kızların erkeklerden çocuk diye bahsetmesi
özellikle yaşı 18 ile 25 arasında değişen hanım kızlarımız için, vazgeçilmez bir ritüel.
20 yaşındaki er kişiye adam diyemezsin sonuçta, nasıl diyeceksin? karşındaki de adam değildir zaten. adam nedir? büyük çocuktur.
hatta programı bile vardır; adam olacak çocuk.
''bey'' devreye girene kadar, çocukla idare edilecektir artık.
20 yaşındaki er kişiye adam diyemezsin sonuçta, nasıl diyeceksin? karşındaki de adam değildir zaten. adam nedir? büyük çocuktur.
hatta programı bile vardır; adam olacak çocuk.
''bey'' devreye girene kadar, çocukla idare edilecektir artık.
devamını gör...
umudunuzu kıran insanlar
aslında en yakınınızdakilerdir. en başta ailendir.
devamını gör...
sarılmak
oksitosin, serotonin, kortizol , asetilkolin etkeni gibi tüm kopuk sinirsel ve hormonal bağlantılarınızı onararak sizi bütünlük hissine yakınlaştıran yegane eylem.
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
başlığı görünce, sözlüğün en kıymetli yazarlarını sıralamak istedim. işbu entry'de adını listelediğim yazarların yazdıklarını okumayanlar kendi kaybeder, bana değil kendine ayıp eder:
dopaminendorfin
jonathanlivingston
eyluling
violet
mebus paltosu
blackeyes
zülal_kalender1
dipnot: sevgili zülal_kalender'in ayrıca altını çizmek isterim. okuduklarımdan yaptığım çıkarım doğrultusunda bu genç yaşına rağmen, şahane işler başardığını öğrendim. başarılar diliyorum kendisine, helal olsun genç arkadaş.
dopaminendorfin
jonathanlivingston
eyluling
violet
mebus paltosu
blackeyes
zülal_kalender1
dipnot: sevgili zülal_kalender'in ayrıca altını çizmek isterim. okuduklarımdan yaptığım çıkarım doğrultusunda bu genç yaşına rağmen, şahane işler başardığını öğrendim. başarılar diliyorum kendisine, helal olsun genç arkadaş.
devamını gör...
normal sözlük'e eksileme butonu gelsin kampanyası
desteklemediğim kampanya.
yeni bir sözlük olarak burayı tercih etme sebeplerinden birinin eksi butonu gibi olumsuz özelliklerin olmayışı olduğunu düşünüyorum.
yeni bir sözlük olarak burayı tercih etme sebeplerinden birinin eksi butonu gibi olumsuz özelliklerin olmayışı olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
facebook’ta kendi gönderilerini beğenen insan
bir savunma biçimi olarak (bkz: beğenmeseydim atmazdım zaten)
devamını gör...
nesin matematik köyü
devamını gör...
zülfü livaneli'nin twitter’da paylaştığı yarı çıplak poz
sağlık durumunuz nasıl diye doktoru tarafından sorulan soruya sol yumruğunu kaldırıp çivi gibiyim mayetinde esprili bir dille yanıt vermeye çalışırken yanlışlıkla sosyal medyada paylaştığı pozdur. *
kıyamam ya, canım livaneli madara oldu bütün sosyal medyaya. *
ayrıca ben komik olsa da bu yanlışlığın çok olağan olduğunu düşünüyorum. yaşlı bir yakınınız sosyal medya/akıllı telefon kullanmaya çalışıyorsa olabilecekleri hepiniz bilirsiniz sözlük.
annemden babamdan biliyorum çok şapşik hatalar yapabiliyorlar.
mesela annem bir kere yanlışlıkla bana atacağım derken çözdüğü edebiyat sorularını facebook'a yüklemişti. babacığım da bir kaç kere yanlışlıkla whatsapp'ta bana atacağı mesajı tüm rehbere atmıştı. *
ben livaneli'ye de aynı duyguyla güldüm. şapşik ya dedim geçtim.
başka mana yüklemeye gerek yok bence, mektupla haberleşen, radyo dinleyerek büyüyen, daktiloyla yazı yazan bir nesil öyle kolay alışamaz ki internet dünyasına. az buçuk sakarlıklar yapacaklar tabii ki.
kıyamam ya, canım livaneli madara oldu bütün sosyal medyaya. *
ayrıca ben komik olsa da bu yanlışlığın çok olağan olduğunu düşünüyorum. yaşlı bir yakınınız sosyal medya/akıllı telefon kullanmaya çalışıyorsa olabilecekleri hepiniz bilirsiniz sözlük.
annemden babamdan biliyorum çok şapşik hatalar yapabiliyorlar.
mesela annem bir kere yanlışlıkla bana atacağım derken çözdüğü edebiyat sorularını facebook'a yüklemişti. babacığım da bir kaç kere yanlışlıkla whatsapp'ta bana atacağı mesajı tüm rehbere atmıştı. *
ben livaneli'ye de aynı duyguyla güldüm. şapşik ya dedim geçtim.
başka mana yüklemeye gerek yok bence, mektupla haberleşen, radyo dinleyerek büyüyen, daktiloyla yazı yazan bir nesil öyle kolay alışamaz ki internet dünyasına. az buçuk sakarlıklar yapacaklar tabii ki.
devamını gör...
life after people
insan neslinin bir anda ortadan kalktıktan sonra dünya üzerindeki yaşanacak değişimler üzerine odaklanan oldukça etkileyici bir belgesel. belgesel dünyada hiç insan kalmadığı andan itibaren bir gün, bir hafta, bir ay, altı ay, bir sene gibi zaman periyotları ile dünyada gerçekleşen değişimleri aktarıyor. ilginç konusu ve özellikle görsel başarısı ile kesinlikle izlenmesi gereken bir belgesel. ilk olarak history channel'de 108 dakikalık versiyonu yayınlandı. daha sonra 45'er dakikadan 20 bölüm olarak yayınlanmıştır.
gelin bu değişimlere hep beraber bakalım:
insanlığın ortadan kalkışından saatler sonra dünya üzerindeki ışıklar sönmeye başlayacak.
ilk hafta:
-santralin yakıt ihtiyacını sağlayacak birileri yoksa dünyadaki şehirlerin ışıkları sönmeden önce santraller duracak. (rüzgar türbinlerinin de yağlanması gerekiyor, aksi takdirde çalışmaz.) tek çalışan santral sıradışı bir yapısı olduğu için hoover santrali olacak. yeraltı tünelleri de 36 kadar saat sonra, tünellere sızan suyla mücadele eden insanlar olmadığı için suyla dolmaya başlayacak. nükleer santrallede ise ortalama 2 yıl yetecek enerji vardır. ancak üretilen enerji tüketilmeyeceği için reaktörler iki gün içinde kendiliğinden kapanacak. santraller kapanırken güç azalacak şehirlerde kademe kademe karanlık başlayacak. birkaç hafta sonra gezegen derin bir karanlığa gömülecek.
10 gün sonra
-marketlerdeki ve buzdolaplarımızdaki gıda maddeleri bozulmaya başlıyor. evimizde beslediğimiz hayvanlar dışarı çıkamadıkları takdirde ölmüş olacak. ama onlar için dışarı çıkmak demek hayatta kalmak demek değil. fare gibi hayvanlar yavaştan evleri işgal etmeye başlayacak.
6 ay sonra
-kent alanları artık yaban hayat içermeye başlayacak. insanlar yüzünden yaşam alanlarını terk etmek zorunda kalan vahşi hayvanlar "anayurtlarına" dönmeye başlayacak.
1 yıl sonra
-otoyollar, park alanları ya da asfaltta (kısaca güneş gören her yerde) bitki popülasyonu artmaya başlayacak. yollardaki çatlaklarda otlar bitmeye başlayacak. bina duvarlarındaki bitki popülasyonu arttıkça binalar zarar görmeye başlayacak. doğal süreçler sonucu yangınlar ve seller olmaya başlayacak. dolayısıyla insan ürünü olan her şey yanıp kül olmaya başlayacak. bu durum, ortaya azot çıkmasını sağlayacak ve bundan beslenen bitkiler yönetimi ele geçirmeye başlayacak.
5 yıl sonra
-bitkiler her yeri kaplamış olacak. "yaa en fazla ne kadar kaplayabilirler ki!" deyip küçümserseniz buna bir örnek var: kamboçya'daki angkor tapınağı. 15. yüzyılda terk edilen bu tapınakların üstündeki ağaçlar gelişigüzel büyümüş ve dallarını tapınak duvarlarına dolamış (sarıp sarmalamış, bağrına basmış desek daha doğru olur). zamanla, bir zamanlar insanların kullandığı, çocukların koşup oynadığı parklarda ve çim alanlarda kendi kendilerine fidanlar büyümeye başlayacak ve bu popülasyon şehre, binaların olduğu tarafa doğru yayılmaya başlayacak.
20 yıl sonra
-aslında 20 yıl sonra insansız bir yere neler olabileceğinin yaşayan bir örneği var: ukrayna'nın pripyat şehri. pripyat 2014 itibarıyla tam 28 yıldır boş. 1986'da gerçekleşen nükleer felaketten bu yana bomboş bu şehir. pripyat'ı detaylı bir şekilde inceledikten sonra göreceksiniz ki, nükleer bir felaketten sonra bile yaşam devam ediyor. doğa, böyle bir faciadan sonra bile kendini toparlıyor. yine bu süre zarfında dondurucu soğukların yaşandığı yerlerdeki binalar, duvarlarının çatlaklarında biriken suların donup genleşmesinden dolayı zarar görecek. bitkiler bu genleşmenin büyüttüğü çatlaklardan sızıp rutubetin de etkisiyle çatlakların içinde ilerlemeye başlayacak.
25 yıl sonra
-öncelikle belirtelim ki, kırsal kesimlerde insandan iz kalmayacak. deniz seviyesine yakın olan şehirleri (londra, amsterdam gibi) su basacak. gökdelenlerdeki camlar sürekli darlaşıp genleşme baskısına dayanamayıp kırılmaya başlayacak. boşalan ve harabe haline gelen bu gökdelenlerin yeni sahipleri kuşlar ve böcekleri olacak. hamamböcekleri insanoğlunun artıklarıyla da beslendiği için bizim yok olmamıza üzülecekler, ama bu depresyon sadece 1 dakika sürecek ve hayatlarına kaldıkları yerden, kitapları ve bilumum şeyleri yiyerek, devam edecekler.
40 yıl sonra
-termitlerin açlığı ve küflenme sonucu özellikle kırsal kesimlerdeki evler artık yerle yeksan olmaya; bina duvarlarında biriken tuzlar, duvarı oluşturan taşları itmeye başlıyor. betonlardaki bu çürüme elbette barajları da etkileyecek ve özellikle sıkıştırılmış kaya veya topraktan yapılma barajlar birer birer yıkılmaya başlayacak. bunun doğal sonucu olarak ortaya çıkan korkunç su kütleleri önüne çıkan her şeyi silip süpürecek.
50 yıl sonra
-köprüler bakımsızlığın etkisiyle korozyon, yani paslanma sonucunda çökmeye ve yok olmaya yüz tutacak. çürüme, köprüleri taşıyan ve binlerce ton taşıma kapasitesine sahip çelik kablolardan başlayacak.
75 yıl sonra
-artık kullanılmayan otomobiller bulundukları yerin iklimine göre değişen hızlarda çürüyecek. kuru iklimdeki araçlar daha uzun sürede, nemli iklimdekiler daha kısa sürede çürüyecek.
150 yıl sonra
-köpekler popülasyonu artan kurt sürüleriyle fazlaca haşır neşir olup, çiftleşip daha vahşi bir tür haline gelecekler (öngörülen bu). insan yok olduktan sonra en hızlı değişim ve temizlik muhtemelen denizlerde olacak, denizdekicanlıları avlayan kimse kalmayınca popülasyon arttıkça artacak. köprülerin yıkılmasına sebep olan korozyon, insanoğlu yok olduktan 36 saat sonra suyla dolmaya başlayan yeraltı tünellerindeki çelik kirişleri de -deyim yerindeyse- toza çevirmiş olacak.
200 yıl sonra
-normal şartlarda korozyondan korumak için her 6-7 yılda bir boyanan eyfel kulesi ilgilenen olmayınca korozyona yenik düşüp yıkılacak.
300 yıl sonra
-seattle'da bulunan ve rüzgarlara karşı esneyecek şekilde inşa edilen space needle kulesi de korozyondan nasibini alacak ve rüzgarın etkisiyle yıkılacak. empire state, altındaki topraktan dolayı yavaş yavaş eğilecek ve yerçekimine dayanamayıp toprakla buluşacak. bu yıkımdan sears kuleleri de nasibini alacak.
500 yıl sonra
-insanoğlu yok olduktan 500 yıl sonra belki de insan medeniyetine dair hiçbir yapı, en azından hiçbir modern beton yapı kalmayacak. romalılar tarafından bulunan betonun ilk hali yaşamaya devam edecek belki ama daha sulu bir içeriğe sahip modern beton zamana boyun eğecek.
1000 yıl sonra
-insana dair hemen hemen tüm uygarlık (!) izleri silinmiş olacak. her yer bitki, her yer doğa. betondan, demirden, çelikten eser kalmayacak.
10.000 yıl sonra
-beton, demir, çelik, kağıt, kısaca her şey çürümüş olacak. ama sanmayın ki insan yapımı hiçbir şey kalmayacak. 10 bin yıl sonraya kadar dayanacağı öngörülen 3 adet yapı var: çin seddi, gize piramitleri ve rushmore dağı kafadarları. çin seddi daha uzun bir süre varlığını sürdürebilecek. gize piramitleri de kum tarafından kapatılana kadar yeryüzünü süslemeyi sürdürecek. (mühendislik harikası olarak adlandırılan hoover barajı maalesef bu zamana kadar çoktan yıkılmış oluyor.) rushmore dağı kafadarlarının binlerce yıl daha yeryüzünde kalması öngörülüyor, çünkü tek düşmanı rüzgar.
35.000 yıl sonra
-insana ait hemen hemen hiçbir şey kalmadığı için, dünya artık insanın doğaya verdiği hasarı gidermekle meşgul. bu hasarlardan biri de kurşun. insanoğlunun endüstriyel atıkları sonucu toprakta birikmeye başlayan kurşun, 35 bin yıl sonra topraktan temizlenmiş olacak.
7 milyon 200 bin yıl sonra
-rushmore dağı kafadarları, asteroid çarpması ya da güçlü bir deprem olmadıktan sonra varlıklarını sürdürmeye devam edecek. pcb ve dioksin gibi insan yapımı tehlikeli kimyasal bileşikler hala varlıklarını koruyor olacak.
10 milyon 200 bin yıl sonra
-bronz heykeller hala tanınabilir olacak.
4.5 milyar yıl sonra
-abd'deki yarım milyon ton uranyum-238 maddesi, henüz yarı ömrünü tamamlamış olacak. dünya, güneş'teki değişimlere bağlı olarak daha da ısınmaya başlayacak. en az bir milyar yıl boyunca da, ilk zamanlardaki gibi bir mikrobik yaşam, varlığını devam ettirecek.
gelin bu değişimlere hep beraber bakalım:
insanlığın ortadan kalkışından saatler sonra dünya üzerindeki ışıklar sönmeye başlayacak.
ilk hafta:
-santralin yakıt ihtiyacını sağlayacak birileri yoksa dünyadaki şehirlerin ışıkları sönmeden önce santraller duracak. (rüzgar türbinlerinin de yağlanması gerekiyor, aksi takdirde çalışmaz.) tek çalışan santral sıradışı bir yapısı olduğu için hoover santrali olacak. yeraltı tünelleri de 36 kadar saat sonra, tünellere sızan suyla mücadele eden insanlar olmadığı için suyla dolmaya başlayacak. nükleer santrallede ise ortalama 2 yıl yetecek enerji vardır. ancak üretilen enerji tüketilmeyeceği için reaktörler iki gün içinde kendiliğinden kapanacak. santraller kapanırken güç azalacak şehirlerde kademe kademe karanlık başlayacak. birkaç hafta sonra gezegen derin bir karanlığa gömülecek.
10 gün sonra
-marketlerdeki ve buzdolaplarımızdaki gıda maddeleri bozulmaya başlıyor. evimizde beslediğimiz hayvanlar dışarı çıkamadıkları takdirde ölmüş olacak. ama onlar için dışarı çıkmak demek hayatta kalmak demek değil. fare gibi hayvanlar yavaştan evleri işgal etmeye başlayacak.
6 ay sonra
-kent alanları artık yaban hayat içermeye başlayacak. insanlar yüzünden yaşam alanlarını terk etmek zorunda kalan vahşi hayvanlar "anayurtlarına" dönmeye başlayacak.
1 yıl sonra
-otoyollar, park alanları ya da asfaltta (kısaca güneş gören her yerde) bitki popülasyonu artmaya başlayacak. yollardaki çatlaklarda otlar bitmeye başlayacak. bina duvarlarındaki bitki popülasyonu arttıkça binalar zarar görmeye başlayacak. doğal süreçler sonucu yangınlar ve seller olmaya başlayacak. dolayısıyla insan ürünü olan her şey yanıp kül olmaya başlayacak. bu durum, ortaya azot çıkmasını sağlayacak ve bundan beslenen bitkiler yönetimi ele geçirmeye başlayacak.
5 yıl sonra
-bitkiler her yeri kaplamış olacak. "yaa en fazla ne kadar kaplayabilirler ki!" deyip küçümserseniz buna bir örnek var: kamboçya'daki angkor tapınağı. 15. yüzyılda terk edilen bu tapınakların üstündeki ağaçlar gelişigüzel büyümüş ve dallarını tapınak duvarlarına dolamış (sarıp sarmalamış, bağrına basmış desek daha doğru olur). zamanla, bir zamanlar insanların kullandığı, çocukların koşup oynadığı parklarda ve çim alanlarda kendi kendilerine fidanlar büyümeye başlayacak ve bu popülasyon şehre, binaların olduğu tarafa doğru yayılmaya başlayacak.
20 yıl sonra
-aslında 20 yıl sonra insansız bir yere neler olabileceğinin yaşayan bir örneği var: ukrayna'nın pripyat şehri. pripyat 2014 itibarıyla tam 28 yıldır boş. 1986'da gerçekleşen nükleer felaketten bu yana bomboş bu şehir. pripyat'ı detaylı bir şekilde inceledikten sonra göreceksiniz ki, nükleer bir felaketten sonra bile yaşam devam ediyor. doğa, böyle bir faciadan sonra bile kendini toparlıyor. yine bu süre zarfında dondurucu soğukların yaşandığı yerlerdeki binalar, duvarlarının çatlaklarında biriken suların donup genleşmesinden dolayı zarar görecek. bitkiler bu genleşmenin büyüttüğü çatlaklardan sızıp rutubetin de etkisiyle çatlakların içinde ilerlemeye başlayacak.
25 yıl sonra
-öncelikle belirtelim ki, kırsal kesimlerde insandan iz kalmayacak. deniz seviyesine yakın olan şehirleri (londra, amsterdam gibi) su basacak. gökdelenlerdeki camlar sürekli darlaşıp genleşme baskısına dayanamayıp kırılmaya başlayacak. boşalan ve harabe haline gelen bu gökdelenlerin yeni sahipleri kuşlar ve böcekleri olacak. hamamböcekleri insanoğlunun artıklarıyla da beslendiği için bizim yok olmamıza üzülecekler, ama bu depresyon sadece 1 dakika sürecek ve hayatlarına kaldıkları yerden, kitapları ve bilumum şeyleri yiyerek, devam edecekler.
40 yıl sonra
-termitlerin açlığı ve küflenme sonucu özellikle kırsal kesimlerdeki evler artık yerle yeksan olmaya; bina duvarlarında biriken tuzlar, duvarı oluşturan taşları itmeye başlıyor. betonlardaki bu çürüme elbette barajları da etkileyecek ve özellikle sıkıştırılmış kaya veya topraktan yapılma barajlar birer birer yıkılmaya başlayacak. bunun doğal sonucu olarak ortaya çıkan korkunç su kütleleri önüne çıkan her şeyi silip süpürecek.
50 yıl sonra
-köprüler bakımsızlığın etkisiyle korozyon, yani paslanma sonucunda çökmeye ve yok olmaya yüz tutacak. çürüme, köprüleri taşıyan ve binlerce ton taşıma kapasitesine sahip çelik kablolardan başlayacak.
75 yıl sonra
-artık kullanılmayan otomobiller bulundukları yerin iklimine göre değişen hızlarda çürüyecek. kuru iklimdeki araçlar daha uzun sürede, nemli iklimdekiler daha kısa sürede çürüyecek.
150 yıl sonra
-köpekler popülasyonu artan kurt sürüleriyle fazlaca haşır neşir olup, çiftleşip daha vahşi bir tür haline gelecekler (öngörülen bu). insan yok olduktan sonra en hızlı değişim ve temizlik muhtemelen denizlerde olacak, denizdekicanlıları avlayan kimse kalmayınca popülasyon arttıkça artacak. köprülerin yıkılmasına sebep olan korozyon, insanoğlu yok olduktan 36 saat sonra suyla dolmaya başlayan yeraltı tünellerindeki çelik kirişleri de -deyim yerindeyse- toza çevirmiş olacak.
200 yıl sonra
-normal şartlarda korozyondan korumak için her 6-7 yılda bir boyanan eyfel kulesi ilgilenen olmayınca korozyona yenik düşüp yıkılacak.
300 yıl sonra
-seattle'da bulunan ve rüzgarlara karşı esneyecek şekilde inşa edilen space needle kulesi de korozyondan nasibini alacak ve rüzgarın etkisiyle yıkılacak. empire state, altındaki topraktan dolayı yavaş yavaş eğilecek ve yerçekimine dayanamayıp toprakla buluşacak. bu yıkımdan sears kuleleri de nasibini alacak.
500 yıl sonra
-insanoğlu yok olduktan 500 yıl sonra belki de insan medeniyetine dair hiçbir yapı, en azından hiçbir modern beton yapı kalmayacak. romalılar tarafından bulunan betonun ilk hali yaşamaya devam edecek belki ama daha sulu bir içeriğe sahip modern beton zamana boyun eğecek.
1000 yıl sonra
-insana dair hemen hemen tüm uygarlık (!) izleri silinmiş olacak. her yer bitki, her yer doğa. betondan, demirden, çelikten eser kalmayacak.
10.000 yıl sonra
-beton, demir, çelik, kağıt, kısaca her şey çürümüş olacak. ama sanmayın ki insan yapımı hiçbir şey kalmayacak. 10 bin yıl sonraya kadar dayanacağı öngörülen 3 adet yapı var: çin seddi, gize piramitleri ve rushmore dağı kafadarları. çin seddi daha uzun bir süre varlığını sürdürebilecek. gize piramitleri de kum tarafından kapatılana kadar yeryüzünü süslemeyi sürdürecek. (mühendislik harikası olarak adlandırılan hoover barajı maalesef bu zamana kadar çoktan yıkılmış oluyor.) rushmore dağı kafadarlarının binlerce yıl daha yeryüzünde kalması öngörülüyor, çünkü tek düşmanı rüzgar.
35.000 yıl sonra
-insana ait hemen hemen hiçbir şey kalmadığı için, dünya artık insanın doğaya verdiği hasarı gidermekle meşgul. bu hasarlardan biri de kurşun. insanoğlunun endüstriyel atıkları sonucu toprakta birikmeye başlayan kurşun, 35 bin yıl sonra topraktan temizlenmiş olacak.
7 milyon 200 bin yıl sonra
-rushmore dağı kafadarları, asteroid çarpması ya da güçlü bir deprem olmadıktan sonra varlıklarını sürdürmeye devam edecek. pcb ve dioksin gibi insan yapımı tehlikeli kimyasal bileşikler hala varlıklarını koruyor olacak.
10 milyon 200 bin yıl sonra
-bronz heykeller hala tanınabilir olacak.
4.5 milyar yıl sonra
-abd'deki yarım milyon ton uranyum-238 maddesi, henüz yarı ömrünü tamamlamış olacak. dünya, güneş'teki değişimlere bağlı olarak daha da ısınmaya başlayacak. en az bir milyar yıl boyunca da, ilk zamanlardaki gibi bir mikrobik yaşam, varlığını devam ettirecek.
devamını gör...
aşık veysel şatıroğlu
çiçek hastalığı sonucunda sol gözünü, bir talihsizlik sonucuyla da sağ gözünü kaybeden türk halk ozanı..
her gün aklımdan geçiyorsun, insan bir selam verir.
her gün aklımdan geçiyorsun, insan bir selam verir.
devamını gör...
sözlükten evlenmek
çok uç bir ihtimal olduğunu düşünüyorum ancak evlenen olursa haber versin oyumuzu takalım kendilerine.
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
uzun zamandır bizi bilgilerinden mahrum ediyor , cezalandırıyor .
özledik tanımlarını, akıcı yazılarını lütfen bu kadar özletme kendini, yaz yaz ki aydınlat gençlerimizi , aydınlat bizi değerli kardeşim.uzak durma klavye den. iyi olduğunu bilelim.
özledik tanımlarını, akıcı yazılarını lütfen bu kadar özletme kendini, yaz yaz ki aydınlat gençlerimizi , aydınlat bizi değerli kardeşim.uzak durma klavye den. iyi olduğunu bilelim.
devamını gör...
ankara
devamını gör...
izmir denince akla gelenler
deniz, kum, güneş çiğdem, boyoz, deniz börülcesi, kumru, kısacası memleket.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
devamını gör...
sivas'ta 30 erkeğin grup seks yaparken basılması
yakalanmak derken. suç mu ki grup seks?
devamını gör...
türk zekası
hangi zeka ? toz bibere tuğla tozu koyan, salam'ma,sosise,et yerine , soya olmadı at , eşek eti koyan, zeytinyağı yerine su ve kullanılmış yağ satan, demirden, çimento dan,kumdan çalan müteahhit mi, elline düşen işçinin kanını emen işveren mi, halkına çare benim ,çare biziz deyip oy isteyen ama asla halkın çıkarına çivi bile çakmayan siyasetçi mi, taksiye binen müşteriyi tokatlamak , patlamış bombadan kaçan insanları dolar ile taşıyan taksici mi , iki kuruş para kazanmak için allah'ı ağzından düşürmeyen esnaf veya satici mi , yıllardır haksızlık ile başkasının hak ettiği yerlere atanan memur, bürokratlar mi , zeki kim zeki bunlar için zeka gerekmiyor ve zeki denmiyor bunları yapanlara..
bunları yapanlara yüzsüz , asalak, kul hakkı yiyen ler denir amma asla zeki denmez.
bunları yapanlara yüzsüz , asalak, kul hakkı yiyen ler denir amma asla zeki denmez.
devamını gör...
lahmacun
lahmacun soğansız yenir, soğansız yapılır.
aksini iddia eden lahmacun yediğini zannetmektedir.
lahmacunun membağında yaşayan biri olarak söylüyorum ki yediğiniz lahmacun değil.
(bkz: gaziantep lahmacunu)
aksini iddia eden lahmacun yediğini zannetmektedir.
lahmacunun membağında yaşayan biri olarak söylüyorum ki yediğiniz lahmacun değil.
(bkz: gaziantep lahmacunu)
devamını gör...

