herbokoloji
dışardan gaita bilimi gibi gözükse de bu bilimin asıl amacı, her konuda ışık hızında fikir üretebilme yetisi ve ürettiği fikrin doğruluğuna tüm tezleri çürüterek inanmak üzerinedir.
devamını gör...
muânaka
arapça kökenli bir sözcüktür. kişilerin birbiriyle sarmaş dolaş sarılmasına, kucaklaşması anlamına gelmektedir.
-sevdiğimiz insanlara karşı yaptığımız huzur dolu eylem diyebiliriz.
-sevdiğimiz insanlara karşı yaptığımız huzur dolu eylem diyebiliriz.
devamını gör...
az bilinen görgü kuralları
er kişi olarak; merdiven çıkarken kadının arkasından çıkılır, inerken önünden inilir. olası bir tökezlemede hanımefendiyi tutabilmek için.
ya sen düşersen birader diyenlere; e bir zahmet düşme işte sende.
ya sen düşersen birader diyenlere; e bir zahmet düşme işte sende.
devamını gör...
anın fotoğrafı
devamını gör...
yine bana hüsran bana yine hasret var
t: kayahan'ın (bkz: esmer günler) isimli güfte/bestesinin içinde geçen iki mısradır:
"sen beni bırakıp böyle gitmezdin hiç, yapmazdın
ayları geçti ayrılık, sen delisin
sen beni bırakıp böyle gitmezdin hiç, yapmazdın
ayları geçti ayrılık sen delisin
yapma yapma
sende mi aklıma sığmıyor sende mi?
sen misin her şeyi silmekten bahseden?
böyle gitmek var mıydı?
demek yine bana hüsran
bana yine hasret var
yine bana esmer günler düştü eyvah
yine bana hüsran bana yine hasret var
yine bana sensiz günler düştü
yapma yapma
sende mi aklıma sığmıyor sende mi?
sen misin her şeyi silmekten bahseden?
böyle gitmek var mıydı?
demek yine bana hüsran
bana yine hasret var
yine bana esmer günler düştü eyvah
yine bana hüsran bana yine hasret var
yine bana sensiz günler düştü
sen beni bırakıp böyle gitmezdin hiç, yapmazdın
ayları geçti ayrılık, sen delisin
sen beni…"
*
"sen beni bırakıp böyle gitmezdin hiç, yapmazdın
ayları geçti ayrılık, sen delisin
sen beni bırakıp böyle gitmezdin hiç, yapmazdın
ayları geçti ayrılık sen delisin
yapma yapma
sende mi aklıma sığmıyor sende mi?
sen misin her şeyi silmekten bahseden?
böyle gitmek var mıydı?
demek yine bana hüsran
bana yine hasret var
yine bana esmer günler düştü eyvah
yine bana hüsran bana yine hasret var
yine bana sensiz günler düştü
yapma yapma
sende mi aklıma sığmıyor sende mi?
sen misin her şeyi silmekten bahseden?
böyle gitmek var mıydı?
demek yine bana hüsran
bana yine hasret var
yine bana esmer günler düştü eyvah
yine bana hüsran bana yine hasret var
yine bana sensiz günler düştü
sen beni bırakıp böyle gitmezdin hiç, yapmazdın
ayları geçti ayrılık, sen delisin
sen beni…"
*
devamını gör...
islam ve demokrasi
islam, demokrasiye karşı değildir. demokrasinin işleyişinin, şartlar ve durumlara göre uygulanıp, uygulanmayacağını yorumlar.
murtaza mutahhari*; islami demokrasinin uygulanması için, toplumun her kesiminin belli bir düzeyde bilinçli olması gerektiğini, doğru ve yanlışın, menfaat ve zararın boyutlarının, seçim yapacak kişilerin bilgisi dahilinde olması gerektiğini savunur.
islam da icma* nın uygulanabilmesi için, doğru ve yanlışın apaçık ortada olması gerekir. doğru ve yanlış gizli kalmış ise icma uygulanmaz.
kısacası islamın demokrasiye yaklaşımı, toplumun bilinciyle doğru orantılıdır. eğer toplum, seçme yetisine haiz ise uygulanır. eğer toplum, seçme yetisine haiz değil ise uygulanamaz.
nitekim hz ali şöyle buyuruyor;
"zalimlerin saltanatı, cahillerin omuzlarında yükselir."
murtaza mutahhari*; islami demokrasinin uygulanması için, toplumun her kesiminin belli bir düzeyde bilinçli olması gerektiğini, doğru ve yanlışın, menfaat ve zararın boyutlarının, seçim yapacak kişilerin bilgisi dahilinde olması gerektiğini savunur.
islam da icma* nın uygulanabilmesi için, doğru ve yanlışın apaçık ortada olması gerekir. doğru ve yanlış gizli kalmış ise icma uygulanmaz.
kısacası islamın demokrasiye yaklaşımı, toplumun bilinciyle doğru orantılıdır. eğer toplum, seçme yetisine haiz ise uygulanır. eğer toplum, seçme yetisine haiz değil ise uygulanamaz.
nitekim hz ali şöyle buyuruyor;
"zalimlerin saltanatı, cahillerin omuzlarında yükselir."
devamını gör...
henri prestes
aslında ressam olduğunu düşündüren portekizli foroğraf sanatçısı.
devamını gör...
bu sıcakta başörtüsünü niye takıyorsun
ben bu sıcakta başörtüsü ve pardesü ile sokağa çıkan biri olarak boğuluyorum. daha giyinmeye başlarken fenalık geçiriyorum salonda klimanın karşısında giyiniyorum o derece. sanki kara kış var ve ben soğuğa karşı atkı bere ile karşı koyuyor gibiyim. eve gelir gelmez kıyafetlerimi makineye doldurup soğuk duş almadan kan basıncını normale döndüremiyorum. bir yere gideceğim zaman daha pardesümü ütülerken ütüle ütüle bitmeyen bu çadır benzeri şeyle cebelleşirken sinirlerim zıplıyor. ıki metrelik şalı da dolayınca alttan da kalın opak çoraplar. offfff!
yazarken fenalık geldi.
eskiden inanclıydım buna katlanıyordum. bu derece zor gelmiyordu. şimdi dinsiz olunca hepten zulüm haline geldi.
ya bir tanrı varsa bu sizi bu kadar sarıp sarmalamaz. ne olur az düşünün. erkek hür diz kapağı ve göbeği arasını kapatsa kâfi, bize gelince lahana gibi kat kat. külotlu çorap, etek ve eteğin astarı, üstüne pardesü ile 4 kat kıyafet. bone eşarp, gömlek üstüne pardesü offff! bu insanî değil.
koyu renk pardesü ve lahana gibi kat kat giyip sokağa çıkınca hava 30° ise o 45° hissediyor. nereden mi biliyorum? halihazırda dinsiz olmama rağmen ailemin zoru ile kapalıyım da ondan. bir hayal edin yazın en sıcak günlerinde, hatta tüm yil atkı bere ile sokağa çıktığınızı. ekşi sözlük'te bahsedilen "türbanlı kokusu" konusu tam da bunun ile alakalı... kapalı kadınlar giydikleri pardesüyu günlük olarak yıkamak zorunda olduklarının farkında değiller. bu yüzden kokuyorlar. ayrıca bu zamanın ürettiği süslüman pantolonlu kapalıların islam ile uzaktan yakından alakası yok. "erkeğe benzeyen kadina ,kadına benzeyen erkeğe lanet olsun" ve "basını deve hörgücüne benzeten kadına lanet olsun" hadislerine binaen tesettürlü degil kendileri "giyinik çıplak" yani munafiklardir. hiiiic öyle" ben bu kadarini yapiyorum" demesinler kurallar net!
aişe türk çadırı ile tavafta görülmüş özetle kendine bol içinde fiziksel özelliklerin gizli olarak bulunmak zorundasın.
yine de kimse kimseye karışamaz! o onun bedeni onun yahut çevresinin seçimi!
hac veya umre sırasında, kâbe'yi kadınla erkeklerin birlikte tavaf etmesi uygun mudur?
soran : anonim
tarih: 26.01.2007 - 23:12 | güncelleme: 09.08.2016 - 02:44
soru detayı
hacdan dönenleri ziyaret ettiğimizde, bize, kabe'nin etrafında tavaf yapılırken mahşeri andıran kalabalıkta, kadın erkek karışık bir şekilde, kimi bayan kimi erkeğe kimi erkek kimi bayana ister istemez sürtünüyor, değiyor diye anlattılar. peki bu durum uygun mudur? ya da kâbe için allah (c.c) tarafından bir istisna var mı?
cevap
değerli kardeşimiz,
- ibnu cüreyc anlatıyor:
"ata, bana ibnu hişâm'ın kadınları erkeklerle karışık olarak tavaftan yasakladığı zaman dedi ki:
"o bunu nasıl yasaklar, resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın zevceleri bile erkeklerle birlikte haccettiler!" ben atâ'ya sordum:
"onların beraber haccları örtünme emrinden önce miydi, sonra mıydı?"
"(evet, kasem olsun) buna, ben örtünme emrinden sonra şâhid oldum!" diye cevap verdi. ben tekrar sordum:
"pekâlâ erkeklere nasıl karışırlardı?" şu cevabı verdi:
"erkeklere karışmazlardı, hz. aişe (radıyallahu anhâ) erkeklerden ayrı olarak tavaf ederdi, onlara karışmazdı." hatta bir kadın kendisine:
"ey mü'minlerin annesi, yürü (hacerü'l-esved'e elimizi değerek) istilâm edelim!" demişti de hz. aişe ona:
"sen dilediğin şekilde git!.." deyip kendisi gitmekten imtina etmişti.onlar geceleyin kim oldukları bilinmez halde çıkarlar, (erkeklerle beraber tavaf yaparlardı.)
beytullah'a girmek istedikleri zaman da, erkeklerin tamamen çıkarılmış olmalarına kadar durup beklerler, sonra girerlerdi. (atâ devamla):
"ben (mekke kadısı) ubeyd ibnu umeyr'le birlikte, müzdelife'deki sebir dağında mücâvir (yani ikamet eder) olan hz. aişe (radıyallahu anhâ)'nin yanına giderdim." dedi. ben hemen sordum:
"pekâlâ, hz. aişe'nin örtüsü ne idi?"
"keçeden yapılmış küçük bir türk çadırının içindeydi. çadırın bir perdesi vardı. aişe (radıyallahu anhâ) ile bizim aramızda bu perdeden başka bir şey yoktu. ben hz. aişe'nin üzerinde gül renginde bir zıbın gördüm." (buhârî, hacc 64)
kadınlarla erkeklerin beraber tavaf etmeleri caizdir. ancak kadınlarla erkeklerin birbirlerine değmemeleri için, kadınların seyrek olan yerlerde tavaf etmeleri gerekir.
(prof. dr. ibrahim canan, kütüb-ü sitte)
selam ve dua ile...
sorularla islamiyet
kaynak:!! geçersiz url !!
yazarken fenalık geldi.
eskiden inanclıydım buna katlanıyordum. bu derece zor gelmiyordu. şimdi dinsiz olunca hepten zulüm haline geldi.
ya bir tanrı varsa bu sizi bu kadar sarıp sarmalamaz. ne olur az düşünün. erkek hür diz kapağı ve göbeği arasını kapatsa kâfi, bize gelince lahana gibi kat kat. külotlu çorap, etek ve eteğin astarı, üstüne pardesü ile 4 kat kıyafet. bone eşarp, gömlek üstüne pardesü offff! bu insanî değil.
koyu renk pardesü ve lahana gibi kat kat giyip sokağa çıkınca hava 30° ise o 45° hissediyor. nereden mi biliyorum? halihazırda dinsiz olmama rağmen ailemin zoru ile kapalıyım da ondan. bir hayal edin yazın en sıcak günlerinde, hatta tüm yil atkı bere ile sokağa çıktığınızı. ekşi sözlük'te bahsedilen "türbanlı kokusu" konusu tam da bunun ile alakalı... kapalı kadınlar giydikleri pardesüyu günlük olarak yıkamak zorunda olduklarının farkında değiller. bu yüzden kokuyorlar. ayrıca bu zamanın ürettiği süslüman pantolonlu kapalıların islam ile uzaktan yakından alakası yok. "erkeğe benzeyen kadina ,kadına benzeyen erkeğe lanet olsun" ve "basını deve hörgücüne benzeten kadına lanet olsun" hadislerine binaen tesettürlü degil kendileri "giyinik çıplak" yani munafiklardir. hiiiic öyle" ben bu kadarini yapiyorum" demesinler kurallar net!
aişe türk çadırı ile tavafta görülmüş özetle kendine bol içinde fiziksel özelliklerin gizli olarak bulunmak zorundasın.
yine de kimse kimseye karışamaz! o onun bedeni onun yahut çevresinin seçimi!
hac veya umre sırasında, kâbe'yi kadınla erkeklerin birlikte tavaf etmesi uygun mudur?
soran : anonim
tarih: 26.01.2007 - 23:12 | güncelleme: 09.08.2016 - 02:44
soru detayı
hacdan dönenleri ziyaret ettiğimizde, bize, kabe'nin etrafında tavaf yapılırken mahşeri andıran kalabalıkta, kadın erkek karışık bir şekilde, kimi bayan kimi erkeğe kimi erkek kimi bayana ister istemez sürtünüyor, değiyor diye anlattılar. peki bu durum uygun mudur? ya da kâbe için allah (c.c) tarafından bir istisna var mı?
cevap
değerli kardeşimiz,
- ibnu cüreyc anlatıyor:
"ata, bana ibnu hişâm'ın kadınları erkeklerle karışık olarak tavaftan yasakladığı zaman dedi ki:
"o bunu nasıl yasaklar, resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın zevceleri bile erkeklerle birlikte haccettiler!" ben atâ'ya sordum:
"onların beraber haccları örtünme emrinden önce miydi, sonra mıydı?"
"(evet, kasem olsun) buna, ben örtünme emrinden sonra şâhid oldum!" diye cevap verdi. ben tekrar sordum:
"pekâlâ erkeklere nasıl karışırlardı?" şu cevabı verdi:
"erkeklere karışmazlardı, hz. aişe (radıyallahu anhâ) erkeklerden ayrı olarak tavaf ederdi, onlara karışmazdı." hatta bir kadın kendisine:
"ey mü'minlerin annesi, yürü (hacerü'l-esved'e elimizi değerek) istilâm edelim!" demişti de hz. aişe ona:
"sen dilediğin şekilde git!.." deyip kendisi gitmekten imtina etmişti.onlar geceleyin kim oldukları bilinmez halde çıkarlar, (erkeklerle beraber tavaf yaparlardı.)
beytullah'a girmek istedikleri zaman da, erkeklerin tamamen çıkarılmış olmalarına kadar durup beklerler, sonra girerlerdi. (atâ devamla):
"ben (mekke kadısı) ubeyd ibnu umeyr'le birlikte, müzdelife'deki sebir dağında mücâvir (yani ikamet eder) olan hz. aişe (radıyallahu anhâ)'nin yanına giderdim." dedi. ben hemen sordum:
"pekâlâ, hz. aişe'nin örtüsü ne idi?"
"keçeden yapılmış küçük bir türk çadırının içindeydi. çadırın bir perdesi vardı. aişe (radıyallahu anhâ) ile bizim aramızda bu perdeden başka bir şey yoktu. ben hz. aişe'nin üzerinde gül renginde bir zıbın gördüm." (buhârî, hacc 64)
kadınlarla erkeklerin beraber tavaf etmeleri caizdir. ancak kadınlarla erkeklerin birbirlerine değmemeleri için, kadınların seyrek olan yerlerde tavaf etmeleri gerekir.
(prof. dr. ibrahim canan, kütüb-ü sitte)
selam ve dua ile...
sorularla islamiyet
kaynak:!! geçersiz url !!
devamını gör...
bazı modlardaki kreş öğretmeni havası
kreş mi bilmem ama zihinsel engelliler üstünde epey etkili olduklarını söylemek mümkün. yoksa böyle at pazarı gibi yeri idare etmek na-mümkün efendim.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar
jose saramago-mağara
devamını gör...
üzülmemiş gibi yapmak
içiniz kan aglaya ağlaya mutluyum pozları kesersiniz etrafa.. sorun yok, bomba gibiyim ben havası yaratmaya çalışırsınız. ama gece yastığa başınızı koyduğunuzda asıl hissettiğiniz duyguyu tüm gün yaptığınız gibi içinize gömemezsiniz. kendinizle başbaşa kalınca "-miş gibi" yapmanız gerekmez çünkü.
devamını gör...
cacığı bir üst noktaya taşıyan detaylar
hıyar kardeşleri bıçakla küçük küçük kesmek şartı olmalı yerken hafif kütürdesinler (rende filan aman diyim olmaz). sarımsaklılar havanda tuzla beraber ezim ezim ezilecek. su falan bozar işi yoğurt la karıştır tamam olduda bitti.
devamını gör...
mutluluğu azaltan şeyler
veli toplantıları.
anne olmanın tek sevmediğim yanı.
anne olmanın tek sevmediğim yanı.
devamını gör...
oldie but goodie
ingilizcede "eski ama güzel" anlamına gelen bir deyimdir. oldies but goldies nereden çıktı bilmiyorum ama oldie but goodie ilk kez 1950' lerin ortalarında abd'de bir radyo dj'i tarafından geçmişte popüler olan ancak artık top ten listesinde yer almayan rock'n roll şarkılarına atıfta bulunmak için kullanılmış.
bugün, bu ifade, yeni olma noktasını geçmiş, ancak yine de zevk alınacak veya değer verilecek her şey için rahatlıkla kullanılabilir. aklıma ilk gelenler müzik, roman veya filmler, hatta insanlar veya fikirler.....
yaş aldıkça insanın eskiye ve eski güzel şeylere olan özlemi iyice artıyor, kim kendi çocukluğunu, o zamanki sınırlı imkanları özlemiyor ki? bizim için çoğu şey artık oldie but goodie.
bugün, bu ifade, yeni olma noktasını geçmiş, ancak yine de zevk alınacak veya değer verilecek her şey için rahatlıkla kullanılabilir. aklıma ilk gelenler müzik, roman veya filmler, hatta insanlar veya fikirler.....
yaş aldıkça insanın eskiye ve eski güzel şeylere olan özlemi iyice artıyor, kim kendi çocukluğunu, o zamanki sınırlı imkanları özlemiyor ki? bizim için çoğu şey artık oldie but goodie.
devamını gör...
isimlerin kişiliğe etkisi
nadir de olsa isimlerin kişiliğe etkisi olduğunu düşünüyorum. kişi aldığı ismin hakkını vermek ve o ismi layıkıyla taşımak için kişiliğini aldığı isim doğrultusunda kuvvetlendirebilir. bu rastgele de olabilir. aldığı isim hiçbir çaba sarf etmeden ona uygun olabilir.
devamını gör...
beğenime beğeni atar mısın
lütfen bu hale gelmeyelim. ben okuyup beğenmediğim tanıma beğeni basmam kimse de yapmasın. beğenmediyseniz geçin. hatta böylesi daha eğlenceli oluyor. hangi yazarın hangi görüşüme katılıp hangisine katılmadığını beğenilerinden ve favorilerinden takip edebiliyorum. yoksa yalan mıydı, ha?! çıkar ilişkisi istemiyorum sözlük ahalisi! duydunuz mu? istemiyorum!
ne demiş malum şarkısında malum şarkıcı,
beni böyle sev seveceksen, olduğum gibi göreceksen*.
ne demiş malum şarkısında malum şarkıcı,
beni böyle sev seveceksen, olduğum gibi göreceksen*.
devamını gör...
nurgül yeşilçay denince akla gelenler
hem güzel, hem neşeli, hem yetenekli kadın. ideal kadın
devamını gör...
flynn etkisi
james flynn'e ait olan, toplumsal zekâ seviyesinin belirli bir döneme kadar gittikçe yükseldiğini daha sonra düşüşe geçtiğini söyleyen teori.
flynn, yaptığı araştırmalarda şunu görmüş: geçmişten bu yana her yeni kuşak için hazırlanan iq testleri, bir önceki kuşağınkilere göre biraz daha zorlaştırılırsa görülür ki, her yeni kuşak bir öncekinden daha zekidir. bu nedenle eski toplumlarda üstün zekâlı olarak görülen kişiler, günümüzde orta zekâlı kabul edilebilir.
bu etkinin ortaya çıkma nedeni olarak, büyük ve dünya çapındaki savaşlar döneminin yavaş yavaş bitmesi, beslenme ve sağlık koşullarının eskiye kıyasla iyileşmesi sayılabilir. bilgi çağının ve bilgiye erişim kolaylığının gittikçe artmasının etkisi de büyük tabi ki.
ancaaaak...
1975'e kadar geçerli olan bu durumun, o yıldan sonra tersine dönmeye başladığı görülmüş. toplumsal zekâ seviyesinin bu tarihten itibaren düşüşe geçmesinin nedeni olarak da, sağlıksız beslenmenin artışı, teknoloji bağımlılığı gibi bazı durumlar kabul görmüş. bu sonuca da negatif flynn etkisi adı verilmiş.
flynn, yaptığı araştırmalarda şunu görmüş: geçmişten bu yana her yeni kuşak için hazırlanan iq testleri, bir önceki kuşağınkilere göre biraz daha zorlaştırılırsa görülür ki, her yeni kuşak bir öncekinden daha zekidir. bu nedenle eski toplumlarda üstün zekâlı olarak görülen kişiler, günümüzde orta zekâlı kabul edilebilir.
bu etkinin ortaya çıkma nedeni olarak, büyük ve dünya çapındaki savaşlar döneminin yavaş yavaş bitmesi, beslenme ve sağlık koşullarının eskiye kıyasla iyileşmesi sayılabilir. bilgi çağının ve bilgiye erişim kolaylığının gittikçe artmasının etkisi de büyük tabi ki.
ancaaaak...
1975'e kadar geçerli olan bu durumun, o yıldan sonra tersine dönmeye başladığı görülmüş. toplumsal zekâ seviyesinin bu tarihten itibaren düşüşe geçmesinin nedeni olarak da, sağlıksız beslenmenin artışı, teknoloji bağımlılığı gibi bazı durumlar kabul görmüş. bu sonuca da negatif flynn etkisi adı verilmiş.
devamını gör...
dalgalandım da duruldum
türk sanat müziği denince akla gelen büyük isimlerden müzeyyen senar tarafından yazılmış, okunmuş şahane şarkıdır. daha sonraları nilüfer, gripin vs. gibi sanatçılar da cover'ını yapmıştır.
sözleri:
ne olursun güzelim sevsen beni
yar deyip de sinene sarsan beni
bir gün öldüreceksin
en sonunda sen beni
dalgalandım da duruldum
koştum ardından yoruldum
binlerce güzel sevdim de
en son sana vuruldum
en son sana vuruldum
yaktın yaktın kül ettin erittin beni
mecnuna döndürdün mahvettin beni
aşık gibi sevmezsen
kardeş gibi sev beni
kardeş gibi sev beni
dalgalandım da duruldum
koştum ardından yoruldum
binlerce güzel sevdim de
en son sana vuruldum
en son sana vuruldum
sözleri:
ne olursun güzelim sevsen beni
yar deyip de sinene sarsan beni
bir gün öldüreceksin
en sonunda sen beni
dalgalandım da duruldum
koştum ardından yoruldum
binlerce güzel sevdim de
en son sana vuruldum
en son sana vuruldum
yaktın yaktın kül ettin erittin beni
mecnuna döndürdün mahvettin beni
aşık gibi sevmezsen
kardeş gibi sev beni
kardeş gibi sev beni
dalgalandım da duruldum
koştum ardından yoruldum
binlerce güzel sevdim de
en son sana vuruldum
en son sana vuruldum
devamını gör...
