avusturya'lı besteci'dir.joseph haydn ve wolfgang amadeus mozart'ın veliahtı olarak bilinir. romantizm'in çok etkisinde kalmış,duygularını yoğun bir şekilde melodi ile ifade etmiştir.
devamını gör...

yaşamla ölüm arasında ince bir çizgi var denirdi ya aslında öyle bir çizgi yoktur çünkü yaşamla ölüm aralarına incecik bir çizgiyi bile alamayacak kadar yakındır.
devamını gör...

aranılan kişinin telefonu kapalıysa, anons hemen devreye girer.
eğer, kapalı değil çekmiyorsa bu anons 3-4 saniye sonra devreye girer.
devamını gör...

2009 yılında çıkan duman şarkısıdır. ben daha çok can oflaz'ın cover yaptığı halini seviyorum.

devamını gör...

yalnızlığın güç mührü
sarmış dört bir yanı
mevkiler tutulmuş
sınırlara hücum var
eğer yenemezsen
çöker karanlık bir gök
hem sessiz hep hissiz
durma
asla yılma
haykır bu dünyaya
kır zincirini
kalpte devrim yap
sev sınırsızca
kucakla sevgiyle dünyayı
sevgisiz kalırsa yürekler
esaret o gün başlar
ve bitmez günler geceler
karanlık bir dünya
var olur zihninde
ve zor olur her şey
unutma.
devamını gör...

akp düşmanlığının arkasına sığınıp aslında türkiye cumhuriyetine düşmanlık besleyen tipler.

sadece başkalarının nickaltına sallayarak var olan moruk tipler.
devamını gör...

(bkz: yusuf atılgan) ın kısa ömrüne sığdırdığı 3 romandan biri. diğerleri için (bkz: aylak adam) (bkz: canistan)
yusuf atılgan'la ilgili diğer yazılarımda bahsettiğim bir durum varoluşçu felsefeyi yiyip yutmuş olması, özellikle albert camus ve jean-paul sartre'ın felsefelerinden etkilenmiş olmasıdır. kitabın baş kahramanı zebercet köhne bir otelde bütün gününü geçiren, hiç bir yaşama amacı olmayan, belirli günlerde belirli saatlerde gelen bir trenden belki bir müşteri gelir diye bekleyen, otelin çalışanı kadınla (odacı diye sesleniliyor, kadın sıradan, kilolu, yazarın anlatımına göre pek güzel olmayan çok kişinin bakmayacağı bir tip) arada bir -bence tecavüz sayılacak- cinsel ilişkiye giren bir tip. zebercet karakteri benim edebiyat dünyasında en sevmediğim karakterlerden biri diyebilirim. bunu isteyen de yazarın kendisi. yazar zebercet'i öyle tanıtıyor ki bize ve öyle gerçek ki anlattığı her şey zebercet evlat olsa sevilmez. tamamıyle hayattan bıkmış, ne hayatı ne insanları önemseyen bir tip. kitapta zebercet özelinde bu tip insanların bilinçaltının dışa vurumunu görüyoruz. yusuf atılgan bu işlerin ustası. kendisi felsefe, psikoloji, psikanaliz konularında bir üstad. her romanında her yarattığı karakterde de bunu görebiliyoruz. yabancılaşmayı bize çok iyi veriyor. insanın hem kendisine hem de topluma olan yabancılaşması bir romana ancak bu kadar aktarılabilir. burada yine albert camus'nün yabancı romanına göndermeler yapılıyor. edebiyat dünyasında (türkiye içinde) çokça karşılaştırma yapılır. camus'nün yabancı'sı ve yusuf atılgan'ın anayurt oteli. yabancı'nın meursault'ü ve anayurt oteli'nin zebercet'i çok benzetilir. ikisi de boş vermiş, hayatın saçmalığı, yaşamın anlamsızlığının zerk etmiş halleri.
anayurt oteli sinemaya da uyarlanmıştır. ömer kavur 1986 yılında beyaz perdeye uyarlamış, zebercet rolünü macit koper oynamıştır. ve odacı kadın zeynep rolünü ise her büyük mükemmel filmde rolü olan (bkz: serra yılmaz) oynamıştır.
devamını gör...

batı edebiyatının ilk büyük eserlerinden biri olan ilyada’nın yazarı homeros’un bu eserinin üç yüz kırk birinci mısrasında kullandığı tanımlamadır.

bu büyük ozandan alıntılayarak gönüllü kulluk üzerine söylev isimli muhteşem eserinde étienne de la boetie tanımlamaya daha detaylı anlamlar yüklemiş ve kendi zamanına uyarlamıştır. homeros bu sözle bir krala eleştiri yaparken étienne de la boetie bu sözü halka sürekli olarak yükledikleri acımasız, amansız, anlamsız ve ahlaksız vergilerle onları inim inim inleten; kendilerine emaneten verilmiş olan ülkeyi perperişan edip iler tutar yan bırakmayan; bir ülkenin temelini oluşturması gereken tarım ve ticareti yerle yeksan eden; hayat damarlarından biri olan sanatı yok sayan, küçük gören, önemsemeyen, elitist bir boş zaman etkinliği varsayan; güzel bir ülkeyi barbarlar ve fukaralar ülkesine çeviren; halka karşı dayanılmaz bir nefret, komşulara karşı ya yaltaklanmacı ya da küçümseyici tavırlar takınan yöneticiler için kullanmıştır.

homeros bu sözü milattan önce sekizinci yüzyılda yazmış, étienne de la boetie on altıncı yüzyılda alıntılamış, charles teste yirminci yüzyılda yorumlamış ve yirmi birinci yüzyılda artık böyle yöneticiler kalmadığı için biz bu konuda yorum yapamıyor ve dik durup eğilmeyerek içinde bulunduğumuz maddenin ağzımıza kaçmasını engellemeye çalışıyoruz.
devamını gör...

hoşlaşılmayan hareketleri yapan insanları kaydettiğimiz veritabanı ayrıca bir bkz hedesi.
devamını gör...

2006 yılı amerikan yapımı kara mizah türündeki film. zekâ seviyesi yüksek olan insanlarla düşük olanlar arasındaki üreme hızı farkı nedeniyle dünyanın nasıl bir yöne doğru gittiğini anlatır.

belki spoiler olacak ama bu sahneyi mutlaka izlemelisiniz. hele de filmin tamamını izlemek istemeyenler, en azından bu sahneyi mutlaka görmeli diye düşünüyorum. efsanedir bence (türkçe alt yazısı var):

--! spoiler !--



--! spoiler !--
devamını gör...

mustafa kemal atatürk'ün hâkimiyet-i milliye gazetesine verdiği 22 nisan 1921 tarihli demecinde de ifade ettiği üzere, kesinlikle ödün verilemeyecek tek olgunun millet egemenliği ve bağımsızlık olması sebebiyle, her geçen sene daha da artan bir coşkuyla kutlamaya devam edeceğimiz bayram.


"bence bir millette haysiyetin, gururun, namusun ve insanlığın oluşması ve devam etmesi, kesin olarak o milletin özgürlüğüne ve bağımsızlığına sahip olmasıyla mümkündür. ben kendi adıma, bu saydığım özelliklere çok önem veririm ve bu özelliklerin bende olduğunu iddia edebilmem için, milletimin de aynı özelliklere sahip olmasını gerekli görüyorum. ben, yaşayabilmek için, mutlaka, bağımsız bir milletin çocuğu kalmalıyım. bu nedenle millî bağımsızlık bence bir hayatî meseledir. millet ve ülkenin çıkarları gerektirdiğinde, insanlığı oluşturan milletlerden her biriyle medeniyet gereklerinden biri olan, dostluk ve politik ilişkilerini büyük bir incelikle kabul ederim. ancak benim milletimi tutsak etmek isteyen herhangi bir milletin de, bu amacından vaz geçene dek amansız düşmanıyım."

mustafa kemal atatürk, 22 nisan 1921, hâkimiyet-i milliye.

kaynak: “atatürk’ün söylev ve demeçleri” sf. 103. ankaenstitusu.com/wp-conten...
devamını gör...

şu garibi sevindirdin ya allah senden razı olsun.
devamını gör...

"uykudan önce" saatinde;
acaba benim ismimi de söyler mi ? * diye her akşam siyah beyaz itt schaub-lorenz tv nin karşısında bekleştiğim tonton teyzemiz.
devamını gör...

en sevdiklerinle beraber olsan da aniden gelen yalnızlık hissi ve varoluşsal krizler.
devamını gör...

milton katselas'ın yönetmenlğini yaptığı 1972 yılına ait sımsıcak şeker tadında tiyatral esintiler ile süslü romantizm komedi ve dram'ı içerisinde barındıran defalarca izlsenizde sıkmayan bir film. başrollerde ise deli dolu, umursamaz ve yaramaz rollerin efsane güzelliği goldie hawn ,edward albert, michael glaser ve eileen heckart yer almaktadır. eileen heckart bu filmdeki perfomansı ile en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülünü almıştır.
filmimizin konusu:
doğuştan görme engelli müziğe yetenekli ve eski bir çocuk romanı yazarı olan annesinin kendisine çok düşkün olduğu adamımız don bu baskılardan sıkılıp kendi evine taşınır ama eve sürekli gelen en yakın arkadaşı ralph ve annesi sayesinde çok rahat edememiştir. sürekli balkonda otururken yan komşusu olan güzel bir kadın olan jill ile tanışır. aralarında arkadaşlık ile başlayan ilişki zamanla aşka dönecektir. aslında ilk zamanlar jill sürekli ron'un kendisini kestiğini düşünüyordur.

filmde efsane sahneler vardır jill'in ilk kez ron'un evine gelip bornozunu açtığı sahne başında komedi sonrasında ise hafif dram barındırır. bornozunu ron'un önünde açan jill ron'un tepkisizliği karşısında salakça bir ifade ile sorduğu sorular sonrasında ise ron'a aşık olması yavaş yavaş ne güzel sahnelerdir. bu arada öğrenmiş olduk edward albert abimizin sesi çok güzelmiş. goldie hawn ise bu filmde olabildiğine sevimli ve ponçiktir ısırasınız gelir.
devamını gör...

netflix'te bütün filmlerin olmadığını, dahası güzel film sayısının bir hayli az olduğunu bilmeyen bir "insan" söylemidir.

yahu kardeşim netflix'teki güzel filmleri, kaliteli yapımları izlersin biter. sonra saçma sapan film, dizi izlemek için aboneliği devam ettirmenin manası mı var. girersin internete gaspar noe, von trier, godard izlersin. netflix'te bul bakayım bulabilirsen. abuk subuk sinema filmleri izlemek istiyorsan netflix'e abone olmaya devam et. bunu söyleyen kişi filmin f'sini bilmiyordur.

(evet, film izlemeyi severim.)
devamını gör...

tam adı; “behemoth ya da ingiltere iç savaşının içyüzü” olan vakıfbank kültür yayınlarından çıkmış thomas hobbes kitabı.

evvela arka kapağını bırakayım;

“avrupa düşünce tarihinin en etkili toplumsal sözleşme kuramcılarından olan ingiliz filozof thomas hobbes'un eseri büyük behemoth, vakıfbank kültür yayınları aracılığıyla ilk defa türkçeye kazandırılıyor. günümüz dünyasının ekonomik, siyasi ve felsefi görüşlerinin büyük bir kısmının ortaya çıkmasına zemin hazırlayan ingiliz iç savaşı, cromwell iktidarı ve restorasyon çağına yakından tanıklık eden hobbes, modern siyaset felsefesinin temellerini iki büyük eserle atmıştır. hobbes, leviathan'da muhafazakâr bir devlet teorisi geliştirirken, behemoth'ta bütün taraflara eşit mesafede duran, bireysel düşünce ve vicdan özgürlüğünü her şeyin üzerinde tutan liberal bir tutum takınır. abdullah yılmaz'ın kapsamlı önsözü ve güzel türkçesiyle adeta tarihsel bir roman akıcılığıyla ilerleyen behemoth, thomas hobbes'un kişiliğini ve felsefesini anlamak için okurlara bulunmaz bir fırsat sunuyor.”

ingiliz iç savaşına dair bilgi edinmek için değil, ingiliz iç savaşına dair bir bilginiz varsa fikir edinmek için okuyabilirsiniz. kitap diyalog halinde yazılmış ve hobbes'un ölümünden sonra basılmış. muhtemeldir ki kitabın adını da yayıncısı koymuştur. hobbes, leviathan'da leviathan'ın ne anlama geldiğini ve kitaba neden o ismi verdiğini açıklar; lakin behemoth için böyle bir açıklama yoktur. behemoth, bataklıkta yaşayan, otla beslenen güçlü bir canavardır. behemoth tanrı tarafından yaratılmış ancak o bile yanına ancak kılıçla yaklaşabilir. bir diğer canavardan ismini alan leviathan'ın okuyucudan ilgi görmesi üzerine bu isim seçilmiş olabilir. kitaba 42 sayfalık bir önsöz yazılmış ve kitabı anlamak için bu önsözün okunması elzem. anlaşılması ve okunması oldukça zor olan bu kitap neden önemli?
efendim bildiğimiz üzere gerek milliyetçilik akımının ortaya çıkması gerekse modern devletlerinin temelinin atılması bakımından fransız devrimi her daim övülür, yüceltilir ve ön plana çıkarılır. fransız devrimi ile ilgili binlerce kaynak bulabilir ve okuma yapabilirsiniz. ancak o dönem 22 bin yazılı basımın yapıldığı ingiliz iç savaşına ait pek kaynağa rastlamayız. ingilizlerin dünyaya hakim hale gelmesine, adanın, kıtadan demokrasi bağlamında ilerde olmasında büyük rol taşıyan ve üstelik fransız devriminden 140 sene evvel cereyan eden ingiliz iç savaşı günümüz dünyasının inşa edilmesinde büyük rol taşıyor. osmanlının henüz matbaa ile tanışmadığı bir dönemde, ingiltere'de kraliyet, kilise ve parlamento arasında yaşanan çekişmeler ibret verici.
devamını gör...

kalça ekleminde bulunan aşırı adduksiyon hareketini engelleyen bağdır.
içinde a.obturatoria'nın r.acetabularis'i bulunduğu için hasarlanması durumunda femur başı aseptik nekrozu oluşur.
devamını gör...

ben oldum. başka kızlar da vardı, doluydu. ama oluyor insan işte.

linç editi: evet arkadaşlar yüklenmeye başlayabilirsiniz. iki yetişkin ve özgür birey olarak evlendik. aileler, yakın çevre karşı çıkmasına rağmen yaptık bunu. yüzde 2-3 olan engelli doğum oranı riskinin yüzde 4-6 ya çıkacak olması sevdiğim ve hayatımı geçirmek istediğim insandan vazgeçmeme sebep olmadı. yakın çevremden çok ağır tepkiler aldım ve hepsini anlayışla karşıladım. bir çok noktada haklı olabilirler. yalnız bizimkisi yabancıya gitmesin, yok mal bölünmesin zihneyitiyle yapılan bir evlilik değil. her şeyin farkında ve bilincindeyiz. sonuç olarak çok mutlu bir evliliğim ve gayet sağlıklı, canavar gibi bir çocuğumuz var. akraba evliliği çok sıkıntılı ve üzerinde durulması gereken bir konu. ama bu problemin sosyal kısmı, biyolojik kısmından daha büyük. bilim ve tıp çok ilerledi. biyolojik kısmı için yapılabilecek testler, alınabilecek önlemler var. ama sosyal kısmı kritik olan nokta. bunun bir adet ya da gelenek olarak yapılmaması, diretilmemesi lazım, bunun önlenmesi lazım. belki bencilce olacak ama kendi durumumu istisna kabul ediyor ve bu durumdan farklı değerlendiriyorum. anlayamayanlara da saygı duyuyorum. söyleyeceklerim bu kadar. özgürce sövebilirsiniz. küfür yasak ama dikkatli olun.
devamını gör...

hüzünlü bir sabaha uyandım yine. özellikle son 3 gündür çok güzel kafalar yaşadım. resmen kayboldum. bol bol gezdim. eğlendiğimi hissediyordum ama bir şeyler eksik gibi geliyordu. hava güzeldi, bol bol papatyam vardı, hava lodostu güzel kafayla vapurda fırtına ile bol aksiyonlu yolculuklar yaptım. yüzüm gülüyordu ama yanımda o yoktu. sahte bir gülüş gibiydi. onunla harika bir 10 ay geçirmiştim. çok eğlendik, çok sıkıntı çektik. bu anları birlikte yaşamayı haketmiştik. pazartesi günü yanına gittim. 1 saat kadar oturdum. alkol ve papatya içtik. artık "biz" değildik. ne o samimiyet güven ve eğlence kalmıştı. onunla yan yanayken mutluluk ve huzur vardı. şimdi ise koca bir boşluk. geliyorum desem gel tabi ki der ama gitsem bile daha kötü olup geri dönüyorum. bitse daha iyi gibi geliyor bana. ama bitirmemek için bazı zorunluluklar var. yazın bana ne olursa olsun yollar ayrılsa bile hep yine bir araya geleceğiz demişti. öyle de oldu. arafta kalmak kadar insanı yoran bir durum bence yok. siz siz olun dostlar bu kadar sevmeyin. güzel hüzünsüz bir pazar günü geçirmenizi dilerim dostlarım. hepinize günaydın.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim