geceye güzel bir erkek görseli bırak
devamını gör...
seksten sonra söylenen sözler
normalde bu kadar erken boşalmam aslında.
devamını gör...
tanıma değil yazara oy vermek
kafa sözlük'te sık sık yapılandır. bir kesim var ve sürekli birbirlerini beğeniyorlar sadece.
beğeni zinciri gibi bir şey bu.
daha önce bazı başlıklarda örnekleri verildi. iki yazar aynı şeyi yazmış hatta a yazarı b yazarından önce yazmış tanımı ama a yazarı beğeni zincirine dahil olmadığı için 2 oy b yazarı bilmem kaç oy.
hayır yine birbirinizi oylayın ama başka yazarları da oylayın.
portakal'da saçma sapan tanımlar görmekten bıktım ya cidden. yazar gelmiş herhangi başlığa "evet" yazmış bakın cidden bu tarzda bir şey yazmış ama portakal'da.
hatta bazen benim de goygoy yaptığım saçma tanımlarım portakal'a giriyor.
sevmediğim yazarlara bile"sezarın hakkı sezara" mottosuyla oy veriyorum.
acık genişletin zinciri genjler.
edit: eğer bu copy paste 11 oy alırsa tespit doğrudur. hadi bakalım pamuk eller cebe.
beğeni zinciri gibi bir şey bu.
daha önce bazı başlıklarda örnekleri verildi. iki yazar aynı şeyi yazmış hatta a yazarı b yazarından önce yazmış tanımı ama a yazarı beğeni zincirine dahil olmadığı için 2 oy b yazarı bilmem kaç oy.
hayır yine birbirinizi oylayın ama başka yazarları da oylayın.
portakal'da saçma sapan tanımlar görmekten bıktım ya cidden. yazar gelmiş herhangi başlığa "evet" yazmış bakın cidden bu tarzda bir şey yazmış ama portakal'da.
hatta bazen benim de goygoy yaptığım saçma tanımlarım portakal'a giriyor.
sevmediğim yazarlara bile"sezarın hakkı sezara" mottosuyla oy veriyorum.
acık genişletin zinciri genjler.
edit: eğer bu copy paste 11 oy alırsa tespit doğrudur. hadi bakalım pamuk eller cebe.
devamını gör...
sadi şirazi
şeyh sadi-i şirazi, fars şâir ve islam âlimi.
bazı alıntılar ;
"insanlarla münasebetin ateşle münasebetin gibi olsun. çok uzaklaşma donarsın; çok yaklaşma yanarsın"
iki göz; allahü teâlânın kudret ve san'atını görmek içindir. eşin dostun ayıbını görmek için değildir."
sözünü tartmayan, cevabından incinir"
"ne kadar okursan oku , bilgine yakışır şekilde davranmıyosan cahilsin demektir."
"sevgisiz bakınca yusuf bile çirkindir.
bazı alıntılar ;
"insanlarla münasebetin ateşle münasebetin gibi olsun. çok uzaklaşma donarsın; çok yaklaşma yanarsın"
iki göz; allahü teâlânın kudret ve san'atını görmek içindir. eşin dostun ayıbını görmek için değildir."
sözünü tartmayan, cevabından incinir"
"ne kadar okursan oku , bilgine yakışır şekilde davranmıyosan cahilsin demektir."
"sevgisiz bakınca yusuf bile çirkindir.
devamını gör...
türkiye'de en yaşanılası şehirler
çanakkale..
devamını gör...
herkesin melankolik olması
bu biraz insanın yapısıyla ilgili bir durum. aynı olay karşısında verilen tepkiler farklıdır.bunu çok boyutlu düşünmek gerekir.olayı algılayış biçimimiz doğup büyünülen çevre, aile ilişkileri,arkadaşlık ilişkileri, geçmiş deneyimler,bilişsel kapasite ve daha birçok faktör etki edebiliyor.farklılıklarımız bu noktada ortaya çıkıyor.hüzün belirtisi gösteren kişi'ye, ne üzülüyorsun canım git toparlan bir an önce dememiz pek tesirli olmayacaktır çünkü senin içinde hissettiğin güç onda mevcut değildir.melankoliği sevmeyen vaktini melankolik insanlardan uzak durarak ve çevresinde kendisi gibi olan bireyleri arayıp bulmaya çalışarak geçirebilir.melankolikler zaten çok olduğu için kendi gibi biriyle gün içerisinde muhakkak karşılaşacaktır.yaşadığımız zaman dilimi ve bulunduğumuz coğrafya bu durumun oluşumuna çok müsaittir. savaşamayanlar ve içinde savaşma gücünü yitirenler de cümlemin sonunda sarılıp ağlayabilirler..
devamını gör...
sultanım
levent yüksel efendinin dolanı dolanı dolaşıyor iken meyhaneleri, bir takım şahaneleri tarafından terk edilmesi üzerine -ki alacağı olsun kendilerinin- söylediği şarkı.
devamını gör...
yalnızgezenrusso
bir diziyi habersiz olarak ve aynı gün izlemeye başladığımız dizidaş, sade ve güzel tanımları olan kafadaş.
devamını gör...
yuval noah harari
(bkz: hebrew university of jerusalem)'de tarih profesörü ve ünlü bir yazar. 24 subat 1976'da (bkz: kiryat atta), israil'de dogmus.
kitaplarini bir cirpida okudum. kendini bazi cümlelerde tekrarlasa da genel anlamda anlatmaya calistigi seyleri anladim. ben de zaten onun gibi düsünüyordum. verdigi somut örneklerle düsündüklerimi dogruladi.
kitaplari icin:
2011: (bkz: sapiens: a brief history of humankind)
2015: (bkz: homo deus: a brief history of tomorrow)
2018: (bkz: 21 lessons for the 21st century)
kisisel websitesi
kitaplarini bir cirpida okudum. kendini bazi cümlelerde tekrarlasa da genel anlamda anlatmaya calistigi seyleri anladim. ben de zaten onun gibi düsünüyordum. verdigi somut örneklerle düsündüklerimi dogruladi.
kitaplari icin:
2011: (bkz: sapiens: a brief history of humankind)
2015: (bkz: homo deus: a brief history of tomorrow)
2018: (bkz: 21 lessons for the 21st century)
kisisel websitesi
devamını gör...
zenci demeyi bırakmak
zenci yerine afrikalı demek de yanlış olur. kuzey afrika'da siyah yok, berberi yada arap var.
devamını gör...
y kușağından z kușağına tavsiyeler
sizi suçlayanlara aldırış etmeyin sizler yarının umudusunuz.
edit: başlığı açan uçmuş.
edit: başlığı açan uçmuş.
devamını gör...
the elephant man
bernard pomerance tarafından 1977'de yazılan tiyatro oyunu.
sonrasında 1980 yılında, david lynch tarafından beyaz perdeye aktarılmıştır.
fil adam, toplumun bize en küçük yaşlarımızdan itibaren dayattığı estetik, güzellik, şekilcilik kavramlarına vurgu yapıyor. hatta tabiri caizse bu kavramları, muhammed ali clay gibi sağlı sollu kroşelerle, ringin köşesine sıkıştırıyor. böylece izleyiciye de ayna tutmuş oluyor.
küçük yaşlardan itibaren, genel kabullerimizin ve önyargılarımızın esiri olduğumuz bu mevzu, filmin ilerleyen her karesinde, izleyici de havlu atma isteği doğuruyor.
insanın içinden ''tamam artık yeter! vurma! nakavt!'' diye bağırmak geliyor.
toplum tarafından ötekileştirilen, hor görülen, sırf görüntüsü sebebiyle yalnızlığa itilen ''ucube'' ''çirkin'' ''deli'' vesaire kavramlarla yaftalanan insanlara karşı yapılan haksızlık, filmi bitirip yerinizden kalktığınızda içinize bir yumru gibi oturuyor. istediğiniz kadar vicdan sahibi olun, istediğiniz kadar iyi davranmaya çalışın, bu gerçekliğin önüne geçemiyor olmanız dahi bu hisleri iliklerinize kadar hissetmeniz için kafi.
işin garip tarafı dr. frederick treves karakterinin, john marrick'e yardımcı olmaya çalışırken yaşadığı ruhsal dalgalanmaların, seyirci de oluşan dalgalanmalarla benzerlik göstermesi... bu da filmin hedeflediği şeyin ne olduğunu anlamamıza ziyadesiyle yardımcı oluyor. yani o yumruğu illaki yiyeceğiz.
tabi doktor treves'i anthony hopkins'in canlandırıyor oluşu da, bu duyguyu iyice yukarılara taşıyor.
filmde üzerinde durulması gereken çok fazla şey var. lakin bunları yine filmi izlemeyenler açısından ipucu oluşturacağı düşüncesi yazmamayı tercih ediyorum. toplumsal katmaların etik dışı hareketleri, farklı sınıfsal kesimlerin sınıfta kalan ahlaki anlayışları, vicdanları susturmak için atılan türlü türlü taklalar...
fil adam muhakkak izlenmesi gereken bir film.
izleyecek olanlara şimdiden iyi seyirler dilerim.
izlemiş olanlar içinse söyleyeceğim şey şu ; belki o aynayı kendimize tutmanın zamanı yeniden gelmiştir.
sonrasında 1980 yılında, david lynch tarafından beyaz perdeye aktarılmıştır.
fil adam, toplumun bize en küçük yaşlarımızdan itibaren dayattığı estetik, güzellik, şekilcilik kavramlarına vurgu yapıyor. hatta tabiri caizse bu kavramları, muhammed ali clay gibi sağlı sollu kroşelerle, ringin köşesine sıkıştırıyor. böylece izleyiciye de ayna tutmuş oluyor.
küçük yaşlardan itibaren, genel kabullerimizin ve önyargılarımızın esiri olduğumuz bu mevzu, filmin ilerleyen her karesinde, izleyici de havlu atma isteği doğuruyor.
insanın içinden ''tamam artık yeter! vurma! nakavt!'' diye bağırmak geliyor.
toplum tarafından ötekileştirilen, hor görülen, sırf görüntüsü sebebiyle yalnızlığa itilen ''ucube'' ''çirkin'' ''deli'' vesaire kavramlarla yaftalanan insanlara karşı yapılan haksızlık, filmi bitirip yerinizden kalktığınızda içinize bir yumru gibi oturuyor. istediğiniz kadar vicdan sahibi olun, istediğiniz kadar iyi davranmaya çalışın, bu gerçekliğin önüne geçemiyor olmanız dahi bu hisleri iliklerinize kadar hissetmeniz için kafi.
işin garip tarafı dr. frederick treves karakterinin, john marrick'e yardımcı olmaya çalışırken yaşadığı ruhsal dalgalanmaların, seyirci de oluşan dalgalanmalarla benzerlik göstermesi... bu da filmin hedeflediği şeyin ne olduğunu anlamamıza ziyadesiyle yardımcı oluyor. yani o yumruğu illaki yiyeceğiz.
tabi doktor treves'i anthony hopkins'in canlandırıyor oluşu da, bu duyguyu iyice yukarılara taşıyor.
filmde üzerinde durulması gereken çok fazla şey var. lakin bunları yine filmi izlemeyenler açısından ipucu oluşturacağı düşüncesi yazmamayı tercih ediyorum. toplumsal katmaların etik dışı hareketleri, farklı sınıfsal kesimlerin sınıfta kalan ahlaki anlayışları, vicdanları susturmak için atılan türlü türlü taklalar...
fil adam muhakkak izlenmesi gereken bir film.
izleyecek olanlara şimdiden iyi seyirler dilerim.
izlemiş olanlar içinse söyleyeceğim şey şu ; belki o aynayı kendimize tutmanın zamanı yeniden gelmiştir.
devamını gör...
soru işareti
bu bir soru işaretidir.
eğer başlığına bu bkz verildiyse,
"ne anlatıyorsun kardeşim sen?"
denmiş olabilir.
eğer başlığına bu bkz verildiyse,
"ne anlatıyorsun kardeşim sen?"
denmiş olabilir.
devamını gör...
grip vakaları
bu sene yok denecek kadar azalınca grip ilaçları da alıcı bulmakta zorlandı. salgının biri çoğalırken biri de azalıyor.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
pentagram - sonsuz
devamını gör...
kadın sözlük yazarı hesapları yönetimin fake hesapları mı sorunsalı
hayır aslında hepimiz uzaylıyız* fakat kadın kılığına girip gözlem yapıyoruz. yakında deneylere başlayacağız. ilk deneklerimiz de salak saçma ayrıştırıcı başlıklar açanlar olacak.
devamını gör...
anker soundcore life q10
uzun zamandır almayı planladığım kulaklıktır kendileri. youtube'da bazı kullanıcı videolarını izledim gayet memnunlar. hatta bir tane teknoloji sayfası baya memnun kaldığını hatta bunun bir üst modeli olan q20 ile sürücülerini karıştırmış olabileceklerini söyledi şaka yoluyla. bir e ticaret sitesinde de tonmaister(1) olduğunu söyleyen bir kişi çok memnun olduğunu söylemiş. fakat üzüldüğüm bir nokta var ki bu e ticaret sitesi zırt pırt fiyatını değiştiriyor.bir ara 230 tl olmuştu keşke alsaydım ya. ama eğer haziran temmuz civarı indirimde olursa güzel bir telefonla birlikte bu kulaklığı almayı da düşünüyorum. kullanmış olan veya halihazırda kullanan varsa yardımcı olması çok mutlu eder. mesaj kutum daima açıktır efendim.
1)seslerin doğru, kaliteli bir biçimde duyulmasını sağlayan, sesleri düzenleyen aynı zamanda da kaydeden kişiye tonmaister denir. ton ustası olarak da adlandırılan tonmaister, duyduğu sesleri elektronik ortamda aynı gerçeklikte çıkarabilme becerisine ve bilgisine sahip olan, teknolojiyle sanatı birleştiren kişidir.(kariyer.net sitesinden alıntıdır.).
edit: maalesef bahsi geçen kulaklığın fiyatı son zamlarla birlikte 400 liraya kadar çıkmış. artık hiç alamayacağım galiba. artık onun yerine bir alternatif kulaklık bulmaya çalışacağım. ya da eğer eski fiyatına geri dönerse o zaman alabilirim, belki.
1)seslerin doğru, kaliteli bir biçimde duyulmasını sağlayan, sesleri düzenleyen aynı zamanda da kaydeden kişiye tonmaister denir. ton ustası olarak da adlandırılan tonmaister, duyduğu sesleri elektronik ortamda aynı gerçeklikte çıkarabilme becerisine ve bilgisine sahip olan, teknolojiyle sanatı birleştiren kişidir.(kariyer.net sitesinden alıntıdır.).
edit: maalesef bahsi geçen kulaklığın fiyatı son zamlarla birlikte 400 liraya kadar çıkmış. artık hiç alamayacağım galiba. artık onun yerine bir alternatif kulaklık bulmaya çalışacağım. ya da eğer eski fiyatına geri dönerse o zaman alabilirim, belki.
devamını gör...
save ralph
bugun benim de rastlanti sonucu izledigim, "cruelty free" yani zulum deneyi 'ne dikkat cekmis kisa bir filmdir. bu deney ozellikle ilac ve kozmetik sanayilerinde yapilir, deneylerde filmdeki gibi de denek olarak tavsanlar tercih edilir. (tavsan cildi insan cildine en yakin cilt dokusuna sahip hayvandir, bilhassa kulaklarinin ic dokusu). ama son donemlerde olusan farkindalik ve yogun tepkilerden oturu kozmetik sirketleri yavas yavas bu deneyleri sonlandirip cruelty free markalar halini almaktadir. kullanilan kozmetik markalarinda asagidaki sembollerden birinin kullanilmasi, "cruelty free" oldugunun gostergesidir. ek olarak bu deneyin veganlikla hic bir alakasi yoktur. veganlik hayvansal hic bir urunun besin olarak tuketilmemesidir, bu bambaska bir konudur...
devamını gör...


