hayatı ıskalamamak için yapılması gerekenler
bence her şeyin başı “ertelememek”ten geçer. herhangi bir madde eklenecekse bu başlığa onu ertelemeden yerine getirirsek hayatı ıskalamamak için ilk adımı atmış oluruz.
devamını gör...
mehmet günsür
adam yaşlanmıyor, karizması eksilmiyor bir hava bir çalım.. annem yaşında ama halen mehmet günsür deyince bir haller oluyor anlamadık bu işten. oyunculuk desen tekdüze aynı rollerin insanı fakat onunda hakkından geliyor o da bize yetiyor.
devamını gör...
yazarların bu yüzden hep yalnız kalacağım dediği şeyler
çok da yalnız kalacağımı düşünmüyorum ama '' doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar'' diye bi şey var ya galiba doğruları söylediğim sürece öyle olcak .fakat ben değişmem değişmemi isteyen de kendisi ayak uydursun...*
asıl sorun ise yalnız olmamama rağmen kendimi hep yalnız hissetmem*
asıl sorun ise yalnız olmamama rağmen kendimi hep yalnız hissetmem*
devamını gör...
okunması gereken kitaplar
konuyu hiç uzatmadan rahmetli "uğur mumcu'nun bütün kitapları" deyip gidiyorum.
devamını gör...
artı oy vermede cömert olan yazarlar
sözlükte çok olmasada ben bu konuda güzel bir istisnayım.
devamını gör...
30 günde türk ekonomisini düzeltirim
türkiye'de öyle sorunlar var ki değil 30 gün 30 saniyede çözülecek sorunlar başında basın ve ifade özgürlüğü geliyor. ekonomi ile alakalı soruna gelecek olursak ekonomi sorunlarını tek bir ayak olarak görmemek gerekiyor. hukukun üstünlüğü, demokrasi, basın özgürlüğü, ifade özgürlüğünün sağlanması gibi meseleler halledilmeden ekonomi sorunlarını çözemezsin. sen istediğin kadar büyük sistem kur ülken dünyaya güven vermiyorsa adalet demokrasi yoksa yatırımcı neden ülkene gelsin para yatırsın asla bunu yapmaz bırakın yabancıyı kendi ülkenin insanı bile ülkenin durumuna güvenmediği için parasını yabancı parada tutuyor. asıl mesele bunları halletmekte halkın da sorunun ne olduğunu anlaması gerekiyor. evin bir babası var ve her gece kumara içkiye yatırıyor parayı anne de yırtınıyor çocuklarımın eğitim masraflarını nasıl karşılayacağım diye uğraşıyor didiniyor biriktiriyor ama yok asla yetişemiyor. gidip de kocasına bu durumu söyleyemiyor çünkü korkuyor evdeki çocuklar da durumu söyleyemiyor çünkü onlar da babasından dayak yemekten korkuyor. böyle bir evde bu çocukların eğitim masrafları birikir mi? böyle bir evde sabah masaya koyacağın bir dilim peynir varsa oturup şükretmek lazım? kimsenin parayı elinde tutan kişiyi sorgulayamadığı evlerde ülkelerde ne ilerleme olur ne refah olur ne zenginlik. asıl sorunun ne olduğunu lütfen anlayın.
devamını gör...
çok uzun yazan yazarlar
empati kurmak isteyenler, hayatının bir dönemide louis ferdinand celine, marcel proust ya da anton çehov okumalıdır. bu adamları biraz okuyan insan, hiçbir konuyu iki üç cümlede anlatamaz. içi almaz.
bir konu hakkında konuşurken çerçevesini çizip yavaş yabaş özelleştirir. birine değinirken diğerine de değinmesi gerektiğini bilir. yoksa çiğ, sığ bir konuşma yapmış olur ki bu iğrenç bir şeydir. basit bir şekeri tanımlamıyorsunuz, son derece kapsamlı, genel tanımlara girip iki cümle yazıp çıkıyorsunuz. iki cümle yazabildiğinizi ve bunun kabul gördüğünü bildiğiniz için de yüzlerce başlığı bu şekilde doldururp içini boşaltıyor, kirletiyorsunuz ortalığı.
keşke sözlükler tanım için asgari kelime kotası koysalar. gerçekten fikirleri olan, fikirlerini örneklerle anlatabilecek, yorumlayacak insanları rahatlıkla okuyabiliriz.
bir konu hakkında konuşurken çerçevesini çizip yavaş yabaş özelleştirir. birine değinirken diğerine de değinmesi gerektiğini bilir. yoksa çiğ, sığ bir konuşma yapmış olur ki bu iğrenç bir şeydir. basit bir şekeri tanımlamıyorsunuz, son derece kapsamlı, genel tanımlara girip iki cümle yazıp çıkıyorsunuz. iki cümle yazabildiğinizi ve bunun kabul gördüğünü bildiğiniz için de yüzlerce başlığı bu şekilde doldururp içini boşaltıyor, kirletiyorsunuz ortalığı.
keşke sözlükler tanım için asgari kelime kotası koysalar. gerçekten fikirleri olan, fikirlerini örneklerle anlatabilecek, yorumlayacak insanları rahatlıkla okuyabiliriz.
devamını gör...
sol frameye başlık göndermek için tanım spamlamak
sayın cumhurbaşkanı yoldaşın yaptığı sözlük içi suç tanımı.
yalnız ne olduğunu ve nasıl yapıldığı hakkında zerre fikrim yok. anlamadım cahilliğimi mazur görün.
o değil de ismail o ne güzel suç len böyle anayasal düzeni bozmaya çalışan anarşik misin gardaşım sen *
yalnız ne olduğunu ve nasıl yapıldığı hakkında zerre fikrim yok. anlamadım cahilliğimi mazur görün.
o değil de ismail o ne güzel suç len böyle anayasal düzeni bozmaya çalışan anarşik misin gardaşım sen *
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
geliyormuşum, pencerelerde yaz ve bileklerimde bayat bir intihar.
oysa ölünecek bir şey yokmuş, gidince sen, yaşanacak bir şey olmadığı kadar..
oysa ölünecek bir şey yokmuş, gidince sen, yaşanacak bir şey olmadığı kadar..
devamını gör...
kelebek mobilyanın reklam müziği
her boş kaldığımda; nedensizce, amaçsızca, anlamsızca, olur olmaz, farkında da olmadan ve sürekli bir şekilde ıslıkla çaldığım - güzel de çaldığım- melodidir.
takıntılı bir insan sayılabilir miyim acaba diye düşünmeden edemiyorum bazen. bazı şeyler var ki öyle bir alışkanlık haline geliyor ki bende ne yapsam kurtulamıyorum. bu melodi de öyle bir şey.
yolda yürürken bir anda ıslıkla bu melodiyi çalmaya başlıyorum ama melodiyi çalmaya başlamam ile dudaklarım artık mecalsiz kalıp da bu işkenceye bir son vermem arasında uzun dakikalar geçiyor.
tuhaf bir rahatlama yöntemi bu benim için. melodiyi çalmaya başladığım anda kendimi bir üçlü koltukta uzanmış hiçbir şey yapmadan uzanırken görüyorum. hiçbir derdim tasam yok, bütün sorumluluklardan azadeyim, o gün yapılacak hiç işim yok, muhtemelen günlerden perşembe; ışıklı, güneşli, ışıltılı, serin bir gün.
o kadar sakinim ki o an. dünya yansa bir kalbur samanım yanmaz. keyif bende. oh be dünya varmış. çalmaya başladım bile melodiyi şimdiden, okurken sizin zihninizde çalmaya başladığına da eminim. ama yine de ben melodiyi bırakıyorum buraya:
kelebek mobilya
takıntılı bir insan sayılabilir miyim acaba diye düşünmeden edemiyorum bazen. bazı şeyler var ki öyle bir alışkanlık haline geliyor ki bende ne yapsam kurtulamıyorum. bu melodi de öyle bir şey.
yolda yürürken bir anda ıslıkla bu melodiyi çalmaya başlıyorum ama melodiyi çalmaya başlamam ile dudaklarım artık mecalsiz kalıp da bu işkenceye bir son vermem arasında uzun dakikalar geçiyor.
tuhaf bir rahatlama yöntemi bu benim için. melodiyi çalmaya başladığım anda kendimi bir üçlü koltukta uzanmış hiçbir şey yapmadan uzanırken görüyorum. hiçbir derdim tasam yok, bütün sorumluluklardan azadeyim, o gün yapılacak hiç işim yok, muhtemelen günlerden perşembe; ışıklı, güneşli, ışıltılı, serin bir gün.
o kadar sakinim ki o an. dünya yansa bir kalbur samanım yanmaz. keyif bende. oh be dünya varmış. çalmaya başladım bile melodiyi şimdiden, okurken sizin zihninizde çalmaya başladığına da eminim. ama yine de ben melodiyi bırakıyorum buraya:
kelebek mobilya
devamını gör...
üzülmedim ki tebessümü
mastor ukdesi
bazen hafif dudak kıvrılması bazen de yüz dolduran ama kesinlikle gözlerin gülmediği ve eğreti duran yalancı gülümsemedir.
karşıdakinin önemsemeyeceğini düşündüğümüz durumlarda yaparız.
bazen hafif dudak kıvrılması bazen de yüz dolduran ama kesinlikle gözlerin gülmediği ve eğreti duran yalancı gülümsemedir.
karşıdakinin önemsemeyeceğini düşündüğümüz durumlarda yaparız.
devamını gör...
uğur mumcu
ankara'da karlı sokak'taki evinin önünde, arabasına konulan bombanın patlaması sonucu suikasta kurban giderek yaşamını yitirmiştir.
"kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var cıa ve mossad'ın kürtler arasında?" "yoksa cıa ve mossad, anti-emperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?"
ruhun şad olsun .
"kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var cıa ve mossad'ın kürtler arasında?" "yoksa cıa ve mossad, anti-emperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?"
ruhun şad olsun .
devamını gör...
insanı duygusal olarak yıpratan şeyler
istenmeyen bir işte çalışılması, ait olduğunu düşünmediği bir ortamda bulunması ve belirsizlik..
devamını gör...
yazdıktan sonra vazgeçilip silinen tanım
yıldız tilbenin de yıllar öncesinde değinmiş olduğu konudur. ne tanımlar sildim gençler intihar etmesin diye...
devamını gör...
yazarların normal sözlük’te yazma nedenleri
kendini ifade etme isteği.. hepimizin amacı bu aslında. ve sözlük bize kendimizi ifade edebileceğimiz bir alan sunuyor. vakit geçirmek için verimli bir ortam bence. sözlükleri seviniz.
devamını gör...
la bu islam ne etti size
sivas'ta aydınlarımız yandı.
çorum da maraş'ta katliamlar yapıldı.
turan dursun, bahriye üçok, ahmet taner kışlalı, muammer aksoy öldürüldü.
bütün bu katliamlar islam adına yapıldı.
iktidarın gücü eline geçince de kendi hayat tarzını topluma empoze etmeye çalıştı.
daha ne etsin?
çorum da maraş'ta katliamlar yapıldı.
turan dursun, bahriye üçok, ahmet taner kışlalı, muammer aksoy öldürüldü.
bütün bu katliamlar islam adına yapıldı.
iktidarın gücü eline geçince de kendi hayat tarzını topluma empoze etmeye çalıştı.
daha ne etsin?
devamını gör...
normal sözlük
biri bi entry yazıyo başlıktaki entrylerin tamamını okuyorum sonra aynı başlığa bi tane daha yazıyolar bi daha hepsini okuyorum pudingi tencereden sıcak sıcak yemek başlığındaki entryleri gözlerimi kapatıp ezbere söyleyebiliyorum işte geliyorum çeşmi siyahım..
devamını gör...
türkiye'de türklere karşı yapılan ırkçılık
var olan ırkçılıktır. herhangi bir alanda türk olduğunuzu söylediğinizde ırkçılık suçlamasıyla karşı karşıya kalırsınız maalesef. sırf bu suçlamalardan kurtulmak için "türkiyeli" tanımı çıkarıldı bu ülkede.
üstteki kürt ırkçısına bakmayın, türküm dediğinizde ilk haykıracak yine bunlar olacaktır.
üstteki kürt ırkçısına bakmayın, türküm dediğinizde ilk haykıracak yine bunlar olacaktır.
devamını gör...
orta çağda olunsa yazarların açacağı başlıklar
2. el köle piyasası.
handa 1 kadeh şaraba 50 sikke vermek.
handa 1 kadeh şaraba 50 sikke vermek.
devamını gör...
