zaman 6 yaşlarında bir çocuk olan padişah 4.mehmet, babasının öldürülmesinde parmağı olan 70 kişinin isimleri bir deftere kaydettirdi ve yıllar içinde eceliyle ölmeyen kim varsa tek tek ortadan kaldırdı.
devamını gör...
cansu dere
güzel kadındır , farklı bir aurasi vardır bu nedenle soğuk denir asil denir bana göre pamuk gibi insandır. tanıdığımdan değil sokak hayvanları için yaptıklarını bildiğimden.
devamını gör...
normal sözlük'ten biriyle evlenmek
neden evlilik dediğim başlık? evlilik bir çok duygunun ölümü ve kaos değil mi? oturun oturduğunuz yerde * nacizhane fikrim en fazla el ele tutuşup gezin,iyi vakit geçirin sevgili yazarlar.
devamını gör...
datça
iki yıldır yaz tatilleri için kalabalık bi grup olarak tercih ettiğimiz , insanlarının gerçekten çok tatlı ve güler yüzlü olduğu , her yerde bademden bahsedilen ve benim bademli gazozuna gerçekten bayıldığım , palamutbükü koyunu çevredeki diğer koylardan ayrı sevdiğim çok güzel bi tatil bölgesi .
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
selam karalama defteri, defterleri çok severim bilesin. her günün birbirinin birebir kopyası olmasından, insanların yemek yerken bile aynı sandalyelere oturmasına kadar birbirinin copy paste şekilde akmasından, mavi mi kırmızı mı hangi hap hacıı diye morpheus'un gelip sormamasından yıldım, bıhtım ve de daraldım. ayrıca bütün gün akşamı iple çekip akşam olduğunda ise gideceğim evimde beni heyecanlandıracak, bu deja vu'ya katlanmamı sağlayacak bekleyen herhangi bir soyut veya somut öğe de yok. sanırım çıkmaz bir döngüdeyim. yaprakların kuru kalsın, sağlıcakla.
devamını gör...
okuduğun okulun yıkıldığını görmek
okulun değiştirildiğini görmek kadar acı veren durumdur. okulumun yıkıldığına hiç şahit olmadım fakat değiştirildiğinde, anılarımın bir kısmı da değiştirilmiş gibi hissettim.
çünkü, o kapının önünde dikilir sohbet ederdik biz, girişler o kapıdan olurdu. koridorun sonunda kantin vardı ve biz o kantinden hiç hoşlanmadığımız yiyecekleri alırdık, şu an orası danışma oldu belki de. sonra, biz girişteki o masanın arkasına saklanıp okuldan kaçmıştık, şimdi o masa da kaldırılmış.
kim bilir koridorları ne yaptılar, boyadılar mı? sınıf isimleri mesela... eminim onlar da değiştirilmiştir. oysa biz sınıf isimlerini bile eğlence konusu yapardık. sınıf düzenimiz hele? kesin değişmiştir! neden ki, neden zaten yıllar geçtikçe anımsamakta zorlanacağımız anılarımıza dokunma ihtiyacı duydunuz? neden bıraktığımız gibi kaldığını düşünüp vicdanımızı biraz da olsun rahatlatmamıza ve anılarımızın zihnimiz dışında orada da muhafaza olduğunu düşünmemize izin vermediniz?
çünkü, o kapının önünde dikilir sohbet ederdik biz, girişler o kapıdan olurdu. koridorun sonunda kantin vardı ve biz o kantinden hiç hoşlanmadığımız yiyecekleri alırdık, şu an orası danışma oldu belki de. sonra, biz girişteki o masanın arkasına saklanıp okuldan kaçmıştık, şimdi o masa da kaldırılmış.
kim bilir koridorları ne yaptılar, boyadılar mı? sınıf isimleri mesela... eminim onlar da değiştirilmiştir. oysa biz sınıf isimlerini bile eğlence konusu yapardık. sınıf düzenimiz hele? kesin değişmiştir! neden ki, neden zaten yıllar geçtikçe anımsamakta zorlanacağımız anılarımıza dokunma ihtiyacı duydunuz? neden bıraktığımız gibi kaldığını düşünüp vicdanımızı biraz da olsun rahatlatmamıza ve anılarımızın zihnimiz dışında orada da muhafaza olduğunu düşünmemize izin vermediniz?
devamını gör...
soygun şakası yapmaya çalışırken öldürülen youtuber
abd gibi bireysel silahlanmanın aşırı fazla olduğu bir ülkede, yapılmayacak bir şaka türü olsa gerek.
şaka yapmaktan ziyade intihar etmeye çalışmış gibi geldi şahsen bana.
şaka yapmaktan ziyade intihar etmeye çalışmış gibi geldi şahsen bana.
devamını gör...
bir filmin tamamını anlatan tek repliği
devamını gör...
unutulmayan roman karakterleri
kinyas ve kayra nasıl unutayım bunları mükemmel işlenmiş iki karakter (bkz: hakan günday)
devamını gör...
sözlük yazarlarına gelen son whatsapp mesajı
bana bak varoş gülü. oğluma büyü yaptırdığınızı biliyorum. benim memur oğlum senin gibi bir varoşun yüzüne bakmazdı normalde. artık nasıl bir büyü yaptırdıysanız oğlumu bir şekilde kendine bağladın ama o büyüleri tek tek bozduracağımdan emin olabilirsin. yeğenim avukat, ona söyledim, sana dava açıcam. büyü yaptırdıysa alırlar içeri dedi. cumhurbaşkanına bile yazacağım. cimer'e de yazacağım. senin oğlumu kendine aşık ederek öldürme çaban var. ama şunu o mercimek beynine sok bizim ailemize yakışmıyorsun. benim kocam 40 yıl boyunca hamallık yaparak bu aileyi ayakta tuttu, senin gibi birinin ailemizin içinde yeri yok. seni eve düşen yıldırım. sidikli. eğer oğlumun peşini bırakmazsan kapınızın önüne gelip yarın avazım çıktığı kadar bağırır, sizi rezil ederim. bu da son uyarım. anladım mı salak şey. aptal seni.
devamını gör...
siftah
miktarı önemli olmayan kavramdır.
bereket getirdiğine inanılır.
siftah yapılacak ürün için pazarlık yapılmaz.
bereket getirdiğine inanılır.
siftah yapılacak ürün için pazarlık yapılmaz.
devamını gör...
ince düşünceli olmak
çevren zarar görmesin diye her detayı düşünüp kendini yıpratmaktır. en büyük zaafımdır.
devamını gör...
kırmızı pazartesi
orijinal adı ‘ilan edilmiş ölümün kronolojiği’ olan bu kitap dilimize kırmızı pazartesi olarak çevrilen gabriel garcia marquez’in nobel ödüllü romanıdır.
kırmızı pazartesi, sıradan bir gün değil, işleneceğini herkesin bildiği ama önlemek için kimsenin bir şey yapmadığı bir cinayetin öyküsüdür. klasik cinayet romanlarından farkı, biz ilk sayfadan itibaren öleni ve öldüreni biliyoruz. sevgili yazarımız okuruna en büyük spoilerı veriyor ama bu kitabın gizeminden hiçbir şey azaltmadığı gibi kat ve kat arttırıyor. sevgili marquez en sevdiği kitabının bu olduğunu söylemiş, kendisinin üç eserini okuyan biri olarak ona katılıyorum.
kırmızı pazartesi, sıradan bir gün değil, işleneceğini herkesin bildiği ama önlemek için kimsenin bir şey yapmadığı bir cinayetin öyküsüdür. klasik cinayet romanlarından farkı, biz ilk sayfadan itibaren öleni ve öldüreni biliyoruz. sevgili yazarımız okuruna en büyük spoilerı veriyor ama bu kitabın gizeminden hiçbir şey azaltmadığı gibi kat ve kat arttırıyor. sevgili marquez en sevdiği kitabının bu olduğunu söylemiş, kendisinin üç eserini okuyan biri olarak ona katılıyorum.
devamını gör...
namuslu kadın evinde oturur
margareth teatcher(eski britanya başbakani),ursula von der leyen(ab komisyonu başkanı),angela merkel(alman şansölyesi),marie curie(iki nobel ödüllü bilim insanı),benazir butto(eski pakistan başbakanı),florance nightingale(modern hemşireliğin kurucusu),sabiha gökçen(ilk türk kadın pilot,dünyanın ilk kadın savaş pilotu).unutmayın arkadaşlar bu insanları.onlara neler borçlu olduğumuzu.onlar kadın.şimdi neden evde oturmadınız mı demeli.hepsine sonsuz saygılar.saçma ve çağdışı düşüncelerin kölesi olmayın ve unutmayın sizi ve herbirimizi bu dünyaya getiren de bir kadın.
devamını gör...
zor günlerden geçenlerin en iyi bildiği şey
geçecek. geçmese de alışacaksın.
devamını gör...
tüm dünyaya söylenmesi gereken söz
ve perdeler kapansın..
devamını gör...