21'inci yüzyılda istanbul'da gerçekleşecek büyük istanbul depremi
artık ne yapılırsa yapılsın önlemeyecek şey binlerce ölüm. artık enkazın altında ne yaparım diye düşünüyorum
devamını gör...
4 ocak 2021 memur ve emeklinin enflasyon zammı
gelir vergisi dilimlerinin sadece %9 arttırıldığı, asgari ücretliye %21 zam yapıldığı bir dönemde, memurlar-emekliler-beyaz yakalılar asgari ücretliye daha da yaklaşmıştır. geçmiş olsun.
devamını gör...
eden
never try to reach,never try o reach,your eden..live versiyonunu kaç kere dinledim bilmiyorum.sözleri,melodisi o kadar güzel ki o kadar anlamlı ki.
devamını gör...
entry yazayım derken destan yazmak
sürekli yaptığım eylemdir ve başlık sahibinin önerisini dinlememekte kararlıyım.
ama anlam vermeye çalışıyorum bir yandan da. sözlükte sürekli uzun tanım yazılmasın diye uğraşan bir ekip var sanırım. uzun tanımdan sıkılan, yazanları kopyala yapıştır yapmakla suçlayan, bu tanımları okumaktansa kitap okumayı tercih eden.
hak veriyorum kendilerine ama şöyle bir öneri yapsam acaba beni ciddiye alırlar mı?* bu tanımları okumayın, görmezden gelin.
ben genel itibari ile edebiyat konulu başlıklar açıp bu başlıklara yazan bir yazar olarak uzun uzun anlatıyorum hikayemi. okumak istemeyenler şöyle tanımalara gidebilirler:
sefiller; tanım: kitaptır.
at; tanım: murattır.
sözlükte son zamanlarda özellikle fark ettiğim “şöyle yazmayın, böyle yazın” akımı beni benden alıyor, o yüzden de bu tanımı uzattıkça uzatasım geliyor. yazdıkça sinirleniyorum, sinirlendikçe yazıyorum.
şaka bir yana herkesin tanımına kimse karışamaz.
ama anlam vermeye çalışıyorum bir yandan da. sözlükte sürekli uzun tanım yazılmasın diye uğraşan bir ekip var sanırım. uzun tanımdan sıkılan, yazanları kopyala yapıştır yapmakla suçlayan, bu tanımları okumaktansa kitap okumayı tercih eden.
hak veriyorum kendilerine ama şöyle bir öneri yapsam acaba beni ciddiye alırlar mı?* bu tanımları okumayın, görmezden gelin.
ben genel itibari ile edebiyat konulu başlıklar açıp bu başlıklara yazan bir yazar olarak uzun uzun anlatıyorum hikayemi. okumak istemeyenler şöyle tanımalara gidebilirler:
sefiller; tanım: kitaptır.
at; tanım: murattır.
sözlükte son zamanlarda özellikle fark ettiğim “şöyle yazmayın, böyle yazın” akımı beni benden alıyor, o yüzden de bu tanımı uzattıkça uzatasım geliyor. yazdıkça sinirleniyorum, sinirlendikçe yazıyorum.
şaka bir yana herkesin tanımına kimse karışamaz.
devamını gör...
anne ve babanın çocuğuna yapabileceği en büyük iyilik
anne olarak ya da baba olarak mutlu olmak.
hiç bir çocuk annesini ya da babasını mutlu etmeye çalışmamalı.
çok ağır bir yük
hiç bir çocuk annesini ya da babasını mutlu etmeye çalışmamalı.
çok ağır bir yük
devamını gör...
düşük iq belirtisi diziler
istisnasız (bkz: kanal 7) de yayınlanan tüm hint dizileridir.
devamını gör...
whiplash
bir tarafta öğrencilerinin korkulu rüyası, jazz öğretmeni terrence fletcher (bkz: j.k. simmons), diğer tarafta “en iyi” olmayı kafasına koymuş, aşırı hırslı genç öğrencisi andrew neiman (bkz: miles teller)
iki taraf da baskın karakterlerinden taviz vermeyince, çok geçmeden mantık dışı olaylar gelişmeye başlar. bu süreçte elleri çalışmaktan kanlar içerisinde kalan neiman, fletcher’ın hakaretle bezeli eğitim tekniklerine boyun eğmek zorunda kalır. ama neiman’ın da kendine göre numaraları vardır ve en sonunda karşı karşıya kalacakları müzikal düellodan önce işler iyice çıkmaza girer.
ikinci uzun metraj filmi whiplash ile ismini duyuran 1985 doğumlu yönetmen damien sayre chazelle harward üniversitesi’nde “görsel ve çevresel çalışmalar” bölümünden mezun oldu. lise öğrenimi boyunca bir jazz davulcusu olma hayali kuran chazelle, kendi lise müzik öğretmeni ile aralarındaki ilişkiden esinlenerek yazdığı whiplash’i ilk kez 2013 te kısa film olarak çekti. sundance’te yapımcıların dikkatini çekerek uzun metraj yolculuğuna başlayan film 2015 te 5 dalda oscar a aday oldu ve en iyi kurgu, ses miksajı ve yardımcı erkek oyuncu dallarında ödülü kucakladı.
iki taraf da baskın karakterlerinden taviz vermeyince, çok geçmeden mantık dışı olaylar gelişmeye başlar. bu süreçte elleri çalışmaktan kanlar içerisinde kalan neiman, fletcher’ın hakaretle bezeli eğitim tekniklerine boyun eğmek zorunda kalır. ama neiman’ın da kendine göre numaraları vardır ve en sonunda karşı karşıya kalacakları müzikal düellodan önce işler iyice çıkmaza girer.
ikinci uzun metraj filmi whiplash ile ismini duyuran 1985 doğumlu yönetmen damien sayre chazelle harward üniversitesi’nde “görsel ve çevresel çalışmalar” bölümünden mezun oldu. lise öğrenimi boyunca bir jazz davulcusu olma hayali kuran chazelle, kendi lise müzik öğretmeni ile aralarındaki ilişkiden esinlenerek yazdığı whiplash’i ilk kez 2013 te kısa film olarak çekti. sundance’te yapımcıların dikkatini çekerek uzun metraj yolculuğuna başlayan film 2015 te 5 dalda oscar a aday oldu ve en iyi kurgu, ses miksajı ve yardımcı erkek oyuncu dallarında ödülü kucakladı.
devamını gör...
after life
aşk ve ruh eşi dediğimiz kavram bu olsa gerek. birinin yitimi, artık zamanın birlikte tüketimi değil var edilişi eksik kalıyor. var edilemeyecek bir zaman zaten her an tüketilen bi zamandır. eksik, yarım kalmış tüketilen bir zaman da cehennem olsa gerek.
nitekim baş kişimiz olan arkadaş da bunları görebiliyoruz. öncelikle neden gazetede çalışıyor ? bu tesadüf olamaz cevabını sormadan edemiyorun. herkesin kendisini ispatlamak için abuk şeylerle başvuru yaptığı, görünür olmak için türlü ilginç şeyleri yaptığı tambury gazetesi.
neden gazete?
30'lu yaşlarında tanıştığı ruh eşiyle tekrar yaşamak istediği, anlamlı bir hayatı varken, anlamın üretildiği ve görünüre aktarıldığı bir yerde çalışmak olabilir mi?
filmi cennet ve cehennem olarak da tasvir edebilir miyiz?
dikkatimi çeken şey karakterin çocukça görülen hareketlerinin eşi tarafından hoş karşılanması. bu da mı tesadüf? bence değil. bu kesinlikle birbirini tamamlama olmalı. nitekim bunun eksikliğini her an duyuyor. etrafındaki insanlara davranış sebebinin içten içe yapıcı olmamasının sebebi de bu olabilir. çünkü hep o beklentiler içerisinde ama diğer insanlar da bu yok. ritüelleri, sarılmaları, konuşmaları öteliyor. anlaşamayacağını biliyor.
limon sahnesinde, yine yüz çiziyor, yeni arkadaşı limonu kesiyor. halbuki ruh eşi kesmemişti. kesemem demişti.
hayatın gerçekliği bence burada yüzümüze çarpıyor. insanın biricikliği, tekliği, anlamın da biricikliği ve tekliği. zamanın her şey olduğu ve hâlâ zaman varken var etmenin önemi. güzel bir dizi. defaarle izleyeceğim.
nitekim baş kişimiz olan arkadaş da bunları görebiliyoruz. öncelikle neden gazetede çalışıyor ? bu tesadüf olamaz cevabını sormadan edemiyorun. herkesin kendisini ispatlamak için abuk şeylerle başvuru yaptığı, görünür olmak için türlü ilginç şeyleri yaptığı tambury gazetesi.
neden gazete?
30'lu yaşlarında tanıştığı ruh eşiyle tekrar yaşamak istediği, anlamlı bir hayatı varken, anlamın üretildiği ve görünüre aktarıldığı bir yerde çalışmak olabilir mi?
filmi cennet ve cehennem olarak da tasvir edebilir miyiz?
dikkatimi çeken şey karakterin çocukça görülen hareketlerinin eşi tarafından hoş karşılanması. bu da mı tesadüf? bence değil. bu kesinlikle birbirini tamamlama olmalı. nitekim bunun eksikliğini her an duyuyor. etrafındaki insanlara davranış sebebinin içten içe yapıcı olmamasının sebebi de bu olabilir. çünkü hep o beklentiler içerisinde ama diğer insanlar da bu yok. ritüelleri, sarılmaları, konuşmaları öteliyor. anlaşamayacağını biliyor.
limon sahnesinde, yine yüz çiziyor, yeni arkadaşı limonu kesiyor. halbuki ruh eşi kesmemişti. kesemem demişti.
hayatın gerçekliği bence burada yüzümüze çarpıyor. insanın biricikliği, tekliği, anlamın da biricikliği ve tekliği. zamanın her şey olduğu ve hâlâ zaman varken var etmenin önemi. güzel bir dizi. defaarle izleyeceğim.
devamını gör...
jean paul sartre
"birini sevmeye başlamak, başlı başına bir iştir. güçlü, cömert ve biraz kör olmak zorundasındır. hatta başlangıçta öyle bir an vardır ki, bir uçurumun kıyısına gelir ve atlayarak karşıya geçmek durumunda kalırsın; işte o an düşünmeye kalkarsan aşamazsın o uçurumu."
-jean paul sartre, bulantı
-jean paul sartre, bulantı
devamını gör...
yazarların hoşuna gitmeyen şeyler
popülerlik.
herhangi bir şey popüler olduğunda ondan uzaklaşıyorum. o yüzden herkesin konuştuğu konulara yabancı kalıyorum. ya da yapılan esprileri anlamıyorum.
herhangi bir şey popüler olduğunda ondan uzaklaşıyorum. o yüzden herkesin konuştuğu konulara yabancı kalıyorum. ya da yapılan esprileri anlamıyorum.
devamını gör...
rimbaud
az önce tüm tanımlarını okuduğum yazar. güzel yazıyor vallahi. takibe alınsın bakalım.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en büyük fobisi
böcekler (bkz: yazarların etkisinden kurtulamadığı bir anısı)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
işsizim. hatta bazı kurumlara göre kronik işsizmişim öyle bir isim kullanılıyor.
devamını gör...
abdulseyidbincabbar
bu adamın siteden gitmesine vesile olan her kim varsa allah bin belasını versin, o kadar açık konuşuyorum.
bu adamın 3000’ne yakın herbiri birbirinden öznel yazısı var. herbiri kendisine ait, beğenilir beğenilmez bu konu mühim değil.
herbirimizden daha fazla yazardı. hiç sahip olamayacağınız bir orjinalliğe sahipti.
iyi b.k yediniz, aferim.
bu adamın 3000’ne yakın herbiri birbirinden öznel yazısı var. herbiri kendisine ait, beğenilir beğenilmez bu konu mühim değil.
herbirimizden daha fazla yazardı. hiç sahip olamayacağınız bir orjinalliğe sahipti.
iyi b.k yediniz, aferim.
devamını gör...
anime izleyen birini ciddiye almak
birini ciddiye almak için bahsettiği konuda ne kadar fikir sahibi, tecrübesi var mı diye bakılır. hiç anime izlemeyen birinin izleyen birini ciddiye alamamak için ne gibi bir tezi var merak ettim doğrusu.
devamını gör...
ülkeler hakkında ilginç bilgiler
isveç'te askerlik yapmak zorunlu değildir ve kadınlar da asker olabilir.
devamını gör...
kızlık zarı
kadınlar marketlerden aldığınız yiyecekler değildir ki paketi yırtık olanı iade edesiniz. namusu 2 bacak arasına sığdıranlar kusuru kendilerinde aramalılar bence çünkü asıl namus zihniyettedir.
devamını gör...
tavukların uçamıyor numarası yapması
farkına vardığımdır.
tavuğun uçamadığı doğrudur, ancak istemediğinden uçmuyordur. korku anında hemen 5-10 yükselebiliyorlar.
arada böyle antreman yapsalar 3-5 nesile uçurum kenarında yuva yapmaya başlarlar, ama üşengeçler işte, anca seks yap yumurta çıkar.
tavuğun uçamadığı doğrudur, ancak istemediğinden uçmuyordur. korku anında hemen 5-10 yükselebiliyorlar.
arada böyle antreman yapsalar 3-5 nesile uçurum kenarında yuva yapmaya başlarlar, ama üşengeçler işte, anca seks yap yumurta çıkar.
devamını gör...
direkt samimileşen insan
adam belki de direklerle samimi olmayı istiyor.
devamını gör...
