artık takipçileri görebilmek
evet sayın sözlük karma puanlarımı kullandığım en faydalı yeni özellik oldu kendisi. çünkü beni takip etmeye değer görmüş insanları merak ediyorum. yanlış anlaşılmasın da biraz da takibe takip takıntılıyım. ha beğendiğim yazarı bırak takibi kavgalı olsam bile sorgusuz takip ederim o ayrı.
devamını gör...
kara delik
çok büyük kütleli yıldızların, ömürlerinin sonunda enerji üretim mekanizmaları tıkandığı için kendi çekirdekleri üzerine çökerek oluşturdukları cisim. bir de galaksilerin merkezinde, oluşum mekanizması henüz tam olarak bilinmeyen süper kütleli versiyonları bulunur.
bir kara delik, olay ufkundan içeriye adımını attığınız anda geriye dönüş biletinizi de yırtıp atmanız gereken bir cisimdir. son derece küçük hacimler içerisine oldukça büyük kütleler sığdırdıklarından, uzay - zaman dokusunu fazlasıyla bükerler ve yeterince yakınında hareket eden cisimleri kendilerine doğru çekerek yutarlar.
ancak kara deliklerin kütle çekim etkisinin menzili sınırlıdır. örneğin güneş'i bulunduğu yerden alıp, aynı yere onunla aynı kütlede bir kara delik koyabilseydiniz, güneş sistemi'nde kütle çekimsel açıdan hiçbir değişiklik olmazdı. zira gezegenlere etki eden kuvvet, yine aynı kütle miktarı ile ilişkili olurdu.
bir kara delik, olay ufkundan içeriye adımını attığınız anda geriye dönüş biletinizi de yırtıp atmanız gereken bir cisimdir. son derece küçük hacimler içerisine oldukça büyük kütleler sığdırdıklarından, uzay - zaman dokusunu fazlasıyla bükerler ve yeterince yakınında hareket eden cisimleri kendilerine doğru çekerek yutarlar.
ancak kara deliklerin kütle çekim etkisinin menzili sınırlıdır. örneğin güneş'i bulunduğu yerden alıp, aynı yere onunla aynı kütlede bir kara delik koyabilseydiniz, güneş sistemi'nde kütle çekimsel açıdan hiçbir değişiklik olmazdı. zira gezegenlere etki eden kuvvet, yine aynı kütle miktarı ile ilişkili olurdu.
devamını gör...
hobbit
tolkien tarafından yazılmaya başladığında, bugünkü halini alana kadar birçok aşamadan geçmiştir. bu aşamalarda sırasıyla;
ilk aşama; günümüze kadar ulaşan 6 sayfa el yazısı halinde. bu 6 sayfa sadece ilk bölümden. bu aşamada ejderhanın ismi pryftan, büyücünün ismi ise bladorthin.
ikinci aşama; 1. ve 14. bölümleri ihtiva eder. bir daktilo metin ve el yazması bazı sayfalar. bu aşamada ise ejderhanın ismi smaug olarak belirleniyor. cüce lideri thorin ve büyücü de gandalf olarak belirleniyor.
üçüncü aşama; ikinci aşamanın tam bir daktilo metnine dönüşmüş hali. bu aşamada medwed isimli karakter artık beorn'dur.
dördüncü aşama; 15.-19. bölümleri kapsayan el yazısı metinler.
beşinci aşama; 13. bölümün teknik düzenlemesi ve yeni bölümlerin daktiloya aktarılması.
altıncı aşama; kitabın tam daktilo metni. ayrıca tipografi hataları yüzünden yayınlanmayan versiyondur.
tolkien, hobbit'in yazılışından bahsederken, yazmaya başladığı ilk yerin, bir öğrencisinin boş bırakmış olduğu bir sınav kağıdından bahseder. bu kağıda, ''in a hole in the ground there lived a hobbit'' yazmıştır.
hobbit kelimesinin ilk kullanımı ise 1895 yılında yayınlanan 'denham tracts' isimli eserdir. tam manası; 'bir tür cin' dir.
ilk aşama; günümüze kadar ulaşan 6 sayfa el yazısı halinde. bu 6 sayfa sadece ilk bölümden. bu aşamada ejderhanın ismi pryftan, büyücünün ismi ise bladorthin.
ikinci aşama; 1. ve 14. bölümleri ihtiva eder. bir daktilo metin ve el yazması bazı sayfalar. bu aşamada ise ejderhanın ismi smaug olarak belirleniyor. cüce lideri thorin ve büyücü de gandalf olarak belirleniyor.
üçüncü aşama; ikinci aşamanın tam bir daktilo metnine dönüşmüş hali. bu aşamada medwed isimli karakter artık beorn'dur.
dördüncü aşama; 15.-19. bölümleri kapsayan el yazısı metinler.
beşinci aşama; 13. bölümün teknik düzenlemesi ve yeni bölümlerin daktiloya aktarılması.
altıncı aşama; kitabın tam daktilo metni. ayrıca tipografi hataları yüzünden yayınlanmayan versiyondur.
tolkien, hobbit'in yazılışından bahsederken, yazmaya başladığı ilk yerin, bir öğrencisinin boş bırakmış olduğu bir sınav kağıdından bahseder. bu kağıda, ''in a hole in the ground there lived a hobbit'' yazmıştır.
hobbit kelimesinin ilk kullanımı ise 1895 yılında yayınlanan 'denham tracts' isimli eserdir. tam manası; 'bir tür cin' dir.
devamını gör...
normal sözlük'ün diğer sözlüklerden farkı
deneyimleyemeyerek aşılacak sorunsaldır.
ayrıca
(bkz: sensin cemaatle ve tarikatla ilişkisi olan yapı)
ayrıca
(bkz: sensin cemaatle ve tarikatla ilişkisi olan yapı)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ruh halleri
insanlar vakit öldürmek amacıyla bir şeyler yapıyor. kimisi hobi diyor buna, kimisi oyalanma, kimisi de eğlence. ama hepsinin amacı vakit öldürmek.
ben de bir süredir kendi kendime bu amaçla bir şeyler ile uğraşıyordum ama unuttuğum bir şey varmış; ben vakti değil, vakit beni öldürüyormuş...
ben de bir süredir kendi kendime bu amaçla bir şeyler ile uğraşıyordum ama unuttuğum bir şey varmış; ben vakti değil, vakit beni öldürüyormuş...
devamını gör...
biz çocukken
biz çocukken her şey az ama kıymetli idi. bayramlık ayakkabılarımızı başucumuza koyar, heyecan içinde uyurduk. kurşun kalemimizi sonuna kadar kullanıp, ders kitaplarımızı bir alt sınıfımızda okuyanlara sakladık.
kan ter içinde oynayıp, aynı musluktan su içerdik. yokluğu da buna rağmen coşkuyu da dibine kadar yaşayan belki son çocuklardık.
barış abinin de dediği gibi " adam olacak çocuklar... "
kan ter içinde oynayıp, aynı musluktan su içerdik. yokluğu da buna rağmen coşkuyu da dibine kadar yaşayan belki son çocuklardık.
barış abinin de dediği gibi " adam olacak çocuklar... "
devamını gör...
mizah seviyesi yükseltilebilir mi sorunsalı
gergin bir milletin, kasıntı çocukları ile yaşıyoruz.
insanların fotoğraflarına bakabilirsin, sürekli bir kaş havada, sürekli bir ciddiyet, sürekli bir gerginlik.
sanırım proporsiyon bozulmasın diye her zaman dik durmaya çalışıyorlar, eee sopa yutmadıklarına göre sırtı dik tutmak için çok gergin olmaları gerekiyor.
senlennnn aynı kaderi paylaşıyorum sevgili lahmacuncunun kurumu. yıllardır espri yaparım, yıllardır offfff püfffff tepkilerine maruz kalırım.
bazen cidden manasız ve alakasız komikliklerime kahkaha atan insanlar oluyor, işte bu çok dikkatli davranılması gereken insan tipidir. mutlaka bir çıkarı vardır, köprüyü geçene kadar ayı'ya güzelim diyen, riyakar insan tipidir. uzak dur.
neyse ülkenin mizah seviyesi yükselemez, insanlar tebessümden aciz, sürekli ağlıyorlar.
gençlerde para yok, aşk yok, merhamet yok, gelecek kaygısı sorunu ile günün tadını çıkarmaya mecalleri yok.
bütün bu sıkıntılı hayata, ülkeye rağmen hayata dair küçük ayrıntılar yakalayarak gülmeye çalışan biz, yani ben, sen ve sanırım bir kaç kişi daha var, işte bizler bu hayatı yaşanılır kılıyoruz. en azından kendimiz için yaşanılır kılıyoruz, devrimci miyiz neyizzzz....
mutsuz insanlara gülümsemeyi aşılayamayız, ne diyordu cem adrian, ve mizah... şimdi görmeyen birine gökkuşağını anlatmak kadar zor ve imkansız....
insanların fotoğraflarına bakabilirsin, sürekli bir kaş havada, sürekli bir ciddiyet, sürekli bir gerginlik.
sanırım proporsiyon bozulmasın diye her zaman dik durmaya çalışıyorlar, eee sopa yutmadıklarına göre sırtı dik tutmak için çok gergin olmaları gerekiyor.
senlennnn aynı kaderi paylaşıyorum sevgili lahmacuncunun kurumu. yıllardır espri yaparım, yıllardır offfff püfffff tepkilerine maruz kalırım.
bazen cidden manasız ve alakasız komikliklerime kahkaha atan insanlar oluyor, işte bu çok dikkatli davranılması gereken insan tipidir. mutlaka bir çıkarı vardır, köprüyü geçene kadar ayı'ya güzelim diyen, riyakar insan tipidir. uzak dur.
neyse ülkenin mizah seviyesi yükselemez, insanlar tebessümden aciz, sürekli ağlıyorlar.
gençlerde para yok, aşk yok, merhamet yok, gelecek kaygısı sorunu ile günün tadını çıkarmaya mecalleri yok.
bütün bu sıkıntılı hayata, ülkeye rağmen hayata dair küçük ayrıntılar yakalayarak gülmeye çalışan biz, yani ben, sen ve sanırım bir kaç kişi daha var, işte bizler bu hayatı yaşanılır kılıyoruz. en azından kendimiz için yaşanılır kılıyoruz, devrimci miyiz neyizzzz....
mutsuz insanlara gülümsemeyi aşılayamayız, ne diyordu cem adrian, ve mizah... şimdi görmeyen birine gökkuşağını anlatmak kadar zor ve imkansız....
devamını gör...
uzun saç
bakımı zulümdür. ama severiz.
saçlar bel hizasını geçeli çok oldu, biraz kısaltılması lazım. kuaförüm bulunduğum yerde değil, başkasına gidemiyorum. covid falan da derken, rapunzele doğru gidiyor iş.
saçlar bel hizasını geçeli çok oldu, biraz kısaltılması lazım. kuaförüm bulunduğum yerde değil, başkasına gidemiyorum. covid falan da derken, rapunzele doğru gidiyor iş.
devamını gör...
spontane radyo yayını
en sevdiğim radyo programı olma yolunda ilerliyor bu harika yayınnn.. sohbet hoş, şarkılar mükemmel. bayıldımm.*
devamını gör...
albastı
albastı (albız) ile ilgili en enteresan yönlerden birisi. onun kan içen bir yaratık olarak betimlenmesidir.
misal; tatar türklerinin inanışına göre albastı cüsseli ve kilolu bir yaratık olarak tasvir edilmiştir. genelde uyuyan insanlara musallat olur. onların göğüslerini ezer ve boğar. gece vakti ortaya çıktığına inanılır. insanları boğmasının yanında, onların kanını da içer. bu noktadan baktığınızda batıda ki ''vampir miti'' ile benzerlik gösterir ki, bu inanışın temeli çok daha eskilere dayanır.
iğne mevzusu ile ilgili de, göğsünün haricinde gözüne iğne saplanması halinde de yakalandığından bahsedilir. ancak yine temel olarak göğse iğne saplanmasından bahsedecek olursak, vampir mitinde göğse kazık sapladığınızda vampiri yok edersiniz. albızın ise göğsüne iğne sapladığınızda onun artık size musallat olmasını engellersiniz. burada da ilginç bir benzerlik var. yani iki mistik ögenin de, en zayıf noktaları göğüsleri ve her ikisi de kan içiyor.
abdulhakim mehmet’in ''çın tömür batur'' adlı eserinde albastı ile ilgili şöyle iki hikaye var mesela;
albastı yaşlı bir nine kılığındadır, ateş aramaya gelen kadına bir köz verir ve kadının eteğine kül koyar. kadın giderken küller dökülür ve albastı bu külleri takip ederek kadının evine gelir. büyük, beyaz bir köpeğe biner. elinde bir yalak vardır. birisi büyük, ikisi küçük olmak üzere üç başlıdır, korkunç ve sert suratlıdır. eve girip kadının karşısına oturur ve gözlerini kapattırır. saçından bir iğne çıkarıp kadının alnına ve kollarına batırır. açtığı deliklerden üç başındaki üç ağzıyla kadının kanını emer. kadın bayılır. albastı kadının ayaklarına iğne batırıp yalağı kan doldurur ve köpeğine de kan içirir.
albastı insan eti yiyerek ve insan kanı içerek beslenir. bembeyaz bir nine kılığındadır, çadırda yaşar ve siyah beyaz bir köpeği vardır. üç başlıdır ve dudağından çıkan bir dişi vardır. kadının başından bir tabakla yarım tabak kan alıp içer, ayağından yarım tabak kan alıp köpeğine içirir ve öbür ayağından da yarım tabak kan alıp yere döker, çadırına geri döner. her gün gelip kadının kanını içer.
görüldüğü üzere bu hikayelerde de kan içtiğinden bahsediliyor.
karadeniz'de, çepni anlatılarında da bu hikayelere yakın söylemler mevcuttur.
bir başka benzerlik bağını da şekil değiştirme üzerinden kurabiliriz. albız'ın farklı şekillere girerek insanlara zarar verdiğinden bahsedilir. vampirler de, farklı şekillere girebilir ki en bilineni yarasaya dönüşmeleridir.
ikisinin de gece vakti ortaya çıktığını unutmamak gerek.
tabi şunun altını çizmek lazım; albız köken olarak çok daha eski ve mitolojik bir varlıktır. çıkış noktasını erlik han'a dayandırabiliyorsunuz ve türk mitolojisinin temel yaratıklarından bir tanesi olduğunu biliyorsunuz. vampir mitinin dayandığı kökler ise daha yakın zamanlara denk gelir. bu sebeple ortada bir esinlenme var ise; bu esinlenme tamamen batı dünyası kaynaklıdır.
şimdi vampir severler düşünsün*
misal; tatar türklerinin inanışına göre albastı cüsseli ve kilolu bir yaratık olarak tasvir edilmiştir. genelde uyuyan insanlara musallat olur. onların göğüslerini ezer ve boğar. gece vakti ortaya çıktığına inanılır. insanları boğmasının yanında, onların kanını da içer. bu noktadan baktığınızda batıda ki ''vampir miti'' ile benzerlik gösterir ki, bu inanışın temeli çok daha eskilere dayanır.
iğne mevzusu ile ilgili de, göğsünün haricinde gözüne iğne saplanması halinde de yakalandığından bahsedilir. ancak yine temel olarak göğse iğne saplanmasından bahsedecek olursak, vampir mitinde göğse kazık sapladığınızda vampiri yok edersiniz. albızın ise göğsüne iğne sapladığınızda onun artık size musallat olmasını engellersiniz. burada da ilginç bir benzerlik var. yani iki mistik ögenin de, en zayıf noktaları göğüsleri ve her ikisi de kan içiyor.
abdulhakim mehmet’in ''çın tömür batur'' adlı eserinde albastı ile ilgili şöyle iki hikaye var mesela;
albastı yaşlı bir nine kılığındadır, ateş aramaya gelen kadına bir köz verir ve kadının eteğine kül koyar. kadın giderken küller dökülür ve albastı bu külleri takip ederek kadının evine gelir. büyük, beyaz bir köpeğe biner. elinde bir yalak vardır. birisi büyük, ikisi küçük olmak üzere üç başlıdır, korkunç ve sert suratlıdır. eve girip kadının karşısına oturur ve gözlerini kapattırır. saçından bir iğne çıkarıp kadının alnına ve kollarına batırır. açtığı deliklerden üç başındaki üç ağzıyla kadının kanını emer. kadın bayılır. albastı kadının ayaklarına iğne batırıp yalağı kan doldurur ve köpeğine de kan içirir.
albastı insan eti yiyerek ve insan kanı içerek beslenir. bembeyaz bir nine kılığındadır, çadırda yaşar ve siyah beyaz bir köpeği vardır. üç başlıdır ve dudağından çıkan bir dişi vardır. kadının başından bir tabakla yarım tabak kan alıp içer, ayağından yarım tabak kan alıp köpeğine içirir ve öbür ayağından da yarım tabak kan alıp yere döker, çadırına geri döner. her gün gelip kadının kanını içer.
görüldüğü üzere bu hikayelerde de kan içtiğinden bahsediliyor.
karadeniz'de, çepni anlatılarında da bu hikayelere yakın söylemler mevcuttur.
bir başka benzerlik bağını da şekil değiştirme üzerinden kurabiliriz. albız'ın farklı şekillere girerek insanlara zarar verdiğinden bahsedilir. vampirler de, farklı şekillere girebilir ki en bilineni yarasaya dönüşmeleridir.
ikisinin de gece vakti ortaya çıktığını unutmamak gerek.
tabi şunun altını çizmek lazım; albız köken olarak çok daha eski ve mitolojik bir varlıktır. çıkış noktasını erlik han'a dayandırabiliyorsunuz ve türk mitolojisinin temel yaratıklarından bir tanesi olduğunu biliyorsunuz. vampir mitinin dayandığı kökler ise daha yakın zamanlara denk gelir. bu sebeple ortada bir esinlenme var ise; bu esinlenme tamamen batı dünyası kaynaklıdır.
şimdi vampir severler düşünsün*
devamını gör...
uğurtan sayıner
sabah sabah içimi yaktın be cemil abi! daha geçen kapak fotoğrafım yaparken şimdilerde ne yapar ne eder acep demiştim kendi kendime. ben bir yaş daha alırken bir efsane daha göçtü gitti bu kepaze yalan dünyadan.
devamını gör...
erdoğan değil intihar eden vatandaşlar suçludur
devran dönünce, "kandırıldık" dedikleri zaman suratlarına tükürüleceği zamanı hevesle beklediğim insan posalarından birinin lafı.
az kaldı oğlum. geliyor.
az kaldı oğlum. geliyor.
devamını gör...
sözlük yazarlarının telefon rehberlerinde kayıtlı en garip isim
tanımadığım kişileri bayern münih futbolcularının isimleriyle kaydediyorum sonra onlar öyle kaliyo.lewandowski,müller,ribery,robben alaba.telefon bunlarla dolu.
devamını gör...
misc radyo yayını
ahoi everyone.
dün de duyurduğum gibi, bu akşam seyahatimize kaos lordu spawn'la çıkıyoruz. yoldan sizleri de almayı planlıyoruz. konumuzdan biraz bahsettik. daha fazla spoiler yok, devamı akşama yayında.**
bir kez daha hatırlatma olarak, yayın esnasında bize canlı bağlanmak için discord.gg/T93JbmN4Sg adresine gelip "bekleme salonu" kanalına tıklamanız yeterli.
ayarladık mı saatleri? ayallayalım. bu akşam, tr saatiyle 21.00.
dün de duyurduğum gibi, bu akşam seyahatimize kaos lordu spawn'la çıkıyoruz. yoldan sizleri de almayı planlıyoruz. konumuzdan biraz bahsettik. daha fazla spoiler yok, devamı akşama yayında.**
bir kez daha hatırlatma olarak, yayın esnasında bize canlı bağlanmak için discord.gg/T93JbmN4Sg adresine gelip "bekleme salonu" kanalına tıklamanız yeterli.
ayarladık mı saatleri? ayallayalım. bu akşam, tr saatiyle 21.00.
devamını gör...
ruh eşini bulamamak
bulursun benim babam bulursun. sen göynünü ferah tut. ne diye sıkıntı ediyorsun. vaktinden önce hangi çiçek açmış?
devamını gör...
kokusu yaşam sevincini artıran şeyler
fırından çıkmış ekmek kokusu ve yağmur yağdıktan sonra ki toprak kokusu.
devamını gör...
kafa sözlük
an itibariyle sol frame'de
(bkz: kadınların ilk baktığınız yeri)
(bkz: feridün düzağaç şarkıları)
kafa sözlükte hiç kız olmaması
sözlük kızlarının ojeleri
başlıklarının olduğu sözlüktür. benim buraya gelme sebebim entelektüel şeyleri paylaşmaktı. başlarda böyle gitse de bunların hiç değer görmediğini görünce içim bir burkulmadı değil. ekşiye laf atarlar bir de. ekşide kişisel bir deneyim paylaşıldığında ağır bir şekilde destek alır.
kafa sözlük bitecek mi ?
bitecek!
bilgi içerikli başlıklar değer görmüyor. dolayısıyla insanlar da değer ve ilgi görmek istiyor. okuyan kesim de değer görmediğini gördükçe kaçacaktır.
(bkz: kadınların ilk baktığınız yeri)
(bkz: feridün düzağaç şarkıları)
kafa sözlükte hiç kız olmaması
sözlük kızlarının ojeleri
başlıklarının olduğu sözlüktür. benim buraya gelme sebebim entelektüel şeyleri paylaşmaktı. başlarda böyle gitse de bunların hiç değer görmediğini görünce içim bir burkulmadı değil. ekşiye laf atarlar bir de. ekşide kişisel bir deneyim paylaşıldığında ağır bir şekilde destek alır.
kafa sözlük bitecek mi ?
bitecek!
bilgi içerikli başlıklar değer görmüyor. dolayısıyla insanlar da değer ve ilgi görmek istiyor. okuyan kesim de değer görmediğini gördükçe kaçacaktır.
devamını gör...
misvak mizah dergisi
ne olduğunu bilmiyorum ama mizah olmadığına eminim. komiklik yapmaya çalışıyorlar ama beceremiyorlar.
devamını gör...
persona
persona günlük hayattaki iliskilerimiz için dışarıya gösterdiğimiz yüzümüz, maskemizdir. jung şöyle der: persona bir taraftan başkaları üzerinde izlenim bırakmak ve diger yandan kişinin gerçek doğasını gizlemek için tasarlanmıştır. tehlikeli tarafı ise insanın personasıyla özdeşleşmesidir. profesörün kitabıyla, sanatçının sesiyle. sonuç, insanların ne düşündüğüne aşırı derecede önem veren tamamen persona olan sığ, kırılgan, aşırı uyumlu kişilik türü olabilir.
devamını gör...
garip psikolojik rahatsızlıklar
asimetri hastalığı
ortamda ters duran bir şey varsa, kişi o duruma tepki verir. girdiği ortamda mesela duvardaki resim ya da yerde duran terlik ters pozisyondaysa anında bunları düzeltmeye kalkar.
ortamda ters duran bir şey varsa, kişi o duruma tepki verir. girdiği ortamda mesela duvardaki resim ya da yerde duran terlik ters pozisyondaysa anında bunları düzeltmeye kalkar.
devamını gör...