dal kavuk
osmanlı'da halk arasında işsiz güçsüz tayfanın başlarına taktığı ince kavuğa verilen isim. tıpkı (bkz: zir zop) adı verilen fes gibi, enteresan bir isimlendirme.
devamını gör...
kudüs'e asker gönderelim
bence şu sağa sola asker gönderelim diyen bütün malları toplayalım, gerekli teçhizatı bunlara verelim, nereye istiyorlarsa oraya gönderelim. elalemin çoluğunu çocuğunu oraya buraya gönderelim demek kolay tabi. yiyorsa çıkıp kendin gideceksin. bu sağcı filistin sevdalısı arkadaşların terörist olarak gördüğü deniz gezmiş gidip filistin'de israil'e karşı aslanlar gibi savaşmıştı. sizde terörist dediğiniz adamın onda biri kadar yürek yok.
devamını gör...
yöneticilerin özel mesajlarımızı okuyabiliyor olmaları
yönetici napsın sizin b.klu mesajlarınızı.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
yalnızlığı çok seversek, bir gün o da çekip gider mi?
-oğuz atay
-oğuz atay
devamını gör...
beğeni alınca mutlu olan yazar
burada bir yazarın tanımında okumuştum "kafadaş" tabirini kullanmıştı. aynen öyle kafadaşlarınla iletişime geçmiş oluyorsun, hoş bir şey.
devamını gör...
500 bin dolarlık tabloyu kafasına göre boyayan cahil çift
artık sanat eserinin bir parçası haline gelmişler.
devamını gör...
tavşan jojo
filmi beğenmeyen olabilir, overrated bir film olabilir, bu filme dayanan çok sabırlıda olabilir, ama seyreden ve beğenen zevksiz, üstelikte berbat demek ?
film yorumu yaparken sadece filme değil filmin yönetmeninin tarzına da bakmak lazım. yönetmen taika waititi genelde alışıla gelmiş tarzın dışında absürd filmler çeken ve bunları komedi dalında süsleyen bir yönetmen, dolayısı ile adamın tarzı bu.
sinema ile epey ilgiliyim, tanımlarıma bakarsanız mümkün olduğunca detaylı tanımlar yazmaya çalışıyorum ama hiçbir zaman filmi beğenmesem bile beğenene veya beğenmeyene bir şey demem, zevkler ve renkler tartışılmaz, bu işin doğasında vardır.
benim puanım bu filme 7 / 10. daha önce bu yönetmenim bir kaç filmini seyrettiğim için tarzına alışığım.
senaryo olarak değişik bir film, çekimlerde güzel, oyunculukta bana göre yeterli. ne benimle aynı düşünene entel derim, ne de beğenmeyene dantel:)))
iş bu tanım herhangi bir hedef gösterilmeden, genel bir yorum olarak girilmiştir. filmlerde yazdığı gibi gerçek karakterle alakası yoktur, olsa bile bu alaka tamamen tesadüfidir.
film yorumu yaparken sadece filme değil filmin yönetmeninin tarzına da bakmak lazım. yönetmen taika waititi genelde alışıla gelmiş tarzın dışında absürd filmler çeken ve bunları komedi dalında süsleyen bir yönetmen, dolayısı ile adamın tarzı bu.
sinema ile epey ilgiliyim, tanımlarıma bakarsanız mümkün olduğunca detaylı tanımlar yazmaya çalışıyorum ama hiçbir zaman filmi beğenmesem bile beğenene veya beğenmeyene bir şey demem, zevkler ve renkler tartışılmaz, bu işin doğasında vardır.
benim puanım bu filme 7 / 10. daha önce bu yönetmenim bir kaç filmini seyrettiğim için tarzına alışığım.
senaryo olarak değişik bir film, çekimlerde güzel, oyunculukta bana göre yeterli. ne benimle aynı düşünene entel derim, ne de beğenmeyene dantel:)))
iş bu tanım herhangi bir hedef gösterilmeden, genel bir yorum olarak girilmiştir. filmlerde yazdığı gibi gerçek karakterle alakası yoktur, olsa bile bu alaka tamamen tesadüfidir.
devamını gör...
ihtiyaç duyulduğunda bulunamayan şeyler
kağıt kalem, yok kardeşim tam telefonla konuşuyorsun not alacaksınız ama o her zaman çekmecede olan kağıt kalem yok oluyor.
devamını gör...
sıradan kişiler için peri masalı
boris vian kitabıdır.
belki de dünya edebiyatının en büyüklerinden olacaktı boris vian. ama mezarlarınıza tüküreceğim isimli kitabının filme uyarlanmasının ardından gittiği galasında geçirdiği kalp krizi sonucu erken yaşta hayatını kaybetti. topu topu 5 roman yazmış olan yazar sadece bu romanları ile değil, yazma ihtimali olan romanlar sayesinde de büyük bir yazardır. matematik konusunda oldukça başarılı olan yazar, belki de bu yüzden iyi bir müzisyendir de. müzik eleştirmenliği ve trompetçilik yapan boris vian, şarkı sözleri de yazmıştır. şarkıcılık, çevirmenlik ve aktörlük de yapmıştır. daha ne yapsın! sanırım vian’ın bir dahi olduğunu peşinen kabullenmek gerek. vian uzun yıllar sansürlenmiş bir yazardır, ülkemize kitaplarıyla ayak basması ise çok daha uzun yıllar almıştır.
işte bu dahi adam- beş yaşında okumayı öğrenmiştir- eşinin hastalığı üzerine onu eğlendirmek için bir masal yazmaya karar verir, bir peri masalı. prens joseph şeker aramak için yola çıkar ve bu yolculuğunda ona barthelemy ve kendisi bir at olan ama bunun farkında olmayan küheylan da eşlik eder. elflerle, trollerle, deniz kızlarıyla, ejderhalarla, çinlilerle, perilerle, böceklerle karşılaştıkları gerçeküstü bir seyahat olur bu. bazen yürüyerek, bazen küheylandan yardım alarak, hatta bazen hem karada hem denizde gidebilen, kendi yaptıkları gemileriyle tamamlala yollarını. tüm masallar gibi bu masalda da zaman kavramı çok garip işler. 2 sene kapalı kaldıkları bir yerden, acıkmaya başalyınca ayrılma fikrine gark olurlar, ki bu son sekiz gün içinde olur. 15 santim yol gittikleri de olur. göz açıp kapayana kadar 100 kilometre gittikleri de. şeker uğruna çekilen bu çilede başalrına gelmeyen kalmaz. bir pislikböceğinin yuvasına yaptıkları kazara bir saldırı sonucunda, dans eden bir çatı penceresini izlemek zorunda kalırlar, pislikböceğinin aşağılanmalaır arasında. küheylan’ın dişi bir trolle zevk dolu dakikalar geçirdiği de olur, geminin kaptanı olup, denizci argosuyla küfürler ve emirler yağdırdığı da. hatta bir define bile bulurlar içi altınlar, kastanyetler ve iki kilo şekerle dolu olan. ama yetinmezler. onlar özgür insanlardır, ya da atlar. her neyse. yeni maceralara atılmak üzere dinlenirler sadece, zaferlerinin ardından.
boris vian’ın okuduğum en eğlenceli eseridir peri masalı. yeri değildir belki ama bu yazıyı vian’ın bir sözüyle bitirmek istedim:
yalnızlık dininiz
örneğin; bir trenden istediğiniz yerde ininiz.
belki de dünya edebiyatının en büyüklerinden olacaktı boris vian. ama mezarlarınıza tüküreceğim isimli kitabının filme uyarlanmasının ardından gittiği galasında geçirdiği kalp krizi sonucu erken yaşta hayatını kaybetti. topu topu 5 roman yazmış olan yazar sadece bu romanları ile değil, yazma ihtimali olan romanlar sayesinde de büyük bir yazardır. matematik konusunda oldukça başarılı olan yazar, belki de bu yüzden iyi bir müzisyendir de. müzik eleştirmenliği ve trompetçilik yapan boris vian, şarkı sözleri de yazmıştır. şarkıcılık, çevirmenlik ve aktörlük de yapmıştır. daha ne yapsın! sanırım vian’ın bir dahi olduğunu peşinen kabullenmek gerek. vian uzun yıllar sansürlenmiş bir yazardır, ülkemize kitaplarıyla ayak basması ise çok daha uzun yıllar almıştır.
işte bu dahi adam- beş yaşında okumayı öğrenmiştir- eşinin hastalığı üzerine onu eğlendirmek için bir masal yazmaya karar verir, bir peri masalı. prens joseph şeker aramak için yola çıkar ve bu yolculuğunda ona barthelemy ve kendisi bir at olan ama bunun farkında olmayan küheylan da eşlik eder. elflerle, trollerle, deniz kızlarıyla, ejderhalarla, çinlilerle, perilerle, böceklerle karşılaştıkları gerçeküstü bir seyahat olur bu. bazen yürüyerek, bazen küheylandan yardım alarak, hatta bazen hem karada hem denizde gidebilen, kendi yaptıkları gemileriyle tamamlala yollarını. tüm masallar gibi bu masalda da zaman kavramı çok garip işler. 2 sene kapalı kaldıkları bir yerden, acıkmaya başalyınca ayrılma fikrine gark olurlar, ki bu son sekiz gün içinde olur. 15 santim yol gittikleri de olur. göz açıp kapayana kadar 100 kilometre gittikleri de. şeker uğruna çekilen bu çilede başalrına gelmeyen kalmaz. bir pislikböceğinin yuvasına yaptıkları kazara bir saldırı sonucunda, dans eden bir çatı penceresini izlemek zorunda kalırlar, pislikböceğinin aşağılanmalaır arasında. küheylan’ın dişi bir trolle zevk dolu dakikalar geçirdiği de olur, geminin kaptanı olup, denizci argosuyla küfürler ve emirler yağdırdığı da. hatta bir define bile bulurlar içi altınlar, kastanyetler ve iki kilo şekerle dolu olan. ama yetinmezler. onlar özgür insanlardır, ya da atlar. her neyse. yeni maceralara atılmak üzere dinlenirler sadece, zaferlerinin ardından.
boris vian’ın okuduğum en eğlenceli eseridir peri masalı. yeri değildir belki ama bu yazıyı vian’ın bir sözüyle bitirmek istedim:
yalnızlık dininiz
örneğin; bir trenden istediğiniz yerde ininiz.
devamını gör...
sevilen yeşilçam filmleri
canım kardeşim’dir.
iliklerine kadar yoksulluğu,çaresizliği mükemmel işleyen filmdir.
müzikleri adamı bitiriyor özellikle
iliklerine kadar yoksulluğu,çaresizliği mükemmel işleyen filmdir.
müzikleri adamı bitiriyor özellikle
devamını gör...
sözlükteki kan aranıyor duyuruları
up.
devamını gör...
hz. muhammed
(bkz: sallallahu aleyhi ve sellem)
devamını gör...
kürt
kafatasları benim için bir şey ifade etmiyor,hele şuan uzaktan baksanız kendi söyleyinceye kadar kişinin türk,kürt,zaza olduğunu anlamazsınız bile,ortalama 70 yıllık ömrünüz var milyar yıllık galaksiyi düşününce hiçbir şey;aklınızı bunlarla bulamayın mutlu olun, gülün, eğlenin. (sözüm kafataslarına anlam yükleyenlere, en son nazilerde kafa taslarına anlam yüklüyordu liderleri bombardımanın altında intihar etmek zorunda kaldı)
devamını gör...
çılgın bediş
jeneriğini severek izlediğim diziydi. şimdi nedense zevk vermiyor ne diziler ne jenerikleri.
devamını gör...
anarşi ve seks sorusu
evlilik toplumsal ve sosyolojik yapının etkisiyle şekillenen bir kurumdur.asıl sıkıntı her bireyin evliliklerinin eşit koşullarda olmamasıdır örneğin :eğer yüksek zümreden biriyse yediği ,içtiği ve giyimi vb .şeyler daha farklı alt sınıf olarak adlandırılan ve kapital sistemin emekçileri ise çoğu zaman yoksulluk ile yüzleşecektir ve huzurlu aile hayatı olmayacaktır..burada dikkat çekilen zengin kesime evlenip boşanmak hak görülmüşken diğer kesimlere görülmemiştir ve eşit kalite de standartları bulunmamaktadır.esasen huzurlu bir aile hayatının tüm kişilere sunulması ve seks işçiliği yapmak zorunda kalanların yine bu sistemin eseri olduğunu belirtmiş,güzel bir makale .benimde fikirlerim böyle ve sanayi devrimin ingilteredeki olumsuzluklarını güzel anlatmış.
edit:imla ve birkaç düşünce
edit:imla ve birkaç düşünce
devamını gör...
atılan tweetlerin altındaki yorumlar* gerçekten çok komik. gece gece çok iyi geldi moral bozukluğuma. herkes delirmiş herkesss.
devamını gör...
ten uyumu
ilişkilerin yapı taşıdır. "aynı tenden mi yaratıldık acaba?" diye sorduran dokununca huzur verici nitelikte olmasıdır.
devamını gör...
perihan savaş'ın taze fasulye yediği sahne
evde taze fasülye var, yemeğe gidiyorum.
ne yaptın perihan?
ne yaptın perihan?
devamını gör...
rex
yıllar önce köpeğime verdiğim isim. kısa ve söylenebilirliği kolay olduğu için oda ismini hemen benimsemişti.
devamını gör...
rehberde anneyi kaydetme şekli
annesini kaybetmiş yazarlar için üzücü olabilecek bir anket sorusu.
sonuçta kimseye yararlı bir bilgi de sağlamıyor bu konu. yapmayalım bence böyle şeyler...
sonuçta kimseye yararlı bir bilgi de sağlamıyor bu konu. yapmayalım bence böyle şeyler...
devamını gör...