krotonlu theano, miletli aspasia, hypatia, bingenli hildegard, sienalı katharina, christine de pisan, isotta nogarola, tullia d’aragona, avilalı teresa, marie le jars de gournay, mary astell, mary wollstonecraft, olympe de gouges, johanna charlotte unzer, karoline von günderrode, rahel varnhagen, hedwig dohm, clara zetkin, rosa luxemburg, leonore kühn, mary whiton calkins, fatma aliye topuz, simone de beauvoir, judith butler, ioanna kuçuradi.
devamını gör...

kocaman bir özlem, tatlı mı tatlı bir dost sayesinde minik adımlarla geri dönüyorum sözlüğe. bu, hem bu başlığa girdiğim ilk yazı hem de sözlüğe geri dönüşümün ilk adımları olsun madem:

yaşayan her varlığın kaçınılmaz sonudur ölüm. hatta sadece sonu olduğunu iddia etmek yanlış olabilir çünkü bu bireysel varlığımızı da etkiler. düşüncesi, belirsizliği kapsamında hayatımızı da büyük ölçüde şekillendirir. bu bilinmezliğin sonucu olan korku ise benliğimizi tehdit eder. varlığımız gerçeğinin sadece sonuç kısmına hapsolduğumuz sürece bakış açımız değişir ve esir oluruz.

ölüm gerçeği antik yunan’dan itibaren felsefe başlığı altında tartışılagelmiştir günümüze. bu olguya karşı var olan görüşler ikiye ayrılırdı: herakleitos ile başlayan “değişimi kabulleniş” ve parmenides’in öncülüğüyle ortaya çıkmış olan “değişmezi arayış”. bu keskin ayrılışların dışında birçok filozof da ele alır ölümü. en önemlilerinden biri de spinoza’dır. işin özünde spinoza ölümden çok ölüm korkusundan bahseder. “özgür insanın en az düşündüğü şey ölümdür; onun felsefesi ölüm üzerine değil, yaşam üzerine bir tefekkürdür.” diyerek ölüm korkusunun insanın özgürlüğünü elinden aldığını ve onu esir ettiğini belirtir.

ölüm belirsizliğin sonu ve hatta belirsizliğin ta kendisidir. bu bilinmezlik düğümünü çözmek amacıyla oluşturulmuş çoğu argümana katılmıyorum. baskı altında kalmaksızın düşündüğümde ölümün bir bitiş olduğuna inanmıyorum. bunu anlamsız bulup sadece “korkuyu maskeleyerek gerçeklerden kaçma” olarak görebilirsiniz elbette ancak bence ölüm bedensel varoluşumun sonu, varlığımın değil. şekil değiştirerek yeniden var olabilirim. o zaman ben ben olur muyum bilmiyorum. bu, konuyu kimin incelediğine göre değişebilecek öznel bir yargı. tabii ki bu hayatımızın anlamsız olduğunu göstermez. sonunda inandığımız şeye göre belirli ödüllere ulaşırız. sonuçta –en azından içinde bulunduğumuz versiyonumuz için- bir bitiş çizgisi olmasaydı koşmanın da anlamı kalmazdı. kısacası ölümle birlikte “dalga, okyanusa geri döner.” doğumumun öncesi gibi ölümümün sonrasında da varolacağım.

özetlemem gerekirse, ölüm her daim insanoğlunun aklını meşgul etmiştir. bilinmezlik yetmez çünkü insanlara, korkar ve gerileriz. asıl amaç özgürlüğümüz peşinde sorgulamaktır varoluşumuzu.

•

merdumgiriz_ sponsorluğunda diyebilir miyiz?*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yani olacağı varsa oluyor.
devamını gör...

türkiye vatandaşı olmak yeterlidir.
bir şekilde vatan haini olursunuz sadece bekleyin.
devamını gör...

her seferinde yedigim halttır. bir türlü düzeltemedim. ilginç olan her seferinde de işi yetiştiriyor olmak. bir yandan yaratıcılığı arttırdığını da düşünmekteyim.
devamını gör...

bahsettiği lübnan'da bulunan okula girebilmek ciddi bilgi birikimi ve sağlam referans gerektiriyor. dünyanın en kaliteli okullarının başında geliyor, napsam niyet mektubuma misyoner olmak istiyorum mu yazsam?
şu adamın her olaydan sonra platonik aşka yazarmış gibi mektup yazması çok komik.
devamını gör...

yazan derece beni hayattan soğutacağı için bakmamayı tercih ediyorum. sıcak olacak biliyorum da ne kadar olacağını görmek... ne bileyim dostlar ağır geliyor.
devamını gör...

"eğer iki kişi arasında kalıyorsanız; ikinciyi seçin. çünkü birinciyi gerçekten sevseydiniz, ikincisi olmazdı".

(bkz: charles bukowski)
devamını gör...

böyle bir platformda kadınlar neden sizin saçma güzellik açlığınızı doyurmaya çalışsın düşündünüz mü hiç.
devamını gör...

allahtan itici buluyosunuz.
ya siz gibi birileri, bu insanların nasibi olsaydı? korkunçlu imtihan.

dipnot: gurur duydum iticiliğimle şimdi. ya rabbel alemin. pabucumun kiri.
devamını gör...

'kargonuz gün içinde teslim edilecektir.'

neyin geleceğini ve ne zaman geleceğini bilmeme rağmen ne zaman alsam gergin ve heyecanlı şekilde bekliyorum. elimde konfetiyle kapıya yakın oturuyorum ki çalarsa evde yok sanmasınlar hemen açiyim diye.
devamını gör...

beğeni güzel tanımlar içindir, fav. ise tekrar tekrar okunası tanımlar içindir, bu nedenle katılmadığım önerme.
devamını gör...

miko'nun sohbetinin keyfini bilmekten mütevellit zaten dinliyor olacağım program. lilium'un da sohbetinin keyifli olacağını düşünüyorum.
iyi yayınlar kızlar.
devamını gör...

david lynch günümüzde sinemada sürrealizm bayrağını taşıyan 3-5 kaliteli yönetmenden biri. sinemanın yanında müzisyen ve ressamdır da hatta sinemaya başlaması da güzel sanatlar okurken yaptığı kısa filmin(bkz: six man getting sick) beğenilmesiyle başladı. daha sonra benzer bir kısa film çekmesi için para verilmiş ve biriktirdiği paralarla ilk uzun metrajını (bkz:eraserhead ) çekti. eraserhead üzerine küçük bir ekip olarak 5 yıl uğraşmış ve bence cidden şaheser. film protagonistinin gözünden zamansız gelen bebeği ve bebeğin yarattığı etkiyi anlatıyor kısaca.david lynch'in en kişisel filmi olabilir bu, protagonistle acayip benzemesi ve filmi çekmeye başladığı zaman çocuğu olması tesadüfi değil yani.
anthony hopkins'in oynadığı oscar adayı ilk uzun metraj filmi (bkz: elephant man).fiziksel hasarlı birinin toplum tarafından dışlanmasını işliyor film.
daha sonraki uzun metraj filmi (bkz: dune).david lynch'in sevmediği tek filmi ki haklı da yönetmen olarak adama filmin sonunu değiştirmesine ve filme tat katmasına izin verilmemiş prodüktörlerce. bu filmle ilgili daha fazla yorum yapamıycam filmin çok kötü olduğunu duydum ve david lynch'e bakışım değişmesin diye izleyemedim.
(bkz:blue velvet ):david lynch filmleri arasında çok sevdiğimi söyleyemem ama çok güzel-garip sahneleri var ve eleştirmenlerce ciddi beğenilen bi film.
(bkz: wild at heart):nicolas cage'in , laura dern in ve wilem dafoe nin oynadığı bizarre yol filmi.
(bkz: twin peaks):amerikada küçük bir kasabada geçen mistik bir detektiflik hikayesi.
(bkz: lost highway):david lynchin şaheseri. fred karakterinin bilinçaltına yolculuk.müzikleri harikadır,(bkz: angelo badalamenti)mükemmel iş çıkarmış ayrıca çokca rammstein çalıyor filmde.david lynch izlememiş olanlara ilk bu filmi öneririm.
(bkz: the straight story):david lynch filmlerine hiç benzemeyen bir david lynch filmi, düşününce hoşuma gitti bu film benim öneririm.
(bkz: mulholland drive):hollywood eleştirisi ve figüranlık yapan bir kızın bilinçaltında geçen hikayesi.
(bkz: ınland empire): david lynch'in jubile filmi, aklına gelen hertürlü bizarre öğeyi yerleştirmiş filme.diğer filmlerini izlemeden izlemeyin derim.
ayrıca (bkz: tekinsizin sineması)
devamını gör...

ne zor böyle hissede hissede 'hoşça kal' demek.

şuraya çok güzel bir şiir bırakalım.
hoşça kal desin, işte gidiyorum desin, olacaklar sensiz olsun desin.


gözlerin zamansız bir yağmur gibi
süzülegelir damlalar usulca...
bitap bir sonbahar akşamı gibi
kırık dökük hikayeler..

ve gözlerin baharın en güzel renkleri kimine hayal, kimine sevinçli bakışlar

gözlerin...
en masum, çocuksu bir sevinç
şairin yüreğine serpilmiş duygu mahzeni

kaleme sarılmış en derin duygular
gözlerin...
belki en yalan belki de en gerçek
en derin duygular yüreğe emanet
gözlerin bir hayal gibi...

usulca bir haykırış

bir dokunuş..

bir hoşça kal..
devamını gör...

içinde yasin, tebareke, amme, namaz sureleri ve dualar bulunan kitaptır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
çocukluğumdan ilk gençlik yıllarıma geçene kadar tam dokuz sene kur’an kursuna giden biri olarak çok aşina olduğum bir kitaptır. görselde paylaştığım kitaptı yıllarca yanımda taşıdığım ve yaz aylarının aydınlık sabahlarını sırat köprüsünü daha kolay geçmek için kullandığım kitap.

dünya üzerindeki bütün dinlerle arama koyduğum mesafeye rağmen bu kitaptaki bütün sure ve duaları hala ezbere bilirim. ve o zamanları bazı istisnalar dışında çok güzel anılar olarak düşünür ve anarım.

o zamanlar üzerinde gül resmi bulunmayan yasin kitabı benim için hiçbir değer arz etmezdi. gül, yasin’in olmazsa olmazıydı. belki hala da öyledir benim için ama artık pek düşünmüyorum bu konuları.

bu kitapla vedalaşıp artık özel çantasında bir kur’an ile kursa gitmeye başladığımda kendimi ahiret sınavını geçmiş ve hidayete ermiş olarak görmüştüm. ama içime de bir hüzün çöreklenmişti. güllü yasin kitabından ayrılmak zor gelmişti bana.

şimdilerde şekeri ve özel çantası ile birlikte satılmaya başlanan kitabı hazırlayanlar artık sadece ahireti değil hem ağzımızın tadını hem de estetik kaygılarımızı göz önünde bulundurmaktalar.

ben artık uzak kaldım bu işlerden ama belki namaz kılmıyorum, oruç tutmuyorum, zekat vermiyorum, hacca gitmiyorum ama kalbim temiz.
devamını gör...

ufuk,tan,doğan,güneş
ard arda okuyunca hoş olabilir.
devamını gör...

mizah, hayatın güldürücü, bazen de güldürürken düşündürücü yanını biz sanat severlere sunan bir sanat türüdür. insanın zevk ve anlayış biçimine bağlı olarak güldürmeye sevk eden caps, resim, karikatür, konuşma, tiyatro, sinema, mektup, yazı, roman, hiciv gibi daha birçok türü içerisinde barındıran bir sanattır, bu sanatı icra etmek zeka gerektirir; bazen beklenmedik durumlarda insanı şaşırtarak güldüren bir eylemdir. mizah eserleri sadece şaka, güldürme maksadıyla söylenip, yazılıp, çizilmediği gibi belli fikirleri daha yumuşak ve gülümsetici bir biçimde ifade etmek ve ilgilenenlerin huzuruna sunmak için de kullanılabilir. benim mizah anlayışım ruh halime, karşıma çıkan gönderi ve kafamdaki düşüncelere bağlı olarak değişmektedir. bazen bir kelime oyununa, bazen bir (bkz: meem)e, bazen de soğuk espri diye niterendirilen espri türüne...
devamını gör...

nilgün marmara.
devamını gör...

ismini duyunca gözümün önünde eşkal tiplerin, torbacıların, zombilerin, at hırsızlarının, yan kesicilerin canlandığı bir beyoğlu semti.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim