sadist kitabını okuduğum zaman 3 gün tuvalete giderken koşarak gidip geldiğim yazardır . ne mükemmel bir yazıştır sanki beni esir aldın adam yaşadım kitabı resmen ..
devamını gör...

içinde bulunduğum. acemi sayılırım ama hevesliyim. merserize ip hastasıyım ve ören bayan iplerinin çok pahalı olmasından şikayetçiyim. şişle örmeyi sevmem tığ tercihimdir, ipte de kalın ip. haftaya da tunus işi atkı başlayacağım. bu kadar.
devamını gör...

gerçekten şaka gibi şaka!!!
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ebubekir sofuoğlu’nun yaptığı bir paylaşımda geçen dolaylı bir ifade. ifadenin tam hâli şu şekildedir: “allah’ın nasıl gönderdiği peygamberleri ve kitapları varsa şeytanın da peygamberleri olarak aristoteles, platon, sokrates gibi sapıtmış filozofları, kutsal kitapları olarak da felsefi eserleri vardır. imanınızı kaybedersiniz. felsefeden uzak durun.”
devamını gör...

kadınlar kadar başınıza taş düşsün..
hayır şunu anlamadım..
adam kıllı mi seviyor?!? agdaciyi mi kıskanıyor?!?
boş beleş başlıklara da ayar oluyorum..
devamını gör...

entelektüel tayfanın herhangi bir konuda görüş beyan ederken adını muhakkak cümle içinde kullandığı, kullanmazsa kendini eksik hissettiği düşünür. fuko’ya şu hususta katılmıyorum. fuko’yu şu noktada haklı buluyorum. oy yavrularım benim. ne minnoşsunuz siz öyle ya. sizi tatlı entel boy’lar sizi.
devamını gör...

bir insanın, tek kişilik olmamak şartıyla, yakalanabileceği en güzel hastalık.
devamını gör...

gerçekten de çok harika bir ahmet kaya şarkısıdır.

kulaklık ile dinlemenizi tavsiye etmem.
devamını gör...

sıcaklığın ölçülebilir bir değer olduğunu kanıtlamak için kullanılan yasadır efem. denge kanunu olarakta bilinir.
sadece birbiri ile etkileşen yalıtılmış bir kaptaki iki cisim düşünelim… bu iki cisim birbirleriyle iletişim halinde olmasalar bile; biri odaya ısı verecek, biri alacak vss.. ısı, farklı sıcaklıktaki iki cisim arasında enerji değişimidir.dolayısı ile bu iki cisim arasında bir ısı alışverişi oluyorsa bu iki cisim ısıl temastadır…
bu iki cisim birbirleriyle ısı alışverişi yapmıyorsa bu iki cisim enerji transferi gerçekleştirmiyordur. yani ısıl dengeyi bulmuşlardır.
bununla n'aparız? sıcaklığı tanımlarız..
yasa size derki ;
• sıcaklık geçişlidir..
• sıcaklığı üçüncü bir sistem sayesinde ölçebilirsiniz…
şimdi efenim termodinamik yasaları ;ısı ve iş transferlerinin yapısını açıklamaya çalışır...
birinci yasa;enerji vardan yok yoktan var edilemez der....yani enerjinin korunumundan bahseder..
ikinci yasa ise; hiç bir sistemin verimi 1 den büyük olamaz der ...
şimdi bu iki yasa sisteme verilen enerjilerden ve bu enerjilerin verimlerinden bahsederken, bunları araştırırken; ralph h. fowler denilen bir adam 1931 yılında hele durun kardeşim. enerji alıp vermeyi, sisteme iş yaptırmayı vss açıklıyorsunuzda. daha siz ısıl denge, ısıl temas nedir bunu açıklamamışsınız diyor. ve bunla ilgili ve kaşla göz arasında bir makale patlatıyor. sonra diğerleri düşünüyor: .''yaav hee ... biz bu kadar kapsamlı uğraşlara girdik, bunu yazmayı da akıl edemedik. eh bizimkilerden daha temel bir yasa sonuçta. tamam o zaman buda 'sıfırıncı' yasa olsun bitsin...'' deniliyor.
olay bundan ibaret..
devamını gör...

soğuk kış günlerinde vücudu korumak ve daha az üşümek için omuzları boyna çekip ısınmak manasına gelen iskoçça sözcük.
devamını gör...

benimdir. çantayla gezmek harika oluyor. termos, kitaplar ve defterim hep yanımda oluyor çantam sayesinde.*
devamını gör...

başlığı açan yazarın yaptığına yemin edebileceğim ancak kanıtlayamayacağım durumdur.
devamını gör...

başkalarına muhtaç olmaktan korkmadır.
devamını gör...

cemile sen burda durma..
cemile sen git.. *
devamını gör...

ya verin şuna püskevitini de sussun dediğim başlık.
devamını gör...

yönetmenliğini prachya pinkaew yaptığı,
senaryosunu, napalee ve chookiat sakveerakul'un yaptığı,
başrollerini ise; hiroshi abe, pongpat wachirabunjong ve mükemmel performansı ile jee ja yanin'in yaptığı 2008 yapımı tayland filmi.
tay döğüş sanatlarının bütün inceliklerini görebiliyoruz filmde.
bu filmin döğüş koreografisini yapan kişinin de hakkını teslim etmek icap ediyor; panna rittikrai.

bundan sonrasını spoi takıntısı olanlar okumasınlar lütfen.


taylandlı gangster no. 8'in kız arkadaşı olan zin, gönlünü rakip yakuza patronu masashi'ye kaptırır. hal böyle olunca no:8 her ikisini ayırıp sürgüne gönderir ve görüşmelerini yasaklar. bu onların cezalarıdır.
zin, masashi'nin japonya'ya gitmesinin ardından bir bebek dünyaya getirir. ancak bebek otistiktir. gördüğü her şeyi kayıt altına alabilen bu bebek, gördüğü jackie chan, bruce lee filmlerindeki döğüş sanatlarını bile hafızasına alır.
taşındıkları yeni evleri bir döğüş okulunun bahçesini gören otistik çocuk, kendi kendine döğüş sanatları konusunda bir uzman haline gelir.
zin'in kanser olmasının ardından çocuklar annesinin masraflarıyla baş etmeye çalışırken, bir gün yanlışlıkla zin'e borçlu insanların listesini bulur ve borç tahsilatına başlarlar.
bu noktada bir dip not paylaşmam lazım:
ilk tahsilat ve ikinci tahsilatta ben diyorum ki ''bu filmi izledim sanırım hiç yabancı gelmiyor.'' meğersem; çocuğun tv den gördüğü filmlerin bire bir aynısını çekmişler, mekanlarda dahil olmak üzere... bruce lee ve jackie chan'ın...
sonrada onları yanyana koyup göstermişler. ancak telif sorunu nedeniyle ,maalesef o şekliyle göremedik. eğer görseydik çok daha mükemmel olacaktı eminim.

bundan sonrası tam anlamıyla döğüş sanatları festivali gibiydi. özellikle filmin sonunda kamera arkasındaki görüntülerde adamların gerçekten dayak yediğini kafalarından foşur foşur kanlar aktığını ve üçüncü kattan patır patır düştüklerini gördüm gerçekten filmi çekmek için canlarını ortaya koymuşlar.
döğüş sanatları filmlerini seviyorsanız eminim ki bu filmi izleyin mutlaka kamera arkasını da izleyin.

mükemmeldi.
''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
devamını gör...

rozetini gözüme hoş geldiği için aldığım ve daha sonra izlediğim bir film.
gerçekten de ismine uyumlu şekilde bir psikopatın başrolde olduğu bir film.
çok büyük bir firmada çalışan cool, yakışıklı bir adamın dışı ile içi arasındaki tutarsızlığı gözler önüne seriyor.
rol olarak christian bale'in harika oynadığını düşünüyorum.
filmdeki korkunç kadın cinayetleri ise insanı gerçekten soğutacak türden. hep zaten zengin insanların böyle garip, korkunç fikirlerinin olduğunu düşünmüşümdür,belki de bunun mesajını vermek isteyen bir filmdi kim bilir.

ek olarak özellikle başlangıçtaki yaptığı kişisel bakımı hiç bir kadın yapmıyordur diye düşünüyorum.
devamını gör...

teknolojinin ve ulaşımın günümüzde geldiği nokta itibariyle inanması güç gelse de dünya üzerinde hiçbir şekilde temasa geçilmemiş 100'e yakın ilkel toplum (kabile) bulunmaktadır.

aslında bu toplumların bir kısmıyla helikopter, uçak ve dronlarla fotoğraflarını çekme amacıyla temasa geçilebilmiştir. bunlara "minimal olarak temasa geçilmiş kabileler" denilmektedir. her ne kadar temasa geçilmiş, modern dünyanın varlığından haberdar olmuş olsalar da "hiç temasa geçilmemiş kabileler"den pek farklı değillerdir.

gördükleri şeyi tam olarak anlayıp anlamadıkları, modern dünya hakkında tahmin yürütebildikleri şüphelidir. genelde bir çoğu helikoptere ok ve mızrak fırlatarak uzaklaştırmaya çalışmış, bir tehdit olarak algılamıştır. hatta bu kabileler yaşadıkları yeri terk etmek zorunda kalmış, ormanın daha derinlerine yerleşmişlerdir.

hiçbir şekilde temasa geçilmeyen kabilelerin sayısı ise tam bilinmemekle birlikte elbette daha azdır. dronlar aracılığıyla elde edilen görüntülerin daha önce keşfedilen kabilelere ait olup olmadığının tespit edilememesi de bu sayıya ulaşmayı engellemektedir.

peki dünya bu konuda ne düşünüyor?

ülkelerce, bu kabileleri kendi haline bırakma yönünde bir politika izlenmektedir. ancak büyük bir fikir ayrılığı bulunduğunu da söylemek gerekir.

bir taraf, iletişime geçilmesi gerektiğini savunurken; birçok bilim adamının da desteklediği taraf bu görüşü reddetmektedir. çünkü bu insanların bağışıklık sistemi hakkında bir fikrimiz yok, bizimki gibi olmayabilir ve çok basit bir hastalık onlar için ölümcül olabilir.

ki; tarihte maalesef bunun örneklerine rastlamak mümkün. 1981'de kolombiya'daki nukak insanları ile temasa geçilmiş ve kabileye solunum yolu hastalıkları bulaştırılmış, kabilenin yarısının ölümüyle sonuçlanmıştır.

yine benzer bir girişim, 2014 yılında brezilya'da temasa geçilen kabilenin grip nedeniyle üçte birinin ölmesi, geri kalanların da ağır etkilenimi şeklinde sonuçlanmıştır.

ayrıca işin içinde iletişime geçenlerin zarar görmesi tehlikesi de var. yetkililerin uyarılarını dinlemeyen meraklı turistler, din adamları, belgeselciler kabile üyeleri tarafından yaralanmış ya da öldürülmüştür. bunlar arasında 1974'te national geographic için belgesel çekmek isteyen ve bacağına mızrak atılan bir yönetmen de bulunmaktadır.

tüm bunları göz önüne alıp düşününce kendi hallerine bırakma fikrine daha yakın hissediyorum. ancak yine de bir yanım "ya bize ihtiyaçları varsa? ya daha iyi bir yaşam hakkını ellerinden alıyorsak?" diye düşünmeden edemiyor.
devamını gör...

hayatında toplum tarafından başarılı sayılacak şeyleri olmayan insanlar belli metalarla övünür.ırk ya da takım gibi. onların başarısından kendisine pay çıkarır.gece özeti yeterli bu kadar şimdilik
devamını gör...

şahsi fikrim herkesin benmerkezci olması ve kendi çıkarları için ortalarda patlamaya hazır bomba gibi gezmesi. haliyle totalde oluşan muazzam negatif elektrik hepimizi yoruyor. farkına bile varmadan birbirimizi yavaş yavaş öldürüyoruz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim