kur’an’ı anlayamazsınız
bu sözü müslüman bir birey sarfediyor ise, peygamberimizin (saa) iki ağır emanetinden birine ihanet ediyor demektir. nitekim peygamberimiz (saa) şöyle buyurmuştur;
"size iki ağır emanet bırakıyorum. biri kur'an, biri sünnet. bu ikisine sarılırsanız kurtuluşa erersiniz. *
başka bir rivayet ise;
"size iki ağır emanet bırakıyorum. biri kur'an, biri ehlibeyt. bu ikisi kıyamet gününe kadar kevser havuzunun başına değin, birbirinden ayrılmazlar.*
gelelim konumuza; islami literatürde kur'anı anlamak, belli bir metodolojiye bağlanmıştır. bu metodoloji sırası ile şöyledir;
ayeti, ayet ile anlamak : bu metodolojide bazı ayetler kilit, bazı ayetler anahtardır. eğer doğru anahtarı bulup, doğru kilide yönelir iseniz, ayetlerin birbiriyle olan ahengini yakalamış olursunuz. bu sahabe ve tabiinlerin yöntemidir. zaten bir çok sahabenin fakih olmasının nedeni de bu metodolojidir.
ayeti, hadis ve siret ile anlamak : bu yöntem, peygamberimizden sonraki neslin peygamberimizin davranışları, tutumu ve sözleri ile ayetleri anlama metodudur. bilinmelidir ki; bir veya birden fazla ayet, bir emir veya birden fazla emir içerebilir. bu durumun çözümlenmesi için peygamberimizin hayatını ve ayetlerin nuzül sebebinin bilinmesi gerekir.
günümüzde kur'anı anlamak, ne yazık ki, ya tasavvuf ve tarikatlerin dayattığı; "siz kur'anı anlayamazsınız. bir şeyhe, bir mürşide ihtiyacınız var! " tezine, ya da selefi düşüncenin dayattığı; "kur'anı anlamak için okumak yeterli! " tezine sıkıştırılmış durumdadır.
işin özü şudur; ifrat ve tefrit, bütün yıkımların temelini oluşturduğu gibi, dini açıdan da yıkımların temelidir. her kim sizi allah'tan başka bir şeye veya bir kimseye çağırıyor ise, biliniz ki sahtekardır.
"size iki ağır emanet bırakıyorum. biri kur'an, biri sünnet. bu ikisine sarılırsanız kurtuluşa erersiniz. *
başka bir rivayet ise;
"size iki ağır emanet bırakıyorum. biri kur'an, biri ehlibeyt. bu ikisi kıyamet gününe kadar kevser havuzunun başına değin, birbirinden ayrılmazlar.*
gelelim konumuza; islami literatürde kur'anı anlamak, belli bir metodolojiye bağlanmıştır. bu metodoloji sırası ile şöyledir;
ayeti, ayet ile anlamak : bu metodolojide bazı ayetler kilit, bazı ayetler anahtardır. eğer doğru anahtarı bulup, doğru kilide yönelir iseniz, ayetlerin birbiriyle olan ahengini yakalamış olursunuz. bu sahabe ve tabiinlerin yöntemidir. zaten bir çok sahabenin fakih olmasının nedeni de bu metodolojidir.
ayeti, hadis ve siret ile anlamak : bu yöntem, peygamberimizden sonraki neslin peygamberimizin davranışları, tutumu ve sözleri ile ayetleri anlama metodudur. bilinmelidir ki; bir veya birden fazla ayet, bir emir veya birden fazla emir içerebilir. bu durumun çözümlenmesi için peygamberimizin hayatını ve ayetlerin nuzül sebebinin bilinmesi gerekir.
günümüzde kur'anı anlamak, ne yazık ki, ya tasavvuf ve tarikatlerin dayattığı; "siz kur'anı anlayamazsınız. bir şeyhe, bir mürşide ihtiyacınız var! " tezine, ya da selefi düşüncenin dayattığı; "kur'anı anlamak için okumak yeterli! " tezine sıkıştırılmış durumdadır.
işin özü şudur; ifrat ve tefrit, bütün yıkımların temelini oluşturduğu gibi, dini açıdan da yıkımların temelidir. her kim sizi allah'tan başka bir şeye veya bir kimseye çağırıyor ise, biliniz ki sahtekardır.
devamını gör...
yazarların şu anki şarj yüzdesi
giderek azalıyor %98'e düştü.
bitmez inşallah.
allahım sen şarj yüzdemi koru, amin.
bitmez inşallah.
allahım sen şarj yüzdemi koru, amin.
devamını gör...
birini kaybetmekten korkmak
halihazırda kaybettim.*
üstelik o hiç ölmez gibi gelirdi. maviş gözlerine son kez baktığımı bilmeden vedalaşmışız.
şimdi içimde en kuytuda bir yerlerde ,gözleri gökyüzü gibi maviş, akça pakça pamuk elleri, elma gibi al al yanaklari ,bembeyaz kıvırcık saçları olan yetmiş yaşında bir yörük kadını yaşıyor. hiç bilmezdim anneannem seninle son kez sarıldığımızı...
öfken baldan tatlı, sitemin naz gibi gelirdi. bilirdim sen bende, ben de senin yüreğindeydim .
seni yerlerde göklerde bulamazlarken
bende gizli olduğunu sezenler olmuş
dumlu dumluymuşsun yüreğimde
kımıl kımılmışsın bileklerimde
"aramızda dağlar yollar yıllar var iken
beni sana sımsıkı sarılı görenler olmuş
sargın yaprakmışım dallarına
yangın toprakmışım yağmurlarına"
sezenler olmuş mavişim
üstelik o hiç ölmez gibi gelirdi. maviş gözlerine son kez baktığımı bilmeden vedalaşmışız.
şimdi içimde en kuytuda bir yerlerde ,gözleri gökyüzü gibi maviş, akça pakça pamuk elleri, elma gibi al al yanaklari ,bembeyaz kıvırcık saçları olan yetmiş yaşında bir yörük kadını yaşıyor. hiç bilmezdim anneannem seninle son kez sarıldığımızı...
öfken baldan tatlı, sitemin naz gibi gelirdi. bilirdim sen bende, ben de senin yüreğindeydim .
seni yerlerde göklerde bulamazlarken
bende gizli olduğunu sezenler olmuş
dumlu dumluymuşsun yüreğimde
kımıl kımılmışsın bileklerimde
"aramızda dağlar yollar yıllar var iken
beni sana sımsıkı sarılı görenler olmuş
sargın yaprakmışım dallarına
yangın toprakmışım yağmurlarına"
sezenler olmuş mavişim
devamını gör...
yüzündeki beniyle güzel olan kadınlar
devamını gör...
normal sözlük’ün arkasındaki güç
sen, ben, öteki, beriki. kısacası sözlüğün arkasındaki en büyük güç yazarlardır. hiçbirini ayırmadan ama, yazan, okuyan, oylayan, öneren vs. sözlük bir yerlere geldi ve bir yerlere gidecekse bunun en büyük etki eden ayağı yazarlar olacaktır.
yazar olmasa, yazmasa, paylaşmasa, siz en güzel tasarımlarla ya da muhteşem özelliklerle ne yapabilirsiniz? kısacası kendinizi sözlükte "çalışan" olarak görmeyin. hepiniz bu işletmenin ortağısınız, patron yarısısınız.
ayrıca başta yoldaş olmak üzere de bu fikirlerin yanlış olduğunu düşünen hiçbir yönetici, moderatör vs. olduğunu da düşünmüyorum.
o yüzden işin maddi boyutunu kotaran bir yönetim kadrosu varken, bizler de yazar olarak elimizden geldiğince sözlüğün bir adım ileri gitmesine katkıda bulunmalıyız. sezar'ın hakkı sezar'a diyorsak, öyle çekip gitmek yok. başlıkları terk etmeyin. *
yazar olmasa, yazmasa, paylaşmasa, siz en güzel tasarımlarla ya da muhteşem özelliklerle ne yapabilirsiniz? kısacası kendinizi sözlükte "çalışan" olarak görmeyin. hepiniz bu işletmenin ortağısınız, patron yarısısınız.
ayrıca başta yoldaş olmak üzere de bu fikirlerin yanlış olduğunu düşünen hiçbir yönetici, moderatör vs. olduğunu da düşünmüyorum.
o yüzden işin maddi boyutunu kotaran bir yönetim kadrosu varken, bizler de yazar olarak elimizden geldiğince sözlüğün bir adım ileri gitmesine katkıda bulunmalıyız. sezar'ın hakkı sezar'a diyorsak, öyle çekip gitmek yok. başlıkları terk etmeyin. *
devamını gör...
sözlük yazarlarının favori normal sözlük yazarları
(bkz: meja)
(bkz: merdumgiriz_)
(bkz: yarasa seneca)
(bkz: arnella)
(bkz: tayber doğan)
(bkz: chocolatewithmilk)
(bkz: pencere)
(bkz: larktwain_123_)
(bkz: erdal kalın poe)
(bkz: hazall) en sevdiğim mod olur kendisi.
(bkz: bergenin yan çarı)
(bkz: lilium)
(bkz: vasıfsız)
(bkz: rahatsız)
(bkz: bengaripsengüzeldünyaumutlu)
(bkz: bir bilen)
(bkz: whisper)
epey de varmış favori yazarım. unuttuğum varsa affola.
(bkz: merdumgiriz_)
(bkz: yarasa seneca)
(bkz: arnella)
(bkz: tayber doğan)
(bkz: chocolatewithmilk)
(bkz: pencere)
(bkz: larktwain_123_)
(bkz: erdal kalın poe)
(bkz: hazall) en sevdiğim mod olur kendisi.
(bkz: bergenin yan çarı)
(bkz: lilium)
(bkz: vasıfsız)
(bkz: rahatsız)
(bkz: bengaripsengüzeldünyaumutlu)
(bkz: bir bilen)
(bkz: whisper)
epey de varmış favori yazarım. unuttuğum varsa affola.
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
''mutsuz olsaydık. hep mutlu oluncak diye bir kural yok ki biz de mutsuz olsaydık.''
devamını gör...
türklerin işgale fetih demesi
işgalle fetih cok ayrı şeylerdir. işgalde sonsuz gözyaşı, tecavüz, işkence vardır. fetihte ise olabildiğince az can yakmaya çalışılır. amaç yakmak, yıkmak değil ihya etmektir.
türkler ve müslümanlar ne kadar canidir, şudur budur deseniz de bu konuda batasıca batı'nın eline su dökemezler.
bizim yaptığımız fetihtir, evet.
türkler ve müslümanlar ne kadar canidir, şudur budur deseniz de bu konuda batasıca batı'nın eline su dökemezler.
bizim yaptığımız fetihtir, evet.
devamını gör...
çorba içecek midir yemek midir sorunsalı
içecek değil yemektir efendim. çorba içilmez, yenilir.
t: çorba içecek midir yemek midir sorunsalı başlığı.
t: çorba içecek midir yemek midir sorunsalı başlığı.
devamını gör...
youtube günlüğüm
kafa sözlüğe katılma sebebi.
devamını gör...
profiline kendi fotoğrafını koyan sözlük yazarı
yahu neyi paylaşamadınız iki gündür başlık akıştan düşmedi? sanarsın totomuzu çekip koymuşuz. hepimiz iki elli iki ayakli insanız, birbirimizi görsek ne olacak görmesek ne olacak? uzaylı görmüş gibi davranıyorsunuz.
tamamen keyfimin kahyası öyle isteyince koyuyorum ben de. bazen de sıkılıyorum kendimden değiştiriyorum. ne mesele ettiniz ya.
tamamen keyfimin kahyası öyle isteyince koyuyorum ben de. bazen de sıkılıyorum kendimden değiştiriyorum. ne mesele ettiniz ya.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
itiraf etmeye cesaret edemeyeceğim şeyler yaptım.
devamını gör...
çılgın at
buradaki en dramatik nokta belirtildiği üzere ''küçük dev adam''ın ihanetidir.
rivayet odur ki, kara tepeleri ve bazı toprakları, amerikalılara satmak için robinson kalesi'nde toplanan diğer kızılderili şeflerine çılgın at tarafından şu mesaj gönderilir ; ''kara tepeler'i satmaya kalkışacak ilk reisi öldüreceğim.''
haberi taşıyan kişi ise bizzat ''küçük dev adam''dır. kendisine ne kadar güvendiği buradan anlaşılıyor. ne yazık ki, en güvendiği dostu ve yoldaşı ölümünde büyük rol oynadı.
aslında ''küçük dev adam''ın onu öldürmek istemediği, sadece kontrol altında tutmak istediği de söylenir. fakat her ne olursa olsun, çılgın at onun tarafından zapt edilmek istenirken öldürüldü. sanıyorum bu durum ihanetin boyutunu asla değiştirmeyecektir.
zaten o dönem özelinde duruma bakarsanız, benzer pek çok örnek görürsünüz. örneğin geronimo'nun en yakın dostlarından birisi olan ''naiche'' de daha sonra rezervasyon polisi olmuştur. onun durumu her ne kadar ''küçük dev adam'' kadar ibretlik olmasa da, kızılderili kabilelerinin bağımsızlıklarını sürdürebilmesi için savaşan büyük liderlerin beraber savaştığı pek çok savaşçının bu şekilde bir dönüşüme uğradığı ve beyaz adamın kaleyi içten ele geçirdiği rahatça görülebilir.
kara tepeler'de 1941'den bu yana yükselen ''rushmore dağı anıtı''her ne kadar lakota topraklarının ruhunu kirletiyor olsa da, çılgın at'ın ruhu ''sevgili yurdum benim. göz dikmeye kalkan sana, duyar sesini bu tüfeğin.'' nidaları ile o topraklarda dolaşıyor. ''çılgın at anıtı'' tam olarak tamamlanıp yükseldiğinde ise, çılgın at'ın işaret parmağı, o toprakların asıl sahibinin kim olduğunu, o 4 kafadara sonsuza dek hatırlatacak...
çılgın at'la ilgili türkiye'de rahatça ulaşabileceğiniz kaynak mike sajna'nın yazdığı ''çılgın at efsanenin ardındaki yaşam'' adlı kitaptır. genel manada biyografisini orada bulabilirsiniz. okunmaya değer bir kitaptır.
rivayet odur ki, kara tepeleri ve bazı toprakları, amerikalılara satmak için robinson kalesi'nde toplanan diğer kızılderili şeflerine çılgın at tarafından şu mesaj gönderilir ; ''kara tepeler'i satmaya kalkışacak ilk reisi öldüreceğim.''
haberi taşıyan kişi ise bizzat ''küçük dev adam''dır. kendisine ne kadar güvendiği buradan anlaşılıyor. ne yazık ki, en güvendiği dostu ve yoldaşı ölümünde büyük rol oynadı.
aslında ''küçük dev adam''ın onu öldürmek istemediği, sadece kontrol altında tutmak istediği de söylenir. fakat her ne olursa olsun, çılgın at onun tarafından zapt edilmek istenirken öldürüldü. sanıyorum bu durum ihanetin boyutunu asla değiştirmeyecektir.
zaten o dönem özelinde duruma bakarsanız, benzer pek çok örnek görürsünüz. örneğin geronimo'nun en yakın dostlarından birisi olan ''naiche'' de daha sonra rezervasyon polisi olmuştur. onun durumu her ne kadar ''küçük dev adam'' kadar ibretlik olmasa da, kızılderili kabilelerinin bağımsızlıklarını sürdürebilmesi için savaşan büyük liderlerin beraber savaştığı pek çok savaşçının bu şekilde bir dönüşüme uğradığı ve beyaz adamın kaleyi içten ele geçirdiği rahatça görülebilir.
kara tepeler'de 1941'den bu yana yükselen ''rushmore dağı anıtı''her ne kadar lakota topraklarının ruhunu kirletiyor olsa da, çılgın at'ın ruhu ''sevgili yurdum benim. göz dikmeye kalkan sana, duyar sesini bu tüfeğin.'' nidaları ile o topraklarda dolaşıyor. ''çılgın at anıtı'' tam olarak tamamlanıp yükseldiğinde ise, çılgın at'ın işaret parmağı, o toprakların asıl sahibinin kim olduğunu, o 4 kafadara sonsuza dek hatırlatacak...
çılgın at'la ilgili türkiye'de rahatça ulaşabileceğiniz kaynak mike sajna'nın yazdığı ''çılgın at efsanenin ardındaki yaşam'' adlı kitaptır. genel manada biyografisini orada bulabilirsiniz. okunmaya değer bir kitaptır.
devamını gör...
üstteki yazarın yaşını tahmin et
(bkz: formatın cılkını çıkartmak)
devamını gör...
yazarların kendilerini teselli etmek için kullandığı cümleler
"sen kötü bir insan değilsin, onlar seni önemsememeyi hatta kırmayı varsın hak bilsinler. düşünme ve yoluna bak; daha yaşanacak anlar, görülecek yerler ve konuşulacak insanlar var."
devamını gör...
blog yazarlığı
bolca sabır, bolca merak, bolca araştırma ve daha bolca bir çok şey isteyen ünvandır. meşakkatli bir iştir. öyle ha deyince her aklınıza geleni yazamazsınız, biri çıkıp size "uydurma lan" derse sallantıya düşebilirsiniz çünkü.
kod gibi bazı konuları araştırarak öğrenmeniz gerekir. çünkü blogunuza yerleştirmeniz gereken butonlar olduğunda bunu hazırca yapamadığınız durumlar olur. bazen durgunluk yaşarsınız bazen yoğunluktan vakit bulamazsınız. blog yazarlığ çiçek yetiştirmek gibidir aslında biraz. büyümesini izlemek için gereken emeği ve sabrı göstermeniz gerekir
kod gibi bazı konuları araştırarak öğrenmeniz gerekir. çünkü blogunuza yerleştirmeniz gereken butonlar olduğunda bunu hazırca yapamadığınız durumlar olur. bazen durgunluk yaşarsınız bazen yoğunluktan vakit bulamazsınız. blog yazarlığ çiçek yetiştirmek gibidir aslında biraz. büyümesini izlemek için gereken emeği ve sabrı göstermeniz gerekir
devamını gör...
sevgilinizin yanında yere 50 tl düşse alır mısınız sorunsalı
eğer sevgilimle aynı anda görmüşsek onun gözlerinin içine bakarım sonra onu itip alırım. elli lira bu boru mu.
devamını gör...



