kelime kökü yıldızımsı anlamına gelen qui-star'dır.
kuasar aslında mega-hiper bir karadeliktir. kendi etrafındaki gaz ve toz bulutundan beslenirken, olay ufkuna yaklaşan maddenin ışık hızına yakın bir hıza yaklaşmasıyla güneşten yüz trilyonlarca kat fazla ışık üretir.
evrendeki en güçlü canavarlardır kuasarlar. bakın, dikkat edin, bir kaç değil, bir kaç bin değil, bir kaç yüz bin değil, yüz milyonlarca ışık yılı uzaklıktaki bir kuasar bile samanyolu galaksisini yok edebilir.
kuasarlar evrenin gençlik çağının deliliğiyle oluşan şeyler. bizim galaksimize en yakın olanı ise iki milyar ışık yılı uzaklıkta.
arkadaş ise bir nasa görselinde şöyle bir şey.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

küfür edip karşı tarafı aşağılayınca espri yaptığını zanneden varlıkların sanrısal bozukluğudur o.

şaka bir yana, kadınların en esprili olduğu ortamlar genellikle kadın ağırlıklı ortamlar oluyor. erkekler ve kendilerini göstermek için yaptıkları maymunluklar ortalıkta olmayınca tabii. swh
devamını gör...

tavuk döner ben dönmem :)
devamını gör...

bir ateist olarak söylüyorum, bu allah'a şirk koşmaktır. dinden çıkarsınız. fas'ta bile tarihi camilere girerken müslüman olduğunuzu söylerseniz para almazlar ve girmenizi engelleyemezler.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

rumen oyun ve roman yazarı liviu rebreanu tarafından yazılmış savaş karşıtı eser. rebreanu eserin ana karakteri olan apostol bologa üzerinden savaşın genel tahribatından ziyade romanda insana ve savaşın insan üzerinde yarattığı tahribata eğiliyor esasında. eserin konusundan daha ilgi çekici olan şey ise rebreanu'nun daha eserin başında belirttiği gibi bu romanı birinci dünya savaşı sırasında apostol bologa'nın yaşadığı kaderin gerçek hayatta ete kemiğe bürünmüş hâli olan abisi emil rebreanu'nun yaşamından esinlenerek yazmış olması. emil'in yaşamı ve idamı liviu rebreanu'yu öyle etkiliyor ki bunun izleri yazdığı her eserde kendine yer bulmaya başlıyor. özellikle yazarın kısa hikayelerinden biri olan catastrofa yine asılmışlar ormanı ile benzer bir atmosferde savaşın anlamsızlığını işlerken david karakteri üzerinden bologa'nın iç çatışmalarına da yeniden rastlıyoruz. çek subay svoboda'nın ölümü - ki svoboda özgürlük anlamına geldiğinden dolayı oldukça şık bir sembolizm yaratır rebreanu- ve başka bir milletin ordusunda kendi halkına silah doğrultmak zorunda kalma mecburiyetinin bologa'nın zihninde yarattığı çatışma ve iç sorgulamaları eserin büyük bölümünü esir alan bir yapıda. aşk, inanç, ahlaki ikilemler ve mental olarak sarsılmaya meyilli bir karakter savaşın yalnızca bedenlere değil zihinlere de verdiği zararın başarılı bir temsili. romanın sonu hem trajik hem de düşündürücüdür aslında, bologa'nın verdiği karar kimine göre aptallık kimine göre vicdani bir sorumluluk olarak değerlendirilir ama nasıl değerlendirilirse değerlendirilsin eser savaşın kendi ahlakını beraberinde getirdiğini kesin bir dil ile ifade eder. humanitarian law bir kenara, savaş ne yazık ki kendi ahlak anlayışı ile gelir ve bu anlayış ne mantık ne vicdan içerir. bologa bir kenara eserde bulunan çek avukat otto klapka, yahudi teğmen gross ve savaşın ortasında silah taşımayı reddeden cervenco gibi okuması keyifli karakterler de mevcut. ayırca dr. meyer, dr. daneeka gibi muhteşem bir karakterin de kaba taslak hali gibi.

mustafa kemal atatürk pek çok konuda olduğu gibi bir konuda da haklıdır; eğer müdafa için değil ise ne yazık ki her savaş katliamdan başka bir şey ifade etmez. bu gibi arka planda kalmış olsa bile bugün bile şiddetini korumayı başaran savaş karşıtı romanlar ise her satırında aynı fikri tekrar ve tekrar anlatmaya devam eder ama gariptir ki her şeye rağmen insanlar da hâlâ savaşmaya devam ediyor.


"he returned to nasaud in a bewildered state of mind. his soul was tom by doubts, and he felt convinced that he had become an outcast. at first he had tried to build up a new house with the wreckage of the old, but he found that from under every stone a painful question would leap forth, a question for which he could find no answer. he soon wearied of these hopeless efforts with their continual torture. but presently there arose above everything else, like a victorious banner, the desire to find true answers to these perturbing questions."
devamını gör...

sevimsiz iş.

orhun yazıtları gibi döktürmüşüm. kontrol de etmişim, düzeltmişim yanlış kısımları. gönder'e basmışım. sonra bir bakmışım ki kocaaa metinde 1 tane harf hatası... istemek yazamamışım da isyemek gibi bir şey yazmışım mesela. gitti güzelim tanımın mükemmel bütünlüğü!

şakası bir yana da, tek harf için düzeltme yapmak cidden gıcık bir durum.
devamını gör...

bu fotoğrafı yabancı bir sayfada gördüm. "hoşlandığım çocuk, coca cola seviyorum dedikten bir gün sonra ben." diyordu. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: format nedir nasıl ırzına geçilir)
devamını gör...

az önce fırından çıktılar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

evet, ölmeden önce yaşanmak istenenler listeme "beni sevdi benden çok" şarkısını birinden şahsıma ithafen almayı ekliyorum.. aşırı duygulandım, azıcık gözümden yaş düşmüş olabilir..
yapılan jest çok güzeldi... kimdi o gomercan mıydı? (telefonun sesi gelmedi de başta ondan teyit edeyim dedim..)
daldık hayallere, ben garip oldum bengarip...
edits: gomercan değilmiş, hemen etiketledin be bergen.. kimdi biri beni aydınlatsıııın!
editlere doymuyordu: aydınlatıldım hem de harika bir şekilde. teşekkür ederim!
devamını gör...

"36-42 kuzey paralelleri, 26-45 doğu meridyenleri"
(bunu ölene dek hatırlamakla lanetlendim.)

"gündeş'ten gelen yükü parçacıkların dünyanın manyetik alanıyla etkileşimi sonucu oluşan ışımalar"

and the oscar goes to...
(bkz: endoplazmik retikulum)
(bkz: endoplazmik)
(bkz: retikulum)
(bkz: granül)
(bkz: granüllü endoplazmik retikulum)
(bkz: granülsüz endoplazmik retikulum)

çıksana allahın belası...
devamını gör...

bitkileri her şeyleri ile ele alıp inceleyen, haklarında araştırma yapan bilim dalıdır.

bitki içi hücreler, organeller vs. her konuda bilgi edinir ve paylaşırlar.
(bkz: bitki bilimi)

ülkemizdeki botanik bilimi uzmanları endemik bitkilerimiz üzerinde inceleme yapmakta ve onların başka yerde yetiştirilip yetiştirilemeyeceğini gözlemlemektedir.
devamını gör...

kendisi kırmızı çizgimizdir! ona göre yani!
devamını gör...

başlıklardan değil abazalardan rahatsız oluyoruz aslında
devamını gör...

je m'appelle kelimesinin anlamını biliyorum.
devamını gör...

duygulandıran yardım kampanyası. daha dün akşam düşündüğüm ve bugün duyurulmasıyla akşamıma neşe katan kampanya. *

edit: yapılan bağış miktarları site üzerinde gözüküyor. ismi lazım değil kahve zincirlerinden, bir günlük de olsa feragat ederek bağış miktarlarını arttıralım abilerim, ablalarım, kardeşlerim. *
devamını gör...

bana deniz analarını hatırlatıyorsun.
devamını gör...

beğenen ve favorileyen isimler de sırasıyla aşağıdan yukarıya doğru değil de tam tersi şekilde sıralanmaya başlamış. yani en son beğenen en üstte artık.

edit: iko’ya hisse misse bir şey verilmesi gerekmiyor mu artık ya?
devamını gör...

kadinlara yuklenen onca seyin ustune, bir de evlenip erkek terbiyeciligi ekleniyor. ozellikle de anne ve babalar ogullari hakkinda “evlenince duzelir” diye dusunuyor ve baski yapiyor, kendilerinin imkani varken yapamadiklarini, evlenince esi yapabilir zannediyorlar.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim