don't feed the troll
"trollü beslemeyin" anlamına gelen, bir uyarı cümlesi. bunun yazan da, trollün başlığını uplamak suretiyle, bir miktar beslemiş olsa da, gerçek olup olmadığını anlamayanlar için, birisinin bunu söylemesi elzem olabiliyor.
edit: bir noktalama işareti eksikliğinden başlık çöplüğü oluşmaması adına, tanım bu başlığa taşınmıştır.
edit: bir noktalama işareti eksikliğinden başlık çöplüğü oluşmaması adına, tanım bu başlığa taşınmıştır.
devamını gör...
sözlüğün kalitesinin çok düşmesi
idil biret'in çok güzel bir sözü geldi aklıma: “müzisyeni ben yetiştiririm, siz dinleyici yetiştirin bana.”
entry bu kadar...
entry bu kadar...
devamını gör...
twitter instagram tiktok facebook tinder telegram discord twitch whatsapp kullanan insan
sabahları bildirim yumağı olarak uyanacaktır.
devamını gör...
sözlüklerin asıl amacı
kafa sözlüğün amacı avrasyacı gençler yetiştirmek. bende yoldaş benjamin'in yalancısıyım.
devamını gör...
türkiye'ye para verelim sığınmacıları alsın planı
yine mi aynı plan, geçen anlaşma da aynı degilmiydi.
adamlarda biliyor balık hafızalı olduğumuzu, yine aynı oltaya geleceğimizi.
adamlarda biliyor balık hafızalı olduğumuzu, yine aynı oltaya geleceğimizi.
devamını gör...
kavgaya çağrılabilecek kafa sözlük yazarları
tövbeliyim ama bi' içim gıcıklandı. gelip, azıcık dayak yerim sizin güzel hatırınıza.
devamını gör...
yengeç zihniyeti
yengeçleri tek başkarına dahi çıkabilecekleri bir kovaya topluca koyarsanız diğerlerinden sıyrılıp biraz tepeye çıkarak kaçmaya çalışan yengeci, diğer yengeçler kovanın içine doğru çeker. aslında hepsi çıkabilecek durumdayken çıkmayarak ve birbirlerine engel olmaları durumudur.açlıktan ölene kadar ya da birbirlerine yem olana kadar tüm yengeçler kovada kalır. işte "yengeç zihniyeti" nin sebebi basitçe bu örnektir. yengeç zihniyeti, bir kişinin başarısız olduğu bir konuda başkalarının da başarısız olmasını istemesidir. bir tür çekememezlik de diyebiliriz.
devamını gör...
covid haritasında kırmızı 100'den başlamayacak
ulan vatandaşına bu kadar düşman bir yönetim daha görülmemiştir. adamlar resmen oyuna hile yazıyorlar yok böyle bir şey sözlük!
devamını gör...
kafa açan kesitler kadınlar günü özel
öncelikle dikkat çekmesi adına bu platforma dahil ettiğiniz için gerçekten teşekkür ederim kendi adıma. ciddi anlamda sorun olan şeylere önem verilmiş bu kısa videoda. bu sene ya da bugünden sonra bi şeyler değişir ; daha fazla kadın cinayeti,istismarı ya da vahşet haberi duymayız diye umut ediyorum her şeye rağmen.
devamını gör...
edip cansever
bireyin yalnızlığının ve yabancılığının güdülediği sonsuz bir arayış çabasındaki şairdir.
sonrası kalır 1 ve 2 de şairin tüm şiirleri derlenmiştir.(hatta şairin reddettiği 'ikindi üstü' kitabı da dahil)
ben derim: sana olmak, seni duymak, seni yürümek
besbelli seni büyümek kendimde
ellerim kendini tekrarlar sen deyince. (e. c.)
sonrası kalır 1 ve 2 de şairin tüm şiirleri derlenmiştir.(hatta şairin reddettiği 'ikindi üstü' kitabı da dahil)
ben derim: sana olmak, seni duymak, seni yürümek
besbelli seni büyümek kendimde
ellerim kendini tekrarlar sen deyince. (e. c.)
devamını gör...
yemek ayırmayan insan iticiliği
ben de seni sevmiyorum yemek ayıran tip..
devamını gör...
suzan defter
bir ağabey ve kız kardeş. derya'nın ve ekmel'in kaleminden suzan... iki ayrı ağızdan kaleme geçirilen aynı günler, farklı gözler ve satırlar. iki kardeş arasındaki bağ...
ilk başta nasıl okunulacagini bilmeden kafa karıştırabilir belki kitap. tercihen önce bir sonra diğer taraf da okunabilir. lakin benim şöyle bir deneyimim oldu kitaba dair. bir arkadaşımla birlikte birbirimize sesli olarak, birimiz derya'yı digerimiz ekmel'i okuyarak bitirmiştik kitabı. ikinci kez okursam bir gün, belki bu kez ikisinin anlatımını da ayrı ayrı okurum bilemiyorum.
okuyacak olanlara tavsiye, kitap dengi bir arkadasinizla birlikte benim anlattığım yöntemle okumak ayrı bir renk katabilir okumanıza.*
ilk başta nasıl okunulacagini bilmeden kafa karıştırabilir belki kitap. tercihen önce bir sonra diğer taraf da okunabilir. lakin benim şöyle bir deneyimim oldu kitaba dair. bir arkadaşımla birlikte birbirimize sesli olarak, birimiz derya'yı digerimiz ekmel'i okuyarak bitirmiştik kitabı. ikinci kez okursam bir gün, belki bu kez ikisinin anlatımını da ayrı ayrı okurum bilemiyorum.
okuyacak olanlara tavsiye, kitap dengi bir arkadasinizla birlikte benim anlattığım yöntemle okumak ayrı bir renk katabilir okumanıza.*
devamını gör...
tarihi dizilerden öğrenmek
bir de bunları izleyip izleyip tarih dersi vermeye çalışan bir örgüt var. gülünçler cidden.
devamını gör...
gidince anlaşılacağını sanan yazar
sonra, anlaşılmadığını görüp, geri dönen yazardır. bunu yadırgamıyorum, olabilir. fakat anlaşılmadıģını düşünüp, gitmek yerine, kendini ifade edersin, anlayan anlar, anlamayan kendi bilir. o dakikadan sonra, bu onların sorunudur. gitmek için başka sebeplerin varsa/olursa, gitmek de bir eylemdir. tabii ki gidebilirsin.
devamını gör...
makyaj yapan kadın
bakın canlarım makyaj var makyaj var. siz hafif doğal bir makyaj yapanla ağır porselen makyajı yapanı karşılaştıramazsınız. çünkü biri kendisini hiç olmadığı biri gibi değiştirirken diğeri sadece hafif rötuşlarla var olan güzelliği daha da ön plana çıkarır. bence günlük hayatta hafif bir makyaj iyidir kişiyi olduğundan daha canlı gösterir ama farklı göstermez.
devamını gör...
josé clemente orozco
1883 - 1949 yılları arasında yaşamış, duvar resimlerinde ustalaşmış meksikalı karikatürist ve ressam. 20. yüzyılın en önemli duvar resimcisi olarak görülür. mexico city'den new york city'e kadar birçok farklı şehirde duvar resimleri yapmıştır.
17 (ya da 21, kesin bir kayıt yok) yaşındayken bir kazada sol elini kaybetmiştir. (bazı kaynaklar barutla havaifişek yaparken olduğunu bazı kaynaklar da sadece laboratuvar kazasında olduğunu yazıyor.)
çoğunlukla sembolizmden ve kübizmden etkilenmiştir, bunun yanı sıra goya ve giotto gibi isimlerin de etkisi görülür. çizimleri bolca politik eleştiriler içerir. köylülerin ve işçilerin politik davalarının destekçisi olmuştur.
1923'te diego rivera gibi isimlerle birlikte mexican muralist movement 'ı başlattılar.
1947'de meksika devlet başkanı, onu önceki beş yılın sanat ve bilim dalında seçkin meksikalı figür olarak tanıyan federal beş yıl ödülü'nü verdi.
eserlerinin frida kahlo ve jackson pollock gibi sanatçıları etkilediği düşünülüyor.
self portrait
panel 17. gods of the modern world - the epic of american civilization

the great mexican revolutionary law and the freedom of slaves
17 (ya da 21, kesin bir kayıt yok) yaşındayken bir kazada sol elini kaybetmiştir. (bazı kaynaklar barutla havaifişek yaparken olduğunu bazı kaynaklar da sadece laboratuvar kazasında olduğunu yazıyor.)
çoğunlukla sembolizmden ve kübizmden etkilenmiştir, bunun yanı sıra goya ve giotto gibi isimlerin de etkisi görülür. çizimleri bolca politik eleştiriler içerir. köylülerin ve işçilerin politik davalarının destekçisi olmuştur.
1923'te diego rivera gibi isimlerle birlikte mexican muralist movement 'ı başlattılar.
1947'de meksika devlet başkanı, onu önceki beş yılın sanat ve bilim dalında seçkin meksikalı figür olarak tanıyan federal beş yıl ödülü'nü verdi.
eserlerinin frida kahlo ve jackson pollock gibi sanatçıları etkilediği düşünülüyor.
self portrait

panel 17. gods of the modern world - the epic of american civilization

the great mexican revolutionary law and the freedom of slaves
devamını gör...
hatırladıkça iç burkan garibanlık anıları
ortaokul zamanı yeni sene başlamış, paramız olmadığından bana yeni kıyafet alınmamıştı. önceki senenin pantolonunu giyiyordum ama boyum uzadığından paçaları çok kısa kalıyordu. sınıfta dalga geçenler oluyordu. bir de okul müdür yardımcısı ders ortasında sınıfa gelir, katkı payını vermediğimiz için tüm sınıfın ortasında isimlerimizi okur fırça atardı.
faturayı ödeyemediğimiz için suların kesildiği bir gün yakınlardaki bir caminin şadırvanından bidonla su doldurup getiriyordum. nur yüzlü ak sakallı bir hoca(!) bidonumu devirip beni kovalamıştı. bakkaldan veresiye alırdık. annem maaşı alınca borcu öder, otomatikman para kalmaz ve ertesi gün tekrar veresiye almaya başlardık. bakkal bakkal gezerdim veresiye alana kadar. biri vermezse ötekine. on yaşından ufaktım 2-3 km gezdiğim olurdu hiç bilmediğim sokaklarda. bakkaların çoğu tanımadığı için vermezdi. eve eli boş dönmek de herkesin aç yatması demekti. çok zor yıllardı çok..
faturayı ödeyemediğimiz için suların kesildiği bir gün yakınlardaki bir caminin şadırvanından bidonla su doldurup getiriyordum. nur yüzlü ak sakallı bir hoca(!) bidonumu devirip beni kovalamıştı. bakkaldan veresiye alırdık. annem maaşı alınca borcu öder, otomatikman para kalmaz ve ertesi gün tekrar veresiye almaya başlardık. bakkal bakkal gezerdim veresiye alana kadar. biri vermezse ötekine. on yaşından ufaktım 2-3 km gezdiğim olurdu hiç bilmediğim sokaklarda. bakkaların çoğu tanımadığı için vermezdi. eve eli boş dönmek de herkesin aç yatması demekti. çok zor yıllardı çok..
devamını gör...
bilgi kategorisi
gelmesini istediğim ve beklediğim bir özellikti. aktif kullanımı arttıkça teknoloji, tarih, sinema vb. kategorilere bölünmesi muhtemel.
devamını gör...
