başarılı insanların ortak özellikleri
hata yaptıklarını anladıkları zaman, kabul edip özür dileyebilmeleri.
sinsi-sinsirella olmamaları.
sırtlarını bir yere yaslayıp, yukardan konuşmak gibi leş bir alışkanlığa sahip olmamaları.
değişime ve gelişime açık olmaları, ben yaptım oldu zihniyetini taşımamaları.
lakin günümüzde bu tip insanlar ne yazık ki çok azaldı, hatta nesli tükendi diyebiliriz. en kıytırık sorumluluk sahibi olan tiplerin bile, ceo egosuna sahip olduğu bu devirde, tekrar bu insanların yetiştiğini görmek zor.
zaten böyle insanlar ülkede durmuyor, kendi daha rahat ifade edebileceği ülkelere gidip oraya faydalı oluyor.
bize kalan ne peki? tabii ki çürük elmalar, egoistler, kollananlar.. kısaca kendini bir b*k sanan sinsi ve sinsirella tayfası.
sinsi-sinsirella olmamaları.
sırtlarını bir yere yaslayıp, yukardan konuşmak gibi leş bir alışkanlığa sahip olmamaları.
değişime ve gelişime açık olmaları, ben yaptım oldu zihniyetini taşımamaları.
lakin günümüzde bu tip insanlar ne yazık ki çok azaldı, hatta nesli tükendi diyebiliriz. en kıytırık sorumluluk sahibi olan tiplerin bile, ceo egosuna sahip olduğu bu devirde, tekrar bu insanların yetiştiğini görmek zor.
zaten böyle insanlar ülkede durmuyor, kendi daha rahat ifade edebileceği ülkelere gidip oraya faydalı oluyor.
bize kalan ne peki? tabii ki çürük elmalar, egoistler, kollananlar.. kısaca kendini bir b*k sanan sinsi ve sinsirella tayfası.
devamını gör...
derdini kimseyle paylaşmayan insan
"gülün, dünya sizinle gülsün. ağlayın, dünya sırtını dönsün." felsefesini acıyla öğrenmiş insandır.
devamını gör...
kimliksiz hikayeler
e)
başımı kaldırıp bakıyorum etrafımda bir sürü kapı var. renk renk, küçüklü büyüklü bir çok kapı, kimisi albenili yepyeni, kimisi ise yaşanmışlıkları üzerinde, bir şekilde hırpani...
şöyle bir dönüyorum, izliyorum tek tek. sonra yaklaşıyorum dokunuyorum her birine. birinin tenine dokunup okşamak gibi. kimisi pütürlü minik kıymıkları ile yaralıyor, kimisi ahşap olmasına rağmen pürüzsüz, kimisi de plastik suni ve hissiz.
hangisinden adım atacağıma karar veremiyorum. biliyorum ki birçok kez yanlış kapıdan içeri girmiş ; kimi zaman kırılmış, kiminde kırmış ve nicesinde de yara bere içinde mücadele etmek zorunda kalmıştım.
derin bir nefes aldım. aralarında en doğal görünen, yılların izi ile hafif eskimiş ama hala şıklığını koruyan en solumdaki kapıya doğru bir adım attım. yavaşça çevirdim kulbu. içeriden kahkaha sesleri geliyordu. minik bir çocuğun bir uçurtmanın etrafında koşturmacasını izliyordum. birden burnuma bir koku geldi, portakal kokusuyla harmanlanmış bir kahve kokusu. insanın içini ferahlatırken iştahını da açan bu kokuyu takip ettim. arka planda bir piyano sesi duyuyordum,insanın içine işliyor hafiften bir hüzün dolduruyordu. yavaş ama temkinli adımlarla ilerliyordum. bilmem neden birden gökyüzü kararıverdi, yıldızlar süsledi her yanı. parlak ışıkları aydınlattı yolumu. ileri doğru bir göz attım. baktım. baktım. baktım. gördüğüme inanamıyordum. bir masada huzur, oturmuş bana gülümsüyordu. etrafından yansıyan aurora öyle ışıl ışıldı ki... kuzey ışıklarını gördüğüme yemin edebilirdim. yaklaştım. konuşmaya başladı. anlattı. o anlattıkça ben mutlu oldum. o sustu, ben başladım. doyumsuz bir sohbetin içinde kayboluyordum.
sonra biri seslendi arkamdan "çabuk, çabuk buradan çıkmalısın! hadi, şimdi doğru zaman değil! "
başımı kaldırıp bakıyorum etrafımda bir sürü kapı var. renk renk, küçüklü büyüklü bir çok kapı, kimisi albenili yepyeni, kimisi ise yaşanmışlıkları üzerinde, bir şekilde hırpani...
şöyle bir dönüyorum, izliyorum tek tek. sonra yaklaşıyorum dokunuyorum her birine. birinin tenine dokunup okşamak gibi. kimisi pütürlü minik kıymıkları ile yaralıyor, kimisi ahşap olmasına rağmen pürüzsüz, kimisi de plastik suni ve hissiz.
hangisinden adım atacağıma karar veremiyorum. biliyorum ki birçok kez yanlış kapıdan içeri girmiş ; kimi zaman kırılmış, kiminde kırmış ve nicesinde de yara bere içinde mücadele etmek zorunda kalmıştım.
derin bir nefes aldım. aralarında en doğal görünen, yılların izi ile hafif eskimiş ama hala şıklığını koruyan en solumdaki kapıya doğru bir adım attım. yavaşça çevirdim kulbu. içeriden kahkaha sesleri geliyordu. minik bir çocuğun bir uçurtmanın etrafında koşturmacasını izliyordum. birden burnuma bir koku geldi, portakal kokusuyla harmanlanmış bir kahve kokusu. insanın içini ferahlatırken iştahını da açan bu kokuyu takip ettim. arka planda bir piyano sesi duyuyordum,insanın içine işliyor hafiften bir hüzün dolduruyordu. yavaş ama temkinli adımlarla ilerliyordum. bilmem neden birden gökyüzü kararıverdi, yıldızlar süsledi her yanı. parlak ışıkları aydınlattı yolumu. ileri doğru bir göz attım. baktım. baktım. baktım. gördüğüme inanamıyordum. bir masada huzur, oturmuş bana gülümsüyordu. etrafından yansıyan aurora öyle ışıl ışıldı ki... kuzey ışıklarını gördüğüme yemin edebilirdim. yaklaştım. konuşmaya başladı. anlattı. o anlattıkça ben mutlu oldum. o sustu, ben başladım. doyumsuz bir sohbetin içinde kayboluyordum.
sonra biri seslendi arkamdan "çabuk, çabuk buradan çıkmalısın! hadi, şimdi doğru zaman değil! "
devamını gör...
mustafa sağyaşar
yaşamakta olan en büyük değerlerimizden biri. hala çok güzel bir sesi var ve çok güzel şarkı söyler . kendisinin 1998 yılında kültür bakanlığınca verilen devlet sanatçısı ünvanı vardır bu yaşına rağmen kafa sesine kendisi gibi çıkabilen bir kişi daha yoktur tahminimce. müziğe profesyonel olarak 1951 yılında ankara radyosu'nda başladı. bugüne kadar 128 45'lik plak, 12 taş plak, 9 uzun çalar yaptı. 400'ü aşkın parça yorumlamış olup trt repertuvarında iki de bestesi bulunmaktadır. (viki de yazan rakamlara bakmayınız efendim) kendisi gibi sanatçı olan cemil ve ayşe isminde iki evladı bulunmaktadır. hala bizi kendisinden mahrum bırakmayıp müjdat gezen sanat merkezi’nin türk sanat müziği bölüm başkanlığını, kız kulesi tsm korosu ve istanbul tapu kadastrolular tsm korosu şefliğini devam ettirmektedir ve her cuma trt nağme radyosunda saat 20:00'de "mustafa sağyaşar sizlerle" programını sürdürmektedir. zeytin gölüm sana meylim nedendir, beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın ve karam türkülerini bir başka okumakta olup insanın içine bir ok gibi saplamaktadır.
dinlemek için efendim.
adama efkar yükler cidden.
dinlemek için efendim.
dinlemek için efendim.
adama efkar yükler cidden.
dinlemek için efendim.
devamını gör...
kış geliyor diye sevinen insan
kafasını alıp karın içine sokmak istediğim insandır. yani seviyor soğuğu diye.
yoksa her insanın zevkine saygı duyarım tabi.
yoksa her insanın zevkine saygı duyarım tabi.
devamını gör...
7 haziran 2021 anonymous’un türkçe duyurusu
ünlü hacker grubu anonymous’un: “türkiye'de banka soygunlarının sadece kamu bankalarını kapsamadığını gösteren belge ve ses kayıtlarını -eğer teknik sorunlar yaşamazsak- yakın zamanda paylaşacağız.
takipte kalın” şeklinde yaptığı duyuru.
söz konusu paylaşımın altına yapılan ve yürekten katıldığım iki yorum halimizi çok güzel özetliyor:
usta iyi hoş da türk vatandaşları olarak arada kaldık biri bizi alsın buradan
şaşırmanın tüm evrelerini tamamladım, buna nasıl tepki verecem bulamadım
buradan
takipte kalın” şeklinde yaptığı duyuru.
söz konusu paylaşımın altına yapılan ve yürekten katıldığım iki yorum halimizi çok güzel özetliyor:
usta iyi hoş da türk vatandaşları olarak arada kaldık biri bizi alsın buradan
şaşırmanın tüm evrelerini tamamladım, buna nasıl tepki verecem bulamadım
buradan
devamını gör...
hiçbir tanımı beğenmeyen yazar
tam olarak şunu demek istediğim yazar.
devamını gör...
müslüman olup gelişen ülke
müslüman ülkemi varmış.
devamını gör...
pavlov'un göbeği
ben bu yöneticinin göbeğine qurban.
çok tatlı bir yönetici kendisi. böyle tatlı tatlı mesajlarıma yanıt verdi falan. kendisi sanırım yemekle de psikolojiyle de köpeklerle de ilgileniyor tam bir ben. hem samimi yazıyor hem de çok güzel yönetiyor. şimdi gel de bu insanı sevme. hem benim öyle yemek çektirme kuvvetim var ki pavlovumuzun göbeği hiç sönmez.
#476447 yetkililere sesleniyorum ben de küçük eniştenin daha küçük eniştesi olmak istiyorum. o kadar başvuru yaptım be tulumba tatlısı yöneticim. orkideden de bıkmam neden moderatör olamıyorum diye yakınmaktan da. bakmayın siz ben 3 saçmalar 1 doğruyu söylerim.
çok tatlı bir yönetici kendisi. böyle tatlı tatlı mesajlarıma yanıt verdi falan. kendisi sanırım yemekle de psikolojiyle de köpeklerle de ilgileniyor tam bir ben. hem samimi yazıyor hem de çok güzel yönetiyor. şimdi gel de bu insanı sevme. hem benim öyle yemek çektirme kuvvetim var ki pavlovumuzun göbeği hiç sönmez.
#476447 yetkililere sesleniyorum ben de küçük eniştenin daha küçük eniştesi olmak istiyorum. o kadar başvuru yaptım be tulumba tatlısı yöneticim. orkideden de bıkmam neden moderatör olamıyorum diye yakınmaktan da. bakmayın siz ben 3 saçmalar 1 doğruyu söylerim.
devamını gör...
agora meyhanesi radyo yayını
paralel evrendeki yansımam umarım iyi işler yapıyordur. görürseniz ona selam söyleyin benden yani bana off kafalar şimdiden karıştı. iyi yayınlar diliyorum iyi iş çıkaracağınıza eminim.
devamını gör...
normal sözlük yönetimine açık çağrı
caz yapmayalım. başlık açalım, tanım yapalım denilesi başlık.
devamını gör...
her meyveyi yoğurtla yiyebilmek
yoğurtta ki işlevselliği gözler önüne seren başlık.
devamını gör...
yazarların yedikleri yiyecek olmayan şeyler
(bkz: dost kazığı)
devamını gör...
mansur yavaş'ın yks ücretlerini karşılayacağını açıklaması
güzel hareket ama normal değil. herkesin ödeyebileceği bir fiyat olsa da böyle jestlere gerek kalmasa keşke.
devamını gör...
şimdiye kadar görülmüş en kötü rüya
tsunami görüyorum, simsiyah bir dalga geliyor, sonrası yok, çaresizliğin dibini hissediyorum ama orada film kopuyor.. son on yıl içinde yılda en az bir kere görmüşümdür..
devamını gör...
tanım girecek başlık bulamamak
maalesef az önce muz kabuğu adlı başlığa tanım girmek durumunda kaldım.
yazarların gönlü hoş olsun.
yazarların gönlü hoş olsun.
devamını gör...
kumarbaz safsatası
bir olayın geçmişte nadir gerçekleşmesinden yola çıkarak, gelecekte gerçekleşme ihtimalinin daha yüksek olacağını düşünme hatasıdır.
kumarbazların due effect dediği durumdur. lotoda bu güne kadar kaybeden biri, bundan sonra kazanacağını umar. halbu ki bu güne kadar kazanamamasının, bundan sonra kazanma olasılığına bir etkisi olmaz.
kumarbazların due effect dediği durumdur. lotoda bu güne kadar kaybeden biri, bundan sonra kazanacağını umar. halbu ki bu güne kadar kazanamamasının, bundan sonra kazanma olasılığına bir etkisi olmaz.
devamını gör...
13 mayıs 2021 turizm bakanlığı'nın yayınladığı video
yemin ederim 3.dünya savaşı olaydı da toplu tüfekli yenileydik, böyle insanını aşağılayarak peşkeş çekmek, bu rezillik katlanılır gibi değil.
devamını gör...
ölümün en iyi tanımı
geri gelmeyiş.
devamını gör...
