uyunan en ilginç yer
kumsalda ters dönmüş bir kayık içinde.
devamını gör...
yaş ilerledikçe artan şeyler
ölüm korkusu.
gerisi yalan.
gerisi yalan.
devamını gör...
günün ünlüsü seçilen tanımların çoğunun kalitesiz olması
katıldığım bir başlık. yazarın ne demek istediğini anladım. demek istediği şey 'sadece bilgi içerikli tanımlar sosyal medyada olmalıdır diğerleri olmamalıdır' değil aslında. şöyle ki ben de genelde hep bakarım günün ünlülerine ve nedense eksik bulurum. gün içerisinde vaktim olduğunca gezerim başlıkları herkes gibi ama bakıyorum o gün çok daha hak eden tanımlar yerine gerçekten 'şahsıma göre' biraz yetersiz tanımlar var. bu o tanımları giren yazarlar yetersizdir demek değildir. o yazarların zannımca çok daha beğendiğim entryleri mevcut ama genelde daha komik ya da daha bilgili ya da artık size göre kriter neyse, ki bence her türden olması güzel bir şey, ona göre daha uygun entryler yerine daha hafif kalmışlar yer ediyormuş gibi geliyor. kötü olduğunu söylemiyorum ama yazar arkadaşın da dediği gibi sosyal medya kullanımı sözlük için önemli aslında bir yandan. çünkü temsil ediyor. ha belki haddime değil, seçen neye göre seçiyor bilmiyorum ki moderatörler işlerini en iyi şekilde yapıyorlar da sadece burayı sevdiğim için daha iyisi olabilir diye düşünüyorum. bu başlığı da kötü yorum ya da aşağılamak olarak görmek yerine yapıcı bir eleştiri olarak görmek gerekiyor.
devamını gör...
tarihi şahsiyetler yazar olsa açacağı başlıklar
leydi godiva: at üstünde çıplak gezmemin şaka maka işe yaraması
devamını gör...
palto (öykü)
(bkz: nikolay vasilyeviç gogol) tarafından yazılmış, rus edebiyatının en önemli eserlerinden biri. o ki dostoyevski hepimiz gogol'un palto'sundan çıktık demiştir. bu sözüyle bu eserin hem rus hem dünya edebiyatında ne kadar önemli bir yeri olduğu ifade etmek istemiştir. zira bu eser kendisinden sonra gelen bir çok psikolojik, kara mizah ve toplumu ve bireyleri eleştiren romanlar, öyküler, tiyatro oyunları üzerinde etki bırakmıştır. gogol bu hikayede baş kahramanımız akaki akakiyeviç üzerinden bürokrasi, memuriyet ve sistem eleştirisi yapıyor. bu arada hatırlatmakta fayda var gogol'un kendisi de bir memurdur. ve neredeyse tüm ömrü boyunca kronik depresyondan müzdariptir. bana bu 2 haliyle kafka'yı anımsatır. kafka da bir memur ve depresyon mağduru, o da eserlerinin hemen hepsinde bürokrasi, sistem ve otorite eleştirisi yapar. öyle ki (bkz: dava) kitabı tamam bu konuyu ele almıştır.
rus edebiyatında sonradan çoğu eserde gördüğümüz sanki kahramanlar kitap kahramanı değil de gerçekten sen ben gibi yaşayan sıradan insanlarmış hissi palto'da çok net hissediliyor. akaki sanki devlet dairesinde birlikte çalıştığım bir arkadaşım, ya neden ben bu adama yardımcı olmuyorum neden arkadaşlık kurup depresyonuna iyi gelmiyorum falan diyorum okurken.
hülasa; zaten kısa bir öykü olması sebebiyle neredeyse tek oturuşta bitirilebilecek bir kitap. ve bir çok kişi için dostoyevski'nin hepimiz gogol'un palto'sundan sonra çıktık demesi okumak için yeterli sebep bence.
rus edebiyatında sonradan çoğu eserde gördüğümüz sanki kahramanlar kitap kahramanı değil de gerçekten sen ben gibi yaşayan sıradan insanlarmış hissi palto'da çok net hissediliyor. akaki sanki devlet dairesinde birlikte çalıştığım bir arkadaşım, ya neden ben bu adama yardımcı olmuyorum neden arkadaşlık kurup depresyonuna iyi gelmiyorum falan diyorum okurken.
hülasa; zaten kısa bir öykü olması sebebiyle neredeyse tek oturuşta bitirilebilecek bir kitap. ve bir çok kişi için dostoyevski'nin hepimiz gogol'un palto'sundan sonra çıktık demesi okumak için yeterli sebep bence.
devamını gör...
aptal beyin
‘beyni olan bütün insanlara adanmıştır’
dr. dean burnett, cardiff üniversitesi psikolojik tıp ve klinik sinirbilim enstitüsü’nde danışman ve öğretim üyesi olarak çalışıyor,stand up show da yapıyor.
beyin gibi şaşırtıcı bir malzemeyi anlaşılır bir dille kitap olarak hazırlamamak ya da sunup insanlara anlatmamak her hâlde çok büyük bir kayıp olurdu.

jölemsi pembe renkli bir organın kıvrımlarında yolculuğa çıkıyoruz bu kitapla.
sayısız vakayla karşılaşıp her birine hayret etsek de acaba ben de mi böyleyim, böyle davranıyorum (ya da böyle kandırılıyorum) sorularını sormanıza sebep oluyor okuduklarınız.
günlük hayatta aklımıza gelenler de var :
çok doyduğumuz halde nasıl oluyor da tatlıya yer ayırabildiğimiz,
araba ya da deniz tutması nasıl meydana geldiği,
uykunun gizemi,
unutma, hatırlamanın nasıl gerçekleştiği,
anılarımızı nasıl çarpıttığımız,
bunun gibi onlarca soruya bilimin vermiş olduğu yanıtları yazar, bazen vakalar üzerinden bazen de kendi deneyimlerinden yararlanarak esprili ve akıcı bir dille aktarır.
daha az zeki insanların kendilerine daha fazla güvenmesi olgusunun aslında bilimsel bir adı da var: dunning-kruger etkisi. bu isim cornell üniversitesi’nden david dunning ve justin kruger’dan geliyor; limon suyunun görünmez mürekkep olduğunu düşünüp kameralarda görünmeyeceğine inanarak yüzüne limon suyu süren ve banka soyan kişi hakkındaki raporlardan ilham alarak konuyu inceleyen araştırmacılardır
korkunun, komple teorilerinin beynimizde nasıl anlamlandırıldığını, tuhaf inançların nasıl yerleştiğini yine aptal beyinde bulabiliyoruz.

kitap bazı yerlerde yoğun bir şekilde bilgi verme özelliği taşısa da hemen ardından gelen çarpıcı örneklerle sürükleyicilik kazanıyor.
bölümler bir sonrakilere göndermeler yapsa dahi yine de istediğiniz, merak ettiğiniz kısımdan başlayarak okuyabileceğiniz şekilde yazılmış.
pembe dizilerde travma sonrası uyanan kahraman ‘neredeyim, ben kimim ‘, der ya -bununla ilgili bir bölüm de var elbet- kitabı bitirdikten sonra ‘ben kimim ’, ‘beynim kim’ sorularını da sormak mümkün.
bu kitabı edinip ara ara okumalıyız; ne de olsa orada yazılanları da zamanla zihnimizde değiştirip başkalarına bu şekilde anlatma potansiyelimiz olduğundan :)
yazarın çok renkli sitesi
dr. dean burnett, cardiff üniversitesi psikolojik tıp ve klinik sinirbilim enstitüsü’nde danışman ve öğretim üyesi olarak çalışıyor,stand up show da yapıyor.
beyin gibi şaşırtıcı bir malzemeyi anlaşılır bir dille kitap olarak hazırlamamak ya da sunup insanlara anlatmamak her hâlde çok büyük bir kayıp olurdu.

jölemsi pembe renkli bir organın kıvrımlarında yolculuğa çıkıyoruz bu kitapla.
sayısız vakayla karşılaşıp her birine hayret etsek de acaba ben de mi böyleyim, böyle davranıyorum (ya da böyle kandırılıyorum) sorularını sormanıza sebep oluyor okuduklarınız.
günlük hayatta aklımıza gelenler de var :
çok doyduğumuz halde nasıl oluyor da tatlıya yer ayırabildiğimiz,
araba ya da deniz tutması nasıl meydana geldiği,
uykunun gizemi,
unutma, hatırlamanın nasıl gerçekleştiği,
anılarımızı nasıl çarpıttığımız,
bunun gibi onlarca soruya bilimin vermiş olduğu yanıtları yazar, bazen vakalar üzerinden bazen de kendi deneyimlerinden yararlanarak esprili ve akıcı bir dille aktarır.
daha az zeki insanların kendilerine daha fazla güvenmesi olgusunun aslında bilimsel bir adı da var: dunning-kruger etkisi. bu isim cornell üniversitesi’nden david dunning ve justin kruger’dan geliyor; limon suyunun görünmez mürekkep olduğunu düşünüp kameralarda görünmeyeceğine inanarak yüzüne limon suyu süren ve banka soyan kişi hakkındaki raporlardan ilham alarak konuyu inceleyen araştırmacılardır
korkunun, komple teorilerinin beynimizde nasıl anlamlandırıldığını, tuhaf inançların nasıl yerleştiğini yine aptal beyinde bulabiliyoruz.

kitap bazı yerlerde yoğun bir şekilde bilgi verme özelliği taşısa da hemen ardından gelen çarpıcı örneklerle sürükleyicilik kazanıyor.
bölümler bir sonrakilere göndermeler yapsa dahi yine de istediğiniz, merak ettiğiniz kısımdan başlayarak okuyabileceğiniz şekilde yazılmış.
pembe dizilerde travma sonrası uyanan kahraman ‘neredeyim, ben kimim ‘, der ya -bununla ilgili bir bölüm de var elbet- kitabı bitirdikten sonra ‘ben kimim ’, ‘beynim kim’ sorularını da sormak mümkün.
bu kitabı edinip ara ara okumalıyız; ne de olsa orada yazılanları da zamanla zihnimizde değiştirip başkalarına bu şekilde anlatma potansiyelimiz olduğundan :)
yazarın çok renkli sitesi
devamını gör...
mısır mitolojisi
mısır tanrılarının çoğu dünyanın bir temel yönünü temsil ediyordu: örneğin ra güneş tanrısıydı ve nut gökyüzünün tanrıçasıydı.
çeşitli mısır tanrılarının üstlendiği fiziksel biçim genellikle insan ve hayvanın bir kombinasyonuydu ve çoğu bir veya daha fazla hayvan türüyle ilişkilendirildi. ve bir hayvan, bir tanrının ruh halini ifade edebilirdi. bir tanrı kızdığında, vahşi bir dişi aslan olarak tasvir edilebilirdi; nazik olduğunda ise bir kedi olurdu. sfenks örneğinde olduğu gibi bir insan başı ve bir aslan gövdesi ile tasvir edilebilecek bir kralın tasviri için kullanıldı.
çeşitli mısır tanrılarının üstlendiği fiziksel biçim genellikle insan ve hayvanın bir kombinasyonuydu ve çoğu bir veya daha fazla hayvan türüyle ilişkilendirildi. ve bir hayvan, bir tanrının ruh halini ifade edebilirdi. bir tanrı kızdığında, vahşi bir dişi aslan olarak tasvir edilebilirdi; nazik olduğunda ise bir kedi olurdu. sfenks örneğinde olduğu gibi bir insan başı ve bir aslan gövdesi ile tasvir edilebilecek bir kralın tasviri için kullanıldı.
devamını gör...
takip edilesi sözlük yazarları
bir kaç tanım üstte nickimi gördüm ayıp olmasın diyerek artıyı bastım amma velakin utandım. arkadaşım takip edilesi tanımlara sahip değilim. henüz dilediğim gibi bilgi içerikli tanım giremiyorum boş beleş tanımlara sahibim. bakınız koca koca paraflarla gayet bilgi içerikli veyahut okuyunca ufku iki katına çıkaran en olmadı okuduktan sonra insanı ışıl ışıl aydınlatan tanımlara sahip yazarlar var. vallahi onları takibe alın okuyun mesaj atın daha çok bilgi edinin. sohbet edin bir ölçüde. hayat tecrübelerinizi paylaşın birbirinizle inanın neler neler öğreneceksiniz.
devamını gör...
girişi güzel olan şarkılar
girişi güzel olduğu için şarkının tamamı güzel gelen şarkıdır. sagopa'nın istisnalar kaideyi bozmaz, bir kulaç atsam karadayım adlı parçaları ileee
aşşşkıınıı bir sırr gibiiiğğğ
aşşşkıınıı bir sırr gibiiiğğğ
devamını gör...
bazı kadınların çok güzel olması
maşallah der kenara çekilirim. ne yapalım yani. herkesin güzelliği farklıdır, görmek isteyene tabi.
devamını gör...
louvre müzesi'nin eserlerinin sanal ortama açılması
güzel haber vermiyorsun diyen arkadaşlara gelsin bu haber.
dünyaca bilinen louvre müzesi, kataloğunda bulunan yaklaşık yarım milyon eseri sanal ortamda ziyarete açacak. müze müdürü jean-luc martinez, ulaşılabilirliğin en önemli hedefleri olduğunu belirtti.
buradan
dünyaca bilinen louvre müzesi, kataloğunda bulunan yaklaşık yarım milyon eseri sanal ortamda ziyarete açacak. müze müdürü jean-luc martinez, ulaşılabilirliğin en önemli hedefleri olduğunu belirtti.
buradan
devamını gör...
din istismarını önlemenin yolları
dinlerin olduğu yerde din istismarı engellenemez ama insanlar, kendilerini eğiterek bu cahil istismarcılardan kurtulabilir.
devamını gör...
yapılırken mantıklı görünen eylemler
sofra hazırlanırken tabakları masaya götürmek, yarım saat sonra tabakları geri getirip içlerine yemek koymak ve masaya geri götürmek.
devamını gör...
başörtülü biri ile evlenmek
bir kadın olarak sevdiğim erkeğin başörtüsüne karışmam.
devamını gör...
eeg
beynin elektriksel etkinliklerini, iletken elektronlar yardımıyla milisaniyelik çözünürlükte ölçen tekniktir. kafa yüzeyine bağlanan her elektrot, bulunduğu yerin derinlerinde yer alan milyonlarca nöronun toplam etkinliğini yakalar. bu teknikle beyin kortekslerindeki etkinliklerin çok hızlı değişimleri gözlenir hale gelir.
her geçen nesil daha donanımlı tarayıcılar, daha açılımlı yöntemlerle insan beyni, insan beyniyle anlaşılmaya çalışılıyor. bunun üzerine emerson pugh’ ın şu sözünü hatırlıyorum: “beynimiz onu anlayabileceğimiz kadar basit olsaydı, o kadar basit olurduk ki onu anlayamazdık. “
fakat şimdi astrofizikte olduğu gibi nörobilim sahasında da anlama adına verilen çabaların getireceği büyük değişimlerin ayak seslerini duyuyoruz.
her geçen nesil daha donanımlı tarayıcılar, daha açılımlı yöntemlerle insan beyni, insan beyniyle anlaşılmaya çalışılıyor. bunun üzerine emerson pugh’ ın şu sözünü hatırlıyorum: “beynimiz onu anlayabileceğimiz kadar basit olsaydı, o kadar basit olurduk ki onu anlayamazdık. “
fakat şimdi astrofizikte olduğu gibi nörobilim sahasında da anlama adına verilen çabaların getireceği büyük değişimlerin ayak seslerini duyuyoruz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlık rütbeleri
an itibariyle heyecanla bekliyorum. ay acaba bana nasıl bir rütbe verilecek*. açıkçası en çok merak ettiğim olaylardan biri bu. rütbe biraz daha lakap gibi olduğundan ve ben de lakapları genelde sevdiğimden acaba benimki ne olur diye şuan oturmuş düşünmekteyim*
"daha yeni geçtin 10.000 karma puanı bir dur be zalım" dediğinizi duyar gibiyim. ama ne yapayım, burayı seviyorum ve ben fazla meraklı bir insanım*.
"daha yeni geçtin 10.000 karma puanı bir dur be zalım" dediğinizi duyar gibiyim. ama ne yapayım, burayı seviyorum ve ben fazla meraklı bir insanım*.
devamını gör...
sözlük yazarlarının akıl sır erdiremediği olaylar
çorapları makineye çift atıp tek bulmak.
devamını gör...
losing my religion
klibine ayrı sözlerine ayrı şarkının bütününe ayrı düşüyorum.
oh no i've said too much
i haven't said enough
oh no i've said too much
i haven't said enough
devamını gör...



