2001 yılında akşam vakti kanal d tarafından yayınlanan dizi. dizinin ismi her ne kadar vahşi güzel olsa da biz onu milagros olarak söyledik hep.

ana karakterleri milagros(natalia oreiro) ve ivo di carlo (facundo arana) canlandırmıştır. arjantin menşeli dizi 80 ülkede yayınlanmıştır.

dizide evin mutfağında görev yapan kadının adı sokorro'dur.

aslında şarkıcı olan natalia oreiro'nun süper danslar ve cüretkar pozlar verdiği jenerik klibini ise her diziden önce hiç atlamadan izledik. buradan
devamını gör...

öğretene öğretmen, öğrenene öğrenci denir.
yani; öğretemeyene öğretmen, öğrenemeyene de öğrenci denilmez.
devamını gör...

yukaridaki entrydeki kaynaklar hakkında bir bilgim yok. fakat kendi kullandığım ve memnun kaldığım kaynakları paylaşmak istiyorum müsaade ederseniz:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu kaynağa puanım 10/10. ingilizce gramer konularını baştan sona oldukça detaylı, anlaşılır bir şekilde ve resimli olarak anlatıyor. basit seviyede ingilizcesi olan biri de ileri seviyede yararlanabilir. kitabın yazarı olan özer kirazın youtube kanalında bu kaynakla uyumlu olarak çektiği videolar var. isterseniz kitabı almayıp sadece videolardan faydalanabilirsiniz fakat gerund and infinitive gibi konularda videolarda olmayan bazı şeyler var kitapta. dolayısıyla kitabı aldıktan sonra önce videoları izleyip sonrasında kitabı okuyarak tekrar yaparsanız öğrendiğiniz bilgilerin kalıcılığı arttırmış olursunuz.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu kaynağa puanım 8,5/10. 1,5 puanı çeviriyle öğren 2' yi kullandıktan sonra kırdım. kitabın ilk yarısında ingilizce cümleleri türkçeye, ikinci yarısında türkçe cümleleri ingilizceye çevirmeye çalışıyorsunuz. ilk yarısındaki ingilizce cümlelerin türkçesi kitabın ikinci yarısında yer alıyor, dolayısıyla kitabın bir cevap anahtarı bulunmuyor. ilk öğrendiğiniz konuları pekiştirmeniz için ideal.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu kaynağa puanım 10/10. tıpkı çeviriyle öğren 1 gibi ilk yarısında türkçeyle çevirilmesi gereken ingilizce metinler, ikinci yarısında da ingilizceye cevirilmesi gereken türkçe metinler bulunuyor. ingilizce metinlerin türkçesi ikinci yarıda bulunduğundan bu kitabın da cevap anahtarı yok. metinlerin yanında o metinlerdeki bilinmesi gereken kelimeler küçük bir kutucukta veriliyor. bu sayede kelime bilginizi de geliştirmiş oluyorsunuz. kitap 4 farklı bölümden oluşuyor, bölüm ilerledikçe zorluk seviyesi artıyor. konuları pekiştirmek içib mükemmel.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu kitaba puanım 10/10. bu kitap ingilizce. fakat türkcesi kitabın arka kısmındaki cepte kitapçık halinde bulunuyor. bol resimli bir kitap, anlatımı güzel. pharasal verb öğrenmek için güzel bir kaynak.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu kaynağa puanım 7/10. 3 puanı cevap anahtarına ulaşılamadığı için ve listening kısımları sıkıntılı olduğu için kırdım. bol alıştırmalı, konuları anlatmaktan ziyade pekiştirmeye odaklı bir kitap. ingilizcenizi her yönüyle (telaffuz ve dinleme hariç) geliştirmek istiyorsanız ideal. cevap anahtarını bulabiliyorsanız kullanın.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu kaynağa puanım 7/10. bu da önceki kaynak mantığında, konuları bol pekiştirmeli, inglizcenizi her yönden geliştirmek istiyorsanız ideal.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu kaynağa da puanım 8/10. 9. sınıf yazmasına bakmayın ingilizcesi a1 - a2 seviyesinde olan herkes kullanabilir. cevap anahtarı arkasındaki cd de bulunuyor. bu kitap da bol pekiştirmeli, içindeki alıştırmaları oldukça beğeniyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
buna da puanım 7/10. ingilizce kaynaklar genelde gramer öğretmeye odaklı oluyor, fakat ben kelime öğrenmenin de en az gramer kadar önemli olduğuna inanıyorum. bu kaynak bu eksikliği gidermek için ideal.
devamını gör...

gittim gezdim birkaç alternatifi denedim sende karar kıldım demektir. memnuniyetsizce bir mağazada biz biraz daha bakalım deyip diğer mağazaları dolaşıp en uygun fiyatların ve kalitenin o beğenmediğin mağazada olduğunu idrak etmeye benzer, sırıtan bir suratla dönersin o mağazaya. yerlerde yuvarlanın, gidin bir iki ay mazhar osman'da falan yatın gerekirse ama yine de dönen sevgiliyi affetmeyin. önce kendinize sonra sizi büyüten aileye saygısızlık olur bu inanın.
devamını gör...

bir sürü komik anı hazırlamıştım ama kapı önünde beklemek deyince aklıma gelen "eski sevilmeyesi" anısı gelsin.
üzerime geliyorsun, beni baskılıyor, kontrol etmeye çalışıyorsun, takipçi gibisin diye ayrıldığım ve bunu asla kabul etmeyen adamı 1700km uzaktaki adresini vermediğim kapımın önünde bulmuştum.
ona göre bu takipçilik değilmiş.*
devamını gör...

yaklaşık 10 gündür buradayım yani daha yeni sayılırım ancak üslübunda problemler olsa bile yazar arkadaşımız dikkat çekmeye çalıştığı şeyler nedeniyle kıymetli bir metin yazmıştır, ki beğeni sayısı da bunun bir kanıtı olarak kabul edilebilir. yani pek çok kişi bu problemler ile ilgili ortak bir paydada buluşmuş.
bununla birlikte, bana göre işin sıkıcı olan kısmı şudur. aynı konular ile ilgili buna benzer düşünceler yine dile getirilecek ve bu da sözlüğün ilerlemesi için oldukça büyük bir engel teşkil etmektedir. bu sorunun çözümü de yazarların* tanım yaparken elinden geldiğince emek göstermesinden geçiyor. tabii ki de siyasal gündem ile ilgili başlık açılması zorunlu değil ancak buradaki tanımlarda diğer sosyal medya mecralarımda gördüğüm tanımlara oranla daha farklı veya yaratıcı şeyler görmek isterim.*
kısacası sözlüğün gelişimi için şu soru cevaplanmalıdır. kafa sözlük tanımları, diğer sözlüklerde yapılan tanımlara oranla neden daha farklıdır ya da daha öne çıkmalıdır?
devamını gör...

hayatında biri mi var?. he var sanane. yok yine sanane. sa na ne. her hangi bir bilgimden sanane ulan.
devamını gör...

aptalların hepsi ünlü mü, yalnızların hepsi zeki mi diye yeni bir sorunsala kapı açan başlık. ya da ünlülükten kasıt nedir?
ve bunu düşünmeme gerek var mıdır? bence yoktur. düşünmüyorum öyleyse zeki miyim, aptal mı? e hiçbiri. bence ben benim, sen sensin. o hepimiz.
devamını gör...

60 yaşında olan anneden duyulunca garip hissettiren söylem.

anneme durduk yere hediye almam sonucunda "paranı neden böyle şeylere harciyorsun" vs diye saydirirken birden ağzımdan "boş yapma" çıktı. annemde anlamını ısrarla sordu bende "boş konuşmak, boş anlamsız hareketlerde bulunmak" olarak açıkladım. aradan yarım saat geçtikten sonra tlc izleyen anneme hala bu kanalı mi izliyorsun sorusuna "boş yapma" cevabını almamla dumura uğradım. bunu söylerken tonlamasini tam olarak doğru yaptı ve asla gözünü televizyondan ayırmadı. kusursuz bir andı. bir süre sessizce oturmak zorunda kaldım.

hala kendime gelebilmiş değilim.
devamını gör...

en büyük değil ama küçük iskender ' in mezarına gitmek.
sıla ve sezen aksu ' yu görmek.
istediğim mesleği yapmak.
sevdiğim insanlarla mutlu olmak.
koronanın bütün dünyada bitmesi.
devamını gör...

normalde çok zor kabul ederiz yenilgiyi, ama aşık olunca yenilgi o kadar güzelki sanırım erkekler bile tıpış tıpış evet yenildim teslim oluyorum moduna geçiyor, galiba hemen teslim alınmak istiyorlar, ondan bu hızlı ateşkes..

bu arkadaş burda güzel anlatmıştı,
tavsiye ederim izleyin, video komple çok iyi

devamını gör...

safranbolu
03.07.2019/iki yıl önce bugün
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çoook uzun zaman sonra hıçkıra hıçkıra ağladım. iyi geldi vallahi.
devamını gör...

türkiye' nin gelmiş geçmiş en iyi seslendirme sanatçılarından biridir. 1958 doğumluymuş, adının manasıda armağan, bağış, ihsanmış. kim şimdi bu derseniz işte bu kişi.
devamını gör...

bir dahakine yazardan izin alması gereken kişidir.
devamını gör...

kaliteli tanımları olan, takibe alınması gereken, ankara'yı benim gibi seven* yazar ağabey. biraz geç nickaltı girdim kusura bakma.*
devamını gör...

bir kere her şeyden önce sahiplenmek gerekir. ev sahibi olmaktan, satın almaktan bahsetmiyorum. yalnızca barınma ihtiyacı duymamak, evin bir ruhu olmasından bahsediyorum. duvarlarına tek bir resim, küçücük bir çerçeve asılmamış bir evi nasıl sevebiliriz? işte sahiplenmek böyle bir şey. bir iz bırakma isteği.

sonra bu evin kendine has bir sıcaklığı olmalı. mevsimlere göre değişmeyen, gözle görülen bir sıcaklık.

mesela sizin seçmediğiniz duvar rengini bile kabullenip sevmelisiniz. hatta belki de bu daha iyidir.

az ışık alıyor belki? olsun, tüm perdeleri açmak için bir fırsat! belki de balkonunuzda daha çok vakit geçirmenizi sağlayacaktır.

bir eve ne zaman maddi değil manevi bir değer biçmeye çalışırız, işte o zaman yuva olur.
devamını gör...

galatasaray'ın eh işte diyeceğimiz bek oyuncusudur. ulan amerika'dan futbolcu çıkar mı söylemini akıllara getiren bir isim.

bek oyuncusuna benzeyen tek özelliği tempolu ve dirençli olması. bence kenar ortalarında ve asist anlamında kötü bir futbolcu.
28 yaşında sağ bek oyuncusu olan yedlin milli takım forması giyiyor. siz düşünün amerikalılar ne kadar kötü futbol oynuyorlar. yedlin çok kötü demiyorum ama o seviyelere çıkması bilmiyorum garip geliyor.

kariyerinde tottenham, sunderland, newcastle united gibi takımlarda forma giydi. premier lig görmüş bir futbolcu o yüzden çok tempolu. fizik ve dayanıklılığı belirli seviyenin üstünde.

futbolculuğunun dışında adamı tip olarak çok beğeniyorum. saçları, dövmeleri, giyinişi mükemmel. sevgilisiyle ikisi moda ikonu gibi dolanıyorlar. çok tarzlar.

hızlı oyun oynayan takımlar için aslında iyi bir oyuncu ama oyunun her yönünde ve her anlamında var olamıyor. oyun ve futbol değişken bir oyun sürekli değişiyor duruma göre kendi tarzının dışında kalabiliyor. oyun doldur boşalta dönüyor. pas oyununa dönüyor. yedlin bazen oyuna eşlik edemiyor. yaptığı kötü ortalar ve pas hataları galatasaray taraftarını çileden çıkarıyor.

iyi bir dribling özelliği var. geriye dönüşlerde büyük avantaj sağlıyor ama ikili mücadelelerde eziliyor. fatih terimin düşüncesi geriye dönüşlerde rakibi yedlin ile beraber yakalamak. atağa çıkarken sağ koridoru doldurmak ve hızlı geçmek. yedlin bunları ne kadar yapabiliyor orası soru işareti. ilk geldiği süreçte çok iyi bir oyuncu gibi göründü ama sonra pek etkili olamadı. umarım yakın zamanda daha etkili bir oyuncu olur. lig uzun bir süreç ve kendisine ihtiyaç var.
devamını gör...

süper ötesi bir etkinlik. sonuna kadar destekliyorum.*
devamını gör...

şu hafta o kadar yoğun ki, kahvemi alıp bilgisayarımın başına geçip buraya tanımlar girmeyi o kadar özledim ki. bir konu belirlerdim kafamda, hemen araştırır, yazardım. bundan o kadar keyif alıyorum ki anlatamam. şu aralar yapamıyorum. zaten en güzel eğlencem de buydu. o da yok. bunaldım sozluk. sangai'da yaşayan çinli bir arkadaşım var. hayatlarını yaşıyorlar. çalışmaktan kalan zamanlarında o kadar eğleniyorlar, yeni yerler geziyorlar ki.. ben insanların mutluluğundan mutlu olan biriyim ama kıskanmadan edemiyorum artık. gençliğimin ellerimden kayıp gitmesine dayanamıyorum. bu ülkede gerçekten biz gençliğimizi yaşayamiyoruz. gidiyor ve geri gelmeyecek. off. ne yapacağız?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim