ne adammış be..
niye geriye dönsün isterler..
iki elti belki de ilk defa aynı yere gitmişlerdir..
enteresan..
devamını gör...

klişe olacak ama , yine düğmeye basıldı. üzücü olan giden canların , göç eden insanların, yerini yurdunu kaybedenlerin sadece sayıdan ibaret olması. kimsenin umurunda da değiller ne acıdır. hele hele bu pandemi ortamında sıra bu insani konulara gelemiyor bile. biden koltuğa oturdu ve iki günde neler oldu?
bir yandan israil bombalarken, 40 araçlık asker ve ağır silahlar taşıyan amerikan askeri konvoyu suriye’ye giriş yaptı. ırakta canlı bomba bağdat’ta 32 can aldı, yemen ağırlaştıran abd yaptırımları nedeniyle derin bir kıtlık ve açlığa mahkum edildi.
sırada önce iran sonra da biz varız. bölgedeki enerji ve petrol alanlarına kürtleri koruyucu yaparak çökme operasyonu tam gaz gidiyor.
ama olsun kamala çok tatlış.
twitter.com/richimedhurst/s...
twitter.com/johncardillo/st...
devamını gör...

kendisine uyuyacağım dedikten bir saat sonra tanım girince* mesaj kutumu kibar* mesajlarla süslemiştir. bu yetmez gibi mesaj kutumu da kapatıyorum cevap veremeyip çatla diyerek pis insan gülüşü* de yollamıştır.
moderasyonun kendisine şirine yakıştırması yapmasını anlamak mümkün, zira bütün şirretliğini bizim üzerimizde kullanmaktadır. yine de daima var olsun, hep yazsın, seviyoruz kendilerini.*
devamını gör...

ufuk,tan,doğan,güneş
ard arda okuyunca hoş olabilir.
devamını gör...

erkek olunca 27 , kadın olunca 30. her daim ayrım bu nedir arkadaş. yok size öğüt falan. yaşayarak öğrenin.
devamını gör...

müge anlı ve türevlerinden az kafayı kaldırarak ara sıra hatırlamakta fayda var.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

anaaaa, kolu bacaa felan varmış, normal insan gibi ne acayip?*

eyluling olmasa tipinin farkında olamayacağımız adam kişisi.
devamını gör...

alternatif olarak 'battı balık yan gider' kullanılabilir. bir tık daha zararsız oluyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

onlara küçük heykelcikler verince dünyanın en mutlu insanı oluverirler.
devamını gör...

söyleniş şekline göre beğendiğim kelime.
devamını gör...

concorde uçaklarının uçarken geçtiği hız.
devamını gör...

ekmek almakla kutsanmış bir kedisever.
devamını gör...

klasik mekanikte kullanılan, bir sistemin hareketinin, kinetik ve potansiyel enerjilerin birbirine dönüşümü ve enerjinin korunumu yasası altında ifade edilmesini sağlayan formülasyon. basit bir sarkaçtan gezegenlerin yörünge hareketine kadar birçok yerde kullanılabilir ve aslında newton mekaniği ile eşdeğerdir.
devamını gör...

“eğilip bükülme devrinde değiliz. türkiye’yi aydınlığa çıkarma gibi bir mesuliyetimiz var. belki o gün gelirse, beyoğlu yine bir kültür sanat merkezi olur, ben de tekrar sokağa çıkarım.”

o gün gelecek, hepimiz seni anacağız.
devamını gör...

bertolt brecht tarafından kaleme alınmış, arkasında gerçek bir hikaye yatan şiir. tarih 1933 yılını gösterdiğinde almanya'da "bozguncu" adı altında pek çok şair ve yazarın eserleri bir bir yasaklanıyor ve toplatılıp meydanlarda yakılıyordu. fahrenheit 451 kitabından fırlamış gibi dehşet verici ve distopik bu ortamda alman yazar oskar maria graf oldukça trajik bir durumun ortasında buldu kendini. kitapları yakılmak ve yasaklanmak şöyle dursun beyaz listeye eklenmiş ve okunması gerekliliğine karar verilmişti dönemin hükümeti tarafından. o dönemler ülkesinde bulunmayan graf hükümete bir mektup yazdı. aşağı yukarı şöyle diyordu mektupta graf: " ben kitaplarımda her zaman doğruları söyledim, beni de yakılacaklar listesine alın. kitaplarımı yakın çünkü ben sizden değilim. ben yalanlar anlatmıyor, doğruları söylüyorum!"

brecht bu olay üzerine die bücherverbrennung yani kitaplar yakılıyor şiirini yazmaya karar veriyor. die gedichte von bertolt brecht in einem band isimli şiir derlemesinin 694. sayfasında yer alan şiir mehmed kemal'in acılı kuşak kitabının 142.sayfasında karşımıza çıkıyor ve orada şiir kitap yakılıyor ismi ile okuyucuya sunuluyor.


buyurunca hitler hazretleri
zararlı fikirlerle dolu kitapların yakılmasını
halkın önünde, alanlarda,
öküzler odun yığınlarına araba araba kitap taşıdı.
gözden düşmüş şairlerden biri,
hem de en iyilerinden biri,
şöyle bir göz gezdirdi yakılacak listesine,
gitti aklı başından:
unutulmuştu kendi adı.
hemen seğirtti çalışma odasına,
sanki öfkesinden kanatlanmıştı.
o saat bir mektup karaladı zorbalara:
'benimkileri de yakın! ' dedi. 'benimkileri de!
yapamazsınız bana bu kötülüğü,
kenarda bırakamazsınız beni!
ben de hep gerçeği söylemedim mi kitaplarımda?
neden davranırsınız bana yalancıymışım gibi?
yakın benimkileride! '
devamını gör...

yazacak konu bulamayan yazara kılavuzluk eden, başka bir yazarın "boş kalmasın, burayı sen doldur" dediğidir.

ukde bırakan yazarın, konu hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını ancak bilen biri görüp de yazsa çok mutlu olacağı başlıktır.

bununla beraber bazı yazarlar da, "bu başlık niçin yok? hemen kendime parselleyeyim de boş vaktimde doldururum." mantığıyla ukde bırakmaktadır. tabii bunun başlığımızla ne ilgisi vardır?

siz kıymetli yazar arkadaşlarımın doldurması için yaklaşık 250 tane ukde bıraktığım durumdur. keyfini çıkarmanız dileklerimle.
devamını gör...

iki ya da dört kişinin bindiği kızağın buzla kaplı doğal ya da yapay bir eğimden kaymasıyla yapılan bir spor'dur.
devamını gör...

ah sevda,
geri gelmez bir daha.

federico garcia lorca

ah sevda,
karıştı rüzgâra.
devamını gör...

normal sözlük yazarları edebiyat topluluğu ile birlikte okumaya karar verdiğimiz kitap. fyodor mihayloviç dostoyevski'nin 23 yaşındayken yazdığı ilk romanı olmakla birlikte, insanların beklenti içine girmesini sağlayan ve betimlemelerinde, anlatım tarzında farklı bir kalite olduğunu hissettiren eser ayrıca.

toplumsal olayları, insan psikolojisini, düşüncelerini ve hislerini karşılıklı mektuplaşma yolu ile başarılı bir şekilde aktarmış dostoyevski. bu kitapta fedakarlığı ruhumun derinliklerinde hissettim. yoksul insanın gururuna farklı açılardan vurgu yapması da güzeldi.
bir dönemin insanına, çeşit çeşit insanına hem de, şahitlik yapabilmek bulunmaz bir fırsattı. o çekilmez soğukta çekilmez insancıkları mektuplar sayesinde okumak, haksızlıklarına, egolarına, ön yargılarına, umutsuzluklarına şahit olmak fırsattı gerçekten. sanki şu an şahit olmuyoruz, peh. ama gururlu insanlar da vardı, çok az olsa da düşünceliler de bulunuyordu. yaşamın yansımasıydı işte. belki de insan bu yüzden elinden bırakamayıp beğeniyordu bu eseri.

başta fazla romantik geldiğinden hoşlanmamıştım, yalan yok. sonradan bu özelliğini yitirmeye başlayıp başka dünyalara doğru yol aldığı için hoşuma gitmeye başladı.


kimseye yük olmamak bir ahlak dersidir; ben kimseye yük olmuyorum! ben kendi ekmeğimi kazanıp yiyorum; doğru, kuru bir parça ekmek, hatta kararmış ekmek; ama çalışarak kazanılmış, yasal ve hile hurda yapmadan elde edilmiş bir ekmek.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim