insanı deli eden sesler
annesi istediğini almadı, yapmadı diye can verir gibi çığlık atan çocuk sesi.
devamını gör...
yalın
güzel şarkılarından biridir.
devamını gör...
hayatın dönüm noktaları
intihar edip başaramadığınız an.
18 ve 20. yaş günleri.
anne baba olduğunuz an
sınavı bir puanla kaybettiğiniz an
sevdiğiniz bir şairi öldükten sonra tanıdığınız an
her şeyin aslında boşa gittiğini , bir gün o yataktan cansız bedeninizin çıkacağını anladığınız an.
kedinizin doğum yapıp size dünyanın en güzel duygularını yaşattığı an.
o treni kaçırdığınız an.
vs.
18 ve 20. yaş günleri.
anne baba olduğunuz an
sınavı bir puanla kaybettiğiniz an
sevdiğiniz bir şairi öldükten sonra tanıdığınız an
her şeyin aslında boşa gittiğini , bir gün o yataktan cansız bedeninizin çıkacağını anladığınız an.
kedinizin doğum yapıp size dünyanın en güzel duygularını yaşattığı an.
o treni kaçırdığınız an.
vs.
devamını gör...
geceye bir sanat eseri bırak

rus ressam nikolay bogdanov - belsky'nin at the school door isimli tablosu.
yırtılmış çarığı ve giysilerinden çekinip sınıfa girip girmeme konusunda kararsız olan, arkadan bakınca ömercik'i andıran bir çocuk.
devamını gör...
kuzey ışıkları
kuzey kutbu'nda oluşanlar aurora borealis, güney kutbu'nda oluşanlar aurora australis'tir. oluşma sebepleri aynıdır ama kuzey ışıkları daha popülerdir, daha kolay ulaşılabilir olmasından kaynaklanır. kuzey ışıklarını gözlemlemek için önerilen yerlerin başında; alaska, kanada ve norveç gibi iskandinav ülkeleri gelir. güney ışıklarını gözlemlemek için ise; avustralya ve yeni zelanda önerilir.
peki bu olağanüstü doğa olayı nasıl oluşur? auroranın oluşmasını sağlayan şey güneş’tir. güneş'te sürekli patlamalar olur ve bu patlamalar sonucunda güneş'ten uzaya parçacıklar savrulur. güneş’te gerçekleşen ve taçküre kütle boşaltımı ya da güneş patlaması olarak adlandırılan patlamalar, güneş'in taçküresinde (koronasında) manyetik alan karışımları nedeniyle oluşur ve uzaya büyük kütlelerde plazma fırlatılmasına sebep olur. bu patlamalar güneş rüzgarlarının oluşmasını sağlar ve yüksek hızlarda uzayda yolculuk edebilen tanecikler oluşmasına sebep olur.
bu tanecikler yani serbest elektron ve protonlar, güneş'in dönmesi ile birlikte güneş rüzgarları ile dünyaya doğru savrulurlar. yüklü parçacıklar dünyanın manyetik alanı tarafından büyük ölçüde saptırılsalar da dünya'nın manyetik alanının her iki kutupta da zayıf olmasından kaynaklı, bazı parçacıklar dünyanın atmosferine girer ve bu parçacıklar atmosferdeki gaz molekülleri ile çarpışırlar.
yani bu muhteşem ışık gösterileri, güneş'ten gelen yüklü taneciklerin dünya’nın atmosferdeki oksijen ve azot gazlarının tanecikleri ile çarpışması sonunda oluşur. dünya'nın atmosferi çoğunlukla azot ve oksijen gazlarından oluştuğu için bu moleküllerle çarpışırlar. çarpışan taneciklerle enerji kazanan bu moleküller normal enerji düzeylerine dönerken foton yayarlar. yayılan fotonların sayısı o kadar çoktur ki, ışık gösterisi olarak karşımıza çıkar.
güneş’ten gelen parçacıkların oksijen molekülleri ile çarpışması sonucunda kırmızı veya yeşil ışık tonları üretilirken; azot molekülleri ile mavi ve mor ışık tonları üretilir. soluk sarımsı yeşil en sık rastlanılan aurora rengidir ve dünyanın yaklaşık 96 kilometre yukarısında bulunan oksijen molekülleri sayesinde oluşur. nadir görülen kırmızı auroralar, 320 kilometre yükseklikteki oksijen molekülleri ile oluşmaktadır. azot molekülleri ise mavi veya morumsu-kırmızı auroralar üretir.
peki bu olağanüstü doğa olayı nasıl oluşur? auroranın oluşmasını sağlayan şey güneş’tir. güneş'te sürekli patlamalar olur ve bu patlamalar sonucunda güneş'ten uzaya parçacıklar savrulur. güneş’te gerçekleşen ve taçküre kütle boşaltımı ya da güneş patlaması olarak adlandırılan patlamalar, güneş'in taçküresinde (koronasında) manyetik alan karışımları nedeniyle oluşur ve uzaya büyük kütlelerde plazma fırlatılmasına sebep olur. bu patlamalar güneş rüzgarlarının oluşmasını sağlar ve yüksek hızlarda uzayda yolculuk edebilen tanecikler oluşmasına sebep olur.
bu tanecikler yani serbest elektron ve protonlar, güneş'in dönmesi ile birlikte güneş rüzgarları ile dünyaya doğru savrulurlar. yüklü parçacıklar dünyanın manyetik alanı tarafından büyük ölçüde saptırılsalar da dünya'nın manyetik alanının her iki kutupta da zayıf olmasından kaynaklı, bazı parçacıklar dünyanın atmosferine girer ve bu parçacıklar atmosferdeki gaz molekülleri ile çarpışırlar.
yani bu muhteşem ışık gösterileri, güneş'ten gelen yüklü taneciklerin dünya’nın atmosferdeki oksijen ve azot gazlarının tanecikleri ile çarpışması sonunda oluşur. dünya'nın atmosferi çoğunlukla azot ve oksijen gazlarından oluştuğu için bu moleküllerle çarpışırlar. çarpışan taneciklerle enerji kazanan bu moleküller normal enerji düzeylerine dönerken foton yayarlar. yayılan fotonların sayısı o kadar çoktur ki, ışık gösterisi olarak karşımıza çıkar.
güneş’ten gelen parçacıkların oksijen molekülleri ile çarpışması sonucunda kırmızı veya yeşil ışık tonları üretilirken; azot molekülleri ile mavi ve mor ışık tonları üretilir. soluk sarımsı yeşil en sık rastlanılan aurora rengidir ve dünyanın yaklaşık 96 kilometre yukarısında bulunan oksijen molekülleri sayesinde oluşur. nadir görülen kırmızı auroralar, 320 kilometre yükseklikteki oksijen molekülleri ile oluşmaktadır. azot molekülleri ise mavi veya morumsu-kırmızı auroralar üretir.
devamını gör...
anarşi
anarşizmin ünlü düşünürlerinden biri olan kropotkin, anarşi, anarşizm ve anarşist komünizmin temellerini ve ilkelerini irdelediği bu çalışmasında, felsefesi ve idealleri üzerinde durduğu anarşi kavramını bütün boyutlarıyla ele alarak bilimsel bir temele oturtuyor. anarşinin bir düş değil, insanın doğal bir davranışı olduğu ve toplum yaşamında kendiliğinden ortaya çıktığını ileri süren kropotkin, uygar insanın, günün birinde yargıçsız, jandarmasız, gardiyansız kalıvermesi fikrinden korktuğunu söyler; ve bunu, eğitim yoluyla insanın kafasına yerleştirilen otoritenin vazgeçilmezliği zihniyetine bağlar:
"çocukluktan mezara tüm eğitimimiz yönetimin gerekliliğine ve yararlı etkilerine inançla beslenir. felsefi sistemler bu bakış açısını desteklemek için oluşturulmuştur; tarih bu görüş noktasından yazılmıştır; hukuk teorileri aynı amaçla dolaşıma sokulmuş ve tasarlanmıştır. tüm siyaset aynı ilkeye dayanır; yönetim gücünü ele geçirmek!"
- gerçekten de, iktisadi kölelik var oldukça özgürlükten söz etmenin nafile olduğunu günümüzde çok iyi bilmekteyiz. "özgürlükten söz etme-yoksulluk köleliktir." sözü boş bir söz değildir: bu söz geniş işçi kitlelerinin fikirlerinde yer etmiştir, dönemin tüm edebiyatına sinmiştir, başkalarının yoksulluğuyla yaşayanları bile peşinden sürükler ve geçmişte, sömürüye hakları olduğunu ortaya koyuşlarındaki kibri geri alır onlardan. sy 18
- halkın zihniyeti şunu da hissetmektedir ki eğer patronun işgücünü satın alma ve denetleme rolünü devlet üstlenmek zorunda kalırsa, bu da iğrenç bir zorbalıktan başka bir şey olmayacaktır. sy 27
-anarşistlerin geleceğe dair bir düş dünyasında yaşadıkları ve bugünün dünyasına gözlerini kapadıkları sık söylenen bir şeydir. belki de, bugünün dünyasını fazlasıyla görüyoruz, gerçek renkleriyle hem de, yakamızı bırakmayan bu otoriter önyargılar ormanında baltayla dolaşmamızın nedeni budur. bizler ne hayal aleminde yaşıyoruz, ne de insanları olduklarından daha iyi hayal ediyoruz, onları oldukları gibi görüyoruz. bu nedenle, insanların en iyisinin bile otoritenin uygulamalarıyla özde kötü kılındığını; güçler dengesi ve yetkililerin denetimi teorisinin, iktidara sahip olanların, aşağıladıkları egemen halkı, yönetenin kendileri olduğuna inandırmak için ürettikleri ikiyüzlü bir formül olduğunu ileri sürüyoruz. bu insanları tanıdığımız için, yokluklarında insanların birbirlerini boğazlayacaklarını düşünenlere şöyle sesleniyoruz. "sınır dışı edilirken, yoksul tebam bensiz ne yapar." diye haykıran kral gibi düşünüyorsunuz. sy 35-36
- ve onlar, değerden düşmüş insan metasını boğazlayanlar , katledenler, öldürenler, kamu esenliği için boğazlamak, kurşuna dizmek ve öldürmek gerektiğini öğütleyen özdeyişi din bellemiş olanlar, insan yaşamına yeterince saygı gösterilmiyor diye şikayet ediyorlar! hayır, bayan ve bay yurttaşlar, toplum kısasa kısas yasasına başvurdukça, din ve yasa, kışla ve adalet sarayı, hapishane ve sanayi zindanı, basın ve okul, bireyin yaşamını azami oranda küçümsemeyi öğrettikçe, isyancıların bu topluma saygı göstermesini beklemeyin! bu, toplumda asla rastlanmayan yumuşaklığı ve gönül yüceliğini onlardan beklemek olur.
siz de bizim gibi, bireyin tam özgürlüğüne ve sonuç olarak yaşamına saygı gösterilmesini istiyorsanız, hangi biçim altında olursa olsun, insanın insan tarafından yönetilmesini mecburen reddetmek zorundasınız, uzun süre şiddetle karşı çıktığınız anarşinin ilkelerini kabul etmek zorundasınız. bu ideali en iyi gerçekleştirebilecek ve sizi isyan ettiren her türlü şiddete son verecek toplum biçimlerini siz de bizimle birlikte aramalısınız. sy 50
devamını gör...
dost
sen bir şey demeden seni anlayan kişidir.
devamını gör...
overthinking
yani haddinden fazla düşünmek bunu siz de yapıyor musunuz:( hayat kalitesini aşırı derecede etkileyen bir durum ve kendinizi nasıl o delikten geri çıkartabiliyorsunuz?
devamını gör...
tanım oylarını görebilmek için 300 oy atma zorunluluğu
eski yazılımdan kalan kapatmayı unuttuğumuz bir özellik sebebiyle gerçekleşmiş, kasıtsız bir durumdur.
an itibariyle sorun giderilmiştir herkes oyları görebilmektedir.
(bkz: verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz)
an itibariyle sorun giderilmiştir herkes oyları görebilmektedir.
(bkz: verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz)
devamını gör...
sevgilin ya da eşin tarafından aldatılsan affeder misin sorunsalı
"attığın kazık bana yeterli gelmedi, gel bir daha at." demenin eyleme dökülmüş versiyonudur.
(bkz: mazoşizm)
(bkz: mazoşizm)
devamını gör...
gençliğe hitabenin sansürlenmesi
o sözün orada olduğu ve bugüne uyduğu gerçeğini değiştirmiyor.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
olmuyor bu işler sadece romanla
atışmayı öğren ablanla
takıldığın yerde durma
sor hemen bana utanma
mutlu da olurum aşık da
hepsini de beceririm valla
kıskanma ne olursun
olacak senin de zamanla.
atışmayı öğren ablanla
takıldığın yerde durma
sor hemen bana utanma
mutlu da olurum aşık da
hepsini de beceririm valla
kıskanma ne olursun
olacak senin de zamanla.
devamını gör...
metin akpınar’ın cem yılmaz’a aktör kumaşı zayıf demesi
metin akpınar’ın katıldığı bir tv programında cem yılmaz için;
"zeki çok belki ama iyi konuşan yok. cem yılmaz da dahil. çok beğeniyorum. çok zeki çocuk, mükemmel işler yapıyor. ama aktör kumaşı zayıf. olmak zorunda değil. stand-up'da aktörlük gerekmiyor. ama iyi konuşmak, tonlama da daha büyük başarılar bekliyor insan."
sözlerini sarfetmesi olayıdır.
bunun üzerine cem yılmaz twitter hesabından;
kıymetli büyüğümüz metin akpınar beni bir söyleşisinde değerlendirmiş. sağolsun,teşekkür ederim. 6 yaşındayken ilk izlediğim performans devekuşu kabarenin “insanlığın lüzumu yok” oyunuydu.her işini pür dikkat izledim.bir gün o da beni sahnede izlerse çok mutlu olurum.
şeklinde cevap vermiştir.
"zeki çok belki ama iyi konuşan yok. cem yılmaz da dahil. çok beğeniyorum. çok zeki çocuk, mükemmel işler yapıyor. ama aktör kumaşı zayıf. olmak zorunda değil. stand-up'da aktörlük gerekmiyor. ama iyi konuşmak, tonlama da daha büyük başarılar bekliyor insan."
sözlerini sarfetmesi olayıdır.
bunun üzerine cem yılmaz twitter hesabından;
kıymetli büyüğümüz metin akpınar beni bir söyleşisinde değerlendirmiş. sağolsun,teşekkür ederim. 6 yaşındayken ilk izlediğim performans devekuşu kabarenin “insanlığın lüzumu yok” oyunuydu.her işini pür dikkat izledim.bir gün o da beni sahnede izlerse çok mutlu olurum.
şeklinde cevap vermiştir.
devamını gör...
sözlük mağazası'ndaki takipçileri gör özelliği
an itibariyle karmaya kıyıp aldım*. iyi mi ettim kötü mü ettim bilmiyorum ama yaptım böyle bir şey.
aslında normalde hiç merak etmiyordum kimin beni takip ettiğini. ama bu gece fazla işsiz olduğumdan içime bir merak düştü. tutamadım kendimi. bir de şu iç ses şeysi var..
"acaba kimler seni takip ediyor?"
-132 yazar.
"hadi zümrüt, sadece 1500 karmacık."
-ben onu kolay mı kazandım sanıyorsun?
"sen de merak ediyorsun biliyorum. hadi sadece bir kilit sembolüne dokunacaksın."
-allah'ım sen affet. uyuyorum yine iç sesime.
şuanlık bir pişmanlığım yok. ilerde olur mu bilemem. **
not: konusu açılmışken söyleyeyim. beni takip eden yazarlara çok teşekkür ediyorum. sağolun, var olun.*
aslında normalde hiç merak etmiyordum kimin beni takip ettiğini. ama bu gece fazla işsiz olduğumdan içime bir merak düştü. tutamadım kendimi. bir de şu iç ses şeysi var..
"acaba kimler seni takip ediyor?"
-132 yazar.
"hadi zümrüt, sadece 1500 karmacık."
-ben onu kolay mı kazandım sanıyorsun?
"sen de merak ediyorsun biliyorum. hadi sadece bir kilit sembolüne dokunacaksın."
-allah'ım sen affet. uyuyorum yine iç sesime.
şuanlık bir pişmanlığım yok. ilerde olur mu bilemem. **
not: konusu açılmışken söyleyeyim. beni takip eden yazarlara çok teşekkür ediyorum. sağolun, var olun.*
devamını gör...
edip cansever
onun için fazla şiirden ve platonik aşkından öldü derler. kendisi tomris uyar'a platonik aşıktır. ama onu kendine aşık edememiştir. tomris ile baş başa oturdukları bir rakı masasında "tomris rakıyı çok sever, bense onu..." yazmıştır peçeteye. ona duyulmamış duyguların şairi de denir.
devamını gör...
armoni
üst başlık: (bkz: merdivenaltı_müzisyen ile müzik teorisi 101)
hadi bakalım, başlayalım, bu biraz zor olacak, sorusu olan çekinmesin portakalı soyup başucuma atsın.
ayrıca, (bkz: akor) (bkz: tonalite) (bkz: gam) (bkz: gam dereceleri) (bkz: müzikal aralıklar) (bkz: kontrpuan)
en temelinde ana melodiye eşlik eden kısımlar bütünü olarak düşünebiliriz. fakat her ses her sese eşlik etmez. hangi sesler hangilerine eder peki? bunun birkaç farklı metodu var,
1- akor üzerinden gitmek.
her müzikal cümlenin bir akoru vardır. bir müzikal cümlenin üzerine o akor çalındığında uyum hissiyatı olur ve en temel armoni budur. bu akoru da ritimli bir şekilde verirseniz gayet tatmin edici bir armonik destek olur. peki bu akoru nasıl buluruz? bahsi geçen cümlenin bir kısmı bir akorun notaları etrafında dönüp dolaşır, başka kısmı ise başka akorun, falan filan. illa ki sadece o akorun notalarını bulundurmak zorunda değil, eğer ki bir vuruştan daha bir kısa süre boyunca çalınıyorsa, veya, vuruşa denk gelmeyen bir yerde çalınıyorsa akor dışı bir ses de olabilir. bu yöntem ile armoni kurmanın en verimli yolu deneme yanılmadır. zaten akor işlevlerini biliyorsanız, melodinin parçanın geri kalanına göre durgunlukta olduğunu duyar, haaa bu dominant akor bu yüzden tonun v akorunu çalayım; do majör tonundayım yani sol oluyor dersiniz.
2- üçlüler üzerinden gitmek.
dört ses armoni'de daha detaylı değineceğim buna fakat şimdilik yüzeysel bir şekilde anlatayım. tondan çıkmadığımız sürece melodinin incesine veya pesine üçlü aralıktaki notalar ile melodiye paralel giden bir armoni oluşturulabilir. dikkat edilmesi gereken şey diğer armoniler varsa aynı akorda kalması ve onlarla çatışmaması.
3- kontrpuan üzerinden gitmek.
en özgür, ama en zorlayıcı yöntemdir. armonideki müzik ile melodideki müzik sanki birbirinden bağımsız gibi gözükür, fakat birbirilerine eşlik ederler aslında. melodinin akorları bulunduktan sonra aynı akorları paylaşan ve ilk melodinin önüne geçmeyecek bir başka melodi yazmaktır. kontrpuan üzerinden gitmek için imitasyon gibi şeyler kullanılabilir.
tabii ki bunların hiçbiri kural değil, sadeedce bunlardan yola çıkarak güzel şeyler yapabilirsiniz.
armoni yazarken kaçınılması gereken şeyler:
paralel beşliler: mükemmel beşli aralığa sahip ve birbirine paralel giden iki melodinin aynı zamanda çalınması kötü bir armoni olarak sınıflandırılır.
paralel sekizliler: oktav aralığa sahip ve birbirine paralel giden iki melodinin aynı zamanda çalınması kötü bir armoni olarak sınıflandırılır.
üçlüler: dört ses armonide detayına gireceğim ama şimdilik şunu bilmeniz yeter, eğer üçlüler üzerinden gidiyorsanız ve melodiye ek olarak birden fazla üçlü eklediyseniz (hem üste hem alta üçlü mesela) bunların sadece ikisi paralel haraket edebilir. hepsinin paralel haraket etmesi kötü armoni olarak sınıflandırılır.
hadi bakalım, başlayalım, bu biraz zor olacak, sorusu olan çekinmesin portakalı soyup başucuma atsın.
ayrıca, (bkz: akor) (bkz: tonalite) (bkz: gam) (bkz: gam dereceleri) (bkz: müzikal aralıklar) (bkz: kontrpuan)
en temelinde ana melodiye eşlik eden kısımlar bütünü olarak düşünebiliriz. fakat her ses her sese eşlik etmez. hangi sesler hangilerine eder peki? bunun birkaç farklı metodu var,
1- akor üzerinden gitmek.
her müzikal cümlenin bir akoru vardır. bir müzikal cümlenin üzerine o akor çalındığında uyum hissiyatı olur ve en temel armoni budur. bu akoru da ritimli bir şekilde verirseniz gayet tatmin edici bir armonik destek olur. peki bu akoru nasıl buluruz? bahsi geçen cümlenin bir kısmı bir akorun notaları etrafında dönüp dolaşır, başka kısmı ise başka akorun, falan filan. illa ki sadece o akorun notalarını bulundurmak zorunda değil, eğer ki bir vuruştan daha bir kısa süre boyunca çalınıyorsa, veya, vuruşa denk gelmeyen bir yerde çalınıyorsa akor dışı bir ses de olabilir. bu yöntem ile armoni kurmanın en verimli yolu deneme yanılmadır. zaten akor işlevlerini biliyorsanız, melodinin parçanın geri kalanına göre durgunlukta olduğunu duyar, haaa bu dominant akor bu yüzden tonun v akorunu çalayım; do majör tonundayım yani sol oluyor dersiniz.
2- üçlüler üzerinden gitmek.
dört ses armoni'de daha detaylı değineceğim buna fakat şimdilik yüzeysel bir şekilde anlatayım. tondan çıkmadığımız sürece melodinin incesine veya pesine üçlü aralıktaki notalar ile melodiye paralel giden bir armoni oluşturulabilir. dikkat edilmesi gereken şey diğer armoniler varsa aynı akorda kalması ve onlarla çatışmaması.
3- kontrpuan üzerinden gitmek.
en özgür, ama en zorlayıcı yöntemdir. armonideki müzik ile melodideki müzik sanki birbirinden bağımsız gibi gözükür, fakat birbirilerine eşlik ederler aslında. melodinin akorları bulunduktan sonra aynı akorları paylaşan ve ilk melodinin önüne geçmeyecek bir başka melodi yazmaktır. kontrpuan üzerinden gitmek için imitasyon gibi şeyler kullanılabilir.
tabii ki bunların hiçbiri kural değil, sadeedce bunlardan yola çıkarak güzel şeyler yapabilirsiniz.
armoni yazarken kaçınılması gereken şeyler:
paralel beşliler: mükemmel beşli aralığa sahip ve birbirine paralel giden iki melodinin aynı zamanda çalınması kötü bir armoni olarak sınıflandırılır.
paralel sekizliler: oktav aralığa sahip ve birbirine paralel giden iki melodinin aynı zamanda çalınması kötü bir armoni olarak sınıflandırılır.
üçlüler: dört ses armonide detayına gireceğim ama şimdilik şunu bilmeniz yeter, eğer üçlüler üzerinden gidiyorsanız ve melodiye ek olarak birden fazla üçlü eklediyseniz (hem üste hem alta üçlü mesela) bunların sadece ikisi paralel haraket edebilir. hepsinin paralel haraket etmesi kötü armoni olarak sınıflandırılır.
devamını gör...
dinden soğuma nedenleri
- dini kullanarak insanları maddi ve manevi sömüren tiplerin çoğalması
- dini kullanarak terör örgütleri kurmak ve masum insanları din adına katletmek
- kul hakkını en çok yiyenlerin nedense dindar geçinen tipler olması
- dini kullanarak terör örgütleri kurmak ve masum insanları din adına katletmek
- kul hakkını en çok yiyenlerin nedense dindar geçinen tipler olması
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
ne kadar garipsin bugün de..
hem beni seviyorsun hem kendini..
iki sevda olmazdı hani insanin ruhun da..
oysa ki.. bak bana..
ben sadece seni seviyorum..
kendimden geçmişim..
bıkmadan.. usanmadan..
kendinden vazgecmeni bekliyorum..
hem beni seviyorsun hem kendini..
iki sevda olmazdı hani insanin ruhun da..
oysa ki.. bak bana..
ben sadece seni seviyorum..
kendimden geçmişim..
bıkmadan.. usanmadan..
kendinden vazgecmeni bekliyorum..
devamını gör...
islam dininin etkisini kaybetmesi
ne bir ateistin, ne bir yahudinin, ne bir başka dinin mensubu yüzünden olmuştur. bu yine müslümanların eliyle olmuştur.
kaçtım müslümanlardan sığındım müslümanlığa.
müslümanlıkta suç yok, suç müslümanlarda.
kaçtım müslümanlardan sığındım müslümanlığa.
müslümanlıkta suç yok, suç müslümanlarda.
devamını gör...
