normal sözlük yazarlarının nicklerinin hikayesi
eva eda isminin yerine koyacak bir isim arayışı ile liste yapmaya başlamıştım.listenin en başında şu an kullandığım isim vardı ve bunu da bana kardeşim söyledi.lap diye yaptırdım gitti,tabi ilk başta hiç memnun olmadım.3 ay beklemeye başlamıştım değiştirmek için.bir hafta kala vazgeçtim.
şimdi çok seviyorum, bütünleştim gibi *.
şimdi çok seviyorum, bütünleştim gibi *.
devamını gör...
normal sözlük moderatörlerinin whatsapp grubu
(bkz: çok fena olaylar döndüğü düşünülen yerler)
aslında hiç tahmin ettiğimiz şeyler yok sanırım. daha önce bu gruplardan birine dahil olmuş biri olarak söylüyorum; sözlükteki geyiğin üçte biri dönmüyor orada. mesela şöyle;
- şu yazarı uçurun.
- ok.
ya da şöyle;
+ bunun hakkında bir bilginiz var mı?
- yok
- öğreniriz
+ ok
başka bir şey olmadığına yemin edebilirim. *
aslında hiç tahmin ettiğimiz şeyler yok sanırım. daha önce bu gruplardan birine dahil olmuş biri olarak söylüyorum; sözlükteki geyiğin üçte biri dönmüyor orada. mesela şöyle;
- şu yazarı uçurun.
- ok.
ya da şöyle;
+ bunun hakkında bir bilginiz var mı?
- yok
- öğreniriz
+ ok
başka bir şey olmadığına yemin edebilirim. *
devamını gör...
insanı en sakin anında bile sinir eden şeyler
ısrar. aşırı derecede ikna etme çabası, istemediğimi söylediğim halde ısrara devam edilmesi gerçekten çok geriyo beni. yani cevabım* .
devamını gör...
profilinde cinsiyetini belirten yazarın amacı
kadın olabileceğime zerre ihtimal verilmiyor çünkü!
devamını gör...
sadece seninle konuşuyorum deyip her yazara mavi boncuk dağıtmak
neden sadece bir kişiyle konuşayım aşamasında takılı kaldığım sorunsal. neeey konuşmada mı sayıylan yoksam? yönetim istifa yönetim istifa!(bkz: lol)
devamını gör...
görmeden sevmek
kaytsz ukdesi

buna görmediğin, duymadığın şeklinde ekleme yapabiliriz.
tabi artık kaldı mı bunlar ya da gerçekten var mı bunlar tartışılır.
görmeden sevdiğini, görünce sevmeye devam eder misin ya da sevdin diye bütün sevmediğin özellikler olsa bile sevmeye devam edebilir misin?

buna görmediğin, duymadığın şeklinde ekleme yapabiliriz.
tabi artık kaldı mı bunlar ya da gerçekten var mı bunlar tartışılır.
görmeden sevdiğini, görünce sevmeye devam eder misin ya da sevdin diye bütün sevmediğin özellikler olsa bile sevmeye devam edebilir misin?
devamını gör...
türk milletinin gereksiz kutsallaştırdığı şeyler
(bkz: ekmek) biz küçükken ekmeği yere atma yerde görsen öpüp kenara koy derlerdi ancak kuşlara ekmek atıldığını görünce neden yere atıldığını sorgulardım. yemeleri için atıyoruz derlerdi havaya atın o zaman onlar da martılar gibi havada kapsınlar derdim.
(bkz: camî) mimari sanatsal bir yapıdır, kubbeler allah'a yalvaran elleri minareler onların yükselişini temsil eder. kuran'da şöyle inşa edilmelidir böyle yapılmalıdır diye bir ayet de geçmemektedir. hatta kâbe de küp şeklinde köşeli kenarlıdır kubbesi minaresi yoktur.
bir de son 1 yıldır hayatımıza giren maske, cahil cühela kesim zannediyor ki o maske hastalıklara karşı koruyor, dezenfektan, steril etme özelliği var, antikor ürettiğini falan zannediyorlar heralde ki yakında yerde maske görsen öp sonra da kenara koy diyecekler.
bir de aklıma gelmişken ek: küçükken kuran'ı tvnin altındaki göze koymuştum, oraya konmaz günah demişlerdi. neden? demiştim, kuran belden aşağıya konulmaz demişlerdi, iyi ama siz bizim üst katımızda oturuyorsunuz, o zaman aşağıya inin, bırak belden aşağısını sizin ayaklarınızın altına koyuyoruz demiştim. sivil itaatsizlik, sorgulama, anarşist provakatörlük zannedersem çocukluktan meyilli olduğum duygular.
(bkz: camî) mimari sanatsal bir yapıdır, kubbeler allah'a yalvaran elleri minareler onların yükselişini temsil eder. kuran'da şöyle inşa edilmelidir böyle yapılmalıdır diye bir ayet de geçmemektedir. hatta kâbe de küp şeklinde köşeli kenarlıdır kubbesi minaresi yoktur.
bir de son 1 yıldır hayatımıza giren maske, cahil cühela kesim zannediyor ki o maske hastalıklara karşı koruyor, dezenfektan, steril etme özelliği var, antikor ürettiğini falan zannediyorlar heralde ki yakında yerde maske görsen öp sonra da kenara koy diyecekler.
bir de aklıma gelmişken ek: küçükken kuran'ı tvnin altındaki göze koymuştum, oraya konmaz günah demişlerdi. neden? demiştim, kuran belden aşağıya konulmaz demişlerdi, iyi ama siz bizim üst katımızda oturuyorsunuz, o zaman aşağıya inin, bırak belden aşağısını sizin ayaklarınızın altına koyuyoruz demiştim. sivil itaatsizlik, sorgulama, anarşist provakatörlük zannedersem çocukluktan meyilli olduğum duygular.
devamını gör...
italya
insanların gezi için daima yanlış yerleri tercih ettiği, tarihi dokusu oldukça iyi korunmuş ülke. italya'nın en göz ardı edilen yerlerinden biri monza'da bulunan santa maria al carrobiolo kilisesi. çok büyük olmamasına rağmen bünyesinde barındırdığı heykeller ve mimarisi ile kesinlikle görülmeye değer bir yer. tarihe ilginiz varsa yine dokusu çok iyi korunmuş cremona'dan geziye başlayıp carrobiolo'ya gidebilirsiniz. maggiore gölü ve sancarlone'de görülmeye değer ama sancarlone anıtının iç bölgesi şu an ziyarete açık mı bilmiyorum. çevresinde uygun fiyata bir şeyler yiyebileceğiniz pek bir yer yok diye hatırlıyorum ama şimdiye kadar çok değişmiştir. viboldone, görülmeye değer bir yer ama çevresinde san giuliano milanese dışında pek bir şey yok ve san giuliano milanese oldukça sıradan hatta neredeyse oldukça çirkin bir yer. milano'ya uğrarsanız güzergahınızı saydığım yerlere muhakkak çevirin derim. araba ile yolculuk ediliyorsa eğer gölgede kalmış bu bölgeler gidilecek gizli tapınaklar gibidir.
edit: imla
edit: imla
devamını gör...
eski sevgiliden geriye kalanlar
birkaç güzel şiir, birkaç hikaye. bir düzine şarkı ve hayal kırıklığı.
devamını gör...
şamanizm kökenli türk adetleri
din adı altında yapılan ritüellerin en az yarısı.
türbe
mum dikmek
kırmızı kuşak
adak
ölüden istemek
kurşun dökmek
yolcuya su dökmek
süslü mezarlar
kulağı çekip tahtaya vurmak
ağıt (ölü-mevlüt)
cenaze yemeği
40 yas
gibi ve evrilmiş birçok inanış.
türbe
mum dikmek
kırmızı kuşak
adak
ölüden istemek
kurşun dökmek
yolcuya su dökmek
süslü mezarlar
kulağı çekip tahtaya vurmak
ağıt (ölü-mevlüt)
cenaze yemeği
40 yas
gibi ve evrilmiş birçok inanış.
devamını gör...
yiyip yiyip kilo almayan 0 beden kızlar
abi yiyor içiyor ana yemekti tatlıydı hiç kilo almıyor ben su içsem alıyorum.
devamını gör...
nickaltı yalakalığı
insanın anlayamadığını sorgulaması yerine basit ama yanlış cevaplar bulması daha kolay geliyor sanırım.nickaltına yazdığım ve bana yazan insanların çoğuyla iyi kötü bir muhabbetim olmuştur. kaldı ki bir insanın nickaltına negatif bir şey yazacak halim yok çünkü negatif enerjiden uzak durmak istiyorum. yani yazarken ederken elbette karmam artsın isterim ama günün sonunda artmış artmamış o kadar umursamıyorum ki. karma olayın eğlencesi ve çoğu insanında burada aldığı karmaları ciddiye aldığını sanmıyorum. bunun için bir insan neden yalakalık yapsın o zaten bambaşka bir konu. hepimiz eğleniyoruz ve azıcık kafamız dağılsın istiyoruz. olay bu.
devamını gör...
kondom_kurşunu
ilgi çekici bir mahlasa sahip olan çaylak arkadaşımız. en kısa zamanda yazar olman dileğiyle keyifli sözlükler dilerim.*
devamını gör...
asla mutlu olamayacak insanlar
ailesinde mutlu olamamış, öğrenememiş insandır. hayat boyunca kendini istediği şekilde tamamlasın. ailenin yarası hep boşluk olarak kalır.
devamını gör...
sosyal medyadan tanıştığı kişiyi evinde ağırlamak
risklidir.
vapurda yol tarif ettiğim hintli turistleri, gezmeleri bittikten sonra evimde yemeğe davet etmiştim. evde hazırlanırken “acaba bunlar beni keser mi” diye hafiften tırsıp komşuya da bilgi vermiştim. o da bir ara oğluyla bir tabak yemek gönderip bizi kontrol etmişti. kötü bişey olmadı neyse ki, benim balık pişirmem ve turistlerin vejetaryen çıkmaları hariç.* bir de hindistan’a hiç gitmemiş, amerika’da doğup büyümüş olduklarını öğrenince hayal kırıklığına uğramam ve hint kültürüyle ilgili onlardan bir şey öğrenememem dışında. ha pardon! hintlilerin yeme tercihleriyle ilgili fikir sahibi olmuştum…
vapurda yol tarif ettiğim hintli turistleri, gezmeleri bittikten sonra evimde yemeğe davet etmiştim. evde hazırlanırken “acaba bunlar beni keser mi” diye hafiften tırsıp komşuya da bilgi vermiştim. o da bir ara oğluyla bir tabak yemek gönderip bizi kontrol etmişti. kötü bişey olmadı neyse ki, benim balık pişirmem ve turistlerin vejetaryen çıkmaları hariç.* bir de hindistan’a hiç gitmemiş, amerika’da doğup büyümüş olduklarını öğrenince hayal kırıklığına uğramam ve hint kültürüyle ilgili onlardan bir şey öğrenememem dışında. ha pardon! hintlilerin yeme tercihleriyle ilgili fikir sahibi olmuştum…
devamını gör...
ilkokulda sıralara zorla kız erkek birlikte oturtulmak
1999 girişli bir insan evladı olarak o karanlık çağı hatırladım da... bir yanımda rıdvan bir yanımda anıl vardı. ikisi de birbirinden fırlama. ben gariban da ortalarında kalmışım. zaten ufacığım. ona kalk geçicem derim kalkmaz. öbürüne söylerim o da kımıldamaz. mecbur sıranın altından girip çıkardım. 2. sınıfa geçince 51 kişilik sınıfımız bölündü de rahat etmiştim.
yani kaynaşma adına güzel bir hareket tabii. fakat öğretmenin de takip etmesi gerekiyor. öyle elma boyamakla okuma yarışması yapmakla iş bitmiyor.
yani kaynaşma adına güzel bir hareket tabii. fakat öğretmenin de takip etmesi gerekiyor. öyle elma boyamakla okuma yarışması yapmakla iş bitmiyor.
devamını gör...
atatürk'ün dinsiz olduğu iddiası
atatürk kurtuluş savaşı yıllarında islam hakkında olumlu şeyler söylemiştir hatta meclisin açılışı duayla falan olmuştur, atatürk savaş sırasında camilerde hutbede vaaz vermiştir. ancak türkiye cumhuriyeti ilan edilip atatürk bütün gücü eline aldığı zaman(bu yıllar 1930'lu yıllara denk geliyor.) kendisinin islam hakkındaki görüşleri 180 derece değişiveriyor.
evet karabekir, arap oğlunun yavelerini türk oğullarına öğretmek için kur’ân’ı türkçeye çevirttireceğim. ve böylece de okutacağım. ta ki budalalık edip de aldanmakta devam etmesinler' - kazım karabekir paşaların kavgası
''“ahlaksız bir arap'ın dini görüşlerinden oluşan islam artık ölmüştür. belki çöldeki göçebe kabilelerine uygun olmuş olabilir, ama gelişmekte olan modern bir ülke için değil.. dine ihtiyaç duyan bir yönetici korkaktır. hiçbir korkak, yönetici olmamalıdır." (grey wolf, mustafa kemal, an ıntimate study of a dictator, h.c. armstrong, sayfa 241, 1934)
fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. m. kemal (kaynak: söylev ve demeçler, cilt 1, s 389. (1 kasım 1938'deki son meclis konuşması)
gerçekte dinleri konusunda halkın hiçbir fikri yoktur, din dediği şey, bilinmeyen inanç dizgelerine ve gizle karışık emellere kör bağlılıktan başka birşey değildir. m. kemal (kaynak: atatürkün el yazmaları, medeni bilgiler, afet inan)
tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerin cehaletlerinin yardımıyla utanmaksızın tanrı tarafından gönderildiğini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur. m. kemal (kaynak: atatürkün el yazmaları, medeni bilgiler, afet inan)
natür (tabiat) insanları üretti, onları kendisine taptırdı da… m. kemal (kaynak: atatürkten düşünceler, derleyen: prof. enver ziya)
ali kılıç (istiklal mahkemeleri savcısı)anlatıyor: “meclise geldik. bir de müezzin geldi. müezzin ezan okudu. meclis kapısından içeri girdiğimiz zaman atatürkün önüne sırmalı elbiseler giyinmiş bir imam dikildi. atatürk ne istediğini sordu. imam ellerini kaldırarak: “dua etmeden girilmez!” dedi. atatürk, “bu yurt askerin süngüsü ile kurtarıldı ve bu meclis onun gayretiyle kuruldu. yoksa senin duanla değil! çekil oradan!” dedi ve imamı eliyle iterek meclise girdi.” (kaynak: kemal arıburnu, atatürkten anekdotlar-anılar)
türkler, arapların dinini kabul etmeden evvel büyük bir milletti. arap dinini kabul ettikten sonra türk milletinin milli rabıtaları gevşedi; milli hisleri ve heyecanı uyuştu. bu pek tabii idi. çünkü muhammed’in kurduğu dinin gayesi, bütün milliyetlerin fevkinde, bir arap milleti siyasetine müncer oluyordu. m. kemal (kaynak: medeni bilgiler ve atatürkün el yazmaları, afet inan, türk tarih kurumu basımevi, ankara 1969, s 364-365)
insanlar ilk devirlerinde pek acizdi. kendilerini koruyamıyorlar, hiçbir hadisenin de sebebini bilmiyorlardı. kendilerini koruyacak bir kuvvet aradılar. nihayet insanlık vicdanında bir kuvvet yarattı. o da işte allah’tır. herşeyi ondan beklediler, ondan istediler. hastalıktan, felaketten korunmayı hep allah’larından istediler. fakat modern çağlarda insan herşeyi allah’tan beklemedi. ancak toplumdan bekledi. her şeyin koruyucusu insan cemiyetidir. bizi koruyan, refah içinde yaşatan toplumdur. m. kemal (kaynak: enver behnan şapolyo, atatürk ve milli mücadele tarihi, 1932, s 305.)
muhammed’in peygamberliğinin başlangıcına dair birçok eski rivayetler vardır. bunlar artık efsanelere karışmıştır. hakikatte peygamberin ilk söylediği kuran ayetinin ne olduğu malum ve belki de mazbut değildir. kuran sureleri muhammed’e açık semada peyda olmuş bir şimşek gibi günün birinde, birdenbire bir taraftan inmiş değillerdi. muhammed’in söylediği sureler uzun bir devirde dini düşüncelerinin ürünü olmuştur. muhammed, bu surelere birçok çalıştıktan ve incelemeler yaptıktan sonra edebi şeklini vermiştir. m. kemal (kaynak: afet inan, atatürkün el yazmaları, 2000'e doğru dergisi, 8. sayı, s 15-16.)
benim bir dinim yok ve bazen bütün dinlerin denizin dibini boylamasını istiyorum. hükümetini ayakta tutmak için dini kullanmaya gerek duyanlar zayıf yöneticilerdir, adeta halkı bir kapana kıstırırlar. m. kemal (kaynak: andrew mango, atatürk, s 447.)
evet karabekir, arap oğlunun yavelerini türk oğullarına öğretmek için kur’ân’ı türkçeye çevirttireceğim. ve böylece de okutacağım. ta ki budalalık edip de aldanmakta devam etmesinler' - kazım karabekir paşaların kavgası
''“ahlaksız bir arap'ın dini görüşlerinden oluşan islam artık ölmüştür. belki çöldeki göçebe kabilelerine uygun olmuş olabilir, ama gelişmekte olan modern bir ülke için değil.. dine ihtiyaç duyan bir yönetici korkaktır. hiçbir korkak, yönetici olmamalıdır." (grey wolf, mustafa kemal, an ıntimate study of a dictator, h.c. armstrong, sayfa 241, 1934)
fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. m. kemal (kaynak: söylev ve demeçler, cilt 1, s 389. (1 kasım 1938'deki son meclis konuşması)
gerçekte dinleri konusunda halkın hiçbir fikri yoktur, din dediği şey, bilinmeyen inanç dizgelerine ve gizle karışık emellere kör bağlılıktan başka birşey değildir. m. kemal (kaynak: atatürkün el yazmaları, medeni bilgiler, afet inan)
tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerin cehaletlerinin yardımıyla utanmaksızın tanrı tarafından gönderildiğini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur. m. kemal (kaynak: atatürkün el yazmaları, medeni bilgiler, afet inan)
natür (tabiat) insanları üretti, onları kendisine taptırdı da… m. kemal (kaynak: atatürkten düşünceler, derleyen: prof. enver ziya)
ali kılıç (istiklal mahkemeleri savcısı)anlatıyor: “meclise geldik. bir de müezzin geldi. müezzin ezan okudu. meclis kapısından içeri girdiğimiz zaman atatürkün önüne sırmalı elbiseler giyinmiş bir imam dikildi. atatürk ne istediğini sordu. imam ellerini kaldırarak: “dua etmeden girilmez!” dedi. atatürk, “bu yurt askerin süngüsü ile kurtarıldı ve bu meclis onun gayretiyle kuruldu. yoksa senin duanla değil! çekil oradan!” dedi ve imamı eliyle iterek meclise girdi.” (kaynak: kemal arıburnu, atatürkten anekdotlar-anılar)
türkler, arapların dinini kabul etmeden evvel büyük bir milletti. arap dinini kabul ettikten sonra türk milletinin milli rabıtaları gevşedi; milli hisleri ve heyecanı uyuştu. bu pek tabii idi. çünkü muhammed’in kurduğu dinin gayesi, bütün milliyetlerin fevkinde, bir arap milleti siyasetine müncer oluyordu. m. kemal (kaynak: medeni bilgiler ve atatürkün el yazmaları, afet inan, türk tarih kurumu basımevi, ankara 1969, s 364-365)
insanlar ilk devirlerinde pek acizdi. kendilerini koruyamıyorlar, hiçbir hadisenin de sebebini bilmiyorlardı. kendilerini koruyacak bir kuvvet aradılar. nihayet insanlık vicdanında bir kuvvet yarattı. o da işte allah’tır. herşeyi ondan beklediler, ondan istediler. hastalıktan, felaketten korunmayı hep allah’larından istediler. fakat modern çağlarda insan herşeyi allah’tan beklemedi. ancak toplumdan bekledi. her şeyin koruyucusu insan cemiyetidir. bizi koruyan, refah içinde yaşatan toplumdur. m. kemal (kaynak: enver behnan şapolyo, atatürk ve milli mücadele tarihi, 1932, s 305.)
muhammed’in peygamberliğinin başlangıcına dair birçok eski rivayetler vardır. bunlar artık efsanelere karışmıştır. hakikatte peygamberin ilk söylediği kuran ayetinin ne olduğu malum ve belki de mazbut değildir. kuran sureleri muhammed’e açık semada peyda olmuş bir şimşek gibi günün birinde, birdenbire bir taraftan inmiş değillerdi. muhammed’in söylediği sureler uzun bir devirde dini düşüncelerinin ürünü olmuştur. muhammed, bu surelere birçok çalıştıktan ve incelemeler yaptıktan sonra edebi şeklini vermiştir. m. kemal (kaynak: afet inan, atatürkün el yazmaları, 2000'e doğru dergisi, 8. sayı, s 15-16.)
benim bir dinim yok ve bazen bütün dinlerin denizin dibini boylamasını istiyorum. hükümetini ayakta tutmak için dini kullanmaya gerek duyanlar zayıf yöneticilerdir, adeta halkı bir kapana kıstırırlar. m. kemal (kaynak: andrew mango, atatürk, s 447.)
devamını gör...
ilkokuldamasaaltındaunutulanresimcantasi
bana mesaj atıp soru sormasına rağmen çaylaklardan mesaj alımı kapalı olan ve beni derinden üzen yazar.
edit: bi hata olmuş boşuna günahını aldık yoldaşımızın*.
edit: bi hata olmuş boşuna günahını aldık yoldaşımızın*.
devamını gör...
adıyaman
iki gün önce ailemizde bahsi geçen şehir.
büyük oğlum: şimdi okuyacağım kitap adıyaman'da geçiyor. sizce kitapta neler olabilir?
ben: kahtalı mıçı olabilir.
eşim: menzil tarikatı olabilir.
küçük oğlum: çiğköfte olabilir.
büyük oğlum : off hayır yaa,nemrut var orda. hiç biriniz bilemediniz !!! ne kadar cahilsiniz*.
büyük oğlum: şimdi okuyacağım kitap adıyaman'da geçiyor. sizce kitapta neler olabilir?
ben: kahtalı mıçı olabilir.
eşim: menzil tarikatı olabilir.
küçük oğlum: çiğköfte olabilir.
büyük oğlum : off hayır yaa,nemrut var orda. hiç biriniz bilemediniz !!! ne kadar cahilsiniz*.
devamını gör...